DAMLA HANIM:Yayınımıza Hocamız’ın katılımıyla devam ediyoruz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, maşaAllah zikrindeki sırlar. Haydi bakalım dinleyelim.
VTR
ADNAN OKTAR: Biraz Bediüzzaman’dan anlatayım. Bak Bediüzzaman diyor ki Hz. Mehdi (a.s) için “O zat, o taifenin uzun tetkikatı (tetkikleri) ile’’ uzun araştırmaları ve incelemeleri ile“yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak’’ Hz. Mehdi (a.s) işte Arapça bilmemesinin, vaktinin dar olmasının, vehbi ilme sahip olmasının, ledüni ilme sahip olmasının diğer bir açıklaması bu. Yani hazır bir ekibin yaptığı çalışmalardan istifade edecek diyor Bediüzzaman. Bizzat kendi yapmayacak diyor. “Onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir.’’ Yani şarkidlerin tamamı değil. “Bir kısım şakirdlerdir.’’ Öğrencilerdir. “Ne kadar da az olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.’’ Diyor bu öğrencilerin gücü diyor, maşaAllah. Bunlar hep gizliydi. Biz bunları ishar etmiş olduk. Bediüzzaman diyor ki, kendisi vazifesi için. Var ya Bediüzzaman ile ilgili filmler hazırlıyorlar, romanlar hazırlıyorlar, yazılar hazırlıyorlar. Şimdi Bediüzzaman’ın vazifesi neydi? Filmin başına bunu koyması lazım. Bediüzzaman diyor ki, vazifesinin ne olduğunu açıklıyor. “O ileride gelecek acip şahsın’’ Hz. Mehdi (a.s)’in. “Bir hizmetkarı’’ bak Hz. Mehdi (a.s)’in bir hizmetkarıyım diyor. “ve ona’’ Hz. Mehdi (a.s)’ye. “yer hazır edecek bir dümdarı’’ önceden gelen takipçisi. “ve o büyük kumandanın’’ Hz. Mehdi (a.s)’nin. “pişdar (öncü) bir neferi (askeri) olduğumu zannediyorum.’’ Film hazırlıyorsanız koysanıza bu konuyu. Bediüzzaman’ın dilinden bunu konuşturun. “Üstadım sizin göreviniz ne’’ dendiğinde, söylüyor Bediüzzaman bak. Onun dilinden bunu canlandırma olarak yapın. “O ileride gelecek acip şahsın’’ şaşılan ve hayret uyandıran şahsın,“bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarıve o büyük kumandanın pişdar (öncü) bir neferi (askeri) olduğumu zannediyorum’’. Biz hazırlayamaz mıyız bunu? Bediüzzaman’ın görüntülerinden, Bediüzzaman’ın dilinden bu konuşmaları? Biz yapalım. Mesela bir talebesi soruyor yapalım. Talebelerinden birisinin resmini koyup, soruyor yapalım. Farz edelim, Zübeyr Ağabey soruyor yapalım. Bediüzzaman’ın ifadesinden aynen yazısında olduğu gibi cevap verdirelim. Örnek de alırlar o zaman, inşaAllah. Bediüzzaman diyor ki bak: “ahir zamanın en büyük fesadı zamanında’’ ahir zamanda, bu vakitte. “Elbette’’ diyor bak. Vurgu var.“En büyük bir müçtehid’’ içtihad eden en büyük İslam alimi. “Hem en büyük bir müceddid’’ her yüzyılın başında dinin hakikatlerini, ders vermek üzere gönderilen büyük İslam alimi. Yenileyen, yenileyici. En büyük müçtehid, en büyük bir müceddid demek, en büyük mezhep imamı, şu ana kadar gelmiş geçmiş Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafii mezheplerinin imamlarının hepsinin üstünde. Caferi imamlarının, İmam-ı Caferi sadık hepsinin üstünde diyorBediüzzaman. “Hem kutb-u âzam’’ asrın kutbu. “O zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacaktır’’ Peygamberimiz (s.a.v)’in soyundan olacaktır. “En büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem Mehdî, hem mürşid, hem kutb-u âzam olarak bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacaktır’’ diyor Bediüzzaman. “Hem en büyük bir müceddid, hem hâkim’’ hakim, yani bütün dünyaya adalet dağıtan. “En büyük kumandan” diyor. Bütün İslam aleminin kumandanıdır diyor, inşaAllah. Mesela bak Bediüzzaman diyor ki: “Ta ahir zamanda hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri yani Mehdi ve şakirtleri Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişlettirir ve o tohumlar sümbüllenir.’’ Konuştursanıza işte Bediüzzaman’ı böyle. Boş boş konuşturma görüntüleri vermişler. Dini konuları tenzih ederim. İşin magazin yönü ve yahut demagoji yönü. Boş konuşma yönü değil, asıl hayati yönü, ittihad-ı İslam’a bakan yönünü esas almaları lazım. Bediüzzaman’ın ittihad-ı İslam ile ilgili sözlerini almaları lazım. Hz. Mehdi (a.s) ile, Hz. İsa (a.s) ile ilgili sözlerini almaları lazım. Böyle hazırlarlarsa vurucu, etkileyici olur, inşaAllah.
“Selamun Aleykum değerli Seyyid Adnan Hocam. Ben Paris’ten Murat Alim.’’ Bir televizyon kanalında evrenden bahsediliyormuş. Evrenin nasıl oluştuğu anlatılıyormuş. Anlatıyorlar işte, ahir zamanın özelliği. Mehdiyete isteseler de, istemeseler de yardım ediyorlar.
“Selamun Aleykum’’, Aleykum Selam ve Rahmutallahi ve Berekatuhu. “Gecemizin nuru, kandili canım Hocam. Çok kıymetli hazinemiz olan derin aşkınızı yine çok değerli bir yer olan gönül kristalimizin içinde saklıyoruz. Onun üzerine titriyor, yıpranmaması ve sürekli büyümesi için geceleri çok feyzli, ilimli, irfanlı nöbetler tutuyoruz. Ona kucağımızı, bağrımızı açtık. Onu sıcacık sarıyoruz. Bayılıyoruz bu aşka. O bizi büyütüyor, biz de onu büyütüyoruz. Canımızdan öte, bir tanemiz Seyyidimiz’’ diyor. Bir hanım kardeşimiz yazmış, maşaAllah.
“Selamun Aleykum’’, Aleykum Selam ve Rahmutallahi ve Berekatuhu. “Seyyid Muhammed Adnan Hocam. Yobazlar ve şeytanın diğer uşakları insanları aydınlatmanızı ve ittihad-ı İslam’ı savunmanızı hazmedemiyorlar. Ama kutsal kitabımız Kuran’ın ışığında ilerlemenizi ve yaratılışı 72 millete anlatmanızı inkar edemiyorlar. Fakat yobazlar kibirli oldukları için sizin etrafınızda Allah’ın yarattığı güzellikleri görünce çıldırıyorlar. Çünkü niyetleri ve nefisleri şeytana hizmet ediyor ve buna göre düşünüyorlar. Etrafınızdaki yaratılış harikası, bilgili ve yetenekli alime bayanları çekemiyorlar. Ve bunu her türlü yolu deneyerek sizi engellemeye çalışıyorlar. Ama Allah’ın izniyle beceremeyecekler. Çünkü Allah’ın vaadi budur ve olacaktır. Allah size ve size yardımcı olanların yolunu açık etsin, inşaAllah. Seyyid Muhammed Adnan Hocam ittihad-ı İslam’ın gerçekleşmesi için benim yapabileceğim ne olursa yapmaya hazırım. Verilecek görev ne olursa olsun bu kutsal davaya hizmet ederim. Sayenizde Allah vesile etti 20 gündür namaz kılmaya başladım’’ diyor, maşaAllah. Allah mübarek etsin. Allah kabul etsin. “İmanımı güçlendirmeye devam ediyorum. Allah sizden razı olsun’’ Gültekin Şafak, Konya.
“Selamun Aleykum, ümmetin parlayan yıldızı Seyyid Muhammed Adnan Hocam. Şeytanın Hz. Mehdi (a.s)’ın ayaklarının dibinde öleceğini anlatan hadisi şerifteki gibi sizde Hz. Mehdi (a.s)’ın öncüsü olarak şeytanın bütün kalelerini Satanizmi, onun atası Darwinizmi ve batıl ideolojileri ayaklarınız altında eziyorsunuz, inşaAllah. Bu yüzyılın Kuran tefsiri olan Harun Yahya külliyatını okuyorum. Küfrün bütün yollarını kilitlemişsiniz.Şeytan can çekişiyor, maşaAllah’’ diyor Sinan kardeşimiz. Edirne Keşan’dan yazmış.
“Hocam biz Pendik’ten Akif, Ebru abla ve ben. Her gece sizi A9 kanalından takip ediyoruz. Yüzlerce olan internet sitelerinden faydalanıyoruz. Bu hizmetleriniz için öncelikle Allah razı olsun diyoruz. Acizane bir sorumuz olacak size. Cevaplarsanız çok seviniriz. Hocam günümüzdeki İslam büyükleri toplanıp (Nakşibendi, Nur cemaati, Süleyman Hilmi Tunahan cemaati, İsmail Ağa cemaati, Menzil cemaati, Nuri Topbaş, Esad Coşan cemaati) 2012 yılından sonra bizi bekleyen olaylar değerlendirme toplantısı yapıp, birlik çağrısı yapılamaz mı? Bu organizasyonu bir tek sizin yapabileceğinizi düşünüyorum. Sizin de bununla ilgili bir düşünceniz, çalışmanız var mı? Türk-İslam Birliği’nden önce, Türkiye İslam Müslümanlarının birlik olması gerekmiyor mu? Hocam iyi çalışmalar diliyoruz. Oradaki herkese selamlar’’ Genellikle Türkiye’deki cemaatler halimdir, aklı başındadır, olgundurlar. Ama tabii bir kısım gruplar çekingenler, biraz ürkekler. Ümitvar olamıyorlar. İmanları bir kısmının zayıf. Yoksa sayı olarak Türkiye’deki İslam alimlerinin sayısı kat kat fazla. İttihad-ı İslam’ı oluşturacak sayı da yeterli. Ama iman zafiyeti ve ürkeklikten dolayı, Bediüzzaman da diyor “havf damarı’’ korkaklık ve yeis, ümitsizlikten dolayı felç oluyorlar. Şeytan iki yoldan onları yakalıyor. Bediüzzaman da bunu anlatıyor. Bir, “havf damarından’’ korkaklık damarından yakalar. İki, “yeis damarından’’ ümitsizlik damarından yakalar diyor. “Bu ikisinin izale edilmesinin’’ yok edilmesi gerektiğini söylüyor Bediüzzaman. İnşaAllah bu olacak.
“Muhterem Seyyid Muhammed Adnan Hocam, canım Hocam şu anda ailece sizi seyrediyoruz. Siz ara verince,’’ başka bir televizyon kanalına bakmış. “Fizikçi Doçent Doktor Caner Taslaman evrenin yaratılışının, Allah’ın yaratma sanatının bir yansıması olduğundan bahsetti. İlmi mücadelenizi artık her yerden dinlemeye başladık Hocam. Ailece selam ve hürmetlerimizi sunuyor, dualarınızı bekliyoruz. Dua ettiğiniz kardeşlerimize de gıpta ediyoruz.’’ Kıskanıyoruz yazmışsın ama olmaz. Gıpta ediyoruz diyeceksin. “Lütfen bize dua edin’’ diyor Osman Aydıner. Fizikçi Doçent Doktor Caner Taslaman. Bu kereta bana daha fındık gibi küçükken gelmişti. Yıllarca benim talebemdi. 20 yıllık falan talebemdir en az. Onun Darwinizme, materyalizme karşı olması için çok titiz şekilde eğittim zamanında. Benim elimde büyüdü yani. Darwinizme, Materyalizme karşı tam tavır aldı. Üniversitede de böyle iyi bir yerde olmasına ve Darwinizm konusunda özellikle o kürsüyü seçmelerinde o zamanlar tavsiye etmiştim. Aferin, o da fizikçi oldu, orada doçent oldu. Darwinizm konusunda da hakikaten çok iyi bilgisi vardır. Ama modern gidiyor tabii bizim diğer gençler gibi. Öyle değil, aşkla, coşkuyla Allah’tan bahsederek, Kuran ayetlerini açık açık söyleyerek. Entellikle din karıştı mı, başka bir şey olur o. O zaman etkili olmaz. Nitekim bak yaşlandı maşlandı. Güzel hizmetler yapıyor ama netice o kadar alamıyor. Çünkü Kuran’ı, İslam’ı, Bediüzzaman’ı, Mehdiyeti, İttihad-ı İslam’ı bütün detaylarını, güzelliğini ana konu edinmesi lazım. Çaktırmadan alttan gideceğim derse, seni alttan alta ezerler. Ve böylede netice alamazsın. Olmaz. Bizim Mustafa Akyol da öyle. O da küçükken gelmişti. Daha ufak küçük çocuktu. O zaman gelmişti. O da benim elimde büyüdü. Bunların hepsi benim elimde büyüdüler. Bildiğiniz tanıdığınız daha çok fazla var. Ben hepsini söylemiyorum. Yeri gelince söylüyorum. Ama iyi, maşaAllah. Gayreti iyi, gayret ediyor. Ama Allah’tan coşkuyla bahsetmesi lazım. İttihad-ı İslam’ı ön plana alması lazım. Mehdiyeti, Hz. İsa Mesih (a.s)’ın gelişinin ön plana alması lazım. Öbür türlü Allah hidayette boşluk meydana getiriyor. Hidayet olmadıktan sonra istediğin kadar ilmi konuları anlat, doçent ol, profesör ol,ordinaryus profesör ol hiç netice alamazsın.Nice profesörler geldi geçti Türkiye’den, hiçbir etkileri olmadı. İlla ki Allah’ın dediği gibi, Resulullah’ın dediği gibi olacak.
“MaşaAllah Hocam” diyor, “efkar bastı Hocam, meyve suyuna devam” diyor, “kulaklarımızın pası gitti, maşaAllah” diyor. Tabii ki meyve suyu, böyle güzel vişne suyunu koyacaksınız, böyle yudum yudum, hızlı da gitmeyeceksiniz; çarpar, yavaş yavaş. Alkol sakın ha, sakın sakın, çok çok tehlikeli. Beyin gider, karaciğer gider, gençliğiniz gider, ani etki yapar, birden tansiyonunuzu fırlatır; kontrol de edemezsiniz -Allah esirgesin-, mahveder insanı. Alkol ayrıca çok kilo da aldırır, siroza kapı açar. Ne gerek kardeşim, hiçbir faydası da yok. Koy vişne suyunu güzel, üstüne de bir parça üzüm suyu koyarsın, siyah üzüm suyu. Ne gerek var öbürlerine.
“Lübnan’lı bir Bakan Türkiye’yi uyardı, dedi ki: ‘Türkiye eğer Suriye’ye saldırırsa, biz de Rusya ve İran ile birlikte Türkiye’nin şehirlerini yerle bir ederiz’ diyor. “Hocam çok korkuyorum, o kadar çok ki. Arap ülkeleri devletleri var, petrol onlardan soruluyor. Neden sürekli biz onların işleriyle uğraşıyoruz. Resmen savaşa sürüklüyorlar bizi” diyor.
Öyle bir şey yok. Savaş kararı Mehdi (a.s.)’a sorulmadan alınamaz, İsa Mesih (a.s.)’a sorulmadan alınamaz, Hızır (a.s.)’a sorulmadan alınamaz. Üçü de savaşa karşı, müsaade etmiyorlar. Dolayısıyla yapamazlar.
Abdullah Demiroğlu. “Merhaba, ben size Hakkari Çukurca’dan yazıyorum, asker kişiyim. Doğudaki Allah inancı az olan insanlara sizin bazı TV yayınlarını Kürtçe olarak verin. Bunu yapmadan önce reklam verin. Yerel gazetelerde fazla para tutmaz. Fikir diyor parantez içinde. “Burada faydası olur” diyor, “iyi geceler” diyor. Abdullah Demircioğlu.Nasıl yapacağız onu Kürtçe? Kürtçeye tercüme mi, onu mu kastediyor? Biri tercüme edecek değil mi, ben yapmayacağım yani?
“Darwinizm, materyalizm, hepsi oldu darmakeşan / Evrimciler nerede, hani hani nerede küfür saçan / Karanlığın bağrından bir güneş gibi açan / Baş harflerine gerek yok, Seyit Muhammed Adnan.”Allah Allah. Abidin Mele. Abidin çok güzel isim. Güneydoğu’da mele derler alimlere, onun da soyadı öyle.
Urfa’dan, Ömer Faruk Çavur. “Allah’ın selamı üzerinize olsun, geceniz bereketli ve ihya olsun.” Ve Aleyna Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Hocam, siz benim canımsınız” diyor, “çok seviyorum sizi” diyor. “Bana Kürt diyorlar” diyor, “Kürtmüşüm elhamdülillah, ama bence hepimiz kardeşiz. Bu da PKK’ya konu olsun” diyor. “Hocam, harbiden çok cesaretlisiniz, helal olsun Hocam” diyor. Kürtler bizim canımızdır. Kürt dedin mi aklına ne gelecek biliyor musun? Delikanlı gelecek, mert adam, misafirperver, mütevazi, mazlum, onurlu, şerefli, asil, koçyiğit delikanlı aklına gelecek, Selahaddin Eyyubi aklına gelecek, Bediüzzaman aklına gelecek, Anadolu aklına gelecek, bütün Anadolu aklına gelecek. Kürtler bizim canımızdır. İftihar ediyoruz Kürt kardeşlerimizle, iftihar, onur duyuyoruz. Dünya tatlısıdır hepsi, maşaAllah. Hepsi çok sevimlidir, çok efendi, hürmetkar, nezih.Mesela bir kardeşimiz var Kürt, büyük bir çarşıda. Ne zaman gitsem; kendisi bayağı ünlü tanınan birisi, yani büyük bir camianın da başı. İki büklüm olup elime sarılıyor, böyle eğilip elimi öpüyor, iki büklüm oluyor koskoca adam, maşaAllah. Acayip hürmetkar, acayip nezaketli, lafını sözünü çok bilir, Allah’tan Kuran’dan bahseder. Çok çok efendidir Kürtler. Onu bildikleri için, bu mübarek insanları; çoğu da Seyiddir, iddia edilen Ergenekon terör örgütü yok etmek için, ve kahpe teşekküller, alçakça oyun oynuyorlar onları böyle her taraftan kuşatıp yok etme yönünde bir plan hazırlamışlardı. Allah ayaklarına dolandırdı. O canlarımız da, inşaAllah İttihad-ı İslam oluştuğunda, güzel Kürt çadırlarında beraber sıra gecesi yapacağız.“Çok içten samimi olarak söylüyorum, sizi çok seviyorum. Saygılarımla” diyor kardeşimiz.
“Hocam, iyi akşamlar. Yanınızdaki bayraklar neyi simgeliyor Hocam” diyor, Ozay İmam. Şimdi Ozay, bilmiyorum, belli olmuyor mu bayraklar. Bak, hemen bakıldımı; Uygurlar, Gazneliler, Selçuklular hemen anlaşılıyor. 16 Türk devletinin bayrakları. Türk milleti biliyorsunuz 16 devlet kurdu inşaAllah, onun bayrakları.
DAMLA HANIM:Hocam, siz vizelerin kalkması gerektiği konusunu yıllar önce gündeme getirdiğinizden bu yana, hemen her ay bir ülkeyle vizeler kalkıyor, maşaAllah. Son olarakta dün hem Etiyopya hem Nijerya ile Türkiye arasında vizelerin kaldırılması yönünde birer anlaşma imzalanmış, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Gülay Hocam, nasılsınız?
GÜLAY HANIM:Çok çok iyiyim Hocam, Allah razı olsun. Az önce konuşurken bu iltifat konusunu düşündüm; Peygamber torunu olduğunuz için, Peygamberimiz (s.a.v.)’e ahlakınız çok çok benziyor, maşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.) de hep meclisindekilere iltifat edermiş, güzel yüzünden nasibini meclisindeki herkes alır, iltifat buyururdu diye hadislerde bildiriliyor. Herkese tek tek iltifat edip, herkesin gönlünü alırmış. Bu yüzden meclisinde olan herkes, onun nezninde kendisinden daha değerli kimse olmadığı hissine kapılırmış, maşaAllah. Aynı şekilde biz de aynı şeyleri hissediyoruz, çok razıyız maşaAllah, elhamdülillah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah, maşaAllah.
İşte Kürt çadırlarında, böyle genişaçık arazide hem kuzu çevireceğiz, hem böyle sazlı sözlü kardeşlerimizle şarkı söyleyeceğiz. Onlar bizim canımız, komünistlere teslim etmeyiz, ne vatanı ne de vatandaşlarımızı. Bunu unutacaklar, yeri göğü birbirine katarız, gök kubbeyi tepelerine göçertiriz. Yani şimdi, onlar deliyse, ben onlardan daha deliyim, yani ‘deli deliyi görünce değneğini saklar’ derler. Akıllı olacaklar inşaAllah. Müsaade yok, milim-santim toprak vermeyiz. Kardeşim, biz büyüyeceğiz derken adamların lafına bak; deli misiniz siz? Biz; Büyük Türkiye diyoruz, Adriyatik’ten Çin Denizi’ne kadar bütün bölgeyi inşaAllah, Allah’ın izniyle Türk İslam Birliğinin nefesiyle donatacağız. Adamlar bölünmeden bahsediyorlar. Bizi ikna etmeye çalışıyorlardı, biz kükreyince bak; tıs diye sustular, hiç çıtları çıkmıyor. Ayarınızı takının demiştim, değil mi, birçok yazar; ‘biz korkuyoruz’ derken. Yayın yapıyorlardı, ‘elimiz ayağımıza dolaştı, her tarafımız titriyor, işte bunlar ayaklanacak, bizi asıp kesecekler, bizim buna gücümüz yetmez’ falan diye. Vardı değil mi, isim vermeyeyim şimdi? Korkaklığı bırakın dedim, delikanlı olun dedim, doğru mu? Bak dedik, onlar 50 bin kişiyse, biz 25 milyon zinde çakı gibi asker çıkartırız, çakı gibi ama. Münasebetsizliği bırakacaklar. Ha İttihad-ı İslam’a yardımcı olmak istiyoruz diyorlarsa buyursunlar. Bu güzel, bu onurdur, şereftir; onun dışında bir yol yok, onu bırakacaklar.
Cem Şeker, İnci Sözlük ekibinden. “Adnan Oktar Hocam” diyor, güzel bir yazı yazmış. Yalnız Cem, yine olmamış. Ağabeyin yine yakaladı seni bak, ağabeyinden kaçmaz.
Yunus Aras. Yunus, sevgiyi öğreneceksin, muhabbeti öğreneceksin. İltifat güzeldir, sevgi güzeldir, dostluk güzeldir. Yobazlıktan kaçınacaksın.
“Harvard Üniversitesi’nden saygılarımızı sunuyoruz. Harvard’da doktora yapan iki fizikçiyiz, şu an doktoramızı yapıyoruz. Bize burada materyalist, Darwinizm dikta ettiriliyor, evrenin tesadüfen oluştuğu söyleniyor. Ama unutuyorlar ki, bizim raflarımızın en üstünde sizin kitaplarınız var inşaAllah. Hakikat ve evrenin mutlak yaratıcısı Allah’ın ilmini tüm beşere, aleme ileteceğiz. Bu arada, az önceki Kürtçe tercümeye karşı çıkıyorum. Bildiğiniz gibi, memleket-i cumhuriyenin resmi dili Türkçe’dir. Bu dil için bütün beşer-i alem Türk’ün büyük gücünü, Kemal Atatürk’le medeni aleme beyan etmiştir. Duyurursanız seviniriz, inşaAllah” diyor.Peki ama, gerçekten Türkçe bilmiyorsa Kürtçe biliyorsa bir vatandaş ona tercüme yaparız, niye yapmayalım. O kadar da katı olmaya gerek yok kardeşim. İngilizce, Almanca tercüme oluyorda, Türkçe bilmiyorsa benim oradaki annem, bacım, kız kardeşim, tabii ki ben ona Kürtçe anlatırım. Niye anlatmayalım, olur mu öyle şey? Ama mutlaka Türkçe öğrenmeleri lazım kardeşlerimizin. Bende Çerkezlik de var, Araplık da var, ben Türkçe biliyorum, konuşuyorum.
Gamze Çağlayan. “Merhaba Adnan Bey” diyor. Vay Gamze vay, vay Gamze vay. Demek ki beni seviyor, inşaAllah. Biraz da kıskanıyorsun Gamze. “Dikkatimi çeken önemli bir konu hakkında size sormak istiyorum. Neden karşınızda oturan ve yanınızda oturan ve her gün sohbete katılan bayan arkadaşlarınız çok neşeliler?” diyor. Gamze’ciğim, canım ciğerim, ne yapmaları gerekiyordu bana söyle. Ağlasınlar mı, ne yapsınlar çocuklar?
Kenan Gül. “Hocam, ben şarkıcı olmak istiyorum” diyor, “sesim de çok güzel” diyor. Şimdi, amatör söyle de, şarkıcı olmak ne alaka şimdi yani. Şaka diyorsun herhalde. Gel bizim programda söyle o zaman, madem istiyorsun.
“Canım Hocam, başta siz olmak üzere oradaki tüm kardeşlerimize, özellikle Gülay Hocamız’a hayranlık duyuyorum” diyor, Büşra hanım “belirtmeden geçemeyeceğim. Selamlar, sevgiler” diyor.
Kemal Zeybek. “Hocam, sesiniz muhteşem” diyor, “Hz. Davut (a.s.) gibi maşaAllah” diyor. MaşaAllah, maşaAllah.
Twitterden bir hanım. “Hocam, İngilizce dersi almak istediğinizi söylediniz” diyor, “ben varım inşaAllah” diyor. Eğer bu hanım bana İngilizce dersi verirse, iftihar ederim iftihar. Acayip güzel bir hanım, Allah’ın çok hoş güzel bir tecellisi, inşaAllah. Şeref onur duyarım, çok zevk alırım, inşaAllah.
DAMLA HANIM:Hocam, Engin Ardıç güzel bir yazı yazmış. Onu okuyabilirim.
ADNAN OKTAR: Engin Ardıç delikanlıdır. Ama Engin baba biraz zayıflasın. Allah esirgesin, o bize Allah’tan bir nimet kardeşimiz. Ne gerek mesela, değil mi? Biraz sağlığına dikkat etsin. Yaşı ilerledi, biraz dikkat etsin. Dürüst delikanlıdır Engin Ardıç. Ne diyor?
DAMLA HANIM:Hocam şöyle söylüyor: Türkiye’de hiçbir zaman sol zihniyetin iktidar olamayacağını dile getiren bir yazı yazmış kendisi. “Solun asla iktidar olamayacağını, çünkü Türk halkının bilinçaltı ve bilinç üstünde iliklerine kadar Müslüman olduğunu söylemiş. Ekonomik kriz ülkemizi teğet geçti, ama geçmeseydi Türkiye ekonomik olarak çıkmaza girseydi bile yine Ak Parti seçimleri kazanırdı. Çünkü Ak Parti yerli partidir, Ak Parti Osmanlı partisidir demiş. “Osmanlı Partisi derken Padişahçılığı kastetmediğini belirterek, yaşadığımız toprakların Osmanlı toprakları odluğunu ve Türklerin Osmanlı Kültürünü ve geçmişini reddeden hiçbir partiye oy vermeyeceğini söylemiş.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şimdi, bir sır var onu söyleyeyim. Gerçi CHP’li kardeşlerimiz biraz rencide olacaklar ama. Bediüzzaman diyor ki: “Mehdi (a.s.) vaktine kadar, Mehdi (a.s.)’ın çıkışına kadar sol hiçbir şekilde iktidar olmayacak” diyor. Yani, ben bunu söyleyip CHP’li kardeşlerimi rencide etmek istemiyordum ama. Ama onlara şöyle müjde vereyim; CHP sol olmaktan çıktı, sağ parti olduğu için, inşaAllah onların kapıları açıktır. Ama Bediüzzaman diyor bak: “Sol hiçbir şekilde” diyor, “Mehdi (a.s.) devrine kadar iktidar olamayacak” diyor, “sürekli sağ iktidarda olacak” diyor. Net inşaAllah. Bediüzzaman’ın kerametlerindendir. Bir sırdı; söyledik işte.
Her halükarda böyle Müslümanları köşeye sıkıştırdığını zanneden, Müslümanları toplumdan soyutladığını zanneden, işte güzel kadınların, güzel yiyeceklerin, güzel içeceklerin, güzel imkanların, güzel sözlerin, neşenin, şarkıların hepsinin küfre ait olduğunu zannedenler birde baktılar ki, hepsi Müslümanlarınmış, hepsi Müslümanlarınmış. En güzel kadınlar Müslümanlardadır, en güzel, en yakışıklı delikanlılar Müslümanlardadır, en güzel evler Müslümanlardadır. En güzel fikir, en güzel ahlak, en güzel düşünce her şeyin en mükemmeli Müslümanlardadır. Mehdiyet de dört koldan gelişiyor, maşaAllah.
Mustafa Güneş. “Hocam, siz de çok yakışıklısınız, hanım kardeşlerimiz de olağanüstü nurlular” diyor, maşaAllah.
“Sevgi barış ve muhabbetin güzel varlığı” diyor, “her kanadınızı çırpışınızda etrafınıza nurlar saçıyorsunuz, maşaAllah” diyor, bir hanım kardeşimiz.
Muhammed Hüseyin Horasani. “Hocam, stüdyonuza ne zaman canlı telefonla bağlanacağız?”
O güzel hanım twitterden cevap yazmış: “Hocam, benim için şereftir sizinle çalışmak” diyor. Dünyalar güzelisin, çok muhteşem bir insansın. İftihar ederim, inşaAllah.
Muhammed Hüseyin Horasani. Senin ismini resmini öğreneyim, eğer sahte değilse, sana uzun uzun anlatacağım, sen de dinle. Bak ben delikanlıca ortadayım, ben Adnan Oktar’ım. Senin ismin eğer sahte ise sen delikanlı değilsin. Benim karşıma delikanlıca çıkacaksın, ben de senin hakkını avucuna koyacağım, inşaAllah değil mi? Öyle olacak. Muhammed Horasani, delikanlı ol. Madem Ehl-i Beyt’tensin hem Müslümansın, efendim, Müslüman bir tek Allah’tan korkar. Ne korkuyorsun, ne olacak yani? Hukuk devletindeyiz, kanun devletindeyiz. En fazla eleştireceğim; ne olacak yani? Olmaz, delikanlılıkta bu var mı? Yok, Müslümanlıkta yok. Delikanlı demek Müslümanlık anlamına gelir, inşaAllah.
Eğer Türkiye’yi böldürürsek yaşamak bize haram olsun. Millet olarak. Milim-santim toprak vermeyiz Türkiye’den. Bunu unutacaksınız. Gökkubbeyi olduğu gibi tepenize göçertiriz; mümkün değil. Türk İslam Birliğine destekçi olacaksınız; bu kadar. Biz Güneydoğuda komünist bir devlet kurdurmayız. Bir ara eskiden; ‘komünistler Moskova’ya’ derlerdi, Moskova da komünistlikten vazgeçti.
Şimdi, Ehl-i Beyt rumuzlu yazan kişiyi savcılık kanlıyla tespit edelim. Yani bizim kendi tespitimiz resmi işlemde olmaz. Ben adını falan hepsini biliyorum adamın da yani IP numarası da var bende, fakat resmi olarak tespit edip onu huzura böyle resmi olarak bir getirteyim, hakim karşısında bir hazırola geçireyim. Ondan sonra nasıl yalvarıyorlar; işte canım Hocam, kusura bakmayın, yanlıştı bilmem neydi falan. Birde bunlar hep komünist çıkıyor sonra. Müslümanım diyor, işte takvayım, şöyleyim. Birde bakıyoruz Che hayranı falan azılı bir komünist çıkıyor. Çünkü bak bu da öyle bir tür çıkacak, çünkü evinde yapılan aramada muhtemelen o tip şeyler çıkacak. Bakalım neler çıkacak. Efendim, bugün yarın sana ziyarete gelirler, inşaAllah.
“Her asırda” diyor Bediüzzaman, “hidayet edici bir nevi Mehdi ve muceddit geliyor veya gelmiş. Fakat her biri üç vazifelerden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın büyük Mehdi’si unvanını alamamıştır” diyor. “Gelenler ya iman hakikatlerini anlattılar, ya saltanat aleminde geldiler, ya siyaset aleminde geldiler. Ama hiçbiri üç görevi birden yapamadığı için, ahir zamanın büyük Mehdi’si unvanını alamadılar” diyor, buna kendini de dahil ediyor. “Ben de dahil, Mehdi’yi Abbasi de dahil, İmam-ı Rabbani, Abdülkadir Geylani, 12 İmam. Hiç biri o ahir zamanın büyük Mehdi’sinin görevini yapamamışlar” diyor, üç görevi bir anda ve tam eksiksiz yapamamışlardır” diyor, “bir tek Mehdi (a.s.) ahir zamanda yapacaktır” diyor. “Bu ayrı rivayetlerin bir tevili, açıklaması şudur ki, büyük Mehdi’nin çok vazifeleri var. Siyaset aleminde, diyanet aleminde, saltanat aleminde, cihat aleminde çok dairede icraatları olduğu gibi” diyor, “hepsini yapacak” diyor geldiğinde. “Ben geldim, sadece iman hakikatlerini anlattım. Mehdi’yi Abbasi geldi siyaset aleminde, İmam-ı Rabbani, 12 İmam hep imani konularda. Saltanat aleminde de Mehdi’ler geldi” diyor, “ama hepsini birden yapan Mehdi hiç gelmemiştir” diyor. “İlk defa ve son defa Mehdi (a.s.)’da olacaktır” diyor. Bak Deccal’e ve süfyaniyete karşı diyor ki Bediüzzaman, O’na karşı Âl-i beyti nebevinin silsileyi nuraniyesine bağlanan yani Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek soyuna bağlanan, o silsileden gelen yani sadece bir manevi silsile olarak değil, bir genetik silsile olarak ta o soydan gelen, ehl-i velayet ve ehl-i kemalin yani tarikat şeyhlerin alimlerin ve ehli kemalin büyük alimlerin başına geçecek hepsinin başına lider olarak geçecek. Âl-i beytten Peygamberimizin (s.a.v.) soyundan Muhammed Mehdi isminde bir zatı nurani o Süfyan’ın şahs-ı manevisi olan ceryan-ı münafıkhaneyi öldürüp dağıtacaktır. Yani o Hafız Esad kafasından kaynaklanan yobaz kafayı dağıtacaktır diyor.
Bir İman hakikati filmi seyredelim sonra devam edeceğiz.
VTR ( Allah’ın simetri sanatı)
“Adnan Hocam, sizi dinledikçe inan ki kendimden geçiyorum. Ben Mısır Kahire’de yaşıyorum. Lütfen Mısır’a davetlim olarak gelirseniz çok sevinirim. Hayırlı Sohbetler”. Bekir Yavuz. Kahire.
ADNAN OKTAR: Kahire’de olaylar var ya oraya nasıl geleceğiz millet birbirini tepeliyor. Mısır’da olaylar durulmaz. Ancak Mehdi ile Mısır’da olaylar durulur. Durulmaz, ne Libya’da ne Mısır’da hiçbir yerde durulmaz. Ancak İmam Muhammed Mehdi’nin zuhuruyla durulacaktır. Hiçbir yerde fitne sönmez.
“Selamun Aleyküm”.Aleykümselam ve rahmetullah ve berakatuhu.
“Muhammed Adnan Oktar Hocam, yine her zaman ki gibi çok şıksınız”.Bir bakayım kendime… yani karizma delikanlıyım maşaAllah. “Heybetinizde çok yüksek Hocam” diyor, “tam bir aydır sizi hiç kaçırmadan izliyorum ve sayenizde çok bilgi ediniyoruz Hocam. Allah sizi başımızdan eksik etmesin”. Muhammed Karadeniz.Faruk kardeşimiz, Faruk Çavur, Şafak Sezgin, Reşide Yılmazer, Alpay kardeşimiz yazmış, Ahmet Tek, Metin Ragıp.
Şimdi ne yapalım ne edelim ? Hocam bir ayet söyleyin..
MEHTAP HANIM: İnşaAllah Hocam, Şeytan dan Allah’a sığınırım; “Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar." (Yunus Suresi, 44) ”
ADNAN OKTAR: Evet. Badem şekeri, dünya tatlısı, biraz sen anlat bakayım.
GÜLŞAH HANIM: Buyurun Hocam tabii. Hocam biraz kan damarlarından bahsetmek istiyorum. Damarlar vücudumuzu tamamen sarıyorlar ve Allah’ın yarattığı mükemmel sistemi orada da görüyoruz. Her bir hücrenin hangi maddeye ihtiyacı var ise o maddeyi götürüyorlar mesela bir hücrenin oksijene ihtiyacı var ise yağı götürmüyorlar zaten böyle bir durumda hücre ölümü olur Allah’ın yarattığı mükemmel sistemi görüyoruz Hocam burada. Aynı bir gemi taşımacılığını düşünebiliriz. Okyanusta limandan malzemeleri alıp yükleyip belli miktarda; ne kadar yükleneceği belli, nereye götürüleceği belli, hangi limana götürüleceği belli. Böyle akıllı bir düzeni Hocam damarlarımızda görüyoruz, kan damarlarında böyle bir taşımacılık var maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
Çok güzeldir Alevi deyişleri, çok şahane, anlamları derindir, çok hoştur bayağı güzel aşkla muhabbetle okurlar. Aleviler candır, koç yiğittir, cesurdur,güzel huyludur, sevecendir bütün Anadolu da ki insanlar gibi, kardeşlerimiz gibi, Allah aşkıyla, insan sevgisiyle, hayvan sevgisi, bitki sevgisi güzel olan her şeye olan muhabbetle kalpleri coşmuş nezih insanlardır. Allah hepsinin kalbini açsın, hepsine hidayet nasip etsin dünya tatlısıdır onlar maşaAllah. inşaAllah.
DAMLA HANIM: Hocam Serdar Turgut, hemen hergün sizin görüşlerinizi birebir yansıtan yazılar yazmaya başladı maşaAllah. Dünkü yazısında da bölgedeki Ülkelerin Türkiye’yi model aldıkları için Arap Baharının başladığını söylemiş. Ancak Türkiye’nin kaba kuvvet kullandığı için değil, Ilımlı davrandığı için model alındığını belirtilerek 21.yüzyılda füzeleri olan değil Dünya ya hitap edebilen bir kültüre, yüksek bir hayat kalitesine sahip güzel sanat eserleri verebilen bir ülkenin lider olacağını belirtmiş. Yazısına söyle devam etmiş; Peki nasıl ilham kaynağı olacak Türkiye bölgesinde? Silahlı güçleriyle mi? Tabiî ki hayır. Türkiye bölgede kültürüyle yaşam biçimiyle sanatıyla bir ilham kaynağı olacak ve diğer ülkelerdeki çoğunluğu genç olan nüfusun beklentilerini yönlendirecek demiş.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Helal olsun maşaAllah güzel, çok iyi. Hakikaten benim gördüğüm fikirlerimizi, benim düşüncelerimi, anlatımlarımı birebir takip ettiğini görüyorum. Bu çok güzel, hiç öyle gurur meselesi de yapmıyor, kelimesi kelimesine, harfi harfine hayrı hakkı olduğu gibi alıp aktarıyor maşaAllah çok güzel maşaAllah.
Ebru Hocam sizin ilminizden istifade edelim buyurun.
EBRU HANIM: Estağfurullah hocam, sizin en önemli özelliklerinizden bir tanesi ilmi olarak delillerle Darwinistleri çürütmeniz maşaAllah. Bununla ilgili fosillerimiz var çok güzel onları gösterebiliriz.
ADNAN OKTAR: Göstertelim..
EBRU HANIM: Ben İngilizce isimlerini de söyleyeyim. juneberry leaf, kaya armudu yaprağı 37.23 milyon yıllık Oligosen dönemine ait Fransa’dan çıkarılmış bir fosil maşaAllah günümüzdeki kaya armudu yaprağı ile birebir aynı. Canlısını görebiliriz şimdi maşaAllah.
Semender fosiline bakabiliriz,maşaAllah bu 265 milyon yıllık Permiyen dönemine ait Almanya’dan çıkartılmış bir fosil maşaAllah tam 265 milyon yıldır en ufak bir değişikliğe uğramamış günümüzdeki semenderlerle birebir aynı. Evrimcilere bir darbe daha maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah ne şekermiş o. Kollu mollu tam çete o.
EBRU HANIM:Istakozlarımız var 300 milyon yıllık karbonifer dönemine ait Minoes Amerika’dan çıkartılmış bir fosil maşaAllah. Bunlar 300 milyon yıldır en ufak bir değişikliğe uğramamış ıstakozlar tamamen aynı maşallah. Yakından çekilmiş resmini de görebiliriz fosilin. En ufak bir değişikliğe uğramamış günümüzdeki ıstakozlarla birebir aynı maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şu nedir ?
EBRU HANIM: O da greener fish dedikleri greener balığı. Günümüzdeki greener balıklarıyla birebir aynı maşaAllah 95 milyon yıllık Kretase dönemine ait Lübnan’dan çıkartılmış bir fosil en ufak bir değişikliğe uğramamış canlısını görüyoruz şuan maşaAllah. Hocam tek bir delil getiremediler ara geçiş formu olduğuna dair evrimi kanıtlayan. Hocam siz 350 milyon fosili önlerine attınız maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet şimdi yine bir kısa iman hakikati seyredelim devam edelim inşaAllah.
Vtr ( Çayır Köpekleri )
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Harun Yahya Etkiler
Devamı ...