YITZCHAK HILDESHEIMER:Düşüncelerinizin İsrail’de duyulması sizce neden önem teşkil ediyor?
ADNAN OKTAR: Ben İsrail'i seviyorum. Peygamber neslidir. Oradaki Hıristiyanları, Müslümanları, Musevileri, Allah'ın yarattığı kullar olarak seviyorum. Rahat etmelerini, huzurlu güzel yaşamalarını istiyorum. Dindar olmalarını istiyorum, Allah'ı sevmelerini istiyorum.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Şu durumda Müslümanlarla Yahudilerin her zaman inançlı olmaları ve iyi ilişkiler içerisinde olmaları önemli. Siz Müslümanlarla Yahudilerin birbirlerini sevmelerini ve savaşmamalarını mı istiyorsunuz?
ADNAN OKTAR:Pek tabii ki. Çünkü savaş şeytana hizmet eder. Barış Allah'a karşı bir ibadettir, sevgidir, Allah'ın bizden istediğidir.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Şu durumda İsrailli Yahudilerle Arap Müslümanlar arasındaki herhangi bir kavgaya, savaşa karşısınız, değil mi?
ADNAN OKTAR:Pek tabii ki. Şiddetle karşıyım. Barış içinde, kardeşçe, mutlu, sevinç içerisinde, dostlukla yaşamalarını istiyorum.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Şimdi daha güncel bir soruya geçelim. Sizce Mavi Marmara gemisinin Gazze ablukasını kırma girişiminde Türkiye ve Erdoğan haklı mıydı?
ADNAN OKTAR: Bu resmi bir ziyaret değil. Geminin oraya gelmesi tamamen özel kuruluşların, özel kurumların, yani resmi olmayan kurumların çalışmasıyla oluşmuştur. Ve yardım amaçlıdır. Fakat başbakanın talimatıyla giden bir gemi değildir.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Ancak Sayın Erdoğan bunun arkasındaydı?
ADNAN OKTAR:Gemi oraya vardığında olayların arkasından, olaylarda gemideki mağdur olan kişileri desteklemiştir Başbakan. Ama daha önce oraya böyle bir gemi gitsin, burada bir yardım yapılsın tarzında Başbakanın bir talimatı olmamıştır.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Peki. Gemiyi kim gönderdiyse haklı mıydı?
ADNAN OKTAR:Yardım yapılması oradaki Hıristiyanlara, Musevilere, Müslümanlara yardım yapılması zaten Tevrat'ın da, Kuran'ın da bir emridir.
YITZCHAK HILDESHEIMER: İsrail her zaman iki şey söylemiştir biliyorsunuz. Birincisi İsraillilere karşı savaşmaya devam etmek için silah ithali için gemi gönderilmesine izin verilmeyeceği. Bu birincisi. Bunun yanı sıra İsrail gemidekilere “Lütfen İsrail kıyısına, Aşdod limanına gelerek insani yardım malzemelerini bize iletin, biz de Gazze’ye gönderelim” dediler. Milletler yasasına göre haklı bir gerekçesi olan Gazze ablukasını kırmaya neden gerek görüldü?
ADNAN OKTAR:Ben buradan gemi o tarafa doğru giderken İsrail askerlerinin neşeyle, kardeşlikle, sevgiyle karşılanmasını, gemiye davet edilmelerini, gemide onların silah aramasını yapmasını, yani herhangi bir kanunsuz bir şey var mı diye bakmalarını, bunun onların hakkı olduğunu, içlerinin rahat edeceğini böylelikle rahat olacağını ve bundan sonra da hep birlikte beraber birlikte yardımı dağıtmaları gerektiğini defaatle televizyondan bütün Türk halkına ve dünyaya duyurdum.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Gemidekiler bu duyuruya uydular mı?
ADNAN OKTAR: Uymadılar. Ama uymamalarının da aynı şekilde doğru olmadığını söyledik.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Yani gemidekilerin İsrail askerlerinin gemiye gelip arama yapmalarının doğru olmadığını düşünmekle haklı olmadıklarını mı söylediniz?
ADNAN OKTAR:Evet onu söyledim.
YITZCHAK HILDESHEIMER:Ber her gün New York Times, Washington Post, Los Angeles Times gazetelerini okurum. Sizin söylediğiniz bu çok güzel duyuruya bu gazetelerde rastlamadım. İsrail’deki herhangi bir kişinin de duyduğunu sanmıyorum. Ne var ki zaten gemidekiler bu duyuruya uymamışlar... Umarım sizin ne söylediğinizi hatırlarında tutarlar.
ADNAN OKTAR: Olan olayları biz, tasvip etmediğimizi belirttik. Yani askerleri biz güzel yüzle, sevecenlikle karşılamaları gerektiğini, gemide arama yapmalarına uygun zemin hazırlamaları gerektiğini belirtmiştik. Bu Türk basınında, Türk medyasında çok yer aldı. Bu çok konuşuldu. Fakat dediğim gibi hareket etmediler. Sonucunda da bu çatışma çıktı, bu olaylar çıktı, meydana gelen olaylar hiç hoş değil tabi. Türkiye'nin İsrail'le Türkiye'nin arasının açılmasını biz istemiyoruz. Bunun yeniden düzenlenmesini, yeniden Türkiye'yle İsrail arasındaki ilişkilerin iyi hale gelmesini istiyoruz.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Sayın Oktar’ın Gazze’deki Hamas konusunda ne düşündüğünü öğrenmek isterim? Hamas’ın bir terör örgütü olduğunu düşünüyor mu?
ADNAN OKTAR:Hamas, eğer silah kullanırsa, eğer haksız olaylar yaparsa biz tabi ki buna karşı oluruz. Ama barışı, kardeşliği, dostluğu savunursa, tabi ki destekleriz, şu anki politikasında güçlü bir değişim olacağını düşünüyoruz. Çünkü Mehdiyet devrindeyiz, Mesih'in gelme devrindeyiz. Tevrat'ta bahsedilen Mesih'in geldiğine inanıyoruz biz. Böyle bir ortamda kanlı savaş olmaz. Olaylar, barışla, kardeşlikle ve sevgiyle halledilir. Biz Hamas'ın çizgisinde düzeleceğini, barışı ve kardeşliği savunan bir çizgiye geleceğine inanıyoruz. Nitekim, bu yönde de duyumlar alıyoruz.
YITZCHAK HILDESHEIMER:Bu arada Mesih (as) henüz gelmemişken... Mesih’in gelmesinden önce Hamas’ın bu durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Hamas'ın şu ana kadar ki olan faaliyetleri hakkında benim detaylı bir bilgim yok. Fakat kan döken, adam öldüren, adam bombalayan, insan asan kesen her kim olursa olsun, ister örgüt olsun, ister devlet olsun, her kim olursa olsun, benim nazarımda terörist ve zalimdir. Kim yaparsa yapsın. Ben ayrım yapmıyorum. Bu bir devlet de olabilir, bir şahısda olabilir, bir kişi de olabilir, örgüt de olabilir. Kim yaparsa yapsın yani çocukları öldüren, masum insanları öldüren, katleden bombalayan herkes benim gözümde katil ve teröristtir.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Katil olduklarını mı söylüyorsunuz?
ADNAN OKTAR:Ben yeniden tekrar ediyorum. Her kim olursa olsun ister devlet, ister örgüt, ister şahıs olsun, masum insanları, savunmasız insanları öldüren herkes katil ve teröristtir.
YITZCHAK HILDESHEIMER:Anlıyorum. Gazze’de çocuklar, diyelim ki 10 yaşındaki çocuklar İsrail’e, Musevi halka karşı silah kullanmak üzere eğitiliyorlar.
ADNAN OKTAR:Çocukların eğitilmesi lazım. Orada bizim kitaplarımızın, Harun Yahya eserlerinin okutulması bizim eğitim sistemimizin... yani bizim, benim görüşüm doğrultusunda, Kuran'ın, hadisin doğrultusunda eğitim yapılırsa bu olaylar olmaz. Eğitimsizlikten kaynaklanan bir şey. Harun Yahya eserlerini okuyanların bu tarz bir olay olmaz. Kuran'ı, hadisi gerçek anlamda bilen böyle birşey yapmaz. Tevrat'ın da gerçeğini bilen böyle yapmaz. Mesih-Mehdi devrindeyiz, Tevrat'ta, Mesih'in yani Mehdi (as)'ın, asla kan dökmeyeceği, insanların burnunun dahi kanatmayacağı, damla kan akıtmayacağı, insanlara sevgiyle, şefkatle merhametle davranacağı, detaylı anlatılmıştır. Şu an Mesih'in ve Mehdi’nin (as) devrindeyiz. Kral Mesih Tevrat'ta belirtilen, 3000 yıldan beri beklenen Mesih gelmiştir. Beklenen Mehdi de gelmiştir. Bundan sonra barış çağı ve Altın Çağ içerisinde yaşayacağız İnşaAllah.
YITZCHAK HILDESHEIMER:Anlıyorum. Başka bir soru daha, Sayın Erdoğan’ın neden Türkiye’yi Atatürk dönemi öncesine döndürmek istediğini düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR:Atatürk öncesi dönem... Ne anlamda?
OKTAR BABUNA: Osmanlıyı kastediyor Allahualem.
ADNAN OKTAR:Osmanlı'ya, Osmanlı mantığını bizde savunuyoruz Osmanlı kişiliğini. Fakat ben Atatürk'ü de savunuyoruz zaten biz. Atatürk de zaten bir Osmanlı subayıydı. Osmanlı dünyaya barışı, adaleti, kardeşliği, sevgiyi getirmiştir. Osmanlı'nın kusurları olmuştur; ama genel anlamda insanların kültürlerini dağıtmamıştır, yok etmemiştir. Dinlerine saygı göstermiştir. İspanya'dan Musevileri alıp istanbula getirmiştir. Onları zulümden kurtarmıştır Osmanlı. Onlara huzur barış kardeşlik sunmuştur. Bereket bolluk sunmuştur. Dolayısıyla hem Atatürkçüyüz, hem Osmanlı kültürünü savunuyoruz. Atatürk de bir Osmanlı subayı olduğuna göre, burada yanlış olan hatalı olan hiçbir şey olmadığı görülüyor.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Türkiye’nin Atatürk dönemi öncesine döneceğine ve dinin hükümet işlerine karıştırılması gerektiğine inanıyor musunuz?
ADNAN OKTAR:Bizim idealimizdeki yapı ve düşünce, Kuran'ın da tarif ettiği budur Osmanlı'da da bu hakimdi. Laik sistem. Yani gerçek anlamda laikliğin uygulandığı bir sistem, benim başından beri savunduğum sistemdir. Modern, bilimi, sanatı alabildiğine savunan, teknolojiyi yakından takip eden, aydın ve ilerici bir düşünce temel hedefimizdir. Atatürkçülüğün de Atatürk'ün de düşüncesi budur bizim de düşüncemiz budur. Atatürk de Türk İslam Birliği'ni savunuyordu ben de Türk İslam Birliği'ni savunuyorum. Bütün bölgede Rusya'yı da içine alacak şekilde, Ermenistan'ı da içine alacak şekilde, İsrail'i de içine alacak şekilde dev bir Türk İslam Birliği oluşturmak barış ve kardeşlik içerisinde yaşamak, her devletin kendi içinde bağımsız olmasını sağlamak, kendi rejimini yaşamasını sağlamak, demokrasinin tam, olgun şeklinin yaşanmasını savunmak ve laiklik prensibine titizlikle uyulmasını sağlamak temel inançlarımızdan.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Anlıyorum.Peki. Sayın Oktar hiç İsrail’i ziyaret etti mi?
ADNAN OKTAR:Hayır, en kısa zamanda gelmek istiyorum. Orada çok fazla Musevi dostum var, çok fazla Müslüman tanıdığım kardeşim var. Onlarla birlikte inşaAllah yemek yemek, sohbet etmek, konuşmak önemli bir idealim. Kudüs'e gelmek, İsrail'de o gençlerle tanışmak, küçük İsrailli çocuklar, küçük Filistinli çocuklar onlara hediyeler vermek, onlarla dost olmak, kardeş olmak onların dostluğunu, kardeşliğini görmek mühim bir idealim.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Türk Hahambaşı Sayın Haleva ile dostluğu var mı kendisinin?
ADNAN OKTAR:Oradaki Sanhedrin üyesi hahamlarla aram çok iyi, onları çok seviyorum. Burada da bazı Musevi dostlarım var. [Hahambaşı] Haleva ile de bir otelde karşılıklı konuşmuştum. Bir sohbetim olmuştu. Otelin roof'unda. Onu da çok severim, o da bana karşı çok sempati duyar, sevgisi vardır.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Başka bir soru sormak istiyorum.Sayın Oktar’ın politiayla ilgisinin olmadığın söylemiştiniz, doğru mu?
ADNAN OKTAR:Politikayla [ilgim] olmadığını söylemiştim doğru evet.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Sadece teorik olarak söylüyorum; eğer Sayın Oktar bir sonraki seçimlerde Meclise girip Başbakan olmak isterse, politikaya girmeye karar verirse, Türk halkının yüzde kaçı kendisini destekler? Diğer bir değişle bir düşünür, bir yazar olarak Türk halkının kendisine olan desteği büyük mü?
ADNAN OKTAR:Ben politikaya hiçbir zaman için girmeyi düşünmüyorum. Ama Türk halkının çok büyük bir bölümü beni sever. Özellikle sağ kesimin tamamı severler. Soldan da bir hayli insan bana karşı sevgi duyar; çünkü ideal olan, en güzel olan şeyleri savunuyorum. Kardeşliği, sevgiyi, barışı, dostluğu bilimi, sanatı, estetiği dünyada güzel olan herşeyi savunuyorum. Yani Mesih, Kral Mesih'in karakterini, Hz. Mehdi (as)'ın karakterini, Kuran'ın güzel ahlakını savunuyorum.
YITZCHAK HILDESHEIMER:Anlıyorum; artık yavaş yavaş bitirmem gerekiyor. Oldukça gençsiniz, şimdiye kadar 300 kitap yazmayı nasıl başardınız?
ADNAN OKTAR:Benim kitapları hazırlamamda bana 30 kişilik profesör ve doçentlerden oluşan bir ekip yardımcı oluyor. Temel bilgileri, oradaki gereken fotoğrafları, diğer tercüme edilecek özel bilgileri, genel bilgileri, hepsini hazır hale getiriyorlar. Ben sadece yazıda bağlantıları kurup yorumları yapıyorum. Onun dışında editöre gönderiyoruz; o gereken düzeltmeleri yapıyor. Redakte ediliyor ve basıma gidiyor kitaplar. O yüzden de süratli oluyor.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Kendisi neden Sayın Erdoğan ile görüşmüyor? Erdoğan’ın İsrail’e olan tutumunu değiştirmesini, İsrail ile barış içinde yaşanılmasını neden ona söylemiyor?
ADNAN OKTAR:Bu özel ilişkilerle hallolacak bir konudur. Dindarların kendi aralarındaki bağlantıları mesela Sanhedrin'le görüşmek, oradaki İsrail'deki dostlarımızla görüşmek ve bu konuyu kendi aramızda hallederek her iki hükümete de İsrail hükümetine de Türkiye'deki hükümete de aracı olarak, arabulucu olarak yardımcı olmak akılcı bir tavır olur. Bu tip, daha önce de bir kriz çıkmıştı bu krizin düzeltilmesinde aracı rol oynamıştık ve çok faydalı olmuştuk. Yine aynı şekilde faydalı olmak istiyoruz.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Kendisine şunu sormak istiyorum;özgür basın ve konuşma özgürlüğü olduğuna inanıyor mu? Neden bunu sorduğumu söyleyeyim; Burada Haham Haleva’nı söylediklerinde özgür olmadığını düşünüyoruz. Hükümete karşı olur diye fikirlerini açıklamaktan korktuğunu düşünüyoruz.
ADNAN OKTAR:Türkiye'de demokrasi gittikçe artıyor, gittikçe iyiye doğru gidiyor, daha da iyi olacağını düşünüyoruz. Eskisine oranla çok iyi bir gelişme var Türkiye'de. Özellikle bu iddia edilen Ergenekon Örgütünün etkisinin azalmasıyla Türkiye'de özgürlükler daha da arttı. Daha da iyi olacağını düşünüyoruz. Fakat Musevi vatandaşlarımız Türkiye'de çok seviliyorlar, çok iyi korunup kollanıyorlar. Çok saygı görüyorlar, bu bizde Peygamber Efendimiz (sav)'den, Osmanlı'dan kalma bir gelenektir. Biz daha önce de söyledik. İspanya'dan alıp getirdik Musevi kardeşlerimizi, en güzel şehirde İstanbul'da ağırladık. Onların huzur içinde yaşaması için çok titiz bir gayret içindeyiz. Onlar bize Allah'ın birer emaneti, onları en güzel şekilde ağarlıyoruz, daha da titiz bir gayret içinde onların mutlu olması için gayret edeceğiz.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Sorum sadecenasıl yapılır şeklinde değildi; bir New York Times yazarı kendilerine görüş bildiren neredeyse tüm Türk vatandaşlarının —Yahudilerin değil— “Lütfen adımı belirtmeyin” dediğini söylüyor. Fakat ben eğer basın özgürlüğü ve özgür basın varsa genel olarak soruyorum; Yahudileri ya da Haham Haleva’yı değil.
ADNAN OKTAR: Benim tanıdığım, benim bildiğim Museviler burada Türkiye'de çok güzel, rahat yaşıyorlar ve özgürce fikirlerini ifade ediyorlar; ama söyledim demokrasideki açılım hala devam ediyor. Tam anlamıyla mükemmel olması biraz zaman alabilir, ama çok hızlı bir gelişme var. Avrupa ayarında bir demokrasiye doğru gidişat hızlanmış durumda.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Ben Yahudileri sormuyorum, genel olarak soruyorum. Ne zaman bir şey sorsalar basında isimlerinin belirtilmesini istemiyorlar. Korkuyorlar. Yahudilerden bahsetmiyorum, Türk halkından bahsediyorum. Anlatabildim mi?
ADNAN OKTAR: Olabilir, çekinen insanlar olabilir. Ama ben mesela fikirlerimi anlatırken hiç çekinmiyorum son derece rahat anlatıyorum. Umarım daha da iyi olur, daha da iyiye doğru gidiyor, fakat mükemmel bir demokrasi şu anda Avrupa'da da yok. Birçok ülkede yok, İsrail'de de yok yani daha yeni yeni gelişiyor. Mesih zamanında, Kral Mesih, Mehdi (as) zamanında tam anlamıyla güzel demokrasi olacaktır.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Anlıyorum. Peki. Çok teşekkür ederim. Yarım saat içerisinde yayınlayacağız.
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.Bütün İsrail'deki Musevilere, Hıristiyanlara ve Müslümanlara selamlar, sevgiler, saygılar.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Eğer Sayın Oktar İsrail’e gelirse lütfen telefon numaramı saklayın, kendisiyle görüşmeyi isterim.
ADNAN OKTAR:Tabi ki tabi ki.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Teşekkür ederim.
ADNAN OKTAR:Ben de teşekkür ederim. Selamlar.
YITZCHAK HILDESHEIMER: Peki. Görüşmek üzere, Şalom.
Evrim Sözlüğü
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...