Sayın Mehmet Görmez: Kültür ve Sanat Olmadan Siyasetle İktidar Olunmaz

Ne demiştiNe oldu

Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında özellikle İslam topraklarında yaşanan acıların bitmesinin siyasetle olmayacağını, çözümün sevgi, kardeşlik ve barış yani Mehdiyet olduğunu, Mehdiyetle muhabbetin, sevginin, bilimin ve sanatın gelişeceğini sürekli anlatmaktadır.

Sayın Adnan Oktar’ın konuşmalarına benzer açıklamalarda bulunan Sayın Mehmet Görmez de sadece siyasetle iktidar olunamayacağına, bilimin, kültürün ve sanatın gerekli olduğuna dikkat çeken bir konuşma yaptı.

A9 TV, 3 Şubat 2014

ADNAN OKTAR: İnsanların ruhu da zaten siyasetten yandığı için, siyasette de genelde sertlik, dil dalaşı, dille çatışma olduğu için bazen, bazı yerlerde insanlar siyaseti sevgi kaynağı olarak görmüyorlar. Çatışmanın, sıkıntıların kaynağı gibi görüyorlar. Halbuki siyaset deyince akla sevgi gelmesi lazım, muhabbet gelmesi lazım. Siyasetin sevginin emrinde olması lazım. Siyaset sevgiye hizmet etmesi lazım. Siyaset dünyanın birçok yerinde kavgaya, bölünmeye, atışmaya, laf sokmaya, birbirlerini üzmeye... Dolayısıyla bir acımasız rekabete insanları zorluyor ve çekiyor. Mehdiyet devrinde siyaset, aşkın, sevginin kaynağı olacaktır. Aşkı, sevgiyi elde etmek için kullanılacaktır siyaset, inşaAllah.


A9 TV, 30 Temmuz 2013

ADNAN OKTAR: Felaket olmadan, dert olmadan insanlar anlamıyor. Aylardan beri anlatıyoruz. Diyoruz ki, “Kurtuluş bu”. “Yok” diyorlar, “Biz siyasetle...” Siyasetle olmaz, İslam Birliği’yle olur, Mehdiyetle olur.

Müslümanların başına İmam-ı Kebir tabir edilen büyük bir lider-siyasi lider değil, manevi lider, sevgi lideri, bir sevgi öğretmeni- gelmesi lazım. Herkese nazı geçen, herkesin de ona nazının geçtiği güzel bir insan. Bu kadar, başka bir şey yok. Bütün dünya dehşet içinde. Hop oturup, hop kalkıyor herkes. Izdırap, acı çekmeyen insan yok gibi bir şey. Bunun ortadan kalkması için Allah böyle bir kolaylık göstermiş. “İttihad-ı İslam’ı yapın” diyor Cenab-ı Allah, “Size ferahlık vereyim, bereket vereyim. Aksinde canınızı yakarım” diyor.


A9 TV, 7 Şubat 2014

ADNAN OKTAR: Mesela Filistin'de de şimdi El Fetih'le görüşmüş bazı dindar Museviler. ''Politika dine hakim olsun'' diyorlarmış. Sen ne konuştuğunun farkında mısın? Eski komünist, Stalinist kafa, Nasır döneminin kafası. Din, dünyanın ruhu. Allah dini dünyaya bir nimet olarak veriyor. Dünyayı yaratırken Allah dünyanın nasıl kullanılacağını da yanında prospektüs gibi, Kitap’la bize bildirmiş Cenab-ı Allah. ''Bu şekilde kullanırsanız dünyayı rahat edersiniz'' diyor. ''Yok, biz kendi kafamıza göre kullanacağız'' diyorlar. Kendi kafana göre kullandığında işte böyle oluyor dünya. Mahvoldu dünya. Allah'ın dediği gibi kullanırsan cennet gibi oluyor. Sanayi, bilim, sanat; her şey mükemmel oluyor. Her şey huzurlu oluyor. Her yerde Mehdiyet’e Cenab-ı Allah insanlara hizmet ettiriyor. Müslümanlar arasındaki ayrımın kalkması ancak Mehdiyetle olur. Sanatın, bilimin, estetiğin, güzelliğin, dünya hakimiyeti Mehdiyet’le olur.    


A9 TV, 24 Eylül 2013

ADNAN OKTAR: Amerika'nın da kurtuluşu, Türkiye'nin de kurtuluşu İttihad-ı İslam'da. Fakat Hıristiyanlarla iç içe bir İttihad-ı İslam. Bakın, bu çok önemli. Tam anlamıyla iç içe. Gizli, özel bir İttihad-ı İslam çalışması değil. Böyle milliyetçi bir İttihad-ı İslam çalışması değil. Sadece Müslümanları kaale alan değil. Hıristiyan dindarlarla, Hıristiyan ruhanilerle gece gündüz birlikte olarak İttihad-ı İslam oluşturmak. Ve çok şeffaf, her şey görünür bir üslupla sevgiyi, şefkati, merhameti, dostluğu, sanatı, bilimi, estetiği esas alan, Hıristiyanların, Musevilerin, Müslümanların özgürce yaşayacağı, bağnazlığa geçit vermeyen. Ama kırarak, dökerek değil. İkna ederek, sevgiyle.


Akhaberler internet sitesi röportajı, 2 Kasım 2008

ADNAN OKTAR: Türk İslam Birliği bizim anlattığımız. Sevgiye dayalı, ırkçılıktan uzak, büyüklük iddiasından uzak. Büyük olan Allah'tır, biz kuluz. Bütün milletleri seven, onları da koruyup kollayan, Hıristiyanlara, Musevilere kucak açan, onları Türk İslam Birliği'nin içine almak için can atan bir düşünce. Daha önce böyle değildi. Türk Birliği iddiası vardı. Biraz kafatası düşüncesi var içinde. En büyük, en güçlü ırktır, dolayısıyla diğer ırklar hiçtir gibi mantığa götürebiliyorlardı. Halbuki öyle birşey yok. Bütün ırkları Allah yaratıyor. Hepsi bizim kardeşimizdir. Türk İslam Birliği içerisinde Rusya ihya olacaktır. Ermenistan'ın zaten Türk İslam Birliği'nin içerisine girmesini istiyoruz. Gürcistan'ın Türk İslam Birliği içerisine girmesini istiyoruz. Hatta İsrail'in de Türk İslam Birliği içerisine girmesini istiyoruz biz. Bizim Karaim Yahudilerinden bir sürü Türk kardeşimiz var. Velev ki, Türk olmasalar da, Hz. Musa'nın evlatları, Hz. İbrahim'in evlatları, peygamber nesli. Alınlarından öperiz biz onların inşaAllah. Yeter ki Allah'ı coşkuyla sevsinler, yeter ki helale harama dikkat etsinler, yeter ki, peygamberlere, meleklere karşı saygıları, sevgileri devam etsin. Öyle olduktan sonra zaten ayrımız, gayrımız olmaz inşaAllah.

 

4 Mart 2014, Haber Vaktim

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez bir konferanstaki konuşmasında şunları söyledi:

“Bilgide, fikirde, düşüncede, eğitimde, kültürde ve sanatta iktidar olmadan siyasette ve idarede iktidar olunmaz. Bugün Müslüman toplumların yaşadığı hayal kırıklıklarının büyük bir kısmı bundan kaynaklanmaktadır.

İslam’ın asıl gayesi ırkı, dili, rengi, coğrafyası, kültürü farklı insanları aynı inanç, ideal, gaye etrafında birleştirmek, yeryüzünü birlikte imar etmelerini sağlamak, insanlar arasında her türlü düşmanlık ve ayrımcılığı ortadan kaldırmaktır.”

2014-03-28 01:29:26

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top