Adnan Oktar`ın 27 Eylül 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
OKTAR BABUNA:... “Numan Kurtulmuş: SP’yi beş paralık yaptılar” diye bir açıklaması olmuş Hocam, eleştirmiş. “SP, Erbakan Hoca ve ekibi tarafından kayyum atandırılması üzerine yeni oluşum çalışmalarını yürüten Numan Kurtulmuş bu sefer ağır konuştu” diyor. “Necmettin Erbakan kanadını adeta topa tuttu.”
ADNAN OKTAR:“Saadeti beş paralık yaptılar” ne demek o?
OKTAR BABUNA:Bu yapılanların Hocam Saadet’in değerini düşürdüğünü ve zarar verdiğini iddia ediyor. “Ve büyük bir mağlubiyet içerisinde olduklarını zaten çok yakında millet kendilerine gösterecektir” demiş.
ADNAN OKTAR:Numan Kurtulmuş Hocam beni tanır. Ben de onu çok iyi tanırım, görüştük, konuştuk. Bütün samimiyetimle söylüyorum. Tabii, inşaAllah kalır partide. İnşaAllah güzel huyunu suyunu daha güzelleştirir ve devam eder. İnansın bana partiden o ayrıldıktan sonra parti şahlanır. Samimi kanaatim, isterse baksın. Şimdi bir oylama yapılsın. Bir anket yaptırsın, o varken bir anket, şu anki yapılsın anket, hemen gitmesinden sonra bir anket daha yapılsın cevabını alacaktır. Yani bak, hodri meydan diyorum. Anket parasını da ben vereceğim. Anket yaptırsın bak, şu an başında bulunarak yüzde kaç oy alır SP, Hocam olmadığında yüzde kaç alır. Erbakan Hocamıza yapılan olay unutulacak gibi bir olay değildir. Affedilir, kimse kindar değil, öfkeli değil, tabii ki affedilir. Ama asla unutulmaz, asla. Yani insanın hafızası bayağı güçlü bir özellik gösterir. Bu yaşa gelmiş, piri fani olmuş mübarek bir mücahite, Allah’a kendini adamış mübarek bir insana, Allah yolunda akıl almaz çileler çekmiş, hakaretler duymuş, iftiralar atılmış bir insana sen bizi yıpratıyorsun imajı verilerek, senin yüzünden ne olaylara girdik, başımız ne dertlere girdi, ne sıkıntılar çektik, senin gitmenle biz rahatlayacağız, artık bak Aydın Doğan bize kucak açtı, Taha Akyol bizi kucakladı, Fatih Altaylı bizi kucakladı, artık önümüz açık, ferah, aydınlık yollarda ilerleyeceğiz diyorsa bir insan, akıl almaz bir hata yapıyordur. Bir kere kardeşim turnusol kağıdı gibidir bu. Aydın Doğan, seni destekliyor. Fatih Altaylı seni destekliyor. Daha bunun üstüne ne diyeyim Hocam o zaman? Allah esirgesin, maazallah beni Fatih Altaylı desteklese sabaha kadar secdede dua ederim. “Ya Rabbi, ben bir hata yaptım bilmeden, beni affet” derim. Aydın Doğan beni desteklese kanım iliğim çekilir. “Ben ne yaptım acaba da bu hale geldim” derim. Allah’a yalvarırım, “Ya Rabbi, ben bilmeden bir hata yaptım. Kulum ben” derim. “Beni kurtar” derim. “Tevbe ediyorum” derim. İftihar ediyor. Şimdi ben Erbakan Hocam’a söylenen sözleri tekrar etmek istemiyorum. O dünya iyisine, dava adamı, mücahite iftira atılmaz mı? Atılır. Hapse düşmez mi? Düşer. Hakaret edilmez mi dava adamına? Edilir. Acı çekmez mi? Çeker. Ne diyor? “Kardeşim bak, bu kadar olay çıktı senin yüzünden” diyor. Kardeşim, Peygamberimiz (s.a.v)’e deve işkembeleri attılar. Yollarına dikenli çalılar attılar. Akıl almaz hakaretler ve iftiralar ettiler. Defalarca suikast yapıldı. Aslanlar gibi yolunda devam etti benim güzeller güzeli, nurlu Peygamber (s.a.v.)’im. Hangi sahabe çıkıp, “Ya Resulallah (s.a.v.) senin yüzünden başımız derde girdi” dedi? Bunu kim dedi? Münafık Yahudiler, Hz. Musa (a.s.)’a dediler. “Sen gelmeden önce de, sen geldikten sonra da başımız hep belada oldu. Senin yüzünden” dediler. Değil mi? “Uğursuzsun” dediler. Asıl uğursuzluk, asıl ahlaksızlık kendilerinde münafıkların o dönemde. Değil mi? O münafık Yahudiler de onlardadır. Peki onlardan ders alması gerekmiyor mu bu mübarek insanların? Saadet, saadetli günlerine geri dönecek inşaAllah. SP’yi beş paralık etmeye kalktılar da biz beş katrilyonluğunda üstünde bir güzellik gördük. Yani tabii parayla ölçülmez bu da. Beş katrilyonluk bir harcama yapsan bir yeri, bir odayı süslesen nasıl olur? Çok güzel olur değil mi? Çok güzel oldu. O mübarek camianın ruhu güzel. Altını sen al, külçe altını, at yere, üstünde tepin, çamur at. Değil mi? Aydın Doğan da balyozla vursa, Taha Akyol da gelse balyozla vursa, Fatih Altaylı’da gelse altının üstüne tükürse, atarsın denizin içerisine şöyle bir çıkarırsın pırıl pırıl altındır hiçbir şey olmaz. Hiç derdine düşmesin hazret, mübarek Hocam. Hiçbir şey olmaz Saadet’e. Hiçbir şey olmaz. Bana güvensin. Acayip gelişeceğini görecektir. “Halep oradaysa arşın burada” derler. Bana güvensin, benim sözlerim genellikle doğru çıkar. Ben ne bileyim böyle olacağını? Bana geldiğinde, konuştuğunda, uzun uzun konuştuk Hocayla, Numan Kurtulmuş Hoca ile. Bak seviyorum, şefkat duyuyorum, mümin kardeşimdir, ben onun elini öperim, ayağının tozuyum. Benim ondan bir üstünlük iddiam yok. Tabii, ben Müslümanların kapıcısıyım. Benim öyle bir şeyim yok. Fakat bak ilk görüşmemizde Hocamıza bağlılığını hissedemedim, tam hissedemedim. Tedirgin oldum. Dediler sürekli “Bir Numancı hareket var” falan. “Ne biçim laf öyle, Numancı bilmem ne, o da bir kardeşimiz, abimiz yanlış anlıyorsunuz” dedim. “Bir kere daha görüşeyim ben. İstirham edeyim” dedim. İstirham ettik. Lütfetti, kerem buyurdu, fakirhaneye teşrif etti. Uzunca süre konuştum. Hep konuyu, sadakate, bağlılığa, şefkate, merhamete, ona getirdim. Baktım, dedi ki; “Ben Erbakan Hocamızın talebesiyim. Onun elinde yetiştim. Tabii ki onun görüşüne bağlıyım. Yani o, onun nefes alması benim için hayati” dedi. “Yani onun hareketleri, onun her düşüncesi benim için çok hayatidir” dedi. “Yani ben ona göre olaylara bakıyorum” dedi. “Mürşidim gibi görüyorum” dedi yani yaklaşık...
...
ADNAN OKTAR:Numan Hoca’dan devam ediyorduk. Yeter o kadar anlattığımız, ne diyeyim daha. Bakın şunu söyleyeyim. SP’nin özelliği Milli Görüş tabir edilen bizim milli düşüncemizi savunması. Ben SP’li değilim, yalnız onu bir önden söyleyeyim yani. Öyle bir şeyim yok. Ben sağdaki partilerin tamamını destekliyorum tamamını. CHP’yi de sağ parti olarak görüyorum, onu da destekliyorum. Çünkü dediler, “Biz soldan çıktık, biz sağcı olduk” dediler. Miliyetçiler hakikaten, Büyük Türkiye’yi istiyorlar ve bölünmeye karşılar. Tamamdır, o da benim partim, benim için yeterlidir. Fakat ben haksızlığa karşı çocukluğumdan beri benim ruhumda vardır, yani çok çok rahatsız olurum. Allah için böyle bir mücahit, büyük bir alim, değerli bir insan, çile çekecek, acı çekecek ve bundan dolayı da suçlanacak sonunda. Numan Kurtulmuş Hocam eğer dava adamı ise, gerçekten dava adamı ise zaten o da çile çekmesi gerekir. Zorluklarla karşılaşması gerekir. Ama Aydın Doğan gelip alnından öpüyorsa, Fatih Altaylı alkışlıyorsa, Taha Akyol ona akıl veriyorsa, yol gösteriyorsa ben bunu biraz normal karşılamıyorum. Yani eğer müsaade buyurursa, yani beni şaşırtıyor biraz. Tabii nezaketiyle söylüyoruz. Benimle konuşmasında muazzam bir sadakat ve bağlılıktan bahsetti. Ben de o zaman dedim ki, “Hocam” dedim. “Allah mübarek etsin. İnşaAllah SP’nin başına geçersiniz. Allah size yol açsın” dedim. Ve ben hakikaten Hocamıza sevgiyle, Milli Görüşü kucaklayarak, böyle Aydın Doğan ve ekibine karşı da dik duruşunu, akılcı duruşunu, kişilikli duruşunu sergileyerek devam edecek zannettim. Başdanışmanı haline geldi Aydın Doğan, Taha Akyol başdanışmanı haline geldi. Adamlar söylüyor, Hocam uygulamaya geçiriyor. Bunu nasıl farkedemez bir insan? Nasıl bilemez böyle bir şeyi? Öyle olunca ben de bayağa pişman oldum yani zamanında şahıs olarak, fert olarak, Türkiye’den bir insan olarak desteklediğim için pişman oldum. Ben ne bileyim böyle olacağını? Ben daha önce, benim o demeçlerim, destekleyen demeçlerim yayınlandı internet sitelerinde. O Milli Görüş’ün internet sitelerinde yayınlandı. Ben de iftihar ediyordum inşaAllah, öyle şey olur. Ama bak, benim şahsi kanaatim, ben bir topluluk bir şey adına değil. Kimse bilmez benim ne düşündüğümü, şahsi kanaatim. Yahut bilmez demeyeyim, biliyorlar tabii de ama kalbimden geçeni insanlar bilmez. Ama Allah inşaAllah, hayra sevk etsin, güzelleştirsin. Feraset, basiret gözüyle bakmayı nasip etsin. Ama işin doğrusu kalben yine ben tabii şefkat duyuyorum, merhamet ediyorum yani Numan Kurtulmuş’a da şefkatle bakıyorum. Yani içimde bir öfke yok. Fakat buğz ediyorum böyle bir şeye tenezzül ettiği için. Yani bunu normalde yapmaması lazım böyle bir şeyi. Bir de onu destekleyen bir kaç kişi var o kafayı, o mantığı.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler