Sayın Adnan Oktar'ın Yeni Açıklamaları (23 Ekim 2012; 24:00)

Cin Suresi, 1. ayet

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik" 
Cinlerin çok hoşuna gidiyor Kuran dinlediklerinde. Arapça orijinaliyle dinliyorlar. 
 
Cin Suresi, 2. ayet
 
"O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip-iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimiz’e hiç kimseyi ortak koşmayacağız."
"O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip-iletiyor.Onlarda da gerçek müminler var, Müslüman. Bunlar yobazlığa karşı cinler. Bir de yobaz cinler vardır. Onlar Kuran’ı esas kabul etmezler. Ama bak bu cinler Kuran’ı esas kabul ediyor. Hakiki müminler bunlar."O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' Hurafeye değil, uydurmalara değil, doğruya. "Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak koşmayacağız." Yani şirk koşmayacağız; müşriklik yapmayacağız, gericilik, yobazlık yapmayacağız diyorlar. 
 
Cin Suresi, 3. ayet
 
Elbette, Rabbimiz'in şanı Yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk. 
Bu da Hıristiyan cinlere cevap. Çünkü onlarda da Hıristiyan, Ermeni cinler var. Musevi cinler var. Özellikle Ermeni cinlerden çok çekiniyor cinler niyeyse. Aralarında bir anlaşmazlık var.
 
Cin Suresi, 4. ayet
 
"Doğrusu şu: Bizim beyinsizlerimiz, Allah'a karşı 'bir sürü saçma şeyler' söylemişler."
Cin yobazlar Allah’a karşı uydurma hurafeler çıkarıyorlar. Yobazlara, onlar beyinsiz diyor. “Bizim beyinsizler” diyor yani kendi kavmi içerisinde Müslümanız diyor ama yobaz. 
 
Cin Suresi, 5. ayet
 
"Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık."
Dürüst yaklaşacaklarını, dürüst olacaklarını sanmıştık.
 
Cin Suresi, 6. ayet
 
"Bir de şu gerçek var: İnsanlardan bazı adamlar, cinlerden bazı adamlara sığınırlardı. Öyle ki, onların azgınlıklarını arttırırlardı."
Cine tabi oluyor, onlarında azgınlıklarını artırıyor. Mesela masonlarda da vardır bu, cin çağırıyor gidip ona tabi oluyor. Bayağı aptal vardır öyle cinlere tabi olan. 
 
Cin Suresi, 7. ayet
 
"Ve onlar, sizin de sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardı."
İnsanlarda var ya, ateistler, inanmıyorlar. Cinlerin de ateistleri var. 
 
Cin Suresi, 8. ayet
 
“Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.” 
Güçlü, koruyucu bir sistemle. 
 
Cin Suresi, 9. ayet
 
"Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur."
“Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk.Bambaşka bir sistem bu. İnsanların bileceği bir sistem değil. “Göğün dinleme yerleri.” Bilimsel olarak şu an tespit edilecek bir şey değil. “Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur.” Yakıcı bir ateş bulur. Bu da insanların bileceği bir boyut değil. 
 
Cin Suresi, 10. ayet
 
“Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"
Yeryüzünde nasıl bir olay olduğunu şu an tespit edemiyoruz, diyor. 
 
Cin Suresi, 11. ayet
 
"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz."
“Gerçek şu ki, bizlen salih olanlar vardır” Samimi cinler vardır. İşte onları arkadaş edineceğiz. Hz. Süleyman (as) devri gibi. Salih cinle her türlü işi yapabilirsin. Mehdi (as) bu cinlere sahip olacak Allah'ın izniyle, her işi yaptıracak onlara. “ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz." Yobaz da var, Ermenisi de var, Musevisi var, ateisti var, çeşitli yolların adamları olmuştu diyor cin. 
 
Cin Suresi, 12. ayet
 
"Biz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de O’nu hiç bir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık."
“Biz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de.” İnsan kaçamıyor fakat cin kaçabileceğini zannediyor. O ışık hızıyla da kaçsa yine kurtulamıyor. “kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamayacağımızı anladık." Çünkü bir ateş vuracağı vakit sıçrar kaçarım zannediyor. Tam isabet vuruyor Allah hemen. 
 
 
Al-i İmran Suresi, 138. ayet
 
Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür.
“Bu Kur’an” diyor Cenab-ı Allah. Bakın, müşrikler, yobazlar iyi dinlesinler. “Bu Kur’an” Sadece Kuran,“insanlar için bir beyan” dolambaçlıktan uzak bir açıklama, her türlü müphemlik, karışıklıktan uzak; yobazları biliyorsun karmaşıklık vardır, müphemlik vardır. Yani hiçbir şey net değildir. Bak ne diyor? “Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan” diyor Cenab-ı Allah. Net, açık, müphemlikten uzaktır. “Sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür”. “Sakınanlar Kuran’a tabi olduklarında hidayet bulurlar” diyor. Hidayet nedir? Allah’a iman eder, bağlanır, sevgiyle kendini Allah’a teslim eder. Ve “Öğüttür”, doğru olan neyse onu anlatır. 
 
Al-i İmran Suresi, 139. ayet
 
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
“Gevşemeyin” diyor Allah. Saldırsalar da, itlik de yapsalar, istediklerini yapsınlar, ne yaparsa yapsınlar,“Gevşemeyin, üzülmeyin” Haram kılmış, Allah herkese haram kılmış. “üzülmeyin eğer (gerçekten) iman etmişseniz” Yani sağlam ve samimi iman ediyorsanız “en üstün olan sizlersiniz”. “Dünya hakimi yapacağım” diyor Allah. En üstün ne demek? Amerika’dan, Rusya’dan, dünyanın bütün ordularından hepsinden daha üstünsünüz. Üstün olunca nasıl olur insan? Galip olur. Hizbul galibun diyor Allah, Allah hizbi galip olandır, Hizbullah diyor. Mutlaka yenersiniz diyor Allah fikirle, ilimle, sevgiyle. 
 
Al-i İmran Suresi, 140. ayet
 
Eğer bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir. İşte o günleri biz onları insanlar arasında devrettirip dururuz. Bu, Allah'ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahidler (veya şehidler) edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez;
“Eğer bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir”. Mesela,PKK ile mücadelede. “İşte o günleri Biz onları insanlar arasında devrettirip duruyoruz”. Bir onlara bir şeyler olur, bir size bir şey olur, imtihandır diyor Allah. “Bu, Allah'ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahidler (veya şehidler) edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez;
 
Al-i İmran Suresi, 141. ayet
 
(Yine bu) Allah'ın, iman edenleri arındırması ve inkar edenleri yok etmesi içindir.
(Yine bu) Allah'ın, iman edenleri arındırması” Temizlemesi, net hale getirmesi “ve inkar edenleri yok etmesi içindir”. “Onları yok edeceğim” diyor Allah. 
 
Al-i İmran Suresi, 142. ayet
 
Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?
“Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri” Cehd edenleri, gayret edenleri, “belirtip-ayırt etmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırt etmeden” tam netleştirip ortaya çıkarmadan “ve sabredenleri de belirtip-ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” diyor Allah. “Her iki tarafı da net ayıracağım” diyor Cenab-ı Allah, “Bütün açıklığıyla ortaya çıkacak” diyor. 
 
Al-i İmran Suresi, 143. ayet
 
Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
“Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz”. O kadar sıkılmıştınız ki ölümü temenni ediyordunuz. “İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz”. Ölümü istiyordunuz ama “İşte onu gördünüz” Şu an öldünüz, ölüm anını söylüyor Allah. Öldünüz ama bakıp duruyordunuz diyor, şaşırdınız. Yeni bir mekana, boyuta geçtiği için uykudan uyanır gibi, o zaman da onu kavramaya çalışıyor, ne oldu acaba diye? Ölmüş oluyorsun işte, yeni bir hayata girmiş oluyorsun.“Bakıp duruyordunuz” diyor Allah, o insanların şaşırmasını söylüyor. Ölüm anındaki o şaşırmayı.
 
Al-i İmran Suresi, 144. ayet
 
Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir. Şimdi o ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir.
“Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir”. “Birçok Peygamberler geldi” diyor Allah. “Şimdi o ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?” Peygamberimiz (sav)’in ölmesinden çekinenler oluyor, ne yapacağız diye. Allah da diyor ki,“siz topuğunuz üzerinde geri mi döneceksiniz o zaman” diyor. “İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez”. “Allah’ın dinine zarar veremezsiniz” diyor dönseniz de. “Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir”. “Kim şükür ediyorsa pek yakında ödüllenecektir” diyor Allah. 
 
Al-i İmran Suresi, 145. ayet
Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. 
“Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur”. “Ben emrederim, ondan sonra ölüm olur” diyor Allah. “O, süresi” Bu kadar ay, şu kadar gün, şu kadar saat, şu kadar saniye, şu kadar salise o vakit geldi mi ölüm oluyor, hiçbir şekilde durduramaz. “O süresi belirtilmiş bir yazıdır”. Ben onun süresini belirttim diyor Allah, kaderde belli diyor. Hiçbir şekilde değişiklik olmaz. “Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz”. Dünya ile ilgili mal, mülk ne istiyorsa veririz. “Kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz”. Ahiret sevabını.“Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz”. Müslüman dünyayı isterse Allah veriyor, ona ahireti de veriyor. Ama küfür dünyayı isterse o sadece dünyayı alıyor.
2012-11-02 10:32:21

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top