SUNUCU 1: Yayınımıza Harun Yahya müstear ismiyle yazdığı kitaplarla tüm dünyaca tanınan Sayın Adnan Oktar Hocamız ile devam ediyoruz. Hoş geldiniz. Nasılsınız Hocam?
ADNAN OKTAR: Allah’a hamd olsun. Elhamdulillah. Sizler nasılsınız?
SUNUCU 1: Biz de çok iyiyiz, teşekkür ederiz. Nasıl başlamak istersiniz Hocam?
ADNAN OKTAR: Efendim bir şehit yakını bir yazı göndermiş. İstersen sen şunu bir zahmet oku.
SUNUCU 1: Tamam Hocam. “Sayın Hocam, ismim Kemal Aktunç. 1985 Doğanbey tatbikatında çıkarma gemisinin batması sonucu denizde kaybolarak şehit olan Bekar Aktunç’un kardeşiyim. Yaklaşık iki hafta kadar önce izlemiş olduğum programınızda, şehit ailelerinin durumları hakkında halkımızı bilgilendirdiniz. Sorunlarımıza yakından ilgi göstermiş olmanız bizleri onurlandırdı. Ancak Sayın Hocam, size gönderilen yazıda da belirtildiği gibi gerçekten de şehit aileleri arasında o kadar büyük bir ayrım var ki, bunlardan bazılarını size anlatmak istiyorum:
Birincisi, terörle mücadele sırasında şehit olan bir askerimizin birinci derecede ki bir yakınına 3713 sayılı yasa gereğince devlet kurumunda iş verilirken, terör olayları dışında herhangi bir görevi ifa ederken şehit olan askerimizin yakınlarına bu iş imkanı tanınmıyor. Yani ayrımcılığa maruz kalıyoruz.
İkincisi, terörle mücadelede şehit olan askerlerimizin yakınlarına devlet övünç madalyası verirlerken, biz de dahil çok sayıda görev şehitlerinin yakınlarına madalya verilmiyor.
Üçüncüsü, yine görev başında şehit olan, görev şehidi dediğimiz askerin yakınlarının bazılarına tazminat dahi ödenmiyor.
Dördüncüsü, yaklaşık iki sene önce bir yardım kampanyası başlatılmıştı. Halkımızın bağışlarıyla toplanan paralar, adaletsiz bir şekilde dağıtıldı. Yetmiyormuş gibi yine bizim bazı şehit aileleri bu bağışlardan yararlanamadı.
Beşincisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile madalya kanununda yapılacak bir değişiklikle terör olaylarında ölenlerin yakınlarına da madalya verilmesi sağlanıyor, yaklaşık 86.000 kişiye. Ancak bizim gibi görev şehidi olan askerlerin ailesine madalya imkanı tanınmıyor.
Şehitler arasında rütbe ayrımı yapılmakta olduğundan, anneme bağlanan, çok az olan şehit maaşından başka bir geçim kaynağımız da yok. İnanın Hocam çeşitli kurumlardan aldığımız yardımlarla geçinmeye çalışıyoruz.
Yedincisi terörle mücadelede şehit olan en düşük rütbelinin ailesine; anne, baba ve eşine toplamda en az 2.500 TL maaş ödenirken, benim anneme verilen maaş yaklaşık 600 Lira civarında. Hatta Hocam bazı şehit annesine yaklaşık 300 Lira civarında maaş bağlanıyor. Bazı şehit anne ve babasına maaş bile bağlanmıyor.
Sekizincisi, yine terörle mücadelede şehit olan askerlerimizin anne, baba, eş ve çocuklarına Emekli Sandığı tarafından verilen toplu taşım araçlarından ücretsiz yararlanmaları için verilen toplu taşım kartlarından, görev şehitlerinin anne ve babalarına verilmiyor.
Sayın Hocam, devletimizden beklentimiz, şehitler arasında ki bu ayrımcılığa bir son verilsin. Şehit kardeşi Kemal Aktunç. Sayın Hocam biz şehit ailelerine gösterdiğiniz yakın ilgi ve alakanızdan dolayı çok teşekkür ederiz. Saygılarımızla.”
ADNAN OKTAR: Asker mübarektir. Şehit daha da mübarektir. Şehit hepimize emanettir. Yani şehit olan bir insan ailemizden bir ferttir. Bizim oğlumuzdur artık, kardeşimizdir. O ailenin tamamı annemiz, babamız olur. Biz onları korumakla mükellef olmuşuzdur. Nasıl annemizi, babamızı biz koruyup kollamakla mükellef isek; şehit ailesi de bizim annemiz, babamız olduğu için koruyup kollamakla mükellefiz. Bu bir ahlaktır, aksi ahlaka sığmaz, ahlaka uygun olmaz. Kuran ahlakına uymaz, sünnete uymaz, vicdana uymaz, akla uymaz, insanlığa uymaz, hiçbir şeye uymaz. Yani şehit ailesi orada perişan yaşayacak, ben de son derece rahat yaşayacağım, olmaz böyle şey. Yani insan vicdanen çok rahatsız olur. Komşusu ise ne kadar büyük kolaylık. Daha önce de söyledim, o evi alabildiğine güzelleştirmek, mescit haline getirmek lazım ve mutlaka biz o madalyayı göreceğiz onların göğsünde. Yani para lazım ise toplayalım, para sorun değil ihtiyaç ise. Bize devlet bir yer göstersin, şuraya yatırın bu parayı, ama bizim içimizin rahat etmesi için, tabii ki biz devletimize güveniyoruz ama kime ne verildi bilgisayarda hepsi tespit edilecek. Yani giren para şu, harcanan para da şu. Yani tek tek tek falancaya şu, falancaya, falancaya, bütün şahıslara verildiğini biz orada bilgisayardan takip edeceğiz. Gönlümüz çok müsterih olur. Buna bir an önce bir son verilmesi lazım, bu aksi, karışık duruma. O zaman gönlümüz çok rahat eder, inşaAllah.
SUNUCU 1:Hocam orada bir de şeye dikkat çekmişler; şehit ailelerine, ayrıca yakınlarına da altın madalya verileceğini belirtmişler ama görev başında şehit olan ailelerin çoğuna madalya bile verilmemiş.
ADNAN OKTAR: Şehit şehittir, şehidin şekli olmaz. Aslan gibi koçyiğit tatbikatta şehit oluyorsa, şehittir. Boğularak olabilir, başka türlü olabilir. Yani askerde iken herhangi bir şekilde vefat ettiğinde şehit olur. Zaten o Allah rızası için cihada niyet ederek gidiyor oraya. Asker, ne demek asker? Vatan müdafaası için gidiyor, orada vefat etme dediğimiz olay olduğunda, yani Allah katına alındığında o şehit olmuş olur zaten. Şehit ayrımı olmaz ki zaten, yani şöyle şehit, böyle şehit olmaz. Asker herhangi bir şekilde, vazife başındayken Allah tarafından canı alınırsa şehittir, o kadar. Karmaşık bir şey yok.
SUNUCU 1: Derinlemesine dikkat çekilmiş o yüzden Hocam.
ADNAN OKTAR: İşte anlattığım benim o. Yani ayırım olmadığına göre, aynı haklarda olmuş oluyorlar. Yani bu ayırım olmadığını vurgulamamın nedeni o. Maaşı aynı olur, madalyası aynı olur, her şeyi aynı olur. Farkı olmaz demek ne demektir? Mesela biz ailenin fertleriyiz, hepsi aynı olmuş oluyor. Falanca, feşmekanca ayırımı olmaz. Çocuğuna insan bir şey aldığında, ona da alır, ona da alır, ona da alır, ayırım yapmaz. Arada fark yoktur inşaAllah. Fark olmaması zaten hepsinin cevabıdır. Fark var dersen detaya girebiliriz, fark yok dediğinde, detaya girmeye gerek yok artık. Hepsi aynı haklara sahip olmuş oluyor. Madalyada da aynıdır, maaşta da aynıdır, hepsinde aynı olur. Çok garip olur yani, açıklaması da olmaz onun. İnşaAllah.
SUNUCU: Çok üzücü tabii Hocam, o aileler için de.
ADNAN OKTAR: Üzülmez Müslüman, Müslüman hiçbir şeye üzülmez. Üzülmek haram, biliyorsun söylemiştim. Sadece çözüm bulur inşaAllah.
SUNUCU 1: Hocam bir kardeşimiz de Leyla Karacalar; “Kaçıncı defadır yazıyorum ama okumuyorsunuz, lütfen okuyun” diye dikkat çekmiş. “Değerli Hocam, Hocam beni rahatsız eden bir konu var, ben Allah’ımı ve dinimi çok seviyorum. Allah’a bu kadar bağlıyken bazı dindarlardan öyle bir laflar duyuyorum ki, “Allah sevdiği kuluna eziyet eder, zorluklar yaşatır ve onun dualarını geç kabul eder” ama ben Allah’ıma ve dinime çok bağlı biriyim. Şimdiye kadar da Allah’ımdan ne istediysem çok kısa bir zamanda hayata geçti ve yaşadığım hayattan gayet memnunum. Hiç bir eziyet ve zorlu görmedim. Şimdi söylenen bu laflara göre çok endişeleniyorum. Acaba Allah beni sevmiyor mu veya Allah’a layık bir kul sayılmam mı?”
ADNAN OKTAR: Eziyet değil de, Cenab-ı Allah onu dener, zorluklarla dener. “Allah size eza yapıp da ne yapsın” diyor Allah ayette. Allah kolaylık veriyorsa, kolaylık da bir imtihandır. Malla da imtihan edebilir Allah, rahatlıkla da imtihan edebilir. Acıyla ve zorlukla da imtihan edebilir. Leyla Hanım, Allah’a güvensin. Ama bir gün mutlaka bir zorlukla karşılaşacaktır. Yani onun bir vakti merhunu vardır. Yani insanlar zorlukla mutlaka karşılaşırlar. Bazısı çocukluğunda da karşılaşır, bazısı gençliğinde, bazısı yaşlılığında karşılaşır, ama mutlaka karşılaşır. Yani sayısını miktarını Allah belirler. Ama karşılaşır, inşaAllah.
Şuradan itibaren okuyarak gidebiliriz. 11’den 15.ayete kadar Bakara Suresi’ni okuyalım. İnşaAllah, yavaş yavaş.
SUNUCU 1:Şeytandan Allah’a sığınırım, “Onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler. Ve (yine) onlara: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılardır, ama bilmezler. İman edenlerle karşılaştıkları zaman: "İman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki: "Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) sadece alay ediyoruz." (Asıl) Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına (belli bir) süre tanır.”
ADNAN OKTAR:“İman edenlerle karşılaştıkları zaman” şeytandan Allah’a sığınırım, “iman ettik” diyorlar, “şeytanlarıyla” yani kendi kafasında yahut çıkarcı kişilerle, çıkarına uygun kişilerle karşılaştıkları vakit, “derler ki: “Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) sadece alay ediyoruz." Yani “Müslümanların yanında bulunmamızın nedeni, onlarla alay etmek. Aslında onların görüşlerini, düşüncelerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz” diyorlar. Ama çıkarlarına uygun, istifade ettiği, çıkar sağladığı kişilerin yanında da onlara karşı bir sadakatleri oluyor. Ama şeytani bir sadakat yani çıkara dayalı bir sadakat. Yani çıkarı gittiğinde sadakatte biter o tip insanlarda.
Şeytandan Allah’a sığınırım, “Gerçekten sizden olduklarına dair,” Tevbe Suresi, 56; “Gerçekten sizden olduklarını dair Allah’a yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur.” Müslüman olduklarına dair yemin ediyorlar, Müslüman olduklarına dair takva alametleri gösteriyorlar. Çok titiz olduklarını, her konuda dinin hükümlerinin oluşması konusunda özenli olduklarını söylüyorlar, yemin ederek. “Oysa onlar sizden değildirler.” “Müslüman değildirler” diyor Allah. “Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur.” Sürekli korku içinde yaşar. Mesela gazetede bir haber çıkar, ondan korkar; biri bir şey söyler, ondan korkar; bir yerde bir şey olur, ondan korkar; cildinde herhangi bir şey olur, ondan korkar. Veyahut her an öleceğinden korkar, hastalanacağından, yaşlanacağından korkar. O korku içinde yaşarlar. “Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.” Normalde Müslümanların yanında durmak istemiyorlar. Fakat sığınacakları emin bir yer arıyorlar. Bir ev, bir imkan, bir para kaynağı, yiyecek kaynağı. Müslümanların yanında da çıkar için kaldıkları anlaşılıyor. Bak Allah diyor; “Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı,” herhangi sığınacakları bir yer, “bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı.” Yani onu bulduğunda hemen koşarlar diyor Allah, hemen yanınızdan kaçarlar. Çünkü çıkarcı oldukları için. Nasıl böyle bir vahşi hayvan yiyecek bulduğunda hemen oraya doğru koşar, bunlar da vahşi hayvan gibi o yiyeceğin olduğu yere doğru koşarlar ve “oraya sığınırlar” diyor. Yani “ine sığınır gibi sığınırlar” diyor. “Eğer onlar, Allah'ın ve elçisinin verdiklerine hoşnut olsalardı” diyor. Yani “Peygamber (s.a.v.)’in onlara sağladığı veyahut Mehdi (a.s.)’nin onlara sağladığı imkanlardan hoşnut olsalardı daha güzel olurdu” diyor Allah. “"Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize fazlından verecek" demeleri gerekirdi” diyor Allah. İnşaAllah.
Şehitlikle de ilgili bir ayet çıkmış, onu da oku 52.ayet. MaşaAllah, konunun üzerine manidar. Şeytandan Allah’a sığınırım.
SUNUCU 1: Şeytandan Allah’a sığınırım, “De ki: "Siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz? Oysa biz de, Allah'ın ya Kendi Katından veya bizim elimizle size bir azap dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenleriz.”
ADNAN OKTAR:Evet şehitleri öven bir ayet. Bak “iki güzellik” diyor, şimdi güzellik için ağlanır mı? Allah ‘güzellik’ diyor, adam hüngür hüngür ağlıyor. O zaman sen bu ayeti kabul etmemiş oluyorsun, Allah’ın güzellik dediğini. Güzelliğe ağlanmaz. Hayır, Allah’ın, mesela bir çocuk vardır bir güzelliği vardır, onun güzelliğine Allah aşkıyla ağlarsın, ama üzüntüden ağlama olmaz, o haramdır.
Şeytandan Allah’a sığınırım, “siz bizim için iki güzellikten (şehidlik veya zaferden) birinin dışında başkasını mı bekliyorsunuz?” Müslüman demek ki ya şehitlik, ya gazilik bekliyor, inşaAllah. “Oysa biz de, Allah'ın ya Kendi Katından veya bizim elimizle size bir azap dokunduracağını bekliyoruz. Öyleyse siz bekleyedurun, kuşkusuz biz de sizlerle birlikte bekleyenlerdeniz.” Müslümanları Allah vesile ediyor, küfüre karşı. Onların ezilmesinde, etkisiz kalmasında, onların yenilmesinde, perişan olmasında Müslümanlar vesiledir inşaAllah. Tabii fikri, ilmi, akli deliller inşaAllah.
SUNUCU 1: Hocam müsaade ederseniz Almanya’dan bir izleyicimiz, “Selamün aleyküm değerli Hocam.”
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam.
SUNUCU 1: “Bilgilerinizden Almanya’dan çok faydalanıyoruz. PKK sorununun çözümünü de net olarak her zaman anlatıyorsunuz. Neden fikirlerinizi İslami TV kanallarla paylaşmıyorsunuz? Mesela Samanyolu, Net TV, Ülke TV gibi kanallarla? PKK’nın komünizme ve Darwinizme bağlı bir örgüt olduğunu bu kanallar biliyor mu? Neden sorunun çözümünü başka yerlerde arıyorlar? Bu ne cahillik anlamıyorum. İyi yayınlar, herkese Almanya’dan bol selamlar, esselamün aleyküm Yusuf.”
ADNAN OKTAR: Yusuf kardeşin sözüne ben yorum yapmayayım. Ama tabii gönlümüz istiyor ki, o kanallar da bu tehlikeyi görsünler ve gerekli yayınları yapsınlar. Ama tabii bunu o kardeşlerimizin çok dile getirmesi gerekir. Mektup yazsınlar, e-mail göndersinler, bu büyük tehlikeye karşı insanları uyarsınlar. Sırf bizim dememizle olmaz, bizim açıklamamızla olmaz. Onların da bize destekçi ve yardımcı olmaları gerekir. İnşaAllah.
54. ayet okuyabilir misin? Şeytandan Allah’a sığınıyoruz.
SUNUCU 2:Tabii. “Şeytandan Allah’a sığınırım, “İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.”
ADNAN OKTAR: Bak, “Allah’ı ve elçisini tanımamaları,” bir kere Allah’a içten iman etmiyorlar, elçiye karşı da ağırlarına gidiyor, bir elçiye veyahut Mehdi (a.s.)’ye tabii olmak şeytani bir enaniyetle onu kabul edemiyorlar. Şeytanın da en rahatsız olduğu konu itaattir. Yani Allah’ın emrini yerine getirme konusunda itaat en ağırına gidendir şeytani ruhların. “Namaza da isteksizce gelirler” diyor Allah “ve hoşlarına gitmiyorken de infak ederler” hiç hoşlarına gitmeyerek infak ederler, yardımcı olurlar, insanlara yardım ederler. “Namazı da hiç istemeyerek kılarlar” diyor Allah, münafığın özelliği olarak ve “itaatten de çok rahatsız olurlar” diyor Allah. Yani en ağırlarına giden şeylerden bir tanesi. Biliyorsunuz şeytana da Allah secde etmesini söyledi, Adem (a.s.)’e, çok ağırına gitti. Haşa Allah’a bilgi vermek, Allah’ı bilgilendirmek istedi. Yani Allah’a böyle kendince bilmiş bir üslupla cevap vermek istedi ve Allah da ona karşılık olarak Kıyamete kadar bir fitne kaynağı olarak müsaade etti. Ama sonunda da Cehennemdir tabii onun karşılığı.
31.ayet Araf Suresi, onu da sen oku haydi bakayım.
SUNUCU 3:“Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.”
ADNAN OKTAR: Dün Ülke TV’de Che Guevara’nın kahramanlıklarını anlatan bir belgesel varmış. Ben ne diyeyim artık? ÜlkeTV dindar bilinmiyor mu?
SUNUCU 2: Evet dini yayın yapan bir tv.
ADNAN OKTAR: Che azılı komünist, yani bütün PKK’nın falan ideal olarak gördüğü, kendine örnek aldığı, gerilla savaşında askerimize karşı mücadelede onun yöntemlerini kullandığı dünyaca ünlü bir komünist gerilla lideridir. Yani binlerce insanı katletmiştir. Bir yeri tarama, insanlara ani baskın yapma gibi konularda uzmandır adam ve komünistler hayrandır. Ama Ülke TV’nin oturup bunu överek anlatması, yani bu kişinin hayatını anlatması, överek demeyeyim de nasıl anlattığını bilmiyorum da, bu kişiyi anlatması ki bir nevi övme olmuş olur o. En azından öyle. Yerilmediğine göre değil mi? Çok büyük bir hata. Biz burada anlatıyoruz, orada başka türlü bir durum oluyor. Bak kardeşimizin demin anlattığının tam cevabı. Kaç defa dedik. Mesela diyoruz ki; Darwinizm ile ilgili sahte haberler oluyor. Onu yayınlamayın diyoruz. Mesela bazen Türkiye Gazetesi yayınlıyor, bazen Yeni Şafak yayınlıyor. Uyarıyoruz. Yani inanılır gibi değil. “Farkına varmadık” diyorlar, biz bu sefer ilan vermek mecburiyetinde kalıyoruz, onun yanlışlığını anlatacak, gazetede. Ama önü sonu gelmiyor. Mesela yani Che’nin hayatını anlatmak, Ho Şi Minh, bunlar azılı gerilla liderleri ve PKK’nın haşa böyle ilah gibi gördükleri adamlar. Ve onların yöntemlerini uyguluyorlar, birebir. Onları orada oturup çıkartmak, yani ne anlama geliyor ben anlamadım. Sana yine bir ayet daha okutayım. Yunus Suresi, 26. ayet.
SUNUCU 2:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar Cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.”
ADNAN OKTAR:İnşaAllah. Şimdi, Bismillah, herhangi bir sayfa açayım. Enam Suresi, 82. ayet. Şeytandan Allah’a sığınırım.
SUNUCU 3:Şeytandan Allah’a sığınırım. “İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.”
ADNAN OKTAR:Evet. Ne diyor Cenab-ı Allah? Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar,” yani her konuda samimi olacak, candan olacak. Zulüm olur aksi. “İşte güvenlik onlar içindir” Allah, “onlara güvenlik sağlayacağım” diyor. Bu bir mucizedir aslında. Kuran mucizesidir. Mesela bak Peygamberimiz (s.a.v.)’e hiçbir şey yapamamışlardır. “güvenlik onlar içindir” diyor “ve onlar hidayete ermişlerdir.” Hayatının her safhasında korunup kollanırlar. Yani hiç acı çekmezler. Zorlukla karşılaşmazlar. Bu çok önemlidir, inşaAllah. Hayır, zorlukla karşılaşır, acıyla karşılaşır. Fakat acıyı hissetmez, zorluğu hissetmez. Bu çok hayret verici bir şeydir. Mesela karşılaşıyor, büyük bir tehlikeyle karşılaşıyor ama korkmuyor. Büyük bir acıyla karşılaşıyor ama acıyı hissetmiyor. Bir mucizedir bu, inşaAllah.
Bismillah. Kuran’ın her sayfası birbirinden güzeldir.
SUNUCU: Hocam sorularımız var. Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili özellikle çok fazla. Ama ondan önce Ender diye bir kardeşimiz Hocam sizin bir kitabınızı okumuş. Onunla ilgili hayranlığını dile getirmiş. İzin verirseniz onunla başlayayım. “Selamün aleyküm Hocam.”
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam.
SUNUCU 1:“Sizin Maddenin Ardındaki Sır isimli kitabınızı okudum ve bir kez daha anladım ki Allah çok yüce ve biz insanlar onu yeterince takdir edemiyoruz. Bir insanın bunu düşünüp secde etmemesine anlam veremiyorum. O gün heyecandan ne yapacağımı şaşırdım. Kitabınızı okuyup daha iyi anlayınca Allah öyle muhteşem, güzel, sonsuz ötesi bir güç ki, ona secde etmek bence en güzel hazine.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Ender ruh sahibi maşaAllah. Allah’ın ruhunu taşıyor inşaAllah.
SUNUCU 1:“Selamün aleyküm, sevgili nurlu arslan Hocam. Hz. Mehdi (a.s.)’nin ismi hakkında birçok rivayet mevcut. Hadisler genellikle sahabelerin sorusu üzerine nakledilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.) de Allah-u alem imtihan ortamının gereği Hz. Mehdi (a.s.)’nin ismini gizlemiştir. Ama ipucu olarak isminin ismine mutabık olduğunu belirtmiştir. Bu hadis-i ravilerde de direkt Ahmet Muhammed Mehdi (a.s.) gibi Peygamberlerin ismiyle nakletmişlerdir. Asıl olan isimlerin denk mutabık olmasıdır. Allah-u alem Hz. İsa (a.s.) şu an gelmiştir. Ama müşriklerin, dinsizlerin saldırısından korunmak amacıyla gizlendiğini belirtmiştiniz. Sevgili Hocam Hz. Mehdi (a.s.)’ye Hz. İsa (a.s.)’nın şu an hangi kimlikteki ismi, soy ismi sorulsa söylenemez, değil mi Hocam? Hz. İsa (a.s.)’nın da şu an bilinen kimliğinde ismi farklı olabilir, değil mi Hocam?” diye sormuş.
ADNAN OKTAR: Şimdi bak biraz acele ediyorlar. Bu sene çok harikalar görecekler. Bir dahaki sene bu daha da artacak, bir dahaki sene daha artacak, bir dahaki sene daha artacak, bir dahaki sene daha artacak. Yani olağanüstülük üstü olağanüstülük görünce dediklerimin doğru olduğunu anlamış olacaklar. Olağanüstülüklerin dozu gittikçe artacak. Bakın İslam Birliği’nden hiç bahsedilmezken iki yıl önce, adeta çok az bahsediliyordu, çok az insan bahsediyordu. Şu an çok yoğun gündem. Dediklerimin doğru olduğuna dair çok ciddi bir delil bu. Türkiye’de siyasete din çok şiddetli yansıdı, etki etti. Mesela CHP sol parti biliniyordu. “Biz sol parti değiliz artık” dediler. “Sağ partiyiz” dediler. Yani bu Türkiye’de dinin etkisinin ne dereceye geldiğini gösteriyor. Mesela Kemal Kılıçdaroğlu’nun üslubuna bakın. Deniz Baykal’ın üslubuna bakın. Gittikçe dindar ve güzel bir üsluba doğru gidiyorlar.
Bu arada Deniz Baykal’ı da harcadılar. Aklıma gelmişken onu da söyleyeyim. Yani aslında kibar, nezaketli, saygılı bir insandı. Neyse bir hayır vardır, inşaAllah.
Bir de şehit ailelerinin bir an önce şu madalyalarını ben bir göreyim. Hepsinin yakasında ben göreceğim. 24 ayar altından hepsini tanıyacağız biz. Onlara selam vermek, sarılmak için o şart. Hürmet etmemiz için şart, inşaAllah. Böyle kalplerinin üzerinde burada göreceğiz hepsinde. Annesine, babasına, oğluna, kardeşi varsa kardeşine hepsine.
Ben sana bir ayet okutacağım. 26. ayet Sad Suresi. Şeytandan Allah’a sığınıyoruz.
SUNUCU 1:Şeytandan Allah’a sığınırız. “Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah'ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır.”
ADNAN OKTAR:Hesap gününü unutmayacaklar. Hesap gününü unutana Allah “azap yaparım” diyor. “Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet. İstek ve tutkulara uyma.” 2023. İslam’ın en şaşalı hakimiyet devresini veriyor. Bakın Hz. Davud (a.s.)’dan bahsediyor Allah. Ki Hz. Mehdi (a.s.) de Hz. Davud (a.s.) soyundandır. “Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet”. Hz. Mehdi (a.s.) hak ile hükmedecek mi insanlar arasında? Edecek, değil mi? “İstek ve tutkulara uyma.” Yani hiçbir istek ve tutkuya göre, hevaya göre hareket etmeyecek Mehdi (a.s.). Allah rızası için hareket edecek. Tam 2023 tarihini veriyor. Yine ayetin başında; “Biz seni yeryüzünde halife kıldık,” 2021 bak aynı ayette ikinci ayet 2023’ü veriyor, birinci ayet de 2021’i veriyor bakın, “biz seni yeryüzünde halife kıldık,” lider kıldık. Mehdi (a.s)’nin yeryüzünde lider olmasına bakıyor ve tam 2021, Bediüzzaman’ın verdiği tarihi veriyor. Ebcedi yani ne bir eksik, ne bir fazla. “Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığı vermiştik.” “Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığı vermiştik.” Bunun ebcedi de 2004 tarihini veriyor. Mehdi’nin (a.s) hikmet ve anlatım çarpıcılığına sahip olacağına da işaret etmiş oluyor ayet, inşaAllah. Bak bir tane tarih veriyor, bu da bu şekilde. Yani hep Mehdi (a.s)’ye ait tarifler vermesi, Kuran’da bu tarz ayetlerin, çok büyük bir harikadır. Yani nerede dünya hakimiyeti varsa hep Mehdi (a.s)’nin tarihini veriyor o tarihler.
SUNUCU 1: Bir soru sorayım mı Hocam, Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili. “Essalamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.”
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam.
SUNUCU 1: “Saygıdeğer Hocam, Hz. İsa (a.s) niye Hz. Mehdi (a.s) gibi açık değil, gizli görev yürütüyor? Bizleri bilgilendirirseniz iyi olur. Allah razı olsun, saygı değer Hocam, Abdurrahim İnan, Mardin.”
ADNAN OKTAR: Abdurrahim kardeş bu konunun cevabını biliyordur ama yine de ben söyleyeyim. Hz. İsa (a.s) olduğunu iddia eden bir şahıs vardı Amerika’da. Amerikan polisi evi ablukaya aldı, evi oradaki kişilerle beraber, hepsiyle beraber yaktılar. Tabii, yüzlerce insan vardı içinde. Çocuk, kadın falan, hepsi beraber. Yaktılar. Binasıyla beraber, yaktılar. Devletler böyle şeye karşı çok titizdirler. Yani bu tarz bir karşılık verme eğilimindedirler. Özellikle Hz. İsa (a.s.) konusunda. Şimdi Hz. İsa (a.s.) çıkar çıkmaz da mucize göstermesi gerekir o zaman. Yani bu da biraz değişik bir durum olur, imtihana muhalif olabilir. Onun için gizli olacak. Bir süreye kadar gizli inşaAllah. Zamanı geldiğinde açık, inşaAllah. Evet 31. ayet inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınıyoruz.
SUNUCU 1: Şeytandan Allah’a sığınırız. “Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur.”
ADNAN OKTAR: Evet bir ayet daha okutalım, 38. ayet. Şeytandan Allah’a sığınıyorum.
SUNUCU 2: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Olanca yeminleriyle: "Öleni Allah diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaattir, ancak insanların çoğu bilmezler.”
ADNAN OKTAR: Evet, mutlaka insanlar dirilecekler, inşaAllah. 40. ayet. Nahl Suresi 40.
SUNUCU 3: Şeytandan Allah’a sığınırım. “İstediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir.”
ADNAN OKTAR: Evrimle olmuyor demek ki. Değil mi? Hemen oluyor, evet. Efendim, Yusuf Suresi; “İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkan, iktidar verdik.” 2017 veriyor tarih. Bakın demin söyledim. Her ayet, böyle dünya hakimiyetiyle ilgili her ayet, Mehdi(a.s)’nin devrini veriyor. 56. ayet. Yusuf Suresi; “İşte böylece biz yeryüzünde” bak “biz yer yüzünde Yusuf’a güç imkan ve iktidar verdik.” 2017. Çok şaşırtıcı, maşaAllah.
SUNUCU 1: Çok güzel böyle okudukça, tarihleri duydukça insan heyecanlanıyor, mutlu oluyor.
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah. Hayır, mesela 3918 çıkabilir, 1825 çıkabilir, değil mi? 1713 olabilir. Her şey olabilir. 4918 olur. Tam ilgili tarih çıkıyor. 23. ayet, Hud Suresi.
SUNUCU: Şeytandan Allah’a sığınırım. “İman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalpleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar', işte bunlar da Cennetin halkıdırlar. Onda süresiz kalacaklardır.”
ADNAN OKTAR: Samimi iman ederse inşaAllah; süresiz, sonsuza kadar. Sonsuza kadar Cennette mümin. İnşaAllah. 13. ayet. Hud Suresi.
SUNUCU 2: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure getirin ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.”
ADNAN OKTAR: Kuran’ı Peygamber (s.a.v.) yazdı diyorlar. Ama Allah da diyor; “eğer yapabiliyorsanız bütün dünyayı hep bir araya getirin, tanıdıklarınızı. 10 tane surenin benzerini yapın” diyor. 10 sure, “göreyim” diyor Allah. 1400 seneden beri tek bir tane surenin benzerini yapamadılar. Yani bu edebi üslup, bu üstün anlatım yöntemi hiçbir şekilde takdir edilemiyor. Yani taklit etmeye uğraşanlar oldu yani Kuran’ın, Cenab-ı Allah’ın sözüne karşı, yapamadılar. Kaç defa denediler tarihte. Yapılamıyor benzeri.
SUNUCU 1: Ben şeye çok şaşırıyorum Hocam. Hani bir dili öğreniyor unutuyor ya da bir bilgi ediniyor unutuyor ama Kuran-ı Kerim’de öğrendiğimiz bir ayet ya da bir duayı hiçbir şekilde unutmak mümkün olmuyor. MaşaAllah. Buna çok şaşırıyorum.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Yunus Suresi, 107.
SUNUCU 3: Şeytandan Allah’a sığırım. “Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.”
ADNAN OKTAR: Evet. 9. ayet. Ama bunu açıklayacaksın. İnşaAllah.
SUNUCU 1: Tamam. ”Andolsun, Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip-alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.” Burada diyor ki Hocam inşaAllah; “Biz tarafımızdan…
ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah diyor ki:
SUNUCU 1: Cenab-ı Allah diyor ki; “Biz” diyor “kulumuza bir rahmet tattırdıktan sonra bunu kendisinden çekip alırsak, o kuşkusuz artık bir nankördür.” Hani artık Bize inanmayan, Allah’ın var olduğunu kabul etmeyen.
ADNAN OKTAR: “Ümidini kesmiş, tersleşmiş, kişiliği karakteri bozulmuş bir tavır gösteren kişi olanlar vardır” diyor Allah. Onları kınıyor Cenab-ı Allah.
ADNAN OKTAR: Evet 74. ayet, Araf Suresi.
SUNUCU 2: Şeytandan Allah’a sığınırım. “(Allah'ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, anarşi, terör yapmayın diyor, değil mi Cenab-ı Allah? Evet. “Azgınlık yapmayın. Fitne, fücurdan kaçının” inşaAllah. Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum.” Yani Kuran’ı tebliğ ediyorum. “Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.” 2029 tarihini veriyor ebcedi. Yine Mehdi(a.s)’nin tarihini veriyor. 68. ayet, Araf Suresi bakın. “Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum.” Kuran’ı tebliğ ediyorum.” Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.” Güvenilir bir insanım, güvenilir bir tebliğciyim. 2029. Bak ne eksik, ne fazla. Hepsi Mehdi (a.s)’nin tarihini veriyor, devrini veriyor, maşaAllah.
SUNUCU 1: 2 yıl sonra çok güzel olaylarla karşılaşacağız o zaman, inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Yani ne diyorsam çıkıyor, görüyorsunuz. İnşaAllah. Ben hayali bir şey söylemiyorum. Hepsi ispatlı inşaAllah. Efendim. 25. ayet, Lokman Suresi.
SUNUCU 1: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Andolsun onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, şüphesiz; "Allah" diyecekler. De ki; "Hamd Allah'ındır." Hayır, onların çoğu bilmezler.”
“Andolsun onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak,” bizlere, kullara “gökleri ve yerleri kim yarattı?”diye sorduklarında, biz de “şüphesiz Allah diyeceğiz.” “De ki; "Hamd Allah'ındır." Hayır, onların çoğu bilmezler.” Hamdın Allah’ın olduğunu Hocam burada.
ADNAN OKTAR: Yani Allah’a hamd etmemiz gerektiğini söylüyor Allah.
SUNUCU 1: Söylüyoruz ama burada Allah’a hamd etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Fakat çoğunun bunu yapmadığını, çoğunun hamd etmeyi bilmediğini söylüyor.
ADNAN OKTAR: Evet, Allah’a gereği gibi kulluk yapmadıklarını, değil mi? İslam’a, Kuran’a aykırı bir hayat içerisinde olduklarını onu açıklıyor Kuran.
SUNUCU 1: Hamd etmenin aslında tam anlamıyla ne demek olduğunu bilmediklerinden bahsediyor.
ADNAN OKTAR: Evet Allah’a teşekkür etmek, şükretmek, verdiği nimetleri anmak. Mesela bak sağlık, sıhhat vermiş; güzellik, iyilik vermiş, onlara şükredeceğiz. Adam “banane” diyor. Banane deyince de Allah karşılığını azap şeklinde veriyor. Yani madem nimetten anlamıyor, Allah nimeti elinden alıyor o zaman. Yerine bela veriyor, inşaAllah. 23. ayet, Lokman Suresi. Benim kızım okusun onu da, hadi bakayım.
SUNUCU 3: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü Bizedir, artık Biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.”
ADNAN OKTAR: “Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni hüzne kaptırmasın.” Birisi inkar ettiğinde, dinsiz olduğunda diyor ya; “üzüldüm, perişan oldum, canım yandı, elim ayağım boşaldı, çok kızdım” diyorlar. Allah haram kılıyor. “Kesinlikle sizi üzmesin” diyor. Muhkem ayettir. Üzülmeyeceğiz. İnşaAllah. Yani bizi kızdırmayacak. Çünkü Allah onu öyle yaratıyor. “Onların dönüşü Bizedir.” “Ben zaten gereğini yapacağım” diyor Allah. “Artık Biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz.” “Bütün yaptıklarını söyleyeceğim onlara” diyor Allah. “Kalbinizde olanları da ben bilirim” diyor Allah. “İçinizde saklı olan her şeyi bilirim ben” diyor. İnşaAllah. Bir ayet daha okuyalım.
SUNUCU: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: 30. ayet, Lokman Suresi.
SUNUCU 3: Şeytandan Allah’a sığınırım.” İşte-böyle; şüphesiz Allah, O, Hak olandır ve şüphesiz O'nun dışında taptıkları (tanrılar) ise, batıldır. Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür.” Burada Yüce Allah’ın tek olduğuna ve hani onun yerine gelenlerden, yapay olarak yapılan, batıl olarak yapılan tanrılardan hiçbir hayır gelmeyeceğini, Allah’ın tek olduğunu ve O’ndan başka tapılacak bir varlık olmadığını açıklıyor.
ADNAN OKTAR: Evet mesela Darwinizm, değil mi? Atomu ilah ediniyor. Atomun insanları meydana getirdiğini, bütün evreni meydana getirdiğini ama tesadüfen; atomun aklıyla göz yaptığını, atomun kulak yaptığını, burun yaptığını, insan meydana getirdiğini, Einstein’ı, bilim adamlarını, hepsini atomların tesadüfler sonucu yaptığını iddia ederek onları ilahlaştırıyor. Allah da bunun çok akılsızca ve çok yanlış bir inanç olduğunu, tek ilahın Kendisi olduğunu söylüyor Allah. Evet.
SUNUCU 1: Evet MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet şimdi bitirebiliriz. Harun Yahya tv’ den devam edeceğiz zaten inşaAllah.
SUNUCU: Ağzınıza sağlık Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
SUNUCU: Yayınlarımızı Harun Yahya.Tv. sitesinden 24 saat takip edebilirsiniz. Soru ve görüşlerinizi bize ahirzamansohbetleri@hotmail.com adresinden gönderebilirsiniz. HarunYahya.org ve HarunYahya.net adreslerinden Hocamızın eserlerini ücretsiz indirebilirsiniz. Bizi yarın 22:00’den itibaren HarunYahya.Tv internet sitemizden, Mavi Karadeniz Radyo ve Kanal Avrupa’dan takip edebilirsiniz. Yayınımıza HarunYahya.Tv sitemizden kaldığımız yerden devam edeceğiz. İyi geceler.
Bedenimizdeki Ayetler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Evrim Sözlüğü
Devamı ...Makaleler
Devamı ...