Adnan Oktar`ın 10 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Şimdi bakın Bediüzzaman diyor ki, “o tohumlar sümbüllenir.” Nur talebelerinin İslam ahlakının dünyaya hakimiyetinde hayati görev alacağını ifade eden, çok net ifade bak, “o tohumlar sümbüllenir.” Ama reaksiyonun olayın gelişmesini, yani o tohumların atağa geçmesini Mehdi (a.s.) sağlayacak diyor Bediüzzaman. O yüzden kardeşlerimiz, Nur talebelerine yapılan uygulamanın etkisinde kalıp, konudan çekilmeleri doğru olmaz. Nur talebelerine aman Mehdiyet konusuna girmeyin, İsa (a.s.) konusuna girmeyin, Mehdi (a.s.) gelip geçmiştir, İsa (a.s.) da gelip geçmiştir, İttihad-ı İslam da olmuştur, artık bundan sonra Kıyameti bekleyin gibi cahilce, yanlış olan bir propaganda onlara enjekte ediliyor. Eğer akılcı anlatırsa kardeşlerimiz Mehdi (a.s.)’nin geleceği, İsa (a.s.)’ın geleceği ve İttihad-ı İslam’ın da olacağı iyice akılcı anlatılırsa, Nur talebeleri bir alev gibi parlarlar. “O tohumlar sümbüllenir” onun için nerede bir Nur talebesi bulursa kardeşlerimiz, sabırla ve şefkatle bu konuyu anlatsınlar. Seyyid Salih Özcan Hocam burada çok önemlidir Nur talebelerinin uyandırılmasında. Çünkü altı büyük vekilden bir tanesidir, Bediüzzaman emanet bırakmıştır. Yani “onlar ne derse inanın, onlar ne derse doğru” dediği kişiler. Seyyid Salih Özcan Hocam “Mehdi (a.s.) şahs-ı manevi değil, şahıstır” diyor. Bunu duyan gerçek bir Nur talebesinin tereddüt etmesi, Risale-i Nur’u inkar anlamına gelir. Bediüzzaman’ı inkar anlamına gelir. Bediüzzaman’ın hem üslubuna baksınlar, hem yazılarına baksınlar, Mehdi (a.s.)’nin geleceğini nasıl açık anlatıyor, nasıl sarih anlatıyor, nasıl şahıs olduğunu söylüyor, bunu görsünler. Seyyid Salih Özcan Hocamız’ın da samimi ifadelerine baksınlar, “bizzat kulağımla duydum” dediği ifadelerine baksınlar ve Mehdiyet’in talebesi olsunlar.
VTR
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Samimi Nur talebelerinin, kardeşlerimizin bak üstadın emanetidir bize Seyyid Salih Özcan Hocam, Risale-i Nur’da birçok yerde serehaten ismi geçen ve çok mühim görevler verdiği, en çok güvendiği talebelerinden bir tanesidir. Ve onun sır katibidir. Yani her yönde ona karşı muhabbeti çok yoğundur, hatta Tarihçe-i Hayat kitabının yazılmasında Bediüzzaman kabul etmemiştir, Seyyid Salih Özcan Hocamızı aracı yaptıklarında kabul etmiştir Bediüzzaman. “Bir tek senin sözünü dinler” demişler, Seyyid Salih Özcan Hocam devreye girdikten sonra o kitabın yazılışı mümkün olmuştur. İç içe, yan yana onun yanında yetişen talebesidir. Bak “ben bizzat kendim Bediüzzaman’dan duydum” diyor. “Bizzat biliyorum” diyor. “Mehdi (a.s.) şahs-ı manevi değildir şahıstır ve gelecektir” diyor. Ve “ben de göreceğim” diyor. Ve “alnıma vurdu benim, sen göreceksin dedi” diyor. Bizimle, kardeşlerle konuşmalarında da, bize özel sohbetinde Mehdi (a.s.) geldiğini üç kere söylemiş, geldi diye. “Hocanıza söyleyin, iletin” demiş. “Özellikle Hocanıza söyleyin Mehdi (a.s.) geldi” demiş. Kardeşlerimiz bu konuyu önemli görsünler, dersanelerine gitsinler veyahut telefonla bağlantı kursunlar ama Nur talebelerini bir şekilde görüp tanışsınlar. Çünkü hakikaten mübarek bir taifedir, hakikaten çok etkilidir. Bediüzzaman’ın dediği sözlere kardeşlerimiz güvensinler, “onlar bir tohum” diyor. Ve “Mehdi (a.s.)’nin hareketlendirmesiyle sümbüllenecekler ve büyük hizmet verecekler” diyor. Bakın, “ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri” Risale-i Nur Külliyatı’nın asıl sahipleri, “yani Mehdi ve şakirtleri, Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişlettirir,” demek ki o dairenin genişlemesi önemli. “Genişlettirir ve o tohumlar sünbüllenir.” Bak o tohumların sümbüllenmesi çok hayati bir konu. O zaman kardeşlerimizin bu konuya ciddi ağırlık vermeleri gerekiyor. “Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz.” Onların dershanelerden kovulması, arkadaşlarının ters cevap vermesi hiç önemli değil. Onlar şeytanın etkisiyle yapıyor, bir kısım kardeşlerimiz. Şeytana küsüp evi yakamayız. Böyle bir şey olmaz. Orada sabırlı olmaları lazım. Ben de bu tip olaylarla karşılaştım ama vazgeçmedim. Bunda bir hayır vardır, Allah’ın hikmeti nasıl olduysa olmuş, üç beş tane büyücü Nur talebelerini bambaşka bir çizgiye soktu, bir kısmını. Bu %1’dir ama o %1’lik kısmını da mutlaka kurtaracağız, inşaAllah. Hatta bunları ezberlesinler, ezberleyip söylesinler o şahıslara.
Bak Bediüzzaman ne diyor? “Fakat o ileride gelecek acib şahsın bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı ve o büyük kumandanın pişdâr bir neferi olduğumu zannediyorum.” Yani onun hizmetçisiyim ben diyor Bediüzzaman, Mehdi (a.s.)’nin. Bunda saklanması gereken, gizlenmesi gereken bir durum yok. Bediüzzaman ne diyorsa ona uysunlar. Peygamberimiz (s.a.v.) ne diyorsa ona uysunlar...
Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler