Adnan Oktar`ın 30 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selamün Aleyküm saygıdeğer Muhammet Adnan Hocam” Aleykümselam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Şehit ailelerinin ve malul gazilerin sorunları hakkında çeşitli zamanlarda yapmış olduğunuz konuşmalarınız ve büyük desteğiniz çok kısa zamanda ses getirdi Allah razı olsun.” Bu doğru, hakikaten o konuşmamdan sonra yani bütün talepler yerine gelmeye başladı.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Daha önceye hakikaten çıt yoktu. “Şehit ailelerine nasıl davranılması gerektiği konusunda yapmış olduğunuz açıklamalarınızdan bu yana önemli gelişmeler olmaya başladı. Devletimiz şehitlerimizin birinci derecedeki yakınlarına ikinci iş hakkı veriyor. Ancak aynı amaç uğruna kıymetli uzuvlarını kaybeden benim gibi gazi kardeşlerime, ikinci iş hakkı verilmiyor. İnşaAllah devletimiz sesimizi duyar ve bu konudaki mağduriyetimize bir son verir. Allah sizlerden razı olsun, iyi akşamlar, saygılar Hocam” diyor.
Kardeşim şimdi bak şehit olan zaten şehitlerin yanına gider son derece konforlu güzel bir hayatı var gayet hoş. Dünyayla kıyaslanmayacak bir hayatı var. Ama gazilik çok zordur kardeşim. İki ayağını birden kaybetmiş bu adam, ne yapabilir? Sokağa çıkması bir konu evin içinde gezinmesi bir konu. Kolunu kaybetmiş ve yahut gözlerini kaybetmiş, gazi. Gazi, şehit ayarındadır bizim için korunup kollanması için. Kardeşim ne demek, bak; iki gözünü vatan için vermiş millet için vermiş Allah rızası için vermiş. Milletin namusu, haysiyeti, şerefini korumak için vermiş, vatan bölünmesin diye vermiş. Göz ne kadar güzel bir şeydir. Işık, dünyanın nuru. Bunu veriyor, bütün gençliğini veriyor adam, eli yüzü parçalanıyor. Böyle döküntü bir apartman dairesinin mesela zemin katta o mübarek gazi orda sürünüyor. Öbür tarafta da adam samba yapıyor, oynuyor. Bak samba yapanı korumak için o hale gelmiş o bak düşün.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Anlaşıldı mı? Adam böyle sonuna kadar açıyor müziği çılgınlar gibi oynuyor böyle viski içip. O da onu korumak için o hale gelmiş. Şimdi bunu hiçbir vicdan kaldırmaz. Gaziler bir kere her yerde saygı hürmet görmeli. Mesela o arabasıyla dışarı çıktığında; hemen onu arabaya almak, hemen istediği yere götürmek. Mesela gazi bir şey almaya gittiği zaman, gaziden para alınır mı? Yani şimdi bir şey söyleyeceğim ama çok ağır bir söz söyleyecektim, söylemeyeyim. Gaziden para almak çok acayip bir olay. Mesela takım elbise aldı, diyecek “bereket getirdin, Allah razı olsun gazim” diyecek. “Allah razı olsun, bereket getirdin. Allah bereketinle seni gideceğin yere vardırsın” diyecek. Hatta bir de hediye olarak orda bir kravat bilmem ne bu da şirketimizin hediyesi diyecek. Onun sevabı ona çok çok çok yeter. Gazinin maaşı tamam olması lazım, hayatı güzel olması lazım, her yerde gönlünün alınması lazım. Bir yere gittiğinde mesela farzedelim İstinye Park’a gitti falan, hemen ona bir yer açılması. Gaziler için özel bir yer ayarlanması lazım. Hemen yedirmek içirmek falan ne istiyorsa, yesin içsin böyle. Ondan para alınmaz. İltifat edilir, gönül alınır. Oranın sahibi gelecek, “efendim hoş geldiniz” diyecek “safa geldiniz, şeref verdiniz” diyecek.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah, evet.
ADNAN OKTAR:Ondan sonra... Her seferinde de ona nasıl oldu diye anlattırılmaz. Güzel konular hatırlatılır. İşte “vah vah vah vah” diyor. Yani şimdi bu çok anormal bir hareket. Çok kızdırıcı bir hareket. Allah ona bir şeref vermiş vah vah ne demek vah vah? Gazi ne demektir? Allah yolunda yara almış insan. O bir şereftir. Hz. Ali 17 yerinden yaralandı. Hz. Ali de gaziydi. Sahabelerin büyük bir bölümü gaziydi. Peygamber Efendimiz de gazi. Biliyorsunuz.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:O da dişinden yara aldı. Mübarek yüzüne vurdular şu ön üst dişi kırıldı. Yani şu azı dişiyle ön dişlerinin arasındaki diş. Şuradaki kısımdaki diş kırıldı Resulullahın. O da gazidir. Gazilerimizi böyle büyük bir muhabbetle büyük bir sevgiyle bağrımıza basacağız. Nereye giderse onlar nur saçarlar. Sakın ha sakın. Sakın ha sakın. İster bakkala gitsin ister şuraya gitsin ister buraya gitsin. Mesela bin tane konut satıyorsun, gazi geldi. En azından mesela millete on taksit yapıyorsan ona kırk taksit yaparsın. Muazzam bir kolaylık yaparsın, kırk taksit. Ödeyemezse de “helal olsun” dersin. Ödeyemezse de ödeyemez. Ödeyebilirse öder, ödeyemezse tamam, bereketi yeter onun. Normalde hiç alınmaz ama çok müracaat olduğunda zorluk olabileceği için olma ihtimalinde yoksa bir tane geldiyse iki tane geldiyse ayıp. O bereketten istifade etmek lazım ama çok fazla olunca onda da taksidi öyle bir bölecek ki ferah ferah ödeyeceği gibi olması lazım, inşaAllah. Otobüs harçlığı gibi böyle. Bir kolaylık olacak yani inşaAllah...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler