SUNUCU: Yayınımıza HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz.
ADNAN OKTAR: Ben ne anlatayım?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. En son Hocam hadiste sakaldan bahsetmiştiniz. Arapça kelimesini söyleyecektiniz, ‘meczum’ ve ‘kevsec’.
ADNAN OKTAR: ‘Meczum’, kelime karşılığını bul ‘meczum’un.
OKTAR BABUNA: Hafif sakallı. ‘Kevsec’; yanlarda az, aşağı tarafı uzun olan anlamında, yanlarda az. Bu iki kelime geçiyor, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, siz açıklamıştınız.
ADNAN OKTAR: ‘Meczum’, cezim kökenli ‘meczum’. Cezm edilmiş, toparlanmış. Toparlanmış yani şekil verilmiş. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: Hocam anlattığınız bir konu vardı, masonların dua ederken Hz. Harun (a.s.)’dan bahsettikleri, Harun isminin geçtiği. Çırak olarak girerken okunan duaları var, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah.
“Ne iyi ne güzeldir birlik içinde kardeşçe yaşamak. Başa sürülen değerli yağ gibi, sakaldan, Harun'un sakalından. Kaftanının yakasına dek inen yağ gibi. Hermon dağında yağan çiğ, Sion dağlarına yağıyor sanki. Çünkü Rab orada bereketi, sonsuz yaşamı buyurdu.”
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah. Mehdi (a.s.), inşaAllah bütün İsrailoğullarına büyük bir ferahlık, kurtuluş ve güzellik getirecek, inşaAllah. Bütün Hıristiyanlara bir kurtuluş, ferahlık ve mutluluk getirecek. Ve bütün İslam alemine tam bir kurtuluşla kurtuluşa sevkedecek ve ferahlık, güzellik verecek, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Siz söyledikten sonra da Hocam vizeler de kalkmaya devam ediyor, maşaAllah. En son Rusya ile kalktı vize bugün itibariyle. “Rusya ile vize resmen kaldırıldı” Türkiye ile Rusya arasındaki vize uygulaması resmen kaldırıldı. MaşaAllah Hocam, siz söyledikten sonra altmışın üzerine çıktı vizesi kaldırılan ülkeler. Bir ülke daha var Hocam inşaAllah, Türkiye ile Kamerun arasında da vizeler kaldırıldı. MaşaAllah. Siz söylediğinizde kimse inanmamıştı ama altmışın üzerine çıktı. Pasaportlar da kaldırılacak demiştiniz inşaAllah, o yönde de girişimler var, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Evet, devam et.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s.) zamanında teknolojiye işaret vardı Hocam, siz anlatmıştınız hadisler doğrultusunda. Hz. Mehdi (a.s.) döneminde Peygamberimiz (s.a.v.) çok net olarak tarif ediyor teknolojiyi. Bu Medineli Allame Muhammed B. Resul Berzenci Hazretleri’nden nakledilen Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi. “(Deccal’in) Şark ve garp ehlinin rahatlıkla duyabileceği tizde üç sayhası (narası) vardır.” Yani bütün dünyada duyulan, yayılacak sesin bütün dünyada duyulacağına işaret ediliyor. Burada televizyon ve radyo yayınlarına işaret var. Hakikaten günümüzde, yani Ahir zamanda radyo ve televizyon ortaya çıktı. Özellikle televizyon son dönemde biliyorsunuz 20. yüzyılda, radyo da aynı şekilde. Bütün dünyada, seslerin bu şekilde duyulması mümkün. Tam Peygamberimizin (s.a.v.) tarif ettiği gibi. Tabii bu aletler de çok gelişti. El telefonlarıyla, mobil telefonlarla, televizyonlarla bütün dünyada yapılan yayınları izlemek mümkün hale geldi.
Başka bir hadisinde Peygamberimiz (s.a.v.); “(Deccal) Yıkılmaya yüz tutmuş bir harabenin yanından geçerken "Haydi altında saklı olan defineni çıkar!" diye emir verecek, anında define meydana çıkacak."” (Müslim, Nuvvas'dan nakl edilmiştir) Bu hadiste de define dedektörlerine işaret var. Bu orduda da kullanılıyor, özel sektörde de kullanılan dedektörler. Toprağın altında bulunan, inşaatların altında, mesela inşaat mühendisleri inşaat yaparken de kullanılıyor. Bunlar metalleri, altın, gümüş, bakır, demir gibi metalleri algılayan bir dedektör. Hadiste de buna işaret var. Yani hazineyi bulacak, olduğu yeri tespit edecek bir sistemden bahsetmiş hadiste. Hakikaten define dedektörleri tam bu işarete uygun, günümüzde ortaya çıkan bir teknoloji.
“Onun (Deccal’in) akıllara hayret veren işlerinden biri de şudur: Günde üç defa denize dalacak; ellerinin biri uzundur
Uzun olan eliyle denizin dibine dayanacak, diğer eliyle denizin dibine dayanacak diğer elleriyle derinliklerdeki balıklardan istediğini tutup çıkaracak
” (Ebu Nuaym Hüzeyfe (r
a)’dan nakil edilmiştir)
Burada da su altındaki avcılığa, trol avcılığına işaret ediyor. Hakikaten trol ağları gördüğünüz gibi 30 metre çapında, söylenildiği gibi suyun altında balık tutmaya yarayan; bakın burada görüldüğü gibi bir gemi giderken arkasından çekerek balık tutan bir teknoloji. Bu da son zamanlarda geliştirilmiş oldu. Özellikle Ahir zamanda ortaya çıkan bir teknoloji. Buna işaret var Peygamberimizin (s.a.v.) hadislerinde.
“Havada uçan kuşu tutacak.” Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi; “Havada uçan kuşu tutacak anında Güneş'in altında kızartabilecektir.” Yine Kıyamet Alametleri’nden nakledilen bir hadis. Bu da, bakın gördüğünüz gibi güneş ocakları var; yansıtıcılar kullanılarak, bunun yardımıyla yapılan güneş ocakları, hiç başka bir şey kullanmadan anında üzerine koyulan bir şeyi kızartabiliyor. Hakikaten hadiste bildirildiği gibi “güneş anında kızartabilecektir” diyor, “anında.” Tam ona yarayan bir sistem teknoloji. Bu da yeni gelişen bir teknoloji günümüzde, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.) buna işaret ediyor. Bakın gördüğünüz gibi üzerine konan yumurtayı bile anında pişirebiliyor bu teknolojiyle, yansıtıcılar kullanılarak. Başka hiçbir şeyin yardımı olmadan.
“Deccal, "Ben Alemlerin Rabbi'yim... İşte bu güneş benim iznimle seyreder, isterseniz onu hapsedeyim!" diyecek. "Pekala hapset bakalım" diye mukabele edecekler. Bunun üzerine Güneş’i haps edecek, bir günü bir ay gibi, bir haftayı da bir sene gibi yapacak.” (Nuaym b. Hammad ve Hakim İbni Mes'uttan (r.a.) rivayet edilmiştir) El Berzenci Hazretleri’nin. Burada gördüğünüz teknolojiyle de ki bu İkinci Dünya Savaşı’nda da kullanılmıştı, duman bulutları oluştururak güneşin ve şehirlerin, güneşi alamayacak şekilde duman oluşturulması teknolojisi, yine son zamanlarda, yani dönemimizde, Ahir zamanda ortaya çıkan bir teknoloji, özellikle buna işaret var. Bakın burada da görüyorsunuz, özellikle savaşlarda kullanılan bir teknoloji. Bu şekilde duman bulutları oluşturarak görmeyi engellemek, görüntüyü engellemek, tabii bu güneşin de ışınlarını kesen bir şey olduğu için, tam hadiste bildirildiği şekilde tahakkuk etmiş oldu günümüzde.
ADNAN OKTAR: Böylece savaş malzemeleri, savaş araçları gizleniyor, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, inşaAllah. Bu kadardı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Berkerim anlat.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam. Bu gün çok önemli bir şeyden bahsettiniz Hocam. Deccaliyet her dakika kendini gösteriyor dediniz Hocam; anarşi, terör, kan akıtması, ekonomik krizi. Bunun karşılığında deccaliyet her gün haberlerde varken, o negatif güç devam ediyorken; Mehdiyet’in anlatılmamasını isteyenler, konuşulmamasını isteyenler tabii çok şey kalıyor Hocam. Her gün deccaliyet hareketi varsa, her gün de Mehdiyet’ten bahsetmek gerekiyor onun ilacı olarak, inşaAllah. O yüzden “neden Mehdiyet’ten bahsediyorsunuz?” gibi soruların olmaması veyahut “konuşmayın” denmemesi gerekiyor. Madem hergün deccaliyet faaliyet gösteriyor, Mehdiyet’ten de hergün bahsetmek gerekiyor” dediniz Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Oktar Hocam seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışı Allah’ın belirlediği bir kaderdir ve bu mutlaka gerçekleşecektir inşaAllah, Allah’ın kaderi olduğu için, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.) yine bir hadiste bakın şöyle buyuruyor, diyor ki; “Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah, O (Hz. Mehdi (a.s.) ) idareyi ele alıncaya kadar o günü uzatırdı.” Yani mutlaka çıkacağını, Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından, Allah’ın Peygamberimiz (s.a.v.)’i vesile ederek bildirmesiyle inşaAllah, bu kader mutlaka gerçekleşecektir.
ADNAN OKTAR: Her gün, Nur talebeleri olsun, diğer Müslümanlar olsun namazda, namaz tesbihatında, dualarda “mesih deccalden Ya Rabbi sana sığınıyoruz” diyorlar, ellerini ters çeviriyorlar böyle, dua ederken. Mesih deccalden Allah’a sığınıyorlar her gün. Süfyan deccal bahsederken, “Ya Rabbi, süfyan deccalden sana sığınıyoruz” diyorlar, yine ellerini ters çeviriyorlar. Her günü atlıyorlar mı, her gün Allah’a sığınıyorlar. Peki Allah deccali göndermiş de çözümünü göndermemiş mi? O zaman günde beş kere dua edip, mesih deccalden ve süfyan deccalden Allah’a sığındığına göre, günde de beş kere Mehdiyete sıkı sıkıya sarılman lazım. Kurtuluşu çünkü Mehdiyet’te. Tek yanlı deccaliyet olur mu? Bak, “gelmiş geçmiş en büyük fitne” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Gelmiş geçmiş en büyük harekettir Mehdiyet de. Dünya tarihinde böyle büyük hareket yok. Böyle büyük bir cihat hareketi yok. İnşaAllah. Çünkü dünya çapında mağlup ediyor. Peygamberimizin (s.a.v.) kumandanı olarak. Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük kumandanıdır Mehdi (a.s.). Yani en büyük netice alan kumandanıdır, inşaAllah. Peygamberimizin (s.a.v.) komutasında hareket edecek, ediyor yani. Onun hadislerine göre hareket edecektir.
ALTUĞ BERKER: Ve Üstad Hazretleri siz anlatmıştınız Hocam geçen gün, önemli olarak üzerinde durmuştunuz, “ehl-i imanı dalaletten kurtarmak” diyor Mehdi (a.s.)’nin birinci ve önemli vazifesi. Mehdi (a.s.) olmadan dalalete düşecekleri gözüküyor ve deccaliyete yenilecekleri gözüküyor, Allah’ın izniyle. Ancak Mehdi (a.s.) ile dalaletten kurtulabilirler, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. “Kıyametin büyük alametlerinden biri olmak üzere Ahir zamanda Hz. İsa (a.s.)'nın gökten yere ineceğini bildiren hadisler tevatür derecesindedir.” Tevatür, mütevatir; yani aslı kesin olan, varlığı kesin olan, reddi mümkün olmayan anlamındadır. Sahih-i Müslim, 2/58’de.
“Allah Resulu (s.a.v.)'den mütevatir olarak rivayet edilen hadislere göre Allah'ın Resulu (s.a.v.) Hz.İsa (a.s.)’nın Kıyamet gününden önce adaletli bir imam ve hakem olarak ineceğini haber vermiştir.” (İbn-i Kesir, Hadislerle Kur'an Tefsiri)
“Benliğime hakim olan zata yemin ederim ki,” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “Meryem'in oğlunun adaletli bir hakem olarak size inmesi pek yakındır. O, Haç'ı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak; mal çoğalacak ki, kimse onu kabul etmeyecektir.” “O kadar çok olacak” diyor. (Sünen-i Tirmizi, 4/93)
Bu Hz.İsa (a.s.)’nın inişinden rahatsız olan tipler var, bu hadisleri okudukça bayağı darlanıyordur onlar.
“Hayatım elinde olan Allah'a yemin ederim ki,” bak, “hayatım elinde olan Allah’a,” yemin ediyor Peygamber (s.a.v.), “Meryem oğlu (İsa Aleyhisselam)'nın adil bir hakim olarak sizin içinize inmesi muhakkak yakındır.” Mehdi (a.s.) gibi o da hakim, Hz. İsa (a.s.). Yani Mehdi (a.s.)’nin hakim olarak görevlerdirdiği bir insandır. “O, salibi (haçı) kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracaktır, mal o kadar çoğalıp taşacak ki, hiç kimse mal kabul etmez olacaktır.” O kadar bolluk. Bak deccaliyette fakirlik perişanlık oluyor, ekonomik kriz oluyor; Hz. İsa (a.s.) ve Mehdi (a.s.)’de de mal bolluğu oluyor ve mal bolluğudan bak diyor ki, “o kadar çoğalıp taşacak ki, hiç kimse mal kabul etmez olacaktır.” Şu an sürünüyor insanlar, tam aksi oluyor.
“Hz. İsa (a.s.) inecek ve hatem'ür rüsul Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şeriatına, Kuran’a tabi olacaktır. (Mektubat-ı Rabbani, 2/1309) Mektubat-ı Rabbani’de İmam Rabbani Hazretleri belirtiyor, inşaAllah.
Bak, “Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır.” Düşmanlık yok ki kan aksın Hz.İsa (a.s.) zamanında. Mehdi (a.s.) ile birlikte dünyada barışı tam oturtuyorlar, tam hakim ediyorlar. Hani diyorlar ya, “atın boyunu geçecek kan,” bak ne diyor hadiste; “Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir.” (Sahih-i Müslim, 1/136). Sahih hadis kitabı. Bak, “düşmanlıklar, boğuşmalar;” kan boğuşma sonucunda olmuyor mu? “Olmayacak” diyor. Bak, “hasetleşmeler,” “hiçbir şey olmayacak” diyor.
“Savaş (erbabı) da ağırlıklarını (silah ve malzemelerini) bırakacak.” Silah yok ki, silahı bırakıyorlar. Silahlar eritiliyor ve sanayide kullanılıyor. Nasıl kan aksın? (Sünen-i İbn-i Mace) Sahih hadis kitabı, (10.cilt/334)
“Harp (erbabı) ağırlıklarını (yani silah ve saireyi) bırakır.” (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 496) Bu kancı takımı var ya, kancılar. Çağrışım mı yaptı kafana? Kancı adam kan istiyor.
“Ebu Şeyh, Kitab-ül Fiten'de Ebu Hureyre'den tahric etti, Resulullah buyurdu: İsa bin Meryem iner, Deccal'i öldürür ve kırk (40) yıl Allah'ın kitabı ve benim sünnetimle hükmeder, vefat eder.” (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman)
Oktarım devam et.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, somon balıklarıyla ilgili bir film vardı Hocam sizin kitaplarınızdan derlediğim.
ADNAN OKTAR: Tamam bakayım.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: Çok büyük bir yolculuk yapıyorlar ve bulundukları yere geri dönüyorlar. Muazzam bir iman hakikati, inşaAllah.
-VTR-
OKTAR BABUNA: Hocam siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. Sizin filminizden bu zaten, inşaAllah. O kadar hasas koku alabiliyorlarmış ki böyle, binlerce kilometre öteden ilk döndükleri yere çok küçük kimyasal farklılıklardan kaynaklanan bir kokuyu algılayarak geliyorlarmış ve bir pusulası var. Çünkü binlerce akan nehirden bir tanesinden çıkıyorlar, üç bin kilometre mesafe katedip yine orada görüldüğü gibi binlerce akan o nehirden kendisine doğrusunu bulup, hep doğru yollardan giderek, doğdukları yere dönüyorlar. Bu Allah’ın yaratma sanatı. Elhamdulillah, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.Berkerim sen anlat.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam. Hz. İsa (a.s.) ile ilgili İncil’den, Hz. İsa (a.s.)’nın şirk koşmayın diye tavsiye ettiği bölümler var Hocam, teslis ve üçleme inancına karşı, inşaAllah.
Luka, 4/8’de şöyle diyor Hocam, “İsa ona şu karşılığı verdi: "Allah'ın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et" diye yazılmıştır.”
ADNAN OKTAR: Allah’ın emrini bildiriyor, tavsiye değil. Emrini bildiriyor, Cenab-ı Allah’ın emrini bildiriyor.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektupta, 10/14. “Sevgili kardeşlerim putperestlikten kaçının.”
Selaniklilere Pavlus’tan Mektup’ta, “herkes bizi ne kadar iyi karşıladığınızı anlatıyor. Yaşayan gerçek Allah’a kulluk etmek üzere putlardan Allah’a nasıl döndüğünüzü anlatıyorlar” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Zaten Allah’ın birliği ile ilgili izahlar çok net. İnşaAllah. Oktar anlat.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, alışverişe çıkan bir penguen var.
ADNAN OKTAR: Bakayım.
-VTR-
OKTAR BABUNA: Japonya’da bir ailenin beslediği bir penguen. Bu aileyle yaşıyormuş
ADNAN OKTAR: İsmi Lala.
OKTAR BABUNA:Lala. Klimalı bir ev yapmışlar, soğuğu sevdiği için. Oradan atlayarak serbestçe alışverişe çıkabiliyor böyle. Bir sırt çantası yapmışlar, onu takıyorlar önce.
ADNAN OKTAR: Okula giden küçük öğrencilere benziyor.
OKTAR BABUNA:Evet, inşaAllah. Bununla gezintiye çıkıyor. Çok sevdiği bir yer var o da balıkçı. Şimdi oraya gidecek.
ADNAN OKTAR: Karton film gibi.
OKTAR BABUNA:Doğru balıkçıya gidiyor. O da balığı veriyor. Hepsini yedi.
ADNAN OKTAR: Vay obur vay.
OKTAR BABUNA:Bir tane de sırtına yerleştiriyorlar, yedek olarak. Tabii sıcak orası, yaşaması için. Serinlemesi gerekiyor. Komşuya gidiyor. Odasına geri dönüyor.
ADNAN OKTAR: Çok şeker bir şey. MaşaAllah. Berker Hocam sen de bilgi daha mı az, nedir? Anlat.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam. Hz.İsa (a.s.)’nın Hocam, yemek yediğine dair, dinlendiğine dair, yorulduğuna dair İncil’den bölümler var.
ADNAN OKTAR: Oku onları.
ALTUĞ BERKER: Luka 24/41’de “Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içinde olan öğrencilerine, "Sizde yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa onu aldı ve onların gözleri önünde yedi.”
ADNAN OKTAR: Kızarmış balık, çok güzel maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:“Daha sonra İsa, Levi'nin evinde yemek yerken” diyor Markos bölümünde, 2/15’de.Bir başka yerde Yuhanna’da “İsa yolculuktan yorulmuş olduğu için kuyunun yanına oturmuştu. Saat on iki sularıydı. Samiriyeli bir kadın su çekmeye geldi. İsa ona, "Bana su ver, içeyim" dedi.”
Hıristiyanlara sizin yazdığınız kitap var Hocam inşaAllah, “İsa (a.s.) Allah’ın oğlu değildir, Allah’ın Peygamberidir” diye inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Oktar Hocam, şimdi ben sana bir bölüm söyleyeceğim, onu okumanı rica edeceğiz, inşaAllah. Şu kısımdan itibaren oku.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. “Bolluk nasıl sağlanabilir?” Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisinde; “
"İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacak... Onun zamanında insan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir... Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek." (Kıyamet Alametleri, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar)
Bu rivayetlerde Mehdi (a.s.) zamanında modern tarıma geçilmesi, yeni üretim tekniklerinin geliştirilmesi, tohum ıslahı çalışmaları ve yağmur sularının yeni barajlar, göletler yapılarak değerlendirilmesi sonucunda oluşacak üretim artışına dikkat çekilmektedir. Günümüzde teknoloji çok büyük bir hızla gelişmekte, ürünlerin hem kalitesinde hem de üretim miktarında çok fazla artırıma gidilebilmektedir. Daha uzun süre dayanmaları sağlanmakta, üstelik bunlar yapılırken iş gücü azaltılmakta, daha az su ile büyümeleri de sağlanmaktadır. Yeni geliştirilen teknolojiler sayesinde ürünlerde çeşitlilik sağlanmakta, dört mevsimde de her türlü meyve ve sebze yetiştirilmektedir.”
Şeytandan Allah’a sığınırım, Allah şöyle buyuruyor bir ayette, inşaAllah;
“Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.”
ADNAN OKTAR: Ekonomik kriz yani.
OKTAR BABUNA: Evet, inşaAllah Hocam.
“Allah, Kuran'da nankörlükleri sonucunda kuraklık ve ürün kıtlığına uğratılan Firavun çevresi şu şekilde örnek vermektedir:
"Andolsun, biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık." (Araf Suresi, 130)
Allah, geçim sıkıntısının gerçek sebebini de şöyle bildirmektedir:
"Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır." (Taha Suresi, 124)”
ADNAN OKTAR: Ekonomik kriz meydana getiririm diyor, değil mi Cenab-ı Allah?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Darwinizm, materyalizm olur da Allah anılmazsa; ekonomik kriz kesin, Allah’ın hükmüne göre.
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, inşaAllah.
“Mehdi (a.s.) 'nin Cömertliği” Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle diyor inşaAllah;
“"Ümmetimden Mehdi (a.s.) çıkacaktır. Allahü Teala Hazretleri, insanları zengin kılmak için onu gönderecektir. O zaman ümmetim nimetlenecek, hayvanlar bolluk içinde ve arzın nebatatı çok fazla olacak. Hz. Mehdi (a.s.), insanlara eşit şekilde, bol bol mal dağıtacaktır."” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar)”
Çok bolluk bereket olduğunu anlıyoruz Mehdi (a.s.) zamanında ve bol dağıtım olacağını, inşaAllah.
“Bir gün Matar'ın yanında Ömer b. Abdülaziz'den bahsedildiğinde, o şöyle cevap verdi: "Bize ulaştığına göre, Mehdi (a.s.) öyle bir şey yapacak ki, Ömer b. Abdülaziz onu yapmamıştır." Bunun ne olduğu sorulduğunda Matar şöyle cevap verdi: "Birisi Mehdi (a.s.)'ye gelip ondan bir şeyler ister ve kendisine: ‘Beytülmal'a gir istediğin kadar al’ denir, o kişi girer ve çıkar."” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyye-il Ahir Zaman)
Bol bol mal verilecek, o kadar bir bolluk olacağını anlıyoruz, inşaAllah.
“Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu: "Ümmetimin sonunda öyle bir devlet reisi olacak ki avuç avuç mal ve para avuçlayacak ve bu malı adet olarak ihata edip saymayacaktır."” (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri)
“Mehdi insanlara malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol bol verecektir.”(El-Kavlu Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar)
O kadar hesapsız verdiğini inşaAllah, hesap etmeden...
ADNAN OKTAR: Konuşuyorduk da bir ara, bilmem ne sözlük diye bir şey vardı. Oradan millete hakaret yazıları falan gönderiyorlarmış, neydi o?
OKTAR BABUNA: Ekşi sözlük.
ADNAN OKTAR: Doğru mu buraya hakaret yazıları gönderiyorlarmış?
OKTAR BABUNA: Özür dilerim Hocam İnci sözlükmüş.
ADNAN OKTAR: İnci sözlük? Çok acayip. Kim, onun sahibi kim? Onu bir savcılığa bildirelim. Ne olduğu onun bir araştırılsın. Öyle millete hakaret etmeleri falan çok anormal bir şey. Ona bir çözüm bulunsun.
Tamam, bir ara verelim.
SUNUCU:Kısa bir aradan sonra yayınımıza devam edeceğiz.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...İttihad-ı İslam
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...