SUNUCU: Programımıza hoş geldiniz sayın izleyicilerimiz, aramızda Adnan Oktar hocamız şu an buradalar, hoş geldiniz Hocam.
ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.
SUNUCU: Nasılsınız hocam?
ADNAN OKTAR: Teşekkür ederim sevimli sen nasılsın?
SUNUCU: Teşekkür ederim hocam Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, MaşaAllah.
SUNUCU: Hocam sizi çok özlemiştik aramızda olmanızdan tekrardan…
ADNAN OKTAR: Severim ben seni, sen çok güzel huylusun, çok efendisin, elinden yüzünden efendilik akıyor, MaşaAllah,
SUNUCU: Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Dikkat ettim baktım bugün çok nurlu yüzün MaşaAllah,
SUNUCU: İnşaAllah hocam,
ADNAN OKTAR: Sen de hoş geldin.
SUNUCU: Hoş bulduk, hocam ben bugünlerdeki sıkça karşılaştığım bir soruyla başlamak istiyorum.
ADNAN OKTAR: Evet inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah hocam, Hz. Mehdi’nin gelişini Peygamberimiz (sav) müjdelemiştir, Said Nursi Hazretleri, İmam Rabbani, İbni Arabî gibi sayısız değerli ehlisünnet âlimleri Mehdi’nin gelişini müjdelemiştir, bütün ahir zaman alametleri, içinde bulunduğumuz dönemi göstermektedir. Ama günümüzde Hz. Mehdi’nin gelişini inkâr eden kişiler var, sizce bu durum nasıl açıklanıyor?
ADNAN OKTAR: Ben Mehdi gelecek diye insanlara bir müjde veriyorum anlatıyorum, Ama bu telaş tabi Mehdi’nin geleceğinin alametidir. Şimdi Budistler diyor ki Buda geri dönecek diyor, yani yüz milyonlarca Budist var hiç heyecanlanmıyorum, hiç beni ilgilendirmiyor da, Buda gelmeyecek diye oturup da ben uğraşmıyorum, mesela masonlar Hiram Abif’in, üstadları Hiram Abif’in ahir zamanda yeniden dünyaya geleceğine inanıyorlar, ben ondan da hiç telaşlanmıyorum yani hiç panik olmuyorum. Demek ki Mehdi’nin geleceğinden adları gibi eminler, bu kadar panik normal değil. Cübbelisi cübbesizi herkes bir heyecan içerisinde, bir kısmı yüzyıllar sonra gelecek, bir kısmı geldi geçti, bir kısmı şahsı manevidir, bir kısmı görünmez bir varlıktır diyor, bu ne demektir Mehdi bu yüzyılda kesin gelecek. Bakın, mesela Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsameddin ElMuttaki Hazretlerinin eserleri, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler isimli kitap, bu piyasada satılan bir eser bu gösterttiğim, yani bu yüzyıllar önce yazılmış bir eser, evet Kahraman Neşriyat kitapevi satıyor, bu eski kitapta Mehdi ile ilgili çok kapsamlı hadisler var. Bir kere dünyanın ömründen Mehdi’nin bu yüzyılda geleceği kesin, net anlaşılıyor; bak diyor ki, “Resulullah (sav) –kendisi söylüyor bunu- Rabbimin yanında bir gün sizin dünya hayatında saydığınız bin yıl gibidir ve dünyanın eceli altı gündür yedinci günde kıyamet kopacaktır, altı gün bitmiştir, siz yedinci gündesiniz.” Ahmet İbn-i Hanbel, bak Hanbeli mezhebinin kurucusu, mezhep imamı söylüyor bunu, İley’inde naklediyor, “İsmail Bin Abdul Kerim Abdul Samed’den o da Vehb’den rivayet etti, dünyadan 5600 yıl geçmiştir,” ne kalıyor geriye 5600, 7000’den çıktığında 1400. Bu ne demektir, bütün her şey 1400 ile 1500 arasında bitecek. Cübbeli diyor daha 120 yıl güneş batıdan doğacak şöyle olacak böyle olacak, bakın burada ittifakla ısrarla aynı hadis aynı konuyu tekrarlıyor, 7000 yıl diyor, bu çok net. O 120 yıl izahı da apayrı bir şey, 120 yılla ilgili o kadar çok hadis var ki, hepsi birbirinden ayrı, mesela insanlar diyor, güneşin batıdan doğmasından sonra 120 yıl daha kalır. Yani Mehdi batıdan zuhur ettikten sonra güneş gibidir o, güneşe benzetiyor Resulullah (sav), zuhur ettikten sonra insanlar 120 yıl kalacaklar bu doğru, Resulullah (sav)’ın hadisleriyle mutabık, ama bakın kıyamet yeryüzünde Allah’a ibadet edilmeyen bir yüz sene geçmedikçe kopmaz, demek ki bu rivayetler muhtelif. Bakın hepsinde bir 100 yıllık 120 yıllık bir dönemden bahsediliyor ama bir ittifak yok hadislerin arasında, fakat ortak ittifak ettikleri bir nokta var, 120 yıllık bir dönemden bahsediliyor, demek ki ahir zaman 120 yıl sürecek, buna dikkat çekiliyor. Mesela diyor ki “Yecuc Mecuc’ten sonra senelerce müminler kalırlar, sonra gürültülü toz-duman gibi bir şey görürler işte onlar müminlerin canını alacak son gruptur, insanlar bundan sonra 120 yıl daha dünyada kalırlar.” Bakın öbür hadiste güneş batıdan doğduktan sonra, bundan sonra Yecuc-Mecuc’ten sonra 120 yıl kalır diyor. Bir başka rivayette “geriye kafirlerin bakeası kalır onlar yüzyılın en şerrileridir de 100 yıl daha kalırlar”, mesela “kafirlerden sonra yüz yıl daha kalırlar”, bu ayrı bir şey bu da.
İnsanlar arasında bazı olayların olacağı belirtiliyor, “bir rüzgâr araya girer ve onun ruhunu da alır” diyor, yani müminlerin, geride şerri insanlar kalır, şeytan onları onlara putlara tapmaları için emir verir onlar da emri yerine getirirler, “deccal ve Meryem oğlu İsa’nın inişinden sonra 120 yıldır. Bakın bu sefer de İsa (as) dan sonra 120 yıl diyor.
Demek ki bakın ayrı bir hadis gene “hayırlılardan sonra şerriler 120 yıl daha vardır,” bakın bu da çok ayrı bir hadis, “şerri insanlar hayırlı insanlardan sonra 150 yıl bu dünyada hâkim olurlar”, bu da ayrı bir hadis.
Bütün bunlardan anlıyoruz ki, ahir zamanda bir 100 yıllık küsur bir dönem var. Ama kimi Hz. İsa’dan sonra diyor, kimi de deccalden sonra diyor rivayetler kimi güneş batıdan doğduktan sonra, kimi Yecüc-Mecüc’den sonra, demek ki Cübbelinin bu izahı doğru değil. Yani bu muhtelif hadisleri, bunları gizlememesi lazım, burada doğru davranması lazım, bu konuda birçok hadis var demesi lazım. O zaman buradan anlıyoruz ki, ahir zamanın süresi 120 yıl, yani Mehdiyet 120 yıl sürecek, yani bunun içinde Yecüc-Mecüc de olacak. Dabbe de olacak Dabbet-ül Arz da; dabbe derken Dabbet-ül Arz’ı kast ediyorum, Deccalin zuhuru olacak, hepsi de yani 120 yıl içerisinde her şey olup bitecektir. Hicri 1400’de başlayacaktır hicri 1500, 1506’ya kadardır diyor Said Nursi 1543’lere kadar Müslümanlar kalır diyor, yani az da olsa sayıları kalır diyor, 1545’te de kıyamet kopar diyor. 1545 yılında, o zaman şu an yaşayan insanların torunlarının torunları kıyameti görecekler o kadar yakın. Biz de Mehdi devrindeyiz inşaAllah, yani benim bu dediğimin doğru olduğunu insanlar görecekler, çünkü bu ispatlı olan bir şey, alametlerin hepsi çıktı, yani bilinen alametlerin hepsi çıktı. Darwinizm’in mesela yıkılışı da Mehdi’nin bir zuhurudur. Yani Darwinizm’in yıkılışı Mehdiyete bir zemin hazırlamadır, bir ortam hazırlamadır, mesela Darwinizm tepmez devrilmez görünüyordu fakat yıkıldı, maşaAllah, komünizm mesela tepmez devrilmez görünüyordu değil mi, komünizm çocukluğumuzda hatta dünyayı kaplayacak, her yer komünist olacak diye çekiniyorduk biz, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam,
ADNAN OKTAR: Mahalleler hatta Türkiye de komünist olacak diye Allah esirgesin çok çekiniyordu herkes, sonra bütün dünyada komünizm birdenbire yıkıldı. Bakın Darwinizm de bütün dünyada aniden birdenbire yıkıldı. Şimdi kapitalizmin yıkılışına sıra geldi, kapitalizm de yıkıldıktan sonra dünyada başka bir şey kalmıyor zaten. Sadece Mehdiyet ondan sonra, İslam ahlakı ve Türk İslam Birliği inşaAllah, Türk İslam Birliğinin sancağı bütün Türklük âlemine bütün İslam alemine dikilmiş olacak inşaAllah, büyük bir ferahlık, adalet ve bolluk dönemi olacak, Hz. Mehdi dönemindeki adaletle ilgili hadisleri oku bakalım,
OKTAR BABUNA: “Kıyametin kopması için zamanda sadece bir gün kalmış olsa Allah benim ehli beytimden bir zatı gönderecek, yeryüzü zulümle dolduğu gibi o yeryüzünü adaletle dolduracak.” (Sünen-i Ebu Davud)
ADNAN OKTAR: Bakın busahih hadis kitabı, ne diyor Resulullah (sav), “kıyametin kopması için zamanda sadece bir gün kalmış olsa da,” demin ne dedik hicri 1400’de bitiyor dedik, işte 1400 ile 1500 arasındaki uzatma budur. Kıyametin kopması için zamandan sadece bir günden başka vakit kalmamış olsa da, normalde Cenab-ı Allah hicri 1400’de de bitirebilir, fakat 1400 ile 1500 arası 1400’ün içinde olmuş oluyor, yani 1400’de dâhil olmuş olur, o yüzden inşaAllah hicri 1500’e kadar hepsi tamamlanmış olacak. ...Allah benim ehli beytimden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracak. Devam et.
OKTAR BABUNA: “Hz. Mehdi bendendir”
ADNAN OKTAR: Yani bendendir; Resulullah (sav)’ın soyundandır, seyyittir.
OKTAR BABUNA: “Yeryüzü zulümle işkenceyle dolduğu gibi onu doğrulukla ve adaletle doldurur.” (Sünen-i Ebu Davud)
ADNAN OKTAR: Bakın bu da sahih hadis kitabından, diyor ki, Mehdi ile ilgili hadis yok, Kütübü Sitte’de hadis yok diyor. Kardeşim nasıl yok; Sünen-i Ebu Davud’tan söylüyoruz, Sünen-i Ebu Davud sahih hadis kitabı, açık net sarih ifadeler var. Hz. Mehdi bendendir diyor, yani çok net ifade Resulullah (sav)’ın hadisi “yeryüzü zulümle ve işkence ile dolduğu gibi” mesela zulüm ve işkence; Afganistan’da Irak’ta her yerde İslam âleminde muazzam bir zulüm ve işkence var Müslümanlara. İftira ediyorlar, hakaret ediyorlar, hapse sokuyorlar, eziyorlar horluyorlar değil mi, yapmadıklarını bırakmıyorlar. Bakın, yeryüzü zulüm ve işkence dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur. İnşaAllah,
SUNUCU: İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: “Bu emir ile Hz. Mehdi’yi insanlar yeryüzünü daha önce zulümle doldurdukları gibi yeryüzünü adaletle dolduracaktır,” (Sünen-i İbn-i Mace )
ADNAN OKTAR: Bakın Kütübü Sitte’den gene, Sünen-i İbn-i Mace sahih hadis kitabıdır, hani yoktu Kütübü Sitte’de, hani yoktu?
OKTAR BABUNA: Hatta yemin ediyordu hocam bu 1500 yıl ümmetinin ömrü, hadis yoktur diye
ADNAN OKTAR: 1500 ile ilgili hadis yok diye yemin etti, o kefaretini ödemesi lazım, ya oruç tutacak ya fakirleri doyuracak, inşaAllah,Cübbeli; tabi orada doğru söylemedi çünkü hadis var, 8 tane hadis var, sayfasını söyleyeyim gene baksın Ahir Zaman Mehdi’sinin alametleri Celalettin Suyuti’nin, bakın Suyuti’nin hem de, bakın sahih hadislerin tespitinde güvenilir imamdır Suyuti, Ehli Sünnetin göz bebeğidir. Yani hadis imamıdır, onun hadislerinden toplanmış bir eserdir. 88 ve 89.cu sayfasında 8 tane hadis var, 8 tane ve bunları seçerek koymuş. Ve hepsi aynı ittifakla dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunu söylüyor, yani hicri 1400 ile 1500 arasında ümmetin ömrü bitiyor. 1600’e varmadan da kıyametin kopması gerekiyor, Said Nursi Hazretleri 1545’te kopacak inşaAllah diyor. Devam et...
OKTAR BABUNA: Zulüm ve fıskla dolu olan dünya o Hz. Mehdi geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar)
ADNAN OKTAR: Bu da çok muteber bir eserdir, ehlisünnetin göz bebeğidir. İbn-i Hacer’in Mekki El Kavlul Muhtasar Fi-Alametil Mehdiyyil Muntazar, çok muteber bir eserdir,
OKTAR BABUNA: Hz. Mehdi’nin zamanında adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri iade edilecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar)
ADNAN OKTAR: Şimdi fakirin fukaranın biliyorsunuz gidiyorlar mesela borcunu ödeyemiyor, malını hukuki yoldan ama zor yoluyla el koyuyorlar, değil mi?
SUNUCU: Evet, el koyuyorlar hocam
ADNAN OKTAR: Haciz ediliyor malları, ne var ne yok buzdolabı, çamaşır makinesi hepsi götürülüyor, Mehdi geldiğinde diyecek ki “aman canım kardeşim al sen şu mallarını hepsi senin olsun bir o kadarı daha senin olsun,” “Borcunu ödedin canım ciğerim kardeşim, bu mu senin alacağın bu mu, al sana iki misli al sana üç mislini” mal o kadar ki bollaşacak ki diyor Resulullah (sav) yani artık insanlar aldıkları malı geri ödemek isteyecekler, utanacaklar o kadar bollaşacak mal, inşaAllah Mehdi döneminde.
OKTAR BABUNA: Onun Hz. Mehdi’nin adaleti her yeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünneti seniyesiyle muamele edecektir. Hatta birisinden mala ihtiyacı olan kim varsa çağrılmasını söyleyecek, o kişi emrini yerine getirdiğinde sadece bir kişi gelecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar)
ADNAN OKTAR: Hangi hadis o?
OKTAR BABUNA: Sondan bir önceki,
ADNAN OKTAR: “İnsanlar arasında Hz. Peygamberin (sav) sünneti seniyesiyle muamele edecektir.” Yani Peygamberin (sav) ahlakıyla ahlaklanacak ve ona göre gidecek. Hatta birisinden mala ihtiyacı olan kim varsa çağrılmasını söyleyecek, yani madem malın mülkün gitmiş ihtiyacın var, kim var gelsin diyor, o kişi emri yerine getirince sadece bir kişi gelecek diyor. O kadar mal dağıtılmış ki, bir kişi o da adam da utanıyor zaten bu adam bu tanınan birisidir, yani ünlü bir olay bu olacak kaderde, adam diyor ümmetin en gözü aç olan ben miyim diyor, pişman oluyor, dolduruyorlar kucağını artık adamın, malla parayla istediği her şeyle, inşaAllah.
SUNUUC: İnşaAllah,
ADNAN OKTAR: “Hz. Mehdi’ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek” bakın ahir zamandayız, hicri 1400’deyiz Mehdi çıkıyor. Her tarikat her cemaat dini guruplar en az on binlerce kişi tabisi vardır, herhangi bir mesela bir Nakşî tarikatı bir Kadiri tarikatı herhangi bir cemiyet herhangi bir dini gurup binlerce taraftarları vardır, en az taraftarı olan cemaat Mehdi cemaatidir. Bakın diyor “aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek ve her zalim onun karşısında mağlup olacaktır”, Darwinistti materyalisti komünisti ateisti zalim olanı da zulüm edende çünkü Allah’a karşıda zulüm vardır Allah’ı inkâr da bir zulümdür. Tabi, “zaman o kadar adil olacak ki kabirdeki ölüler dirilere imrenecektir,” Yani o kadar güzel, bunu nerde yazıyor El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, muteber hadislerin bulunduğu bir eserdir inşaAllah. Cübbeli dolaylı olarak kabul ediyor da hadis var diye açıkça kabul etmedi, yani bakın 7000 seneyi kabul ediyor yani geçenlerde kabul etti, ya boş bulundu kabul etti, Allahu âlem boş bulundu, “Ehli sünnet İslam kaynaklarında bu sure efendim diyor (as) geçti 1400 sene Hz. İsa ile arası 500-550 arası gidiyor, İsa (as) ile Musa (as) arası belli işte diyelim 2000 sene diyor, şudur budur,” onun konuşmaları, “İbrahim (as) şu anda İbrahim (as) arası ile arası 5000 senedir ortalama, buradan Adem (as)’a gidilse Nuh (as) dan şuradan buradan 7000 gibi bir Adem (as)’ın senesi çıkıyor. Yani 7000 gibi bir ortalama var,” bakın demin söylediğim hadise geldi, kardeşim 7000 sene ise dünyanın ömrü, hicri 1400 ile 1500 arasında vakit kalmamış oluyor işte, kendin diyorsun 1400 sene diyor. İslam kaynakları efendim diyor İslam kaynaklarında bu süre geçti1400 sene diyor. “Yani 7000 gibi ortalama var, Adem (as) çünkü şeyler ortalamalar belli, bu şimdi ayet yok garanti veremeyiz hadis de yok”, -insaf nasıl hadis yok baksanıza, 8 tane hadis var,
“Hadis de yok yani hadis olmadığı için garanti veremeyiz ama yıllar bellidir”, peki nerden çıkarıyorsun o zaman kardeşim, madem ayet yok hadis de yok neye dayandırıyorsun peki, Müslümanım diyorsun, değil mi? Neye dayandırıyorsun, peki ne gerek var bu hadisleri gizlemeye çünkü bunu kabul ederse, Mehdi’nin başka çıkacağı vakit kalmıyor, o zaman yüzyıllar sonra Mehdi gelecek diyemeyeceği için, o zaman ne diyor, hadis yok diyor, bu doğru bir hareket değil, yani bu konuda çok dürüst olacak, samimi olacak. Resulullah (sav)’ın artık bütün hadislerini saydım, okuduk, bunlara güvenmesi lazım ve bu sözünü düzeltmesi gerekir,
SUNUCU: Evet hocam, yine burada bir soru var hocam sorabilir miyim müsaadeniz olursa,
ADNAN OKTAR: Tabi ki estağfirullah buyurun,
SUNUCU: Hocam Hucurat Suresi’nin altıncı ayetinde “Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haberle gelirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.” diye Allah bildiriyor, sizin hakkınızda iftirada bulunuyorlar, o zaman samimi Müslümanların bu iftiralara inanmaması ve doğruyu araştırması gerekmez mi?
ADNAN OKTAR: Tabi bir Müslüman hakkında suizan etmek özellikle küfrün ve dinsizlerin, masonların, ateistlerin, din karşıtlarının ifadeleriyle atılan iftiralarda “aaa bak ya neler yapmış, işte vay be ” falan diyorsa bir insan bu haramdır, gözüyle görecek, kulağıyla işitecek tahkik edecek araştıracak, emin olacak o zaman inanır. Onun için Cenab-ı Allah diyor bir fasık yani Kuran’a dine İslamiyet’e ehemmiyet vermeyen herhangi bir insan yahut Kuran’ın hükümlerini yapmayan herhangi bir kişi size bir haber getirirse onu mutlaka araştırın diyor Cenab-ı Allah, araştırmazsa haram olur. Ve ona inanırsa gene haram olur, araştırmadan inanmak haram. Doğru söylüyor kardeşimiz.
SUNUCU: Evet hocam, yine bir soru daha yönelteceğim bunun üstüne o zaman Hocam,
OKTAR BABUNA: Zaten hocam size de atılan iftiraların hepsinin yanlış olduğu bir bir ispatlandı,
SUNUCU: İspatlandı, evet
OKTAR BABUNA: Akıl hastanesinde orda çok affedersiniz deli dediler tenzih ederim sizi biz gelip şahit olduk, arkasından Gülhane Askeri Tıp Akademisi raporla zaten bütün hepsini kaldırdı,
ADNAN OKTAR: Evet, üst ihtisas kurulunda da kaldırıldı, ama ben deli aşığım Allah’ın delisiyim ben. Tabi Allah aşkının delisiyim ben,
OKTAR BABUNA: Kokain kullanıyor dediler o ispatlandı mahkemede, 72 saat sonra kanınızda 5 mg çıkardılar, mahkeme kararıyla mahkeme beraat verdi, adli tıp raporlarıyla, hiçbir insanın 72 saat sonra kanında kokain olamayacağı, dolayısıyla yemeğinize karıştırıldığı ispatlandı. Ondan sonra Ebru Şimşek diye bir hanım çıkardılar, uygunsuz tavırları, sizin evde çekildiği söylendi o görüntülerin sizin evinizde olduğu söylendi, mahkeme kameralar önünde bilirkişi tayin etti ve iki görüntü de incelendi. Ebru Şimşeğin uygunsuz görüntülerinin olduğu evin 60-70 metrekare küçük bir daire olduğu tavanlarında böyle kirişlerin olduğu aşağıya sarkan, Adnan beyin evinin 4-5 katlı villa olduğu, asmolen tavan dedikleri yani dümdüz tavan olduğu ve büyük bir bina...
ADNAN OKTAR: Evet kiriş yok benim bulunduğum evde o bayanın bulunduğu evde kiriş var, en belirgin olan o, zaten bilirkişi de diyor bu ev tamamen yıkılıp yeniden yapılmadıktan sonra böyle bir kiriş sistemi gizlenemez dediler. Benim bulunduğum evde pencereler tavandan tabana kadar, ama bir kere villa yani o küçük ev 50-60 metrekarelik, o koskoca villa, çekimleri karşılaştırdılar, bilirkişi uzmanlar psikiyatristler herkes vardı, hâkimler zaten bakar bakmaz anladılar, yani hemen yani konu hemen bitti. Sonra uzunca mahkeme karar açıkladı bilirkişi raporlarına kendi yaptığımız tespite yani filmlerin izlenmesine ondan sonra şahitlerin ifadelerine göre Adnan Oktar’a ve arkadaşlarına atılan iftira geçersizdir diye mahkeme karar verdi inşaAllah ve beraat ettim. Ama işin ilginç yanı çok hayret verecektir Ağır Ceza Mahkemesinde beraat ettiğim halde net delillerle konu bittiği halde bu bayan bana tazminat davası açtı bu olay oldu diye ve bu tazminat davasını kazandı.
SUNUCU: Yani amaç belli hocam,
ADNAN OKTAR: Hayır tazminat kazandı, biz de tazminatı ödedik, Ağır Ceza beraat ediyor net diyor yani alakası yoktur diyor, fakat bayan da tazminat davasında diyor, bu olay gerçektir diyor, mahkeme de kabul etti bu bayan doğru söylüyor diye ve götürdük kadına tazminat ödedik. Hayır, yani ben mahkemenin kararına çok saygılıyım ama mucize bu, hayret edici bir şey, ama o nurlu ellerini öperim ben onların yani bütün hakimlere saygım çok büyük, hürmet ederim, helali hoş olsun, ben onlardan şikayetçi değilim, haklarında da bir şey demiyorum ama bu bir mucizedir, Ağır Ceza Mahkemesinin kararına rağmen net delillere rağmen bu şekilde karar alınması mucizedir. MaşaAllah ama ellerine sağlık bir şey demiyorum.
OKTAR BABUNA: Hatta bir şahit de çıkıyor, o dönem arkadaşı olan Filiz Karakaş isminde bir bayan..
SUNUCU: Sahte şahit evet.
OKTAR BABUNA: Hayır sahte değil yok, o dönem arkadaşı olan Ebru Şimşeğin bir hanım gelip mahkemeye tanıklık yaptı, dedi ki o dönemde Ebru dedi, zor durumda kalınca dedi birlikte planladık, dedi Adnan Beyin üzerine yıkalım diye, mahkemede tanıklık yaparak belirtmiş oldu bu işin düzmece olduğunu, bu işin bu olayın,
SUNUCU: Demek ki Allah’ın yoluna girmiş bir bayan bu da demek ki,
ADNAN OKTAR: Dürüst, evet samimi, vicdanlı davrandı orda itiraf etti, doğruyu söyledi, evet.
SUNUCU: İnşirah Suresinin dördüncü ayetinde “Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?” diye Allah buyuruyor, bu ayetin ebcedi 2009 yılını gösteriyor, saygıdeğer hocam bu ayetin ebcedi ve anlamından Hz. Mehdi’nin şanının ve adının 2009 yılında çok fazla yayılacağını mı anlıyoruz? Cavidan Güvener
ADNAN OKTAR: MaşaAllah bir daha okur musun ayeti,
SUNUCU: Okuyum hocam,
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırız,
SUNUCU: Şeytandan Allah’a sığınırız, “Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?”
ADNAN OKTAR: Evet, şanını yaymadık mı? Evet güzel,
OKTAR BABUNA: MaşaAllah,
ADNAN OKTAR: Bu ayetin ebcedi 2009’u veriyor,
SUNUCU: Evet,
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, tabi direk Mehdi’ye bakan bir işaret, inşaAllah, MaşaAllah,
SUNUCU: Evet, Hocam,
ADNAN OKTAR: Bakın ne diyor Üstad hazretleri “istikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarına karib; yakın zannetmişlerdi” diyor Mehdi için. Bak 1399 demiyor 1398 de demiyor, 1404-1405 de demiyor, bakın tam net tarih veriyor, istikbal-i dünyeviyede yani dünyanın istikbalinde ileriki tarihlerde 1400 sene sonra yani hicri 1400’de gelecek olan Mehdi’yi asırlarında zannetmişler diyor sahabeler de beklemişler Mehdi’yi Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra. Mehdi çıktı çıkacak çıktı çıkacak diye beklemişler 1400 sene sonra olacak olan bir olayı diyor kendi vakitlerinde bile beklemişlerdir, diyor. Biliyorsunuz Tevrat’ta da Mehdi’den çok bahseder İncil’de de bahseder, Hz. İbrahim’in suhufunda diğer kitaplarda da bahseder, bütün dinlerde Mehdi vardır,
SUNUCU: Evet Hocam,
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, evet başka sorular var mı?
SUNUCU: Evet var Hocam,
ADNAN OKTAR: Neler var bakayım.
SUNUCU: Allah’ın Tur Suresinin 35. ayetinde “yoksa onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar kendileri mi” şeklinde bildirdiği ifade Darwinizm’in iddia ettiği canlıların güya tesadüfen meydana geldiği yönündeki sapkın fikre işaret ediyor olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Bir daha ayeti okur musun?
SUNUCU: Tabi, 35. ayetinde “yoksa onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar kendileri mi?
ADNAN OKTAR: MaşaAllah bir bakayım, çok sarih bir ayet, Cenab-ı Allah şeytandan Allah’a sığınırım, Tur Suresinin 35, ayetinde “yoksa onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar” bakın yani tam Darwinistlere cevap, çünkü onlar tesadüfen oluyor, hiçbir şey olmaksızın yaratıldı diyorlar, yani hiçbir güç hiçbir müdahale olmadan kendiliğinden oldu diyorlar. Bakın Cenab-ı Allah diyor ki hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcılar kendileri mi? Yani Cenab-ı Allah onları değil mi orada aşağılıyor, yoksa yaratıcıları kendileri mi? Kendileri yaratmadığına göre tesadüf de yaratmayacağına göre kim yarattı diyor Cenab-ı Allah, ben yarattım diyor,
SUNUCU: Hocam tekrar soracağım bir sorum var, bayağı bir uzun ama bu,
ADNAN OKTAR: İnşaAllah,
SUNUCU: Hocam, evrimciler canlılığın oluşumunu tesadüflerle açıklıyor, oysa gözü düşünecek olursak, görebilmesi için bütün parçaların aynı anda bir arada oluşması şart, yani tesadüfle değil ancak yüce Rabbimiz’in yaratmasıyla bir göz görebilir. Sırf göz sıvısının olmaması bile gözün görmemesi için yeterli bir sebep, milyarlarca yıl içinde aşama aşama oldu diyorlar, oysa bir parçası eksik olsa gözde görme işlemi gerçekleşmez. Hocam şimdi mantıksızlıklarını daha iyi değerlendirebiliyorum, hocam sizin vesilenizle aklımız açıldı, hocam sizi yeniden izleyebilmemiz çok büyük bir güzellik, saygılarımla, Bilge Hancı, İzmir’den
ADNAN OKTAR: O çok çok önemli bir şey arkadaşımızın şey yaptığı, mesela diyor ki adamlar, mutasyonla işte göz merceği değişti diyor, kardeşim sağ tarafı değişti, sol tarafı aynı anda nasıl değişiyor, etme ya artık yani. Göz bebeğine burada mutasyon oldu göz bebeği oluştu diyor, ama aynı bir paralelinde öbür tarafta oluşuyor diyor. Ya insaf, beyne giden sinir bir anda burada oluşur mutasyonla, bir de bakıyorsun otomatik bir mutasyon da orayı düzeltmiş oluyor oraya getirtmiş oluyor, geçen gün Oktar’a anlatıyordum, şu gözün optik ayarlama sistemi, bu çok nefes kesecek bir şey. Yani fotoğraf makinesi yahut video kamerası çevriliyor önce bir bulanıklaşıyor, o kadar mühendis o kadar usta âlim çalıştığı halde o kadar teknik alet edevat olduğu halde, odaklama için bir uğraşmak gerektiriyor, bayağı bir uğraşıyor odaklamaya, bakın kafamı bir çeviriyorum anında net, çeviriyorum anında net, yani yıldırım gibi ayar yapıyor, mercek ayarı yapıyor. Bu nasıl tesadüfen olabilir yahu, yani bir kere bunun başına insan koysan mercek ayarı yap arkadaşım gel şu gözü ayarla desen, yani bakın teknik adamlar fotoğrafçılar bunu yapamıyor, insanlar yapamıyor. Peki bu gözün ne özelliği var da bu hücreler anında bulanık da bu görüntüyü düzelteyim diye nasıl karar verebilir göz hücresi. Yani net olmaya niye ihtiyaç duysun, yani hafif bulanıklığı bile kabul etmiyor, çok net olacak, bir çeviriyorsun anında netliği sağlıyor, yani hücre de buna nasıl karar versin? Evet, sağ kulağı mesela örs kemiğinde diyor mutasyon oldu örs kemiği oldu diyor, sol kulak öbür taraf diyorsun, orda da bir mutasyon oldu diyor, o nasıl oldu diyorsun, o da aynısını çıkarttı diyor, ya kardeşim lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh il aliyyil azîm, değil mi, yani ne diyeyim ben bu insanlara bu kadar olmaz ki.
SUNUCU: Hocam yine bayağı uzun bir sorumuz var, “ey insanların efendisi bize senin Mehdi’n hakkında haber ver, insanların efendisi dedi ki, nesiller gelir geçer ve inananlar azalır, doğruluğun takipçileri ve dinin destekleyicileri gider sonra o Mehdi gelir, o Mehdi vahalardan oluşan bir dünyayı sulayacak ve tükenmeyecek bir okyanustur. (Bihar’ul-Envar cilt 51, asiriyan yayıncılık, derleyen Muhammed Bakır El Merisi İran, Kum, 2003 sf 184) bu hadisten Hz. Mehdi’nin zuhurunun ardından dünya çapında büyük bir etki oluşacağı anlaşılıyor. Hocam Hz. Mehdi tükenmeyen bir okyanusa benzeyen Kuran-ı Kerim’i tüm dünyaya yayacak, Kuran ahlakını insanlar arasında benimsetip etkili kılmaya vesile mi olacaktır,
ADNAN OKTAR: Şimdi bazı tipler var, bu Şii kaynaklı bir hadis, “o hadis Şii kaynaklı diyor” sanki böyle kafirden geliyor yani, ne fark eder? Caferi olsun Vahabi olsun Şii olsun hepsi bizim mümin kardeşlerimiz tertemiz insanlar, kendi hayalinden de yazmıyor Ravilerden duyduğunu yazmış ayrıca bu –hadisi rica edebilir miyim,-
SUNUCU: Tabi Hocam,
ADNAN OKTAR: Mesela diyor ki “nesiller gelip geçer ve inananlar azalır, doğruluğun takipçileri ve dinin destekçileri gider sonra da Mehdi gelir” peki bu ehli sünnet hadisleriyle bunun çelişen yönü ne, hadi diyelim ki o yanlış kafanızdan öyle düşünüldüğünü düşünelim, ehlisünnet hadislerinden Mehdi hadisleriyle çelişen neresi var burada? Tam mutabık, “nesiller gelip geçer ve inananlar azalır” Mehdi devrinde inananlar azalacak doğru, ehli sünnet kaynaklarında da var, “doğruluğun takipçileri dinin destekçileri gider” diyor, doğru aynısı gitmiş, hadislerde de aynısı var, ehli sünnet hadislerde, sonra Mehdi gelir, bu da doğru, “o Mehdi vahalardan oluşan bir dünyayı sulayacak”, yani bomboş alemi dopdolu hale getirecek, bu da hadislere, ehlisünnet hadislerine uygun, “ve tükenmeyecek bir okyanustur”, diyor. Ne var bunda, peki bu hadis niye acayip? Yani o hadisleri, ehli sünnet hadisleri tasdik eden bir hadis bu. Yok Şii hadisiymiş almayız, yok Caferi hadisiymiş almayız, Mehdi devrinde işte bu ayrılıklar da gidecek. Caferi Şii Sünni ayırımı kalkacaktır, aynı Resulullah (sav) dönemi gibi olacaktır, bu parçalama ruhu kalkacak bütünleşme ruhu gelecektir. Biz Sünniyiz ama bu zaruretten kaynaklanan bir olaydır. Fakat Mehdi devrinde Said Nursi diyor ki, en büyük bir müceddid hem en büyük bir müçtehid yani en büyük mezhep imamı, hem hakim hem Mehdi hem mürşit hem kutbu azam olarak diyor en büyük kutup olarak diyor, bir zati nurani gelecek, o da ehlibeyti nebeviden olacaktır. Böyle bir insan tabi ki herhangi bir mezhebe tabi olmayacaktır, bütün mezheplerin üstünde olacaktır, bunu kim söylüyor Muhittin Arabî söylüyor, bunu kim söylüyor Peygamber Efendimiz (sav) söylüyor, en önemlisi budur. Aynı benim devrim gibi olacak diyor, sahabe devri gibi, bütün mezheplerin kalkacağını söylüyor Peygamber (sav) çünkü daha evvel ümmetin kendi aralarında bölüneceğini, parçalanacağını fitne çıkarılacağını hatta birbirlerine düşeceklerini, kan akıtacaklarını söylüyor. Mehdi gelince birdenbire ortalık durulup sakinleşecek, Şiiler de bizim canımız ciğerimiz Vehhabiler de Caferiler de Aleviler de Bektaşiler de; onlar bizim ruhumuz, canımız ciğerimiz tertemiz insanlarımız onlar. Bıraksınlar bu bölme ruhunu. Mehdi devrinde hepsi inşaAllah çelik gibi bir arada olacaklar. Türk milletini de inşaAllah çelik gibi birleştireceğiz Allah’ın izniyle, bütün Turanî Türk devletleri tek bir millet olacak. Allah diyor ki sizi milletler olarak yarattık, şimdi Allah vermesin bir gün biz gelsek Konya ayrı bir memleket Allah vermesin mesela pasaportla gitsek, efendim Ankara’ya pasaportla gitsek, şu an aynı onun gibi yani mesela Kazakistan’a gideceğiz pasaport var mı? ne demek pasaport niye ben Kazakistan’a pasaportla gideyim, Azerbaycan’a ben niye pasaportla gideyim, aynı millettenim aynı dindenim, örfüm aynı ananem aynı, her şeyim bir, benim milletdaşım. Allah sizi milletler olarak yarattık diyor, millet bölünür mü, millet bölünmüş vaziyette. Önce onları bir birleştireceğiz tüm Turani devletler birleşecek Allah’ın izniyle. Kırmızı bayraklar birleşir diyor Resulullah (sav) Türk bayrakları, zaten alenen söylüyor Türk diyor, Türk diye geçiyor başka hadislerde, sonra İslam alemini Allah’ın izniyle hepsini zaten Türk devletlerinin tamamı Müslüman, ama Hıristiyan olanlar da bizim canımız ruhumuz, Museviler de bizim canımız ruhumuz, tertemiz kardeşlerimiz onlar, onları da şefkatle kucaklayacağız Ermenistan’ı, Rusya da dahil. Rusya’yı da içeri alacağız Rusya’nın iltihakıyla Türk İslam Birliği dehşetli bir güce kavuşacak Allah’ın izniyle inşaAllah. Onlar da çok yiğit bir millettir Rus milleti, asil bir millettir, onları da inşaAllah bu topluluğun içine alacağız, İsrail’i de Ermenistan’ı da bütün Türk devletlerini de, üstad Bediüzzaman Said Nursi diyor ki, “dünyanın hiçbir gücü bu birliği yenemez diyor, hiçbir gücü diyor,
OKTAR BABUNA: İnşaAllah,
SUNUCU: İnşaAllah Hocam,
ADNAN OKTAR: Ama Mehdi kan mı akıtacak yok, şefkat membağı, damla kan akıtmaz diyor Resulullah (sav) tek bir damla, uyuyan kişi olduğunda aman uyandırmayın derdi, diyor Mehdi, uyusun yani ellemeyin, müthiş bir merhamet ve adalet anlayışına sahip olacak ve bütün silahları ortadan kaldıracak. Dünya ile anlaşılacak, diyecekler, arkadaşlar bu silahları bir kaldıralım, şu silah fabrikasını bir kapatalım traktör fabrikası kuralım dozer fabrikası kuralım teknik alet edevat buzdolabı yapalım, ama bu silaha para vermeyelim diyecek. O zaman zenginlik nasıl olacak; katlamalı olacak. Çünkü silaha harcanan para ile Afrika’daki Asya’daki bütün bu aç susuz perişan olan insanlar muazzam sağlıklı hale gelecek imkâna kavuşacaklar, yani o para onlara kat kat yetecek durumda şu an, silahlanmaya ayrılan para. Silahlanmaya ayrılan para kalkacağı için işte Mehdi’nin zenginlik saçmasının nedenlerinden bir tanesi budur, bir egoistlik bencillik kalkacak, gönüller zenginleşecek, ama silah sanayine harcanacak para bütün dünyada gıdaya, yiyeceğe, içeceğe, kıyafete fakire fukaraya dağıtılacak.
SUNUCU: İnşaAllah Hocam,
ADNAN OKTAR: Muazzam bir zenginlik olacak,
SUNUCU: İnşaAllah hocam,
ADNAN OKTAR: İnşaAllah,
SUNUCU: Hocam sorularımız çok, siz gelmeden önce de biz yaratılış atlasını izleyicilerimize anlatıyorduk Hocam, bir kere de sizden…
ADNAN OKTAR: Obüs mermisi gibi bir şey o, getir bakalım, MaşaAllah, Allah Allah,
SUNUCU: İçindeki bilgilerden dolayı bu ağırlık
CİHAT GÜNDOĞDU: Bu kalınlıkta bir kitap yok herhalde
ADNAN OKTAR: Evet, balıkçılara gitsinler kardeşlerimiz, levrek meşhur, kaç milyon yıllık; 54 milyon yıl, ABD’de bulunmuş yani ben yakından görüyorum, yani o kadar detaylı ki, yani dişleri, kemik yapısı, en ince kıvrımına kadar. Şimdi bir kardeşimiz alsın balığı yesin yahut kızartsın şöyle derisini bir sıyırtsın tıpkısının aynısı. Tıpkısının aynısı en ince detaylarına kadar aynısıdır hiçbir değişiklik olmamıştır, 54 milyon yıl içerisinde bu balığın şimdi kalkıp ne yapması gerekirdi?
OKTAR BABUNA: Uçacaktı,
ADNAN OKTAR: Yani, onlara göre dans etmesi gerekirdi, mesela Darwinistler hiç ağaçlardan bahsetmezler ne hikmetse. Hiç ağızlarına almıyorlar, ağaç bir kere onları geçiyorlar, hiç ağızlarından ağaç geçmiyor, ama biz tabi bu konuyu önemli görüyoruz. Bakın asma yaprağı 38 milyon yıllık. Montana, ABD’de bulunmuş. Bakın gıcır gıcır aynısı ile duruyor hiçbir değişiklik yok. Üzüm yaprağı, ringa ve güneş balığı hiçbir değişiklik yok, 54 milyon yıllık. ABD’de bulunmuş. Sumak yaprağı meşhur sumak, 54 milyon yıldan beri hiçbir değişiklik yok, Colerado’da bulunmuş ABD’de. Bir de diyorlar ki bu fosiller gerçek mi acaba? Canım ciğerim bir tanecik kardeşim bak muhterem kardeşim, bizde öyle ters bir tavır olmaz, Bana desin bir kardeşim ben arkadaşım inanamıyorum, samimi olarak, bana bu fosilleri benim adresim şudur bana getirin desin ben araba tutup getireceğim. Ama bir tanıdık profesör varsa beraber gideceğiz üniversiteye, bildiği arkadaşı hocası kim varsa, yaş tayin metotları vardır, masrafını da ben yapacağım yani içi rahat etsin, yaşını bir öğrensin içi de rahatlasın. Yani bizde her şey ispatlı öyle konu yok inşaAllah.
SUNUCU: inşaAllah hocam,
ADNAN OKTAR: Hayvanın ismi tabi biraz kaba gibi ama ayı çok tatlı bir varlıktır. Ayı kafatası deniyor, mesela ayı hakaret gibi ama dünyanın en şeker varlığı ayı. Ben çok severim ayıyı, 50 milyon yıllık, çok şeker bir varlık bak hiçbir değişiklik yok, kerata kimbilir o zaman ne işler yapıyordu, süper sevimli varlıklar ayılar.
Levrek; ızgarası var meşhur biliyorsunuz. Karadaki varlıklardan saklanmış sanki, MâşaAllah, 54 milyon yıldan beri hiçbir değişikliğe uğramamış, gelsinler kılçık sayısına kadar aynı, gelip saysınlar. Güneş balığı hiçbir değişiklik yok, 54 milyon yıllık, Amerika bulunuş yeri. Kuzey Amerika ceviz yaprağı 65 milyon yıllık. Dakota ABD. Şimdi diyorlar ki, hep Amerika’dan toplamışlar, öyle bir şey yok, Çin; en çok Çin’den bulunuyor, Brezilya, dünyanın her yerinde bulunur, Türkiye’de de yani her yerde çıkar bu. İngiltere, bunun bulunma yerleri öyle sınırlı değildir. Darwinistler Amerika’dan ithal birçok profesör getirdiler, geçenlerde. Sırasıyla profesör bilmem kim, Profesör İngiltere’den İsviçre’den toplamışlar 10 kişiyi 15 kişiyi, kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Kardeşim ya bir nezaket vardır, Hocam arkadaşlarınızdan bir kişi müşahit olarak gelsin bir baksın, bir ne var falan insan der. Tadı kaçacak tabi, çağıramıyorlar. Yiğit Bulut MââşaAllah o çocuk çok delikanlı yiğit MââşaAllah. Bak bizi çıkarttı kodum mu oturturduk, vurdum mu devirdik ve konu da bitti, kardeşim bu kadarmış işte canınız. Yani tek seans yetti. Diyorlar aman Yiğit Bulut bir daha çıkartmasın şöyle tehdit etiler böyle tehdit etiler, çeşitli tehdit yazıları çıktı Yiğit Bulut’la ilgili. İşte seni görevden alacaklar işte televizyondan atacaklar, bilmem ne,
CİHAT GÜNDOĞDU: Birisi durdursun Yiğit Bulut’u...
ADNAN OKTAR: Birisi durdursun Yiğit Bulut’u, kardeşim durdurulsa bile senin ağzın burnun darmakeşan olmuş zaten, yani bitmişsin yani yatmışsın, durdursan ne olur yani. Hani halk arasında Demirel’in bir sözü vardır neyse söylemeyeyim ben, yani “kaç yazar” Demirel’in sözüdür yani, ne olur yani, bakın tek seansta bittiler, tek seans. Bir tanesinde bittiler, çocuklar çıktı incesini aldılar, fazla da uğraşmaya gerek duymadım, hadi kendi kendilerini bitirdiler. Bir tane kadıncağız çıktı ben Allah’a inanıyorum dedi MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: MâşaAllah,
ADNAN OKTAR: Bir çocuk daha vardı, senin hikayeni anlattığın var ya?
OKTAR BABUNA: Ender Helvacıoğlu,
ADNAN OKTAR: Ender Helvacıoğlu evet, ben TKP’li değilim diyor, TeKePe diyince bizim de aklımıza TKP kalırdı, Türkiye Kurtuluş Partisi de olabilirdi tabi biz bilmiyoruz TKP’i Türkiye’de duyulunca normalde Türkiye Komünist partisi akla geliyor. Bu da İşçi Partili olunca ağrına gitmiş herhalde, aman diyor “ben TKP’li değilim” onlar biliyorsunuz Sovyet yanlısı olduğu için, Türkiye İşçi Partisi Çin yanlısı, çok ağrına gitmiş ısrarla diyor ben değilim, tamam değilsen özür dileriz kusura bakma yani yanlışlık olmuş. Ama yani hakikaten gözleri dolmuş, bu güzel bir şey, Ender Helvacıoğlu, bu niye, ağrına gidecek bir şey yok ki bunda, niye bununla rencide oluyor anlamıyorum, yani 20 kişi falan var şahitler, yapmasın yani ayıp yapıyor. Yani benim bütün hepsi samimi arkadaşlarım, yani hayatlarında hiç yalan söylemeyecek adamlar, ne zorları var yalan söylesinler. Çok kapsamlı anlatmışlar Darwinizmi materyalizmi, bir de maddenin hakikatini beyinde oluşmasını anlatmışlar. Zeki insan, güzel düşünmüş o an etkilenmiş. Ne var yani bir insan Marksist olan bir insan asla hidayet olmayacak diye bir konu mu var, yani utanç verecek bir şey mi bu? Tamam, sonradan Allah hidayetini almış olabilir, inancını kaybetmiş olabilir, ama o an olmuş, suç mu bu, bunda rencide olacak ne var, buna oturmuş cevap yazısı yazmış bilmem ne falan böyle. Yani bunda çirkin bir şey yok gayet güzel, Öyle demeyim tabi öyle denmez tersten düze gitmek doğru bir şey değil, mesela çirkin bir şey değil denmez, güzel bir şey denir.
SUNUCU: Güzel bir şey,
OKTAR BABUNA: Evet inşaAllah,
ADNAN OKTAR: Tabi, tersten düze güzel bir şey değil. Bunu yapmamak lazım.
SUNUCU: Evet,
ADNAN OKTAR: Ringa balığı, bir tür kıl kanatlı böcek, kaç yıllık 11 bin o gençmiş. Atkestanesi yaprağı 65 milyon yıllık, artık bakın, Oktar sen delikanlı adamsın yardımcı ol, bizi seyretme, Bakın yani Allah’ın hikmeti, mermer kaya olmuş yani direk taş kesilmiş görüyorsunuz 65 milyon yıllık atkestanesi yaprağı, bakın şu anki ve şu hali hiçbir değişiklik yok, aynısı. Atkestanesi yaprağı bir süre sonra ata dönüşmemiş efendim merkebe de dönüşmemiş, atkestanesi olarak kalmış. Eğrelti otu, bakın 360 milyon yıl, 360 milyon yıldan beri eğrelti otu yaşıyor, hiçbir değişiklik yok. İbn Miskeyveyh diyordu ya hurmadan insana dönüştük. Adamı kahraman gibi anlatmaya kalktılar ben rezil rüsvah ettim ondan sonra kimse ağzına alamadı. Dediler ki bu Müslüman, tabi buna bir şey söyleyemezler falan dediler, ben dedim ki süper alçak şerefsiz ve haysiyetsizin teki dedim o, Türk düşmanı ve kahpe o adam dedim, denebiliniyor muymuş, denilemiyor muymuş bir gösterttim, baktılar ki deniyormuş, şimdi de ağızlarına alamadılar, yani kahpenin hası böyle, hakiki kahpe, Türk milletini tarlalarda çalıştırmak gerekiyormuş hâşâ, bak soysuza bak, yani vahşi hayvanlar gibidir onlar diyor Türk milleti için, kahpeye bak, tarlalarda hayvan gibi çalıştırılmaları gerekiyormuş, söze bakın,
SUNUCU: Aslında kendisi için söylemesi gereken bir durum,
ADNAN OKTAR: Tabi, haysiyetsiz herif, denemiyor sözünü de böylece çürütmüş olduk, bir teoriyi daha ortadan kaldırmış olduk. Diyemezlerdi deniyordu, hatta daha da fazlasını derim de yani bu kadar yeter.
OKTAR BABUNA: Tabi siz öyle deyince hemen geri…
ADNAN OKTAR: Bir daha kimse ağzına alamaz, yoksa İbn Miskeyveyh dur bakalım muazzam bir olay bulduk işte, Darwin’den daha büyük bir âlim keşfettik falan gibisinden, utanç vericidir bu. Ateistler dinsizler Allahsızlar Kitapsızlar her zaman tarih içinde çeşitli felsefeler ortaya atmışlardır, Sümerlerde de olmuştur, eski Yunanlarda da olmuştur, eski Mısırda da olmuştur çeşitli felsefeler ortaya atılmıştır, ama ortak inançları Allah’ı inkâr etmek üzerinedir. Ama ilkel Darwinizm dünya tarihinin en başlangıcından beri var, hep tesadüfen oldu, tesadüfen oldu iddiaları hâşâ. Ama biz buna artık bir son verdik, inşaAllah,
OKTAR BABUNA: MâşaAllah,
ADNAN OKTAR: Ringa balığı 54 milyon yıldan beri duruyor, hiçbir değişiklik yok. Eğer mesela bazı kardeşlerimiz ben açıkça söylüyorum canlı yayında –yahu fotoğraflar hani neyin nesidir, gerçeği var mı fosili merak ederlerse ama bir veya iki tanesini çok fazla değil herhangi bir sayfanın içerisinden bir tanesini seçecekler rica edelim fosil sahibi kimse arkadaşımızı getirtelim göstertelim. Ağabeylerini profesörlerini kardeşlerini getirsinler yaş tayini yapmak için üniversiteyi tespit etsinler üniversitenin harcını ben yatıracağım, parasını vereceğim bir veya iki tanesini tespit etsinler, doğruluğunu anlasınlar içleri rahatlasın, hepsi doğru, tamamı doğru. Ben çok sağlamcıyım bende öyle şey olmaz. Ben mahcup olacağım bir şeyi söylemem.
CİHAT GÜNDOĞDU: Hatta bir tanesinden şüphe etmiştiniz de biz üniversiteye götürüp kontrol ettirmiştik üzerinde kimyasallarla test etmişlerdi,
ADNAN OKTAR: Tabi,
CİHAT GÜNDOĞDU: Doğru çıkmıştı gerçek fosil olduğu anlaşılmıştı.
SUNUCU: Programımızın sonuna geldik
ADNAN OKTAR: Efendim,
SUNUCU: Programımızın sonu geldi.
ADNAN OKTAR: Bitiyor,
SUNUCU: Evet, son sözlerinizi alalım Hocam
ADNAN OKTAR: Şunu söyleyelim bari.
SUNUCU: Evet hocam,
ADNAN OKTAR: Deniziğnesi 23 milyon yıllık, sonunda rokete falan dönüşmemiş bakın, çok sevimli bir balık bayağı güzel, maşaAllah çok kibar, hiçbir değişikliğe uğramamış. Tamam, bitirebiliriz.
Şu kedimi gösterseydim,
SUNUCU: Evet kedimiz var son karemizde de kedimizi gösterelim,
ADNAN OKTAR: Kedimi meşhur edeyim ben. Bunun adı çikolata,
SUNUCU: Çikolata,
ADNAN OKTAR: Evet, abisi sen zoom yapıyor musun, benim çikolatama zoom yapıyor musun? Bak dünyanın en tatlı kedilerinden bir tanesi daha.
SUNUCU: MaşaAllah,.
ADNAN OKTAR: Abisi görüyor musun benim tatlımı, kurban olurum ben onu yaratana, tatlı canına, görüyor musun zoom yapabiliyor musun, yok daha olmadı, bak bak gözleri gör, iyice zoom yap bunun tatlı gözleri bir görünsün, en yakın bu kadar mı yapabiliyorsun? Tamam, peki hadi bakalım bitirelim programı inşaAllah.
SUNUCU: Bizi izlediğiniz için teşekkür ediyoruz, Allah’a emanet olun, gönlümüz sizlerle, sizin de gönülleriniz bizlerle olsun.