ADNAN OKTAR’IN KRAL KARADENİZ RÖPORTAJINDAN (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Beni seven çok. Yani sağcı kardeşlerimden, dindar kişilerden. Ama ateist siyonistler sevmiyorlar, masonlar sevmiyorlar, komünistler sevmiyorlar, PKK’lılar sevmiyorlar, Sabetaycılar sevmiyorlar. Gayri meşru alemin içinde olan insanlar sevmiyorlar. Sevenler Anadolu’daki yiğitlerim, canım kardeşlerim beni aşkla muhabbetle seviyorlar. Tertemiz insanlar, Türk milliyetçileri. Mümin kardeşlerim, Müslüman kardeşlerim çoşkun bir muhabbetle seviyorlar, açık açık görülüyor. Sizlerde görüyorsunuz onlar bana yeter. Yani Sabetaycılar, masonlar, komünistler beni severlerse ben biraz rahatsız olurum herhalde.
KRAL KARADENİZ : Belli olmaz belki bir irşad, belki bir dönüşüm. Sebep sonuç ilişkisi
ADNAN OKTAR: Ama iman eder de güzel ahlakımdan dolayı aşkla severse onlar kardeşimdir. Alnından öperim, sarılır bağrıma basarım. Yani ahlakımdan dolayı seviyorlarsa. Ama bende kendi kafalarına uygun birşey bulduğunu iddia ederek seviyorsa MazaAllah, Allah esirgesin.
KRAL KARADENİZ : Orada bir sakat bir düşünce vardır.
ADNAN OKTAR: Tabi, onlar çünkü kendisi gibi olan adamı severler. Kuran’da ayette belirtiyor Cenab-ı Allah, aynen diyor kendi düşüncelerinde olmadıktan sonra sizi ya kendi dinlerine çevirirler. Şeytandan Allah’a sığınırım. Kendi inançlarına çevirirler yada taşa tutarak öldürürler. Bakın taşa tutarak öldürürler, yani öldürme arzusu olur diyor. Yani katletme arzusu olur diyor, o kadar nefret ederler. Bakın yani hafif de değil. Yani bağırır çağırırlar demiyor Cenab-ı Allah, hakaret ederler demiyor. Doğrudan öldürmek isterler diyor. Hem de en feci şekilde öldürmek isterler diyor. Taşa tutarak öldürmek isterler sizi diyor, bu çok manidar.
... Evet bu bir gerçek, ben düşmanlarımdan nefret etmiyorum ayrıca. Onlar benden nefret ediyor ama ben onlardan etmiyorum. Şefkat duyuyorum, acıyorum. Onları kurtarmaya çalışıyorum. Onları doğru yola sevketmeye çalışıyorum. Düzeldiklerinde de bağrıma basmaya hazırım. Yani coşkuyla severim. Ama benim buğzum Allah’a Kuran’a dine karşı olan tavırlarından kaynaklanıyor. Yoksa benim onların bedeniyle etiyle kemiğiyle bir alıp veremediğim yok. Ruhlarıyla da bir alıp veremedim yok. Ben onlardaki sapık inanca karşıyım. Eyleme karşıyım.
KRAL KARADENİZ : Yoksa yaratılmışı severiz. Yaratandan ötürü.
ADNAN OKTAR: Tabi, ama onlara bakarsan en feci şartlarda beni öldürmenin peşinde oluyorlar... Ama bu Kuran’ın söylediği birşey, ben iftihar ederim.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJINDAN
Beni seven muhabbet duyan yüzlerce, binlerce aile var. Bir kısmını biz internete koyduk. HarunYahya.com, HarunYahya.org da ailelerle ilgili kısım hemen kapakta görülüyor zaten. Oradan girerlerse görürler. Ailelerin güzelliğini sevecenliğini ve tatlılığını ben çok iyi bilirim. Anneleri babaları ben çok severim. Dedeler, amcalar bunlar çok hoş insanlardır. Aile yapısı çok güzeldir. Benim bildiğim anne, baba dinine, mukaddesatına saygılıdır, sevecendir. Çocuğuna karşı da saygılıdır. Onun dindar olmasından, milliyetçi olmasından, Türk-İslam Birliğini savunmasından iftihar eder. Müslümanlarla görüşmesinden sevinç duyar. Müslümanlara baskı yapıldığında, müslümanlara iftira atıldığında yardımcı olur. Destekçi olur. Benim bildiğim aile böyle olur. Benim kafamdaki izdifam böyle. Dinsiz bile olsa bir aile eğer saygılıysa, nezaketliyse yine bunlara da saygı duyarız. Bu insanlara da hürmet duyulur. Bunlar da insandır, bunlar da bizim kardeşlerimizdir.
ADNAN OKTAR’IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJINDAN - (11 Mart 2009)
HÜLYA AVŞAR: Bana diyecekler ki yazıklar olsun sana ki
ADNAN OKTAR: Estağfirullah olur mu?
HÜLYA AVŞAR: Adnan Hoca ile konuşuyorsun. Konuşacağım. Merak ediyorum. Çünkü siz açık yürekli biriyseniz eğer hele ki buraya gelmeyi de kabul ettiyseniz. Bunları açık açık söylemeliyiz. Soru işaretlerinden dolayı zaten sevilmiyorsunuz. Sevilmiyorsunuz. Siz kendinizi kandırmayın. Sevilmiyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Bakın beni sevmeyenler olmasıyla ben iftihar ederim. Herkes beni sevseydi ben anormal bir varlığım demektir. O zaman ben utanç duyardım bununla. Benden nefret eden, beni öldürmeye kalkan insanlar olması gerekir. Bu benim Müslüman olduğumu gösterir. Dava adamı olduğumu göstertir. Bütün peygamberlerle uğraşılmıştır. Bütün sahabelerle uğraşılmıştır. Allah yolunda mücadele eden bütün alimlerle, bütün mücahitlerle uğraşılmıştır..... Beni seven gerçek iman edenler benim için yeterlidir.
ADNAN OKTAR’IN DESTAN TV RÖPORTAJINDAN (8 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Şimdi beni sevmeyenler genellikle kadın satıcıları, mafya mensupları, komünistler, Maocular, gayri meşru alemin içerisinde olan herkes. Ve bir kısmı da beni tanımayanlar, görmeyenler, konuşmamış olanlar, kulaktan duyma bilgiye tabi olanlar. Yoksa beni Anadolu insanı canı gibi seviyor. Yani biliyorum. Yani onbinlerce mail alıyoruz. Bir tane, iki tane değil onbinlerce. Hep böyle aşkla muhabbetle dostlukla ifade ediyorlar, hepsi ayrı ayrı illerine davet ediyorlar. Bizim kardeşlerimiz de oralara gidiyorlar. Hepsi o coşku ve muhabbet içindeler. Onlar benim canım ciğerim. Onlar bana yeter. Ve bunlar milyonlarca. Ama bir avuç sabetayist, mason, it kopuk takımı. Baronun adamları, Baronun zehirledikleri. Bana varsın düşman olsunlar. Varsın karşı olsunlar.
DESTAN TV: Zaten olmazlarsa siz o zaman kendinizi gözden geçirin hocam yani.
ADNAN OKTAR: Allah vermesin. Zaten onlar dost olsa ben bittim. Allah vermesin. İftihar ederim onların düşman olmasıyla. Bana karşı olmalarından ve benden nefret etmelerinden iftihar ederim.
DESTAN TV: Onların bu tavrı sizin yaptığınız hayırlı işlerin teyidi anlamına geliyor yani.
ADNAN OKTAR: O benim mümin ve muttaki olduğumun, iyi olduğumun bir alametidir inşaAllah. Ben hayra yorarım onu. Gerçek Türk milliyetçileri, gerçek dindarlar, gerçek Müslümanlar, saf ve temiz Anadolu insanı benim kardeşlerim, benim canlarım ciğerlerim. Onlar benim dostlarım. Onlar bana kat kat, fazla fazla yeter inşaAllah.