ADNAN OKTAR:Oktar anlat.
OKTAR BABUNA:Hocam sizden öğrendiğimiz “maddenin gerçeği”ni anlatıyoruz, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Maddenin gerçeğini anlatıyordunuz.
OKTAR BABUNA:Evet, inşaAllah. Allah razı olsun. Hocamızın Hayalin Diğer Adı Madde, Kuledeki Küçük Adam, Zamansızlık ve Kader Gerçeği kitaplarını okurlarsa inşaAllah, ayrıca evlerinde olan kitapların arkalarında “Maddenin Ardındaki Sır” bölümleri var. Çok önemli bir konu inşaAllah. Bunu bilen bir kişi o zaman Allah’a tam anlamıyla iman eder. Kaderine tam teslim olur inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ağabeyleriniz size neler anlatıyor bakayım.
SUNUCU 3: Çok güzel şeyler anlatıyorlar. O kadar güzel şeyler öğrendik ki dinle ilgili, bilmediğimiz şeyleri. Buraya gelmek için can atıyoruz.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Aynı fikirde misin?
SUNUCU 1:Evet kesinlikle, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Sen?
SUNUCU 2: Ben de aynı şekilde.
ADNAN OKTAR:Ara ara geleyim mi ben de böyle, ne diyorsunuz?
ALTUĞ BERKER: Şeref olur Hocam.
OKTAR BABUNA: Hocam sizsiz olmuyor, maşaAllah. Yani herkes sizi görmek istiyor. Biz sizden öğrendiklerimizi, sizin vesilenizle anlatıyoruz inşaAllah. Ama siz anlattığınız zaman bambaşka oluyor her şey, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Özetle önümüzdeki günlerde güzel gelişmeler olacak. Devam edecek. Zor günler göreceğiz. Güzel günler göreceğiz. Zor günler göreceğiz. Güzel günler göreceğiz. En sonunda çok geniş çaplı güzel günler göreceğiz. İnşaAllah, bunu da göreceksiniz. Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste belirtmiş.
Tamam, sen devam et. Seni dinleyelim, güzel anlatıyorsun.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Zamansızlık ve kader konusunda; kaderin de Allah’ın bir anın sonsuzda biri kadar zamanda yarattığı yani zamandan münezzeh olduğu için, bizde de algı olarak var olduğu için, Allah bütün kaderi yaratıp bitirmiştir ve bilir.
ADNAN OKTAR:Kader de mi benim buraya gelmem?
ALTUĞ BERKER:Kaderde Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Vakti saati belli mi?
OKTAR BABUNA:Belli Hocam.
ADNAN OKTAR:Değil mi? Hepsi. Kaderi çok detaylı anlatalım. İyice anlaşılsın. Teknik yönden de anlatalım. Ama alışılmış konuları değil de, değişik yeni yeni konularla anlatsak daha da güzel olur. Tamam mı? Devam et.
OKTAR BABUNA: Bizim için gelecekolan olaylar, Allah katında, Allah’ın sonsuz hafızasındavar. Levh-i Mahfuz olarak bildiriliyor Kuran’da bize inşaAllah. Şu an hepsi var, yaratılmış ve bitirilmiş. Ahiretteki hayatımız da inşaAllah o şekilde. Sadece biz şu anda bilmediğimiz için bizim için gelecek oluyor. Tersi de olabilirdi. Mesela Allah geleceği önce hafızamıza verseydi, bizim geçmiş dediğimiz bizim için gelecek olacaktı. Gelecek dediğimiz de geçmiş olurdu. O zaman mesela yaşlılık bilgilerimiz önce verilseydi hafızamıza, biz yaşlılığımızı geçmiş diye düşünürdük. Bebekliğimiz bizim için gelecek olurdu. Bu dolayısıyla bize zamanın bir algı olduğunun da kanıtı olmuş oluyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ne yapıyor Sungur Hocam? Düzelmiş değil mi? İyi durumu.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam biraz daha iyi. Çorba gibi sıvı besinler alabiliyor. Boğazında da bir sorun vardı. Bacak ve kolları hareket edebiliyor.
ADNAN OKTAR:Hazreti şöyle 15 dakika da olsa bir ziyaret edelim.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Hastayı uzun ziyaret doğru değildir. Çok ayıptır. İnşaAllah.
Bu kitap, ver bakayım, yeni baskı mı? İngilizce mi? Şahane kitap olmuş, maşaAllah. İran’daki Mehdi konferansında dağıtacağız bu kitaplardan, inşaAllah. Museviler de gidiyorlar. Onlar da Mehdi (a.s.)’yi beklediği için, onlar da konferansa gidiyorlar. Kalınlığı da pek tarif edilecek gibi değil. En iyisi şöyle göstereyim. Şahane eser. Mutlaka edinmek gerekiyor. Ucuz da yani. Ama internetten indirebilirler tabii.
ALTUĞ BERKER:Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecekler kitabının İngilizcesi.
OKTAR BABUNA:Bu da kitabınızın yeni baskısıydı Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hangisi o?
OKTAR BABUNA:Türk İslam Birliği’ne Çağrı kitabınızın İngilizcesi, İngilizce baskısı.
ADNAN OKTAR:Şahane.
OKTAR BABUNA:Dün de Hocam Hz. Meryem ve Evrim Aldatması’nın Rusça baskılarını göstermiştik. Onlar da yeni basıldı.
ADNAN OKTAR:Oktar Hocam anlat.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam. Bu sizin söylediklerinizin birer birer gerçekleştiğini anlatmıştık. 1100’den fazla oldu. Siz dünya yeni bir Osmanlı’ya muhtaç demiştiniz, modern anlamda. Bu bütün gazetelerde şu anda haber olarak ve bütün dünya liderleri tarafından telaffuz edilen bir gerçek olarak gerçekleşti. Bu da gerçekleşti.
ADNAN OKTAR: Yeni Osmanlı demek, ultra modern İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti demektir. Ultra modern olarak. Neşeli, sevinçli, genç, dinç, bilimin, sevginin, estetiğin tam hakim olduğu mutlu bir dünya demektir, inşaAllah.
Berkerim sen anlat bir şeyler.
ALTUĞ BERKER:“Bu dönemin en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslam’dır.” İnşaAllah siz bunu çok uzun yıllardan beridir söylüyorsunuz Hocam. Allah razı olsun. Şu andaki gelişmeler de sizin söyleminizle, ısrarla üzerinde durmanızla hem Nur talebesi kardeşlerimiz zikretmeye başladılar, hem de Allah’ın izniyle sosyolojik gelişmeler de Türk-İslam Birliği’ne doğru ilerliyor.
Bir ayet okuyayım inşaAllah. Hadid Suresi, 22-23. Şeytandan Allah’a sığınıyorum: “Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir Kitap'ta (yazılı) olmasın.”
ADNAN OKTAR:İsabet eden şey, musibet o. İsabet eden şey.
ALTUĞ BERKER:Allah’ın sonsuz kaderinde yarattığı her şeyi ve bizim yaşadığımız her şeyi demin anlattığınız gibi, başımıza Allah’ın yaratmasıyla geldiğini gösteriyor Hocam inşaAllah. “Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız.”
ADNAN OKTAR: Oktar Hocam anlat.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam, fosillerle ilgili bir filmimiz vardı, gösterelim mi onu?
Fosilleri, maşaAllah dünya çapında tanıtan siz oldunuz Hocam. 5 milyon yıllık Sırtlan kafatası. Çok yakın çekim. Detayları; dişleri, yandan üstten görünüşü.
ADNAN OKTAR: Dağılmaması için alçıyla tutturuyorlar. O beyaz kısım onlar oluyor. Dağılıp parçalanmaması için.
OKTAR BABUNA:Günümüzdeki sırtlanın halini görüyoruz. Hiçbir değişikliğe uğramadığını gösteriyor, 20 milyon yıl boyunca.
Bir elma ağacı yaprağı fosili, 50 milyon yıllık. Bakın damarları.
ADNAN OKTAR:Hiçbir değişikliğe uğramamış.
OKTAR BABUNA:Evet, bütün şekliyle damar yapısı, şekli hiçbir değişikliğe uğramamış. 95 milyon yıllık tilki kafatasını görüyoruz. Yandan görüntüsü bu. Bakın dişleri, kafatasının yapısı, uzunluğuna dikkat edelim. Günümüzdeki halinden hiçbir farkı yok.
ADNAN OKTAR:Cübbeli’den anlatıyor musunuz? Cübbeli derken şahsı değil tabii ki. Oradaki bir fikir sistemi var, bir yanlışlık var. Onun peşindeyiz biz. Yoksa gariban, benim ne alıp veremediğim olacak onunla.
“Hz. Mehdi (a.s.), bütün haramların helal sayıldığı, büyük bir fitneden sonra çıkacaktır” diyor. “Hilafet (Müslümanların manevi liderliği), ona evinde otururken gelecek ve devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır” diyor.(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23) “Çok büyük fitne olacak devrinde” diyor, inşaAllah. oku bakayım şuradan.
SUNUCU 3: “Hakim, İbni Mace ve Ebu Naim, Hz. Enes'den tahric ettiler. Ben Resulullah (sav)'den duydum. Şöyle buyurdu: ‘Biz Abdülmuttalip'in evladından yedi kişi, Cennetin efendileriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Hz. Mehdi (a.s.).’”
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah. Bak Cennet halkının seyyidleriyiz diyor. Kimlermiş? “Ben” yani Resulullah (s.a.v.), Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Hz. Mehdi (a.s.).
SUNUCU 3: Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat.
ADNAN OKTAR: “Naim buyurdu ki: Ben Hz. Mehdi (a.s.)'yi Peygamberlerin suhufunda (sahifelerde; Adem, Şit, İdris ve İbrahim Peygamberlere indirilen sahife şeklindeki kitaplarda) şöyle bulurum: "Hz. Mehdi (a.s)'nin amelinde ne zulüm ne de ayıp yoktur." Ahkamda masumdur mübarek, maşaAllah. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21) Yüzlerce yıllık kitaplar bunlar, inşaAllah.
“Maveraünnehir'den bir adam (Hz. Mehdi (a.s.)) çıkar, ona el-hâris (arslan) denir.” Arslanmış lakabı. “Bu Hadis-i Şerif'ten Hz. Mehdi (a.s)' nin bir isminin de Arslan olduğunu anlıyoruz. Ne tevafuk....” Olmaz onu kitaptan okusunlar. Burayı geçeyim en iyisi.
Allah Allah, yine o tarz bir şey: “Keza (N. b. Hammad) Ebu Said'ül Hudri'den tahric etti. Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Mehdi (a.s.)'nin adı benim adımdır.” “Adı adımın aynısı” diyor. Ama söylemiyor. “Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafa” o zaman derdi, bu dört ismimden biri derdi. Ama söylemiyor. “Adı benim adımdır” diyor. Gerisini bize bırakıyor. “Onun ismi ismime uyar” diyor. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir zaman Mehdisinin Alametleri) Sonra baktık ki Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyadı Adnan. Ben-i Adnan’dır. Çünkü “babamın adı da aynıdır” diyor. “Babamın adı da tam mutabıktır.” “İsmi de tam mutabıktır” diyor. Bu nasıl olabilir? Peygamberimiz (s.a.v.)’e Hz. Ali (r.a.) nasıl hitap ediyor?
OKTAR BABUNA:‘Mustafa Adnan Peygamber’ diye inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Çünkü ismi o. Babasına nasıl hitap ediliyor, Peygamberimiz (s.a.v.)’in?
OKTAR BABUNA:‘Adnan’ diye inşaAllah.
ADNAN OKTAR:‘Adnan’. Soyadı ‘Adnan’ inşaAllah. Kastedilen bu, inşaAllah. “Hocam sen kendini mi ima ediyorsun?” Benim hiç öyle bir sorunum yok. Böyle İslam ahlakı dünyaya hakim olsun, Mehdi (a.s.) çıksın. Ben ayağının altını öperim. Ne güzel. Ben ne yapacağım yani? Saray; benim zaten kaldığım yer saray gibi, ne yapacağım yani? Hayat; hayatın en güzelini yaşıyorum ben. Benim öyle bir hırsım yok ki. Saygı, sevgi; benim etrafımdaki insanlar muazzam sevgi, saygı gösteriyorlar. Yani bir hakimiyet sonucunda elde edeceğim bir şey yok benim. Ben her türlü nimetin içindeyim, elhamdülillah. Benim öyle bir sorunum yok. Ben milletimin kurtulmasını, dünyanın kurtulmasını istiyorum. Huzur olsun. Herkes birbirini sevsin, neşe içinde olsunlar. Bir de diyecekler; “şu Mehdi (a.s.)’dir.” Nezaketiyle ayakkabısını çıkarırım, ayağının altını öperim. Derim; “efendim, ben sizin hizmetçinizim” bu kadar. Daha ne olsun? Türk-İslam Birliği olmuş. PKK darmekeşan olmuş. Ta Çin’e kadar dayanmışız. Değil mi? Bütün dünya mutlu ve sevinç içinde bayram havası. Yani ne fark eder? Ha Hasan, ha Hüseyin, ne fark eder herhangi birinin Mehdi (a.s.) olması? Ben iftihar ederim, çok hoşuma gider. Benim öyle bir hırsım yok. Bıraksınlar bu münasebetsizlikleri yani. Ama ben mert adamım, açıkça söylüyorum, doğrusunu söylüyorum, niye gizleyeyim yani? Benzerlik var diye söylemeyecek miyiz yani?
Devam et Berker.
ALTUĞ BERKER:Hocam estağfurullah. Hadiste de, Ebu Davud’da; “El-Hâris İbn-ul Harras” olarak geçiyor inşaAllah. “Aslan oğlu aslan.”
ADNAN OKTAR:Ama hakikaten Arslanoğlu benim soyadım.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, Arslanoğulları soyundansınız inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Babamın evlilik cüzdanında yazıyor, Arslanoğlu diye. Bizim soyumuz da ceddimiz de hep Arslanoğulları olarak geçiyor. Zaten seyyid olan dedemin soyadından da bağlantıyı o şekilde kurduk, inşaAllah. Ama benim iddiam yok. Birçok Arslanoğlu var Türkiye’de. Milyonlarca vardır, soyadı Arslanoğlu olan. Yani bu bir şeyi ifade etmez. Devam et Oktarım.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah. Bir hadis var Hocam. Peygamberimiz(s.a.v.)’in: “Hz. İsa (a.s.) onu (sandığı) alıp açacak ve içinde bir mühür, bin kitap bulacak, bu kitaplarla şeriatı (Kuran ahlakının esaslarını ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini) ihya edecek.” (Risalet’ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4) Enis el-Cülesci kitabından Hocam. Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. İsa (a.s.)’nın hazır kitaplar bulacağını; üzerinde sarı altın mühür, Peygamber (s.a.v.) mührü olan ve bunlarla tebliğ yapacağını, İslam’ı tebliğ edeceğini bildirmiş Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bir kere o güzeller güzeli olan Hz. İsa (a.s.)’yı göreceğiz ve sarılacağız. Yanaklarını sıkacağım. Bak göreceksiniz, dediğim olacak. İnşaAllah. Dünya tatlısı. Bak Hıristiyan alemi beklemiyordu pek. Şimdi yüzde 40’ı bekliyor, bütün evanjelik Hıristiyanların. Hepsi anladılar. O güzel kokuyu aldılar Hz. İsa (a.s.)’daki gül kokusunu. Dünya çapında Hıristiyanların yüzde 40’ı, Hz. İsa (a.s.)’nın en fazla 40 yıl içerisinde geleceğine inanıyor şu an. Daha önce yüzde 1 ihtimal veriyorlardı yahut ona yakın ve çok az kesim inanıyordu. Hepsinin kanaati geldi, demek ki bir bildiğimiz varmış ki onlar da anladılar. Diyorlar; “Hocamız bir şey bilmeden söylemez.” Değil mi? Adım gibi emin olmadığım bir şeyi söyler miyim Oktar?
OKTAR BAUNA:Söylemezsiniz Hocam. 1100’ün üzerinde söylediğiniz her şey gerçekleşti, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Ben hurafeden hiç hoşlanmam biliyorsun.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, estağfurullah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, Bediüzzaman Hazretleri 1910’da, 11’de bir kitap yazıyor, Beyanat ve Tenvirler diye. Siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. Şöyle söylüyor; “Eğer siz tembel kalıp da onun” yani Hz. Mehdi’yi (a.s.) kastediyor, “yolunu yapmazsanız, tembellik etseniz” yani Hz. Mehdi (a.s.) için hazırlık yapmazsanız, anlamazlıktan gelirseniz; “yüz sene sonra tamamen onun cemalini göreceksiniz.”
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Tam 2010’nu söylüyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah. “2010 yılında yüzü görülecek” diyor, değil mi? Gerçi şahs-ı manevici, batıncı Hocalarımız biraz alerji kaparlar ama doğrusu budur, inşaAllah. Örtülecek bir şey değil bu. Çocuk olsa anlar. Bediüzzaman’ın Mehdi (a.s.)’nin geleceği ile ilgili açıklamaları çok nettir. Anlamazlıktan gelmek çok ayıptır, mahcup edicidir ve kirli görünüyor, yakışmıyor. Dersin; “bilmiyoruz, ‘Mehdi (a.s.) gelecek’ diyor ama görmedik, bilmiyoruz” deyin. Ama reddetmek çok ayıp, bu olmaz. Mecbur değilsin bulmaya Mehdi (a.s.)’yi. Zaten iddia da edemeyeceğine göre. Ama “gelecek” diyor. “Herhalde gelmiştir” demeleri lazım. İnşaAllah. Evet, Berkerim devam et.
ALTUĞ BERKER:Başka bir yerde Hocam, İstanbul’un önemi çok vurgulanmış. Hz. Mehdi (a.s.)’nin oradan zuhur edeceğini söylediği için kendisi de. Eğer Hicaz tarafına Şam’a hatta gitmenin makbul olacağını söylemişler kendisine. O da diyor ki; Üstad Hazretleri; “Biz, imanı kurtarmak ve Kur’ân’a hizmet için, Mekke’ de olsam da buraya (İstanbul’a) gelmek lazımdı. Çünkü en ziyade burada ihtiyaç var”.
ADNAN OKTAR: Cübbeli’ye bunu söyleyin siz. O “Mekke’de çıkacak” diyor. Bediüzzaman “İstanbul’da” diyor, inşaAllah. Mekke’de biat vardır. Mekke’ye gidecek tabii ki, Medine’ye de gidecek ama biat için, o ayrı. İnşaAllah. Tamam Berker Hocam, devam et.
ALTUĞ BERKER:Estağfurullah Hocam. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) kendi eserlerini en iyi açıklayan kişinin Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu söylemiş Hocam inşaAllah. Şöyle buyurmuş; “Hz. Mehdi (a.s.) kıyam ettiğinde Resulullah'ın yolundan gidecektir. Yalnız o (Hz. Mehdi (a.s.)), Resulullah'ın eserlerini açıklayacaktır” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. “Hadislerini en güzelini o açıklayacaktır” diyor. Hocam buyur, anlat.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Yine hadis okuyayım mı Hocam inşaAllah?
ADNAN OKTAR:Tamam oku.
OKTAR BABUNA:Hz. Mehdi (a.s.)’nin Mehdilik iddialarını kabul etmeyeceğini bildiriyor Peygamber Efendimiz(s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Nasıl kabul etsin, olur mu öyle şey? “Ben Mehdi (a.s.)’ yim” nasıl desin? “Ben Mehdi (a.s.)’ yim” derse, “ben masumum, ben Cennetliğim” demiş olur. Olur mu yani? Bu çok anormal bir hareket. Bediüzzaman da diyor: “Eskiden beri safdil bazı kişiler, Mehdilik iddia etmişlerdir” diyor. Yani “Mehdi (a.s.) olduğunu söylemişlerdir” diyor. Bu onun Mehdi (a.s.) olmadığının net alameti olur. Mehdi (a.s.) asla “Mehdiyim” diyemez. Ama hüsn-ü zan ederiz, sevdiklerimize hüsn-ü zan. Mesela; “inşaAllah Hz. Meryem (a.s.) gibidir” bir genç kız gördüğümüzde, “inşaAllah öyle olsun, veli olsun” deriz. Mesela her Müslüman Mehdi (a.s.) olmak istemekle mükelleftir. Sen de diğerleri de herkes. İnşaAllah. Müslüman lider olmak ister ama iddia edemez, inşaAllah. Devam edelim.
OKTAR BABUNA: Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki inşaAllah; “İnsanlar nihayet Mehdi (a.s.)'ye gelirler ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona biat ederler. "Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz" derler.
ADNAN OKTAR: Tehdit edileceği, değil mi? Mübarek.
OKTAR BABUNA: Evet, inşaAllah Hocam. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 31)
ADNAN OKTAR: Suyuti çok makbul bir insandır. Çok önemli bir Ehl-i Sünnet alimidir.
OKTAR BABUNA:“Ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de gökte de Mehdi (a.s.)’dir.” İstemediği halde, insanların tabi olacaklarını ama Peygamberimiz (s.a.v.) de diyor ki...
ADNAN OKTAR: ‘Gökte de’ ne demek? Melekler de onun Mehdiliğini kabul ediyorlar inşaAllah. Cebrail, Mikail, İsrafil hiç yanından ayrılmıyorlar. Sürekli yanındalar ama insanlar görmeyecekler. Ve binlerce, on binlerce Melek yardım edecek inşaAllah. MaşaAllah. Devam et Oktar Hocam, anlat.
OKTAR BABUNA: Hz. Mehdi (a.s.)’nin Arapça bilmeyeceğiyle ilgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisi var.
ADNAN OKTAR: Ümmidir Mehdi (a.s.). Tabii ümmidir.
OKTAR BABUNA:“O (Hz. Mehdi (a.s.)) Arapça’yı pek iyi konuşamaz, fakat ahlakı hususunda ondan farklı da olmaz.” Demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’nin Arap olmadığını, Arapçayı iyi konuşamadığını anlıyoruz buradan. Arapçayı çok bilmeyecek.
ADNAN OKTAR: Arap kökenlidir ama Arapça bilmeyecek, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Fakat ahlakı da Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ahlakı gibi, çok üstün ahlaklı olacağını anlıyoruz, inşaAllah. Çok değerli olacak inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak Mehdi (a.s.)’nin talebelerine dikkat çekmiş Kehf Suresi. Bak diyor ki; “Hangi yiyecek temizse baksın.” Mehdi (a.s.) temizdir, temizliğe çok dikkat edecek. Talebeleri de çok temiz olacaktır. Bak Kuran’da da bunu diyor. Müslümanlar zaten temizdir. “Hangi yiyecek temizse baksın ve oldukça nezaketli davransın.” Çok nezaketli olacaklar. “Sakın sizi kimseye sezdirmesin.” Çok özenli olacaklar, kendilerini sezdirmemeye özen gösterecekler. “Çünkü durumunuzu bilip ele geçirirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler.” Yani çok büyük bir tehlike ve baskı altında olacakları, hatta ölüm tehdidi altında yaşayacakları anlaşılıyor. Dinlerine yani Darwinizme, materyalizme geri çevirmek için de uğraşacakları anlaşılıyor onların, inşaAllah. Devam et Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah. “Müslümanların manevi liderliği, Mehdi (a.s.)’ye evinde otururken gelecektir.” Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki; “Hz. Mehdi (a.s.), bütün haramların helal sayıldığı, büyük bir fitneden sonra çıkacaktır. Bu Ahir zaman fitnesini tam tarif ediyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Hilafet (Müslümanların manevi liderliği), ona evinde otururken gelecek ve devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37), Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Mehdiyet çok büyük bir gerçek. Yani 2010, 2011’de falan çok daha fazla hissetmeye başlayacaklar. 2014’lerde tam gündem olacak göreceksiniz, Mehdiyet. Ve PKK gittikçe kuduracak ve PKK’nın tek çözümünün Mehdiyet olduğunu da insanlar anlayacaklar. Hiçbir çözüm yoktur bakın Mehdiyetin dışında. Asla baş edilemez bir deccali harekettir. Deccal hareketidir. Ancak Mehdiyet ile çözülecektir. Dev bir Türk-İslam Birliği oluşacaktır. PKK kaçacak delik arayacak ondan sonra. Ama bunun dışında mümkün değildir, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Siz Hocam söylemiştiniz; “vizeler kalkacak, daha sonra da pasaportlar kalkacak” diye. O dönem, yıllar önce tam anlayamamıştı birçok kimse, hatta inanmıyorlardı. Ama altmışın üzerinde ülkeyle vizesi kalktı Türkiye’nin. Siz pasaportları gündeme getirdiniz, pasaportlar da gündeme geldi maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Demek doğruymuş dediğim.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: 75. ayet, Kasas Suresi.
SUNUCU 2: “Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp-kaybolmuşlardır. Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez."”
ADNAN OKTAR: Mal hırsı içinde olmayacak insanlar. Bütün benliğiyle Allah’a bağlanacaklar, inşaAllah. 71. ayet, Kasas Suresi.
SUNUCU 1: “De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Allah, Kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek İlah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?" De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Allah Kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek İlah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz? Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.”
ADNAN OKTAR: Bak, “O gün” diyor Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, “haberler onlar için körelmiştir.” Daha önce her yerden; gazetelerden, radyolardan, her yerden haber alıyor ya, internetten. Haber alma kaynakları yok artık öldükten sonra. Ahirette hiçbir yerden haber alamıyorlar. Bak ayet ona dikkat çekiyor. “O gün, haberler onlar için körelmiştir.” Bütün haber kaynakları gidiyor. Onun için bilgi de edinemiyorlar. Neredeler, nedir olay, bir türlü çıkaramıyorlar. “Birbirlerine de soramazlar.” Birbirlerine de soramıyorlar, o da yasak. “Ancak kim tevbe edip iman eder ve salih amellerde bulunursa artık kurtuluşa erenlerden olmayı umabilirler” diyor Allah, inşaAllah. Ahirette dümdüz arazide toplanacaklar. Öyle orada o tip hareketler yapmak, o tip züppe hareketler veya çirkin hareketler, mümkün değil. Tam hizaya gelmiş olacaklar, inşaAllah. Küfür içinde olanlar için diyorum tabii.
Ahzab Suresi, 45. “Ey Peygamber, gerçekten Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” Biz napıyoruz? Bütün Müslümanlara şahidiz, müjde veriyoruz ve uyarıcıyız. Mehdi (a.s.) ne yapacak? Aynısını yapacak. Peygamber (s.a.v.) ne yaptı? Aynısını yaptı. Sahabeler ne yaptı? Aynısını yaptı. Bediüzzaman ne yaptı, talebeleri ne yaptı? Biz de onun aynısını yapıyoruz. Bütün Müslümanlar görevlidir bu konuyla ilgili olarak. “Ve Kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak” bir kandil olarak, seni “(gönderdik)” diyor. Mehdi (a.s.)’ye bakan bir ayettir aynı zamanda, inşaAllah. Bak, “Kendi izniyle Allah'a çağıran,” Kuran’a çağıran “ve nur saçan bir çerağ” ve kandil “olarak (gönderdik)”diyor inşaAllah. “Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma.” Eziyet ederler, iftira atarlar, oyun oynarlar. “Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter” diyor. Allah’a tam teslim olacağız inşaAllah.
Tamam, Harun Yahya Tv’den devam ediyoruz inşaAllah. Haydi bakalım, inşaAllah.
SUNUCU 1: Programımızın sonuna geldik. HarunYahya.Tv sitesinden 24 saat yayınlarımızı takip edebilirsiniz. Soru ve görüşlerinizi bize ahirzamansohbetleri@hotmail.comadresinden gönderebilirsiniz. Harunyahya.org ve HarunYahya.net adreslerinden Hocamızın tüm eserlerini ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Bizi yarın 22:00’den itibaren HarunYahya.Tv internet sitemizden, Mavi Karadeniz Radyo, Kanal S, Samsun Aksu ve Tv Kayseri ekranlarından takip edebilirsiniz. Yayınımıza HarunYahya.Tv sitemizden devam edeceğiz. Hayırlı akşamlar.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Radyo programları
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...