Muhabir:Ekonomikkriz aldı dünyayı sardı, Türkiye de krizden etkilenmiş, Türkiye krizini değerlendirmesini yapabilir miyiz.
Adnan Oktar: Evet, buyurun.
Muhabir: Birinci soru, dünyayı saran mali ekonomik krizi atlatmak için Türkiye ne yapmalı sizce?
Adnan Oktar: Bu ekonomik kriz, herhangi bir ekonomik kriz değil, bu ahir zamanda olacağı belirtilen çok ehemmiyetli bir olaydır, Mehdi’nin zuhurundan önce, böyle bir ekonomik kriz olacağını Peygamber Efendimiz hadislerinde belirtmiş; Çarşı ve pazarların tekarubu kıyamet alametlerindendir, dedim ki, Resulullah’a söylüyor (SAV): ‘Pazarların tekarubu ne demektir? Şunlardır; herkesin az kazançtan yakınması, Mehdi çıkmadan önce milletlerarasında ticaret ve yollar kesilecek, ticaret de duracak, yollar da kesilecek. İnsanlar arasında fitneler çoğalacaktır, El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar isimli eserden. Mehdi’nin zuhurundan, ortaya çıkışından önce piyasanın durgun olması, kazançların azalması olacaktır, Kıyamet Alametleri’nde yine sayfa 148. Herkesin az kazançtan yakınması, paralar için zenginlerin saygı görmesi olacaktır, yine Kıyamet Alametleri’nde bir hadis bu. İşlerin kesat gitmesi olacaktır, herkes satamıyorum, alamıyorum, kazanamıyorum diye yakınacaktır, rivayet. Ticaret ve yolların kesildiği, fitnelerin çoğaldığı zaman, Mehdi’nin zuhurundan önceki zamandır, Kitab-ül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, bu kitaplar, hadis kitaplarında bunlar geçiyor. Buna karşı en güzel akılcı çözüm tarıma ve hayvancılığa önem verilmesidir. Tarım sektörünün çok iyi desteklenmesi, hayvancılık sektörünün, büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanlarının ticaretini yapanlar, bunları yetiştirenler ve bununla ilgili her türlü çalışmayı yapan kişilere, kurumlara devlet desteği sağlanması, ayrıca bizzat devletin de bu konuda gerekirse kurumlar, işletmeler açarak bu yönde bir bereket ve bolluk oluşturması ama asıl tabi tevekkülsüzlüktür, yani bu fitnenin sebebi budur, yani insanların gelecek kaygısına kapılmaları, panik olmaları, tevekkül edememeleri, dolayısıyla parayı tutmaları ve ticaretten, üretimden çekilmeleri, buna karşı Allah’a karşı tevekkül, Allah’a tam teslim olmak, Allah’a dua etmek çok önemli ama sadece ticarete bağlı bir çalışma değil de, üretime bağlı bir çalışma yapılması gerekiyor. Buna Yusuf Suresi’nde de dikkat çekilmiştir, Yusuf Suresi’nde yedi yıllık bir kıtlıktan bahsetmektedir, hatta Yusuf Suresi’nde, hayvancılık için öküze, tarım için de buğdaya dikkat çekilmiştir. Bunlara da işari manayla baktığımızda, ahir zamana baktığını hissediyoruz, anlıyoruz inşAllah.
Muhabir: Yani sizce sanayiden ziraata mı dönmek gerekiyor?
Adnan Oktar: Sanayi tarımı destekleyen, hayvancılığı destekleyen sanayiye ağırlık verilebilir ama onun dışında sanayiyi kendi haline bırakmak lazım, yani gidebildiği kadar gitsin ama tarımı destekleyen her türlü sanayinin tam anlamıyla desteklenmesi ve ayakta tutulması gerekiyor. Hayvancılığı destekleyen sanayinin de yine aynı şekilde ayakta tutulması gerekiyor ama lüks üretime yönelik sanayiyi devletin desteklemesine gerek yok, yani onlar kendi gücüyle devam edebiliyorlarsa etsinler.
Muhabir: Peki, ikinci sorum hükümetin almış olduğu krizi atlatma tedbirlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Adnan Oktar: Tabi onlar kendilerince araştırıyorlar, inceliyorlar muhakkak, tedbirler alıyorlar ama bana kalsa benim tarif ettiğim tarzda tedbirler alırım ve hiç gecikmeden alırım. Çünkü böyle bir durumda krizin halka etkisi flu olacaktır, yani çok ciddi bir etkisi olmaz. Çünkü halkın yiyecek sorunu hallolursa ve ama tabi giyecek ve ısınma, barınma sorunu da çok önemlidir, enerjiye ağırlık verilmesi, enerjiyle ilgili sektöre de ağırlık verilmesi gerekiyor ama iki önemli şey enerjidir ve gıdadır, bu çok önemli, bu ikisi hallolduktan sonra mesele yok inşAllah.
Muhabir: Yani diyorsunuz şu anda hükümetin aldığı tedbirler yeterli mi sizce, geç mi kaldı, yani bazen eleştiriyorlar işte onların zamanında..?
Adnan Oktar: Ama hükümetin yapabileceği bunlar olabilir, yani hükümetin bol bol parası var da onu nereye harcayacağını bilemiyor değil, yani hükümetin de elinde belirli bir miktarda para var, belirli bir miktarda imkan var ama bu imkanı en iyi şekilde değerlendirmek nasıl olur derseniz, benim kanaatim tarıma ve hayvancılığa yüklenilmesi gerekiyor ve tarım ve hayvancılığı destekleyen sanayiye, bir de enerji sektörüne ağırlık verilmesi gerekiyor, o kadar, yani onun dışında sanayi hür teşebbüs olarak kendi gücüyle gidebildiği kadar gitsin, yapabildiği kadar yapsınlar ama fakir halka maaşlarına zam yaparak alış verişi arttırmak mümkün olabilir, yani piyasa hareketlendirebilinir, bu yani sanayi tesislerine, işletmecilere para aktarımı değil de, özellikle lüks üretim yapan yerlere para aktarımı değil de, halka para aktarımı daha doğru olur, yani fakir halka para aktarımı daha doğru olur. Tabi Müslümanların görevi de zekat, sadakada daha titiz olmaları, bol bol kardeşlerine kendi imkanlarını dağıtmaları, onlara malla, parayla, yiyecekle bol bol yardım etmeleri, borçlu olanların borçlarını affetmeleri, çünkü Kuran’da borcun affedilmesi bir ibadet olarak belirtiliyor, yani illa borcu öde diye fakir insanların yakasına yapışılması doğru değil, bundan vazgeçilmesi lazım. Vergi affı getirilmesi gerekiyor ve vergilerin iyice düşürülmesi gerekiyor, bu piyasayı çok çok canlandırır. Faizin sıfır noktaya çekilmesi gerekir, yani sıfır faizle, kar payı şeklinde, yani kazancından kar payı alma şeklinde olan bir sisteme dönülmesi gerekiyor, faize
Muhabir: Yani İslam bankacılığına dönülmesi gerekiyor,
Adnan Oktar: Evet, o tarz, o tarz. Evet bu çok çok önemli, bu çok ciddi şekilde ortalığı canlandırır, piyasayı çok ciddi canlandırır, hem de tepmez, devrilmez, yıkılmaz bir sisteme dönüşür, yani böyle bir sistemi, bu söylediğim sistemi bir daha hiçbir kriz Allah’ın izniyle yıkamaz ama bu kriz sürekli deprem tarzında sarsıntılarla devam ediyor ve muhtemelen de Kuran’ın işaretiyle de yedi yıl sürebilir, yani Yusuf Suresi’nde bahsedilen konu, işaret edilen konu bu ahir zamandaki bu kriz olması ihtimalini düşünüyorum ve Allahualem de öyle benim kanaatime göre.
Muhabir: Evet benziyor, orada 7 yıl sürdü, burada da
Adnan Oktar: Allahualem, çünkü 2007’de başladı, o da çok manidar, kriz 2007’de başladı ve gittikçe gelişmeye başladı, 2008’de iyice gelişti, 2009’da da ne olacağını biz bilemiyoruz, inşAllah iyi olur, inşAllah güzel olur ama alınan tedbirlerin, bu dediğim tedbirlerin süratle alınması konumunda, bir kere kamuoyunda, insanlarda bir huzur meydana gelecektir, rahatlık meydana gelecektir, yani kriz paniği kalkacaktır, kriz paniğine karşı tevekkül, sabırlı olmak, bol bol sadaka vermek, zekat vermek, fakirleri kollamak, devletin fakirlerin maaşına zam yapması, borçluların borçlarının affedilmesi, genel bir vergi affı çıkarılması gibi konular çok hayati. Bunlar çok zinde bir canlılık meydana getirecektir, yani kriz o zaman Türkiye’ye giremez, yani açıkça söyleyeyim, girse de hiçbir etkisi olmaz, ama öbür türlü maazAllah ciddi sarsıcı etkileri olabilir.
Muhabir: Ama sizin tarif ettiğiniz sistem İslam sistemi ve Türkiye laik bir devlet zaten, nasıl uygulanacak ki böyle bir şey, mümkün mü?
Adnan Oktar: Yok laiklik ayrı, bankaların kar payıyla gayret etmesi ayrı, yani laik olan adam, illa faiz alacak diye bir şey yok, laik olan insan faiz almayabilir, vergi affı meydana getirebilir, fakire, fukaraya para dağıtabilir, yani tevekküllü olabilir, bu laik olmayı ortadan kaldıran bir şey değil.
Muhabir: Faiz sistemden vazgeçmek biraz zor bir şey
Adnan Oktar: Yok, mecburen bu sistemi getiriyor, yani zaten faiz sisteminden kaynaklandı bu olay, onun kalkmasıyla çok ciddi bir ferahlık meydana gelecektir, nitekim İngiltere’de, Avrupa’da devletler artık İslami bankacılık denilen faizsiz sisteme dönmeye başladılar, yani bu bir rejim değişikliği değildir faizin kalkması
Muhabir: Böyle tavsiye eden alimler var
Adnan Oktar: Son derece insancıl, güzel ve akılcı bir harekettir. Bu işletmeciyi, sanayiciyi son derece rahatlatır, çiftçiyi son derece rahatlatır, yani halkın belini çok ciddi şekilde büken şeyler bunlar. Vergilerin yüksek olması, faizlerin yüksek olması, zaten az kazanıyorlar, çok az bir şey kazanıyor, vergiye mi versin, vergi cezalarına mı versin, faize mi versin, nereye parayı dağıtacağı belli olmuyor o zaman. O zaman adamcağız da mecburen işletmesini kapatıyor, iflas ettim ben diyor, konu bitiyor, yani bu dereceye getirmemek lazım.
Muhabir: İki sorum daha var; 2008 yılında Türkiye ekonomisi nasıldı sizce, yani nasıl geçti sizce, başarılı veya başarısız mı, başarısızsa neden, ya da başarılıysa neden?
Adnan Oktar: Kriz Türkiye’ye 2007’de o kadar hızlı bir giriş yapmadı, yani gücü zayıftı, yani çok flu başladı 2007’de, başladığı anlaşılmıştı fakat o kadar güçlü başlamadı ama 2008’de ve şu an gittikçe bir tırmanış halinde ve devam ediyor. Bunu seyretmek olmaz, yani bu soğukkanlılıkla değerlendirilmesi gereken, akılcı değerlendirilmesi gereken ve Allah’a yaklaşmamız için mühim bir vesile olan bir durumdur bu. Bakın dünyada on binlerce ekonomist, bilim adamı, binlerce banka bu belaya çözüm bulamıyor şu an ve kurtulamıyorlar, yani bir sele kapıldılar adeta ve kimse buna güç yetiremiyor, yani dünyanın bütün ülkeleri bu selin içinde şu an. Bu çok büyük bir mucize işte, ahir zamanda meydana gelen, Mehdi’nin zuhurundan önce olan, çok büyük bir mucizedir ve Allah’a meydan okuyan, haşa, kişilerin ne kadar aciz olduklarını görmeleri açısından da çok açıktır bu ve çok alenidir. Hani bankalarınız vardı, hani ekonomistleriniz vardı, hani bilim adamlarınız vardı, hani her şeye gücünüz yetiyordu, niye durduramıyorsunuz, değil mi? Dünyanın en ünlü şirketleri her gün kapanıyorlar, peşpeşe kapanma haberleri geliyor, borsalar sürekli çöküyor ama Türk-İslam Birliği oluşturulursa, sınırlar açılırsa, İslam ülkeleriyle olan Türk Devletleri’yle olan bağlar güçlendirilirse ve bu dediğim uygulamalar yapılırsa, yani akıl almaz demeyim de, olağanüstü üstü olağanüstü bir zenginlik ve bolluk dönemi başlayacaktır, değil kriz, yani muhteşem bir bolluk, zenginlik dönemi başlayacaktır. Bunun için bir an önce girişimde bulunmak lazım, bir an önce gayret etmek lazım, bunu bekletmemek lazım, yani bütün ümmetin ferahlığı, bütün Türk aleminin rahatlığı, bütün insanların rahatlığı ve dünyanın rahatlığı için bu mutlaka şart ve elzem.
Muhabir: Sizce başarılı mı, başarısız mı geçti 2008, nasıl?
Adnan Oktar: Ortalı, ortalı diyelim, yani ben çünkü krize hükümet niye dayanamadı diyemeyiz, yani kriz tabi ki başarılı gitmesi gereken bir sistemi durdurmuş oldu, yani normalde hükümet başarılı gidiyordu ekonomik yönden, ama krize hükümetin gücü yetmez, yani kriz bütün dünyayı kapsayan bir şey, doların fiyatı yükselince, euro’nun değeri yükselince, doların değeri her gün artıyor, euro’nun değeri her gün artıyor aşağı yukarı. Böyle bir durumda ve dış ülkeler alımı kesiyorlar, ticaret yapılamıyor, dışarıdan mal getirilemiyor, bu durumda hükümet ne yapsın? Ama yapacağı şey, benim anlattıklarımdır. Bu yapıldığında, Türk-İslam Birliği’nin kapısı sonuna kadar açıldığında ve süratle bu uygulandığında, yani inanın dünya çapında hayret edilecek bir zenginlik meydana gelir, hatta bu zenginlik bütün dünyaya yeter, biz Amerika’yı da besleyebiliriz o zaman, Rusya’yı da besleriz, Çin’i de besleriz, herkesi rahat ettirecek bir sistem kurarız inşaAllah.
Muhabir: Peki, 2009 yılı için Türkiye ekonomisi nasıl olacak?
Adnan Oktar: Allahualem, Allahualem diyerek, eğer bu dediğim sistem uygulanmazsa, benim kanaatim, adım adım adım adım geriye doğru gider.
Muhabir: Uygulanacak gibi görünmüyor zaten.
Adnan Oktar: Allahualem, ben bunu açık açık söylüyorum, ben de buradayım, siz de burdasınız, adım adım geriye gider, yani ya bu sistem uygulanır, ya adım adım geriye gider, yani çünkü bunun hiçbir mahsuru yok, bir rejim değişikliği değil bu, laiklikten ödün vermek değil, yani aynı çizgimizde, aynı milli yapımızla, aynı üniter düşüncede bu Türk-İslam Birliği’nin oluşması gerekiyor ve bu fakirleri kollama ve onlara ferahlık ve rahatlık sunma, refah sunma son derece hayati bir konu ve bu çok kolay yapılabilecek bir şey. O zaman piyasa da canlanır, ortalık da canlanır, her şey olur.
Muhabir: Ama büyük bir ihtimalle hükümet öyle bir şeyler yapmayacak, o zaman felaket mi bekliyoruz 2009?
Adnan Oktar: Felaket demeyim ama, yani bir mecburiyete doğru gider benim kanaatim Türkiye, Allahu alem yani mecburen bu sistemi istemeye doğru gidecekler gibi geliyor bana. Çünkü bu milli düşünen, gerçek Türk milliyetçisinin, gerçek bir Atatürkçü’nün, aklı başında her insanın savunacağı bir sistem benim bu anlattığım, yani bu reddedilecek bir şey değil bu, yani Türk Birliği’nde ne mahsur var, Türk-İslam Birliği’nde ne mahsur var, sınırların açılmasında ne mahsur var, ticaretin güçlenmesinde ne mahsur var, fakire fukaraya bol bol para dağıtmanın ne mahsuru var, vergileri indirmenin, faizi sıfırlamanın ne mahsuru var? Yani bunun rejimle, sistemle ne alakası var? Yani bu laiklikle de çelişen bir şey değil, bilakis devleti güçlendirecek, milleti güçlendirecek çok faydalı bir çalışma ama bu yapılmazsa benim kanaatim adım adım adım bir gerileme olabilir Allah esirgesin.
Muhabir:2009 hep gerileme mi olacak, başbakan söylediği gibi işte artık inşaat başladı diyor, kriz en son noktaya geldi, görmüyorsunuz siz tam tersi 2009 daha kötü?
Adnan Oktar: Yani inşaAllah öyle olur, inşaAllah öyle olur, inşaAllah o şekildedir, tabi ki biz o şekilde temenni ederiz ama yani aldığımız haberler öyle görünmüyor, yani her gün bir iflas, her gün bir fabrikanın kapanması haberi geliyor, Türkiye’de de öyle ama başbakanın bu güzel temennilerine ben de katılıyorum, inşaAllah öyle olur ama riski de göz önünde bulundurmak lazım, yani o sözler de çok güzel ama bu riske alınacak tedbirler de çok güzel, yani biz hüsn-ü zan edip rahat oluruz, tedbir almazsak ve millette zora, sıkıntıya girerse, bu da doğru olmaz ama hüsn-ü zan esastır tabi, yani inşaAllah kriz dibe vurmuştur diyelim, inşaAllah düzelecektir diyelim ama bu tedbirleri de mutlaka alalım.
Muhabir: Almazsak o zaman kötü
Adnan Oktar: Yani şart bu, ben bunu açıkça söyleyeyim şart bu, yani bunun tartışılacak bir yönü yok, yani koskoca Amerika’nın gücü yetmiyor şu an, yani Amerikan ekonomisi gittikçe çökmeye doğru gidiyor, Rus ekonomisi, Çin ekonomisi çökmeye doğru gidiyor, Çin şu an hazır olan parayı kullanıyor, yani ticareti durdu Çin’in ticareti, kimse alamıyor Çin’den, yani tam anlamıyla felç oldu ülke, yani yapacakları da bir şey yok gibi görünüyor, mevcut kazandıkları parayı kullanıyorlar şu an, bu ne kadar gider, yani bu konuda tereddütü yersiz görüyorum, ayrıca hükümetin böyle bir girişimde bulunmayacağını düşünmekte yanlış. Hükümet Türk-İslam Birliği için gayret eden bir hükümet, Türk Birliği için çok ciddi girişimleri oldu, İslam Birliği için çok ciddi girişimleri oldu, her gün bununla ilgili çok güzel haberler alıyoruz, yani harunyahya.net, harunyahya.org’a girenler bunu görebilirler, harunyahya.com, buralarda Türk-İslam alemindeki gelişmeler, Türk-İslam Birliği yolundaki gelişmeleri biz koyuyoruz internete. Hayret edilecek gelişmeler oldu, yani son altı ay içerisinde ki bizim en ziyade yüklendiğimiz dönemdir Türk-İslam Birliği konusunda, son altı aydan beri çok ciddi yükleniyoruz, ağırlık veriyoruz, hükümetin de çok ağırlıklı olarak bu dönemde yüklendiğini görüyoruz bu konuya ve dünya çapında gelişmeler olmaya başladı, zaten sizin de haberiniz vardır. Onun için hükümet buna karşı değil, hükümet fakirden fukaradan yana, tabi ki para dağıtmak ister ama biz bunu teşvik etmeliyiz, yani hükümet zekat verin, sadaka verin diyemez, fakirlere yardım edin diyemez, vergi affı çıkarabilir, ama halka verdiğiniz paradan vazgeçin, kardeşlerinize verdiğiniz borç parayı eğer ödeyemiyorsa almayın diyemez hükümet. Bu sivil toplum kuruluşlarının, bizlerin yapacağı şeylerdir, hükümet ama faizi sıfırlayabilir, vergiyi düşürebilir, bu mümkün, vergi affı getirebilir ama diğer yönler bizlerin ilgilenmemiz gereken yönlerdir.
Muhabir: Evet tabi biz sadece hükümetten değil, halktan da gelmeli, iki taraflı.
Adnan Oktar: Tabi, tabi, hükümet yapsın olur mu? Bu çünkü bir ahlaktır bu, yüksek ahlak gerektiren bir şeydir, yani kardeşlerini korumak, fakire fukaraya acımak, onlara yardımcı olmak, değil mi mesela parayı vermişsin, veremiyor adam, gidip kapısına dayanıp, kapısını kırıp, eşyalarına el koyup, çekip gitmek yani var, bir de kardeşim sen fakirsin, gerçekten kazanamıyorsun, kazansan verirsin ama ben affediyorum, Allah rızası için sana helal olsun, sen bana dua et bana yeter dese, onun bereketi ona yeter, yani böyle söke söke almayı ben kendi vicdanımda doğru bulmuyorum. Onun için bunu bir terbiye olarak, bir ahlak anlayışı olarak etrafa yaymak lazım. Tabi yapana da ahlaksızdır demiyorum ama ben kendi vicdanıma göre bunu kabul edemiyorum, yani ben olsam yapamam, istemem böyle bir şey.
Muhabir: Çok teşekkür ederiz.
Adnan Oktar: Ben de teşekkür ederim.