SUNUCU: Yayınımıza HarunYahya.TV internet sitemizden değerli Hocamız Sayın Adnan Oktar ve konuğumuz Doktor Oktar Babuna ile birlikte devam ediyoruz inşaAllah, buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Oktar Hocam ne anlatayım?
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. Siz söylemiştiniz Hocam, Türkiye’deki, Dünya’daki ekonomik krizden Türkiye’nin o kadar etkilenmeyeceğini. “Türkiye krizden güçlü çıktı” diye haber var Hocam bugün yine basında “Türkiye’nin küresel krizden diğer ülkeler kadar etkilenmediğini ABD’li finans uzmanları da teyit etti. Amerikan Merkez Bankası Kıdemli Ekonomisti Carpenter, “Türkiye’de krizden daha güçlü bir şekilde çıktı.” demiş Hocam, bunu siz söylemiştiniz maşaAllah; bu da sizin söylediğiniz gibi gerçekleşti Hocam elhamdülillah, maşaAllah.
Başpiskopos açıklama yapmış “Milano’ya cami şart” diye Hocam inşaAllah. İtalya’da, cami tartışmaları sürerken Milano Başpiskopos’u şehre cami yapılmasının şart olduğunu söylemiş, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Başpiskopos.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam. Kardinal Dionigi Tettamanzi, “Milano’da cami şart” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Başrahip deseler daha güzel değil mi? Piskopos acayip duruyor Türkçe’de.
OKTAR BABUNA: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet, rahip daha iyi.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Yine “Türkiye krizden güçlenerek çıkıyor.” haberi.
İnşaAllah, “Petrol, saltanatınızı korumak için değil” demiş Başbakan, sizin söylediğiniz doğrultuda Hocam inşaAllah, o paraların Allah yolunda harcanması için inşaAllah. Dün de siz örnek vermiştiniz Hocam, Brunei Sultanı’nın sarayında bin beş yüz oda olan, şahsi serveti 22 milyar dolar, arabalarının sayısı belli değil, malının, mülkünün, ama dediğiniz gibi Allah yolunda kullanılması gerekiyor inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet, bak, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi) Hazretleri, (El Kavlul Muhatasar Fi Alametil Mehdiyyil Muntazar), bu her Müslüman’ın evinde bulunsun bu kitaptan, Ehl-i Sünnet’in temel eserlerinden, çok önemli bir eser. Bakın, diyor ki 53. sayfada, rivayet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den rivayet “Hazreti Mehdi işlerinde çok disiplinli.” bakın, bir kere çok disiplinli “cömert ve fakirlere karşı çok merhametli olacaktır.”
38. hadis “Dünyada ismi geçecek bir halife kalmayıncaya kadar çıkmayacaktır” Son halife de biliyorsunuz gitti, başka da halife yok.
Evet, “Hz. Mehdi (a.s.) ile Süfyan karşı karşıya geldiklerinde bir münadi şöyle seslenecek: “Allah'ın dostları Mehdi (a.s.)'nin arkadaşlarıdır.”” Demek ki Süfyan’la bir mücadelesi olacak Hz. Mehdi (a.s.)’nin, Deccal Süfyan ile. Yani Hafız Esad’ın kafası, Darwinist, materyalist, Marksist İslam anlayışı; buna karşı mücadele verecek “Yanında Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bayrağı olacaktır.” Bayrak nerede?
OKTAR BABUNA: Topkapı Sarayı’nda Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Mehdi (a.s.)nerede?
OKTAR BABUNA: İstanbul’da, inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İstanbul’da, aynı yerde olacaklar. Hadisin kastettiği mana bu inşaAllah. “Hz. Mehdi (a.s.), Tabut-u Sekine’yi Antakya mağarasından çıkaracaktır.” Demek ki Antakya’da, mağarada, bak, bu kadar detay vermiş Peygamberimiz (s.a.v.) vahiy ile “Antakya’da ve mağarada” ondan gerisini de Mehdi halledecek inşaAllah. “Bedir ashabı adedince insanlar çıkıyor.” Mehdi (a.s.) ile beraber yani 313 kişi. “Hz. Mehdi (a.s.), Allah’tan çok korkan birisi olacaktır.” 29. hadis, “Aynen, kartal cinsinden, Nesir kuşunun kanatlarıyla titremesi gibi Allah’tan korkacaktır.” Yani biraz da orada bir şey var Peygamberimiz (s.a.v.) kartala da benzetiyor Mübareği. Değil mi?
OKTAR BABUNA: MaşaAllah, evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Tuttu mu, kaptı mı, parçalayan. Değil mi? Bak, bazı hadisler de aslana benzetiyor, burada da kartala benzetilmiş inşaAllah, gökte böyle uçup, değil mi, avını tespit edip, kaptığıyla alıp vuran inşaAllah. “Kartal cinsinden, Nesir kuşunun kanatlarıyla titremesi gibi Allah’tan korkacaktır.”
“Süfyan, esir olarak ona getirilecek” diyor, demek ki Süfyaniyeti yerle bir edecek, esir düşecek Süfyaniyet. Demek ki; Süfyan taraftarları da tutuklanacaklar. “Esir olarak ona getirilecek” dediğine göre burada o var, Süfyan’ın komitesi tutuklanacak demek ki inşaAllah. Bak, “Rahmet kapısında etkisiz hale getirilecek.” diyor. Demek ki; Allah’ın rahmeti ile etkisiz hale getirilecek. “Ganimet ve serveti ise Şam caddelerinde dağıtılacaktır.” İşte Süfyan’ın Şam’da çıkacağı, yani Hafız Esad olacağına dair delil inşaAllah. “Çıkışının bir alameti de,” diyor “Batı’dan bayrakların çıkması ve başlarında Kende Kabilesi’nden topal bir adamın bulunmasıdır.” Bir topal adam, Mehdi (a.s.)’ye karşı mücadele verecek inşaAllah. Bunlar bayraklar kullanacaklarmış bu adamlar, ama sahte bir yöntem, yani sahte bir gerekçe ile bayrak kullanıyorlar. Demek ki bayrakları bu kişiler bir silah gibi kullanmaya kalkacaklar; bir oyuncu yöntemleri olacak, ama en başlarında “Kende Kabilesi’nden topal bir adam”, yani asıl liderleri o olacak demek ki, asıl saldırıyı düzenleyen, asıl planı, projeyi yapan, o topal olacak.
“Hz. Mehdi (a.s.), beraberinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bayrağı” beraberinde, beraberinde ne demek? Aynı yerdeler demektir, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet, aynı yerdeler inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Nerede? İstanbul’da. “Bayrağı ve gömleği ve birçok alametleri olduğu halde.” hırkası da burada, değil mi? “Ve birçok alametleri.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in oku burada, yayı, kılıcı, “Yatsı vaktinde.” demek ki akşam vakitlerinde Mehdi (a.s.) zuhur ediyor, “Yatsı vaktinde.” bak, özellikle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dikkat çekmiş, insanların yatacağı vakitte insanlara görünüyor inşaAllah. “Nurludur” diyor “ve yanında şahitleri vardır.” “Nurlu ve yanında da şahitleri var.”, yalnız gezmiyor, yanında onunla beraber olan insanlar var. Bak, “Yanında şahitleri vardır” “Yatsı namazını kıldıktan sonra uzun bir hutbe irad edecek” uzun uzun konuşuyormuş yatsıdan sonra, bak, “yatsı namazını kıldıktan sonra uzun hutbe irad edecek” uzun uzun halka konuşuyor, insanlara konuşuyor, Ahir zaman’da. “İnsanları Allah ve Resulü’ne itaat etmeye davet edecektir” tebliğ yapıyor Mehdi (a.s.). “Daha sonra Hicaz’ı fethedecek” şu an Hicaz, biliyorsunuz Türkiye’nin kontrolünde değil, demek ki Türkiye’nin kontrolüne girecek; Osmanlı Dönemi’nde olduğu gibi.
“Dünyayı fethetmek için bu orduyu çeşitli yerlere gönderecektir” demek ki Türk Ordusu dünyayı fethedecek inşaAllah.
“Ordusunu Medine’ye gönderen Süfyan, “Beni Haşimi’den kimi bulursanız, öldürürün.” diyor, yani bir liste hazırlıyorlar, mesela, şu kadar Müslüman’ı bir gecede katledeceksin, diyor Süfyan, değil mi? Mesela, ne kadar? Mesela farz edelim, 3 bin kişi, şu kadar Müslüman, en önemli Müslümanlar kimler, bunları katledeceksin, diyor. Süfyan, aynı zamanda iddia edilen Ergenekon Örgütü’ne de bakıyor, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak, “Beni Haşimi’den kimi bulursanız, öldürürün” yani “Peygamberimiz (s.a.v.)’in neslinden kim varsa öldürün” diyorlar. Ki eskiden beri bu uygulanan bir şey, benim dedelerimi de biliyorsunuz şehit etmeye kalktılar. Onlar Kafkas yönüne doğru hicret ettiler o zaman. “Müslümanlar da Mehdi (a.s.) zahir olup toparlanana kadar dağlara kaçacaklar” diyor, dağlarda saklanacaklar, yüksek yaylalık yerlere. Nereye? Mardin, Siirt, değil mi?
“Rengi sarı” sarışın bir kişi Mehdi (a.s.)’ye yardımcı oluyor inşaAllah, “Sakalı hafif” diyor, bunun da bir şeyine bakalım; bu ifadeye bir bakalım. “Rengi sarı, sakalı hafif” Arapça orijinaline bir bakalım inşaAllah.
Hep dağlara kaçmıştır değil mi, Ehl-i Beyt? Bu çok önemli bak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadisi, bu tahakkuk etmiştir. Kafkasya’nın yüksek dağlarına kaçmışlardır; hicret etmişlerdir, Güneydoğu’daki yüksek yaylalara kaçmışlardır, oralara hicret etmişlerdir inşaAllah. “Mehdi (a.s.)’den önce Şam ve Mısır melikleri öldürülecektir.” aynı şekilde oldu; Enver Sedat öldürüldü, Şam’ın Liderleri öldürüldü, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet Hocam, Beşir Cemayel öldürüldü.
ADNAN OKTAR: Evet, esmer bir adamdan bahsediyor, Afrika’dan çıkacak, “Mehdi (a.s.)’nin yanında mücadele edecek.” diyor. Afrika’dan, evet, nedir?
OKTAR BABUNA: Obama olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Olabilir tabii. Yani mümkün inşaAllah, ama şey de olabilir yani bu, Muammer Kaddafi de olabilir, çünkü o da Mehdi (a.s.)’den yana oldu şu an biliyorsunuz.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Mehdiyet’i savunuyor, Mehdi (a.s.)’nin çıkacağını savunuyor; Türkiye’nin lider olduğunu söylüyor inşaAllah.“Adaletle… Esmer bir adam.” diyor “ Mehdi (a.s.)’ye gelerek onun yanında mücadele edecektir” diyor. ” Hz. Mehdi (a.s.), 40 sene baki kalacaktır.” Ben ne dedim? “Mehdi (a.s.)’nin mücadelesi, ilk mücadelesi 40 sene” dedim, değil mi? Bak, hadiste belirtilmiş. Bir başka rivayette “30 sene” diyor. Demek ki 30 senelik ayrı bir bölüm daha var, faaliyet yapacağı. Bir de 7 veya 9 yıllık ayrı bir bölüm daha var. Evet, o zaman?
OKTAR BABUNA: 2010 ve 2020 yıllarına kadar bir süre, çıkışıyla birlikte inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, “40 sene” dediğine göre, 2020; 30 sene daha ilave et. 2020’ye 30 daha ekle 2050’dir, 2050. Bir 14 sene daha var ayrıca. Mehdi (a.s.) bayağı faaliyet yapacak demek ki.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah Hocam evet, ömrünün de uzun olacağını söylemiştiniz Hocam hadislere dayanarak inşaAllah, Hazreti İbrahim (a.s.) gibi.
ADNAN OKTAR: Evet, “Onun yanına,” diyor “büyük bir fitneden sonra kendilerine hükmetmesi için gidilecek.” yani “sen başa geç” diyor, “hükmet” diyorlar, “yanına gidilecek” “Ancak,” diyor “ölümle tehdit edildikten sonra başa geçmeye razı olacaktır Mehdi (a.s.)” diyor, ölüm tehdidi ile kabul ediyor, başka türlü kabul etmiyor. “Ondan sonra insanlar arasında bir damla kan dökülmeyecektir.” Tek bir damla, Cübbeli Efendi duyuyorsun, değil mi? “Bir damla kan dökülmeyecektir” diyor. “Âlimler, 2004 yılında yapılacak olan bir icma’da Ahir zaman’da bir Mehdi (a.s.)’nin geleceği konusunda fikir birliği edeceklerdir” diyor. “1204 yılında yapılacak bir icma’da” diyor. 1204, 1304, 1404, inşaAllah.
“O, güneşten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.” Güneşte yüz yılın en büyük patlaması oldu mu?
OKTAR BABUNA: Oldu Hocam, 1996’da.
“Onun kumandanları, insanların en hayırlısıdır” diyor. Çok değerliymiş talebeleri Mehdi (a.s.)’nin. “Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak” her yer emniyetli olacak diyor. “Yeryüzü emniyetle dolacak. Hatta birkaç kadın yanlarında hiçbir erkek olmaksızın rahatlıkla hacca gidebilecektir. Peygamberlere dahil olan kitaplarda” yani Tevrat, İncil ve Zebur’da “Mehdi (a.s.)’nin işi, zulüm ve kötülük değildir” şeklinde işaret edilmiştir.” Yani zulme ve kötülüğe karşı mücadele edecektir Mehdi (a.s.).
“O gelmeden önce doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görülecektir,” Halley.
OKTAR BABUNA:Evet inşaAllah, 1986 yılında. 75 yılda da bir geçiyor.
ADNAN OKTAR:Yani “Ortaya çıkmadan, görülmeden önce bu olacaktır” diyor. “Ramazan’da iki defa ay tutulması olacaktır.” İki defa oldu. Zaten bir de ayrıca iki kere oldu. O ikiler çok önemlidir Kuran’da. Kuran’da da vardır, hadislerde de vardır. İki kere tekrarlıyor.
“Hz. Mehdi (a.s.) zamanında adalet o kadar bol olacak ki zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, insanın başkasına ait olup da dişinde kalmış bir şey bile sahibine iade edilecektir.” Yani adalet tam detaylarıyla oluşturulacak diyor. “Zorla alınan malların hepsi de geri verilecek” diyor. Mesela kimini gaspla alıyorlar, kimini zorla alıyor, kimini hukuki yöntemlerle alıyorlar ama adamın canı yanıyor. Hukuki yöntemle alınan da geri verilecek inşaAllah.
“Taberiye Adası’ndaki Tabut-u Sekine, ortaya çıkarılacaktır.” Taberiye Adası’ndaymış bakın, Taberiye Adası’nda. “Tabut-u Sekine orada” diyor. “Tabut getirilip Beytü’l Mukaddes’te ona teslim edildikten sonra açılacak.” O anda Kudüs’te olacak Mehdi (a.s.) inşaAllah. Hz. Süleyman (a.s.) ’ın mescidini yapmış olacak inşaAllah. Orada açılacakmış. “Bunu görenlerin pek çoğu, pek azı haricinde, Müslüman olacaktır.” diyor. Musevilerin hepsi onu görünce; Tevrat’ın orijinalini görüyorlar, değil mi? O hadislerin, bir de Mehdi (a.s.) tarafından çıkarılmış olması, anlayacak ki Museviler; Tevrat’ta bahsedilen Kral Mesih o. Çünkü Kral Mesih’in en önemli alametlerindendir bu. Yani bir; mescidi yapması, Hz. Süleyman (a.s.)’ın mescidini yapması, iki; Kutsal Sandık’ı bulması. Kutsal Sandık’ı Allah ona bulduracağına göre demek ki, Kral Mesih de o. Tevrat’ta da bu şekilde işaret ediliyor.
“Doksan dokuzuncu senede insanların mülkleri zail olacak.” Ne oldu 1999’da?
OKTAR BABUNA:Deprem oldu Hocam.
ADNAN OKTAR:Bakın “Doksan dokuzuncu senede mülkler zail olacak.” deprem olacak diyor, doksan dokuzuncu senede Mehdi (a.s.) devrinde. Açık yazıyor bak 54. Sayfada. 1999’daki depremi anlatıyor. “Kurduğu ilk ekibi bekletmeden hemen tebliğe gönderecektir.” diyor Mehdi (a.s.) inşaAllah. Mehdi (a.s.)’nin cemaatini inşaAllah.
“Sema’dan bir ses,” bir Melek değil bak “Sema’dan bir ses,” Cübbeli onu bir Melek olarak alıyor, “bir ses, onu ismiyle çağıracak ve Doğu’da Batı’da hatta uykuda olan bile bu sesi duyacak ve uyanacaktır.” Radyo, televizyon. Burada Melek demiyor, Melek ayrı o görünmez o, gelir konuşur ama görünmez. Melekler görür onu. “Kudüs’ü fethedecek olan Mehdi (a.s.)” demek ki Kudüs Müslümanların kontrolünde olacak. “Hindistan’ı da fethedecek”, bak ne güzel. Hindistan’da Hindu da kalmıyor. Hindular, Budistler onlar da Müslüman olacaklar. Bu hadis çok açık. “Oraya da bir ekip gönderecek” diyor Mehdi (a.s.). Buradaki Kutsal Emanetleri de alıp getirecektir. Beytü’l Mukaddes’e. Hint liderleri de aynı şekilde Mehdi (a.s.)’ye tabi olacakları belirtiliyor. “Zincirler,” onlar manevi zincirler inşaAllah. “Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkışı kesinlikle İsa (a.s.)’ın nüzulünden önce olacaktır.” Önce Mehdi (a.s.) çıkıyor, sonra Hz. İsa (a.s.), inşaAllah. Evet.
“İmam-ı Nevevi “Hz. İsa (a.s.), ümmeti Muhammed’e Peygamber olarak değil, Şeriatı Muhammediyye’yi tatbik etmek için gelecektir” demektedir.” “Hz. İsa (a.s.), yeryüzünde iken evlenecek ve bir çocuğu olacaktır. Ölünce, Müslümanlar onun namazını kıldıktan sonra Ravza-i Mutahhara’ya defnedeceklerdir. Dünyada kalış süresi 40 yıldır, bir rivayette ise 7 yıldır. Ancak Sema’ya çıkışının 33 yaş olduğu dikkate alınırsa, bu iki rivayetin cem’i mümkündür.” Yani demek ki 33 yaşında geliyor, 40 sene daha yaşıyor, 73, inşaAllah Allah ömrünü uzun etsin. Bir 7 yıl daha var orda ilave. İnşaAllah o zaman 80. En az o kadar yaşayacak inşaAllah. Zuhruf Suresi, şeytandan Allah’a sığınırım: “Gerçekten o Hz.İsa (a.s.)’nın nüzulü) Kıyametin için (yaklaştığını bildiren) bir beyandır, alamettir. Onun için sakın o kıyametin geleceğinde şüphe etmeyin de Benim şeriatıma tabi olun. İşte bu biricik doğru yoldur.“ Evet. “Konstantiniyye’yi fethedecek.” diyor bak, “Mehdi (a.s.)” diyor, İstanbul’u. Oktar Hocam, sen bir şeyler anlat.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam. Bu yabancı sitede bir haber çıkmış Hocam. Bu Hawking’in kitabıyla ilgili. “Türk fizikçiler” diyor “imanlarını kaybettiler.” diyor Oxford’un, daha doğrusu “İnançlarını Oxford’lu Hawking’e.” diyor. Şöyle özetle; çeşitli Türk fizikçilerin Hawking’le ilgili fikirlerinden bahsediyor yazıda. Onun sözlerinin doğru olmadığına dair bizimle ilgili olarak sadece Dawkins’in kitabına dava açmamızdan bahsediyor, sizinle ilgili olarak Hocam daha doğrusu. “Daha önce –haşa- Allah’ı inkar eden başka bir kitabı Adnan Oktar yasaklatmıştı” diyor yazıda Dawkins’in kitabı için.
ADNAN OKTAR:Kardeşim amma yanlış konuşuyorlar. Dawkins’in kitabıyla alakası yok. Adam çok çirkin hakaretler, iftiralar atıyor. Ondan dolayı yasaklanıyor. Yoksa biz fikriyle ne alaka. Fikir yok ki adamın fikrine dava açayım ben. Ne konuşacak yani. Dine, imana, mukaddesata, Marx da söylüyor Allah’ı, dini inkar ediyor. Biz dava açtık mı ona? Lenin de inkar ediyor, Mao da inkar ediyor. Biz dava açtık mı bu adamlara? Ama küfredip, hakaret ederse dava açarsın tabiî ki.
OKTAR BABUNA:Evet, ayrıca Hocam siz avukatlarınızı defaatle arattınız. Onları çıkartmaları için, sadece o ifadeleri, hakaretamiz olan ifadeleri. Reddetti onu, yapmadı.
ADNAN OKTAR:Kardeşim dedim, yani ben fikirleriyle benim bir alıp veremediğim yok. Bir şey dediğim yok. Karşıyım; ben onu eleştiririm ilmi olarak. Ama “hakaret ediyorsun, iftira ediyorsun. Ayıp yapıyorsun. Bu terbiyeye uymaz, çıkart onları” dedim. Bir daha uyardık, dinlemedi. Bir daha uyardık, dinlemedi. E ne yaptık, biz de mahkemeye dava açtık. Davayı kazandık, kapatıldı.
OKTAR BABUNA:İnternet sitesi, evet.
ADNAN OKTAR:Yani bunun fikirle ne alakası var? Kitapları cayır cayır satılıyor Türkiye’de. Fikirlerine bir şey dediğimiz yok. Adam zaten anlatsın ki biz onu parçalayalım fikirlerini, değil mi? Biz ona bir şey dediğimiz yok. Fikir serbest, düşünce serbest. Demokrasi var, o çok önemli. Fikir hürriyeti olmadın mı İslamiyet de olmaz zaten. Fikir hürriyeti çok hayati bir konu. Ben onu savunuyorum. O konuda dürüst olacaklar.
Hawking, Hawking. Nedir bu konuyu sen bir anlat bakayım.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam. Bu bir bunun şunu söylediğini iddia ediyorlar: “Hiç yoktan, Big Bang’den önce yokluk vardı. O yokluktan tesadüfen bütün kainatın olmasını ama orda yerçekimi olduğu için yokluktan kendi kendine oldu bütün alem, madde” gibi ipe sapa gelmez bir fikir. Bunu iddia ediyorlar.
ADNAN OKTAR:Hawking mi diyor?
OKTAR BABUNA:Hawking’in dediğini söylüyorlar.
ADNAN OKTAR:He “madde yoktu ama yerçekimi vardı, yer vardı” diyor ama “madde yoktu” diyor . “Ama yer vardı, yer de onu çekti. Tesadüfler sonucunda da kainat oluştu” diyor. “Nereden anladınız?” diyoruz, “Hawking’in gözüne baktık, oradan anladık” diyorlar. Adam perişan vaziyette. Adamın beyni erimiş durumda. Vücut da erimiş durumda. Adam yaşayan ceset konumunda. Yani ölmüş adam. Adam yani ne konuşabiliyor, ne nefes alabiliyor. Adam perişan, ceset. Yani zoraki yaşatıyorlar. Alet edavat ile yaşıyor. Adam bakıyor sadece. Diyor “biz bakışlarından bunu anladık” diyor. Bakışlarından yanlış anlamışlar. Velev ki anlasan bile bakışından, kardeşim adamcağız perişan olmuş garibim, değil mi? Mahvolmuş. Beyin erimiş, kaslar erimiş. Yani adam ölmüş.
OKTAR BABUNA:Konuşamıyor, hiçbir kasını hareket ettiremiyor.
ADNAN OKTAR: Ölmüş artık adam. Yani “Bu, bunu dedi” demek yani bu yakışık almıyor. Ayıp yapıyorlar. Adamı makineyle nefes aldırttırıyorlar. Adamın her yeri gitmiş, değil mi? Kardeşim bıraksınlar. Adam perişan olmuş garibim. Millet işi gücü bıraktı. Peşine takıldılar. Yani Hawking şunu dedi, Hawking bunu dedi. Adamın bir şey dediği yok. Adam sadece bakıyor. Adam perişan vaziyette. Böyle erimiş, ceset haline gelmiş adam ya, garibim yani, zavallı insan. Oturup bunu böyle bu hale getirmek, onun adına romanlar yazıyorlar, kitaplar yazıyorlar, filmler çeviriyorlar. Hawking şunu dedi, konuştuk, bize şunu anlattı. Adam komadan beter. Perişan vaziyette adam. Ne alaka kardeşim? Bir de böyle bir insanda artık sıhhatli bir düşünce kalır mı? Yani kafa, beyin gitmiş. Tam anlamıyla perişan vaziyette. Bırakın adam kendiyle ilgilensin. Adamı yaşatmaya çalışıyorlar. Onların, hep bütün ateistlerin falan mürşidi konumuna geldi bir anda. “Dünyada da bizim mürşidimiz kalmadı, Dawkins falan hepsi gittiler. Şimdi biz Hawking’e sığındık. O bizi koruyor.” diyorlar. “Dünyanın en ünlü ateisti o oldu.” diyorlar. “Babamız da dedemiz de odur. Hawkingçi olduk.” diyorlar. Kardeşim Hawking sizi sopayla kovalar adamın eli ayağı tutsa böyle. Perişan durumda adamcağız. “Gözünden anladık.” olur mu? “Gözüne bakıyorum, ben anlıyorum” diyor. “Öyle okuyorum, oradan anlıyorum ben.” diyor. Adam canıyla ilgileniyor yani. Bıraksınlar adamın yakasını da rahat yaşasın adam. Yaşamaya çalışsın yani inşaAllah. “Madde yoktu ama” diyor “Madde vardı. Oradan çekim oldu, kainat oluştu.” Allah Allah. Kardeşim ne oldu bunlara? Bir şey oldu bunlara. Ben anlayamıyorum yani.
OKTAR BABUNA:Hocam tam sıkıştırdınız şu anda saçmalıyorlar. Yani başka bir şeyleri kalmadı artık iyice.
ADNAN OKTAR:Kardeşim “Nasıl oldu?” diyoruz “Protein.”, “Tesadüfen oldu” diyor. “Kardeşim,” diyoruz, “tesadüfen olur mu?” “Ben tesadüfen demedim ki” diyor. “Ne dedin?” diyoruz, “Ben tesadüf demedim, sana öyle geldi” diyor “Ne dedin?” diyoruz, “Tesadüfen oldu” diyor.
OKTAR BABUNA:Hocam tam bu şekilde.
ADNAN OKTAR:O zaman ne diyeyim ben, bana müsaade diyeyim. Ne diyeyim artık? Baksana adam Hawking diyor, beyni erimiş adam, perişan olmuş. “Ben gözünden anlıyorum, bize anlatıyor” diyor. “Bütün ateistler, hepimizin şeyhi o.” diyor, “En büyük mürşidimiz o” diyor. “Kainatın nasıl olduğunu çözdü bize, anlatıyor” diyor. “Nasıl oldu?” diyoruz “Yokluk vardı” diyor, “Yokluğun içinde madde vardı” diyor, “O madde birden madde meydana getirdi.” diyor. “Ama o zaman yokluk mu vardı?” diyorsun. “Evet, yokluk vardı.” diyor. “Madde nasıl oluyor?” diyorsun, “Olmaz zaten madde o zaman.” diyor. E kardeşim uykusuzsan git dinlen Allah aşkına. Bizim niye vaktimizi alıyorsun sen? Hem “Yokluk vardı” diyorsun, tamamı hiç, yokluk vardı diyorsun. “Aynı yerde bir şey vardı.” diyorsun. “Madde vardı, yerçekimi vardı” diyorsun. Madde yoksa yerçekimi nasıl olsun? Ne yapıyorsun? Hadi Hawking diyebilir. O durumundan dolayı diyebilir, dediğini farz edelim. “Gözünden okudum” diyor. Gözünden yanlış okumuşsun sen. Adamın onu diyecek hali var mı? Velev dese bile zaten perişan durumda. Der adam, her şeyi diyebilir, değil mi? “Ben” der “bulutların üstünde kuşları görüyorum” der. “Kuşlar uzaya açılıyorlardı” der. Yani serap görebilir, değil mi? Hastalık bu, rahatsızlık. Her şeyi yapabilir. Ama sen aklı başında olduğunu iddia ediyorsun. Sen ne yapıyorsun, değil mi? “Ben” diyor “gözünden okudum. Bana böyle bilgi geliyor.” diyorsun. “En büyük mürşidimiz de o.” diyorsun şu an.
OKTAR BABUNA:Bunu da koskoca gazetelerde haber diye yayınlıyorlar Hocam bunu.
ADNAN OKTAR:Yani bütün Avrupa ona dayadı sırtını şu anda. “Darwin öldü” diyorlar. “Dawkins de öldü. Yaşasın Stephen Hawking ” O adamcağız, garibim, değil mi? Bir de göz okuma çıkarttılar. “Bakıp gözünden anlıyoruz” diyorlar. “Bize böyle anlatıyor” diyorlar. Şimdi yarın bir gün “Ruhu bize hitap ediyor” diyecekler. Yapmasınlar bunu, artık ayıp oluyor bu derece. Şaka gibi.
OKTAR BABUNA:Koskoca adamlar söylüyor bunu.
ADNAN OKTAR:Tabii koskoca adamlar, bütün Avrupa üniversitelerinin profesörleri, bütün basın, Avrupa’nın ünlü gazeteleri, dergileri falan hepsi Hawking’in dizine çöktüler, dizinin dibine. “Anlat bize Hawking” diyorlar. Gözünden ne anlatıyor diyorlar, bakıyorlar adamın gözüne. Adam perişan, adam canıyla ilgileniyor. Böyle bakıyorlar yani. Bıraksınlar bunları. Daha samimi olsunlar. Çok komik. “Hiçbir şey yoktu” diyor, “ama yerçekimi vardı.”
OKTAR BABUNA:“Yerçekimi vardı” diyor. “Sonra yokluktan kendi kendine çekimle oldu” diyor, bir şeyler…
ADNAN OKTAR: Kardeşim ağır alkol zehirlenmesinde olabilir bu tip konuşmalar. Yani böyle en az bir şişe viskiyi hiç susuz içer. Ondan sonra böyle konuşsa, tamam, aklım alır. E bunlar içmeden böyle konuşuyorlar. Hayır, zaten tavsiye etmem, içmesinler, haram da inşaAllah. Fakat yanlış inşaAllah. Evet, ne yapalım? 33 dakika geçmiş. Yarım saat geçmiş. O zaman 10 dakika mola.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...