SUNUCU:Yayınımıza harunyahya.tv’den devam ediyoruz. Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet, Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam. O kadar şevklendiriyorsunuz ki Hocam, anlatımlarınızla, verdiğiniz müjdelerle. Hem uyarıyorsunuz, hem müjde veriyorsunuz sürekli olarak. Çok da şevklendirici oluyor, çok güzel bir dönemi müjdeliyorsunuz. İnşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışını, Hz. İsa (a.s.)’ın gelişini. İnsanlık tarihinin en büyük olayları maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ama diyorlar ki fitne çıkartmayın, aman diyorlar böyle konular konuşulur mu? Ne konuşacağız? Ondan sonra işte malum konular, onları konuşabiliriz diyorlar.
Evet. “Selamun aleyküm Hocam” diyor, “geçenlerde okuduğum bir kitapta Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dedesi Hz. Adnan’ın, Hz. İsa (a.s.) ile çağdaş, aynı çağda yaşamış olduğu bilgisini hayretler içerisinde kalarak okudum. Bu bilgi doğru mudur, ne güzel tevafuk ve ne anlamlı bir işaret diye düşünüyorum” diyor, ne sevimli. “Allah hepimizin akibetini hayır eylesin inşaAllah, selamun aleyküm”. Ve aleyküm selam ve Rahmetullahi ve Berekatühü. “Bir şey daha söylemek istiyorum. Yayın saatleri daha erken saate çekilse hem daha çok kişi izleyebilir”. Daha erken saatlere çekilse, kaç iyi olur, yani 21:00 ? 21:00’da halk daha yeni işinden gelmiş olmuyor mu? Tabii ancak yemek yiyorlar. İyi iyi bu saat. “Hem de uyku saatleri açısından daha hayırlı olur”. O doğru. “Yine de kendimize göre değişiklikler istemiş olmayalım, önemli olan sizin çalışmalarınızdır”. Buna karşı mesela şu an gece yayın yapıyoruz, şu an uyku vakti. Ne yapacaklar, ertesi gün yahut iş yerinden bakacaklar. Bir de Avrupa’ya yönelik bizim şu an sohbetimiz zaten. Türkiye’ye de yönelik de, durumu müsait olanlar izleyecekler.
“Selamun aleyküm Hocam”. Aleyküm selam. “Sizleri Azerbeycan’dan selamlıyorum”. MaşaAllah bizler de hepinize selam gönderiyoruz. “Sizleri severek her gün izliyoruz, Dabbeyle ilgili yorumlarınızı izledim Neml Suresi, 82. ayette, şeytandan Allah’a sığınırım: ‘Söylenmiş olan başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkarırız da insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını” şeytandan Allah’a sığınıyorum “kendilerine söyler”, Neml 27’ye 82 buyrulmaktadır. 82 rakamının önüne 19 rakamını koyarsak 1982 rakamını almış oluruz. İlki kişisel bilgisayar 1981 yılında IBM çıkartmış, piyasaya sunulmuş. 1982 yılından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır.” Bak 82’den itibaren yaygınlaşmaya başlamış, çok acayip. “Hadislerde gün batan yerden çıkar diyor. IBM şirketi Amerika’da dolayısıyla Batıdan çıkmıştır. Bu da sizin dabbenin bilgisayar olduğuna dair başka bir kanıtıdır inşaAllah”, Hafız Bağırov. Evet, maşaAllah doğru çok manidar. 1982 yılında öyle mi, acayip, 82 yılından sonra etkili olmaya başlamış öyle mi IBM?
OKTAR BABUNA: Ben de yeni duydum Hocam.
ADNAN OKTAR: Hakikaten o yıllarda değil mi? Doğru, evet. “Selamun aleyküm”, aleyküm selam. “Hz. Mehdi’nin Topkapı Sarayı’nda okuyacağı bir şifreli mesajdan bahsediliyor. Hz. Davud’un kılıcındaki bu şifreli metin halihazırda okunabilmiş değil. Allah’ın Resulü (s.a.v.)’in bu mesajı nübüvvet neslinden gelen Hz. Mehdi (a.s.) tarafından okunacağına dair hadisten de bahsediliyor. Bu şifreli mesaj hakkında bilgi verir misiniz?” Fatma kardeşimiz Afyon-Karahisar’dan göndermiş. Şimdi ben bunu çözersem o zaman ben Mehdi olmuş olurum. Bu açıya göre. O zaman şöyle yapalım Mehdi’nin çıkışını bekleyelim. O açıklasın ama biz öncüsü olarak anlayabildiğimiz kısımları, yani Allah’ın bize ilham ettiği kısımları açıklayalım. Değil mi, öyle yapalım inşaAllah. Çünkü o anlama gelmez mi o zaman, bakın hadiste diyeceğiz Mehdi tarafından çözüleceği belirtiliyor. Ben de çözdüm, anlayın dersem o zaman olmaz, o zaman nasıl yapacağız. Mehdi öncüsü olarak çözeceğiz inşaAllah, okuyup anlatacağız. Mehdi de geldiğinde detaylarını anlatacak inşaAllah.
Şimdi bazı şeyleri bir daha zaman zaman vurguluyorum ki şimdi bu, dövme yaptıranlar, aslında bu can yakıcı bir şey dövme, insanın canını yaktırmak haramdır. Ama canını yakmadan süs olarak yapıyorsa, abdeste mani değil. Hoşuna gidiyorsa olabilir. Fakat onda mikrop da kapma riski oluyor, canı yanıyor falan, bunlar olmaz. İnsan nefsine zulmetmez. Buna dikkat edecek, nefse zulüm olmaz, haram yani. Ama bunu engelleyen bir sistem olursa, hoşuna gidiyorsa ufak tefek bir şey, çünkü makyaj da yapıyor kadınlar süsleniyorlar, hoşuna gidiyorsa yapar, bir şey olmaz.
SUNUCU:Kınayla yapıyorlar Hocam 5 gün kalıcı.
ADNAN OKTAR: Mesela evet, hoşuna gidiyorsa, süslenmek amacıyla helaline göstermek için yapıyorsa olabilir. Bu ameliyatı, onu da açıkladık ama yine de biraz daha detaylı açıklarsak; kardeşim mesela adam 6 parmaklı doğuyor, Allah’ın hikmeti altı parmaklı doğuyor. Ve 6. parmak ilave duruyor bir şey değil, bir fonksiyonu da olmuyor. Şimdi gören mesela bir irkiliyor bakıyor nedir bu falan diyorlar. Niye böyle bir durum olsun, küçük bir operasyonla orası uyuşturuluyor farz edelim, alınıyor. Şimdi Allah’ın yarattığı, tamam onu da Allah yaratıyor ama onu elinden alan da Allah’tır inşaAllah. Bu bir kaza ile de kopup gidebilir o parmak, olmadan adam onu ameliyatla alıyor cerrah alıyor. Cerrahı yaratan kim, Allah. O gücü veren kim, Allah. Dolayısıyla böyle onları utandıran, onları mahçup eden şeylerse, genç kızları mahçup eden bir şey varsa o düzeltilebilir. Bunda bir şey yok ama keyif için dediğim gibi böyle, elmacık kemiklerini yükseltmeye kalkıyor. Oraya bir şey yapıyor, burasına bilmem ne yapıyor, “beğenmediim şurayı”. Kardeşim sen zaten orada ne yapıyorsun, narkoz alıyorsun, narkozda ölüm oranı kaç?
OKTAR BABUNA: Yüzde 0,1 gibi bayağı düşük bir sayı şu anda.
ADNAN OKTAR: Ama her halukarda ölüm riski oluyor yani değil mi? Durduk yere bir insan böyle bir riske de girmez inşaAllah. Ama çok dayanamayacak derecede rahatsız eden bir şeyse, orada olabilir belki. Hatta narkoz olmadan oluyorsa daha iyi olur. Ben onu kabul edebilirim. Narkoz olmadan oluyorsa, narkozsuz yani uyuşturarak yapılan bir ameliyat varsa, bu olur. Bu olabilir. Bak hayat kalitesini bozuyorsa, onu rahatsız ediyorsa dışarda, farz edelim alnında bir etle doğuyor doğuştan bir şey oluyor falan. Küçük bir operasyonla alınıyor, niye dursun o. Cenab-ı Allah onu kaderde zaten ameliyatla alınabileceğini de biliyor Allah, ona göre yaratmış onu. Oradan alınıyor, konu bitiyor. Bu mealde benim anlattıklarım, oturup yeni yeni çığır açmaya gerek yok. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: Dediğiniz gibi Hocam gereklilik de aynı anda oluyor, hasıl oluyor. Mesela burunda deviasyon oluyor bir zorluk oluyor. Onu ameliyat ederken kırık bölgeyi de hafif düzeltiyorlar, zaten genel narkoz almış oluyor ameliyat için aynı anda.
ADNAN OKTAR:Mesela bak burun ameliyatı olan genç kızlar görüyorum ben, burnu iri daha güzel mesela, daha yakışıyor, bir şey yaptırıyorlar böyle oyuluyor böyle, basık burunlu falan İran kedilerine çeviriyorlar kendilerini. Yani ne gerek kardeşim, ona bir karakter ve kişilik veriyor. O bilmiyorlar, oradan buradan kandırıyorlar, diyorlar “aa çok anormal görünüyor” falan. Halbuki doğal halinde çok daha güzel ama bazen doğal haliyle hakketen çok itici ve acayip görünüyor. Onda olabilir, niye çocuk ömür boyu öyle yaşasın. Cenab-ı Allah ona bir imkan verdiyse olur yani olmayacak bir şey yok inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Siz daha iyi bilirsiniz Hocam inşaAllah. liposuction dedikleri bir yağ emme ameliyatında çok ölen oldu, keyfi yapılan, keyfi olarak yaptıranlar vardı.
ADNAN OKTAR:Mesela bu çok anlamsız, tabii ölüm riski olan bir şeye zaten girilmemesi lazım. Ölüm riski olanda olmaz, ama uyuşturarak elde edilen bir şey varsa, yapıyorlarsa sadece o bölgeye uyuşturucu lokal anestezi ile o olabilir inşaAllah.
Ayrıca ben bir şey anlatırken kendi vicdani kanaatimden, hadisten, ayetten anladığım kadarını anlatıyorum. Fakat fıkhi konuyu bana hiç sormasınlar, fıhki konuları. Ömer Nasuhi Bilmen’in ilmihalini alsınlar, bitti. Ne arıyorlarsa orada var. Yani yüzlerce, binlerce fıkhi konu geliyor ben onlara cevap vermiyorum hepsine aynı cevabı veriyorum; Ömür Nasuhi Bilmen’in ilmihali. Ona bakacaklar ne arıyorlarsa var orada inşaAllah. Mehdi (a.s.) gelinceye kadar mezhep mukalliti olarak devam edecek bu millet, önemlidir. Onun dışında hem fitne olur, hem çok tehlikeli olur. Yani kendi kendisine adam karar veremez. Mutlak müçtehid olması lazım bir insanın kendi içtahadi ile hareket edebilmesi için. “En büyük müceddid, en büyük müçtehid” diyor Mehdi (a.s.) için. O geldiğinde tamam. O zaman Asr-ı Saadet’e dönülecek, ama o gelinceye kadar, yani gelince derken; belli olup, ortaya çıkıncaya kadar, mezhep mukallitliği en doğru harekettir. Hanefi ise Hanefi, Maliki ise Maliki, Şafi veyahut ne ise artık, hangi mezhepte ise o mezhebe göre hareket etmesi doğru olan olur inşaAllah.
Allah Allah, bu kılıç çok manidar. “Elif Mısır’a intikal edecek, Osmanoğulları devleti tamama erdikten sonra küffar, Mehdi (a.s.) zamanına kadar mücadele edecek. Allah onlardan razı olsun. Sonra kılıç, zamanının sahibi Mehdi (a.s.)’ye intikal edecek, Hz. İsa (a.s.)’ya vasıl olacak”. Tabii o ve kitabesinde belirtildiği şekilde olaylar gelişmiş. Tamam, bunlara daha detaylı sonra bir bakarız.
Oktar Hocam sen ne anlatacaksın?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Bir tohum ile ilgili bir filmimiz var. Sevimli kırmızı panda var. Sevimli canlılar var uygun görürseniz.
ADNAN OKTAR: Bakalım.
OKTAR BABUNA: Hangisini yapalım?
ADNAN OKTAR: Başla, bir yerden başla. Hepsi birbirinden sevimli zaten.
OKTAR BABUNA: Bir tohum ile ilgili bir film bu. Bu çiçekler açıyor böyle. Çiçekler solup-kuruyor ve ölmeye başlıyorlar burada görüldüğü gibi sıcaklarla, onu gösteriyor. Fakat bunların tohumları sağlam kalıyor. Fakat tohumlarını yaymak zorunda. Kurumuş çiçeklerin içinde ama tohumlar görüldüğü gibi, burada duruyor.
ADNAN OKTAR: Bayağı da sevimli duruyorlar.
OKTAR BABUNA: Fakat çiçeğin görevi hala bitmiş değil. Şimdi bunların dağıtımını gösterecek. Rüzgar ile bunlar yerinden, sapından kopup, yuvarlanarak sürüklenmeye başlıyorlar.
ADNAN OKTAR: Şahane yöntem.
OKTAR BABUNA: Bu yerde yuvarlayarak da tohumların yayılmasını sağlıyor böyle bu şekilde.
ADNAN OKTAR: Çok iyi, dağıtma sistemleri de çok iyi.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Böyle bir sistem ile yaratılmışlar. Kuruduğu halde tohumları yayması devam ediyor. Başka yerlere götürebiliyorlar.
ADNAN OKTAR: Geze geze sürekli tam toprağın içine de dökmüş oluyor.
OKTAR BABUNA: Evet, inşaAllah. Şimdi döküldüğü halini de gösterecek. Burada bıraktı mesela tohumlarını, bakın burada. Bunlar da yeni çiçekler oluşturuyorlar.
ADNAN OKTAR: Vitamin hapı gibi, çok şahane. Ne hoş.
OKTAR BABUNA: Ve çiçekler de çıkmaya başladı. Bitki şimdi tohumdan. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: İlk halleri çok tatlı oluyor bunların. Çok acayip sevimli oluyorlar.
OKTAR BABUNA: Bu şimdi, bir leopar bir maymun yakalıyor, onun yavrusu çıkıyor, yavrusuna bakmaya başlıyor. Evet, tam bu sırada, şimdi annesine saldırıyor. Bir tane yavrusu olduğunu fark ediyor onun. Ve onunla birden bire merhamet gösterip, ilgilenmeye başlıyor ve sahipleniyor onu alıp böyle Hocam. Ve onu koruyor, her türlü tehlikeye karşı da korumaya başlıyor. Siz daha iyi bilirsiniz. Darwinistler’in söylediğini de tam yalanlıyor yani. O normal annesine zarar verirken, ona da zarar vermesi gerekiyordu ama, Allah’ın ilhamı ile tam bir sevgi ve şefkat gösteriyor. Elinden geldiğince canını yakmamaya da çalışıyor Hocam böyle aslında. Yeni doğmuş bir yavruya Hocam bu kadar sevgi göstermesi, hem de kendi cinsi de değil.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Darwinizm, evet. Oktar Hocam, Darwinizm ile ilgili yarın sistemli bir çalışmaya başlayalım. O soru soranlar dedim ya, onların filmi. Bir kere o bir program olsun. Yani bir program değil, tek bir program değil tabii. Onu mesela 5 güne yayabiliriz. Öyle bir anlatalım. Proteinler ve kromozomlar konusunu da öyle, onu 10 güne yayabiliriz. Fosiller konusuna o kadar girmemize gerek yok, çünkü 350 milyon fosil var, hangi birini anlatalım? Çok fazla fosil var. Onlar net, ama bunlar moleküler seviyede çok perişan durumdalar. Yani orada da konu kökünden hallolmuş oluyor. Oraya yoğunluk verelim.
Geçen günlere bizim arkadaşlarımız iki genç kendi aralarında konuşuyorlarmış, böyle sosyalist görünümlü gençler. Bir tanesi diğerine, proteinlerin meydana gelmesinin imkansızlığını anlatıyormuş. Yani halk arasında bir hayli yayılmış, bir de solcular arasında da bilinen bir konu. Yani dürüst solcular var mesela, samimi solcular var, adam diyor ki, “olamaz” diyor. Yani bir kısmı demogoji ile solcu oluyor, ama bir kısmı da samimi oluyor ve hakikaten kabul etmiyor. Solcuların içerisinde dürüst olanları biz hedefleyelim. Yani samimi, candan, hakikaten mesela haysiyetine yedirmiyor yalana inanmayı, doğru ne ise onu arıyor. Böyle çoktur yani solcuların içerisinde. Onların vicdanına yönelik akılcı, teknik, reddedemeyecekleri şekilde konuları anlatalım. Bu akşam başlayabiliriz, bir kısmını hazırlasınlar inşaAllah kardeşlerimiz.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. Protein konusu mu, diğeri mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Hepsini. Evet, inşaAllah. Bir de sunumu daha teknik, daha akılcı yapabiliriz. Bu aletin daha gelişmişi olabilir. Daha iyi bir ekran meydana getirebiliriz. Gerekirse bu akvaryumları kenara alabiliriz. Daha büyük bir ekran olabilir. Daha kaliteli görüntü elde edelim, inşaAllah. Derinliği daha iyi verelim, o şekilde çalışalım. İnşaAllah. Bir de ittihad-ı İslam’ın önemi konusunda Bediüzzaman’ın izahları, Kuran’dan izahlar, İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti ile ilgili Kuran ayetlerini çok detaylı anlatalım, farz olduğunu. Çünkü Kuran’ın bütününün yaşanması gerekiyor. Bir dolaylı anlatım vardır, mesela Süleyman Kıssası’nda, Yusuf Kıssası’nda, Zülkarneyn Kıssası’nda ve birçok kıssada dolaylı yoldan dünya hakimiyetinden bahseder. Bir de açık, aleni, net, farz olan ifadeler var, onlar var. Onları anlatalım. Hadislerde İslam ahlakının dünya hakimiyetinin farziyetini anlatan hadisleri anlatalım, hadislerden kaynak verelim. Bir de Müslümanlar’ın çektiği zulümden haberleri yok herhalde, onları böyle sayısal olarak fotoğraflarla, belgelerle verelim. Yani evde oturup, bu konularla ilgilenmeyen, kendi işinde gücünde olan, düğün hazırlığında olan, balayı hazırlığında olan kişilerin belki vicdanlarında bir kıpırdanma olabilir, yani aciliyetini anlayabilirler. Yani peş peşe seri fotoğraflarla gösterelim yani. Filistin’de nasıl durum, Afganistan’da nasıl, Irak’ta, diğer ülkelerde nasıl ve geçmişte nasıldı. Ekonomik sefaleti de öyle, kısa kısa anlatalım. Mehdi (a.s.) konusunu anlamazlıktan geliyorlar. Yani bunun hükmünün ağırlığını da anlatalım. Peygamberimiz (s.a.v.)’in mucizelerini anlamazlıktan gelmenin hükmünün ağırlığını. Nur Talebesi olan kardeşlerimiz de, Bediüzzaman’ın açık ifadelerini, yani İslam’ın dünyaya hakimiyeti ile ilgili ve Mehdi (a.s.)’nin çıkışı ile ilgili açık alametleri nasıl, hangi teknikler ile anlamazlıktan geliyorlar onun üzerinde de duralım.
Biz de -bizi sevenler çok fazla maşaAllah- onlardan bazı ricalarımız olsun, mesela bir cemaate girdiklerinde Mehdi (a.s.) konusunda öyle ustalaşsınlar ki, mesela bir Nur Talebesi kardeşlerin yaptığı bir toplantı var. Ezberden, Bediüzzaman’ın ifadelerini ezberden anlatsınlar. Mesela “bakın böyle bir ifadesi var, ne diyorsunuz? Böyle bir ifadesi var, ne diyorsunuz?” Onların verdiği samimi cevapları da bize bildirsinler, samimiyetsiz, demagoji tarzı cevapları da bildirsinler ki, biz bunları bir şöyle arşivleyelim. Yani hangi yalanlarla gerçeklerden kaçıyorlar bir kısmı, nasıl demagoji yapıp örtüyorlar, onlara deliller verelim, çünkü bu çok önemlidir. Çünkü Kuran da hep münafıklardan hep delil verir, mesela şu demagojiyi yaptılar, böyle demagoji yaptılar şeklinde bir mantık oluşuyor. Kuran’dan biz bunu anlıyoruz. Ama samimi kabul edenler de, nasıl samimi kabul ediyorlar bunları da bize aktarsınlar. Bir de, ne samimi, ne samimiyetsiz gibi görünen tipler var. Mesela diyor ki, “Mehdi (a.s.) tabii ki gelecek” diyor. “İsa (a.s.) tabii ki gelecek” diyor. Diyorsun adam ne kadar akıllı samimi, güzel gidiyor diyorsun. “Ama Mehdi (a.s.) de, Hz. İsa (a.s.) da vefat ettiler, bir insanın bedenine girdiler” diyor, mesela son kısmını kurnazca bir tevil ile bitirmiş oluyor, bambaşka bir izah ile. İlk açıklamadaki samimiyete kanıyor bir kısım kardeşlerimiz, yani adam bak çok samimi girmiş diyor, ama sonunda facia bir izah ile bitiriyor olayı değil mi? Gerçi bizim sitemizde var böyle örnekler, bunları çoğaltabiliriz. Fakat benim anladığım, Bediüzzaman’ın anlatmalarından, ilk Nur Talebeleri Mehdi (a.s.)’yi anlayacaklar, yani Mehdi (a.s.)’nin geleceğini. Şahıs tesbit etmeleri önemli değil, yani yeter ki Mehdi (a.s.)’yi beklesinler. Kime Mehdi (a.s.) diyorlarsa desinler, yani olabilir diyorlarsa onda bir şey yok. Ama Mehdi (a.s.)’yi kökten reddeden izahlar, İslam’ın hakimiyetini kökten reddeden izahlar anormaldir. Mesela diyor ki, İslam’ın dünya hakimiyetini istiyorum, ama bu yöntem ile değil, başka bir yöntemle diyor, iyi tamam, eyvAllah, bir şey demiyoruz. Ama hiç istemeyen çok fazla, bu çok önemli. Başka yöntem de diyorsa, tabii orada da samimiyetsizlikleri varsa, onları tespit edip, onları da göstermemiz lazım. İnşaAllah.
Bak, şeytandan Allah’a sığınırım. Mümtehine Suresi, 4. ayet-i kerime’de; “Hz. İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır.” Mesela bak bu dolaylı anlatımdır bu dolaylı, Kuran’dan. Mesela güzel örnek vardır diyor. Hz. İbrahim (a.s.) devrinin Mehdi (a.s.)’si. Biz o örnekleri alıp, onu uygulayacağız. Mesela Mehdiyet’in hangi yöntemlerini Hz. İbrahim (a.s.)’den almış oluyoruz değil mi? Nasıl Mehdi (a.s.) vazifesi yapıyor, nasıl teknik ve yöntem uyguluyor bunu tespit edeceğiz. Hz. Yusuf da, Zülkarneyn (a.s.)’de, Süleyman (a.s.)’da. Hz. Süleyman (a.s.)’da Mehdiyet nasıl gelişiyor. Hz. Yusuf (a.s.)’da nasıl gelişmiştir, değil mi? Diğer Peygamberlerde Mehdiyet özellikleri nasıldır? Peygamberimiz (s.a.v.) mehdiyeti nasıl uygulamıştır? Bunları anlatacağız. Mehdi (a.s.) de Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in anlı şanlı bir kumandanıdır, inşaAllah. Yani o devirde belirli bölgeye hakim olmuştu. Şimdi Mehdi (a.s.) sayesinde bütün dünyaya hakim oluyor. Dolayısı ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük kumandanı. Gelmiş geçmiş en büyük kumandan, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük kumandanı, inşaAllah.
Şimdi Oktar biz gidelim, sen Berker ile biraz da evrim anlat. Bugün böyle bitirelim. Şimdi bir ara verelim kısa.
SUNUCU:Kısa bir aradan sonra tekrar sitemizden devam edeceğiz.
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...