Adnan Oktar`ın 18 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
OKTAR BABUNA: Bu biraz önce söylediğiniz konuyla ilgili ayeti okuyorum Hocam inşaAllah. Bunların atalarının dinleri şey ettiğini söylemiştiniz Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlardan önde gelen bir grup: ‘Yürüyün, ilahlarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun; çünkü asıl istenen budur’ diye çekip gitti. ‘Biz bunu, diğer dinde işitmedik, bu, içi boş bir uydurmadan başkası değildir.’" Bir ayet daha Hocam.
ADNAN OKTAR: Bu ayetin şerh edilmesi lazım çok önemli. Bölüm bölüm al söyleyeyim inşaAllah.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. “Onlardan önde gelen bir grup: "Yürüyün, ilahlarınıza karşı (bağlılıkta) kararlı olun;”
ADNAN OKTAR:Münafıkların özellikleri. Bak önde gelen, bunlar hep kendilerini öncü zannederler, zaten hep bunlara baksan, hep dünya lideridir ayrı ayrı bunlar. Her birinin ayrıdır, hepsinin ayrı internet siteleri vardır, her münafığın ayrı. Hiçbir münafık diğerini beğenmez. Hiçbiri birbirine tabi olmaz, olsa da adam yerine koymazlar, öyle bir özelliktir. Bak “ilahlarınıza bağlılıkta direnin,” atalarının dinine, Kuran’a değil, sahabe dönemine değil, atalarının dinine bağlılıkta direnin. Nereye kadar? Allah kalpleri parçalanmadıkça vaz geçmezler diyor. O dini sevdiklerinden mi değil? İslam’a, Kuran’a zarar vereceği düşündükleri için, anlattıklarına zaten onlar inanmaz, yani hiçbirine inanmaz. Ama dini içten vurmanın en iyi yolunun bağnazlık ve yobazlık olduğunu bilir münafık. Bir kaleyi içten mi yıkmak kolaydır, dıştan mı yıkmak kolaydır? Tabii ki içten yıkmak kolaydır. İçten yıkmak için de münafıklar uydurma geliştirir ve dini içinden çıkılmayacak hale getirirler. Haramları helal yapar, helalleri haram eder ve güzelliği, sevinci, içimizdeki coşkuyu yok edecek her türlü tedbiri alır ve sonunda insanlar öyle bir hale gelir ki, beyni donar, aklı donar, felç olur. Ondan sonra artık der ki adam, (haşa) “Allah vermesin, ben bu dini yaşayamıyorum” der. Münafık da, “hah şöyle, benim de amacım buydu işte, geldik aynı noktaya” der. Şeytanın yöntemidir bu. Şeytan dini içinden çıkılmaz hale getirerek dini yok etmeyi planlıyor. Dine direk saldırarak değil. Saldırarak değil, koydun mu oturtturursun. İçten vuruş çok tehlikelidir. Onun için münafıklar bir numaralı hedeftir. Küfür iki numaralı hedeftir bilimsel çalışmada inşaAllah. Devam et ayeti.
OKTAR BABUNA:‘Çünkü asıl istenen budur' diye çekip gitti.
ADNAN OKTAR:Bak, çekip gidiyor. Bir gitme var, münafığın özelliği. Oturma, evde oturma ve gitme, asıl istenen budur. Bak kararlı, yani bir şeytani saplantı halinde olur. İllaki dediği olacak yani. Ama münafık da direnecek ki, Müslüman da onu ezim ezim ezsin, yani fikren. Evet devam et.
OKTAR BABUNA:“Biz bunu, diğer dinde işitmedik”
ADNAN OKTAR:“Göster, atalarımın dininde nerede var” diyor. Yani kendisi gibi olanlarda “nerede var, bana göster,” diyor. Sen diyorsun ki; “Kuran’da böyle yazıyor” değil mi? “Asr-ı Saadet dönemi de böyle, Peygamberimiz (s.a.v.)’in üslubu da bu” diyorsun. “Ben atalarımın dininde bunu işitmedim, böyle bir şey yok, ben atama bakarım” diyor. “Bak açık hüküm” diyorsun, “yok” diyor. “Ya ataları bir şey bilmeyen, cahilseler” diyor Allah, şeytandan Allah’a sığınırım. “Yine mi uyacaklar” diyor. Adam da diyor ki; “tabii ki yine uyacağım” diyor. Allah’a meydan okuyor (haşa). Evet devam et.
OKTAR BABUNA:'Biz bunu, diğer dinde işitmedik, bu, içi boş bir uydurmadan başkası değildir.'
ADNAN OKTAR:Müslümanları bu şekilde itham ederler. Diyorsun mesela, burada haram olduğu belirtilmediğine göre helal olduğu belli. Mesela şimdi farz edelim karaca eti, farz edelim avlanmışlar adamlar. Güzel bir şey değil avlanmaları, yazık hayvana ben acırım, ama eti gelmiş. “Nereden biliyorsunuz helal olduğunu” diyor. “Kardeşim Kuran’da bir hüküm yoksa” diyorsun, aksi hüküm yoksa yenir yani, değil mi? Peygamberimiz (s.a.v.)’in uygulaması da açık, ortada. “Siz uyduruyorsunuz” diyor. Ne yapmamız gerekir. “O belli değil ki orada, atalarımızın dinine bakalım” diyor. Atalarının dinine göre haram, yasak. “Nereden çıkarttın?” diyorum, “sen bırak” diyor, bize öyle geliyor zan” diyor, zan, ayette zan. “Zan ve tahminle yalan söylüyorsunuz” diyor. Yani münafıkların ve müşriklerin hüküm verirken yaptıkları yöntem, Kuran’la karıştırdılar. Mesela bir kısmını Kuran’dan alır, bir kısmına da zan ekler. İkisini karıştırınca dinin hükmünü ortadan kaldırır. Yani direk Kuran’a karşı olmaz münafık. Bak “dilini eğip büker” diyor, dilini koparmıyor. Dil duruyor. Dilini eğip büküyor. Yani Kuran’a karşı dilini eğip büküyorlar.
Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler