Adnan Oktar`ın 5 Ağustos ve 3 Ağustos 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Fikri mücadele şarttır, fikri mücadele ile bu konu hallolur, bunun dışında hallolmaz. Yani askeri çözüm olmuş olsa, en fazla bir yılda hallolurdu. 30 yıldan beri tırmanarak gelişti ve gittikçe bölgeye yayıldılar. Zaten şu an olayın çapını görüyorsunuz. Onlar geceli gündüzlü fikri çalışma yapıyorlar. Eğitim kamplarında, akademilerde, kendilerine göre isim vermişler. Çeşitli açık veya kapalı okullarda Marksist, Leninist, materyalist, Darwinist propaganda yapıyorlar, onun sonucunda bir din oluşuyor. Materyalist bir din, Marksist, Leninist bir din, bir inanç, bir ideoloji oluşuyor. Savundukları bir mezhep diyelim veyahut küfrün mezheplerinden bir tanesi oluştu. Ve bunlar buna iman etmiş, canını verecek derecede iman etmişler. Bu inancın yanlışlığının onlara öğretilmesi gerekiyor, anlatılması gerekiyor. İnancın dışında bir insan 2 bin metrelik dağın tepesinde, mağaranın içinde, elinde silahla beklemez. Çünkü onlara bir menfaat sunulmuyor, yani yiyecek içecek, nefsani hiçbir şey sunulduğu yok. Tek sunulan şey; ideoloji, bir inanç sunuluyor. Marksizme inanan insanlar hep böyle olmuştur. Yani çatışmaya girmişlerdir, savaş ortamı oluşturmuşlardır, Kamboçya’da, Vietnam’da, Laos’ta, Küba’da, her yerde bu kendini göstermiştir ve gerilla savaşı yapan, bu tip faaliyetlerde bulunan kişilere karşı hemen hemen hiçbir devlet başarı elde edememiştir. Gerilla savaşıyla, komünist terörle yapılan mücadelede netice alan bir devlet, ben hatırlamıyorum, yoktur. Belki tek tük var gibi görünse de, aslında işin doğrusu hiç yok. Ama fikri mücadeleyle yenme vardır, fikri mücadeleyle yenersin. Bunu biz geceli gündüzlü söyleyeceğiz, eninde sonunda bu kabul görecek. Gerçi biraz vakit alacak ama eninde sonunda kabul görecek. Adam dağda, mağarada bile gece gündüz Marks’ın kitaplarını okuyor, Lenin’in kitaplarını okuyor, Darwin’in eserlerini okuyor, kitaplarını okuyor. Gece gündüz Marksist, Leninist, Darwinist eğitim alıyorlar. O küçük çocuklara bile, polis taşlayan çocuklara bile gece gündüz, evlerde, sokaklarda, kahvelerde Marksist, Leninist eğitim veriliyor. Ve sonuçta bunlar Marksist öğretmenler, Darwinist, materyalist öğretmenler olarak toplumun içine girip, orada propagandaya devam ediyorlar. Bunu seyrederse bir millet, devlet, topluluk hata yapmış olur. Bizim milletimizin de seyretmeye niyeti yok. Bizim hükümetten de çok fazla beklentimiz olması biraz zor. Çünkü hükümet dini, İslam’ı anlatamaz. Yani Marksizm’e, Darwinizme, materyalizme karşı mücadele eder de edemez. Çünkü dünyada modeli yok, öyle görülen bir model yok. Bir devlet çıkıp ta İran dahil, Suudi Arabistan dahil, “biz Marksizm’e, Leninizm’e, Darwinizme karşıyız, anti Darwinist propaganda yapıyoruz” demiyor, diyemiyorlar. Suudi Arabistan’dan buraya alimler geldi, ben görüştüm, adamlar Darwinist, materyalist. “Ne gerek var, Darwinizme karşı mücadele ediyorsunuz” diyorlar. Yeşil komünist derlerdi bir ara, hem Müslüman hem komünist. Öyle bir kafa var bütün İslam aleminin büyük bir bölümünde. Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Filistin’de öyle bir kafa çok yaygındır, bilinir. Şimdi şimdi biraz gerilemeye başladı. Bizim yoğun faaliyetlerimizden sonra bu kafayı bırakmaya başladılar. Buna karşı yapılacak şey, bizi sevenlerin, kardeşlerimizin yoğun olarak hem faaliyetlerde bulunmaları hem de ilgilileri uyarmaları. Bir olur, iki olur, üç olur, beş olur en sonunda gerçek kabul edilecektir. Başka bir çözüm görünmüyor.
BETÜL HANIM: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Bir tane çözümü vardır; anti-komünist, anti-Stalinist, anti-Marksist bilimsel çalışma. Devlet bunu şu ana kadar hiçbir şekilde yapmadı ve yapmıyor, devam ediyor, yapmamaya da devam ediyor. Bu yapıldığında komünistlerin şah damarı koparılmış olur, beyni dağıtılmış olur. Çünkü bu bir inanç meselesi, bu bir ideoloji meselesi. İdeolojiye karşı çözüm nedir?İdeolojinin ortadan kaldırılmasıdır. İdeoloji ortadan kaldırılmadığında anarşi, terör devam eder. Tek çözüm o beynin, o inancın ortadan kaldırılması. Adamların öldürülmesi değil; inancın ortadan kaldırılmasıdır.İnancın ortadan kaldırılması için de bilimsel çalışma gerekiyor. Anti-Marksist, anti-Leninist,anti-Darwinist bilimsel çalışma kökünden halleder ve bitirir, kısa sürede de konu hallolur.
“Kardeşim bizi bırakın biz burada rahat yaşayalım, biz ayrı ırktanız, bizi bırakırsanız anamızın çorbasını içer, yan gelir yatarız” diye bir olay yok. Adamlar; “arkadaş biz komünistiz” diyor, komünist olduğunu söylüyor, Allah’sız, kitapsız olduğunu söylüyor. “Allah’a, dine, mukaddesata savaş açtık ve dünyayı komünist yapacağız, Marksist, Leninist, materyalist görüşe sahibiz. Rusya komünizmi dünyaya hakim edemedi biz edeceğiz, yarım kalan bu hesabı bitireceğiz, olay bu kadar basit” diyor. Bölge de gerilla savaşına son derece müsait yani arazi son derece müsait. Halkı da propagandayla ve korkutarak etkileri altına aldıkları için epey bir kısmını, gerilla savaşının aşağı yukarı bütün imkanlarını elde etmiş durumdalar. Çünkü gerilla savaşında halk desteği gerekiyor. Halkı korkutarak elde etmişler bunu, büyük bir bölümünü elde etmişler. İstihbarat sorunları yok, lojistik sorunları da yok, yiyecek, içecek, her şeyi çok rahat sağlıyorlar. İstihbaratı da çok rahat sağlıyorlar. Mesela ben bir gün bir film seyrettim, internetten film indirdim. Komutanlar askeri operasyon yapıyor, naklen yayın var. Komünistler, şu anda paşa ilerliyor, şunu yapıyor diyor. Konuşmalarını veriyor, askerlerin konuşmalarını, paşanın verdiği talimatları söylüyor. Şunu söylüyor şu an diyor, naklen yayın yapıyor adam, anlatıyor. O kadar içine girmişler olayın. İstihbarat sorunları da yok adamların. İlaç sorunu da yok. Eğitilmiş adam, komünist adam, Allah’sız, kitapsız olduğu için gözü döner. Yani ölmek ve öldürülmek, bir komünist için hiçbir şey değildir, hiçbir anlamı yoktur. Adam öldürmek, bir karınca ezmek gibi. Karınca ezmek bile onlar için daha zordur belki. Böcek gibi görür insanı, çok çok rahat öldürür. Kendinin ölümü de onun için hiçbir şey değildir. Çünkü ölümden sonra hayata inanmıyor, zaten ölmek istiyor. Ölme ve öldürme bir komünist için en kolay, en çok istediği olaylardan bir tanesidir. İkisine de tutkuyla istek duyar, hem ölmeye hem öldürmeye çok şiddetli istek duyar komünist, bu PKK. Ve bunların Marksist, Leninist eğitimle artık beyinleri uyuşmuş durumda. Uyuşmuş derken, o bağnaz inancın, içine girmiş durumdalar. Şimdi farz edelim orayı komünist yaptılar Allah esirgesin, haşaneuzibillah,Allah korusun, yaptılar“oh ne kadar rahat oldu ya, bak, bölgeyi ele geçirdik. Şimdi rahat rahat yemeğimizi yiyelim. Şu Türkiye’yle de bağlantımız koptu” diyecekler. Kaval çalacak, koyun güdecek, işine gücüne… Böyle bir şey olmaz. Adam onun için mi kendini öldürtürdü, onun için mi bu kadar mücadele verildi, onun için bu eğitim yapıldı? Komünizmde devrimin sonu yoktur. Komünist mücadelenin sonu yoktur. Tez, antitez inancı vardır, sürekli maddede çelişki inancı vardır. Toplumda çelişki inancı vardır ve komünist mücadele hiçbir şekilde durmaz. Komünizmde, devrim ihracı vardır. Adam orayı komünist ettiğinde, ikinci aşamaya geçer. Civar çevreleri komünist yapmakla mükelleftir o. Çünkü bakın, halkları hedefleyen bir düşüncedir bu. PKK sırf Kürt komünizmi değildir. Yani Kürtleri komünist yapmak için PKK kurulmuş değil. Komünizmde ırk yoktur zaten. Öyle bir düşünce yoktur komünist düşüncede. Yani ırk kabul etmez komünist. Dünya halkları ve proletarya vardır. Ezilen halklar düşüncesi vardır. Dolayısıyla Türkiye’ye de sirayet edecektir, her yere sirayet edecektir. Ve her yeri vurmaya kalkacaklardır. Orada büyük bir süper devlet kurmayı düşünüyorlar. Ermenistan’la da birleşip, Ermenileri tabii o anlamda kaale alan değil de yani rahat hareket edecekleri bir alan meydana getirmeyi düşünüyorlar, Ermenilerin rahatça yerleşebileceği gibi. Yoksa onlara bir sınır hakimiyeti verme ayarında değil. Çünkü onlarda, “biz halk” diyor. Yani halklardan bir halk. Ermeni halkı gelsin istedikleri gibi yerleşsin, orayı da komünist yapmayı düşünüyorlar, Ermenistan’ı. Zaten daha önce komünistti onlar. “Nerde kalmıştık?” dedirtecekler. Zaten bir nevi komünist idare ile idare ediliyor Ermenistan şuan. İçerden de bunları destekleyen Türkiye’de çok fazla komünist var. Yani PKK’yı destekleyen eski komünistler var, eski Maocular var. Yani bir komünist kolay kolay vazgeçmez komünistlikten. Yine komünistliğe devam eder o. Sadece renk değiştirmiş kabuğunu kapatmıştır, zemin müsait olmadığı için, başka bir stile girip mücadelesine, yani bir kamuflaj hareketidir o. Araziye uymuştur. Yine devam eder iki ileri bir geri gider. Marksist, Leninist düşüncenin, Lenin’in bir taktiğidir bu. “Bir çekici vurduğun vakitçekiç itilmez” diyor. “Sürekli bastırılmaz. Çekici yukarıya kaldırırsın darbenin daha iyi vurulması için” diyor. Onların yaptığı da budur.
Bir kere devlet bunu kabul edecek, yani komünizm diye dünyada büyük bir bela var, deccaliyet var. Deccaliyete karşı Mehdiyet’in dışında bir mücadele metodu yoktur ve mutlaka mağlup olunur, deccaliyete karşı Mehdiyet ile karşılık verilmezse. Yani ikinci bir yol yoktur, dünyanın neresinde olursa olsun yenilirler. Mesela şimdi bakın Avrupa’da ekonomik kriz başladı. Ekonomik krizin sonunda dayanamayıp komünist olurlar.Yani çıkarcı adamların, materyalist adamların yapacağı budur. Yani sürekli bu liberal ekonomiyle, kapitalist ekonomiyle baş edemeyince, komünizme dönerler. Şuan komünizmin zeminini hazırlamaya çalışıyor derin dünya devleti. Ekonomik krizi, derin dünya devleti çıkarıyor. Onun sonucunda, ekonomik krize dayanamayan Avrupa’yı, onları da komünist yapmayı düşünüyorlar. Türkiye’de ekonomik kriz çıkarmaya kalktılar, Mehdiyet’in bereketiyle buraya dokunamıyor ekonomik kriz. Bir mucize olarak dokunamıyor. Yani özetle toparlayacak olursak, komünizme karşı Türkiye çapında, dünya çapında büyük bir seferberlik gerekiyor. Bunun dışında bir mücadele metodu olmaz. Bilimsel, ilmi mücadele gerekiyor.
Yani ağlamalar, bağırmalar, gece gündüz bütün televizyonlarda PKK’nın yaptığı eylemler anlatılıyor, ama hergün. Otuz yıldan beri televizyonlarda bu var, her gün. Her gün cenazeler, her gün bombalama haberleri, her gün PKK’dan bahis. Abdullah Öcalan’dan bahsedilmeyen bir gün, PKK’dan bahsedilmeyen bir gün yok. Örgütün istediği de bu işte. PKK’nın istediği de bu. Bunun durdurulması için, karşı ilmi propagandanın dışında hiçbir yol yoktur.
“terör bir vahşettir, terör çok kötüdür, çok yanlıştır.” Yani PKK’lılar buna güler, bu üsluba.Yani çok acz içinde bir ifadedir bu onlar için, PKK için. Yani,“insanlık mı bu yaptığınız?” diyor. Mesela,“bu yaptığınız bir vahşettir” diyor. Adam zaten “ben vahşet yapmak istiyorum” diyor.Yani “şiddet kullanmak istiyorum, terör yapmak istiyorum” diyor, “komünizmin, Leninizm’in gereğidir bu” diyor. O da diyor ki; “yaptığınız vahşettir” diyor, “şiddettir” diyor. Aynı şeyi anlatıyor.
Kaç defa denmiştir bu? En az, en az ama en az bin kere söylenmiştir bu ifade ama en az. Ve hiçbir netice alınmamış. “Terör bir vahşettir”, “terör insanlık suçudur”, “terör ayıptır”. Karşında komünist gerillalar var ve komünizmin tek yöntemi şiddettir. Yani Marksist, Leninist düşüncenin, Stalinist düşüncenin başka bir yolu yoktur zaten. ‘Zıtların mücadelesi’ esası var adamlarda inanç olarak. Yani “‘tez-antitez-sentez’in çatışması vardır,çelişki vardır” diyorlar “dünyada”. “Biz” diyorlar, “bu çelişkiyi şuan yaşıyoruz. Zıtların mücadelesi var. Güçlü olan kazanır” diyorlar,“biz de savaşıyoruz” diyorlar; bu kadar. Leninizm’in mutlaka şiddet içermesi gerektiğini Lenin söylüyor;aksini savunanların da çok gereksiz konuştuklarını söylüyor. “Marksizm’in en ince detaylarını bile kavrayamayan, yüzeysel bakan, en kaba özelliklerini de tanıyamayan bir inancın neticesidir bu” diyor. Onun için, kınama mesajları PKK’yı sadece güldürür. Ve örgüt her gün propaganda yapıyor, bütün radyolar, televizyonlar PKK’nın istemeden propagandasını yapmış oluyorlar.Çünkü şehit cenazelerine ve o görüntülere PKK taraftarlarının ihtiyacı var. Gece gündüz insanların ağlamaları, şehitlerin kaldırılması, devlet erkanının orada bulunması, insanların göz yaşlarının silinmesi, tabutlara kapanması PKK için çok coşturucu, şevklendirici, mühim örgüt eylemidir.Ve her gün bunu yaparak -olmadığında da zaten gündemde tutulduğu da için-örgüt en önemli ihtiyacını bu şekilde karşılamış oluyor.Ve gece gündüz PKK’dan başka bir şey konuşulmuyor dikkat ederseniz, radyolarda, televizyonlarda.Gece gündüz her gün, otuz yıldan beri her gün PKK’dan bahsediliyor. “Şu eylemi yaptılar”, “bu eylemi yaptılar”, “bu kadar adam öldürdüler”, “bu kadar adam öldürdüler”.Çözüm? “Çözüm; yaptıkları bir vahşettir, çok ayıp yapıyorlar” diyor, “insanlık mı bu yaptığınız?” diyor. Adam zaten;“ben vahşet için ortaya çıkıyorum” diyor,“Leninizm’in gereğidir bu” diyor. Adam da diyor ki; “niye vahşet yapıyorsunuz?” diyor. “Çözüm bilimsel çalışmadır” diyoruz. Bakın, Darwinizm, materyalizmin çökmesiyle Marksist düşünce çöker,diyalektik düşünce çöker.Çöktüğünde adamın inancı kalmaz, inancı kalmayan adamın da saldırganlığı kalmaz, konu kapanır. Ve yerine inanç konacak, Kuran hakikatleri, Kuran mucizeleri, sevgi, şefkat, merhamet, Allah’ın emirleri onlara iletilecek; konu bu. Bu yapılmadığında da bu sistem durmaksızın ilerler ve devam eder. Ve hiçbir şekilde de kesilmez. Kınadı diye bayağı insanlar mutlu oluyorlar “Cemil Çiçek kınadı”. Adamları sadece güldürür bu. Çünkü binlerce kez, hatta binin de üstünde kınama olmuştur; hiçbir şekilde de etkisi olmaz. “Ne kadar acımasızsınız, ne kadar gaddarsınız” diyor. Zaten adam bunu duymak istiyor. Eyleminin gücünü görmek istiyor. Adam da diyor ki; “çok acayip eylem yapmışsın” diyor, “yakmışsın, yıkmışsın, perişan ettin” diyor, “vurup dağıttın” diyor. Bunu diyeceğine, “Marksizm’in, Leninizm’in cevabını biz resmi imkanlarımızla vereceğiz. TRT’den, radyolardan, her yerden dinleyeceksiniz. Biz bu sistemi kökünden kaldıracağız. Bu inanç sistemini, bu yanlış dini, bu şeytanın dinini, bu Marksist dini yıkacak bilimsel dokümanlara, ilmi birikime sahibiz. Profesörler, doçentlerimiz var. Alın size cevap” diye karşılarına çıkarsınız, konu biter. Cevabını vermediğin müddetçe o ideolojiye yenik olduğunu kabul etmiş oluyorsun. Adam diyor ki; “var mı benim ideolojime cevabın?” diyor. Cevap ne? Sessizlik. Adam diyor ki; “bak” diyor, “ben Marksist, Leninist düşünceyi savunuyorum” diyor, “var mı cevabın?” diyor. Sessizlik. “Darwinizmi savunuyorum” diyor, “var mı cevabın?” Sessizlik. “Stalin’in pratiğini yapıyoruz” diyor, “Stalinizm’in” diyor, “var mı cevabın?” Sessizlik. Sadece adam diyor ki; “vahşet yaptınız” diyor. “amma dağıttınız, amma vuruyorsunuz, amma acımasızsınız” diyor, “sel gibi kan döküyorsunuz, mübarek ramazan ayında olacak iş mi bu?” diyor. Adam zaten ramazanı kabul etmiyor, dini kabul etmiyor, imanı, Allah’ı, Kitab’ı kabul etmiyor; sen ramazandan bahsediyorsun. Bunu gördükçe onlar kuduruyor, PKK, coşuyor adamlar. Buna karşı çözüm onları moral yönden çökertmektir. Moral yönden çökertmenin yolu da inancını kaybettirmektir. İnancını kaybettirmenin yolu da Marksizm’in yıkılmasıdır, Marksist düşüncenin, en başta Darwinizmin. Darwinizmi yıktın mı zaten Marksizm diye bir şey kalmaz.
Bir kere devletin yapacağı ilk başta, Darwinist propagandayı bütün okullarda her yerde durdurmak. TRT’de de durdurmak. TRT’nin Darwinist propaganda yapmasına devlet müdahale etsin, durdursun. Lise, üniversitede resmi olarak Darwinist propagandası yapılmasın. Yapılıyorsa da, cevabıyla beraber yapılsın. İlmi cevabı verilsin. Tek yanlı propaganda yapılırsa, komünizmin ana zeminine ait bilgi akışı, ana felsefi zemin hazırlanmış olur. Onun üstüne komünizmi kurmak artık çok kolaydır. Bir insan materyalist, Darwinist düşüncedeyse yani onun zaten komünist olmaması için hiçbir neden yok ki artık. Yani materyalizme, Darwinizme samimi olarak inanıyorsa, tez, antitez, senteze inanıyorsa, diyalektik yapıya inanıyorsa, dünyada diyalektik bir sistemin olduğuna inanıyorsa, tamam işte komünist o zaman zaten, komünist olur. Başka ne olsun. Başka bir yol yok ki onun için. Olacağı şey komünisttir. Bütün çekirdek noktada, Darwinizm etrafında dolaşıyor. Darwinizmin ezilmesi konumunda, komünizm buhar olur. Komünist düşünce olmaz. Bize böyle deliler gibi saldırmalarının, bana böyle deliler gibi saldırmalarının kökeninde Darwinizmi ezmem var. Bakın, dünya çapında saldırıyorlar. Türkiye’de de böyle onların hampaları üçkağıtçıları iti kopuğu çakalı, hepsi köpek gibi üzerime saldırıyor. Saldırsınlar, evelAllah, coşarız. Ulubatlı Hasan gibi. Yani yarar geçeriz. Öyle bir sorun yok. Zaten onlar benim ilacım, onlar bana saldıracak, bende onları ezeceğim.Zevki orda o olayın yani, o büyük bir nimet. Yani o bir nimet olarak Allah tarafından veriliyor. Darwinizmin, materyalizmin ezilmesinde, devletin bize yardımcı olması lazım.
Biz yıkmaya çalışırken TRT Darwinist propaganda yapıyor, Şeş TV Darwinist propaganda yapıyor, hatta TGRT Darwinist propaganda yapıyor, Türkiye Gazetesi Darwinist propaganda yapıyor; durduramıyoruz. Kanal 7 Darwinist propaganda yapıyor, durduramıyoruz. “Cevabımızı yayınlayın” diyoruz, “onu da yayınlamayız” diyorlar. Peki, bu durumda neyi kınıyorsunuz? Ne yapıyorsunuz? Mutlaka karşıt, bilimsel anti-Marksist, anti-Darwinist çalışmanın yapılması gerekiyor. Bakın bunu bir ay dahi yapmış olsalar -bütün Türkiye şahit olsun- yerle bir olur, PKK diye bir şey kalmaz, bir ay. Biliyorlar yıkılacağını bunu yaptığımızda, herkes biliyor. Avrupa da bilir, herkes bilir, en çekindikleri. Onun için, benim üstüme bu kadar gelmelerinin nedeni bu, Bilim Araştırma Vakfı’nın üzerine bu kadar gelmelerinin nedeni o. Bizi imhaya yönelik hareketin nedeni bu. Çünkü PKK’ya net çözüm olduğumuz biliniyor. Bunu bildikleri için her yönden, yıkmak için gizli ve açık her yönden gayret ediyorlar. İddia edilen Ergenekon terör örgütü mensubu bazı devlet memurlarını da devreye sokuyorlar, bazı siyasileri devreye sokuyorlar, var güçleriyle bize yönelik bir imha hareketi, bana yönelik imha hareketi yapıyorlar. Biz de kıran kırana bunlarla mücadele veriyoruz, ilmi mücadele veriyoruz, hukukla mücadele veriyoruz yıllardan beri. Konu bu, karmaşık bir şey yok.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...İnteraktif CD'ler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler