Adnan Oktar`ın 12 Aralık 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Mesela Abdullah Öcalan bile, adam kabadayılık yapıyor. O dükkanından, oradan konuşuyor. Kendine orada yer açmış gibi, sanki adamın bürosu gibi yani. İstediği talimatı, istediği şeyi yapıyor gördüğüm kadarıyla. Mesela hakikaten de askeri yönden güç yetecek gibi görünmüyor, zaten askeri açıklama da oldu yani, zannediyorum Genelkurmay Başkanı açıklama yapmıştı, “biz askeri yönden baş edemeyiz” dedi yani. “O hallolacak gibi bir şey değil” dedi, yani yaklaşık, eğer yanlış hatırlamıyorsam. Yani zaten fiili durum da onu gösteriyor yani, otuz-kırk yıldan beri olay devam ediyor. Yani katlanarak ve gelişerek devam ediyor. Normalde teslimiyetçi bir çözüm anlayışı var zaten anlatanlarda. İşte verip kurtulalım gibi veyahut ne istiyorlarsa yapalım, konu kapansın. Ne istiyorlarsa söylesinler. Adamlar mafya gibi. Önce şunu vereceksin, sonra bunu vereceksin, sonra şunu vereceksin, o bölgeyi bize vereceksin, diyor. Ondan sonra, çok çok özür dileriz, biz bununla yetinemeyiz, Türkiye’nin tamamını istiyoruz diyor ve bölgeyi de istiyoruz biz ayrıca diyor. Hepsini komünist yapacağız, diyor adamlar. Zaten komünizmin gereği budur. Yani bir ülke, komünist olan bir ülke, devrim ihraç eder, özelliği budur. Yani komünistliğin özelliği nedir? Fikir olduğu için, ideoloji olduğu için o ideolojiyi yaymaktır. Mesela Doğu Almanya, o zaman komünizmi yaymak için bayağı uğraşıyordu. Mesela Kore, şu anda da mesela Kuzey Kore var gücüyle her yerde komünist propaganda yapıyor. Yani o ideolojinin bir gereğidir. Fakat Türk-İslam Birliği olduğunda böyle uzun uzun olaylar karmakarışık hale gelmez. Yani “ne tedbir alsak acaba; şunlara, adamlara nasıl bir hürriyet versek, nasıl bir hak tanısak da kurtulsak?” falan, böyle bir şey olmaz. Adamların istediği belli. “Biz” diyorlar, “Güneydoğu’yu istiyoruz. Burada bir komünist devlet kuracağız, bunu vermezseniz biz zorla almasını biliriz” diyorlar ve şu an zaman kazanılmaya çalışılan bir politika var gibi görülüyor. Yani biraz daha zaman kazanmak. Zaman kazanma ile bir yere varılmaz. Türk-İslam Birliği olduğunda PKK sorunu diye bir sorun çok komik hale gelir, öyle bir konu olmaz. “Sen ne istiyorsun?” dersin adama; adam yok, bulamazsın. Muhatap bulamazsın. Yani “nerde bu PKK?” dersin, bulamazsın. Öyle bir araziye geçerler ki, buhar olurlar. Ama Türk-İslam Birliği olmadığında Allah-u alem bölerler de, keserler de, asarlar da, biçerler de. Durmazlar, söyleyeyim. Yani Ermenistan’ı da oluştururlar, Allah esirgesin, bölgeyi de koparırlar, adım adım ilerlerler de. Adana’ya kadar ta, adamların ilk plandaki düşünceleri. Sivas falan, Karadeniz’in büyük bir bölümünü düşünüyorlar. Çünkü Karadeniz ile bağlantının kopmasını istemiyorlar. Büyük bir şerit çekiyorlar Karadeniz’e. “Hepsine hakim olacağız” diyor adamlar, hırs yapmışlar. Sen böyle bir ideolojiye karşı, hiçbir ideolojin olmadan beklersen, karşı ideoloji hakim olabilir. Çünkü zıttı yok. Dağdan bir taş yuvarlanıyor, önünde bir engel yok. Sonuna kadar o, döne döne iner aşağıya. İnebilir Allah esirgesin. Ama çelik bir set meydana getirirsen o taş çarpar, parçalanır, un ufak olur. İşte bu Mehdiyettir. Yani Mehdiyete insanlar bir süre sonra mecbur olacaklar. Başka bir çözümü yoktur. Bilmiş falan, böyle komünist, entel takılan Müslüman arkadaşlar oluyor ya böyle; entelektüel entelektüel çözüm bulan, yani PKK onları böyle düdük gibi öttürür. Öyle zannettikleri gibi olmaz. Yani orada kardeşçe onlarla beraber yaşayamazlar. PKK’yla anlaşma falan olmaz. Kudurmuş köpekle anlaşma yapamazsın sen. Alır boğar adamı. Şu an ellemiyor olabilir. Onun için hiç kimse sevinmesin, “PKK ile anlaşma yaptık, PKK bana bir şey yapmayacak” falan diye bir şey yok. Bak, söyleyeyim, düdük gibi öttürürler zamanı geldiğinde, neye uğradığınızı şaşırırsınız. Onun için aklınızı başınıza alın. Böyle it-kopuk takımıyla anlaşma olmaz. Allah’tan korkmayanla anlaşma olmaz. Komünist ideolojiyle beyni yıkanmış, karşısındakini maymun olarak gören bir adamla anlaşma yapamazsın. Tek çözüm Darwinizm-materyalizmin yerle bir edilmesi, İttihad-ı İslam, Türk-İslam Birliği’dir. Başka çözüm yoktur. Bu enaniyetli ekabir takım da bunu eninde sonunda kabul edecekler. Var ya öyle, Müslümanların içerisinde görüyoruz, kemik kafalı böyle yassı tipler. Bunlar da bunu eninde sonunda kabul edecek. Bilmişlik yapmayla, züppe komünist ağzıyla, böyle kullanmakla kurtulamaz. PKK bölgeye hakim oldu mu namazına da karışır, orucuna da karışır, her şeye karışır. Ezan da okutturmaz ama şu an tabii ki teşvik edecektir. Tabii ki karışamayacak. Stalin de zamanında kiliselere destek olmuştu, papazları topladı etrafına İkinci Dünya Harbi zamanında. Onlara yalakalık yaptı. Dini tamamen serbest bıraktı, teşvik de etmişti, denge kurmak için. Şu an tabii ki teşvik edecektir adamlar. Şimdi de mesela Kuran kursları açtırıyor PKK, dini eğitim yaptırtıyor, Hocalar oluşturuyor. Bu komünizmin ‘iki ileri bir geri’ taktiğidir, tekniğidir bu, bilinen bir şeydir...
Harun Yahya Etkiler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler