Adnan Oktar`ın 6 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv, Tv Kayseri, Samsun Aks Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... İki şehidimiz vardı. Pusu yapmışlar, çavuşları şehit etmişler. Normalde üst subaylara lojman tahsis ediliyormuş ama uzman çavuş kadrosunda olanlar koruma altındaki lojmanlarda kalamıyorlarmış, yer olmadığı için. Bu nedenle yolda gidip gelirken şehit ediliyorlarmış. Yüksekova’da, son dönemde bu üç kere üst üste olmuş Hocam.
ADNAN OKTAR: Kaç şehit var?
ALTUĞ BERKER: İki şehidimiz var.
ADNAN OKTAR: Bugün mü bu?
ALTUĞ BERKER: Dün.
ADNAN OKTAR: Elli kere söyledim, bir kere kurşungeçirmez yelek giymeleri gerekiyor bu koçyiğitlerin; bir de çapraz korunmaya alınmaları lazım askerlerin. Aslında sivil kardeşlerimiz de yardımcı olabilirler askere. Mesela, devlet bir kanun çıkarsın, siviller de gönüllü yardımcı olsunlar. Asker gidiyorsa, mesela çaprazdan iki tane sivil onu takip edebilir. Ben yaparım mesela, devlet bana görev versin, bir askerin korumalığını yaparım. Sıkıysa bir yanaşsınlar bakayım, bir göreyim nasıl oluyormuş? Gayet de kolay kardeşim. Kıro, öküz gibi hanzo herifler çekiyor silahı, paslı silahı, sokağın ortasında vuruyor benim koçyiğitlerimi. Dümdüz gidiyor benim aslanım, kendi vatanında diye gönlü rahat gidiyor. Ne bilsin çakalın böyle kahpece, kalleşçe arkadan vuracağını, sırtından vuracağını? Onun için devlet bir kanun çıkarsın, siviller de devlete yardımcı olsun, değil mi? İlla maaş mı alması gerekiyor? Versin devlet, sembolik maaş da verebilir; mesela beş lira versin ayda, sembolik. Ben yaparım şahsen; bir asker olacak, koçyiğit, gidip çaprazdan takip ederim. Sıkıysa bir yanaşsınlar bakayım da bir göreyim. Zaten bu öküzler alenen geliyor; bu ayılar, bu hanzolar. Herif, sarı dişleri kokmuş kömüş gibi, elinde silahla alenen geliyor, kokmuş sansar gibi; gizli yapmıyor adam. Bir de yaralı ayı gibi de kaçıyor bu köpekler, yine yakalayamıyorlar. Nasıl yakalayamazsınız, ben anlayamıyorum. İnsan on saniyede yakalar o çakalları. Tut, çök üzerine, al altına, değil mi? Götür, polise teslim et. Bir de insan nasıl görmez, şahit de olan olması lazım. Bütün halkımızın, milletimizin askere, polise, derin bir sevgiyle sahip çıkması lazım. Kendi evladımız, aynı kendi evladımız çünkü. Senin çocuğunu birisi sokakta vurmaya kalksa, ne yaparsın sen? Canın gibi korursun. Kendi evladımız, kendi evladımızı vuruyorlar, durulur mu? Devlet korusun, tamam güzel ama devlet sivile görev versin. Ben istiyorum, hayretler içinde kalıyorum ben bu olaylara. Kadınları çatır çatır vuruyorlar, sokakta öldürüyorlar döve döve. Televizyonda gösteriyorlar, millet de seyrediyor eli arkasında, sığır seyrediyor. Ne seyrediyorsun? Bağır hiç olmazsa, polis çağır, telefon et, hiç mi bir şey yapamıyorsun? Hatta bazen polis geliyor, polis de seyrediyor. Gördüm ben, gazetelerde de gördüm, televizyonda da gördüm. Onun için, askerin dışarıda sivil gezerken, milletimiz bütün Diyarbakır’da, Mardin’de birçok koçyiğit var, canımız kardeşlerimiz var, çok rahat korunabilir. Mutlaka çapraz koruma ile gezmeleri lazım. O onu çapraz korumaya alabilir, o da onu. Mesela biri önde yürürken, biri yandan onu takip edecek. Biri o yana giderken, öbürü onu yandan takip edecek, bu çapraz koruma. Bu çakallar belli zaten, ortada, anında da yakalanırlar bunlar. Bunların seyredilecek bir yönü yok. Ben hayretler içinde kalıyorum.
Sokak Röportajları
Devamı ...Sokak Röportajları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler