MUHABİR: Selamün Aleyküm. Öncelikle hoş geldiniz.
ADNAN OKTAR: Ve Aleykümselam ve Rahmetullahi ve Berakatühü. Sizler de hoş geldiniz.
MUHABİR: Öncelikle en önemli çalışmanız olan Yaratılış Atlası’ndan başlayalım. Harun Yahya için Darwinizm neden bu kadar önemli bir konu?
ADNAN OKTAR: Darwinizm son 200 yıldan beri ,150 yıldan beri insanların çektiği bütün çilelerin, büyük savaşların, Faşizmin, Komünizmin, Satanizmin, bütün sapkın ideolojilerin özellikle dünya emperyalizminin en büyük, en etkili silahıdır. Ve bir Pagan dinidir. Firavun devrinde de Sümerlerde de, eski Yunanda da kullanılmış bir Pagan dinidir ve insanları herc-ü merc etmede, şeytanın emirlerini yerine getirmede bu dini insanlar kullanmışlardır. Fakat bu büyük putu şu an parça parça ettik Allah’a çok şükür. Bu Yaratılış Atlası isimli eser Avrupa’da bütün profesörlere, siyasetçilere, Amerika’da da, Çin’de de, Rusya’da da her yerde ulaştı. Ve bu büyük put yerle bir oldu şu an. Allah’a hamdolsun.
MUHABİR: Yine Darwinizm hakkında bir şey sormak istiyorum. Sayın Adnan Oktar için Darwinizm acaba en güçlü olanın hayatta kalması mı yoksa yalnızca bir evrim kuramı mı yalnızca kuramsal bir çerçeve mi?
ADNAN OKTAR: Ateizmin dünyada etkili olması için çalışan Masonik güçlerin bir pagan dinine ihtiyaçları vardı. Ve bu pagan dinini ortaya attılar. Fakat dünyadaki en çürük teoridir. En bilimsel dayanağı olmayan teoridir. Hatta Darwin kendi ifadesiyle bunu açıkça ortaya koyuyor; diyor ki: “Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş yavaş gelişmelerle türemişse neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz?” diyor. “Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde?”, yani çok düzgün, matematik mükemmellikte sayısız ara geçiş formu olmalı. “Fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz? Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil?“ O dönemde çok fazla arkeolojik araştırmalar yapılıyordu. Jeoloji ilmiyle ilgili araştırmalar yapılıyordu. Paleontoloji ile ilgili araştırmalar yapılıyordu. Yerin altını üstüne getirdiler. Darwin zamanında da hiçbir ara fosil tek bir tane bile bulamamışlardı. Aradan 150 yıl geçti yaklaşık, gene aradılar gene bulamadılar. Buna karşılık 250 milyonun üzerinde yaşayan fosil yani yaratılışı ispat eden fosil buldular; bakın 250 milyon adet yaratılışı ispat eden fosil bulundu. Bunlar da yaklaşık 200 milyon yıllık, 250 milyon yıllık, 300 milyon yıllık hatta 500 milyon yıllığa kadar fosiller bulundu. Ve Darwinizm’in asıl aldığı ağır darbe buradan olmuştur. Benim Yaratılış Atlası’mdaki en vurucu yön bu fosillerin fotoğraflarıdır.
MUHABİR: Bugün Darwinizm çerçevesinde yürütülen tartışmaların en önemlilerinden biri de insan ve maymun türleri arasındaki bulunamayan eksik bağlantı, eksik halka. Bu önemli bir tartışma konusu. Fakat ben bunu size daha farklı bir şekilde sormak istiyorum. Sayın Harun Yahya’ya göre acaba bu eksik halka Allah’ın insanın içine üflediği ruh olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Güzel söylediniz. Çünkü insanın asıl vasfı ruhundan kaynaklanıyor. Biz beynimizin içerisinde çok renkli olarak, üç boyutlu olarak bütün evreni görebiliyoruz. Bunu beynimizin içinde gören biri var. Beynimizin içinde duyan birisi var. Bir ruh sahibi bu. İsterse bu bir karınca içerisinde de olabilir. Bir kedinin içinde de olabilir. Bir insanın içerisinde de olabilir. Ama Allah, Cenab-ı Allah insanın içerisinde yaratmıştır. Mühim olan ruhtur. Ruhun da evrim teorisi ile açıklanacak bir yönü yoktur ve imkansızdır. Çünkü metafizik üstü metafizik bir konudur bu. Hiçbir şekilde bunu açıklayamazlar. Ayrıca eksik halka diye bir şey yoktur. Onlar gibon, goril, şebek ve maymun cinslerine ait çeşitli varlıklardır. İnsanı andıran birçok maymun türü oluşmuştur. Bunlar onlardır. Kedi de insana benzer, kurt da benzer hatta bir böcek bile benzer. Yani gözleri ile benzer, ayakları ile benzer. Bu benzerlik onun atası olduğunu göstermez. İnsanın atası Hz. Adem’dir ve hiçbir şekilde de değişikliğe uğramamıştır insan. Fosil kayıtlarında bunu açık açık görüyoruz. Mühim olan burada delil olarak çok açık, kesin fosil kayıtlarının olmasıdır. Fosil bulamayınca Piltdown adamı sahtekarlığı gibi sahtekarlıklar yapmışlardır. Bunlarla ara fosil gibi gösterterek insanları kandırmaya çalışmışlardır. Bunları da becerememişlerdir. Bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi bile imkansızdır. Değil ki böyle bir iddia olsun ve evrim teorisinin geçersiz olduğunu da buradan anlıyoruz.
MUHABİR: Harun Yahya aynı zamanda Masonlar üzerinde debüyük,geniş çalışmalar yapmış biri. Bir sonraki sorum da bununla ilgili olacak. Harun Yahya Masonlar hakkında ne düşünüyor. Özetlemeniz gerekirse bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
ADNAN OKTAR: Masonluk dünyadaki ateizmi, Hz. Adem devrinden başlamak üzere örgütleyen şeytani bir tarikattır. Kendileri de söylüyorlar; bizim örgütümüz Hz. Adem devrine kadar dayanır diyorlar. Hz. Süleyman devrinde de vardı. Hz. Nuh’un döneminde de vardı. Her dönemde dinsizlik organize bir hareket olarak yeraltı hareketi olarak Müslümanlara karşı tavır almıştır. Devrimizde de gene aynı şekilde Masonluk şeytanın emrinde bir örgüt olarak görevini yerine getirmektedir. Bu kıyamete kadar da devam edecektir. Masonluk kıyamete kadar devam edecek bir örgütlenmedir. Müslümanlık ve İslam da kıyamete kadar mücadeleye devam edecek bir inançtır. Allah’a inananlarla inanmayanların mücadelesi Hz. Adem devrinden kıyamete kadar devam edecektir. Müslümanlar mescidlerde toplanırlar. Masonlar da Mason localarında toplanırlar. Aralarındaki bu mücadele zaman zaman Müslümanlar lehine zaman zaman da Müslümanların mağlubiyeti ile neticelenmiştir. Dünyaya iki kere kafir hakim olmuştur. Buhtunnasar hakim olmuştur ve Nemrud hakim olmuştur. Zülkarneyn ve Süleyman Aleyhisselam hakim olmuştur. İki mümin de bunlardır. Beşinci olarak yere Resulullah (sav)’ın soyundan Muhammed Mehdi Muntazır hakim olacaktır inşaAllah. Onun liderliğinde bir dünya hakimiyeti olacaktır. Biz şimdi Mehdiyet devrindeyiz inşaAllah. Hz. İsa’nın inişi çok yakın. Hz. Mehdi de Allah’ın izniyle çıkmıştır. Müslümanlar Hz. Mehdi’nin çıktığını Resulullah (sav)’ın verdiği rivayetlerden anlıyor. İki Ramazan’da güneş tutulması olmuştur. Bu birinci alamet. İran-Irak Savaşı ikinci alamet. Afganistan’ın işgali üç. Fırat’ın suyunun kesilmesi, baraj ile kesilmiştir, dört. Ramazan Ayı’nda ay ve güneş tutulması olmuştur iki kere tam üst üste, beş. Kuyruklu yıldızın doğması. İki ayrı kuyruklu yıldızdan bahsediyor Resulullah (sav). Her ikisi de doğmuştur. Biri Lulin kuyruklu yıldızıdır ki çift uçludur, ki Resulullah (sav) aynı bu şekilde tarif etmiştir. Batıdan doğuya doğru gitmektedir. Biri de Halley kuyruklu yıldızıdır. Kabe baskını. Kabe gene Hicri 1400’de basılmıştır. Kan akıtılmıştır. Güneşten bir alametin belirmesi. Güneşte en büyük patlama olmuştur. Bağdat’ın alevler ile yok edilmesi. Ve birçok hadis. Buradan Mehdi’nin zuhur ettiğini anlıyoruz inşaAllah.
MUHABİR: Sayın Harun Yahya’nın aynı zamanda çok okuduğunu çok araştırdığını biliyoruz. Bilimsel anlamda da olsun teoloji din bilimi anlamında da olsun engin bir bilgisi var. İmam Gazali’nin yapıtlarını çok iyi bildiğini biliyoruz aynı zamanda Şeyh Said Nursi’den de etkilendiğini, onun çalışmalarından da çok şey edindiğini, kendisi birçok röportajında söylemiştir. Peki özetlemeniz gerekirse Sayın Harun Yahya, Şeyh Said Nursi’den nasıl etkilenmiştir ne anlamda etkilenmiştir?
ADNAN OKTAR: Said Nursi Hazretlerinin kitapları ile ben lise sonda tanıştım. Kitaplarını okuyunca sevgiye, şefkate, muhabbete, dostluğa çok önem verdiğini, İslamiyetin yayılmasının sevgiyle, güzellikle olması gerektiğini anlattığını gördüm. Fakat bu insanın olağanüstü bir insan olduğunu anladım çünkü ileride olacak bütün olayları bildiriyor Cenab-ı Allah’ın bildirmesiyle. Bütün dedikleri teker teker istisnasız hepsi çıkmış. Mesela 1971’deki olayları bildiriyor. 1981’deki olaylar, 91, 2001, 2011’i şu an bildiriyor. 2021’deki olayları bildiriyor. Mehdi’nin Hicri 1400’de çıkacağını söylüyor Said Nursi Hazretleri. İstanbul’da çıkacak diyor. Darwinizm’e, materyalizme karşı çok etkili mücadele verecek diyor. Benim zamanımda yani bunların olmayacağını, kendi zamanında bunların olmadığını belirtiyor. Yani özetle anlatıyor açıkçası ve Darwinizm’den doğrudan bahsetmiyor. Ama ahir zamanda Mehdi’nin bu konuyu halledeceğini söylüyor. Darwinizm ve materyalizmi yerle bir etme konusunu Mehdi’nin halledeceğini söylüyor. 91, 2001, 2011, 2021 gibi de İslam tamamen hakim olacak inşaAllah diyor. 2011’de başlayacak ve 2021’lerde de bitecek bu diyor inşaAllah. Hz. İsa Aleyhisselam’ı da 2021’lerde inşaAllah bekliyoruz.
MUHABİR: Thank you,
ADNAN OKTAR: Fine, thank you, Selamün Aleyküm
ADNAN OKTAR: Allah mübarek etsin sizin de Ramazanınızı İnşaAllah.