Mağdur kadınlar karakoldan çevrilmeyecek

Ne demiştiNe oldu


Destan TV, 8 Mart 2009

Adnan Oktar: … Mesela aile için ensest ilişki de çok yaygın. Mesela genç kızlar bunu söylüyor, "vay ahlaksız, diyor, babana sen bunu nasıl söylersin?" Ağzını burnunu kırıyorlar çocuğun, peki kardeşim kime şikayet etsin? Yani nasıl ispat etsin? O anne babadır, sakın babasına böyle birşey söylemesin. Adam tecavüz etmeye kalkıyor veya direkt tecavüz ediyor. Mesela vakalar var, beş yıl tecavüz etmiş. Çocuk korkudan kimseye söyleyememiş. Niye, çünkü annedir, babadır kutsal sakın ağzını açma, ses çıkartma. Bu çok büyük bir ahlaksızlıktır. Ne demek anne baba demek? Anne baba, Allah’tan korkar, Allah’ı sever, saygılıdır, namusuna, onuruna dikkat eder, fikirlerine onun düşüncelerine… Tabi anne baba gibi davranır, ben ona anne baba derim, böyle ahlaksızlara anne baba denmez. Mesela gidiyor adam iddia edilen Ergenekon örgütüne mensup oluyor, onların talimatı ile hareket ediyor yahut PKK’lı oluyor veyahut dediğim gibi kızına tecavüz etmeye kalkıyor. Kızcağız gidip şikayet ediyor, savcıya şikayet ediyor. "Sen beni nasıl şikayet edersin" diye çocuğun alnından çekip vuruyor. Bu çocuk ne yapsın peki o zaman? Yahut mesela savcıya gidip şikayet ediyor. Şahidin var mı diyorlar, yok. Bu durumda bu çocuğun yapacağı güvenilir bir ailenin yanına sığınmaktır. Yani dindar, mukaddesatçı ailenin yanına. Direk resmi müracaatlarını yapıp, "ben böyle rahatsız ediliyorum, can güvenliğim yoktur, dövülüyorum, sövülüyorum, işkence görüyorum", görüyorsa ne yapılıyorsa veyahut tecavüz edildiğini varsa öyle bir şey onu belirtir, yahut edilmeye çalışılıyorsa onu belirtir, savcılığa bir dilekçe verir ve güvenilir bir ailenin yanında, güçlü bir ailenin yanında kendini muhafaza altına alır ve bu yapının, bu aile yapısının gelenek haline gelmesi gerekir, genç kızları genç insanları koruyan bir sisteme dönüşmesi lazım. Mesela hırsız ailenin çocuğu hırsız oluyor, çocuğu da hırsız yapıyor, yani çocuk kopabilsin buradan, bu meşhur bilinir. Mesela gayrimeşru alemde mesela kadın fahişelik yapıyor, ahlaksızlık yapıyor, çocuğu da fahişe yetiştiriyor, bu çok meşhur bilinen bir şey, Bu işte, bu tabudan kaynaklanıyor. Yani aileden hiçbir şekilde ayrılanamaz, babaya ve anaya itaat edeceksin. Çocuğu fahişe yapacak itaat olur mu böyle bir şeyde? Yapmak istiyor ve yapıyor da sonunda. Bunda itaat olmaz. Kuran’ın açık ayeti vardır. Allah’a isyan konusunda itaat yok. Bakın diyor ki 2006 yılında 17 bin 64 kişi aile içi şiddete maruz kaldı. Kardeşim ne mecburiyeti var? Niye her gün ağzını, burnunu kırdırsın? Niye kendini dövdürsün? Yani babandır döver, annendir döver. Hayvan mı bu? Bu insan, öyle bir şey olmaz. Öyleyse gider resmi müracaatta bulunur, devlete sığınır. Gider bir dostu, sevdiği, güvendiği kişi varsa onun yanında can güvenliğini korumak şartıyla kalır. Aile içi şiddete maruz kalanların %18 kadarı, aile içi taciz vakasına - bakın ensest vaka - %18 ensest ilişki var. Mesela babası sarkıntılık yapıyor, yahut abisi, amcası sarkıntılık yapıyor. Diyorlar, aman o senin amcandır, sakın ha, nasıl konuşursun? Mesela babası sarkıntılık yapıyor, aman nasıl konuşursun? Çocuk mustar kalıyor ve bu çok büyük bir beladır Türkiye’de. Böyle bir şey olduğunda derhal dilekçe verip ispat etmesi de şart değil. Edemez tabi ki, zaten şahit falan da bulamaz. Biz onun sözüne güveniriz yani o kişinin sözüne güveniriz. Öyleyse savcılığa dilekçe verir ve ayrılır.

Bunun değişmesi gerekiyor. Tam tersine değişmesi gerekiyor. Böyle durumda olan bir çocuk bu ferttir yani özellikle 18 yaşını geçmiş insanlar, koskoca aklı başında değil mi, artık bu devlet açısından kanunen kendi sorumluluğunu almış kişidir. Ama kendi sorumluluğunu alamayan 18 yaşın altında olanların da devletin direk kurumlarına sığınması lazım, devletin bu konuda özel yerleri olması lazım. Ve çocuğun ifadesine itibar edilmesi lazım, yani ispat mecburiyetinin olmaması lazım. Çocuk evin içinde nasıl ispat etsin? Yani babası mesela odasına giriyor, tecavüz etmeye kalkıyor. Nasıl ispat etsin çocuk bunu? Kamera mı getirsin yani nedir, fotoğrafını mı çeksin?
Mesela 2006 yılında yapılan araştırmaya göre Türkiye’de her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandı diyor. Rezalet. Çocuk istismarı, kadın istismarı, taciz ve aile içi tecavüz ve şiddet, ensest gibi olaylar yasal mercilere en az taşınanlar arasında. Bakın rezalete bakın. Çocuk istismarı, kadın istismarı, taciz, aile içi tecavüz, şiddet, ensest gibi olaylar yani babasının veya kardeşinin cinsel yönden kardeşine ahlaksızca yaklaşması, belki bilmeyenler olur onun için diyorum. Yasal mercilere en az taşınanlar arasında, çünkü ispat edemiyor çocuk. 2006 yılının Ocak-Eylül döneminde 12 bin 784 ayrı adli olay aile faktörüne kötü muamele olarak kayıtlara işlendi. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, aile içinde fiziksel şiddetin boyutları oldukça büyük. Araştırmalara göre Türkiye’de kadınların %57’si fiziksel, %47’si cinsel şiddete maruz kalıyor. %8’i ise tecavüze uğruyor. Aile içinde. Bu tam bir rezalet. Tam bir kepazelik, buna karşı aklı başında, makul bir örf geliştirilmesi gerekiyor. Makul bir gelenek geliştirilmesi gerekiyor. Mesela pamuk gibi anneler vardır. Çok efendi babalar vardır. İnsan dizinin dibinden ayrılmak istemez, canı ciğeridir. Nezihtir, onun fikirlerine, onun inançlarına saygı, hürmet gösterir. Değil mi? Yani haysiyetine, namusuna düşkündür. Ahlaksız olan, psikopat olan mesela iddia edilen Ergenekon mensubu olan bir ailenin çocuğu ne yapsın? PKK mensubu bir ailenin çocuğu ne yapsın? Mecbur mu PKK’lı olmaya? Yahut müptezel bir ailenin çocuğu onlarla müptezel olmaya mecbur mu? Tabii ki inancına göre hareket edecektir.
Buna biz eğer millet olarak bir karar alırsak, çok güzel çözüm alırız. Yaşı küçük olan çocukların devlete sığınmasının kolaylaştırılması lazım. Ve çok iyi bakılmaları gerekiyor. Yaşı büyük olanların da bir dilekçe vererek savcılığa, güvenilir, temiz ailelerin yayına yerleşmeleri, onların korunup kollanmaları açısından son derece güzel olur. Bunun dışında bu vahşi olay, bu zülüm bizim milletimizin yüreğini kanatmaya devam edecek gibi görünüyor. Bunun çözümü çok kolay. Bizim bunun için milletçe bir karar almamız gerekiyor. Yani anneye babaya her halükarda saygı diye bir şey yoktur. Taciz yapan, ahlaksızlık yapan babaya saygı olmaz. Hırsızlık yapan, ahlaksızlık yapan babaya saygı olmaz. İddia edilen Ergenekoncu olan babaya saygı olmaz. PKK’lı olan babaya saygı olmaz, anneye saygı olmaz. Müptezel olan anneye-babaya saygı olmaz. Saygı normal, aklı başında makul insana, Müslüman evladıdır, gerçek bir Türk-İslam ahlakını savunan bir insandır, buna saygı olur. Yani çocuk bunların fikrini ahlaksızlığını kabul edecek diye bir şey yok. Özellikle genç kızlar böyle bir risk gördüklerinde, böyle bir korku gördüklerinde kanuni muamelelerin uzatılmaması lazım. Yani ifadesine güvenilmesi lazım. Ben tehlike altındayım, tehdit altındayım bitti.

Destan TV:
Ve derhal tedbirinin de alınması lazım değil mi hocam?

Adnan Oktar: Derhal. Yani bunun iki saat yok sana öyle geliyordur. Hadi bakalım amcanla seni gönderelim. Şimdi çocuk karakola sığınıyor, şikayet ediyor. Babası geliyor karakola, tatlı yaptırmış falan, efendim diyor ben çocuğu çok seviyorum diyor, haşarı kerata diyor, olur mu yavrum diyor ben seni zaten. Çocuk diyor ki tecavüz etmeye kalktığını söylüyor, ahlaksız diyor. Ne biçim konuşuyorsun diyor.

Destan TV: Eline teslim ediyorsun, bir de gidiyor geriye.

Adnan Oktar: Ne biçim konuşuyorsun diyor, olur mu yavrum diyor, bak amcan da gelmiş hadi bakalım amcası sana emanet, götürüyorlar. Adam yine tecavüz ediyor, gidip alnına da kurşunu sıkıyor, bana diyor iftira attı diyor. Bu rezilliklerin durması gerekiyor. Veyahut adam PKK’lı, çocuk ne mecburiyeti var PKK’lı olmaya? Yahut iddia edilen Ergenekon mensubuysa ne mecburiyeti var? Yahut komünistse ne mecburiyeti var? Yani bu anne baba dokunulmazlığının kalkması gerekiyor. Cezaevleri müptezellikten, kan dökmekten, hırsızlıktan, ahlaksızlıktan dolayı, bu suçlardan dolayı hüküm almış anne babalarla doludur. Anne baba Türk-İslam ahlakını savunan bizim bildiğimiz anne babalardır değil mi? Öyledir, dedeler vardır mesela, tonton dedeler, gidip sakalları sevilir. Anneanneler vardır, babaanneler vardır, bunlar bir güzelliktir, süstür. Çocukları böyle ailelerin içinde yaşatmamız lazım. Böyle ailelere karşı bizim muhabbetimiz derin, çok çok şiddetli.

Destan TV: Evet, evet. Yani toplumsal bir çözüm gerekiyor bu iş için diyorsunuz, bu töre cinayetleri için de.

Adnan Oktar: Tabii ki. Tabii.

Destan TV: Hem devlet görevini yapmak durumunda, hem de toplumun bu konuda duyarsız kalmaması. Yani o anneyi babayı istediğini yapmakta muhtar bırakmaması lazım.

Adnan Oktar: Evet. Bakın çocuğun ifadesine itibar edilmiyor, annenin babanın ifadesine itibar ediliyor. Yani bu çok büyük anormalliktir bu. Yani bir kız çocuk bunu söyler mi durduk yere? Yani mesela diyor ki bunlar PKK propagandası yapıyor. Adam gidip de emniyetin gözü önünde, karakolda ben PKK’lıyım der mi? Dese zaten tutuklarlar. Çocuk yalan söylüyor diyor, alıp götürüyor. Öyle şey olmaz. Yani çocuğun ifadesine itibar edip saygı duymak lazım ve daima onun haklılığını esas almak lazım.

CNNTÜRK, 2 Eylül 2009



Kadına yönelik şiddette karakollarda yeni dönem başlıyor. Şiddete uğrayan kadının ifadesini alan emniyet görevlisi artık forma kendi adını da yazacak. Yani şiddet şikayeti sözde kalmayacak, görevli, şiddet mağdurunu evine gönderme kararı alırken sorumluluğunu da üstlenmiş olacak. İçişleri Bakanlığı ile kısa zamanda imzalanacak protokolü CNN Türk canlı yayınında Devlet Bakanı Selma Kavaf anlattı.

Kavaf, “Kadın şiddete uğradığı için karalola geliyor, yardım istiyor. SHÇEk veya belediyelerin konuk evlerinde misafir ediliyor veya uzlaştırılarak eve dönüyor. Daha sonrasında daha büyük şiddete uğrayarak geri döndüğü durumlar da oluyor. Bu kararın bir sorumlusunun olması gerekir.” şeklinde konuştu.
Zaman, 3 Eylül 2009



2009-09-04 13:00:04

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top