Adnan Oktar`ın 1 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Tevrat (Yeşaya, 42/4) “Adaleti sadakat ile ulaştıracak Mehdi (a.s.)yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek.” Delikanlı Mehdi (a.s.) maşaAllah. (Yeşaya, 53/7) “O, baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi” Hıristiyanların Hz. İsa (a.s.)ya “kuzu” demelerinin sebebi budur. Hâlbuki Mehdi (a.s.) için söylenmiştir bu. Yani Hz. İsa (a.s.) o anlamda bir çile çekmemiştir. Yani çivilenmek, duvar o şekilde, öyle bir olay yok. Şiddetli acı çekecek, çile çekecek olan Mehdi (a.s.)dir. Kral Mesih’tir. İki Mesih’i karıştırdığı için Hıristiyanlar, onları Hz. İsa (a.s.) zannettiler. Hz. İsa (a.s.)nın da çile çekmediğini görünce, yani o anlamda acı çekmediğini görünce, onun çarmıha gerilmesini uygun gördüler kendi kafalarında. Yani çarmıhta acı çekti. İşte, dikenli taç giydirdiler gibisinden bir yalan hikâye geliştirdiler. Allah doğrudan göğe almıştır, Allah “onların içinden seni temizleyeceğim. Tahir edeceğim” diyor. Öyle bir şey yok. Mehdi (a.s.)dir acı çekecek olan, yani çok üstüne gelecekler Mehdi (a.s.)nin. Hapishanede çile çekecek, başka türlü çile çekecek. Peygamberimiz (s.a.v.) de diyor. Bak, “baskı görüp eziyet çektiyse de” bak, baskı görmek ne demek? Hakaret, iftira, baskı, her şey. Hz. İsa (a.s.) da görmüştür ama buradaki asıl kastedilen yani onların dediği bir anlamda bir çile çekmemiştir. O çok önemli yani, öyle bir çiviye çakılma, çivi ile ellerinden çakılma, böyle eziyet çekme o tarz bir şey değil. Ama sözlü çok acı çekmiştir İsa (a.s.) da, çile çekmiştir. Hz. İsa (a.s.)’ya da bakmakla beraber, Mehdi (a.s.)’ye de bakan bir Tevrat izahıdır bu. “Baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi” diyor. Mesela “adaleti sadakatle ulaştıracak, adil kurtarıcı, alçak gönüllü, bunların hepsi Mehdi (a.s.) içindir, İsa (a.s.) için değildir bunlar inşaAllah. Çünkü Mehdi (a.s.) bunları halledecek olan, Kral Mesih’tir halledecek olan. Kral Mesih’e bağlı olarak o görev yapacaktır, İsa Mesih (a.s.). Yani yardımcı olacaktır. Tevrat (Zekeriya, 4/6) “Güçle kuvvetle değil” kan dökerek değil. Bak, güçle, kuvvetle, tankla, topla değil. Açık buradaki ifadeler bak,“Güçle kuvvetle değil,” yani döverek, ezerek, yıkarak, tankla, topla, bombayla, silahla değil. “Ancak Benim Ruhumla başaracaksın" diyor, Mehdi (a.s.) için Cenab-ı Allah. “Böyle diyor Her şeye Egemen Rab.” (Tevrat, Zekeriya, 4/6). (Mezmurlar 1/2) “Zevki Rabbin şeriatındandır”. Yani “şeriata uymak ona zevk verir” diyor Hz. Mehdi (a.s.)’ye. Yani ondan hoşnut olur, içi açılır. “Ve gece gündüz O'nun şeriatını derin derin düşünür.” Bak, gece ve gündüz sürekli faaliyet halinde, demek ki az uyuyan bir insan. Çünkü gece de faaliyet halinde ki “O'nun şeriatını derin derin düşünür.” diyor. Yani analiz eder, genişletir, açıklar, değil mi? “O'nun şeriatını derin derin düşünür.” Yani sırf düşünme değil, Mehdi (a.s.) aynı zamanda hayata geçiren bir insandır, biliyorsunuz. Ama derin düşünen bir insan olduğunu görüyoruz. Derin kavrayışa sahip, derin düşünen bir insan olduğunu Tevrat söylüyor üç bin yıl öncesinden. “Mehdi (a.s.) dünyadaki uluslara barışı duyuracak.” Nasıl duyuracak? Atla gidilmez. Ne ile olur? Televizyonla, radyoyla, internetle (Zekeriya 9/10) “Bağırmayacak ve sesiniyükseltmeyecek” (Yeşeya 42/2) Çünkü teknoloji var. İki anlamı var. Bir: insanlara hakaret etmeyecek, yüksek sesle bağırmak, kavga etmek, kendini kaybeden, saldırgan bir insan değil. Yani bazı insanlar vardır, çok halim selimdir de birden mesela bam tele dokunursun, bağırıp çağırıp saldırganlaşır, kendini kaybeder. Bak, diyor ki; “Bağırmayacak ve sesiniyükseltmeyecek.” İkinci anlamı da; teknoloji geliştiği için normal konuşmayla her yere sesini duyurabilecek. Çünkü eskiden mesela askerlere veyahut halka konuşma yapacağı vakit, o devrin Kralı veyahut lideri kimse, yüksek bir yere çıkıyor ve bağırarak yüksek sesle konuşuyor, başka türlü sesini duyuramazlar. Yani gücü yettiği kadar bağırarak anlatıyor. Ama bak, burada diyor ki: “Bağırmayacak ve sesiniyükseltmeyecek” ama buna rağmen insanlara anlatacak. Bu da teknolojiye işaret etmiş oluyor aynı zamanda. Yani normal bir konuşmayla her yere duyuracak sesi anlamına geliyor inşaAllah. Radyo, televizyon, internet hepsine işaret ediyor...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgeseller
Belgeseller