SUNUCU 1: Programımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hocamız da aramıza katıldı. Hoş geldiniz Hocam.
ADNAN OKTAR: Hoş bulduk efendim. Sizler de hoş geldiniz.
SUNUCU 3: Hoş bulduk. Teşekkürler.
ADNAN OKTAR: Şimdi en mühim mesele, Bediüzzaman, imandır diyor. Hakikaten öyledir. Kuran’a göre de imandır. Allah sevgisi, bak Allah’a inanç, Allah sevgisi, Allah korkusu. Bir kere her gün iman için Allah’a dua edilmesi lazım, samimi iman için. İmanın keskin bir dikkatle açık kalması gerekiyor, yani iman unutulur genelde. Sokağa çıkarsın, arabalar marabalar geçer, işte yemek içmek, şu bu falan unutulabilir. Keskin bir dikkat ve iradeyle sürekli iman, uyanık bir vicdan içerisinde geliştirilmesi lazım. Bir kere maddenin varlığı hiç unutulmaması lazım. Yani biz dışarıdaki alemin hiçbir zaman için orijinal halini göremiyoruz. Yani bu çok müthiş bir olaydır. Çok çok büyük bir olaydır. Bakın dışarıda ışık yok. Herkes bu konuda ittifak halinde, dışarıda ışık yok. Biz ışığı ruhumuzda Allah’ın vermesiyle bu ışığı görüyoruz, Allah’ın yaratmasıyla. Renk yok, renk de ruhumuzda oluşuyor, Allah ruhumuzda yaratıyor. Yani bu olaylar müthiş olaylar. Zaman, zaman da yine algı biçimi olarak ruhumuzda yaratılıyor. Bunu hep insanlar unuturlar, yani % 80, 99 hatta unutur. Derin akılla yaşamakla biz mükellefiz. Yani insan müthiş bir varlıktır, muazzam derinliği olması lazım. Derinliği bıraktın mı, başka bir şeye dönüşür insan. Yani herhangi bir düşünce yetmez insana bak, derin düşünmekle mükelleftir insan, Allah öyle yaratmıştır. Mesela Peygamberler derin düşünürler. Mesela veliler derin düşünürler ve Allah’a kendilerini çok iyi bırakırlar, teslim ederler. Derin imanda, bir kere nimet olur ayrıca, bir kere Allah’ın rızasını kazanırsın inşaAllah, o umulur. Cennet umulur, Allah’ın Cenneti umulur.
Derinliği yaşamak ayrıca çok zevkli ve güzel bir şeydir. Mesela tasavvufta derinliğin üzerinde çok durulur, derin düşünmenin üzerinde çok durulur. Derin düşününce, insanda bir kere dünyevi nimetler de gelişir. Mesela zengin olur derin düşünen insan. Güç sahibi olur, Allah imkanlarını genişletir, aklı açılır, işleri rast gider, Allah’ın dilemesiyle. Bela ondan uzak olur, yani harika tarzda o olur, ama insan bunu sezemez. Yani aklın ihtiyarını kaldırmayacak şekilde Allah bu nimeti verir. İnşaAllah. Bir kısım insanlar, dikkat ederseniz hep böyle hayatla boğuşurlar. Allah’a teslim olmayan, hayatla boğuşmaya teslim olur, yani kurdun ağzına düşer. Allah’a teslim oldun mu, o kurttan kurtulur, kurdun ağzından kurtulur. Bambaşka bir hayata, bambaşka bir boyuta girer inşaAllah. Bu anlattıklarım önemli. Ve biz öyle bir çağdayız ki, hayret edilecek bir vakitteyiz. Mesela bak diyorum, Mehdi (a.s.) çıkacak diyorum, cayır cayır Mehdi (a.s.) çıkacak göreceksiniz. Yani bak bütün Türkiye’nin gözünün içine baka baka söylüyorum ve o kadar çok ısrarla anlatıyorum ki, duymayan kalmasın diye. Hz. İsa (a.s.)’yı görecekler, alenen görecekler Hz. İsa (a.s.)’yı ve bütün Hıristiyanlar Müslüman olacak, bunu da görecekler. İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olacak, bunu da görecekler. Türkiye lider olacak, bunu da görecekler, Türk-İslam Birliği oluşacak yani. Şimdiye kadar söylediklerim bin küsur tane değil mi? Hepsi çıktı mı?
OKTAR BABUNA: Hepsi çıktı Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ben boş bir şeyin üzerinde durmam. Yani mahcup olacağım bir şeyin üzerinde durmam. Dediklerim mutlaka çıkar, inşaAllah. Çünkü Kuran’a ve hadise göre söylüyorum, inşaAllah.
8. ayeti oku. Sebe Suresi, 8.
SUNUCU 3: Bismillahirrahmanirrahim. "Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde bir delilik mi var? Hayır, ahirete inanmayanlar, azapta ve uzak bir sapıklık içindedirler.”
ADNAN OKTAR: 9. ayet, Sebe Suresi.
SUNUCU 1: Bismillahirrahmanirrahim. “Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı? Eğer Biz dilersek, onları yerin-dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphesiz, bunda 'gönülden (Allah'a) yönelen' her kul için bir ayet vardır.”
ADNAN OKTAR: Gökten düşecek parçalara doğru gidiyor dünya. Biz belki görmeyeceğiz, ama görecek insanlar var.
SUNUCU 1: Rad Suresi.
ADNAN OKTAR: Evet. Sana kısa bir ayet okutayım. 24, Rad Suresi.
SUNUCU 2: "Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel."
ADNAN OKTAR: Evet, demek ki Müslüman sabırlı olacak.
OKTAR BABUNA: İngiltere’nin en büyük camiisi açılmış Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şahane olmuş.
OKTAR BABUNA: “Katar Kraliyet Ailesi’nin de yardımlarıyla yaptırılan Yeni Cami İngiltere’nin Blackburn şehrinde ibadete açıldı.” diye, en büyük camiisi. Aynı anda 1500 kişi ibadet edebilecekmiş inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Haydi hayırlı, uğurlu olsun. Bayağı güzel.
OKTAR BABUNA: Türkiye’deki, siz demiştiniz Hocam ekonomik kriz bütün dünyayı etkileyecek ama Türkiye o kadar etkilenmeyecek diye maşaAllah. Tam söylediğiniz gibi gelişiyor Hocam. Türkiye’nin ilk çeyrekte yani bu yılın “İlk çeyreğinde yüzde 11.7 büyüyen Türkiye ekonomisi Avrupa’da birinci, dünyada 5’inci oldu. Türkiye’nin büyüme hızı, Avrupa ortalamasının 23 katından fazla” Türkiye tarihinde hiç böyle bir şey olmamıştı Hocam. “Türkiye eşittir 23 Avrupa” diye haber yapmışlar. Tam dediğiniz gibi maşaAllah Hocam. Ayrıca da hep açıklamaları geliyor, ekonomik krizden kurtulamadıklarını ve daha devam edeceğine dair. Dediğiniz gibi 2013, 2014’leri veriyorlar Hocam inşaAllah, sürekli olarak uzmanlar. MaşaAllah. Bu Hocam, yine bugün çıkan bir haberde, “Apo’nun ETÖ’nün taşeronu” olduğu yazılmış burada. “Almanya’da yaşayan PKK’nın kurucularından Şükrü Gülmüş, Vakit’e yaptığı açıklamada, “Kürt sorununun çözümünün önündeki en büyük engel, Öcalan ve Ergenekon’dur. Öcalan ETÖ’nün taşeronu ve Kürt halkının düşmanıdır” demiş.
ADNAN OKTAR: İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü.
OKTAR BABUNA: Evet iddia edilen Ergenekon Terör Örgütü.
ADNAN OKTAR: Evet. Bunlardan kimse etkilenmez. Yani olay, Marksist, Leninist, komünist bir ayaklanma var, konu sadece budur. Yani mesela bunu desen, hiçbir şekilde etkilenmezler, örgüt bütün gücüyle gelişmeye devam eder bunlar, bu tip sözlerle bir sarsıntı meydana gelmez. Yapılacak şey anti-Darwinist, anti-komünist faaliyettir, tek çözümü vardır o kadar, başka çözüm yok. Klasik tek çözüm vardır. Ateş varsa, üzerine su dökersin o kadar. Su dökmeyip üzerine karanfil atarsan yahut ekmek doğrarsan olmaz, ateş onlardan anlamaz. Anlaşıldı mı? İnşaAllah.
Evet devam et.
OKTAR BABUNA: “Terör ateşini İslam kardeşliği söndürür” diye bir yazı var Hocam. Yine Vakit Gazetesi’nden, Yunus Vehbi Yavuz Beyefendi’nin. İslami birliğin terörü ortadan kaldıracağını, kardeşliğin yani asıl toplanılması gereken etrafında İslam kardeşliği olduğunu söylüyor yazının genelinde Hocam. Bunu anlatıyor inşaAllah. Terör ancak bu şekilde hallolur diyor.
ADNAN OKTAR: Türk-İslam Birliği, İttihad-ı İslam. Evet devam et.
OKTAR BABUNA: “Dünyanın kaderini İstanbul belirleyecek” (haşa) diye bir başlık atmışlar. “Türkiye, 14-15 Mart 2011’de Değişim Liderleri Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Clinton’dan Kofi Annan’a, Al Gore’den Beşir Esad’a kadar birçok önemli siyasi ve dini lider ile akademisyen, İstanbul’da dünyanın geleceğine ilişkin öngörüleri tartışacak.” diye. Siz İstanbul’un ve Türkiye’nin daha da ön plana çıkacağını, hep lider olacağını söylemiştiniz. Hep bu yönde haberler çıkıyor Hocam maşaAllah.
Sevimli canlılar var.
ADNAN OKTAR: Bakayım. Off fıstık torbasının üzerine çıkmış. Çok büyük olay. Severim ben onu çok güzel maşaAllah. Ne kadar muhteşem hayvan şu güzelliğe bak. Yani çok şiddetli güzel.
OKTAR BABUNA: Darwin, tavus kuşunu görmek beni hasta ediyor, demişti.
ADNAN OKTAR: Darwin’i hasta mı ediyormuş tavus kuşu? Niye?
OKTAR BABUNA: Evrimle olacağını açıklayamadığı için. Tesadüfen olamaz yani.
SUNUCU 1:Her şeyi açıklamış da bir tek tavus kuşu kalmış gibi.
ADNAN OKTAR: Aferin bak güzel cevap veriyor. Sanki diğer kuşları, diğer fosilleri, proteinin yapısını hepsini açıklamış da bir tek tavus kuşu kalmış sanki. Değil mi?
Nedir bu böyle? Cin gibi öndeki. Çok şeker bir tavşanmış. MaşaAllah. Şu tatlılığa bak üsluptaki, yüzdeki. Hay maşaAllah çok şahaneymiş. Bak şaşkınlığa bak, bak bak. MaşaAllah. Allah’ın “Cemal” isminin tecellileri. Severim ben onun tatlılığını. Acayip şeker. Yani herhalde dayanamaz öperdim ben bunu. MaşaAllah.
Sana ayet okutayım biraz. Kuran’dan herhangi bir sayfa. Şeytandan Allah’a sığınıyoruz.
OKTAR BABUNA: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Yanına girdiklerinde ‘Selam’ demişlerdi. O da: ‘Biz sizden korkmaktayız’ demişti. Dediler ki: ‘Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz.’ Dedi ki: ‘Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?’ Dediler ki: ‘Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma.” Melekler gelip müjdeliyorlar Hocam bir çocukla Allah tarafından.
ADNAN OKTAR:Hiçbir şekilde dünyada ümitsiz bir vaka olmayacağını, onu açıklıyor değil mi Cenab-ı Allah. Evet.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah. “Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser? “
DNAN OKTAR: Allah’tan umut hiçbir şekilde kesilmez değil mi? Haramdır, ona bakıyor ayet evet.
OKTAR BABUNA: “Dedi ki: ‘Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?” Başka ne yapmaya geldiniz diye soruyor inşaAllah Peygamber. “Dediler ki: ‘Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik.’" Bir topluluğa gönderildiğini söylüyor “suçlu ve günahkar olan”. “Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız." Hz. Lut (a.s.)’un ailesi hariçtir. Onun hepsinin kurtarılacağını söylüyorlar inşaAllah. “Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır. Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde, (Lut) Dedi ki: ‘Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.” Tanımadığını ve ilk defa gördüklerini belirtir şeklinde bir ifade kullanıyor Hz. Lut (a.s.). "Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik." İçinde bulunduğu kavmin saptığı, kuşkuya kapıldığı konuyla ilgili olarak geldiğini bildiriyor Melekler. "Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz. Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin." Ailenin çıkmasını gece, sen de onların ardından git hiçkimse arkasına bakmasın. Siz bunu açıklamıştınız Hocam inşaAllah. Bunun gözleri zarar verecek büyük bir patlama şeklinde olabilir, hatta atom bombasını örnek vermiştiniz inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, tabii ışık kör eder atom bombası patladığında. Evet. İlk ışık etkisi oluyor. Evet.
OKTAR BABUNA: “Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir." Arkasından toplumun mutlaka helak edileceği bildiriliyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Tamam. Ver şimdi. Saffat Suresi 52, 53, 54, 55. Saffat Suresi.
SUNUCU 1: "Derdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın? Bizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz? (Konuşan yanındakilere) Der ki: "Sizler (onun şimdi ne durumda olduğunu) biliyor musunuz? Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü. Dedi ki: "Andolsun Allah'a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin. Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, muhakkak ben de (azap yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım. Nasıl, biz ölecek olanlar değil miymişiz? Yalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)? Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz? Şüphesiz, bu, asıl büyük 'kurtuluş ve mutluluğun' ta kendisidir.”
ADNAN OKTAR: Şimdi Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:Buyurun Hocam estağfurullah.
ADNAN OKTAR: Muhammed Salih, Ankara.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. “Bütün Müslümanlar arasındaki bölünmeler, ayrışmalar, kavgalar, hizipleşmeler, çekişmeler Hz. Mehdi (a.s.) zamanında tamamen ortadan kalkacak. Her ay, her yıl bu gelişmeler hızlanarak devam edecek. 2021'lerde inşaAllah çok güzel günleri hep birlikte göreceğiz. Allah bizimle insanları nasıl şirk adavetinden (düşmanlığından) kurtararak, onların kalplerine ülfet ve muhabbet yerleştirmiş ve din kardeşi yapmışsa, Mehdi (a.s.) ile fitne adavetinden kurtaracak ve kardeş yapacaktır. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. Hüsameddin el-Muttaki, s. 20) Şeytandan Allah’a sığınırı. ‘Kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı.’ (Al-i İmran Suresi, 103)” Mehdi ile fitnenin düşmanlığından kurtaracak ve kardeş yapacaktır. Hadiste bu bildiriliyor Hocam inşaAllah. Kardeşliğin oluşacağını Hz. Mehdi (a.s.) döneminde. İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ver arkadaşına şimdi. O da yeni diğer bir konuyu okusun. Evet.
SUNUCU 2: “Hz. Peygamber (s.a.v.) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (a.s.) de en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır. (El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27) Hz. Mehdi (a.s.), dini, Peygamberin (s.a.v.) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak. (Kıyamet Alametleri, 186-187) (Hz. Mehdi (a.s.) zamanında) Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. (Sünen-i İbni Mace, cilt 10, Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 3-335) Hz. Mehdi (a.s.) geldi geçti diyenler bu hadis-i şerifleri çok iyi okusunlar. Resulullah (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.)'nin yeryüzünden mezhepleri kaldıracağını, halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacağını bildiriyor. Hz. Mehdi (a.s) dini Peygamberin (s.a.v.) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek, inşaAllah.”
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Şimdi arkadaşına bir sonraki konuyu ver.
SUNUCU 1: İlyas Er, İstanbul’dan yazmış. “Hem âlem-i insaniyette inkâr-ı uluhiyet (Allah'ın varlığını inkar) niyetiyle medeniyet ve mukaddesat-ı beşeriyeyi zîr-ü zeber (karma karışık) eden deccal komitesini, Hazret-ı İsa (a.s.)'nın dın-ı hakıkîsını islâmıyet'ın hakıkatıyla bırleştırmeye çalışan hamiyetkâr ve fedakâr bir İsevî cemaatı namı altında ve "Müslüman İsevîleri" ünvanına lâyık bir cem'iyet, o deccal komitesini, Hazreti İsa (a.s.)'nın riyaseti altında öldürecek, dağıtacak; beşeri, inkar-ı uluhiyetten kurtaracak. (Mektubat s. 441) Bu dönem Hz. İsa (a.s.)'nın bizzat yöneteceği bir dönem olacak ve dünyada tek bir dinsiz kalmayacak. Hz. Mehdi (a.s.)'ye tabi olan Hz. İsa (a.s.), bütün Hıristiyan alemine Kuran'ı sevdirecek ve kabul ettirecek. 10-20 yıl gibi kısa bir zaman kaldı. Bu durum çok sevinç duyulacak müthiş bir müjde. Elhamdülillah, maşaAllah. Selamün aleyküm.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Oktar Hocam sen sıradan... Uzun olan kısımları okuma. Tuncay Canoba. Ama şerh ederek dikkatlice oku.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. “Hz. Mehdi (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.) adımlarını izleyecek. Kendisine görünmeden ona yardımcı olan bir melek olacak.” Şeyh Muhyiddin Arabi Futuhatul Mekkiye bölüm 366.” Peygamberimizin (s.a.v.) izinden gideceğini, Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetini takip edeceğini inşaAllah ve ona yardımcı olan ama görünmeyen bir Melek olduğu. Bazılarının söylediği gibi göründüğü değil, Meleğin görünmediği açıkça bildiriliyor hadiste. “Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetine tam uygun hareket edecek olan Mehdi (a.s.)’ye de Mikail, Cebrail ve diğer Melekler yardımcı olacak. Ancak Resulullah Efendimiz (s.a.v.)’in de bildirdiği gibi, Hz. Mehdi (a.s.)’nin kendisine yardımcı olacak Meleklerden haberdar olmayacak. Ve kimse bu Melekleri göremeyecek. Bu Melekten yalnızca Melekler alemi haberdar olacaktır.” Yani görünen değil, görünmeyen sadece Melekler aleminde görüneceği. “Cebrail (a.s.) onun önünde olacak, Mikail (a.s.) sağında ve İsrafil (a.s.) ise solundan gelecektir. Ve korku bir aylık yoldan ve onun önünden, arkasından, sağından ve solundan ilerleyecek. Allah’a yakın Melekler de onun hizasında olacaklardır.” Meleklerin koruyacağı ama görünmeyen Meleklerin Hz. Cebrail (a.s.)’in, İsrafil (a.s.)’in ve Mikail (a.s.)’in inşaAllah. Ve korkunun geleceği ama hiçbir şekilde zarar gelemeyeceği, durduramayacağı Mehdi (a.s.)’yi bildiriliyor inşaAllah hadiste. Tuncay Canoba, Gümüşhane.
“Şeytandan Allah’a sığınırım “Sen Mü'minlere: ‘Rabbinizin size Meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?’ diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size Meleklerden nişanlı beşbin kişiyle yardım ulaştıracaktır.” Allah güzellik olarak da Meleklerle yardımcı oluyor ama görünür şekilde değil inşaAllah. ‘Siz Rabbinizden yardım taleb ediyordunuz, O da: ‘Şüphesiz Ben size birbiri ardınca bin Melek ile yardım ediciyim" diye cevap vermişti.’ Resulullah (s.a.v.) döneminde, Allah Peygamberimize (s.a.v.)ve sahabelerine Melekler ile yardım etmiştir. Ancak ne sahabeler, ne de küfür o sırada binlerce Melekten oluşan orduları görmemişlerdir. Hiçbir zaman aklın ihtiyarı kaldıracak bir durum olmamıştır. Şu anda da her yerde Melekler var, örneğin her insanın iki yanında hafeze Melekleri var, Müminlere yardım eden Melekler var ama insanlar onları göremiyorlar. Ancak Kıyamet vaktinde bütün Melekler görünür hale gelecektir. Çünkü insanların imtihanı bitmiş olacak.” Yani Allah Meleklerle Hz. Mehdi (a.s.)’yi de, bugünkü işari anlamına bakarsak, destekliyor. Ama görünür olmuyor Melekler. Görünmeyen Meleklerle destekliyor, inşaAllah. “Yunus koza / Tekirdağ.
Cübbeli Ahmet bu aşağıdaki linklerdeki videoları iyice izlesin. Adnan Hoca hiçbir yerde hiçbir şekilde ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim demiyor, talebesiyim diyor. Ama fiziksel olarak benzer özellikleri olduğunu da söylüyor. Türkiye'nin gözünün içine baka baka, sadece Cübbeli'nin gönlü hoş olsun diye yalan söyleyecek değil ya. Hepimiz görüyoruz, Adnan Hoca'nın iki kaşı arasında bir tane kaş çatma çizgisi var, alnı açık ve geniş, yanağında açık renkli bir ben var, kaşları kavisli, çekik gözlü, küçük burunlu, karnı geniş, uylukları geniş, omuzları geniş, heybetli, orta boylu, siyah saçlı, nurlu ve güzel yüzlü bir insan. Ben görmedim ama kendi söylediğine göre sırtında bir ben, bir de et beni varmış. Bu açıklamaların hepsi hadislerde var, şimdi ben benziyorum deyince yalan mı söylemiş oluyor. Ama -videolarda da kendi ağzından duyacaksınız- ben Hz. Mehdi (a.s.)'yim demiyor. Mühim olan da bu.” Ve linkleri de vermiş altında okuyucumuz.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bizi bizden iyi tanıyorlar maşaAllah.Tabii ki ben yemin ettim. Hiç bir Müslümanlar zaten öyle bir iddiada bulunamaz. Her Müslüman Mehdi (a.s.) olmayı istemesi lazım. Ama hiçbir Müslüman Mehdilik iddia edemez. En iyi olmak anlamında. Herkes en iyi olmak ister, değil mi? Ama iddia edilemez, ben en iyiyim denilemez, inşaAllah.
SUNUCU 1:Ki Mehdiyet ilan etmek harammış galiba hüküm olduğu için.
ADNAN OKTAR:Tabii tabii.
OKTAR BABUNA:Nuran Hüner, Çanakkale. “İbnil Münadi Ali (k.v.)den rivayet edilmiştir: "(Deccal) Bulutları sağ eliyle tutacak, güneşi battığı yere kadar kavrayacak, denizde yürüyecek, fakat su topuğuna kadar gelecek. Önünde duman, arkasında yeşil dağ bulunacak. Öyle bir nara atacak ki yer ile gök arasındakilerin hepsi duyacak." (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219) burada tabii işari anlamları, bu hadisi siz açıklamıştınız Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Açıklamıyor mu? Devamında ne var yazının, o kadar mı?
OKTAR BABUNA:Yok bir başka hadis daha var Hocam inşaAllah. “İbnil-Münadi Ali (k.v.) den rivayet edilmiştir:" (Deccal) Göğe emredip yağmur yağdıracak. Yere emredip ekin bitirecek. Hayvanları da bollatacak... Memelerini sütle dolduracak." (Kıyamet alametleri baskı 10 sf. 219) (Deccal) Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabenin yanından geçerken "Haydi altında saklı olan defineni çıkar!" diye emir verecek, anında define meydana çıkacak..." (Müslim, Nuvvas'dan nakl edilmiştir) (Kıyamet alametleri, sf 219) Deccal, "Ben Alemlerin Rabbi'yim. İşte bu güneş benim iznimle seyr eder, isterseniz onu hapsedeyim, diyecek. Pekala hapset bakalım diye mukabele edecekler. Bunun üzerine güneşi haps edecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak. Sonra ister misiniz onu yürüteyim?" diyecek. "Evet" diyecekler. Bunun üzerine on yürütüp, (hızlandırıp) bir günü bir saat gibi kılacak." (Nuaym b. Hammad ve Hakim İbni Mes'uttan (R.A.) rivayet edilmiştir) (Kıyamet Alametleri, 10. baskı, s. 219, 220) Cübbeli Ahmet bu hadis-i şerifleri bir açıklamaya kalksa, neler olabileceğini düşünemiyorum bile. Hadis-i şeriflerde anlatılan bu olayların hepsi Ahir zamanda oldu, fakat müteşabih oldukları için şerh edilip açıklanması gerekiyordu. Harun Yahya ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de çok büyük mucizelere işaret eden bu Hadis-i Şeriflerin her birisini ayrı bir mucize olacak şekilde mükemmel açıklamışlardır.”
ADNAN OKTAR:Açıklaması yok mu?
OKTAR BABUNA:Yok Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Sen açıkla o zaman. Oradaki her cümleyi açıkla.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Birinci hadiste, “bulutları sağ eliyle tutacak, güneşi battığı yere kadar kavrayacak, denizde yürüyecek, fakat su topuğuna kadar gelecek.”
OKTAR BABUNA:“Bulutları sağ eliyle tutacak.” Bulutların hizasına çıkacak, uçağa işaret eden.
ADNAN OKTAR: Uçağa binecek. Uçakla hareket edecek. Çeşitli yerlere onu bir vasıta olarak kullanarak gidebilecek, evet.
OKTAR BABUNA: “Güneşi battığı yere kadar kavrayacak” çok uzak mesafelere.
ADNAN OKTAR:Çok süratli gidecek. Güneşi battığı yere çok süratli gidecek. Ve uzak mesafelere gidecek anlamında.
OKTAR BABUNA:“Denizde yürüyecek, fakat su topuğuna kadar gelecek” Su da gemiyle denizde.
ADNAN OKTAR: Nasıl olabilir o?
OKTAR BABUNA:Gemiyle.
ADNAN OKTAR:Sörf yapanlar var mı denizde.
OKTAR BABUNA:Var.
ADNAN OKTAR:Su topuğuna geliyor mu? Denizde yürüyorlar değil mi? Başka?
OKTAR BABUNA: “Önünde duman, arkasında yeşil dağ bulunacak”
ADNAN OKTAR:Duman şimendifere işaret ediyor diyor Bediüzzaman.
OKTAR BABUNA:“Arkasında yeşil dağ bulunacak” diyor. “Öyle bir nara atacak ki yer ile gök arasındakilerin hepsi duyacak”
ADNAN OKTAR:Radyo, televizyon.
OKTAR BABUNA:İkincisinde, "(Deccal) Göğe emredip yağmur yağdıracak.” Yağmur yağdırma teknolojileri var günümüzde.
ADNAN OKTAR:Var değil mi? Yağdırıyor, evet.
OKTAR BABUNA: “Yere emredip ekin bitirecek” Tarımda çok büyük gelişmeler oldu.
ADNAN OKTAR:Makineli tarım.
OKTAR BABUNA: “Hayvanları da bollatacak” Hayvancılık da çok ilerledi Hocam.
ADNAN OKTAR:Sütü bollaşacak diyor bak.
OKTAR BABUNA: Evet, “memelerini sütle dolduracak.”
ADNAN OKTAR:Var mı şimdi öyle inekler çok fazla süt veriyor mu?
OKTAR BABUNA:Evet veriyor.
ADNAN OKTAR:Geçmişte var mıydı böyle bir şey.
OKTAR BABUNA:Yoktu.
ADNAN OKTAR: Ahir zamanda oldu. Hadis doğru muymuş?
OKTAR BABUNA:Doğru inşaAllah. “(Deccal) Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabenin yanından geçerken "Haydi altında saklı olan defineni çıkar!" diye emir verecek, anında define meydana çıkacak.”
ADNAN OKTAR:Defineyi tespit eden aletler yapıldı mı? Anında tespit edebiliyor mu?
OKTAR BABUNA:Edebiliyor.
ADNAN OKTAR:Doğru muymuş hadis?
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. “Deccal, "Ben Alemlerin Rabbi'yim. İşte bu güneş benim iznimle seyr eder, isterseniz onu haps edeyim, diyecek.” İlahlık iddiasında bulunacak böyle.
ADNAN OKTAR:Ne yapıyorlar? Mesela hava bombardımanında falan güneşi görülmez hale getiriyorlar değil mi? Sis meydana getiriyorlar. Tabii bir sis meydana getiriyorlar. Yani suni olarak oluşturuluyor. Askeriyede İkinci Dünya Savaşında kullanıldı. Göz gözü görmüyor. Uçak filoları bu şekilde set ediliyor, dumanla değil mi? İkinci Dünya Savaşı’nda deccal bunu yaptı.
OKTAR BABUNA: “Pekala haps et bakalım diye mukabele edecekler. Bunun üzerine güneşi haps edecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak” Bu zamanda zaman çok hızlandı.
ADNAN OKTAR:Hem o, tahribatından süratine dikkat çekiliyor. Kısa sürede çok büyük tahribat yapacak, manevi tahribat yapacak. Sonra tahribatı gittikçe azalacak, sonra yok olacak. Safha safha açıklanmış zaten orada hadis. O kadar.
Ali İhsan Güçlü, İstanbul.
SUNUCU 1: “Hz. Peygamber (s.a.v.) en başta İslam’ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (a.s.) de en sonunda İslam’ı aynı şekilde ayakta tutacaktır.” Hz. Mehdi (a.s.) dini Peygamber (s.a.v.)’in zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak, halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak. Hz. Mehdi (a.s.) zamanında din birliği de olacak. Artık Allah’tan başkasına tapılmayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) geldi, geçti diyenler bu hadisi şerifleri çok iyi okusunlar. Resulullah Hz. Mehdi (a.s.)’nin yeryüzünden mezhepleri kaldıracağını halis ve hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacağını bildiriyor. Hz. Mehdi (a.s.) dini Peygamber (s.a.v.)’in zamanında olduğu gibi ve aynen tatbik edecek, inşaAllah.”
ADNAN OKTAR:Tabii, en önemli alametlerindendir mezhepleri kaldırması. Hiçbir mezhep kalmayacak. Ne Sunni ve Şii, ne Hanefi, ne Hanbeli, ne Maliki hiçbir mezhep kalmıyor. Tam sahabe dönemi gibi olacak. Bu olmadığında Mehdi (a.s.) çıkmamış demektir. Bu olduğunda Mehdi (a.s.) çıkmış demektir, inşaAllah.
Mehtap Gürsoy Manisa’dan.
SUNUCU 3: “Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41) Bu ayeti kerime bir yönüyle açıkça Hz. Mehdi (a.s.)'ye işaret etmektedir. Hz. Mehdi (a.s.) şu an marufu emrederek, münkerden sakındırarak manevi bir iktidara doğru süratle ilerlemektedir. 2014'ler, 2021'ler bu müjdenin açıkça görüleceği yıllar olacak. (İnşaAllah).”
OKTAR BABUNA: “İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)'yi tanıyamamalarının bir hikmeti de Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.) üzerindeki korumasındandır. Resulullah bir hadis-i şerifinde ‘ Allah halkın nefislerine karşı zulmü, cefası ve israfı yüzünden, onu (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) halktan gizleyecektir.’ (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162) diye bildiriyor. Cübbeli'nin Hz. Mehdi (a.s.)'yi tanıyıp tanıyamaması, bu yüzyılda gelmedi, gelmeyecek de demesi hiç önemli değil. Allah Hz. Mehdi (a.s.)'yi bu yüzyılda inşaAllah zuhur ettirdi, Resullullah (s.a.v.) vesilesi ile de Müslümanlara müjdeledi. Müslümanlar Hz. Mehdi (a.s)'yi çok büyük bir coşkuyla bekliyorlar. Allah inşaAllah bize de kendisini görmeyi ve yakınlarından olmayı nasib eder. Adnan Hocam da televizyonda röportajında "İnşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebesi olurum" demişti.” Hadiste de halktan gizlediğini ve Mehdi (a.s.)’yi koruduğunu, zulmü, cefası ve israfı yüzünden halktan gizleyecektir diyor hadiste Allah’ın bu şekilde koruması altında olduğunu, gizlenmesi gözlerden.
ADNAN OKTAR: “Nefislerine karşı zulmü”, insan nefsine nasıl zulmeder? Kuran’a uymadığında nefsine zulmeder. “Cefası,” etrafa zulmetmesi, haset, kıskançlık, öfke, saldırganlık, terslik, yalan söylemek bunlar da cefadır. “Ve israf,” her şeyi boş yere harcamış oluyor, değil mi? Gereksiz yere. Bu sebepten Allah onu gizleyecek Mehdi (a.s.)’yi, bu sebeplerden diyor. Demek ki alenen belli olmuyormuş. Cübbeli “ben görmedim, öyleyse gelmedi” diyor. Olmaz. Hadise uygun değil bu sözü.
Zeynel Abidin Türk, Hatay’dan.
SUNUCU 1: “İmam-ı Mehdi (a.s.) çıktığı zaman hasseten (özellikle, yalnızca, ayrıca, hususi olarak) fukaha (fıkıh alimleri) ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) düşman olacak. Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) kılıncı kardeşleridir. Elinde kılınç olmasa idi, -yani kardeşleri olmasa idi- zamanın fukahası (fıkıh alimleri) onun (Hz. Mehdi (a.s.)) katliyle fetva verirlerdi. Lakin Cenâb-ı Hakk onu (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) keremiyle ve kılınç (kardeşleriyle) ile tathir (temizlemek, yıkayıp pak etmek) edecek, onlar ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) itimad edeceklerdir. Hükmünü inanmayan da kabule mecbur olup aksini izmar (gizlemek, saklamak) edecekler." (Ramuz el-Hadis. age. 56, 73) Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. Vereceği birçok hükümlerde ulemanın mezheplerine muhalefet edecektir. Bundan dolayı ondan (Hz. Mehdi (a.s.)'den) uzak duracaklardır. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir... (Muhyiddin Arabi, Futuhat-El Mekkiye", 66. bab, c. 3, s. 327- 328)”.
Ahir zaman da, Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur zamanında cahil alimler Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı haset, kin ve düşmanlık hisleri içerisinde olacaklar. Ahir zamanın kaba softalarının ve ham yobazlarının bu tavrı Hadis-i şeriflerde çok detaylı anlatılmıştır.”
ADNAN OKTAR:Ne anladın? Buradaki açıklamadan.
SUNUCU 1: Yine Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden, geldiği zamanlarda yine inkar edileceğinden bahsediyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Değil mi?
OKTAR BABUNA:Muhalif olur diyor. Dönemin bir kısım yobazlarına, pardon zalimlerine.
ADNAN OKTAR: Evet, inşaAllah. Ama bütün Müslümanları birleştirecek. Yani onların muhalif olması Mehdi (a.s.)’nin onlara düşman olmasını gerektirmeyecek. Mehdi (a.s.) onlara şefkatle yaklaşacak. Ve hepsinde Resullullah (s.a.v.) devrinde olduğu gibi, sahabe devrinde olduğu gibi bir hayatın içerisine çekecek. Kuran’a tam tabi olacaklar. Resulullah (s.a.v.)’ın sünnetine tam tabi olacaklar, değil mi? İnşaAllah.
Ne anlatalım Oktar Hocam başka?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, bende bir film var.
ADNAN OKTAR:Bakayım.
OKTAR BABUNA: Penguen alışverişe çıkıyor. Bir Antarktika pengueni Japonya’da. Özel bir yer yapmışlar böyle özel klimalı, soğutuculu. İstediği gibi dolaşıyor Hocam. Şehire çıkıyor, sırtına bir çanta takıyorlarmış. Onun da balıkçısı var oraya gidiyor. Şimdi oraya gidecek.
ADNAN OKTAR:Ne şeker şey bu? Bayağı komik adam.
OKTAR BABUNA:Balıkçının yerini biliyor, şimdi balıkçıya gidecek. Orada onun hem ödülü var.
ADNAN OKTAR:Vay kerata vay, nasıl yiyor onu, Allah Allah. Vay obur vay.
OKTAR BABUNA:Sırtına da yine balık koyuyorlar. Geri götürmek için. Şimdi eve dönüyor. Serinlemek için.
ADNAN OKTAR: Yorgun argın eve dönüyor. Çok şeker, başka ne var?
OKTAR BABUNA:Bir geyikle kedinin muhabbeti var Hocam.
ADNAN OKTAR:Sarmanın keyfi yerinde.
OKTAR BABUNA:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.”
Oktar Hocam başka ne var?
OKTAR BABUNA:Yemek yiyince dans eden bir kaz var. Gösterelim mi onu?
ADNAN OKTAR:Bakayım. Hoppala, bu rapçiliğe mi özenmiş. Haa, seviniyor.
OKTAR BABUNA:Şeytandan Allah’a sığınırım. Allah büyük ‘lütuf ve ihsan (fazl) sahibidir.” Al-i İmran suresi 73-74, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Başka ne var Oktar Hocam? Bu ne yapıyor böyle.
OKTAR BABUNA:Bu da böyle sıçrayarak sevinç gösterisinde bulunuyor bu da penguen.
ADNAN OKTAR:Bunu enerji basmış. İki ahbab çavuş.
Evet, Oktar Hocam bir dakikamız kalmış ne yapalım? Harunyahya.Tv’de neler anlatacağız, bayağı bir konu var anlatacağımız. İnşaAllah orada devam ederiz. O zaman bir şey daha anlat Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam bugün ilk bölümde Tiktaalik Roseae diye bir fosil vardı.
ADNAN OKTAR:Yok onları Harunyahya.Tv’de anlatırsın. Yeni bir şey anlatacaksan söyle.
Sen o zaman kapanışı yap, ben sonra ayetle devam ederim inşaAllah.
SUNUCU 3:Harunyahya.Tv sitemizden 24 saat yayınlarımızı takip edebilirsiniz. Soru ve görüşlerinizi bize ahirzamansohbetleri@hotmail.com adresinden yollayabilirsiniz. Hocamızın tüm eserlerine ücretsiz olarak Harunyahya.org ve Harunyahya.net adreslerinde indirebilirsiniz. Bizi yarın 22’den itibaren Harunyahya.tv internet sitemizden, Mavi Karadeniz Radyo ve Kocaeli Tv ekranlarından takip edebilirsiniz. Yayınımıza Harunyahya.Tv internet sitemizden devam ediyoruz. Şimdilik hoşçakalın.
ADNAN OKTAR:Evet birkaç ayet okuyacağım. “Şüphesiz zulmedenlere bundan önce de bir azab vardır; ancak onların çoğu bilmiyorlar” diyor Allah. “Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen Bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.” Elhamdülillah, tesbihler çok önemli. Allah’a hamd etmek, elhamdülillah. Yemekte, başka bir şeyde sağlıkta sıhhatte hamd etmek, Allah’ın büyüklüğünü söylemek ‘Allahuekber’ demek, Allah’ın yüceliğini belirterek Allah’ı tenzih etmek, ‘SübhanAllah’ demek, yani eksik, noksan değil Allah. Yorulmaz, ölmez değil mi? Çekinmez, unutmaz, SübhanAllah’ın anlamı budur. Kusursuz gücünü vurgulamış oluyoruz Allah’ın, SübhanAllah diye. Elhamdülillah diyerek hamd ediyoruz verdiği nimetlere. Ve tekbir ediyoruz Allah’ı, Allah diyor ayette. “Tekbir edebildikçe tekbir et” diyor. “Allahuekber,” Allah’ın büyüklüğünü, bak koskoca alemde bizi, bir kaya parçası gibi bir şey dünya. Onun üzerinde son sürat yol alıyoruz. Uçsuz bucaksız boşlukta uzayda değil mi? Güneş‘le falan beraber hep birlikte. Allah’ın büyüklüğü sürekli aklımızda olacak, inşaAllah.
Tamam bitmiş programımız. Şimdi Harunyahya Tv’den devam edelim inşaAllah.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...