ADNAN OKTAR: Selamün aleyküm
SUNUCU: Aleyküm selam. Hoş geldiniz.
ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Biliyorsunuz yukarıda röportajımız vardı.
SUNUCU: Evet
OKTAR BABUNA : MaşaAllah
ADNAN OKTAR: Güney Afrika ile
CİHAT GÜNDOĞDU: Güney Afrika mı? MaşaAllah
ADNAN OKTAR: Evet, Güney Afrika İnşaAllah bayağı kapsamlı bir röportaj oldu. MaşaAllah
OKTAR BABUNA : MaşaAllah
ADNAN OKTAR: Anlat anlat seni dinliyorum.
OKTAR BABUNA : Dawkins’e soruyorlar bir tane örnek ver diye 15 saniye havaya bakıyor ve yayını durdurtturuyor. Şimdi Richard Dawkins, dünyanın bir numaralı evrimcisi eğer bir tane faydalı mutasyon gösteremiyorsa, zaten faydalı mutasyon yoktur. Zaten yok da biliyoruz da, onun ağzından da yani öyle olmadığı çok ortaya çıkıyor.
SUNUCU: Bunun için bir delil görmeye aslında çok da gerek yok hani insan kendi mantığıyla düşündüğünde de zaten o sonuca varıyor ki bilim adamları araştırıp bunun en ince detayını bilen insanlar bu sonuca çok rahatlıkla ulaşabileceklerdir. Yani mutasyonla bir canlının yaşamını idame ettiremeyeceğini üreyemeyeceğini bir süre sonra hayatının sona ereceğini açık bir şekilde görebileceklerdir.
CİHAT GÜNDOĞDU: Çok komik duruma düşmüş oluyorlar. Yani bu şekilde delili olmayan bir iddia ve hayatını onun üzerine kurmuş oluyor. İşte ileri gelen önde gelen evrimciler bu şekilde hiçbir delili yok elinde, hiçbir kanıtı yok ama bütün hayatını onun üzerine kurmuş, bütün hayat, yaşam felsefesini onun üzerine inşa etmiş ve hala var olduğunu öne sürebiliyor. Ne kadar saçma bir akıl?
SUNUCU: Evet
ADNAN OKTAR: Evet, şimdi ben bir konuda araya girmem gerekiyor.
OKTAR BABUNA : Estağfirullah
ADNAN OKTAR: Bağlantılı gibi mi yine de bağlantısız da görünüyor. Ama önemli olduğu için söylüyorum.
OKTAR BABUNA : Estağfirullah tabi
ADNAN OKTAR: Diyor ki Cübbeli, son konuşmasında bu çok önemli; Peygamber Efendimiz (sav)’den şu ana kadar geçen süre kesindir. Fakat diyor değişik rivayetlerde, değişik bilgiler var. Farklı bilgiler arasında açıklıyor. Adem (a.s) itibariyle bir hesap yok diyor yani Peygamber Efendimiz (sav)’in belirttiği bu hadiste, hani 7000 yıldır diyor ya ümmetin ömrü, bu 7000 yılın ne kadarında Peygamberimiz (sav)’in vakti var, ne kadarında zaman değişiktir nedir ne değildir böyle bir bilgi yok diyor. Şimdi bir oku bakalım bir öyle bir anlam çıkıyor mu?
OKTAR BABUNA : İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Yani bu kaçıncı okuyuşumuz bilmiyorum ama Cübbeli herhalde bu sefer anlayacak İnşaAllah
OKTAR BABUNA : İnşaAllah. İbni Asaki diyor ki, Ebu Said Ahmet Bin Muhammed Bağdadi aradaki ravi silsilesiyle rivayet etti. Enes bin Malik R.A’dan o dedi ki: Resulallah (s.a.v) buyurdu. Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allahu Teala onun için gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine şu dünyanın 7000 yıllık ömrü müddetince sevap yazar.
ADNAN OKTAR: Dünyanın ömrü 7000 yılmış.
OKTAR BABUNA : İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Bundan önce reddediyordu.
OKTAR BABUNA : Evet
ADNAN OKTAR: Böyle bir şey yoktu hatta yemin de etmişti. Nihayet bunu bir kabul etti. Bak bu çok önemli, şimdi de Peygamberimiz (sav)’den itibaren olan vakti ve diğer yani 7000 yılın içerisinde Peygamberimiz (sav)’in vaktinin ne olduğunun belli olmadığını söylüyor. Yani bu belli değil diyor. Devam et bakalım öyle mi?
OKTAR BABUNA : İnşaAllah. İbni Hadi diyor ki, Ebu İshak İbrahim bin Abdullah lepti aradaki ravi silsilesiyle Enes bin Malikten tahrik etti. O dedi ki: Resulallah (s.a.v.) buyurdu. Dünyanın ömrü ahiret günlerinden 7 gündür. Allahu Teala buyurdu ki, senin Rabbinin yanında bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.
ADNAN OKTAR: Yani bu rivayete göre 7 gün olduğuna göre, günler de biner yıldan olduğuna göre 7000 yıl oluyor değil mi?
OKTAR BABUNA : Evet, İnşaAllah İbni Ebu dünya zemlin emevinde diyor ki Ali bin Said Hamza bin hişandan o da Said bin cübeyden rivayet ettiler. Dünya ahiret haftalarından bir haftadır. İbni Ebu hatem tefsirinde İbni Abbas’tan rivayet etti ki,
ADNAN OKTAR: Bir hafta yani 7 gün
OKTAR BABUNA : 7 gün evet
ADNAN OKTAR: 1000’er yıl olduğunu söylüyor hadisi şerif 7000 diyor.
SUNUCU: Evet 7000 diyor.
OKTAR BABUNA : Evet. Dünya ahiret haftalarından bir hafta olup 7000 senedir ve bunun 6000’i geçmiştir.
ADNAN OKTAR: Ha şimdi burada bir duralım. Hani belli değildi?6000’i geçmiştir diyor Peygamberimiz(sav). Bakın Cüppeli burada yalan söylüyor. Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Bu hadisten dolayı bir hesap çıkarılması yanlış diyor. Bunlar hep hesap zaten, Peygamber (sav) bunu açıkça söylüyor. Hesap olarak anlatıyor zaten nasıl hesap çıkmıyormuş. Hani belli değildi? Bak 6000 yıl geçti diyor. Ben diyor son binindeyim. Değil mi? Şimdi oku bakayım.
OKTAR BABUNA : Aynı hadise mi devam mı edeyim?
ADNAN OKTAR: Devam et sen
OKTAR BABUNA : İbni Abbas’tan sahih olarak nakledilen şöyle bir
ADNAN OKTAR: Sahih sahih olarak bak sahih hadis evet
OKTAR BABUNA : Şöyle bir rivayet vardır. O dedi ki, dünya 7 gündür her bir gün 1000 yıl gibidir.
ADNAN OKTAR: Yani 7000 yıl oluyor.
SUNUCU: 7000 yıl oluyor.
ADNAN OKTAR: Evet 7X1000=7000 evet
OKTAR BABUNA : Resulallah (s.a.v) de onun sonunda gönderildi.
ADNAN OKTAR: Son 1000’inde gönderildi. Hani belli değildi? Bak Cüppeli o kadar Müslümanın gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Ne kadar ayıp ve ne kadar günah değil mi?
OKTAR BABUNA : Evet, İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Müslümanlara doğruyu söylemesi lazım yani eninde sonunda bunun ortaya çıkacağı belli bir de ne kadar cahil olduğunu göstertiyor. Yani bu kadar açık sarih bir ifadeyi fark edememesi inanılır gibi değil, önce bu dünyanın ömrü ile ilgili hadis yok dedi. Açıklıyorsunuz okumuştuk, HaberTürk’te değil mi?
OKTAR BABUNA : Evet,
ADNAN OKTAR: 7000 yıldır ama ehli sünnet alimleri söyler. Fakat ayet ve hadis yoktur dedi. Şimdi çıktı, evet hadis var dedi. Bir sefer yine bir yol bulmaya çalışıyor. Bu sefer de Peygamber Efendimiz (sav)’den itibaren bir bilgi yok diyor. Yani vakit belli değil diyor. Halbuki Peygamberimiz (sav) bunu özellikle belirtiyor. Bakın ben son 1000’de geldim diyor. 6000 geçti ben son 1000’deyim diyor. Buyur devam et.
OKTAR BABUNA : Teberani Kebirinde diyor ki, Ahmet bin nadır el askeri ve Cafer bin Muhammedil feryadi nakletmişler ki, ravi silsilesiyle Dakkat bin zeyli Cüheliden rivayet ettiler. O dedi ki, ben gördüğüm bir rüyayı Resulallah (s.a.v)’e anlattım. Bununla beraber Peygamber (sav) 7 basamaklı bir mimberin en üst basamağında idi. O diyordu ki, 7 basamaklı gördüğün mimber bu dünyanın ömrü olan 7000 senedir, ben de onun son 1000’ninde olacağım.
ADNAN OKTAR: Bakın Peygamber (sav) defalarca Cüppeli’yi yalanlıyor görüyor musun? Bak son 1000’indeyim ben diyor son 1000’inde; yani belli değili uzun uzun anlatmış. Belli değil diyor Peygamberimiz (sav)’in olduğu dönem, 7000 yıl ama diyor. 7000 yılın içinde Peygamber (sav)’in hayatı nerede belli değil diyor.
SUNUCU: Son 1000’inde.
ADNAN OKTAR: Bak çok açık söylüyor son 1000’inde diyor.
OKTAR BABUNA : Çok açık söylüyor.
ADNAN OKTAR: Bunu bilmeyen bir insan nasıl alimim diyor. Hani alimdin sen, hani gelin ilmi benden öğrenin diyordun değil mi? Tabi ayın çatlatmakla olmuyor bu, doğrusunu söyleyecek.
OKTAR BABUNA : İbni Abdülhamit tefsirinde diyor ki, Muhammed bin Fadıl Hammat bin Zeyitten o da Yahya bin atikten o da Muhammed bin Saitten o da Müslüman olmuş kitap ehli birisinden rivayet ettiler ki, Allah gökleri ve yerleri 6 günde yaratmıştır. Rabbimin yanında bir gün sizin dünya hayatında saydığınız 1000 yıl gibidir. Dünyanın eceli 6 gündür. 7. günde kıyamet kopacaktır. 6 gün gitmiştir ve siz 7. gündesiniz.
ADNAN OKTAR: Bu çok açık hesap değil mi yine, bak diyor ki ne diyor; bu hadisten dolayı bir hesap çıkarılması yanlış diyor. Nasıl oluyor bu? Peygamber (sav) burada hesap belirtiyor zaten rakam veriyor. Rakam ne demektir hesap demektir. Ve 6000 yıl geçmiştir diyor ve en son 1000’indeyim diyor. Devam et.
OKTAR BABUNA : Ahmet İbni Hanbel İlel’inde nakletti.
ADNAN OKTAR: Bak Hambeli mezhebinin kurucusu mezhep imamı
OKTAR BABUNA : Evet,
ADNAN OKTAR: Mutlak mücdehit İmam Hanbel belirtiyor. Cüppeliden kat kat kat kat ilme sahip bir insan evet
OKTAR BABUNA : İsmail bin Abdülkerim, Abdülsamet’ten o da Vehbden rivayet etti. Dünyadan 5600 yıl geçmiştir.
ADNAN OKTAR: Bak son 1000’e de açıklık getiriyor Peygamberimiz (sav) 5600 yıl geçmiştir. 7000’den çıkart...
OKTAR BABUNA : 1400
SUNUCU: 1400
ADNAN OKTAR: 1400; niye hesap yapılamıyormuş?Hesap yapalım diye Peygamber bunu söylüyor bize, bu ne amaçla söylenir?
SUNUCU: Doğru evet hesap yapalım diye
ADNAN OKTAR: Hayır ne amaçla söylenir yani 7000 mesela çok detay vererek söyleyelim ben son 1000 yılındayım. 5600 yıl geçmiştir diyor bu tabi ki hesap yapılsın diye söylüyor. O zaman ümmetin ömrü en fazla hicri 1500’e kadar, 1600’e varmadan kıyametin kopması gerekiyor.
OKTAR BABUNA : İnşaAllah, evet
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman hazretleri de diyor 1545’te Allah’ın izniyle kıyamet kopacak diyor.
OKTAR BABUNA : İnşaAllah,
ADNAN OKTAR: Diyor ki, bak ne diyor, milleti korkutup diyor, kıyametle korkutmak Müslüman için bir görev. Ey örtüsüne bürünen diyor kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Peygamber (sav)’e Cenab-ı Allah ey örtüsüne bürünen kalk, korkut diyor. Tabi ki korkutacağız. Kıyamet niçin söyleniyor. Değil mi? Gafil ruhları uyandırmak için söyleniyor. Tabi korkacak, Allah korkusu her şeyin başı. Nasıl olacak Allah’tan korkutmadan, nasıl anlatırsın?
SUNUCU: Tabi bir sınav veriyoruz neye göre olacak o zaman?
ADNAN OKTAR: Kıyametle cehennemle korkutacaksın. Bu Müslümanlığın bir görevidir bu; yakın diyor Peygamber (sav) de durup izleyelim mi?Alametleri çıkmış, bütün alametleri çıkmış, alametleri olacağını Kur’an söylüyor Cenab-ı Allah, yani kıyametin alametleri olacağını belirtiyor. Hz. İsa’nın gelişi için şeytandan Allah’a sığınırım. O kıyamet için bir alamettir diyor Hz.İsa a.s.’ın gelişi için. Dabbet’ül arz ne? O da kıyamet alameti değil mi? Mehdi kıyamet alameti değil mi? Resulullah (sav) o kadar 150 tane hadisi ne bilirdi Mehdi’nin çıkışıyla ilgili? Biz bunları tabi ki anlatacağız. Tabi ki Müslümanlar Allah’tan korkacak, küfür de korkacak eğer korkuyorsa, korkmuyorsa zaten ahirette karşılığını alacaktır. Ama bu hadisten dolayı bir hesap çıkarılması yanlış sözü, asıl yanlış olan o, hesap yapalım diye bunu söylüyor Resulallah (sav).Yoksa Adriyatik denizi kuruyacak. Mehdi denizin kenarına bir gelecekmiş ondan sonra Adriyatik denizi bir anda kuruyacakmış. Akdeniz de donacakmış cam gibi, İtalyanlar biliyorsunuz hep denizci millet, her yer kotralar, tekneler, kayıklarla dolu bütün evler deniz kenarında, Adriyatik denizi kuruyor da nasıl milletin haberi olmaz. Tekneler suyun dibine oturacak yani nasıl farkına varmaz. Farkına varmayacak diyor, Mehdi ve talebeleri gelecek, Adriyatik denizinin ortasında kamp yapacaklar diyor. Yani gökyüzünün her tarafı meleklerle dolacak diyor. Bu Mehdi’dir diye bağıracak melekler diyor. Kardeşim hem de herkese kendi dilinde, böyle bir durumda Mehdi’nin talebesi 313 kişi olur mu?
OKTAR BABUNA : Olmaz
SUNUCU: Olmaz
ADNAN OKTAR: Sen Mehdi’yi hapse sokabilir misin böyle bir durumda?
SUNUCU: Ayrıca meleklerin hani yeryüzüne inmesi zaten kıyamet günü olacak bir şey.
ADNAN OKTAR: Tabi kıyamet günü olacak bir şey bu, o kadar çok ayet var ki kafirler diyor Peygamber (sav)’e eğer doğru söylüyorsan melekleri indir de görelim diyorlar. Melek getir diyorlar. Yani küfür bunu söylüyor, Peygamber (sav)’e söylüyor. Peygamber (sav) de bunu yapmıyor tabi ki olmaz. yani Allah’ın dilemesiyle olur böyle bir şey, ama kıyamet vaktinde inecek melekler ama zaten imtihan bitmiş olacak. Yani bu konudan kurtulmak için ne yapacağını şaşırdı. Biliyorsunuz bu sefer de 120 yıl dedi. Güneş batıdan doğduktan sonra 120 yılla milleti yanlış yönlendiriyor. Kardeşim kıyamet güneş batıdan doğduktan sonra imtihan kalkıyor zaten 120 yıl millet niye yaşasın öyle bir şeyde? Cenab-ı Allah’ın kanununa, adetullaha aykırı, bir mantığı var mı bunun kıyamet başlamışken adam nasıl bakkalını, dükkanını açsın, işine gücüne gitsin. Yani her yerde depremler, volkanlar kaynarken o da televizyonda haberleri seyredecek olacak iş mi şu? Yani hayır bununla da bitmiyor ki önü arkası kesilmiyor. Bir tekbir getirecek diyor. Bütün İtalya’nın dağları her yer yıkılacak diyor, bütün binalar her yer yıkılacak diyor. Yani atom bombası etkisi yapacak diyor tekbir getirmesiyle diyor, bütün binalar yıkılacak. O enkazların altında çoluk, çocuk, kadın milyonlarca insan kalır. Şu olacak iş mi şu, günahsız bir çok insan kalacak onun altında, bir tekbir getirişiyle böyle olacak diyor. Yani müteşabih hadisleri bilmiyorsan açıklamayı, niye ortaya çıkıyorsun? Mesela bütün Şiileri kesecek diyor. Pırasa doğrar gibi doğrayacak diyor. Bütün Şii, Caferiler hepsini, kardeşim Allah’tan kork, 250 milyon Şii var, Türkiye’nin %30’u neredeyse Alevi, 20-30 milyon Alevi var Türkiye’de. Bektaşi kardeşlerimiz bunların hepsi Allah’ın bize emaneti nereden çıkarıyorsun?Ne demek pırasa gibi doğramak? Ya onu dinleyen adam ne olur.
SUNUCU: Hangi tarihte hangi Peygamberimiz bir cana kast etmiş ki?
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki bir kere fikir özgürlüğü vardır İslam’da, dinde zorlama yok.Bir de çok takva, tertemiz insanlar, suçsuz günahsız insanları pırasa gibi doğramak ne demek, ne yapacakmış demek ki diyor. Cemaatte topluca pırasa gibi doğrayacakmış diyor. Oradakiler de koro halinde bunu tekrar ediyorlar. Girin bakın sitesine, pırasa gibi; bütün Caferileri, Şiileri, Vehhabileri ki yani yüz milyonlarca Müslüman bunlar, çoluk çocuk demeden, kadın demeden hepsini katledecek diyor. Sen böyle, bir cemaati böyle yetiştirirsen bu insanlar nefret dolu olmaz mı bu insanlara karşı? Öldürme arzusu içinde olmaz mı, katletme arzusu içinde olmaz mı?Ve ona idare edilmez mi öyle bir şey denir mi Müslümana, konuşacağı şey mi o? Ne kadar büyük günah, ne kadar büyük hata, ne biçim söz bu böyle? Tertemiz insanlar Şiiler, son derece takvalar. Tabi bunları anlatıyoruz ama bakalım inşaAllah faydası olur insanlara.
SUNUCU: İnşaAllah. Sorularımız da var. Zamanımız çok az kaldı ama sorularımızdan isterseniz yöneltelim veya
ADNAN OKTAR: Vallahi Oktar’lar bir şeyler anlatsınlar, güzel şeyler anlatıyorlar. Anlatın dinleyelim.
OKTAR BABUNA : Bu insan ısısını anlatalım mı nasıl ayarlandığını?
ADNAN OKTAR: Evet anlat.
OKTAR BABUNA : Mesela vücudumuzda hayatımız boyunca hep 37 derece kalıyor sabit kalıyor. Dışarıda 30 derece de olsa sıcaklık, işte 0 dereceye de düşse vücut ısısı hep sabit kalabiliyor. Bir kere bunun için mükemmel bir termometre olması lazım. Termometre tabi teknolojik insanların 19.-20. yy’da geliştirdiği bir araç, ki o kadar hassas da değil yani hata payı olan bir şey, bakın sürekli olarak 37 derecede tutuyor. Nasıl mekanizmalar var biliyor musunuz? O kadar karışık mekanizmalar var ki, beynimizin bir bölümü var hipotalamus denen bir bölümü; vücut ısısı şöyle ayarlanıyor, bir kere vücut ısısı arttığı zaman yani dışarıda sıcaklık yükseldiği zaman biliyoruz terleriz. Bakın bu çok özel bir durum, terleyince ne olur o su vücudumuzdan buharlaşır. Buharlaştırırken o enerji verdiği için dışarıya vücut ısısı düşer. Ne kadar ter çıkacağının hesaplanması gerekiyor. Yani siz ne kadar sıcaklık dışarıda, vücut içindeki sıcaklık nereye kadar gelmiş ve bütün ter bezleri hepsi koordine bir halde bütün vücudunuzda değil mi alnınızdan terliyorsunuz işte başka vücudunuzun çeşitli yerlerinden, hepsi birlikte hareket ediyor. Hemen ısıyı düşürmeye çalışıyor. Peki soğukta ne oluyor; soğukta da tersi mekanizmalar devreye giriyor bu sefer ne olur? İnsan titremeye başlar. Bakın bu çok özel bir şeydir kaslara emir gider. Milyarlarca sinyal bütün vücudunuzdaki kaslara ve tir tir titremeye başlarız. Yani kaslar kasılıp gevşemeye başlar. Neden enerji üretiyor kasılıp gevşediği zaman bu açığa çıkan enerji vücudun ısısını yükseltmeye yarar. Bu da yetmez bazen, tüylerimiz diken diken olur. Neden olur? Çünkü bütün tüylerimizin dibinde çok minik kaslar vardır. O kaslar kasılır ve tüyler dikilir hatta böyle tomurcuk tepecik gibi bir şey olur böyle, işte o kasların kasılmasından da ekstra bir enerji açığa çıkar.
CİHAT GÜNDOĞDU: Ritmik olarak kasılırlar ki ısı üretsinler diye.
OKTAR BABUNA : Evet, bir ayarlama daha yapılır. Bakın muhteşem ayarlamalar bunlar, yani biliyorsunuz morarırız böyle rengi mor mora giden bir renge yaklaşır neden biliyor musunuz? Ciltten kan çekilir oradaki damarlar büzülür, ki vücuttan dışarıya ısı kaybı olmasın diye iç organları, iç organları ısıtacak şekilde içeriye çekilir dolaşım.
SUNUCU: Bu morarma kısmı evet ölüm halinde kan dolaşımının olmaması kasların hareketsiz kalması halinde, ölüm halinde daha net görebileceğimiz o fonksiyonların meydana gelmemesi halinde daha gözle görülür bir şekilde, o sistemdeki gibi mi?
CİHAT GÜNDOĞDU: Evet şimdi mesela önceki programda bahsetmiştik hatırlarsanız vücutta böyle bir kalorifer sistemi var. Damarlarla, şimdi ısı daha çok kaslarda üretiliyor. Karaciğerde ısı üretilmesi söz konusu değil, kaslarda üretilen bu ısı bütün vücutta sabit olarak yayılıyor. Her yerde 37 derece sabit ısıya ulaşılıyor, ki hücrelerin normal çalışma, en verimli çalışma ortamı sağlanmış oluyor böylece
ADNAN OKTAR: Mesela bak şu konuya da bakalım. Diyor ki o demin ki konuşmam için, bu Cüppeli’nin konuşması, yani orijinal konuşmasının orijinali; Şia mezhebi yani Alevi, Caferi, ki Türkiye’de de yani milyonlarca Alevi, Caferi, Şii var. Yani en az 30 milyon var. Şia mezhebi şimdi Mehdi’yi bekliyor. Mehdi (a.s) geldi mi ne yapacak? Onları asker mi yapacak acaba? Yoksa pırasa gibi doğrayacak mı, ne yapacak diyor cemaat topluca pırasa gibi doğrayacak diyor. Kardeşim bu ne biçim mantıktır. Mesela diyor ki, onu çok bekleyenler var diyor. Değişik mezheplerden. Evvela da onları kesecek evvela diyor. Halbuki Mehdi kan akıtmaz. Damla kan akıtmaz. Sevgi insanıdır, muhabbet insanıdır, hadislerde de bu açıkça belirtiliyor.Yani ben ne diyeyim.
OKTAR BABUNA : Burnu kanamayacak.
ADNAN OKTAR: Burnu kanamayacak, uyuyan kişiyi uyandırmayacak diyor Mehdi için, nerden çıkarıyorsun asmayı kesmeyi pırasa gibi doğramayı yüz milyonlarca Müslüman var. Çoluk çocuk, kadın demeden hepsini doğrayacak demek yani ve bu terbiyeyle yetişen insanların nasıl bir nefretle insanlara bakacağını düşünemiyor musun? Diğer mezheplerdeki kardeşlerimiz ki Aleviler aslandır her zaman diyorum. Çok yiğit tertemiz, içli derin insanlardır. Ve takva Müslümanlardır. Böyle eğitim olur mu? Böyle üslup olur mu?
OKTAR BABUNA : Olmaz İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Devam edin
SUNUCU: Bu arada içeriden arkadaşlarımız uyarıyorlar ne yazık ki süremizin sonuna gelmişiz. Son cümlelerinizi alırsam sevinirim.
OKTAR BABUNA : Bu hemen şeyi bitirelim yani mükemmel bir hesap sistemi Allah’ın sonsuz aklı ile olan bir şey
ADNAN OKTAR: MaşaAllah MaşaAllah
OKTAR BABUNA : MaşaAllah sistem.
CİHAT GÜNDOĞDU: Allah’ın her sistemde
SUNUCU: Bu sistemi yeterli olarak konuşalım ama inşaAllah ilerleyen programlarda
CİHAT GÜNDOĞDU: İnşaAllah nereye bakarsak bakalım Allah’ın muhteşem yaratma sanatını görüyoruz. Sani sıfatının tecelli ettiğini görüyoruz. Böylece inananların zaten imanı daha çok sağlamlaşmış oluyor öğrendikçe, inanmayanlar da gerçeği görüp doğru yolu bulma imkanı bulmuş oluyorlar.
SUNUCU: Pek çoğu tabi ki evet bu detaylar ortaya çıkıyor ve insanı adeta hayran bırakıyor.
CİHAT GÜNDOĞDU: İnşaAllah
SUNUCU: Evet efendim
ADNAN OKTAR: Evet sonunda her yer güzel olacak.Her yer mutluluk içerisinde olacak. Sevinç içerisinde olacak. Güzel bir çağdayız, güzel bir zamandayız. Mehdi zamanındayız. Mehdi’yi çarpıtmaya çalışanlar, gelmeyecek diyenler, yüzyıllar sonra gelecek diyenler, böyle akıl almaz izahlar yapanlar sonunda mahcup olacaklar. Mehdi gelecek bütün dünyayı barışa, kardeşliğe, dostluğa davet edecek, çok güzel ve mutlu bir hayatımız olacak inşaAllah
OKTAR BABUNA : MaşaAllah, İnşaAllah
SUNUCU: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: İnşaAllah
SUNUCU: Evet çok teşekkür ediyorum efendim, süremiz sanıyorum bitti maalesef Adnan Oktar’la baş başa programımın bu akşam da sonuna geldik. Tekrar görüşünceye dek efendim hoşcakalın.