Adnan Oktar`ın 16 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Hocam siz daha evvel, yoksul kimselerin borçlarının silinmesi gerektiğini, borcunu ödeyemeyecek olan kişinin borcunu affetmenin Kuran ahlakının bir gereği olduğunu sık sık vurgulamıştınız Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Doğru.
ALTUĞ BERKER:Hükümet de bu konuda harekete geçerek, Cumhuriyet tarihinin en büyük mali af paketini hazırlamış. 5 milyon kişi bu uygulamadan yararlanacak, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kardeşim, Mehdi (a.s.) olsa, hepsini bir kalemde çizer, konu kapanır yani. Taksitle de ödettirmez. Kardeşim, ödeyemiyorsa zaten ne demektir o? Fakir demektir. Fakir olduğu tescillidir. Çok nadirdir zengin olup da ödeyemeyen.
Sadece cömertliğin ve para harcamanın, paranın hareketinin canlandırılması gerekiyor. Parayı tutmayacaklar. Altını tutmayacaklar. Hareket edecek. Para kasıldı. Altın kasıldı. Stoklarında tutuyorlar. Aç parayı, gevşet, hareket etsin para, aksın. Ondan ona, ondan ona. Fakire, fukaraya sürekli para dağıtılması lazım. Gitsin, alış veriş yapsın onlar. O zaman senin fabrikandan mal talep edecek o. Akacak mal. Sen de bol mal sattıkça daha çok kazanacaksın, kazandıkça daha çok mal dağıtacaksın ve katlamalı olarak; iki, dört, on altı şeklinde bir gelişme oluyor. Cenab-ı Allah onun için orada cömertliğe teşvik ederken arkasından Cenab-ı Allah diyor ki; “daha çok kazanırsınız” diyor. Bak bu sırra dikkat çekiyor Allah. “Allah size daha fazla karşılığını verir” diyor. Teknik olarak da, ekonomi tekniği olarak da baktığımızda bunun böyle olduğunu görüyoruz. Yani katlamalı gelişir. Yani adamın mesela mal talebi dörtse sekize çıkar. Sekizse on altıya çıkar. Sürekli artar. Piyasa müthiş hareketlenir. Yani muazzam bir canlılık olur. Cıvıl cıvıl olur ve kalite artışı olur. Fakire, fukaraya dağıtmadın mı, Allah işte onu belaya çeviriyor, kasılma oluyor. Kardeşim dağıt. Mesela sadaka, zibil gibi verilmesi lazım sadakanın. Mesela farz edelim yüz milyonun var. Ver elli milyonunu. Bir kere mutlu insanlar olacak, sıhhatli insanlar olacak. Ne güzel. Yiyecek, içecekler. Sevinsin millet. Mesela şu kurbanda ne kadar güzel oluyor. Kardeşlerimiz et ilk defa yiyorlar, maşaAllah. İnsan seviniyor onların öyle et yemeleri, ondan zevk almaları, acayip sevinç vesilesi. Gözleri parlıyor mesela. İlk defa yiyecek. Kardeşim üstüne de çıkart bir yüz milyon ver, iki yüz milyon ver. Eski hesaba göre söylüyorum, inşaAllah. Ekmek alacakları, yiyecek alacakları parayı da ver. Bir şey olmaz, daha iyi olursun. Açılır, güzellik olur. Allah üzerinden belayı alır. Ferahlarsın. Hastane parası yapacağını oraya vermiş olursun. Tutuyor, otuz katını hastane parası yapıyor bu sefer. Ver, dağıt. Millet ferahlasın, insanlar bir neşelensin, çoluk çocuk. Adam ayağında lastik ayakkabı, patlak lastik ayakkabı. Doğu hep öyledir, Anadolu, Güneydoğu’yu bilirim, yani kara lastik giyerler. Niye kara lastik giysinler benim canlarım. Onun için cömertlik kalbe ferahlık verir, yani beyni de açar. İnsanın ruhu ferahlar. Dağıt sen de. “Ya biterse?” diyor. Allah Allah. Bitmez kardeşim. Derdine düşme, Allah Allah. Allah, sana katlamalı verir. Bitsin. Ona da sabret. Ne olur yani? Onda da bir hayır vardır. Mesela Allah Hz. Eyüp (a.s.)’ten malını, mülkünü her şeyini aldı, çoğunu. Sabretti, Allah kat kat fazlasını verdi sonra. Sabırlı olacak tabii ki, inşaAllah. Yani sürekli kazanacak diye bir şey yok, inşaAllah...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...