JAMES ALLEN: Çalışmalarınızdan, yoğunlaştığınız konulardan ve dünya üzerinde gerçeği araştırıp bulma tutkunuzdan bahseder misiniz?
ADNAN OKTAR: Bu çalışmalarımın kaynağı Kuran’dır. Kuran’da Allah’ın emrini yaymak emr-i bilmaruf nehy-i an’il münker, iyi olanı anlatmak kötü olandan insanı nehyetmek, uyarmak, güzelliği, iyiliği, sevgiyi insanlara anlatmak Allah’ın emridir. Allah’ın emri olduğu için yapıyorum. Yani Allah’ın rızasını kazanmak için, O’nun sevgisini kazanmak için yapıyorum.
JAMES ALLEN: Adnan Beyin Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar ile bağlantıları var. İnternet sitesinden okuduğum kadarıyla Hıristiyanların ve Musevilerin dostu. Tüm yolların aynı Allah’a ulaştığına mı inanıyorsunuz? Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam aynı Allah’a mı iman ediyor?
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki, tek bir Allah vardır. Başka da Allah yoktur. Bütün kainatın evrenin yaratıcısı olan Allah’a insanlar ibadet ediyorlar. Hıristiyanlar da Müslümanlar da Museviler de aynı Allah’a ibadet ederler. Bu bilinen açık bir gerçektir. Bazı insanlar bunun aksini savunuyor, ama bu cahilliklerinden ve vicdani bakış açılarının bozuk olmasından kaynaklanıyor. Alenen açıktır Allah’ın tek olduğu.
JAMES ALLEN: Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam arasında bazı farklılıklar olduğunu düşünüyorum. Bu ayrımların Allah ile ilgili anlatımlarda var olduğuna inanıyorum. Müslümanlar kendi günahları için nasıl kefaret ödüyorlar? Musevilik’te Yom Kippur, Hıristiyanlık’ta Paskalya vardır, bunların tümü sonsuz Allah’a karşı kefaret ifadesidir. İslam’da bu nerede ve nasıl anlatılır?
ADNAN OKTAR: Allah’a tevbe edilir. Yani günahlarından pişman olduğu söylenir. Bir daha yapmayacağı söylenir, bu şekildedir. Allah’ın affetmesini umut eder Müslüman.
JAMES ALLEN: Allah’ın merhamet ve adalet sahibi olduğuna inanıyor musunuz? Bu Allah’ın sonsuz, ebedi ve değişmez olduğu inancına uygun mudur?
ADNAN OKTAR: Tabi, başlangıcı da sonsuzdur. Sonu da sonsuzdur yani ne ilki vardır ne sonu vardır, Cenab-ı Allah’ın.
JAMES ALLEN: Allah sonsuz ve sınırsız mıdır?
ADNAN OKTAR: Evet, sınırsız sonsuz. Yani akılda güzellikte güçte her konuda Cenab-ı Allah sonsuz güçtür.
JAMES ALLEN: Allah’ın değişmez olduğuna mı inanıyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki.
JAMES ALLEN: Müslümanlar, sonsuz Allah’a karşı günahları için nasıl kefaret ödüyorlar? (Haşa) Sonsuz Allah’a karşı gelmiş olduğumuzda, buna karşı kim kefaret edecektir?
ADNAN OKTAR: Yani eğer bir günah işlediyse demin de söylemiştim, tevbe eder veya bir kurban keser, fakirlere para dağıtır, fakirlere yemek yedirir. Onlara kıyafet alır. Eğer daha başka da bir imkanı varsa iyilik yapabileceği, onları yapar, bu tarzdadır.
JAMES ALLEN: Eğer Allah sonsuz ise ve bizler de sonluysak, bir insan sonsuz Allah’a karşı işlediği günahlarının hesabını nasıl verebilir? İnsan nasıl sonsuz bir bedeli ödeyebilir?
ADNAN OKTAR: Biz Cenab-ı Allah’a ibadetlerimizle O’nun beğeneceği tavırları yaparak yaklaşmak için gayret ederiz. Yani O’nun rızasını kazanmaya çalışırız. Cenab-ı Allah affedicidir, sonsuz güzel ahlaka sahiptir. Sonsuz sevgiye sahiptir. Bizlerin iyi olmasını ister. Biz de elimizden geldiği kadar iyi olmaya gayret ederiz. Bunun sonucunda Allah eğer bizden razı olur, bizleri severse sonsuz cennetine koyar. Yani başka bir hayat boyutuna gireceğiz İnşaAllah. Orada her şey pozitiftir. Yani negatif olan hiçbir şey yoktur. Mesela, gece olmaz sürekli gündüzdür. Kötülük olmaz sürekli iyilik vardır. Çirkinlik olmaz, sürekli güzellik vardır. Acı yoktur. Toz kir yoktur, herşey en mükemmel şekliyle yaratılır. Bütün madde canlıdır orada. Bir eşyaya gel desen gelir, git dersen gider. Meyveyi ağacından dalından koparttığında aynı anda meyve oluşur. Yine yeniden oluşur. Bir yere gitmek istediğinde oturduğun koltuk istediğin yere hareket eder ve gider. Olağanüstü güzel bir hayat şekli ve boyutudur cennet. Biz İnşaAllah, Allah’ın sevgisini kazanmaya çalışıyoruz. Eğer nasip ederse de cennetine gitmek istiyoruz, İnşaAllah.
JAMES ALLEN: Allah’ın adil ve merhametli olduğuna inanıyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Evet, Cenab-ı Allah sonsuz güzel ahlaka sahiptir. Affedici ve merhametlidir. Kulları için en iyi olanın olmasını ister. En güzel ahlaka sahip olmamızı ister. Biz burada bir eğitimden geçiyoruz. Güzel bir eğitimden geçtikten sonra eğer Allah’ın beğeneceği gibi bir ahlak gösterirsek bizi cennet denen bir boyuta alacaktır. O cennette sonsuza kadar yaşayacağız İnşaAllah. Orada ölüm yok. Sadece bu dünyaya mahsustur ölüm.
JAMES ALLEN: Doğuştan günahlı olunduğuna inanıyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Her günah sahibi kendisi sorumludur. Yani diğer kişiler o günahtan sorumlu olmazlar. Sadece o şahıs sorumlu olur. Allah’ın adalet anlayışının gereğidir bu. Çünkü bir başkasının o suçtan sorumlu olması zaten aklen mantıken vicdanen doğru olmaz. O yüzden de Cenab-ı Allah sadece ilgili kişiyi suçu işleyen kişiyi sorumlu tutar.
JAMES ALLEN: Öyleyse neden Hıristiyan değilsiniz?
ADNAN OKTAR: Zaten Hıristiyanlık da Müslümanlık da Musevilik de hepsi İslam dinleridir. Hz. İbrahim (as)’ın, Hz. İshak (as), Hz. Yakup (as)’ın, Hz. İsmail (as)’ın inandığı Allah’a inanıyoruz. Aynı Allah’a inanıyoruz. Hepsi İslam dinidir. Fakat son bozulmamış hiçbir şekilde tahrif edilmemiş din İslam dini olduğu için, tabi ki İslam dinini yaşıyorum ve İslam dini içerisinde ibadetlerimi yerine getiriyorum.
JAMES ALLEN: Allah’ın neden İncil ya da Yeni Ahit’i değil fakat İslam’ın Kitabı olan Kuran’ı muhafaza ettiğine inanıyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Bu en evvelki dinlerden itibaren hep bu şekilde olmuştur. Mesela, Budizm de muhtemelen hak bir dindi o da bozulmuştur. Hz. İbrahim (as)’ın dini de zamanla kaybolmuştur. Hz. Nuh (as)’ın dini zamanla kaybolmuştur. Yani bu, hep karşılaşılan Allah’ın bir kanunudur. Son olarak İslam dinidir gelen din. O da zaten Miladi 2120 yılında kıyamet kopacaktır, İnşaAllah böylece dünya sonlanacaktır. Yani eğer Cenab-ı Allah isteseydi, İslam dinini de zaman içerisinde değiştirip başka bir peygamber de gönderebilirdi. Ama son peygamber Hz. Muhammed (sav)’dir. Son dindir, İslam dini. Zaten dünyanın da sonuna geldik. Hz. Muhammed (sav)’in gelmesi de kıyamet alametidir. Hz. İsa Mesih (as) gelecek, İnşaAllah 15-20 yıla kadar Hz. İsa Mesih (as) gelecek. Hz. Mehdi (as) çıkmıştır, İslam aleminin lideri olan Hz. Mehdi (as). Hz. Mehdi (as) ile Hz. İsa (as) birleşerek bu yüzyılda İslamı dünyaya hakim edecekler, İnşaAllah. Hicri 1545, Miladi 2120 yılında da İnşaAllah kıyamet kopacak. Dünyanın son zamanlarındayız. Dünya şu an en yaşlı dönemini yaşıyor.
JAMES ALLEN: Mesih İsa’nın çarmıha gerildiğine inanıyor musunuz? Yoksa Mesih İsa size göre göğe mi yükseldi?
ADNAN OKTAR: Hz. İsa (as)’a hiçbir şey yapamadılar. O’nu ihbar eden kişi Hz. İsa (as) zannedilerek çarmıha gerilmiştir. Hz. İsa (as) 2000 yıl önce göğe alınmıştır. Yeniden 33 yaşında yine o bütün güzelliği ile yine o uzun saçları ile altın sarısı ve kahverengi karşımıdır saçları, gri gözlü, küçük burunlu, geniş omuzlu, atletik yapılı o güzel insan o muhteşem insan 15-20 yıl sonra aynı orijinal şekliyle gelecektir üzerindeki aynı kıyafetleri ile aynı ayakkabısı ile gelecektir. Hıristiyanlığı ve Müslümanlığı aynı anda yaşayan yani bir nevi Müslümanlık gibi görünen bir Hıristiyan cemaat içerisine gelecektir. Uyku halinde Cenab-ı Allah tarafından Hz. İsa (as) bırakılacaktır. Hz. İsa (as) sonra Kuran’ı inceleyecek, İncil'i ve Tevrat'ı inceleyecek ve Müslüman olacaktır.
JAMES ALLEN: Yazılarınızda farklı bir isim kullanıyorsunuz, bunun nedenini öğrenebilir miyim?
ADNAN OKTAR: Hz.Harun (as) Hz. Musa (as)’ın yardımcısı idi. Hz. Yahya (as) da Hz. İsa (as)’ın yardımcısı idi. Onların güzel hatırasını hatırlamak için ben de Peygamber Efendimiz (sav)'in Hz. Muhammed (sav)'in yardımcısı olmam ümidiyle o ismi aldım.
JAMES ALLEN: Şii ya da Sünni mezhebine mi bağlısınız, tam olarak hangi mezheple kendinizi bağdaştırıyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Sünni.
JAMES ALLEN: İslami Yaratılışçılık alanında ve evrime karşı çıkan görüşlerinizi coşkuyla anlatmanız nedeniyle hayatınız hiç tehlikeye girdi mi?
ADNAN OKTAR: Evet, 9 kere silahlı suikasta uğradım. Akıl hastanesinde yatırdılar beni 10 ay kadar. Sonra askeri hastanede ruhen ve bedenen sağlıklı olduğuma dair rapor aldım. Oradan kurtuldum. Bir de Adli Tıp Üst İstihsas Kurulundan da rapor aldım, ruhen ve bedenen sağlıklı diye. O şekilde çıktım. Benim bulunduğum dönemde bulunduğum koğuşta 300 tane adam öldürmüş akıl hastası vardı. Benim bulunduğum dönemde 7 kişiyi öldürdü bunlar. Ayrıca yiyeceğime ve içeceğime kokain karıştırıldı emniyetteyken gözaltındayken. Sonra adli tıpta yiyeceğime içeceğime karıştırılarak kokain verildiği tespit edildi ve mahkemede bu şekilde beraat ettim. Yine bir bayan ile ilgili de bir iftira attılar. Onunla ilgili de yine ispat ettim 2 evin farklılığını. Benim bulunduğum evde açıkça görülmüyordu kolonlar, kirişler. O bayanın bulunduğu evde kirişler açık açık görülüyordu ve diğer teknik farklılıklardan da ispat ettim. Böylece o iftiradan da kurtuldum. Basın ama bunu yıllarca aleyhimde kullandı. Halen de bu tip iftiralar yine atıyorlar. Buna benzer yoğun baskı altında bir faaliyet içerisindeyim.
JAMES ALLEN: Neden daha fazla sayıda ılımlı Müslüman’ın terörizm, kadınlara baskı uygulanması ve şeriat yasalarının (haşa) baskısı hakkında konuştuklarını duymuyoruz?
ADNAN OKTAR: Normalde Kuran zaten ılımlıdır. Sevgi dolu, şefkat dolu, merhamet dolu bir hayatı bizden ister. Affediciliği ister. Zannediyorum, İslam'ı içten yıkmak isteyen bazı güçler bazı cahil insanları devreye sokarak Müslümanları saldırgan, zulme yatkın, teröre yatkın hale getiriyorlar. Bunların bir kısmı yurtdışında eğitim görüyor, darwinist ve materyalist eğitimden geçiyorlar. İnsan sevgisinden uzak yetiştiriyorlar bu kişileri. Sevgiden, merhametten, şefkatten uzak, Allah korkusundan, Allah sevgisinden uzak yetişiyorlar. İsimleri Müslüman oluyor ama gerçekte Müslüman olmuyorlar. Stalinist, terörist düşünceyi savunuyorlar. Güya Müslüman oluyorlar; fakat hem darwinist, hem stalinist hem de Müslüman olduğunu iddia ediyorlar. Bunlar tabi çok mantıksız. Gerçek Müslüman Allah’a karşı sevgi doludur. Şefkatli ve merhametlidir.
JAMES ALLEN: Dünya üzerinde gerçek Müslümanlar’dan büyük bir topluluk olduğunu düşünüyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Gerçek Müslümanların hakimiyeti Hz. Mehdi (as) döneminde olacaktır. Yani Hz. Mehdi (as)'ın çıkışından önce Müslümanların bozulacağı birbirlerine düşecekleri çeşitli mezheplere ayrılarak birbirleriyle mücadele edecekleri hadislerde belirtilmiştir. Hz. Mehdi (as) devrinde bütün mezhepler kalkacaktır. Hz. Mehdi (as) bütün Müslümanları biraraya getirecektir. Onların arasındaki kavgaları çekişmeleri tamamen kaldıracaktır. Hıristiyanlarla ittifak edecektir; Musevilere karşı çok şefkatli ve sevgi dolu olacaktır. Hıristiyanlara İncil'in aslı ile Musevilere Tevrat'ın gerçeği ile Müslümanlara da Kuran ahlakı ile hitap edecektir. Hz. İsa (as) geldiğinde de İslam bütün dünyaya hakim olacaktır, İnşaAllah.
JAMES ALLEN: 11 Eylül saldırısını yapanların terörist olmadıklarını söylüyorsunuz, bunlar Darwinist ve materyalistti ve gerçek Müslüman değildi. Ben İslam’ın nefret dini olduğuna inanmıyorum. Bazı aşırılıkçılar olduğuna inanıyorum; fakat bunların sayısı çok fazla. Lütfen bu konuda görüşünüzü söyler misiniz?
ADNAN OKTAR: Genellikle daha önceden bir kısmı Filistin’de eğitiliyorlardı. Eskiden Filistin komünistlerin kalesiydi. Sonradan dindar oldu Filistin. Eskiden Irak da öyle komünistlerin kalesiydi. Stalinistti Irak. Orada da şu an dine döndü. Daha dindar olmaya başladı. Suriye de komünistlerin kontrolündeydi. Orası da şu an Müslümanlığın ağırlıklı olarak yaşandığı bir yer haline geldi. Gittikçe daha mükemmel daha iyi olacaktır. Çünkü Hz. Mehdi (as) gelmiştir. Mehdiliğin gölgesi, manevi etkisi bütün dünyayı sarıyor şu an. Hz. İsa Mesih (as) geldiğinde birlikte namaz kılacaklar Hz. Mehdi (as) ile birlikte ve İslam'ı bütün dünyaya hakim edecekler İnşaAllah. Bu mutlu günlerin arifesindeyiz. Terörist Müslüman tipi yeryüzünden tamamen kalkacak. Sevgi dolu gerçek hakiki samimi Müslümanlar dünyaya hakim olacaklar, İnşaAllah.
JAMES ALLEN: Eğer İslam, Hıristiyanlık ve Musevilik arasında bir fark yoksa, neden İslam hakim olacak?
ADNAN OKTAR: Hıristiyanlıkta değişme olmuştur, teslis inancı gelmiştir. Halbuki tek Allah vardır. Ama buna karşılık Hıristiyanlıkta bir bozulma olarak 3 ilah fikri gelişmiştir. Hz. İsa (as) geldiğinde bunu düzeltecektir. Musevilikte de ahret inancı yani cennet cehennem inancı bir kısım Musevi mezheplerinde kaldırılmıştır. Bunu yeniden düzeltecektir. Dolayısıyla hepsi İslam dinine girmiş olacaklardır. Yani buna benzer eksik yönleri düzeltecek Kuran’a göre. Hepsi Kuran ahlakına göre yaşayacaklar ve eksik olan hiçbir şey kalmayacak ve din en mükemmel hale gelecektir.
JAMES ALLEN: Gerçek İslam tarifinizden, dünya üzerinde çok fazla Müslüman olmadığını anlıyorum. Suudi Arabistan, Irak, Pakistan neyin merkezi? Materyalist ve Darwinist temelleri mi var? Öyleyse dünya üzerinde gerçek Müslümanlar neredeler?
ADNAN OKTAR: Gerçek Müslümanlık Hz. Mehdi (as) ve talebeleri tarafından dünyaya tam anlamıyla gösterilecektir. Ahir zamanda İslamiyetin bozulacağı birçok eksiklikler olacağı hadislerde Peygamber Efendimiz (sav) tarafından çok detaylı bildirilmiştir. Ama bu önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde Müslümanlıkta mükemmel gelişme olacaktır. Bütün yanlış düşünceler ortadan kalkacak, İslam en saf en arı haline gelecektir, İnşaAllah. Peygamberimiz (sav)'in devrine dönecektir, İnşaAllah. Asrı Saadet deniyor bu devre. O devrin mükemmelliğine dönecektir, İslamiyet.
JAMES ALLEN: Pakistan’da 'İsa hayatta ve Muhammed öldü' dediği için Asya adında bir kadınla ilgili bir dava görülüyor. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?
ADNAN OKTAR: İnsanlar, istediği dini istediği gibi seçmekte özgürdürler. Bir Musevi isterse dinden çıkabilir. Bir Müslüman da isterse başka bir dine geçebilir. Veyahut bir Hıristiyan isterse Müslüman olabilir. Bir Musevi isterse Müslüman olabilir. Dinler arasında insanlar istediği tercihi yapabilirler. Bu özgürlüğü Allah Müslümanlara ve bütün insanlara tanımıştır. Çünkü imtihan bu şekilde olur. Eğer baskı yaparsak insanlara o zaman insanlar münafık olur, samimiyetsiz olur. Halbuki aksinde insanlar samimi kanaatlerini ortaya koymuş olurlar ve münafık denen samimiyetsiz insanlar ortadan kalkar o zaman. Herkes kendi samimi inancını yaşamış olur. Dolayısıyla isteyen istediği dini seçmekte özgürdür. Ama tabi ideal olan benim inancıma göre bir insanın Müslüman olmasıdır.
Hayır, bilakis samimi olarak insan istediği inancı yaşaması gerekir. Aksine münafık denir. Çok büyük bir ahlaksızlıktır, münafıklık. Müslüman hangi inancı isterse ona geçebilir. Ama tabi ideal olan Müslüman olmasıdır. Fakat baskı ile bir insanın inancı yönlendirilemez. Yani "dinde zorlama yoktur" diye Kuran ayeti var. Şeytandan Allah’a sığınırım açıkça Allah "dinde zorlama yoktur" diyor.
Cihat gayret anlamındadır. “Cehd” kelimesinden gelir. Yani insanları sevgiyle, şefkatle, merhametle ikna etmek, bilimsel delillerle ikna etmek, mesela darwinist, materyalist fikirlere karşı insanlara bilimsel deliller getirmek onlara doğruları göstermek, teknolojinin imkanını kullanmak bunlar cihattır. Ama insanları küçük düşürmek ezerek zorla bir şey inandırmaya kalkmak, bu ahlaksızlıktır. Müslümanın yapacağı bir şey değildir bu.