Adnan Oktar`ın 5 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:“Münafık tehlikesi şu an buram buram organize olarak devam ediyor. Münafıklar müthiş destekleniyor. Küfür güçsüzlüğünü bilir, dinin yıkılmasını da münafıklara havale eder. Küfür doğrudan dine atak yapmaz, münafıkları destekleyerek atak yapar. Gerçek Müslümanlara, Hz. Mehdi (a.s.) taraftarlarına da muazzam baskı var. Hz. Mehdi (a.s.) yanlılarına karşı çok şiddetli baskı var. Hemen görürsünüz, anti-Mehdi olanlara da muazzam destek vardır” dediniz Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, yani münafıklar böyle köpek besler gibi münafık beslerler. Mesela “kuçu kuçu” derler, münafık gelir. “Hadi bakalım ürü şimdi buradan“ derler, o oradan havlamaya başlar. Ona bir yem atarlar, yani köpek gibi kullanılır münafık. Küfür bilmez, yani ne teknik bilgisi yeterlidir, ne kafası yeterlidir. Yani Müslümanlarla uğraşmayı bilmez küfür. Onun için münafık kullanırlar. Yani münafığın dehşettir gücü. Yani Mehdiyet olmasa, münafıklar yerle bir ederdi Müslümanları. Bediüzzaman diyor; “cereyan-ı münafıkane” diyor. Ahir zamanda Mehdi (a.s.)’ye karşı tek hareketten bahsediyor, “cereyan-ı münafıkane” diyor, münafık cereyanı. Atalarının dini anlayışıyla ortaya çıkacaklar. Kuran ile değil, Kuran ile ortaya çıkmaz. Atalarının diniyle ortaya çıkar, Kuran’ı dilini eğip bükerek kullanmaya kalkar, kendince, kendi kafasınca. Mehdi (a.s.) ne yapıyor? Onun eğip büktüğü dilini buruyor ve koparıyor. Bilimle, akılla, inşaAllah. Bütün münafıkların dilini koparacaktır Mehdi (a.s.), inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Hocam bu konuda bir anlatımınız daha olmuştu, onu da söyleyeyim mi Hocam, inşaAllah?
ADNAN OKTAR:Evet.
OKTAR BABUNA:“Şu an Müslümanların üzerindeki bu ağır, puslu havanın nedeni; deccaliyetin meydana getirdiği o kokuşmuş, rezil sistemdir” demiştiniz dün, Hocam. “Deccaliyet cereyanı münafıkane cereyanı olarak ortaya çıktı. Münafık cereyan, Müslüman milleti psikolojik olarak içine kapattı, sessizleştiler, neşeleri kaçtı, sevinçleri kaçtı, aktiviteleri bozuldu, telif güçleri yok oldu; sanatta, bilimde gelişemiyorlar, teknoloji geliştiremiyorlar. Bir tek Türkiye bu belanın içinden çıkabilir” demiştiniz Hocam. Münafıkların meydana getirdiği bu sistemle Hocam.
ADNAN OKTAR:Kardeşim bakıyorsun, adam kokuyor. Fikren de kokuyor, bedenen de kokuyor. Akıl gitmiş. Bir şey anlatıyor, kendi de inanmıyor. Başkasının da inanmamasını sağlıyor. Neşesi yok, küfre karşı ezik, zavallı ve yaltaklanıyor. Çok aşağılık bir konumda oluyor. Kaya porsuğu gibi karanlık, izbe yerlerde toplanıyorlar. Oralarda birbirlerine hurafeler anlatıyorlar. O onun dedikodusunu yapıyor, o onun dedikodusunu yapıyor. Yani tam bir fitne ve fücur ortamı olmuş oluyor. Ve “küfür deccali az bir kuvvetle, koskoca Müslüman alemini esir alır” diyor Bediüzzaman. Az bir kuvvetle. Bir avuç kuvvetle, deccal bu münafık ordusunu çok teknik organize ederek koskoca İslam alemini esir aldı. Bak, “müminlerin” diyor, “şikakından,” yani birbirleriyle uğraşmasından ve bu zaruretten istifade eder deccal, koskoca İslam alemini esir alır” diyor, “rivayetlerden anlaşılıyor” diyor. Şimdi Müslümanları esir alan deccal ordusunun toplamı 300-500 kişi falan. Dünya çapında 500 kişiyi ya geçer ya geçmez. Bir buçuk milyarlık İslam alemini diz çöktürdüler yere, 500 kişiyle. O münafığı oraya görevlendirirler, mesela, o münafığı oraya görevlendirdiler. Hepsine birer yal veriyorlar, köpek yalı gibi yallarını veriyorlar, yalını yedikten sonra Müslümanların üzerine salıyorlar onları. Kendileri sadece kumanda odasında onları kumanda ediyorlar, yönlendiriyorlar. Yani münafık ordusuyla netice alıyorlar. Onun için Peygamberimiz (s.a.v.) diyor; “Yetmiş bin başı sarıklı ve başı tıraşlı kişi deccal tarafına geçer ve Mehdi (a.s.)’ye karşı mücadele verir” diyor. Cübbeli çok rahatsız oldu hadisten. “Yok, böyle bir hadis” dedi. Sonra ispat ettim.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, orijinalleriyle gösterdiniz.
ADNAN OKTAR:Niye rahatsız oluyorsun kardeşim bu hadisten sen? Sahih kaynak, yani çok güçlü kaynak ve en büyük Ehl-i Sünnet alimlerinin eserlerinde bu açıklama. “Başları tıraşlı ve sarıklı” diyor. Yetmiş bin münafık Mehdi (a.s.)’ye karşı deccal safında mücadele veriyor. Deccalin ordusu bunlardan oluşuyor, münafıklardan oluşuyor. Bak, hadis açık. Deccal bize saldırmıyor, yetmiş bin münafıkla konuyu bitiriyor. “Ey münafık” diyor, “sen şuna git, gel seni televizyon ekranına çıkaracağım, sana biraz para vereceğim” diyor. Öbürüne, “sana imkan sağlayacağım, yedireceğim, içireceğim, köpek gibi şurada yatacaksın, şurada yemeğini yiyeceksin, şurada sen şunları konuşacaksın” diyor. Öbürüne, “şunu konuşacaksın” diyor. Bir avuç ehl-i küffarın kumandasıyla, münafıklar koskoca İslam alemini deccalin eline verdiler ve deccalin onlara hakim olmasını sağladılar. İşte münafıkların dillerini fikren koparacak olan Mehdi (a.s.)’dir. Şu an o görevde Mehdi (a.s.). Biz de onun talebesiyiz, öncüsüyüz. Onun ben bir hizmetçisiyim, Mehdi (a.s.)’nin, inşaAllah. Dil koparıyorlar, dil; münafıkların dillerini koparıyorlar. O kokmuş dillerini, eşek dili gibi olan dillerini koparıyorlar. Leş gibi kokar dilleri
Dergiler
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler