SUNUCU: Yayınımıza HarunYahya.Tv internet sitemizden devam ediyoruz. Nasıl başlamak istersiniz Hocam?
ADNAN OKTAR:Niçin iddia edilen Ergenekon Örgütü’ne karşıyız; bir kere Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yaşaması için, bir. Ülkemizin bölünmemesi için, iki. Komünizmin gelmemesi için, üç. Faşizmin gelmemesi için, dört. Yalancı ve talancılardan kurtulmak için, ayrı.
Demokrasiyi yaşatmak için istemiyoruz iddia edilen Ergenekon Örgütü’nü ve çok nedenlerden istemiyoruz. İnşaAllah. Bir de Türkiye’yi biz böldürtmeyiz. Yani öyle bir şeye hiç kimse heveslenmesin. Diyorum ya “deli deliyi görünce değneğini saklar” derler. İnşaAllah değil mi? Öyle bir psikopatlığı hiç kimse yapamaz. İnşaAllah. Türkiye’den milim santim toprak verdirtmeyiz, bölünmesine de asla müsaade etmeyiz, inşaAllah.
“Aslan Hocam, selamün aleyküm” diyor, aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Çeşitli televizyon kanallarında izlediğimiz bazı Hocalarımız, sizin defaatle izah etmenize rağmen, ısrarla Hz. Mehdi (a.s.)’ın yeni hükümler içeren kitapla gelmesi gerektiğini gibi yanlış yorumlarına şahit oluyoruz.” Hz. Mehdi (a.s.) yeni hükümlerle nasıl gelsin? Olur mu öyle şey? Hz. Mehdi (a.s.) Kuran’a ve Sünnet’e tam tabi olan bir insandır. “Aslında sizin Hz. Mehdi (a.s.) öncüsü olarak son Kitabımız Kuran’ı Kerim’deki işari anlamlarını açıkladığınız Mehdiyet ile ilgili ayetler, Müslümanların Kuran’ın derin anlamlarını, sırlarını anlamalarını sağlıyor. Yani yeni kitap indirilmeden Hz. Mehdi (a.s.) döneminde Kuran’ın bu gizli anlamlarını, yeni bir anlayış kazanmış oluyor şeklinde düşünmemiz doğru olur mu?” Hayır yeni kitap nereden çıktı, yeni kitaba neden ihtiyaç olsun? Kuran kıyamete kadar geçerlidir ve mükemmel üstü mükemmeldir. Hıristiyanların da, Musevilerin de kurtuluşu, bütün dünyanın kurtuluşu Kuran’dadır inşaAllah, Allah’ın izni ile. Gerçek Musevi olmak isteyen Kuran’a tabi olacak. Gerçek İsevi olmak isteyen Kuran’a tabi olacak. Gerçek Müslüman olmak isteyen Kuran’a tabi olacak. Kuran’a tabi olduğunda zaten hem gerçek Musevi, gerçek İsevi, gerçek Muhammedi olur her insan. Katar’dan yazmış kardeşimiz.
Refik, Azerbaycan’dan sormuş Bakü’den, Refik sen benim dediklerime bak, gerisiyle pek ilgilenme. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili çok detaylı bilgiler vermiş, o bilgiler yeterli. Artık daha da detaya inmeye gerek yok. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) daha ne söylesin, değil mi? Nasıl anlatalım, nasıl izah edelim? Mükemmel anlattık. Çıkış alametlerini anlattık, dış görünümünü anlattık, hepsi doğru.
“Ev hanımı olarak” diyor kardeşimiz bir evvel okuduğum yazısında: “Ev hanımı olarak gerek kişisel olarak, gerek çevrem için nasıl bir yol izleyebilirim? Kuran tefsiri, ilmihal dersleri görüyoruz inşaAllah. Acaba Hz. Mehdi (a.s.)’dan sizden öğrendiklerimiz gibi bahsedebilir miyiz? Sade bir ev hanımı olarak Allah yolunda yaşayıp Allah yolunda ölmek istiyorum inşaAllah, bunu en iyi nasıl başarabiliriz Hocam? Vereceğiniz cevap kelime kelime, hatta harf harf bizim için çok değerli ve çok anlamlar taşıyor inşaAllah. Sizi Allah için çok seviyoruz inşaAllah. Rabbime sizi tanıttığı için sonsuz teşekkür ediyorum, şükür ediyorum, Allah razı olsun. Dualarınız bizim için önemli. Selamün aleyküm” diyor. Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahü ve berekatühü.
Şeytaniyet, şeytan ittihad-i İslam’ı istemez. Şeytan dünyaya kendi hakim olmak istiyor. Şimdi kendi hakim olmak isterken Kuran ahlakının hakim olmasını, İslam ahlakının hakim olmasını ister mi şeytan? Deccaliyet neyi istiyor? Kuran ahlakının hakim olmamasını istiyor, İslam ahlakının hakim olmamasını istiyor. “Ne hakim olsun?” dediğinde şeytana, “ben hakim olayım” diyor. Şu an ne yapıyor? Kendi hakim işte. “Ne ile hakim olmak istiyorsun?” diyorsun; “Darwinizmle, materyalizm ile” diyor, değil mi? Peki diyoruz biz şeytana: “Hz. Mehdi (a.s.) çıktı ne yapacaksın?” diyoruz, “ben onun çaresine bakarım” diyor. “Nasıl çaresine bakacaksın?” “Benim elimde sağlam Hocalar var, benden yana, sahtekar bazı Hocalar var, onları salacağım ortaya, Allah adına ortaya çıkacaklar. Allah’ın adını anarak ittihad-ı İslam’ın olmayacağını, İslam ahlakının hakim olmayacağını, şeytaniyetin hakim olacağını, Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkmayacağını, Hz. İsa (a.s)’ın nüzul etmeyeceğini söyleyecekler” diyor.
Şeytanın adamları faaliyette. Bu arada saf ve cahil bazı Hocaefendiler de faaliyette. Bilerek veya bilmeyerek bu adamlara, bu şeytanın takımına da yardımcı oluyorlar. Bir kısmı zır cahilliğinden onlara hizmet ediyor, bir kısmı hizmet ettiğinden haberi bile yok. Cahil cahil ortalarda geziyor değil mi? Biz de doğruları anlatmaya devam edeceğiz. Evet, Oktar Hocam seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam. Siz her gün İslam alemine yapılan zulmü anlatıyorsunuz. Bunları bazı kimseler görmezlikten geliyor ama sadece son on gün içinde Irak’ta ve Somali’de olan olaylar var. Onları gösterelim mi Hocam, inşaAllah. Deccal var gücüyle kan dökmeye devam ediyor. Nitekim Son on gün içinde Somali ve Irak’tan gelen zulüm haberlerini görüyoruz burada. “Somali’de vahşet sürüyor.” Yine bir haber, bir arabaya bağlamışlar Müslümanı ayaklarından çekiyorlar. “Mogadişu yine kana bulandı” diye bir haber. Milletvekillerinin olduğu en az otuz kişi öldürülmüş. “Bağdat dün de kana bulandı, 60 ölü” “Irak’ta on binlerce kişi kayıp”, “çoğu çocuk bir milyona yakın Irak’lı hayatını kaybetti”. “Irak yine kan gölü, elli ölü, iki yüz yaralı”. “Irak’ın normalleşmesi hiç kolay olmayacak.”
Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi: “Dünya Herc-ü Merc içinde kaldığında” (Herc-ü Merc: insanlar arasında meydana gelen fitne, fesat, darmadağınık, karmaşık, allak bullak ortam anlamına geliyor.) Dünya herc-ü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Hz. Mehdi (a.s.)’i) gönderecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)
İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Demek ki dünya Herc-ü Merc içinde kalacak.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Bu alametler ne olmuş oluyor? Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alameti olmuş oluyor, evet.
OKTAR BABUNA:Deccal İslam dünyasını esir almışken, İttihad-ı İslam’ı istememek, Hz. Mehdi (a.s.) gelmeyecek, Hz. İsa (a.s.) inmeyecek, İslam ahlakı hakim olmayacak demek vicdansızlıktır. İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Evet, vicdana uymaz, vicdana yakışmaz.
OKTAR BABUNA: Hocam, bir haber var yine bugün. “Nuh’un gemisi nerede?” diye. “İnsanlar asırlardır Ağrı Dağı’ndaki Hz. Nuh (a.s.)’un gemisini aramaktadır. Acaba bu araştırmalar saf dindarları kandırmak için kullanılan birer para tuzağı mıdır? Hz. Nuh (a.s.)’un gemisi gerçekten burada mıdır?” diye haber çıkmış Hocam.
ADNAN OKTAR: O ne demek oluyor?
OKTAR BABUNA: Sanki Hz. Nuh (a.s.)’un gemisi bulunmamış gibi böyle bir haber yapmışlar Hocam.
ADNAN OKTAR: Kim bunu diyen?
OKTAR BABUNA: Bakıyorum Hocam hangi gazetede, tam çıkaramadım Hocam.
ADNAN OKTAR: Tamam, bundan sonra hangi gazete olduğunu söyleyin ki ben ona göre “malum” diyeyim. Çünkü malum gazeteler söylüyorsa, malumdur zaten. Malumu açıklamaya gerek yok.
Nuh’un gemisi ile ilgili film var mı bizde?
OKTAR BABUNA: Var Hocam.
ADNAN OKTAR: Göster, anlatalım inşaAllah.
Bir kere bakın oksijen olmayan bir yerde, yerin altında, 5 bin yaşın üstünde, ağaçlardan yapılmış gemi biçiminde bir şey bulunuyor, bir yer bulunuyor ve tam bir gemiyi andırıyor. Ve hayvanların bağlandığı yerler var değil mi? Ve bu bir deprem sonucunda açılıyor bu delik. İnsan girebilecek bir yer de değil, değil mi? Ne bu?
OKTAR BABUNA: Mümkün değil başka bir şey olması.
ADNAN OKTAR: Belgrad Ormanı değil bu.
OKTAR BABUNA: Siz, “4 bin metreye mümkün değil çıkarmak” demiştiniz Hocam. “Yani böyle helikopterlerle, zaten o bile mümkün değil” demiştiniz o şekilde.
ADNAN OKTAR: Tabii.
OKTAR BABUNA: Ayrıca siz daha iyi bilirsiniz, onu da söylemiştiniz; tahtaların ölçüyorlar yaşını, 5 bin yıllık çıkıyor.
ADNAN OKTAR: Konumu, bir de girilemeyen bölümler var. Geminin diğer kamaralarına, diğer bölümlerine daha girilemedi. Adam onu nasıl yapsın orda, 5 bin yıllık tahtayı nerede bulsun? 5 bin yıllık tahta bulun da getirin bakalım, nerede varmış? Buzların altında kalmış ayrıca, adamlar buzu kırıp, ondan sonra içine girebilecek gibi, adamlar nereden onu soksun oraya?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam inşaAllah. Türkiye Gazetesi’ymiş Hocam haberi yapan.
ADNAN OKTAR: Türkiye Gazetesi mi?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Yani şimdi Türkiye Gazetesi bunu söylüyorsa artık, Osman Ünlü Hoca mı hazırladı acaba böyle?
OKTAR BABUNA: Biraz çok garip oldu Hocam. Çünkü böyle bilinmedik, duyulmadık bir haber değil. Bütün dünyada haber oldu. Siz yani defeatle de açıkladınız Hocam, inşaAllah. Bir garip haber olmuş.
ADNAN OKTAR: Yanlış olmuş.
“Aslan Hocam selamün aleyküm” diyor. Siz Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi için evet oyu.” Ben “evet” oyu vereceğim, insanları bilemem. “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da zaten iki madde hariç ben de ‘evet’ oyu vereceğim” diyormuş. Öyle mi? “Aslında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu şu an ‘hayır’ dese de aslında kendisi de bu Anayasa değişikliğinin sadece iki maddesi hariç desteklediklerini söylemişti. Hatta Muğla mitinginde bunu ‘Anayasadan iki maddeyi çıkarın biz de size destek verelim dedik’ diyerek kabul etti. Sadece itiraz ettikleri Anayasa Mahkemesi ve HSYK ilgili maddeler. Bu kurumların daha demokratik olması, daha geniş çevrelerce tüm yurt çapında çalışan hakim ve savcılarca çoğunluğun seçilmesinin bu kurumlara demokrasinin gelmesinden başka ne gibi bir sakıncası olabilir ki? Sayın Kılıçdaroğlu’nun kabul ettiği bu maddelere biz ‘hayır’ diyeceğiz. Ben hala anlayamıyorum niye böyle oluyor?” diyor. “Acaba bu maddelere neden karşı çıkıyor? Saygılarımla” diyor, kardeşimiz.
Şimdi Kılıçdaroğlu Hocamızın dedikleri neymiş? Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili maddeler. Allah Allah iyi ya işte güzel, ne güzel, “daha geniş bir ekip olsun” diyor madde. En güzel yönlerinden bir tanesi, şimdi Kılıçdaroğlu Hocamız da yani en önemli yerlere bu şekilde bakıyorsa ben biraz şaşırırım.
“Bu kurumların daha demokratik olması, daha geniş çevrelerce tüm yurt çapında çalışan hakim ve savcılarca çoğunluğunun seçilmesinin bu kurumlara demokrasinin gelmesinden başka ne gibi bir sakıncası olabilir ki?” diyor.
E doğru, Allah Allah. Kemal Kılıçdaroğlu kafası çalışan bir insan, yani niye böyle dedi acaba? Yanlış demiş, yanlış demiş. HSYK çok hayati bir nokta. Az kişiden oluşması yanlış. Çok kişiden oluşması güzel. Ve ne güzel, nasıl oluyor? “Bu kurumların daha demokratik olması, daha geniş çevrelerce” dikkat et. “Tüm yurt çapında çalışan hakim ve savcılarca çoğunluğunun seçilmesinin bu kurumlara ne zararı olur?” diyor. Doğru söylüyor, ne mahsuru var?
OKTAR BABUNA: Hiçbir mahsuru yok Hocam.
ADNAN OKTAR: Yapmasınlar etmesinler yani bu konuda hükümet haklı. Diğer konular, tedirgin oldukları konularda omuz omuza beraber gayret edelim. Rahatsız oldukları bir şey olursa söylesinler. Mesela vatanın birliği, bütünlüğü, benim gördüğüm hükümet bölünmeye şiddetle karşı. Ama es kaza, hükümeti tenzih ederim de herhangi biri yapmaya kalkarsa bunu, bir kişi, gök kubbeyi başına çökertiriz. Ben söyleyeyim. Hukukla, kanunla gök kubbeyi başına çökertiriz. Kimse bunu yapamaz. Hükümet de benim gördüğüm bu konuda kararlı, yani bölünmeye karşı şiddetli bir tavır içerisinde. Vatanı bölmeyi kim istiyorsa Allah onu helak etsin. Vatanı bölmeyi kim istiyorsa Allah onu helak etsin. Türk Milletini bölmeyi, vatanı bölmeyi kim istiyorsa Allah onu ve onu isteyenlerin hepsini helak etsin. Aman ha. Aman ha. Biz, Türk-İslam Birliği’ni istiyoruz. İttihat-ı İslam istiyoruz. Dünya hakimiyeti istiyoruz. Dünyayı biz yöneteceğiz. Adalet, sevgi, barış, kardeşlik neymiş, bütün dünyaya öğreteceğiz; Mehdi (a.s.) öncüsü olarak, Mehdi (a.s.) talebeleri olarak. Bediüzzaman diyor ki; “Mehdi (a.s.)’nin adaletini bütün dünyaya göstermesi, gayet makul ve mutlaka zaruridir” diyor. Tabii, bütün dünyaya. Belirli bir bölgeye değil.
Merve bize bir yazı yazmış. “Hocam” diyor. “Kıyametin kopması ile ilgili olarak bir açıklama yaptınız. Ama Kuran’da gaybın bilinmeyeceğini Cenab-ı Allah söylüyor” diyor.
Ayetlerle açıkla Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Merve de duysun.
OKTAR BABUNA: Şeytandan Allah’a sığınırım. “O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz.”
ADNAN OKTAR: Bak şimdi yavaş yavaş parça parça teker teker ayetleri söyle. Söyle ayeti.
OKTAR BABUNA: “O gaybı bilendir.”
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah gaybı bilendir,” bir. Evet.
OKTAR BABUNA: “Kendi gaybını kimseye açık tutmaz.”
ADNAN OKTAR: “Kimseye kendi gaybını Allah açık tutmuyor. Ne Kıyametin tarihini, ne Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametlerini, ne deccalin varlığı ile ilgili bilgileri, ne geçmişte gizli olan olayları, bunların hiçbirini Allah, “ben bildirmem” diyor. “Bildirmiyorum”, evet.
OKTAR BABUNA: “Ancak elçileri içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka.
ADNAN OKTAR: “Ancak elçileri içerisinde, Allah’ın elçisi olarak gördükleri kimse, bunlara Cenab-ı Allah “gaybı bildiriyorum” diyor, “bunlar müstesna”. Demek ki gayb biliniyormuş, Allah’ın bildirmesiyle. Resulullah (s.a.v.)’e bildirdi mi Cenab-ı Allah gaybı? Bildirdi, Hz. İsa (a.s.)’a bildirdi mi?
OKTAR BABUNA: Bildirdi Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Birçok Peygambere bildirdi mi? Bildirdi, örnekler ver.
OKTAR BABUNA: Vereyim Hocam inşaAllah. Hz. İsa (a.s.), şeytandan Allah’a sığınırım. “Yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi size haber veririm. Şüphesiz, eğer inanmışsanız bunda sizin için kesin bir ayet vardır." (Al-i İmran Suresi, 49)
ADNAN OKTAR: Şimdi sen evde gizli bir yere bir şey biriktirirsin, bir Peygamber de bunun yerini söylerse, ne kadar olduğunu söylerse, bu gayb bilgisi mi, değil mi?
OKTAR BABUNA: Gayb bilgisi Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Gayb bilgisi. Kim bildiriyor?
OKTAR BABUNA: Allah bildiriyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Allah bildiriyor, devam et.
OKTAR BABUNA: Hz. Yusuf (a.s.), şeytandan Allah’a sığınırım. “Dedi ki: ‘Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir’.”
ADNAN OKTAR: “Daha olmadan, gelmeden bilirim” diyor. Bu nedir? Bir şey olmadan, önceden bilinmesi ne demektir? Gelmeden bilmek ne demektir?
OKTAR BABUNA: Gayb bilgisi Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Gayb bilgisi, evet.
OKTAR BABUNA: Devam ediyorum inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Hz. Muhammed (s.a.v.), “Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, o da bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: ‘Bana bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi’ demişti.” (Tahrim Suresi,3)
ADNAN OKTAR: Bu, gayb bilgisi mi?
OKTAR BABUNA: Gayb bilgisi Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Allah bildirmiş gaybı, güzel, devam et.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam.
SUNUCU: Yayınımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Oktar Hocam ne anlatayım?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, gayb ayetlerini okumuştuk.
ADNAN OKTAR: Evet, devam edelim.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah. Nasıl, baştan mı başlayalım kaldığımız yerden mi?
ADNAN OKTAR: Kaldığımız yerden devam et. Sonra baştan yine geliriz.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. Bizans’ın galibiyeti bildiriliyordu inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Rum (orduları) yenilgiye uğradı. Dünyanın en alçak yerinde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Birkaç yıl, 3 ila 9 yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir, Allah’ın yardımıyla”.
Rum Suresi’ndeki ayetlerde Bizans İmparatorluğu’nun bir yenilgiye uğradığı Persler karşısında ama bunu daha sonra yenecekleri bildiriliyor Hocam inşaAllah. Tam denildiği şekilde ve bu ayet geldikten 7 yıl içerisinde kazanıyorlar savaşı Hocam. Bir savaş daha oluyor ve kazanıyorlar.
ADNAN OKTAR: Rum orduları kazanıyor. Ama önce Allah mağlup olduklarını söylüyor değil mi? “Elif, Lam, Mim” diyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Rum mağlup oldu” diyor. Ama sonra onların kazanacaklarını söylüyor ve alçak bir yerde, dünyanın en alçak yerinde. Süre veriyor Allah, “10 yılı aşmayacak” diyor. “Birkaç yıl içerisinde” diyor. Bakın, Allah süre veriyor. Süre doğru çıkıyor. Zaman veriyor Allah, zaman; şu zaman içerisinde. “Ve savaşta onlar yenecekler” diyor. Mekan da bildiriyor. “Şu mekanda, şöyle alçak bir yerde” diyor. Allah mekan bildiriyor değil mi? Zaman da bildiriyor. Ve mağlubiyetin, galibiyetin ne şekilde olacağını, hepsini anlatıyor. Ve aynı dediği gibi de oluyor. Demek ki gaybı Allah biliyormuş değil mi? Bu yanlış, aksi, yani Allah gaybı bilmez yanlıştır. Allah gaybı bilir, gaybı istediği elçilerine de bildirir. Allah gaybı bilmez değil yani şöyle haşa öyle yanlış anlaşılmasın. Yani insanlara bildirmez. Elçilerine bildirmez. Kimseye bildirmez. Bu yanlış. “Seçtikleri müstesna” diyor, Allah. Ve gaybı nasıl bildirdiğini de açıklıyor Allah değil mi? Çok fazla ayette de bildiriyor. Başka gaybı bildirdiğine dair ayetler varsa açıkla.
OKTAR BABUNA: Var Hocam inşaAllah. Mekke’nin fethi var Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Söyle.
OKTAR BABUNA: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.” (Fetih Suresi, 27). Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’de iken gördüğü rüyasında, müminlerin güven içinde Mescid-i Haram’a girdiklerini ve Kabe’yi tavaf ettiklerini görmüştü. Bu, aynıyla gerçekleşti Hocam sonra inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Gayb bildiriliyor muymuş?
OKTAR BABUNA: Evet, bildiriliyor Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Elçisine bildiriyormuş Cenab-ı Allah tarafından. Daha hala bunu anlamayan kardeşlerimizin olması, demek ki daha bize ulaşamadılar tam anlamıyla bir kısmı, ondan oluyor. Ama doğrusu bu şekildedir.
OKTAR BABUNA: Siz defaatle de açıklamıştınız Hocam inşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ahir zamanın 150’den fazla alametini bildiriyor. Aynısıyla da oldu inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Yani şimdi bu çok açık delildir. Bütün olayları sayıyor tek tek, 30 yıl içerisinde bu saydıklarının tamamı oluyor. Bu nasıl oluyor? Allah, seçtiği elçisi olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e gaybı gösteriyor. Zamanı açıyor. Zamanı onun önünde duruyor. Peygamberimiz (s.a.v.) de görüyor. Gördüklerini anlatıyor. Bu, Allah’ın dilemesi ile oluyor inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Sizin sitenize de girerlerse Hocam inşaAllah. www.harunyahya.org’da “Allah kullarından dilediklerine gayb hakkında bilgi verir”; bu bölümden daha detaylı bilgi edinebilirler inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Başka Oktar Hocam, gayb hakkında neler bilgi verebilirsin?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah. Hz. Yusuf (a.s.), Hocam bu görülen bir rüyayı tefsir ediyor, açıklıyor inşaAllah. 7 yıl olacak kuraklığı önceden bildiriyor Hocam. Söyledikleri aynıyla gerçekleşiyor. Nasıl hatta önlem almaları gerektiğini de söylüyor inşaAllah. Allah hem bu bilgiyi ilham ediyor hem de tam haklı çıkartıyor. Aynı şekilde yaşıyorlar orada, Kuran’da da örneği var bunun inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Şimdi bu gaybın aslında Allah tarafından bildirildiğini onlar biliyorlar. Peygamberlere gaybın bildirildiğini biliyorlar da, onları iki nokta rahatsız etti. Bir, Mehdi (a.s)’nin çıkması. İki değil aslında daha çok. Hz. İsa (a.s.)’nın inişi. İslam ahlakının dünyaya hakim olması ve Kıyamet. Bu gayb bilgileri olmamış olsa, gaybla ilgili bilgilerden rahatsız olmazlar. Yani o gaybın hak olduğuna inanırlar. Ben buradaki Merve Hanım kardeşimi ben tenzih ediyorum. O samimi, iyi niyetle soruyor inşaAllah. Ondan sonra biz de ona cevap veriyoruz. Zaten o cevap verdiğimizde onu anlıyor ve güzellikle de kabul ediyor. “Allah razı olsun Hocam, bizi aydınlattınız. Kuran açıklamalarıyla, hadis açıklamalarıyla tam kanaatimizi getirdiniz” diyor, inşaAllah. Ama bazı kardeşlerimiz anlamazlıktan geliyor. Diretiyorlar, onlara bu söz inşaAllah. Evet, seni dinliyorum Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA: Gayb konusu mu diğer konu mu?
ADNAN OKTAR: Gayb da var. Anlatacakların varsa başka da anlat.
OKTAR BABUNA: Evet Hocam. Estağfurullah, Kuran’da Allah, siz zaten açıklamıştınız inşaAllah. Geçmişe yönelik haberler de gayb oluyor, geleceğe yönelik de. Bununla ilgili ayet okuyorum Hocam inşaAllah. “Bunlar, gayb haberlerindendir; bunları sana vahyediyoruz. Onlardan hangisi Meryem'i sorumluluğuna alacak diye kalemleriyle kur'a atarlarken sen yanlarında değildin; çekişirlerken de yanlarında değildin.” (Al-i İmran Suresi, 44)
ADNAN OKTAR: Bak, “bunlar gayb haberlerindedir” diyor değil mi? Bildiriliyor, Allah “ben bildiriyorum” diyor. Başka?
OKTAR BABUNA: Yine Hud Suresi, 49. “Bunlar: Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları sen ve kavmin bundan önce bilmiyordun.”
ADNAN OKTAR: Allah’ın bildirmesiyle Peygamber gaybı biliyor. Sallallahu aleyhi ve sellem.
OKTAR BABUNA: Yine Yusuf Suresi, 102. “Bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir.”
ADNAN OKTAR: “Bu sana vahyettiğimiz.”
OKTAR BABUNA: “Gayb haberlerindendir.”
ADNAN OKTAR: Evet.Başka var mı Oktar anlatacağın?
OKTAR BABUNA: Var Hocam. Saf Suresi, 6. “Hani Meryemoğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler.” “Benden sonra ismi Ahmed olan bir elçinin müjdeleyicisiyim” diyor, Hz. İsa (a.s.) inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şimdi bu ayetler, bu meydana gelen hadisler tam anlamıyla bir cevaptır, değil mi? Zannediyorum kardeşlerimizin kanaati gelmiştir inşaAllah. Oktar Hocam bir şey söyle anlatayım.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah. Hocam bir haber var. “Öcalan’a çok ihtiyaç var. Evet çıkarsa biteriz” diye. Bir internete düşen bir ses kaydı var. Biraz büyüteyim inşaAllah.
Dailymotion.com’a düşen skandal ses kaydında, Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan olduğu iddia edilen kişi, iki yüksek yargıca referandumun reddedilmesi için her yolu denediklerini anlatıyor. Aktan bunun için Öcalan’a çok ihtiyaç olduğunu söylüyor. CHP, BDP’yi yanına almalı. Yani Kürtler “evet” derse gidiyor bu iş diyor” diye bir haber var Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “8. Ceza Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan olduğu iddiaedilen”, iddia edilen bir ses kaseti var, evet.
OKTAR BABUNA: Başka yerde de çıkmış Yeni Şafak’ta da yine “Hayır çıkması için Öcalan’a ihtiyaç var” diyor yine bu aynı haberi Yeni Şafak da vermiş: “Yargıtay 8. Daire başkanı Yusuf Uluç ve aynı dairenin üyesi Hamdi Yaver Aktan ile 10. Dairenin üyesi Fatih Arkan arasında geçen ve ortam dinlemesine takılan ses kayıtlarındaki sözler şok etti” diyor “BDP’ nin yüzde 99.9’unun CHP yanlısı olduğunu söyleyen Hamdi Yaver Aktan, “Terör Örgütü” davasının iki numaralı sanığı Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan’ın, BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşmesinden sonra partinin görüşünü değiştirdiğini anlatıyor. Dailymotion isimli video paylaşım sitesinde yayınlanan ve Yusuf Uluç ve Hamdi Yaver Aktan ile Fatih Arkan’a ait olduğu söylenen ses kayıtlarında anayasa değişikliğinin engellenmesi için bölücü başı Abdullah Öcalan’a ihtiyaç duydukları dile getiriliyor”
ADNAN OKTAR: Nedir orada yazanlar?
OKTAR BABUNA: Konuşmanın deşifresini yazmışlar Hocam inşaAllah, ses kaydındaki.
ADNAN OKTAR: Nerede bu, hangi sitede bu?
OKTAR BABUNA: Dailymotion.com diye bir sitede yayınlanmış.
ADNAN OKTAR: Bu Yeni Şafak’ın haberi, böyle Hamdi Yaver Aktan’a ait olan iddia edilen bir konuşmaymış. Hamdi Yaver Aktan ne diyor bu konuda?
OKTAR BABUNA: Henüz bir açıklama yok Hocam.
ADNAN OKTAR: Açıklama yok, tamam.
Şeytandan Allah’a sığınıyorum, Nahl Suresi: “Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın” diyor Cenab-ı Allah. “Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur.” Hiçbir diyor ama bakın: “Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde” tevekkül ettiyse, Allah’a bağlandıysa hiçbir zorlayıcı gücü olmuyor şeytanın. “Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlere” iblis takımına, münafıklara, şeytanla tam kontağa geçenlere, “onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.” Yani bir de müşriklere de etkili oluyor. Bu çok manidar, müşriklere de şeytanın etki etmesi, bak kafirlere tamam da müşrike de etki ediyor; Allah’a şirk koşan Ahir zaman müşriklerine.
Oktar Hocam bir şey söyle konuşayım.
OKTAR BABUNA:EstağfurullahHocam,“Peygamber (s.a.v.) döneminde olmayan hakimiyet Hz. Mehdi (a.s.) döneminde mi olacak?” diyenlere çok hikmetli cevap vermiştiniz Hocam, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.)’in kumandanı olacak demiştiniz Hz. Mehdi (a.s.), dolayısıyla kumandanının meydana getireceği bir başarı zaten dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in başarısı olmuş olacak. Bunu da, Nur Suresi 55. ayet Peygamberimiz (s.a.v.)’e iniyor ama Hz. Mehdi (a.s.) döneminde tahakkuk edecek inşaAllah demiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:İslam ahlakının hakim olmamasından dolayı insanlar mutlu değil, dünyada insanların yüzde doksan dokuz virgül doksan dokuzu mutlu değil. Bir kere bu Kuran’ın hak olduğunun, mucize olduğunun bir açık delili. Kuran olmadığında mutlu olamıyorlar. Adama soruyorsun: “niye mutlu değilsin?” diyorsun, “bilmiyorum” diyor. Bilmeyecek bir şey yok, Kuran ahlakı dünyaya hakim olmazsa mutlu olmazsın. Kuran ahlakı dünyaya hakim oluyor, acayip bir mutluluk, acayip bir mutluluk, yani şiddetli bir mutluluk. Hayvanlar bile mutlu oluyor, “gökteki kuşlar, sudaki balıklar bile razı olacak” diyor. İslam ahlakının hakim olmasıyla mal bolluğundan, ekonomik rahatlıktan, sosyal güvenlikten değil, Allah mutluluğu yaratıyor insanlarda, adam mutlu oluyor. Dış sebeplere bağlı değil, dış sebepler olmasa da adam mesela bir adada dahi olmuş olsa, ekonomik şeyle ilgili değil yani adam bol yemek yediği için, evinin tahtaları düzgün diye o yüzden mutlu olmuyor yahut adalet sistemi düzenlendi diye mutlu olmuyor. İnsanlar bundan mutlu olmaz sırf bundan, böyle bir konu yok. Adamı mükemmel bir adalet sistemi içinde yaşatırsın, adamın hukukuna hiçbir şey olmaz, mükemmel güvenlik içinde yaşar, bol bol da yer içer ama mutlu olmaz. Mutluluk, Allah tarafından mucize olarak özel yaratılır. Özel yaratılacak mutluluk, o yüzdenmutlu olacak insanlar. Sevinç yaratıyor Allah, sebepsiz adam seviniyor, yani yemek yemekten dolayı değil, güvenliği korunduğundan değil, sebepsiz derken bu sebeplerden değil, Allah aşkından mutlu oluyor. Allah’a olan sevgisinden mutlu oluyor, Allah korkusundan mutlu oluyor. Bu yanlış biliniyor, zannediyorlar ki insanlar işte bol bol yiyip içtiği için, güvenlik de sağlandığı için, borcu yok, alacağı yok; mutlu olmaz insan, niye mutlu olsun öyle bir şeyden? Gene mutlu olmayacak bir şey bulur, kendi kendini yer. Allah aşkı etrafı sarıyor, insanları sarıyor; o yüzden mutlu oluyorlar.
OKTAR BABUNA:Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisini okuyayım mı Hocam, söylediğiniz konuyla ilgili?
“Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışı sadece ehl-i iman için değil,yer ve gök ehli için dahi sevinç kaynağı olur. Öyle ki kuşlar, vahşi hayvanlar, denizdeki balıklar dahi sevinirler.” (Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)
“Onun zamanında kurtla koyun bir arada oynayacak, yılanlar çocuklara bir zarar vermeyecektir. İnsan bir avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir.”(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43).
ADNAN OKTAR:Tabii yani mesela insanların basireti feraseti açılıyor, yani bol yemek yemekle olmaz bu. Mesela bereket artıyor, adalet sisteminin düzelmesinden kaynaklanmaz, Allah aşkından kaynaklanacak. Allah’ı sevmesinden, iman hakikatlerinden kaynaklanan bir iman coşkusu olacak insanlarda. Allah insanlara “Hadi” ismiyle tecelli edecek Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle. Coşkun bir iman oluşuyor, oradan bir bereket meydana geliyor. Adam sabah kalkıyor sevinç içinde kalkıyor. Allah imtihan edecek gene imtihan eder, adamın kolu da kopar. Kolu kopuyor gene mutlu, seviniyor bayram sevinci içinde. Bir gün de ayağı kopar mesela daha da sevinç içinde. Bu ayrı, Allah’ın bir sırrıdır bu. Zaman, normal haline geliyor zamanın akışı, hızlı geçmiyor zaman, makul geçmeye başlıyor zaman. O yüzden Hz. Mehdi (a.s.) zamanında diyor ki, “sizin yirmi yılda yaptığınızı Hz. Mehdi (a.s.) bir yılda yapar” diyor. Yirmi yılda yapılanı bir yılda yapar, zaman oturuyor. Çok süratliyken makul hale, normal hale geliyor. “Mezardakiler bile özenirler” diyor Peygamberimiz (s.a.v.).
Bir de Kıyametin her an kopması da mevzubahistir. İnsanlar zannediyor ki Bediüzzaman 1545 deyince, “daha evvel asla kopamaz” anlamına gelmiyor bu, her an da kopabilir ama 1545’te de kopabilir, bu anlamdadır. 1545 gelince ne demek istediğimi anlayacak kardeşlerimiz o devirde. Yani şimdiki insanların torunları görecek zaten,inşaAllah. Ne demek istediğimizi anlayacaklar o zaman, inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım, “Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir”, bir tek Allah bilir ve seçtiği ve bildirmesi durumunda elçileri bilir. “(Kıyamet) Saatin(in) emri de yalnızca (süratli) göz açıp kapama gibidir veya daha yakındır. Şüphesiz, Allah her şeye güç yetirendir.” “Veya daha yakındır” diyor, yani her an Kıyamet de kopabilir. Var ya beş milyar yıl sonra Kıyamet kopacak diye millete garanti verenler var, öyle bir şey yok. Her an Kıyametin heyecanını Müslümanlar yaşayacaklar.
Oktar Hocam gene biz evrimle ilgili ekip kuralım.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam, emredersiniz.
ADNAN OKTAR:Evrimle ilgili konuşma devam etsin. Bir beş dakika ara verelim, evrimle ilgili konuşmaya devam edeceğiz.
SUNUCU:Yayınımıza kısa bir ara veriyoruz.
Kitaplar
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...