Adnan Oktar`ın 8 Temmuz 2011 tarihli A9 Tv ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Şu akvaryum gibi bir yer açmışlar, haberin var mı senin ondan? Hiç kimse bilmiyor mu? Bilenler bana anlatsın nedir bu? Sen mi gördün?
ADNAN OKTAR’IN ARKADAŞI: Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Nedir, nasıl o anlat.
ADNAN OKTAR’IN ARKADAŞI: Hocam, haşa deniz tanrısının heykelini koymuşlar akvaryumun içine. Avrupa’nın en büyük tematik akvaryumu diye geçiyor Hocam. İçerisinde birçok çeşit, 10 bine yakın balık olduğu söyleniyor Hocam, inşaAllah. Evrime yönelik birtakım açıklamalarla balıkları açıklamışlar.
ADNAN OKTAR: Bakın şimdi, evrime yönelik açıklamalar varmış orada. İstanbul Belediyesi yapmadı mı onu? Kardeşim, İstanbul Belediyesi Belediye Başkanı çok dindar bir insan, efendi bir insan. Ne alaka orada evrim? Ne tanrısı diyorsun?
ADNAN OKTAR’IN ARKADAŞI: Deniz tanrısı diye bir heykel koymuşlar Hocam, haşa.
ADNAN OKTAR: Deniz tanrısı diye heykel, buyurun. Deniz tanrısı diye heykel ve evrimle ilgili açıklamalar; “balıklar da evrimle oluştu” diye. Kardeşim, şimdi biz bizden kesilen vergilerle orada Darwinist propaganda yapılsın diye mi istedik oraya onu? Balık akvaryumunu onun için mi yaptırdık biz, konu bu mu? Kardeşim, “Allah yarattı” diyemiyorsan, hiç olmazsa evrimden bahsetme. Nereye koymuşlar o tanrı dedikleri şeyi.
ADNAN OKTAR’IN ARKADAŞI: Akvaryumun girişine, büyük bir şekilde çok görünür bir yere koymuşlar Hocam.
ADNAN OKTAR: Neresine yazmışlar?
ADNAN OKTAR’IN ARKADAŞI: Heykelin hemen ön tarafına açıklamasını yazmışlar Hocam. Deniz tanrısı olarak ismini yazmışlar Hocam, haşa. Ve mitolojik olarak açıklamasını yapmışlar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, ne alaka? Ne gerek buna? Ya Belediye Başkanı’nın haberi yok, ya dikkatinden kaçtı. Onu yapan işgüzar adamlar onu orada aradan geçirmiş de olabilirler. Belediye Başkanı’nın buna bir müdahale etmesi gerekir. Çünkü benim bildiğim bayağı muhafazakar, dindar, mukaddesatçı bir insan. Kapıya gelen çocuklar, oraya ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri geliyor. Deniz tanrısı diye oraya put koyacaksın, içeride de evrim propagandası yapacaksın, biz de oraya gelen insanların “Allah ne güzel yaratmış bu balıkları” demesini isteriz, değil mi? “Allah ne mükemmel yaratmış, Allah yaratılışta kusursuzdur, kusursuz güzel yaratır” demelerini isteriz. Allah’ı anmalarını isteriz. Adam kapıdan girer girmez deniz tanrısı ile karşılaşıyor, haşa. İçeride de evrim propagandasıyla karşılaşıyor. Biz de akşama kadar burada evrimin geçersizliğini anlatıyoruz. Şimdi bu oldu mu? Belediye Başkanı’na bir dilekçe yazalım. En azından bu konuda tarafsız kalmaları lazım.O zaman bizi de bıraksınlar, biz orada evrimin geçersizliğini anlatalım, değil mi? O zaman olur. Deniz Tanrısı dedikleri o putun etrafına da biz Darwinizm’in geçersizliğini anlatan bir sergi açalım. O zaman anlaştık. Ama açamıyorsak, o zaman acayip. O paralar boşa gitti demektir, yazık. Oraya gelen binlerce gence, mütesettir hanımlara, sakallı dedelere, gece gündüz Darwinizm propagandası yapacaklar. Genç delikanlıların, ilkokul, ortaokul çocuklarının beyinleri zehirlenecek. Ne gerek var kardeşim bunlara? Kime hoş görünme var burada, ne oluyor, ne yapıyor bunlar? Kardeşim, bunlara karşı susulmaz da. “Aman kimsenin taşını oynatmayalım. Şimdi taşını oynatırsak muhalif olur” falan, yok. Ben fert olarak Belediye Başkanı’nı severim, oy da verdik. İstanbul’da hakikaten başarılı faaliyetler yapıyor, güzel. Allah razı olsun. ama bu nedir? Yeni Şafak Gazetesi, sahibini de severim, gazeteyi de severiz, destekliyoruz da.
Bak buyur, benzer bir müze de Ankara’da varmış. “TÜBİTAK restore edilerek yeniden açıldı.” Orada evrimi anlatan panolar koymuşlar. Kardeşim, bizim millet zaten buna bu zamandan sonra inanmaz, milletin alnını kaşır gibi. Gece gündüz anlattık. Yaratılış Atlası tuğla gibi, konuyu anlatıyor. Gidin, çıkın bir Ankara’da gezin bakalım kim evrime inanıyor.
Yeni Şafak’ta, Türkiye Gazetesi’nde, hatta hiç ummadık Vakit Gazetesi’nde, Milli Gazete’de evrimle ilgili yazılar çıkıyordu. Tabii sevdiğimiz kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, uyardık, çıkartmadılar. Ama Türkiye Gazetesi’nde saydık, en az 10 kere evrim haberi çıkmış. Bu nasıl bir unutkanlıktır, bu nasıl bir dikkat dağınıklığıdır? Acayip.
ALTUĞ BERKER: Akvaryumdaki heykeli gösteriyorum Hocam, inşaAllah. Demin bahsettiniz.
ADNAN OKTAR: Bu, değil mi? Kardeşim, insaf. Dindar, mukaddesatçı bir Belediye Başkanı’nın yapacağı iş mi bu? Herhalde bunu anladığım kadarıyla ihale etmişler. “Ne yapıyorsanız yapın. Oraya bir şey kurun” demişler. Adamlar da işgüzarlık edip oraya putu oturtmuşlar. Şimdi oraya milyonlarca Müslüman gelecek, putun karşısında ihtiram duruşu duracaklar, arkasından da Darwinist propaganda. Neye yaradı o peki o zaman? Allah rızası için onu bir şekle, şemale koysunlar. Yahut en azından karşıt, bilimsel cevaplara kapı açsınlar, imkan tanısınlar. Bu vaziyette bizim PKK’ya karşı ilmi mücadelemiz nasıl olsun? PKK’lı adam diyecek ki;“siz anti-Darwinist, anti- materyalistsiniz ama buyrun, AK Parti’li Belediye Başkanınız Darwinist propaganda yapıyor. Oraya putu da koymuş” diyecekler. Ne diyelim biz adamlara? Kasten yapmamıştır tabii ki. Belediye Başkanı “gidin oraya put koyun, Darwinist propaganda yapın” demez, ama başıboş bırakılınca olay böyle olur işte.
ALTUĞ BERKER: Gerçi önünde fotoğraf çektirmişler ama...
ADNAN OKTAR: Hayırdır inşaAllah, bakayım. Yani ya manasını anlamadı, heykelin amacını bilmiyor. Orada anti-Darwinist propagandası yapılması şart, bilimsel açıklama yapılması şart. Bize Belediye Başkanımız hemen imkan tanımalı. Orada muazzam olur. O zaman onun meydana getireceği tahribat dengelenmiş olur, inşaAllah.