ADNAN OKTAR: Oktar Hocam, neler anlattın benim olmadığım yerde?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Sizin eski konuşmalarınıza dayanarak inşaAllah; Lulin Kuyruklu Yıldızı’nın çıkışı, ondan önceki kuraklık…
ADNAN OKTAR: Bak Oktar, sana net söylüyorum; Mehdi (a.s.) çıktı, Hz. İsa (a.s.) görevde. On yıl içinde göreceksiniz, ben buradayım. Kardeşim, dediklerimden bir tane çıkmayan oldu mu?
OKTAR BABUNA: Olmadı Hocam.
ADNAN OKTAR: Ben hurafeye inanır mıyım?
OKTAR BABUNA: İnanmazsınız Hocam.
ADNAN OKTAR:Olmayan bir şeye inanır mıyım?
OKTAR BABUNA: İnanmazsınız Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Emin olduğum, yüzde yüz emin olduğumu söylerim. Türk-İslam Birliği yüzde yüz oluşacak.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yolda aklıma Erbakan Hocam geldi. Çok severim ben onu. Türk-İslam Birliği’ne kendini adamış bir insandır. Ona vefa çok önemlidir. Ona vefasızlığı ben hazmedemem. O çok çirkin bir hareket olur. Özellikle Taha Akyol’un talimatıyla, Aydın Doğan’ın talimatıyla; “efendim emrinizdeyiz, emrindeyim” üslubu Müslüman’a yakışır bir şey değildir. Yani, “tabii ki biz de sizin gibi düşünüyoruz, Taha Bey. Aydın Bey’le aynı görüşteyiz” diyemez, dememesi lazım. Burada bir acayiplik var. Değil mi? Biz bunca yıllık Erbakan Hocamıza vefa duygularıyla, canı gönülden sahip çıkarız. Sonuna kadar. Saadet’i Aydın Doğan yönetmiyor. Milli Gençlik tabanı vardır, onlar inşaAllah. Oktar Hocam anlat, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam, nasıl uygun görürseniz. Hadisler var eğer uygun görürseniz Hocam.
Peygamberimiz (s.a.v.)’den, bir hadiste şöyle diyor Peygamberimiz. Şöyle rivayet etmiştir. “Şu muhakkak ki Ahir zamanda Mağrib memleketinin en uzak mevkiinden Mehdi denilen bir zat çıkacak. Ve ön tarafında kırk mil mesafe olarak yardım yürüyecek. Mehdi'nin bayrakları beyaz ve sarıdır. İçinde çizgiler bulunur. Bayraklarında Allah'ın İsm-i Azamı yazılmıştır. Onun bayrağı altındaki hiçbir birliği mağlup edilmez…” (İmam Şarani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti'l-Kurtubi), sf. 438)
ADNAN OKTAR:Oktar’ım öncüsü olarak bizi yenebiliyorlar mı?
OKTAR BABUNA:Yenemiyorlar Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Mehdi (a.s.)’yi nasıl yensinler?
OKTAR BABUNA:Evet inşaAllah Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Evet, sen devam et Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:Burada Hocam, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, ‘Sarı, beyaz bayrakları’ kitaplara işaret olabilir, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani. Tabii bir işareti bu olur. Ama çıktıkça ortaya o alametler, daha da netleşir, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Bir diğer hadis daha var, okuyayım mı onu da. “Ya Ali! İman açısından halkın en hayret verici olanları ve yakin açısından da en büyük insanlar, Ahir zamanda gelecek olan kimselerdir.” Burada Hocam, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, Ahir zamanda samimi iman edenlerden bahsediliyor. Hz. Mehdi (a.s.)’nin talebelerinin manevi değerlerini öven bir hadis, inşaAllah. “Onlar Peygamberi görmemişler ve İmam (Hz. Mehdi (a.s.) da onlardan gizlidir.” Hz. Mehdi (a.s.)’nin önceden tanınmasının mümkün olmadığı…
ADNAN OKTAR:Bilmiyorlar tabii. Emin değiller.
OKTAR BABUNA:“Bununla birlikte onlar beyaz sayfalara nakış olunmuş siyah hatlar vasıtasıyla (yazılı belgelerle) iman ederler.” (Men La Yehzuruh’ul-Fakih, c. 1, s. 269)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. İlimle, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: “Nechül Belağa'dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: "Onlar yanlış yolları izleyerek ve yol gösterici gelenekleri terk ederek sağa ve sola gittiler. "” İnsanların dinden saptığı bir dönem olduğunu işaret ediyor, Peygamberimiz. “Ey insanlar, bu her vaadin gerçekleşeceği ve bilmediğiniz kişinin (Mehdi (a.s.)) gelişinin yaklaştığı zamandır.” Ahir zaman alameti olarak insanların dinden uzaklaşacağı, bidatlerin hurafelerin ekleneceğine işaret var, inşaAllah. “Dikkat edin, o zaman aramızdan çıkmış olan (Hz. Mehdi (a.s.)), bu en zor zamanlarda aydınlık bir ışıkla onları aşacak.” MaşaAllah.
Bu dönemde Hz. Mehdi (a.s.)’nin bu zorlukların hepsinin üstesinden geleceği; İslam ahlakının hakimiyetine vesile olacağı ki biz bunu yaşıyoruz bugün. Müslümanların ezildiği, her yerde zorlandığı bir dönem dünya çapında açıkça. “Hz. Mehdi (a.s.) aydınlık bir ışıkla onları aşacak” diyor inşaAllah. İlimle.
ADNAN OKTAR:Nurla, güzel ahlakla, sevgiyle. Evet, devam et.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah. “Ebu Basir şöyle der: İmam Muhammed Bakır veya İmam-ı Caferi Sadık aleyhisselam’dan naklen.” Peygamberimiz (s.a.v.) demiş ki, inşaAllah; “Ona Hz. Mehdi (a.s.) imameti veren, ona ilim ve kitaplar verecek ve onu kendi başına bırakmayacak.” (Şeyh Muhammed bin İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani sayfa 387) Hz. Mehdi (a.s.)’nin de Allah tarafından destekleneceği ve imameti veren Allah’ın onu yalnız bırakmayacağı ve kitaplarla da inşaAllah, faaliyetlerine vesile olacağı.
ADNAN OKTAR:Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.), İsrafil (a.s.) değil mi? MaşaAllah. Serdar Hocam anlat.
SERDAR DAYANIK:Estağfurullah Hocam. Yine ben de doktor Hocamın anlattığı gibi, uygun görürseniz bir hadis daha var, inşaAllah. O da Allah’ın izni ile Hz. Mehdi (a.s.)’nin Müslümanların parçalanmışlığını ortadan kaldıracağını ve İslam alemini birleştireceğini işaret ediyor, inşaAllah. “Amîre bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyin aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Sizler birbirinizden berî (uzak) olduğunuzu söylemedikçe, birbirinizin yüzüne tükürmedikçe birbirinizi tekfir etmedikçe ve birbirinize lânet okumadıkça,"” burada Peygamber (s.a.v), inşaAllah, Ahir zamanda Müslüman aleminin içinde bulunduğu durumu çok detaylı bir şekilde inşaAllah tarif ediyor. İnsanların birbirinden uzak olacağını, kardeşlik bağlarının kopmuş olacağını, Müslümanların parça parça bölünmüş olacağını, aralarında…
ADNAN OKTAR:Birbirlerini kafirlikle itham edeceklerini, değil mi? Bak ‘tekfir’ odur, kafirlikle itham ediyor. Bazı Hocalar çıkıyor, Şiileri kafirlikle itham ediyor, Alevileri kafirlikle itham ediyor, değil mi? Yahut Vehhabileri kafirlikle itham ediyor, hatta onların hepsinin kafasının vurulması gerektiğini; ne kadar Şii varsa, ne kadar Vehhabi varsa hepsinin doğranması gerektiğini açık açık anlatıyor adam. İşte “bunlar olacak” diyor Peygamberimiz (s.a.v.).
SERDAR DAYANIK:Hadis devam ediyor Hocam. Bu İslam aleminin bu durumunu anlatıyor inşaAllah, sizin dediğiniz gibi. Bu haldeyken, “beklediğiniz (Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru) vuku bulmayacaktır” diyor. Yani “bunlar olmazsa vuku bulmayacaktır” diyor. Bunlar olduğu için inşaAllah, vuku bulmuş olduğunu anlıyoruz inşaAllah. “Arzettim ki: Öyleyse o zamanda hiçbir hayr yoktur. Buyurdu ki: "Hayrın hepsi o zamandadır. "”
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah. “Çok fazla hayır vardır” diyor, inşaAllah.
SERDAR DAYANIK:Hz. Mehdi (a.s.) kıyam edecek, inşaAllah zuhur edecek ve bunların hepsini ortadan kaldıracaktır, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.) güzel bir müjde vermiş Hocam inşaAllah. “Bu durum Hz. Mehdi (a.s.)’nin gelişi ile son bulacak, onun manevi liderliğinde bir olacaksınız” diyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR:EvvelAllah, evvelAllah, inşaAllah. O zaman benim bu sevimlilerim de çok çok rahat edecekler, inşaAllah. Çünkü sık sık üzüleceğiniz konular oluyor, darılacağınız konular oluyor, değil mi? Huzur içinde yaşayan genç kız ben pek göremiyorum. Yani “neşeliyim, rahatım, iyi yaşıyorum” diyen bir genç kıza ben pek rastlayamıyorum. İşte Mehdi (a.s.) devrinde hepsinde bir bayram havası olacak. Her gün bir sevinç. Her gün üzülüyorlar. Genç kızlar daha nazik olurlar, daha çabuk üzülmeye açık olurlar. Onların adeta Cennet gibi yaşayacağı bir ortam olacak, inşaAllah.
Hocamlara da hadis okutalım. Şu kırmızı olan yazıyı oku.
SUNUCU 1:“Ben, kendimi seyyid (Peygamberimiz (s.a.v.)'in soyundan) bilemiyorum.Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki Ahir zamanın o büyük şahsı Al-i Beyt'ten (Peygamberimiz (s.a.v.)'in soyundan) olacaktır.”
ADNAN OKTAR:Yani “seyyid olacak” diyor. Kim diyor bunu? Said Nursi diyor.
SUNUCU 2:“Bu hakikattan anlaşılıyor ki; sonra gelecek o mübarek zat, Risale-i Nuru bir programı olarak neşr ve tatbik edecek.”
ADNAN OKTAR:Kardeşim sırf şu, şu cümle; Mehdi (a.s.)’nin şahıs olduğunu ve ileri de geleceğinin açık alametidir. Aksini söyleyen alenen yalan söylüyor. Yalan söylüyor, yalan söylüyor. Çok ayıp. “Bu hakikattan anlaşılıyor ki; sonra gelecek o mübarek zat,” Allah’tan korkun artık. Bak “sonra gelecek,” ne demek ‘sonra gelecek’?
OKTAR BABUNA:İleriki bir zamanda gelecek bir kişi.
ADNAN OKTAR:Kardeşim biz bunu neden açıklamak durumunda kalalım? Sonra gelecek ne anlama gelir denir mi, anlatılır mı? Ama anlatıyoruz. “O mübarek zat;” bak, ‘o’. Çoğunluğa, şahs-ı maneviye o denir mi? “Mübarek zat.” Bir şahsa denir ‘zat’, değil mi? “Risale-i Nur’u bir programı olarak neşr ve tatbik edecek.” “Risale-i Nur Külliyatı’ndan istifade edecek” diyor Mehdi (a.s.). İstediğin kadar takkeli amca çıkart karşıma, istediği kadar tevil etsin istediği kadar yalan söylesin, bu ifadeler varken ben inanmam. Bu çok açıktır. Peygamber (s.av.)’in sözüne inanırım, Bediüzzaman’ın sözüne inanırım. Çok ayıp batın Hocalarını çıkartıp çatır çatır yalan söyletmek. Yani samimi, iyi niyetli olanları tenzih ederim.
SUNUCU 3:“Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle ise o kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lazım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara (nurlu şahıslara) zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz).” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 189)
SUNUCU 1:“Ümmetin beklediği, Ahir zamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşr ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemamiha Risale-i Nur'da görmüşler.”
ADNAN OKTAR: Bakın “ümmetin beklediği” kardeşim, yalan söylemeye ne gerek var? Demek ki ümmet bekliyor, değil mi? “Ümmetin beklediği,” koskoca Said Nursi söylüyor bunu. “Ahir zamanda gelecek,” geldi demiyor bak, “gelecek zatın,” şahs-ı manevi’nin değil, ‘zatın’. Kardeşim, toplayıp yüzlerce insanı evin içerisine, gözlerinin içine baka baka yalan söylemenin alemi ne? Dürüstçe konuşsanıza. En azından aktarın, yorumlamaya gerek yok, açık zaten. Yalan söylemeye gerek yok. Bak “ümmetin beklediği, Ahir zamanda gelecek zâtın üç vazifesinden,” hani bir taneydi vazifesi? “Üç tane vazifesi var” diyor ‘zat’ın. Nereye baksak o. Bak mesela ne diyor burada?
SUNUCU 2:“Bundan bir asır sonra zulümatı (karanlığı) dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi (a.s.)’nin şakirdleri (talebeleri) olabilir.” (Şualar, sf. 605).
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman “ben zülumatı dağıttım” diyor mu?
OKTAR BABUNA:Demiyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kardeşim dağıtmış olsa, bundan bir asır sonra yüzyıl sonra zülumatın devam ettiğini söyler mi? Bak, “benden yüzyıl sonra da zulümat devam edecek, ancak Mehdi(as) dağıtacak” diyor. “Ben dağıtamadım, dağıtmadım” diyor. Açık, bak; “bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise” Mehdi (a.s.) olsa, zulümat kalmamış olur zaten. Yüzyıl devam eder mi zulümat? Ne gerek var yalan söylemeye? Bak “bundan bir asır sonra zulümatı (karanlığı) dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi (a.s.)’nin şakirdleri (talebeleri) olabilir.” Ta 1936’da söylüyor bunu. Evet, bak; ‘o zat’, ‘o zat’, hep ‘zat’. Yani 60-70 kez ‘o zat’ diyor Mehdi (as) için. “Yok” diyorlar, “şahs-ı manevi.” Kardeşim, yani anlıyorum da, yüzlerce kişi oturduğunda “burada çok açık, siz niye yalan söylüyorsunuz?” diyemiyor. Ne gerek var? Ama saflığından cahilliğinden söylüyorsa iyi niyetinden söylüyorsa benim ona bir sözüm yok. Kendince aklınca iyilik yaptığını zannediyor. Zarar veriyor Ahir zaman’a. İslam’a zarar veriyor, davaya zarar veriyorlar ve kavruk küçük bir Risale-i Nur grubu oluşmasına sebep oluyorlar. Paramparça olmuş güçsüz, zayıf bir Risale-i Nur yapısı meydana geliyor. Mehdiyet’i, Bediüzzaman’ın dediği gibi anlamış olsalar, kasıp kavuracaklar ortalığı, inşaAllah. Taviz perişanlıktır. Taviz perişanlıktır, bunu bilecekler her taviz veren perişan olur.
Oku bakayım, şu kırmızıyı.
SUNUCU 2: “Ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asil sahipleri, yani Mehdi (a.s.) ve şakirtleri (talebeleri) Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz”. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 138)
ADNAN OKTAR:Bak kardeşim, muhterem kardeşlerim diyorum yani Nur talebesi kardeşlerime, bak, “ta Ahir zamanda” Ahir zamanda da demiyor Said Nursi, “ta Ahir zamanda” uzak bir vakti vurgulamak için. “Hayatın geniş dairesinde” kardeşim ‘hayatın geniş dairesi’ o zamanda olsa derdi; “hayatın geniş dairesi şu an var” derdi, yok. Ve Allah bizlere gösterdi ‘hayatın geniş dairesini’ internetle, televizyonla, radyolarla. Hem öyle bir ‘hayatın öyle bir geniş dairesi’ oldu ki, tam anlamıyla tahakkuk etti. Bediüzzaman’ın zamanında devlet radyosu vardı. Şimdi binlerce radyo var, yüzlerce kanal var. İnternet, örümcek ağı gibi dünyayı sarmış. “Ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde Risale-i Nur’un asil sahipleri,” Nur talebeleri asıl sahibi demiyor, bunu hiç örtbas etmeye kalkmasınlar sakın. Mehdi (as)’dir asıl sahibi ve talebeleridir. “Asıl sahipleri.” “Bediüzzaman yalan söylüyor” diyorlarsa o ayrı mesele, o zaman konuşacak lafımız yok onlarla. “Asıl sahipleri yani Mehdi (a.s.)” diyor anlamayanlar için “yani Mehdi (a.s.),” 26. kere tekrarlıyor bunu, “ve şakirtleri (talebeleri) Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir.” Bir şey yok demiyor Bediüzzaman, “bir daire olacak” diyor. “Onu genişletir ve o tohumlar sünbüllenir.” “Siz artık tohum hükmündesiniz, sünbülleneceksiniz” diyor. “Bizler de kabrimizde seyredip, Allah'a şükrederiz.” Kimi seyredecek? Mehdi (as)’yi ve talebelerini. Bunu niye örtbas ediyorsunuz, göz göre göre yalan söylüyorsunuz? Yani insanın saygısı kalır mı, bu kadar yalan söyleyen insana? Kardeşim bir yalan olur, iki yalan olur, on yalan olur. Sürekli yalan söylenir mi? Ama iyi niyetle, samimiyetle yapanları, hakikaten Bediüzzaman’a olan sevgisinden yapanları tenzih ediyorum. Ama hinlikle yapanları Allah’a bırakıyorum.
Oktar Hocam bu Erbakan Hocamıza yapılanları hiç hazmedemiyorum ben. Yolda da onu düşündüm, beni çok kızdırdı. Kardeşim Taha Akyol kim, nasıl yön verir, nasıl biz onun karşısına geçer de, “evet efendim doğru söylüyorsunuz” deriz. “Evet, sizin dediğiniz gibi olacağız, bizi destekleyin” der miyiz? Desteklesen ne olur, desteklemesen ne olur? Değil mi? Niye senin desteğine bizim ihtiyacımız olsun? Niye senin huzurunda senden olur alalım yani? Değil mi? Ondan sonra o çalışmadan ne çıkar?
OKTAR BABUNA: Çıkmaz bir şey, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Erbakan Hocamız’a sonuna kadar vefalıyız ve seviyoruz. Canım gibi seviyorum. Bütün sağı destekliyorum ama o mübarek insana benim derin bir sevgim var. MHP’yi de seviyorum, AKP’yi de seviyorum. Sağolsun da, bana bütün milletimiz sağolsun. Yeter ki Darwinizme, komünizme, materyalizme karşı olsun. Hepsini alnından öperim. Hepsi benim için tek parti zaten. Ama Erbakan Hocama tek kelime laf söyletmem. Yaşlanmak vefayı kaldırmaz, arttırır. Delicesine vefalıyız, sonuna kadar. O ne derse doğru o, inşaAllah. Kardeşim biz 1971’lerde falan hiç bilmiyorduk böyle konuları. İslami şuuru, Allah razı olsun bana o verdi, hissediyorum. Birçok kişiye o verdi. Ve Osmanlı ruhunu, Türk-İslam Birliği ruhunu millete geniş çapta veren insanlardan birisidir, çok önemli bir insandır. Veli tiynetlidir, değil mi? Son nefesine kadar. Allah ömrünü uzun etsin, inşaAllah.
Nedir bu Vakit gazetesi, ne diyor? “İslam’a hakaret edenlerin ensesinde.” Helal olsun, maşaAllah, koçum benim. Tam sayfaymış, dur bakalım. Hz. Ali (r.a.) mi oldun mübarek? Allah Allah, Allah Allah. Vakit Gazetesi’nde, bakın avukat kardeşimizin çok güzel bir meydan okuması. “Avukat Ceyhun Gökdoğan, İslam’a hakaret edenlerin korkulu rüyası oldu.” Helal. “Dini değerlere hakaret içerikli yüzlerce yayına karşı suç duyurusunda bulunan Avukat Ceyhun Gökdoğan, "artık bizde refleks halini aldı"” diyor. Yani “koydum mu oturtuyorum” diyor. “Yayınları takip ediyoruz, hukuk dışını tespit ettiğimiz anda hukuk sürecini başlatıyoruz.” “Kanunla, hukukla enselerindeyiz” diyor, “hemen kulaklarını koparıyoruz” diyor. “Görevimiz tehlike anlayacağınız” diyor. “Vatandaşlarımız da bilinçlendi, özellikle son zamanların bu tarz yayınları bize faks ya da mail yoluyla çok fazla bildirim yapan duyarlı vatandaşlarımız oluyor” diyor. Hz. Ali (r.a.) gibi mübarek, “bize bildirin, gereğini yapalım” diyor. Baksana, Hocam meydan okuyor. Atana rahmet, avukat dediğin böyle olacak. Bir daha göster şu koçumu benim, aslanım benim, maşaAllah. Tam sayfa. Vakit Gazetesi delikanlı bir gazetedir, onu da söyleyeyim. Bütün sağ gazetelerini seviyorum da ama o da iyidir.
OKTAR BABUNA: Azerbaycan’da bir gazete de sizinle ilgili bir haber yapmışlar Hocam.
ADNAN OKTAR: İyi bir şeydir herhalde.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah Hocam. Yükseliş Namina diye bir gazete Hocam inşaAllah ismi. “Adnan Oktar ve eserleri”, “Müellif Harun Yahya hakkında” diyor Hocam. Çok yakışıklı bir resminiz de var maşaAllah. Bütün dünyada faaliyetleriniz bu şekilde Hocam. Bütün dünya basınında sürekli haberler çıkıyor, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Azerbaycan benim canım, ciğerim, ruhum, etim-kemiğim onlar. Ben devlete istirham ediyorum; vizeyi kaldırdılar, Allah razı olsun, pasaportu da kaldırsınlar Azerbaycan’la, inşaAllah. Azerbaycan’la bağlantı için diyorduk, Ermenistan’dan yapalım. Tamam, Ermenistan müsaade etmiyorsa şu an, İran’dan geçelim. İran bize büyük bir koridor versin. İran zaten bizim canımız. İran’dan büyük bir koridor istirham ediyoruz. Azerbaycan’la şöyle bir kucaklaşalım. Bunu ciddi bir gündem yapalım. Ahmedinejad’a da mektup gönderelim. Bize en az 20 km genişliğinde bir koridor, İran topraklarından Azerbaycan’a, Türkiye arasında, anlaşıldı mı? Kardeşim, şu Ermeniler de gariplerim, bunları da bağrımıza basalım, yapmayalım Allah aşkına. Kemik saymak, bilmem ne yapmak, bunları bırakalım. Bunları bizden aldılar. Allah’ın bize emaneti bunlar. Küçücük bir yere onları koydular oraya, Ermenileri. Karanlık bir ülke, acayip bir ülke, fakir bir ülke. Açalım kapılarını, gelsinler. Kucaklaşalım, konu bitsin inşaAllah.
Efendim, saatime bakıyorum, o nedir doğru mu? Sıfır, sıfır falan ne demek, bitti anlamına mı geliyor? Tamam bitirdik, inşaAllah.
SUNUCU 1: HarunYahya.Tv sitesinden 24 saat yayınlarımızı takip edebilirsiniz. Soru ve görüşlerinizi bize ahirzamansohbetleri@hotmail.com adresinden gönderebilirsiniz. HarunYahya.org ve HarunYahya.net adreslerinden Hocamızın tüm eserlerini ücretsiz indirebilirsiniz. Bizi yarın 22:00’den itibaren HarunYahya.Tv internet sitemizden, Mavi Karadeniz Radyo, Asu Tv ve Kaçkar Tv ekranlarından takip edebilirsiniz. Yayınımıza HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz.
Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Evrim Sözlüğü
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...