ADNAN OKTAR: Karaçi Üniversitesi Şeyh Said İslam Merkezi’nde yaptığınız bu güzel toplantı için hepinize çok teşekkür ediyorum. Çok memnun oldum. Sizleri Allah’ın verdiği bu teknoloji ile görebilmek, aynı anda sizle beraber gibi olabilmek çok büyük bir nimet. İnşaAllah bundan sonra bunun devamı gelir. Aynı odada gibi birlikte bu şekilde sohbet ederiz, İnşaAllah.
İZLEYİCİLER: Teşekkürler.
ADNAN OKTAR: Şimdi sizlerden soru bekliyorum. Sizlerin İnşaAllah hikmetli güzel sorularınıza Allah’ın verdiği ilhamla İnşaAllah cevap vermeye çalışacağım.
İZLEYİCİLER: Sizin görüşünüze göre yanlışım varsa düzeltin ama evrendeki her şey Allah’ın kendisi midir, bir temsili midir?
ADNAN OKTAR: Hayır, Allah’ın kendisi zatı ayrıdır, Allah’ın tecellisi ayrıdır. Biz Allah’ın tecellileriyiz. Allah’ın zatı hiçbir şeye benzemez. Yani insanların bildiği hiçbir şeye benzemez. İnsanlar bunu kavramaktan acizdir. Fakat bütün gördüğümüz mahlûkat, bütün canlılar her şey Allah’ın birer tecellisidir.
İZLEYİCİLER: Çok teşekkür ediyorum. Yıllardır hep kendime sorduğum bir soru var, diyor. Allah için ben ne demeğim? Allah ne demek? Allah için ben ne yapabilirim?
ADNAN OKTAR: Allah kendi güzelliğini kendi üstünlüklerini bilmemiz için biz kullarını var etti. Biz Allah’ın kullarıyız. O’nun rızasını kazandığımızda, O’nun sevgisini kazandığımızda, İnşaAllah sonsuza kadar Allah’ın güzel tecellilerini cennette göreceğiz. O bize bütün güzelliklerini, bize uygun olan güzelliklerini, uzun sonsuz cennet hayatımızda sürekli bize gösterecek. Biz burada kısa bir imtihan devresindeyiz.
İZLEYİCİLER: SayınAdnan Oktar, ismim Edip Ahmed ERY televizyonunda yöneticiyim. Benim sorum, insanın amacı, insanın amacı nedir? Aralık ayındaki toplantı öncesinde Kuran’dan kafama takılan şu ayetlerden ben kendimden ne tür çıkarımlarda bulunmalıyım:
Kuran der ki; 95/4-5 (Tin Suresi 4-5. Ayetler): “Doğrusu, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.”
Kuran’da Allah-u Teâlâ der ki; 51/56 (Zariyat Suresi 56. Ayet): “Ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım.”
48/28 (Fetih Suresi 28. Ayet); “Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahit olarak Allah yeter.”
ADNAN OKTAR: İslam karmaşık bir anlatım bize sunmaz. Kuran bize karmaşık bir anlatım sunmaz. Allah’ın bizden istedikleri çok kolay. Benim rızamı kazanın. Size cenneti vereceğim diyor, Cenab-ı Allah özetle. Biz de Allah’ı çok seviyoruz. Allah’tan korkuyoruz. Rızasını kazanmak istiyoruz. Cenneti de eğer bize nasip ederse çok çok büyük bir nimet. Sonsuza kadar Allah’ın güzelliklerini görerek yaşayacağız. Onun için düşünürken Kuran’ı incelerken daima kolayda başarılı olacağımızı düşünerek hareket edeceğiz. Kuran’ın kolay olduğunu bilerek hareket edeceğiz. Allah’ın istediklerinin de çok sade olduğunu bilerek hareket edeceğiz. Allah bizden karmaşık bir şey istemiyor. Çok kolay bir şey istiyor. Samimi olmamızı istiyor. Kuran ayetinde Allah, şeytandan Allah’a sığınırım “Allah’ın ancak samimi kulları kurtulur” diyor, Cenab-ı Allah. İkinci ayette yine şeytandan Allah’a sığınırım “Allah katında en iyi olanınız en takva olanınızdır” diyor, Allah. Onun için samimi olacağız, takva olacağız. Ondan gerisini Allah’a bırakacağız. Gönlümüz de çok rahat olacak İnşaAllah.
İZLEYİCİLER: Kıyamet günü hakkında ne düşünüyorsunuz, alametleri konusunda.
ADNAN OKTAR: Biz Allah’a çok şükür, ahir zamanda yaratıldık. Sizler de, ben de, bütün Müslümanlar, bu yüzyılın Müslümanları müjdeli bir çağdayız. Mehdi zuhur etti. Benim kanaatimce zuhur etti. Çünkü bütün alametleri çıktı, Mehdi’nin. Hz. İsa’nın (A.S.) inişi için de en fazla 10 veya 20 yıl var. Bunun alametlerini peygamber efendimiz (S.A.V.) bize çok açık detaylı belirtmiş. Bunlar hicri 1400’lerden sonra 20-30 yıl içerisinde tamamı peygamberimizin tabiri ile tespih tanesi gibi teker teker hepsi zuhur etti. Mesela;
· İran – Irak Savaşı,
· Afganistan’ın işgali,
· Fırat’ın suyunun kesilmesi –baraj ile kesildi, bu olay gerçekleşti - ,
· Ramazan ayında ay ve güneş tutulmaları – bu oldu - ,
· Kuyruklu yıldızın doğması – Halley Kuyruklu Yıldızı doğdu -,
· Kâbe’de baskın olması ve Kâbe’de kan akıtılması – bu da oldu, Hicri 1400 yılında - ,
· Doğu tarafından bir ateşin görünmesi – bu da oldu -,
· Güneşten bir alametin belirmesi – bu yüzyılın en büyük güneş patlaması oldu, güneşte -,
· Tozlu dumanlı bir fitne diyor peygamber efendimiz, 11 Eylül fitnesine işaret ediyor,
· Hatta Hz. Mehdi’nin çıkışından ümit kesilmesi de bir Mehdi’nin çıkış alametidir – bu da oldu -,
· Şehirlerin yok olması – atom bombası ile bu yüzyılda birçok şehir yok olmuştur - ,
· Hatta ekonominin ciddi şekilde çökeceği, insanların kazanamıyoruz diyecekleri de belirtilmiş peygamber efendimizin rivayetinde, sokakta insanlar kazanamıyoruz, kazancımız kesildi der birbirine diyor – bu da oldu, biliyorsunuz son ekonomik kriz bunu gösteriyor - ,
· Hatta kasırgaların, tufanların artacağı söyleniyor – bu da son yüzyılda, son yıllarda özellikle yoğun olarak olmaya başladı,
Bütün bunlardan Mehdi’nin zuhur ettiğini anlıyoruz, İnşaAllah.
İZLEYİCİLER: Teşekkürler. Güneşin yörüngesi etrafında dönmesi o ekliptik harekete bakıldığı zaman diyor, Kuran’da söylenen ile acaba bilimin söylediği şey birbirini tutuyor mu? Aralarında bir tutarsızlık durumu söz konusu diyor. Çünkü yer çekimi kuralına göre ve santrifugal kurala göre bunda bir çelişki durumu söz konusu olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Bu dediğiniz konuları çok detaylı teknik olarak inceledik. Arapça çok iyi bilen arkadaşlarımızla, profesör arkadaşlarımızla, dil bilimci arkadaşlarımızla inceledik. Sizin dediğiniz anlamda bir çelişki göremedik. Bilakis Kuran’ın bilim ile tam mutabakat halinde olduğunu gördük. Her konuda tam bir mutabakat halinde olduğunu gördük. Dünyanın yuvarlaklığına işaret eden cümlelerin, kelimelerin de tam karşılığı olarak uygulandığını gördük. Bu çok hayret verici Kuran Mucizelerinden bir tanesidir. Kuran bilimle tek bir noktada çelişmemiştir. Bu da Kuran’ın bir mucizesidir. Bilakis bilimin sonradan keşfettiği 1300 yıl sonra, 1350 yıl sonra keşfettiği gerçekleri Kuran 1400 sene önce haber vermiştir.
Mesela; zamanın izafi olması, yeryüzünün ilk yaratılışta bulutlarla ve dumanla kaplı olduğunun açıklanması gibi buna benzer birçok bilimsel gerçek Kuran’da hayret verecek şekilde detaylı olarak anlatılmıştır.
İZLEYİCİLER: Bundan sonraki soruda, sizin kitaplarınızdan bir tanesinde maddenin miracından bahsetmişiniz. Böylelikle var oluşunu kaybettiğini, varoluşun ötesine geçtiğinden bahsediyormuşsunuz. Bunu lütfen açıklar mısınız, maddenin miracı derken ne demek istiyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Yaklaşık sizin anlatmak istediğinizi anladığım kadarı ile söyleyeyim. Çünkü benim kitaplarımda mirac kelimesi o anlamda geçmiyor. Fakat sizin anlatmak istediğinizi ben anlıyorum. Madde dışarıda var. Fakat biz maddenin görüntüsü ile görüşüyoruz. Mesela; siz şu anda bir ekran görüyorsunuz. Bu ekran dışarıda var. Ama siz ekranın beyninizdeki görüntüsüyle görüşüyorsunuz. Yani her kişinin beyninin içerisinde ayrıca bir ekran oluşuyor. O ekranın dışında bir ekran seyredemezsiniz. Yani dışarıdaki ekranı seyretmiyorsunuz. Dışarıdaki ekranın görüntüsünü seyrediyorsunuz. Mesela; şu an bir mekânın içerisindesiniz. Mekânın içinde olduğunuzu zannediyorsunuz. Fakat her birinizin içinde aynı zamanda mekân var. Yani her birinizin mekân içinde yaratılıyor. Orada bir mekân var. Bu doğru, maddi bir mekân var. Ama herkesin kendinin beyninin içinde yaratılan bir mekan oluyor. İnsan o mekânı yaşıyor. Bu çok büyük bir gerçek, fakat insanlar bundan korktukları için bu gerçeğe pek yaklaşmak istemiyor ve düşünmek de istemiyorlar. Bu Allah’ın insanlara ahir zamanda sunduğu büyük bir mucizedir. Çok büyük bir olaydır. Materyalizmi çok ciddi çökerten bir gerçektir.
İZLEYİCİLER: Yüce Kuran, Allah evreni 6 günde yarattı, der. Bu ayet ile evrim teorisi arasında bağlantı var mıdır? Bu belli evrelerin olduğunu mu gösterir?
ADNAN OKTAR: 6 günde yaratılış 6 evre anlamında, çünkü Kuran’da zamanın izafi olduğu çok detaylı anlatılıyor ve Kuran’da bahsedilen günün bizim bildiğimiz gün ile alakası olmadığını Allah açıklıyor. O yüzden bunun 6 evre olduğunu anlıyoruz. Evreleri Allah’ın kullanması Allah’ın adetullahıdır. Birçok şeyi yaratmada evre kullanır. Fakat insanların yaratılışında bir evrim olmamıştır. Canlıların yaratılışında da bir evrim olmamıştır. Bütün türler aniden birden bire ortaya çıkmışlardır. Çünkü fosil kayıtlarında bu gerçek çok açık görülmektedir.
İZLEYİCİLER: Teşekkürler. İslami bilimi nedir? Çünkü bir taraftan da İslam’ın bilimle alakası olmamalıymış gibi bir yaklaşım söz konusu. Dolayısı ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz İslam bilimi derken.
ADNAN OKTAR: Evet, Kuran bir ahlak kitabıdır. Ahlakı anlatır bize, ahlakın detaylarını, güzel ahlakı bize tarif eder. Kuran bize bilimi, bilimselliği sadece teşvik eder. Yoksa bir fizik, kimya kitabı değildir Kuran. Bilime nasıl ulaşacağımızı, bilimin ne olduğunu, bilimin bize faydalarını ve araştırmayı bize tavsiye eder ve teşvik eder.
İZLEYİCİLER: Teşekkürler. Diğer sorumuz şöyle; vahdet-i vücut hakkındaki görüşünüz - İbni Arabî referans alınarak - nedir?
ADNAN OKTAR: Ben daha önce başında da söylemiştim. Allah’ın zatı ayrıdır. Allah’ın zatı hiçbir şeye benzemez. Allah’ın zatını ancak kendisi bilir. Bir de Allah’ın tecellileri vardır. Biz Allah’ın tecellileriyiz. Allah cennette de tecelli eder, cehennemde de tecelli eder, dünyada da tecelli eder. Biz tecellilerini görürüz. Ama zatını, kendisini ancak kendisi bilir. Biz O’nu O şekilde bilemeyeceğiz. Allah’ın kendisini bildiği şekilde hiçbir şekilde bilemeyiz. Allah bize sadece gerektiği kadar bilgi vermiştir, onu biliriz. Kaderimizdeki bilgiyi biliyoruz. Mesela; sizlerle konuşmamız bizim kaderimizde. Kaderde olduğu için şu an görüşüyoruz. Kaderde olan soruları sordunuz siz. Ben de kaderde olan cevapları verdim. Bunların hepsini Allah yarattı. Bundan sonra soracağınız soruları da Allah yaratacak. Ben de yine Allah’ın yarattığı bu sorulara cevap vereceğim. Bunların hepsi Allah’ın tecellisidir. Ama Allah’ın kendisi değildir. Kendi sesi değildir, tecellisidir.
İZLEYİCİLER: Bunları Müslüman olmayan insanları Allah’ın sunmuş olduğu ayetler konusunda nasıl bilgilendireceğiz.
ADNAN OKTAR: Bunun için Allah bize birçok imkân veriyor. Mesela; benim kitaplarım bu konuda çok büyük hizmet veriyor. Harun Yahya eserleri dünya çapında çok çok etkili. Okuyanlar da Kuran’ı çok güzel anlıyorlar. Kuran’ın mealini ve anlamını zaten bize zaten mezhep imamlarımız anlatmış. İmam-ı Hanbel, İmam-ı Malik, İmam-ı Şafi, bunlar mezhep imamlarımız. Nasıl mezhep imamlarımızın anlattığı konular açık, sarih ise aynı şekilde Şiilikte de, o mezhebe ait imamlar da konuları açık açık anlatmışlardır. Karmaşık bir konu kalmamıştır. Onlara o ilmi veren de Allah’tır. Yani mezhep imamlarımıza ilmi veren de Allah’tır. İmam-ı Hanbel, İmam-ı Hanefi, İmam-ı Malik ve İmam-ı Şafi bizim mezhep imamlarımızdır. Onların eserlerinden her türlü bilgiyi edinmemiz mümkün. Yani Kuran’ın tefsirini, anlamını, Allah’ın bizden neler istediğini mezhep imamlarımızın eserlerinde görmemiz kolaylık olarak zaten ortada. Bu bize Allah’ın bir lütfu, bir nimettir.
İZLEYİCİLER: Çok teşekkürler. Bizimle olduğunuz, görüşlerimizi paylaştığınız, sorularımızı cevapladığınız ve birçok kişiyi aydınlattığınız için çok teşekkür ederiz.
ADNAN OKTAR: Ben de hepinize çok teşekkür ediyorum. Çok memnun oldum. Hepinizi çok seviyorum. Ayette İnşaAllah cennette de böyle cennet koltuklarında karşılıklı oturarak İnşaAllah sohbet ederiz. Allah gücünüzü artırsın. İmanınızı, hidayetinizi artırsın. Şevkinizi artırsın. İnşaAllah, İslam ahlakının hâkim olduğu dönemde de karşılaştırsın. Hz. İsa ile de kucaklaşmayı Allah hepimize nasip etsin İnşaAllah. Hz. Mehdi ile kucaklaşmayı da ayrıca hepimize nasip etsin.
İZLEYİCİLER: İnşaAllah.Çok memnun kaldığımız bu konferanstan başka konferanslarda sizi yine karşımızda görmeyi arzu ediyoruz.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
İZLEYİCİLER: Umarız siz de reddetmezsiniz. Bizimle birlikte olursunuz.
ADNAN OKTAR: Şeref olur benim için çok sevinirim.