Adnan Oktar`ın 28 Eylül 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... 19 aylık serüvenden sonra yeniden normal hayatımıza başlamıştık. Aynı savcı dedi ki; “burada suç unsuru yok” dedi 19 ay sonra.“Pardon” dediler. Tabii “gidebilirsin, evine hadi git evladım” dediler. “Allah razı olsun, teşekkür ederiz” dedik 19 ay sonra. 10 ay azılı akıl hastalarının içerisinde yaşadık. Adli bir karar yok. Bak şimdi akıl hastanesine sevk için mutlaka mahkum olmak gerekiyor. Ki cinayet suçu olması gerekiyor. Cinayet olduğunda akıl hastahanesine gönderiyorlar, yoksa bırakırlar zaten. Ben cinayet de işlemedim. Bir suç da işlemedim ayrıca. Bir şey de yok, verilmiş bir hüküm de yok. Buna rağmen; mahkeme Allah razı olsun, ellerine sağlık, onlar doğru olanı yapıyorlar, biz onlara her zaman saygılıyız. Beni sevk ettiler. Baktılar 10 ay az bir şey zaten. Kanuni süre de doluyor, 12 ayda.
Yıldırım Aktuna’nın karşısına çıkardılar “öp Yıldırım Aktuna’nın elini” dediler. Ben “çok özür dilerim, ben el öpmek istemiyorum” dedim, “yok yok öpersin öpersin” dediler. Şöyle Atatürk’ün resminin önüne getirdiler beni. Sanki bana Atatürkçülüğü öğretiyorlar, ben onlara yedi sülalesine öğretirim Atatürkçülüğü yani. “Ben öpmem” dedim, zorla elini kaldırdı, Yıldırım Aktuna. Benim de bir resmim var, böyle kafamı kaldırtıp yüzüme yapıştırdı.
OKTAR BABUNA:Göstereyim mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Yani böyle el öpme gördünüzmü siz? Bak kafamı yana çeviriyorum, zorla öptürmeye çalışıyor. Atatürk’ün resminin önüne de getirdiler. “Sen, gel şöyle bir pozisyon aldıralım” dediler. Yani şöyle, inşaAllah. Böyle el öpme gördünüz mü siz hiç?
OKTAR BABUNA:Olmaz tabii Hocam.
ADNAN OKTAR: Açıya bak, yani elin açısına bak.
OKTAR BABUNA:Hatta eli öpülen kaçırır elini böyle, aşağıya çeker.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Bak konuşmaya bak alttaki yazıyı göster, kaldır kaldır.
OKTAR BABUNA:“Bundan sonra daha dikkatli davran diye tavsiyelerde bulundu”.
ADNAN OKTAR: “Başhekim Yıldırım Aktuna elini öperek ve Aktuna da” diyor bana; “Bundan sonra daha dikkatli davran diye tavsiyede bulundu”. Yani ayağını denk al, ayar ol kendine gel.
OKTAR BABUNA:Tıbbi bir tavsiye değil bu. Orada niye bulunduğunuzu anlatıyor zaten.
ADNAN OKTAR: Doktor bu şekilde konuşur mu? “Bak bundan sonra daha dikkatli davran” diyor. Yani bana Yıldırım Aktuna dedi; “dini tebliğ faaaliyetlerini tamamen durduracaksın” dedi. “Yani bu faaliyetler duracak” dedi. “Ben yetkiliyim, seni ömür boyu buradan çıkartmam. Akıl hastahanesinden ömür boyu çıkartmam” dedi. Dedim ben; “bana farketmez, ben devam edeceğim. Öyle bir şey olmaz” dedim. “O zaman doktrolarla da görüşmeyeceksin, hemşirelerle de görüşmeyeceksin” dedi. “Hiç kimseyle görüşmeyeceksin” “Kiminle görüşeyim efendim dedim?” “Akıl hastalarıyla görüşceksin” dedi. “Tamam” dedim yani, “ben, şuuru açık akıl hastalarının olduğu yere gönderin hiç olmassa” dedim. Yani çünkü şuur kapalı. Ne söylediklerini bilmiyor adamlar, yani acayip sesler çıkarıyorlar. Ben onlarla ne konuşayım yani? Adam kafasını duvara vuruyor, elini yüzünü yırtıyor, bağırıyor, ağlıyor, yerlerde çırpınıyorlar. Bizim onlarla konuşacak neyimiz var? “O zaman git” banyodan yıkılmış hurda harabe bir şey vardı, küçük kulübe gibi bir yer vardı. “Git orada düşün niye buraya geldiğini. Yani biraz tefekkür edersin” dedi. “Tamam düşünürüm” dedim yani. Niye geldim; Allah rızası için geliyorum. Niçin geleceğim yani. Allah rızası için geldiğinde.
Yani o Hocamdan bahis açıldı da iyi tanırım kendisini, Annemizi, inşaAllah. Bu işleri iyi bilir, yani siyasi konuları iyi bilir veyahut sosyal konuları. Kültürü iyi, geniş bir insandır, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Akıl hastanesi görüntüleri vardı ama Hocam.
ADNAN OKTAR: Tamam göster. İşte benim arkadaşlar bunlar, Yıldırım Aktuna’nın “git görüş, istişare yaparsın” diyor.
OKTAR BABUNA:Tek bir cümle için.
ADNAN OKTAR: Bak “Türk kavmindenim, İslam milletindenim” dediğim için 10 ay bu arkadaşlarımızla beraberdik. Benim yanımda yapıyorlardı elektroşoku, böyle bu şekilde gözümün önünde yapıyorlardı elektroşoku.
OKTAR BABUNA:Bir de siz daha öncede söylediniz Hocam, 14A koğuşu zaten.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bu adamla ben ne konuşayım? Ne konuşulur yani? Perişan zaten garibim yani, ben ne yapacağım? Bağıran, çağıran, ağlayan zaten sürekli bir inleme ve ağır bir koku. Hiçbiri kendi ihtiyaçlarını bilmiyor.Elektro şok zaten bizim gözümüzün önünde yapıyorlardı sürekli hastalara. Dişleri kırılıyordu bazen elektro şoktan. Beş bin wat mı ne bir elektrik veriyorlar; kısa bir elektrik.
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: İşte bu da bizim lüks bahçemizdi. Yani benim lüksümdü buraya da çıkarmıyorlardı beni. Yani Güneşe falan çıkarmıyorlardı buraya da yasaktı bana. Bunlar da benim arkadaşlar, koğuş arkadaşlar. Bu Haldol’un etkisiyle böyle titriyorlar. 5-1 deniyor bu şeye; beş tane Haldol veriliyor, bir tane Akineton veriyorlar. Haldol’un yan etkisi olarak kafa geriye doğru kasılıyor böyle şey gibi, hastalardan gıcıklık yapan olduğunda hemen Haldol iğne yapıyorlardı. Haldol’u yaptığında dili dışarıya çıkıyor ama yani hayret edecek şekilde dili uzuyor yani abartmayayım da en az yirmi santim, otuz santim falan dışarıya çıkıyor dili. Nasıl oluyorsa? Kafası iyice geriye gidiyor böyle tamamen böyle s biçiminde kafası bükülüyor. Kolları kasılıyor böyle eli, ayakları kasılıyor, bütün vücudu kasılıyor; öyle yatıyorlardı. Diyordum; “bunlara Akineton verin de açılsınlar bu adamlar” diyordum yani, çözücü. “Yok öyle onlara iyi gider öyle” falan diyorlardı. Yani bağırıp çağırırsa, anormallik yaparsa cezası gibiydi yani. Hem tedavi ediyor ama ceza gibiydi yani. Çünkü normalde Akineton yapsa açılır, çözülürler. Zıngır zıngır hepsi titriyordu zaten, tamamı titriyordu böyle Haldol’un etkisiyle.
O arada işte benim annemde, Nazlı annemiz de dışarıdaydı, biz de hapishanede, içeride öyle günler saymıştık. Nazlı Hocam sosyal olayları iyi bilir. Yani böyle ince işleri iyi bilir. Yani genel kültür ile ilgili bilgileri iyi bilir, çok akıldanedir yani buna sorabilirsiniz...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler