Adnan Oktar'ın Kocaeli TV'deki canlı yayın röportajından
OKTAR BABUNA: İyi akşamlar sayın seyirciler. Yayınımıza devam ediyoruz. Hocamızın konukları var. Amerika’dan gelen misafirlerimiz. Colorado’dan geldiler kendileri. Mason örgütü mensupları kendileri aynı zamanda, dostlarımız. Buraya gelmekten çok büyük şeref duyduklarını arz ettiler, biraz önce. Hocam, buyrun.
ADNAN OKTAR:Ama sen bir tercüme et. Konuştuğunu söyle.
OKTAR BABUNA:Siz bizim Amerika'dan, Colorado'dan mason misafirlerimizsiniz. Hoş geldiniz. Sizi Türkiye'de ağırlamaktan şeref duyduk ve Türk Halkı sizi dinliyor şu anda.
KARL HINKLE: Teşekkür ederiz.
ADNAN OKTAR: Sizlerin Allah’a inanıyor olmanız bizim için çok büyük bir güzellik. Bizim için bir neşe kaynağı. Ama inşaAllah diğer masonların da, Fransız masonlarının da diğerlerinin de, Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaları için dua edeceğiz; gayret edeceğiz. Hep birlikte bu Darwinizm’in ve materyalizmin açmazlarını ve geçerli olmadığını onlara anlatacağız. Böylece onlar da inşaAllah, Allah’ın birliğine inanacaklar. Böylece Hakkın ve doğruluğun, güzelliğin dünyaya hakimiyeti için birlikte gayret edeceğiz inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Akıllı iyi bir mason her zaman gerçeği ve doğruyu arar. Hakkı arayacaktır, doğruyu arayacaktır. Dolayısıyla Darwinizm ve materyalizm gibi son derece ilkel bir teoriyi, her yönden çökmüş bir teoriyi bir masonun savunabileceğini düşünemeyiz. Çünkü bir protein bile tesadüfen meydana gelemiyor. Bu imkansız, yani sıfır ihtimaldir. Hiçbir ara fosil yok. Ara fosil olmuş olsaydı var derdik. Fakat Darwinizmin dediği tarzda tek bir ara fosil yok. Ayrıca üç yüz milyonun üzerinde Yaratılışı ispat eden fosil var. Dolayısıyla Allah’ın varlığı, bir Yaratılış olduğu çok açık bir gerçek. Evet.
ADNAN OKTAR: Evet, şimdi misafirimize de bir söz hakkı verelim. Beyefendiden başlayalım.
ADNAN OKTAR:Önce isimlerinizi ben tanıtayım.
TIMOTHY HOGAN: Timothy Hogan.
ROGER TIGNER:Roger Tigner.
KARL HINKLE: Karl Hinkle.
CLIFF PORTER: CliffPorter.
ADNAN OKTAR: Şimdi sizden başlayalım, buyurun. Kısaca bu görüşlerim hakkında neler diyorsunuz? Masonluğun Allah hakkındaki görüşünü sizden duyalım.
TIMOTHY HOGAN: Masonlar olarak Allah inancı asli bir gereksinimdir. Bir kişi eğer Allah’a inanmıyorsa, onu aramıza kabul etmeyiz ve bizimle ilişkili olabilmesi için Allah’a iman etmesini gerekli görürüz.
ADNAN OKTAR: Güzel, yani her şeye hakim olan, tek olan, doğmamış ve doğurulmamış olan, bütün kainatı sarıp kuşatan, sonsuz güç sahibi olan bir Allah’a inanıyoruz. Sizin de bu inançta olmanız çok güzel.
ADNAN OKTAR: Sonsuz güce sahip.
ADNAN OKTAR:Her şeyi yaratan, her şeye kadir olan.
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah. Buyrun siz de kısa bir açıklamada bulunun.
ROGER TIGNER:Bizim kardeş olmamızı sağlayan Allah’a olan inancımızdır; çünkü bu şekilde grubumuza kabul ettiğimiz kişilerin belli bir ahlaka sahip olduklarını bilebiliriz. Sorun şu ki kendilerine mason diyen fakat gerçekte mason olmayan kişilerin mevcut olduğunu biliyoruz. Bu kişiler örgütümüzün temel ilkelerine inanmıyorlar; tıpkı Kutsal Kitap’a inanmadıkları halde inanıyoruz demeleri gibi.
ADNAN OKTAR: Evet inşaAllah. Beyefendinin de görüşünü alalım.
KARL HINKLE:Teşekkür ederim. Masonluğun bir din olmadığını anlamak önemli sanırım. Masonluk daha çok farklı dinlerden kişilerin biraraya gelip, kardeşliği paylaşmalarına imkan sağlıyan bir fırsat. Biraderlik -bizlerin hepimizin Allah’a inanması dışında- özellikle herhangi bir dini inancla ilgili taraf almıyor. Hepimiz tek bir Allah’ın olduğu konusunda fikir birliği içerisindeyiz. Her birimiz kendi dinimizin gerektirdiği şekilde Allah’a ibadet ediyoruz ve bu şekilde masonluk bir çok değişik gelenekten gelen kişilerin barış içerisinde biraraya gelmesini sağlıyor.
ADNAN OKTAR: Evet olabilir. İstanbul’da da Musevisi var, Hıristiyanı var, Müslüman var. Hepsi var. Ama hepsi tek bir Allah’a inanıyorlar. Tek bir güç sahibi olan, sonsuz kudret sahibi olan Allah’a iman ediyorlar. Ama teslis inancı veyahut Allah’a şirk koşulması yanlış olanlar bunlar.
ADNAN OKTAR: Yani tek bir Allah’a inanılması çok hayati, çok önemlidir. Ama tabii fikirlere de saygı duymak lazım yani inanmayan insana da saygı duymak lazım, inanana da saygı duymak lazım. Her görüşe her düşünceye karşı demokratik yaklaşım önemli.
ADNAN OKTAR: Buyrun, siz de bir şeyler söyleyin.
CLIFF PORTER: Evet ben de bu gerçek hakkında konuşayım: Masonlar, kabul edilmiş masonlar belli kişileri masonluğa almama yemini ederler ki, bu kişiler arasında ateistler de vardır. Şu durumda meşru ateist mason olmaz; nokta. Böyle kişiler mevcut değildir. Eğer bir kişi ateist ise, kişi meşru anlamda mason olmaz. Bir ateist için, masonluğun insanlık için ahlaki bir felsefe ve temel oluşturma uğraşısı faydasız olacaktır ve bir ateistin Mason locasında ettiği yemin onun için bağlayıcı olmayacaktır; çünkü bizim yeminimiz gerçekte kişinin Allah’ın huzurundaki kişisel tutumu ile ilgilidir; herhangi bir insana veya insanlara karşı verilmiş bir yemin değildir. Bu yüzden benim söylediklerim de bu yönde olacaktır. Sanırım Adnan Oktar’dan haberdar olup eserlerini okumaya başladığım zaman yaptığım incelemeleri siz de ilginç bulacaksınız: Aynı şekilde bizler de birbirimize kardeşler diyoruz. Bizler de Büyük Yaratıcı ya da Evrenin Sanatçısı, Evrenin Mimarı olarak Allah'tan sıklıkla bahsediyoruz. Bu şekilde bir birlik kurararak, sizin dünya görüşünüze masonluğun tam anlamıyla katıldığı iki konu var; sonsuz rahmet sahibi tek bir Allah’ın varlığı ve insanın kendini takdir edebilmesi ve hayatını yaşayabilmesi için Yüce Yaratıcısına aşkla sevmesi gerektiğidir.
ADNAN OKTAR: Ben sizlerle böyle konuşmaktan çok sevinç duyuyorum. Çünkü sizlerle bağlantı olmaması, görüşülmemesi demokratik bir tavır olmaz. Siz de dünyadaki birçok fikir ekolünden bir fikir ekolüsünüz. Tamam, ama tabii benim inancıma göre, benim düşünceme göre yakın bir zamanda bütün dünyaya tek din olarak İslam hakim olacak. Ve bu hakimiyet Hz. İsa (as)’ın inişiyle tam pekişmiş olacak. Hz. İsa (as)’ın nüzulünü bekliyoruz. Benim bu söylediklerimin bir ütopya olmadığını, yani böyle hayali bir düşünce olmadığını 10 yıl sonra bütün insanlar görecekler. Yani net ve doğru söylüyorum. Hz. İsa (as)’ın nüzulü gerçek; yani gerçekten 2000 yıl sonra başka bir boyuttan, Allah’ın aldığı başka bir boyuttan dünyamızın boyutuna alınacak ve orijinal haliyle Hz. İsa (as) gelecek. Gerçekten Hz. İsa (as)’dır gelen. Yani kıyafetiyle, etiyle, kemiğiyle, sakalıyla, saçıyla gerçek İsa (as)’dır gelen. Onun gelişiyle de Hıristiyanlık büyük bir coşku ve heyecan yaşayacaklar. Ve hepsinin Müslüman olduğunu göreceksiniz. Yani tamamının Müslüman olduğunu. Hz. Süleyman (as)’ın zamanında bulunan, Hz. Musa (as)’ın devrinde imar edilen kutsal sandık bulunacak Taberiye Gölü'nden. Ve Hatay’daki bir mağaradan yani iki ayrı parça olarak bulunacak. Yani sandık birisinde, sandığın içerisindeki bazı parçalar da başka yerde bulunacak. Tevrat’ın orijinali bulunacak ve Hz. İsa (as)’a indirilen İncil’in orijinali bulunacak. Bakın, ben çok açık söylüyorum. Bunlar oluyor ve olacak. Hz. Nuh (as)’ın gemisinin bulunacağını söyledim Ağrı Dağında, hatta ona ait parçaların bulunacağını, tahta parçalarının bulunacağını, gemi bütünüyle bulundu Ağrı Dağında ve kimse şu an bir şey diyemiyor. Net gerçek. Nasıl bu söylediklerim doğruysa bundan sonraki söylediklerimde doğrudur. Bunu da insanlık görecek. İslam’ın dünyaya hakimiyetinde de masonluğun çok büyük hizmeti olacağını düşünüyorum. Benim inancım tabii.
ADNAN OKTAR: Bu meydana gelecek yeni dünyada, demokrasi, barış, kardeşlik, sevgi, huzur, sosyal adalet, sanat, bilim en yüksek düzeyde olacaktır.Yani Altınçağ dediğimiz bir çağın içindeyiz şu an. Bu 2012’den itibaren başlıyor.Tabii bunlar tahakkuk edince yani dediklerim tek tek çıkınca insanların kanaati daha da pekişmiş olacak. Daha da netleşecek. Ayrıca Kıyamet de çok yakın, yani uzak değil. 2120 gibi de Kıyamet’in kopacağını tahmin ediyoruz. O günlere yetişenlerde bu sözümün doğru olduğunu yine görecekler, inşaAllah.Ben taassuptan nefret ederim, gerici düşünceden nefret ederim. Ve ona karşı da mücadele veriyorum, yani bu düşünce içerisinde sabit kalmak yani tutucu kafa içerisinde sabit kalmak tabii ki çok çirkin bir şey. Böyle sanatı, bilimi, estetiği, güzelliği ortadan kaldıran bir kafa içerisinde kalmak bu çok korkunç bir şey. Buna karşı mücadele de her aklı başında insanın yapması gerekendir, ama ben bunu yaparken insancıllık ve sevginin, dostluğun ve kardeşliğin bir güzellik olarak ön planda olmasını çok önemli görüyorum.
CLIFF PORTER:Buna katılmamak mümkün değil.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Ben o yönüyle masonları yani fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, bakış açıları yönünden, güzelliği aramaları yönünden güzel çizgide buluyorum, yani doğru çizgide buluyorum ve kaliteli ve seçkin insanlar olduklarına inanıyorum masonların. O yüzden ileride dünya hakimiyetinde, İslam’ın dünya hakimiyetinde de çok başarılı ve çok güzel vazifeler de alacaklarına inanıyorum.
ADNAN OKTAR:Ama bütün bunlara rağmen bu güzel dönem çok kısadır; yani Altınçağ denilen dönem de çok kısadır. Asıl hayat tabii, sonsuz hayat Ahiret’te olacak inşaAllah, Cennet’te olacak inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Söylediklerimin çok iyi yönü; mutlaka ispat edilecek olaylardır; yani mutlaka insanların göreceği olaylar. Mesela bazı şeyler vardır ki insanların sadece inancına bırakılır. Bazen olur, bazen olmaz. Ama insanlar da Allah’a tevekkül ederler, olmasa da olsa da kabul ederler. Ama bu dediklerim mutlaka olacak ve bütün insanlık görecek, sizler de göreceksiniz bu söylediklerimi. Sağ iken hepimiz göreceğiz inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hz. Hızır (as) da, Kuran’da geçen Hz. Hızır (as) da biliyorsunuz duvarcı ustasıydı.
TIMOTHY HOGAN:Evet biliyoruz.
ADNAN OKTAR: Onun da bir yönü oydu. Bir yönüyle duvarcı ustasıydı. Ve birçok sırrın sahibiydi, derin sırların sahibiydi. Ve çok ketumdu.
İnşaAllah. Fakat tabii insanların iyiliği için, güzelliği için Allah onu görevlendirmişti. Ahirzamanda da inşaAllah biliyorsunuz masonlar da Adonay’ı beklemekteler. Yani mason düşüncesinde Adon yahut Adonay’ın Ahir Zaman’da yeniden geleceği düşüncesi vardır. Biliyorsunuz Hiram Abif’i orada katlettiler, mason efsanesine göre katlettiler. Fakat ileride Adon’un, Adonay’ın yeniden döneceği düşüncesi var. Bu da yine Mehdiyet’in bir başka açıklamasıdır, benim kendi inancıma göre. Hz. İsa (as)’ın dönüşüne ve Mehdi (as)’ın çıkışına bakan bir yönü vardır.
ADNAN OKTAR:Tabii ama burada asıl olan insanların elle tutabileceği, gözle görebileceği net olaylar olacak. Bunları önceden söylüyorum. Daha önce söylediğim olayların hepsi de aynısıyla oldu. Mesela Fırat’ın suyunun kesilmesi, Afganistan’ın savaşı, Irak’ın işgal edilmesi, 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları ve diğer. Onları Oktar bir kısmını saysın. Bunları biz daha önceden bildirmiştik ve aynısıyla oldu. Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği delillerdi ve aynısıyla oldu. Bakın bundan sonra olan olaylar, mesela ekonomik krizin olacağını da önceden söylemiştik. O da oldu. Ve yedi yıl süreceğini söyledim, o da devam ediyor. Şu an ekonomik kriz durdurulamıyor. Yedi yıl devam edecektir. Bunlar da dediklerimin doğru olduğunu teyit eden delillerdir.
ADNAN OKTAR:Bu saydığım deliller ayrıca Hz. İsa (as)’ın yeryüzüne iniş alametlerine ait delillerdir. Bunları inşaAllah hep beraber yaşayacağız. Hz. İsa (as) mason loacalarına gelecek inşaAllah. Oradaki masonlarla da kucaklaşacak, sizlerle de kucaklaşacak. Hz. Mehdi (as) de yine mason localarına gelecek, sizlerle kucaklaşacak. Dünya tek, kardeş olacak. Altınçağ’a gireceğiz ve sevinç ve bayram havası içerisinde güzel bir yaşantı içerisinde olacağız inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Zaten masonluğun hedefi kardeşlik, insanlığın mutluluğu ise zaten dinin, İslam’ın hedefi de insanların kardeşliği, mutluluğu ve sevincidir. Yani iyi insan olmalarıdır. Allah’ın amacı odur. Cennet’teki yaşantının amacı da odur. Dolayısıyla en yüksek, masonik prensiplerin en yükseğini zaten İslam bize söylüyor.
Bir de bütün masonların Üstadı’dır aynı zamanda Hz. İsa (as) ve Mehdi (as). Yani bütün masonluk onlara bağlıdır. Onlara bağlanacaklardır. Dolayısıyla Üstad-ı Azam’dır yani hepsinin üzerindedir. Hz. İsa (as)’ın üstünlüğü ve gücü ve Hz. Mehdi (as)’ın gücü. Çünkü masonluğun hedeflerinin en üstündedir.
CLIFF PORTER:Burada size katılmadığım bir noktayı belirtmek istiyorum; yani bu kayıtlara geçsin istiyorum, burada fikirlerimizi söylediğimize göre, bunun en azından masonluğun konuya yaklaşımı açısından doğru olmadığını düşünüyorum. Masonluk her insanın kendi davranışlarından sorumlu olması gerektiğini öğretir. Biz merkezi bir lidere bağlı değiliz ve Hıristiyan masonlar İsa'yı ahlaki anlamda ve imani açıdan doğru yola ileten kişi olarak kabul ediyorlar. Müslüman masonların Allah’ı veya Peygamberi vardır, Yahudi bir mason da Adonay olarak anar. Fakat her birinin Yaratıcımıza olan imanını en fazla arttıran kutsal yere dönmeleri iteşvik edilir. Orada Kutsal Yasaların olduğu Allah'ın Kitabı incelenir, dua edilir ve inançlı bir hayat yaşanır. Ancak yönetim anlamında tek bir liderimiz var demek doğru olmaz. Felsefi anlamda tüm insanları doğru yola ileten Allah’tır.
ADNAN OKTAR:Tabii ki, tabii ki herkesin en üstündeki güç Allah’tır. Ama mesela bakın Türkiye’de bir Başbakan oluyor. Başbakan seçiyoruz, ona bağlanıyoruz. Mesela Amerika’nın Obama yönetimi oluyor. Değil mi? Başka yerde bir lider oluyor. Yani bir lider olması Allah’ın kanunudur zaten. Mutlaka topluluğun bir lideri olur. Masonluğun da mutlaka üzerinde bir lider olacaktır. Müslümanların da mutlaka bir lideri vardır. Bütün dünyanın da bir lideri olacaktır. Bunda şaşılacak bir şey yok. Ama Allah adına lider, Allah için bir lider.
ADNAN OKTAR:Bir de bu liderlik sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, adalet için olan bir liderliktir. Yani bir tahakküm, ezme liderliği değil.Yani dayatmaya, zora dayalı değil. Sevgiyle, muhabbetle. Masonlar kendileri isteyecekler bunu.Halk da isteyecek, bütün dünya isteyecek yani Kuran’daki bizim inancımıza göre, Hz. İsa (as) geldiğinde İslam tamamen dünyaya hakim olmuş oluyor. Ama insanların kafasında canlandırdığı gibi taassup, baskı tarzında değil. Sevgi, muhabbet, dostluk, sanat, bilim, özgürlük ve adalet anlayışıyla.Yani sevgiye dayandıktan sonra insanları sevgiyle kabul ettiği bir şey, bizim ve herkesin kabulüdür.Zor ve baskı çirkindir. Tehdit çirkindir, saldırganlık çirkindir. Savaş çirkindir. Şiddet, terör çirkindir. Yani insan sevdiği birisini kendisine lider olarak, büyük olarak görüyorsa bu bir sevinç vesilesidir. Yeter ki iyi olsun, çok çok iyi olsun. Nitekim sizi çok sevdiğiniz büyüğünüzü Meşrik-i Azam yapıyorsunuz, lider hale getiriyorsunuz.
TIMOTHY HOGAN:Evet daha iyi bir dünya, şefkatin daha yoğun yaşandığı bir dünya, sanat ve bilimin takdir edildiği, insanların potansiyellerini en yüksek noktaya kadar kullandıkları bir dünya kurabilecek liderler yetişmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz; ki bu nihayetinde Allah’ın bir armağanıdır.
ADNAN OKTAR: Çok güzel bu, bunu hiçbir şey yapamayanın, bunu düşünmesi bile, hiçbir şey yapamayana göre kıyasladığımızda, çok mükemmel bir şey olmuş olur. İslam’ın özünde olanşeyler bu anlattıklarınız zaten.
KARL HINKLE: Sizin daha önce bahsettiklerinizi yorumlamama izin verirseniz, İsa’nın döneceği, dünyanın birlik olacağı ve bizlerin birbirimizi kardeşler olarak kucaklayacağı yönündeki inancınızla ilgili. Bir mason olarak belli bir öngörümden söz etmemeyi tercih ederim. Her insanın inancını kendisine saklamasını tercih ederim. Ama birbirimizi kardeşler olarak kucaklamak için o zamana kadar beklemememiz gerektiğini düşünüyorum. Birbirimizi kardeşler olarak şimdi kucaklayabileceğimizi düşünüyorum.
ADNAN OKTAR:Pek tabii ki bu çok çok güzel. Bizim bütün gayretimiz de o zaten. Bütün amacımızda o. Daha Hz. İsa (as) gelmeden ona zemin hazırlamak kardeşliği pekiştirmek, şiddeti ortadan kaldırmak, terörü ortadan kaldırmak, fikir özgürlüğü sağlamak, demokrasiyi pekiştirmek, insancıl düşünmek ve sevgiyle hareket etmek. Bunlar çok önemli.
ADNAN OKTAR:O yüzden görüşmelerimiz devam edecek. Bu daha bir başlangıç. Daha geniş çapta görüşeceğiz inşaAllah. Ben güzelliğin, dostluğun, kardeşliğin, birlikteliğin dünyaya hakimiyetinde, bana göre İslam’ın dünya hakimiyetinde, masonların da çok büyük görev alacağını düşünüyorum. Özellikle şu Darwinizme ve materyalizme karşı mücadelede tam bir ittifak halinde olalım. Mason localarında konferanslar verelim. Sohbetler edelim. Çok faydalı olur, çok iyi olur diye düşünüyorum. Tabii yani karşı fikirlerde olanlar da olabilir. Onlarla da konuşuruz, tartışırız, gerçekler ortaya çıkar, daha iyi olur. Evet, yeter ki kardeşçe, dostça, arkadaşça bir anlayış ve demokrasi ruhu olsun.
ADNAN OKTAR:Bugünkü sohbetimizi böyle bitirelim. Bir ara verelim, sonra yine devam edelim inşaAllah.
MİSAFİRLER:Tamam. Çok güzel.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...