MUHABİR: Selamün aleyküm, hoş geldiniz radyomuza, beni duyabiliyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Evet, hoş bulduk. Ve Aleyna aleyküm selam ve Rahmetullahi. Sizi dinliyorum.
MUHABİR: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız öncelikle ve şu anda neler yapmaktasınız? Çalışmalarınızı bize özetler misiniz?
ADNAN OKTAR: Evet, 1956 yılında Ankara’da doğdum. Seyyidim. İlk, orta ve lise eğitimimi yine aynı şekilde Ankara’da yaptım. 79 yılında İstanbul’a geldim. Fındıklı Güzel Sanatlar Akademisinde okudum. 79’dan 83’e kadar, 83’te de İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne geçtim orada okudum. Bir süre sonra da yine bu kitap ve CD çalışmalarına başladım.
MUHABİR: Bugüne dek hangi kitapları yazdınız, bunu bize anlatabilir misiniz?
ADNAN OKTAR: 300’ün üzerinde eserim var, onları şimdi tek tek sayarsak program biter. O şekilde yapmayalım, fakat en çok dikkat çeken eserim ‘Yaratılış Atlası’. Onun ilk üç cildi var, dördüncü cildi basımda. 7 cilt ilk safhası, fakat 14 cilde tamamlayacağım inşaAllah. 60’ın üzerinde de yabancı dile çevrildi kitaplarım.
MUHABİR: Şu günlerde çalışmalarınızın ahir zaman üzerinde yoğunlaştığınızı da biliyoruz. Bize, kısaca özetleyebilir misiniz ahir zamana ilişkin düşünceleriniz nelerdir?
ADNAN OKTAR: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kendinden sonra kıyamete kadar olacak bütün olayları detaylı olarak anlatmıştır. Ve Peygamberlik görevini de halen yapmaktadır. Müslümanlara yol göstermeye devam etmektedir. Buhari, Müslim, Tırmizi, İbni Mace, Sünen-i Nesei, Sünen-i Davud gibi sahih hadis kitaplarında, Mehdi’den bahsedilir, Hazreti İsa (a.s.)’ın nüzulünden bahsedilir. Her ikisi de doğrudur, Mehdi’nin vakti gelmiştir. İki Ramazan ayında üst üste güneş tutulması olacak diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 15’er gün arayla ay ve güneş tutulmaları olacak diyor. Bunlar 1981 ve 1982 yıllarında oldu.
— İran ve Irak arasında savaş olacak dedi bu da oldu.
— Afganistan’ın işgali
— Fırat’ın suyunun kesilmesi, barajla kesildi ve su havzası kurudu.
— Ramazan ayında ay ve güneş tutulması, demin tarif ettiğim şekilde oldu.
— Kuyruklu yıldızın doğması, Halley kuyruklu yıldızı doğdu. Onun arkasından bir kuyruklu yıldızdan daha bahsediyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Bunun da çift uçlu olduğunu ve batıdan doğuya gittiğini söylüyor. Lulin kuyruklu yıldızı, bu da olmuştur. Bunu İmam-ı Rabbani Hazretleri de belirtiyor.
— Güneş’ten bir alametin belirmesi, bu yüzyılın en büyük güneş patlaması olmuştur.
— Çöle batan ordu, Irak ordusu çölde yok olmuştur.
— Bağdat’ın alevlerle yok edilmesi, Bağdat’ta büyük yangınlar çıkmıştır işgal döneminde.
— Tozlu dumanlı bir fitne, 11 Eylül olayları.
— Buna benzer, Kâbe’de baskın olması ve kan akıtılması, bu da hicri 1400 yılında olmuştur.
— Zuhruf Suresinde 61.ayette, “Şüphesiz O, kıyamet saati için bir ilimdir”bir alamettir diyor, Hazreti İsa’nın gelişinin bir kıyamet alameti olduğunu söylüyor Cenab-ı Allah. Zuhruf suresi 61’de. Al-i İmran suresi, 55. ayette de “Sana uyanları -yani Müslümanları- kıyamete kadar inkâra sapanların üzerine geçireceğim” diyor Cenab-ı Allah. Yani, dünya hâkimi yapacağım diyor Sana uyanları, kıyamete kadar. Bu da İslam’ın dünya hâkimiyetinin yakın olduğunun bir delilidir. İslam’ın dünya hâkimiyeti olacağını, Hz. İsa zamanında olacağını Cenab-ı Allah, Al-i İmran Suresi 55.ayette belirtiyor. Allah yemin ediyor, “Kitap ehlinden –yani Musevi ve Hıristiyanlardan- ölmeden önce, Ona inanmayacak kimse yoktur”, yani bütün Ehl-i Kitap, Hz. İsa’ya inanacaklar, Hz. İsa indiğinde. İnanmayacak tek bir kişi kalmayacak. Bu da İslam’ın dünya hâkimiyetini gösterten bir başka ayettir. Nisa suresi, 159.
— Hazreti İsa geldiğinde, Hz. Mehdi’nin arkasında namaza duracak. Hz. İsa, Hz. Mehdi ile birlikte namaz kılacaklar. Hz. Mehdi imam olacak, Hz. İsa da Ona tabi olan olacak inşaAllah.
— Hazreti Mehdi, bütün dünyanın, İslam âleminin lideri olacak. Hazreti İsa da Onun yardımcısı olacak inşaAllah.
— Hazreti İsa (a.s.) orta boylu olacak.
— Beyazı andıran, böyle biraz kırmızı çehreli olacak, yüzü kırmızıya çalar olacak. Yani, yüzü pembe görünümde olacak, beyazla kırmızı arası.
— Sarıya boyalı iki elbise içinde, ilk indiğinde, üzerindeki elbise o şekilde olacak.
— Sanki yıkanmasa bile saçından su damlıyor gibi böyle saçı ıslak gibi olacak.
— Küçük burunludur Hz. İsa (a.s.), kibar ve güzel bir yüzlüdür.
— Gözleri gridir, geniş omuzludur, atletik yapılıdır. Geldiğinde mümin kardeşlerimizin tanıması için şimdiden bildiriyorum.
— Mesih deccali etkisiz hale getirecektir Hz. İsa (a.s.).
— Yeryüzünde 40 yıl kalacaktır sonra vefat edecek, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yanına defnedilecektir, yeri hazırdır. Hz. İsa (a.s.)’ın mezar yerini ta Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in zamanında hazırlamışlardır.
— Dünya barışla dolacak, bütün her yerde adalet olacak Hz. Mehdi geldiğinde. Düşmanlıklar bitecek, bolluk ve bereket olacak. Bütün silahlar ortadan kaldırılacak, silahlanmaya ayrılan para insanların ihtiyaçları olan, doğal ihtiyaçları olan güzel yiyecek maddelerine, teknik aletlere, faydalı malzemelere verilecek o paralar. Dolayısıyla dünyada tam bir kardeşlik tesis edilecek.
— Bütün mezhepler kalkacak, aynı Resulullah (s.a.v.) dönemi gibi olacak. Hazreti İsa da Hazreti Mehdi’ye bu konuda yardımcı olacak.
— İnsanlar artık terörden, anarşiden, kavgadan tamamen uzak olacaklar. Darwinizm, materyalizm, faşizm, komünizm gibi illetler, hastalıklar tamamen yeryüzünden kalkacak.
— 2007’de başlayan ekonomik kriz, 2014’e kadar sürecek. Bu, hadislerde belirtilen ekonomik krizdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu ekonomik krizi bildirmiştir. 2014’e kadar devam edecek, insanların Allah’a daha çok yaklaşması için bir sebeptir bu, Mehdi’nin zuhur alametidir ekonomik krizin oluşması.
MUHABİR: Hazreti İsa (a.s.)’ın ve Hazreti Mehdi’nin gelişinden önce insanların içinde bulunacağı ruh hali genel olarak nasıl olacak, nasıl bir ruh hali içinde olacak?
ADNAN OKTAR: Genellikle Müslümanlar bölünmüş ve parçalanmış olacaklar. İnsanların arasında ümitsizlik, acı ve korku yaygın olacak. Terör ve anarşi yaygın olacak. İnsanlarda fakirlik ve adaletsizlik yine yaygın olacak. Mehdi geldiğinde bütün bunlar aniden kalkacak inşaAllah. Fakirlik kalkacak yerine zenginlik, adalet tam anlamıyla tesis edilecek, barış ve kardeşlik gelecek. Mezhep bölünmeleri mezhep ayrılıkları ortadan kalkacak. Aynı sahabe dönemi gibi olacak inşaAllah. Kardeşlik ve sevgi en yüksek seviyeye gelecek, insanlar mutluluk ve sevinç içinde olacaklar. Adeta bir bayram havası olacak. İnsanlar sevginin sevincini, Allah’a imanının sevincini çok şiddetli yaşayacaklar. İnsanların kalbi cömertlikle dolacak. Bilimde, teknolojide, sanatta, fende bütün bilimlerde müthiş gelişmeler olacak. İslam âlemi, görülmemiş bir bolluk, bereket çağına girecek. Müthiş bir İslam medeniyeti kurulacak, dünyada şu ana kadar benzeri görülmemiş bambaşka bir medeniyet oluşacak inşaAllah.
Dünyanın ömrü 7000 yıldır. Bununla ilgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in 8 tane hadisi var, bunu Suyuti naklediyor. Ve Suyuti gibi büyük bir âlim, Taberani gibi Elmalılı Hamdi gibi büyük alimler, İmam-ı Hanbel gibi büyük alimler bunu naklediyorlar. Bu hadislerde ümmetin ömrünün, -dünyanın ömrü olarak tabii bu oluyor- 7000 yıl olduğu belirtiliyor. Bundan, diyor ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu 7000 yıldan, 5600 yıl geçmiştir diyor hadisinde. Diğer hadislerde de bu teyit ediliyor. Buradan anlıyoruz ki, 7000’den 5600 çıkarttığımızda 1400 kalıyor. Şu an 1430’dayız. Mehdi’nin gelişi için başka bir yüzyıl yok, bu yüzyılda mutlaka gelmiş olması gerekiyor. Yani Mehdi geldi. Hicri 1500’e kadardır dünyanın ömrü. 1500’den sonra artık 1600’a varamıyor. Yani, bu hadislere göre 1600’e varamıyor. Said Nursi Hazretleri de 1545 yılında inşaAllah kıyamet kopacak diyor. Yani 2120, yani şu an insanların torunlarının torunları görecek kıyameti inşaAllah.
MUHABİR: Mehdi’nin geliş alametlerinin birçoğu çıkmış durumda anlattıklarınıza baktığımız zaman. Peki, Mehdi’nin hangi ülkede görüleceğini, hangi ülkeye geleceğini söyleyebilir misiniz?
ADNAN OKTAR:7- 8 tane hadis var, İstanbul’da çıkacağına dair, ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir de diyor ki ‘Medine’de çıkacak’ diyor. Peygamberimiz (s.a.v.)’e soruyorlar; ‘Hangi Medine’ diyor, ‘Konstantiniyye’dir diyor, yani İstanbul’dur diyor.’ Mehdi’nin zuhur yeri İstanbul’dur inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Darwin’in bulunduğu devirde, bilim ve teknoloji gelişmemişti çok ilkel bir bilim anlayışı vardı. O yüzden eski Mısır’dan, eski Sümerlerden, eski Yunan’dan kalan bu putperest pagan inancını sanki bilimsel bir gerçekmiş gibi insanlara anlattı ve aktardı. Fakat sonradan modern bilimin gelişmesiyle, Darwinizm’in bütün oyunları, bütün yalanları çok şiddetli şekilde ortaya çıktı. Yani, paleontolojideki gelişmeler mesela, 250 milyon adet yaratılışı ispat eden fosil bulundu. Fakat bunlar Darwinistlerin sakladığı bir gerçekti. Şimdi bu yaratılışı ispat eden 250 milyon fosil artık ortaya çıktı. Benim Yaratılış Atlasımda da bu fosillerin bir kısmını insanlar görebiliyorlar. Ama daha çok www.HarunYahya.org – www.HarunYahya.net – www.HarunYahya.com adreslerinde bu fosillerle ilgili çok detaylı bilgiler var. Ahir zamanla ilgili de çok detaylı bilgiler var.
İkinci olarak proteinlerin tesadüfen meydana gelmesinin imkansız olduğu bilimsel olarak anlaşıldı. Genetikteki gelişmeler, hücre bilimindeki gelişmeler, modern elektron mikroskobunun bulunması bütün Darwinist yalanları yerle bir etti. Hücrenin yapısı adeta bir şehri andırıyor ve çok karmaşık. Tesadüfen oluşmasının imkansız olduğunu anladılar. Kromozomların yapısı da, bir kromozom içerisine yüklenen bilgi, dev bir şehir kütüphanesindeki bilgiden daha fazladır. Bu olağanüstü gelişmeleri gören birçok bilim adamı Müslüman oldu. Darwin de teorisinin geçersizliğini “Eğer gerçekten türler, öbür türlerden yavaş yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz. Neden doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde” diyor. “Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz” diyor. Bu zaten Darwinizm’i tam çökerten bir açıklama. Çünkü Darwin zamanında çok kapsamlı olarak kaya tabakaları, toprak tabakaları araştırıldı ve incelendi. Birçok fosil araştırmasında, hep yaratılışı ispat eden fosile rastlandı. Darwin’in dediği gibi ara geçiş formuna rastlanılmadı. Kendisi de söylüyor, neden ara geçiş formuna rastlayamıyoruz diyor. Hatta ben de dedim, tek bir tane ara geçiş formu getirin iddia ettiğiniz gibi, ben 10 trilyon vereceğim dedim. 1,5 yıldan beri söylüyorum kimse kapımı çalmadı. Ben, elimde böyle bir fosil var diyen çıkmadı. Darwinistlerin bu konuda ciddi bir şekilde yalan söylediğini, bir oyun oynadığını göstertiyor. Bu oyun artık bitmiştir. Darwinizm yerle bir olmuştur. Darwinizm’in alnı yere değmiştir artık. Bu konu, sadece Müslümanların dünyaya yaymasıyla, daha detaylı anlatmasıyla tamamen yeryüzünden kalkacaktır inşaAllah. I.Dünya Savaşı da, II.Dünya Savaşı da komünistlerin ve faşistlerin akıttığı 250 milyon kanın arkasında Darwinist felsefe vardır. Komünistler de faşistler de, mesela Hitler de, Mussolini de, Stalin de, Mao da teorilerini, düşüncelerini, fikirlerini, Darwin’den ve Darwin’in evrim teorisinden aldıklarını çok kapsamlı açıklıyorlar. Dolayısıyla bu teori dünyayı hercümerç eden deccaliyettir. Darwin aynı zamanda bir kadın düşmanıydı. Kadınların idrak etme ve hızlı kavrama, taklit konusunda daha aşağı ırkların özelliklerini taşıdıklarını yani aşağı bir maymun ırkı olduğunu ve idrak etme ve hızlı kavrama yeteneklerinin gelişmediğini iddia ediyor. Daha eski alt bir medeniyet seviyesine sahip olduklarını yazıyor. Bunu Darwin’in “İnsanın Türeyişi” kitabındaki ‘Doğanın gelişimi’; İngilizcesinde sayfa 295’de bulabilirsiniz. Mesela kadınlar için diyor ki: “Oynayacağınız bir nesne, yani oyuncak gibi bir şeydir kadınlar diyor; her halükarda bir köpekten daha iyidir diyor. Kadınları köpekle kıyaslıyor. Bu kadar sevgisiz, bu kadar insanlıktan uzak, bu kadar vicdanı çürümüş bir teorinin insanlara getireceği başka bir şey olmuyor işte. Darwin’in getirdiği teori insanlara böyle bir bakış açısı getirttiriyor ve ona da böyle bir bakış açısı getirtmiş.
MUHABİR: Sonuna geldik söyleşimizin, aslında bitti ama bir iki dakika daha uzatabiliriz. İftar zamanınızdan çaldığımızı da biliyorum, bağışlayın. Son sorum ahir zamanla ilgili olacak yine. Mehdi ve İsa (a.s.)’ın gelişinden bahsettiniz. Peki deccal nasıl olacak, tek bir kişi mi olacak, bir sistem mi olacak, bu konudaki görüşünüz nedir?
ADNAN OKTAR: Deccal, Darwinizm’dir, Darwin’dir. İnsanlığı sapkın bir şeytani dine, bir pagan dinine sokmuştur. Bütün insanları, iman ehlini, imanından sonra küfre saptırmıştır. Bütün bir kitleyi imansızlığa sürüklemiştir. Müslümanların dahi bir kısmını sarsmış ve olumsuz bir çizgiye çekmiştir. Müslümanların kendi aralarında bölünmelerine sebep olmuştur. Muazzam kan akmasına sebep olmuştur. Evler, aileler yıkılmış, insanlık hercümerç olmuştur. Her türlü sapkın felsefe ve ideoloji Darwinizm’den kaynaklanmıştır. Mehdi’nin birinci görevi diyor Said Nursi ‘Darwinizm’i ve materyalizmi yok etmektir’ diyor, Mehdi ilk onu yok edecektir. Ve sonra Müslümanların birliğini sağlayacaktır ve sonra da Hazreti İsa ile birleşerek inşaAllah bütün İslam âlemine ve bütün Hıristiyanlık âlemine Kuran’ın ışığını yansıtacaklardır ve bütün dünya Müslüman olacaktır inşaAllah. Bu, çok yakın, Müslüman kardeşlerimizi müjdeliyorum. Bu söylediklerimin hepsi doğru, hepsi hadise ve Kuran ayetlerine dayanıyor. Ve hepsi çıktı. Yani çıkacak diye bir konu yok, çıktı, çıkmak üzere. Yani şu ana kadar 150’nin üzerinde alamet çıktı. 150 alamet çıkıyorsa 151.si de çıkar, 152. si de çıkar. O şekilde düşünebilirler. Güzel ve mutlu günler çok yakında inşaAllah. Müslümanlar birbirlerini sevsinler, kardeş olsunlar, mezhep ayrılıklarından, siyasi ayrılıklardan sakın kendi aralarında ihtilafa düşmesinler. Deccal Müslümanları birbirine düşürerek zaten başarılı olabiliyor. Deccalin bu oyununu bozsunlar, Darwinizm’e ve materyalizme karşı tavır alsınlar. www.HarunYahya.org – www.HarunYahya.com ve www.HarunYahya.net sitelerine girerek çok kapsamlı bilgi edinebilirler. Helal olarak girebilirler bu sitelere, çünkü ücretsiz. İstedikleri gibi kitap indirebilirler, helal olarak. Çok güzel günler görecekler inşaAllah kardeşlerimiz. Allah hepsinin Ramazanını mübarek etsin.
MUHABİR: Çok teşekkür ediyorum zamanınızı ayırdığınız için, radyomuzun bu söyleşisine. Verdiğiniz bilgiler gerçekten çok yararlıydı ve izleyicilerimiz de bunları ilgiyle dinlediler. Allah’ın eli üzerinizde olsun, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. Teşekkürler.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun, selamün aleyküm.
MUHABİR: Ve Aleyküm selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.