SUNUCU 1: “Adnan Oktar’la Gece Sohbetleri” programımıza Mavi Karadeniz Radyo, Kaçkar TV, Kütahya Destan TV, Uşak ART TV, Tokat, Turhal Süper TV ve Radyo, bandırmahaber.net, bizimantalya.com, gazeteoku.com, haber50.com, haber58.com, haberalemi.net, haberdem.com, haberhilal.com, haberolay.com, inradıo.tv, islaminesil.com, karabukgüncel.com, renklihaber.net, selamhaber.com, varanhaber.com ve harunyahya.tv sitemizden devam ediyoruz. Buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR: “Selam.” Aleyküm selam ve rahmatullahü ve berakatühü “Sayın Muhammed Adnan Oktar Hocam sizi canımızdan, malımızdan, ailemizden çok daha fazla seviyoruz. Allah sizden razı olsun. Gücünüzü kuvvetinizi artırsın, inşaAllah. Size sorum yazdığım ayetler Mehdi (a.s.)’a işaret ediyor olabilir mi? Furkan suresi 4 ve 5, şeytandan Allah’a sığınırım. “İnkâr edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak Onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve Ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur. Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. Ve dediler ki: ‘Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır.’” Tabii, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gelmiş geçmiş en büyük Mehdi’dir. En büyük Peygamberdir. Hitap ona tabii ama işari anlamda da tabii ki Mehdi (a.s.)’ye de bakan yönü var, inşaAllah.
“Selamün aleyküm Sayın sevgili Adnan Muhammed Hocam” diyor. “Allah sizden razı olsun. Hocam şu Cübbeli” böyle bir site mi var? cübbelicahilHoca.org diye?
ALTUĞ BERKER: Ben girmedim bilmiyorum Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Öyle bir ifadeye ne gerek var, Cübbeli cahil Hoca diye. Cahil? Genel kültürü yok hakikaten ama cahil gereksiz. Denir de, öyle bir site açmak gereklilik değil. “Çok faydalı ve bereketli oldu maşaAllah” diyor o site. “Allah sizden razı olsun. Benim sorum saygıdeğer Hocam bu Cübbeli Hocamızın bu sitemizden haberi var mı?” cübbelihoca.org sitesine o ilave etmiş, kendisi ilave etmiş, öyle bir site ismi yok. “cübbelihoca.org sitesinden haberi var mı Cübbeli’nin,” diyor. Olmaz olur mu? Tabii vardır. Var söylüyor zaten. “Benim sorum saygıdeğer Hocam bu Cübbeli Hoca, Hz. Mehdi (a.s.)’nin geldiğinin farkında olurdu.” Farkında olmasa bu kadar çırpınır mı zaten? Böyle kitaplar yazması, böyle panik olması, Fatih Altaylı’nın panik olması, Aydın Doğan’ın panik olması, bütün yazarların koro halinde Mehdi (a.s.) gelmedi diye geceli gündüzlü anlatmaları, Mehdi (a.s.)’ın geldiğini gösteriyor. Bir panik varsa, bir anlamı vardır.
“Merak ettiğim bir konu var. Cübbeli’nin sakalları rahmani mi, bu soruyu lütfen açıklayabilir misiniz? Çok sağolun talebeniz Timur Çağatay Öztimur”. Cübbeli’nin sakalı rahmani mi? İnşaAllah rahmanidir.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Ne kastıyla bırakmıştır, inşaAllah?Tabii ki rahmanidir, inşaAllah.
“Selamün aleyküm Erzurum’dan İsmail” Aleyküm selam rahmatullahi ve berekatühü. Selamını almadığım herkese aleyküm selam ve rahmatullahi ve berakatühü. “Babam biraz rahatsız, ismi İbrahim. Hocamızdan dua bekliyorum, inşaAllah. Babama moral olacaktır Hocamızın duası, inşaAllah. Canım Muhammed Adnan Hocama iletirseniz sevinirim” diyor. Allah şifa versin babana, bütün hastalarımıza, bütün İslam âlemindeki, dünyadaki insanların zorluklarını, sıkıntılarını Allah gidersin. Bütün insanları kardeş etsin. Bütün Müslümanlar’a sağlık, sıhhat, afiyet versin Cenab-ı Allah. Berker’im var mı anlatmak istediklerin?
ALTUĞ BERKER:Estağfurullah Hocam. Bugün bir haber vardı. “Son günlerde Ege ve Akdeniz beşik gibi sallanıyor” diyor haberde. Üç günde yüzün üzerinde deprem meydana gelmiş Hocam.
ADNAN OKTAR: Üç günde?
ALTUĞ BERKER: Evet.Özellikle Aydın ve İzmir’de yoğun olmak üzere üç gün içerisinde yüzün üstünde.
ADNAN OKTAR: O zaman bir şey var. Bir şey vardır.
ALTUĞ BERKER: Beşik demesi de manidar Hocam aslında.
ADNAN OKTAR: Evet,beşik gibi, anlıyorum ne demek istediğini, evet.
ALTUĞ BERKER: Depremlerin artması Ahir zamanda Mehdi(a.s.)’nin çıkışına alamet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Berker’im sen bir şey anlatmayacaksan ben anlatacağım.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam, dün şöyle dediniz; “Bediüzzaman pek alışılmış bir âlim değil, çok şaşırtıcı bir insan dediniz. Hz. İsa’nın gelişi ile ilgili de, geldiği vakit kendisi dahi kendisini bilmez, bilgisi hiçbir yerde yok. Bu orijinal bilgidir, ilhamdır. Bediüzzaman’a has bir bilgidir. Allah’ın ona bildirdiği gizli bir bilgidir. Muhtemelen Hızır (a.s.) kanalıyla bu bilgiyi aldı. Uyur halde bırakılacağı anlaşılıyor Bediüzzaman’ın izahından. Mesela deccaliyeti asla anlayamazlardı insanlar, Bediüzzaman anlatmasaydı. Deccal’in geliş şekli gizli, çok sezdirmeden yapıyor, özelliği odur. Bütün dünyayı esir aldı, fakat insanlar farkına varmamış. Bediüzzaman tarif etti.” Diyorsunuz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim mesela diyor ki; “Darwinizmi, materyalizmi yerle bir edecek.” Bu hadislerde geçen bir bilgi değil. Bu net konuştuğu, net açıkladığı bir bilgi, bunu emin bir kaynaktan alması gerekir, inşaAllah. Bu Allah-u alem Hızır (a.s.), başka açıklaması yok, inşaAllah. Geleceğe detaylar veriyor, mesela 1987’de, 28 Şubat’taki olacak olan olayı bildiriyor. 28 Şubat darbesini bildiriyor. Darbe mi, artık muhtıra mı, ne ise. Onu söylemiş olması çok acayip. Mesela 12 Mart muhtırasını, 12 Mart’taki olacak olayları önceden bildiriyor, 20 yıl öncesinden. Öbürünü 70 yıl öncesinden bildiriyor, bu çok acayip. 91’de, 81’de, 2001’de, 2011’de, 2021’de olacak olan bütün olayları bildiriyor, birisinin ona söylemesi lazım. Bir mübareğin ona söylemiş olması lazım. Bu da Hızır (a.s.) olabilir, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam müsaadenizle, bu gördüğümüz Jüpiter astroit alttaki Hocam. Göktaşı kemerleri dikkat edilirse dünyanın etrafını sarmış Hocam. İki milyondan fazla göktaşı şu anda dünyanın etrafında var. Çapı bin kilometre olan taşlar var Hocam.
ADNAN OKTAR: Çapı bin kilometre? Büyük meteorlar ve taşlar.
ALTUĞ BERKER: Evet, dıştaki Jüpiter daha sonra Dünya, Venüs etrafı sarılmış göktaşı ile.
ADNAN OKTAR: İnsanların bundan haberi var mı?
ALTUĞ BERKER:Yok Hocam. Siz bildirdiniz, inşaAllah. Vesile oldunuz.
ADNAN OKTAR: Bu daha önce var mıydı dünyanın etrafında böyle bir göktaşı yığılması?
ALTUĞ BERKER: Yoktu Hocam. Özellikle tam 80’de başlıyor, Hicri 1400’de, tam da 99’da yoğunlaşmaya başlıyor.
ADNAN OKTAR: Mehdi (a.s.)’ın zuhuru ile beraber taşlar da bütün dünyanın etrafında infaz için. Dünyanın infazı için yoğun bir abluka meydana getirdiler, inşaAllah.
Şeyh Muhyiddin Arabi Fütuhat-ı Mekkiyye, Bölüm 366’da. “Hz. Mehdi (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.)’in adımlarını izleyecek”. O ne yapıyorsa aynısını yapacak. “Kendisine görünmeden ona yardımcı olan bir Melek olacak”. Cübbeli ne diyor? Görünecek, diyor. Peygamberimiz (s.a.v.) ne diyor? Görünmeyecek, diyor. Biz Cübbeli’ye değil, Peygamberimiz (s.a.v.)’e inanırız. “Bitkini canlandıracak ve zayıfa yardımcı olacak.”İnsanların bitkinliğini deccaliyet meydana getirecek, büyü yapacaklar insanlara. “Bitkini canlandıracak ve zayıfa yardımcı olacak.” Fakirlere yardımcı olacak, onların zengin olmasına vesile olacak, inşaAllah. “Hz. Cebrail (a.s.) ve Hz. Mikail (a.s.) 46 bin Melek, İmam Mehdi (a.s.)’nin yardımcıları ve yoldaşları arasında olacaktır”. Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den hadis bu. “Hz. Cebrail (a.s.) ve Hz. Mikail (a.s.) 46 bin Melek, İmam Mehdi (a.s.)’nin yardımcıları ve yoldaşları arasında olacaktır”. Bu Melekler görülecek mi?
ALTUĞ BERKER: Hayır.
ADNAN OKTAR: Görülmeyecekler, evet. “Hz. Allah üç bin Meleği ona, Hz. Mehdi (a.s.)’ye yardımcı olarak gönderecektir”. Naim Bin Hammad’dan, Peygamberimiz (s.a.v.)’den hadis ayrıca. “Allah onu, Hz. Mehdi (a.s.)’yi üç bin Melek ile destekleyecektir”. El-Kavlu’l Muntasar Fi Alametil Mehdiyyil Muntazar. Mehdi (a.s.)’nin üç bin Melek’ten oluşan bir ordusu var. Ve ona sürekli yardım ediyorlar, fakat görünmüyorlar. Cübbeli ısrarla görüneceğini söylüyor. Peygamberimiz (s.a.v.) de görünmeyeceğini söylüyor.
ALTUĞ BERKER: Ayette şöyle buyuruyor Cenab-ı Allah Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım “Ve derler ki: ‘Ona bir Melek indirilmeli değil miydi?’ Eğer bir Melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı”.
ADNAN OKTAR: İşte diyor ki Cübbeli; “madem Mehdi (a.s.) gelmiş onun üzerine bir Melek insin, görelim” diyor. Cenab-ı Allah da bak ayette Cübbeli’ye cevap veriyor. Söyle ayeti.
ALTUĞ BERKER: “Eğer bir Melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı”.
ADNAN OKTAR: Mahvederdim, diyor Allah öyle bir şey olsaydı. Demek ki Melek görülmeden iniyor. Melekler âleminde, cin âleminde görünür tarzda oluyor, inşaAllah. Cübbeli 1400 sene evvel Muhammed Mustafa (s.a.v) yüzlerce, binlerce hadis-i şeriflerde beyan ettiği konuyu, bak Mehdi (a.s.) ile ilgili söylüyor Cübbeli Ahmet. “Hz. Mehdi (a.s.)’nin gerçek tarifi ancak, bu hadis-i şeriflerde rivayet edilen bu vasıflar, dinleyenler tarafından anlaşılmış olacak. 1400 sene evvel Muhammed Mustafa (s.a.v.) yüzlerce, binlerce,” bak “yüzlerce, binlerce hadis-i şerifler ve rivayetlerle beyan ettiği konuyu,” Mehdiyet konusunu, “bugün Kıyametin eşiğine gelmiş bizler konuşmazsak, daha ne konuşacağız?” diyor. İşte seks konuşuyorsun. İslam’da cinselliği anlatıyorsun. Ve İttihad-ı İslam’ın dışında her şeyi konuşuyorsun. Türk-İslam Birliği’nin dışında her şeyi konuşuyorsun. 570 yıl geriye aldıktan sonra, başka konu kalmadı onun için, işte diğer konuları konuşuyor. Aklına ne gelirse ama İttihad-ı İslam’ı, Türk-İslam Birliği’ni, Müslümanlar’ın birleşmesi konusunu konuşmuyor. Burada da ne diyor? “Başka ne konuşacağız?” diyor. Bak “binlerce hadisi şeriflerle ve rivayetlerle beyan ettiği konuyu, bu gün Kıyametin eşiğine gelmiş bizler konuşmazsak, daha ne konuşacağız? İlim bu değilse, ilim ne olabilir?” Demek ki benim gece gündüz Mehdi (a.s.)’den bahsetmem doğruymuş.
ALTUĞ BERKER:Tabii ki, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak Cübbeli bunu gereksiz görüyor, yanlış görüyor. Ama bak ne diyor burada? “Yüzlerce, binlerce hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in rivayetle beyan ettiği konuyu, bugün Kıyametin eşiğine gelmiş bizler konuşmazsak, daha ne konuşacağız? İlim bu değilse, ilim ne olabilir?” Demek ki Mehdi (a.s.) gece gündüz anlatılması gereken bir konuymuş. İttihad-ı İslam gece gündüz anlatılması gereken bir konuymuş.
Oktar bazı şeyleri İngilizce’ye çevirebilirsin yabancı dinleyenler için, çünkü dünyanın her tarafında dinleniyoruz. Bazı kardeşlerimiz de Türkçe konuşuyorum onlar da Türkçe bilmiyor ama buna rağmen dinliyorlar, yabancılar. Dinliyoruz diyorlar.
Meleklerin görünmemesiyle ilgili. Görünmez diyor tabii, bak kendi kendini tekzip ediyor. Diyor ki; “Mehdi (a.s.)’nin üzerinde bir Melek isteyeceğiz, Meleği de göreceğiz biz” diyor. Öbür açıklamasında da diyor ki; “Meleği göremeyeceğiz” diyor. Göster.
VTR- Cübbeli, Mehdi (a.s.)’nin yanındaki Meleğin görülemeyeceğini söylüyor.
ADNAN OKTAR:Bak Meleği görmeye gerek yok diyor. Ne diyorsun sen orada? Meleği göreceğiz başının üstünde, bu Mehdi (a.s)’dir diye bağıracak, diyorsun. Hatta gökyüzü Melekler’le dolacak, diyor. Herkese kendi dilinden, kendi lehçesinden tercüme edecek Melekler, diyor. Hepsi o şahsı işaret edecekler, Mehdi (a.s)’dir diyecekler, diyor. Cenabı-Allah da iflahınızı keserim öyle bir şey olduğunda, mahvolursunuz diyor. Bu ancak Kıyamet’te olacak bir şey. Bütün bu açık delillere rağmen Cübbeli’nin bu kafada diretiyor olması, kendi ifadelerine rağmen diretiyor olması, çok şaşırtıcı. Bak, Meleği görmüyor, Meleği görmesinde gerek yok, diyor. Tabii ki gerek yok, çünkü imtihan ortamındayız biz. Meleği gördüğünde Allah intikam alırım, diyor. Bir bela gelmesinde oluyor Meleğin görünmesi. O zaman da Allah infazı meydana getiriyor, inşaAllah.
“Önümüzde bu kadar olaylar var, önümüzdeki yaşanacak bu olaylardan bahsetmezsek, hiç bilmediğimiz şeyler, gaybı haberler. Ancak Allah-u Teala bildi. O da Muhammed Mustafa (s.a.v.)’sına bildirdi. O da bize duyurdu biz de size duyuruyoruz. Bu haberler dururken, bu ilimler dururken, önümüzde bu kadar tehlikeli geçitler dururken niye, bizim işimiz var başka lüzumsuz islerle uğraşmaya?” Uğraşıyorsun işte lüzumsuz işlerle. Geziyor şu anda da elinde bastonuyla. İki kişi de koluna giriyor habire geziyor, dünyayı geziyor. “Onun için Kıyamet alametlerindendir. İşte onlarda kürsülerde, hutbede Hz. Mehdi (a.s)’den bahsedilmeyecek diyorlar, deccal anlatılmayacak, İsa (a.s)’nın inişi anlatılmayacak diyorlar,” diyor. “Halbuki anlatılması gerekir ve çok önemli bir konudur” diyor. “Önümüz deki bu kadar olaylar var, önümüzdeki bu yaşanacak olaydan bahsetmesek hiç bilmediğimiz bir şey ve gaybi haberleri ancak Allah-u Teala bildi. O da Muhammed Mustafa (s.a.v)’sına bildirdi“ diyor. “Rivayetlerde beyan ettiği Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu konuyu bugün Kıyamet’in eşiğine gelmiş bizler bu konuyu konuşmazsak, Mehdiyet’i, deccalin zuhurunu, Hz Isa (a.s)’yı, daha ne konuşacağız? İlim bu değilse, ilim ne olabilir?”
ALTUĞ BERKER:SubhanAllah. Sizin söyledikleriniz Hocam. Aynı, harika. Aynı anda çıkmış olması.
ADNAN OKTAR:Aynısıyla söylemiş, maşaAllah.
VTR: Cübbeli’nin Melekler konusundaki hadisi yanlış yorumlaması.
ADNAN OKTAR:Şimdi bunu bir daha yayınlayın bu çok önemli.
VTR: Cübbeli’nin Melekler konusundaki hadisi yanlış yorumlaması.
ADNAN OKTAR:Bakın şimdi ne kadar açık görülüyor. Bu kadar birbirinin zıttı açıklamalarla Allah sürekli ayağına dolandırıyor. “Eğer biz Melekler’i açıkça görürsek, gayba iman kalmaz” diyor. “Gayba iman kalmaz, imtihan oluyoruz, iman kalmaz” diyor. Peki sen ne diyorsun? “Melekler açıkça görünecek, bu Mehdi (a.s) dir diye bağıracak,” diyorsun. “Mehdi (a.s)’nin başının üzerinde bir bulut olacak, Meleği göreceğiz, Melek Mehdi (a.s) olduğunu söyleyecek, biz de anlayacağız” diyorsun. Hatta “Mehdi (a.s)’nin delili olarak, Mehdi (a.s)’yi anlamakta ana delili budur” diyorsun. Bana da bunu anlattığını söyleyip övünüyor. Başının üzerinde bir bulut olacak, bulutun üstünde de Melek olacak, insanlar da bunu görecek. Bu gördüğünüz şahıs Mehdi (a.s)’dir ona uyun diyecek, diyor. Eğer böyle bir şey yoksa, o kişi Mehdi (a.s) değildir, diyor. Arkasından ne diyorsun sen? Bu gayba imanı ortadan kaldırır, iman kalmaz, diyorsun. İman kalmaz, imtihan ortamı kalmaz, diyor. Gayba imanı kaldırdığı için iman kalmaz, imanın bir anlamı kalmaz, imtihana muhaliftir, diyor. Doğrusu bu, söylediğin. Bak Allah ayağına dolandırıyor. Allah sana doğruyu söyletmiş. Mehdi (a.s)’nin başının üzerindeki bulutu insanlar görmeyecekler. Bak kendisi de diyor, görmeyecekler. Bayram günü gelen Melekler’i insanlar görmezler, diyor. Diğer Melekler’i de görmüyor insanlar. Şu anda da Melekler var burada, görünmüyor. İmtihan ortamı kalkar o zaman. Mehdi (a.s)’nin başının üstündeki bulutta görünmeyecek, bulutun üzerindeki Melek de görünmeyecek.
ALTUĞ BERKER:Tabii, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:O Melekler’e söylüyor bu Mehdi (a.s)’dir, buna uyun diye.
SUNUCU 2: Peki Hocam. Mehdi (a.s) görecek mi bunları?
ADNAN OKTAR:O da görmez, kendisi de görmez, aklın ihtiyari kalkar, imtihana muhalif. Zaten görmez diyor, kendiside söylüyor.
“Saygı ve sevgi dolu ve iyilikle ve güzellikle dolu sevgili Hocamız. Bizler ailece sizleri dinlemekteyiz. Bir konudan dolayı istirhamımız var sizden. Babuna Bey’in bazı sözleri söylememesini istirham ediyoruz” diyor. Ben senin konuşmalarını dinlemiyorum ama herhalde düz gidiyorsun münafıklara anladığım kadarıyla. Doğru yapıyorsun. Çünkü Cenab-ı Allah onları, ağızlarından dilini sarkıtmış köpeğe benzetiyor Cenab-ı Allah. Söylesen de söylemesen de onlar için aynıdır, köpek gibi bakarlar diyor. “Aslandan korkmuş kaçan yaban eşekleri gibidirler” diyor Allah ve münafıklar için ve müşrikler için de “ancak omlar bir pisliktir” diyor Allah. Bu ibadettir, bu ifadenin kullanılması, Kuran’ın dilidir, ibadettir. “Onlar için dünyada horlanma ve aşağılanma vardır” diyor Allah, Ahirette de sonsuz intikam alıyor, sonsuza kadar. Dolayısıyla bu sözler onlara az bile, Kuran’a uygun Behzat Nuri kardeş. Bir mahsuru yok, inşaAllah. Ayetle açık ama bir karşı ayet delilin varsa, açıklaman varsa onu izleyelim. Ama Kuran’ın hükmü çok açık, sarihtir ve ben bir kısmını verdim. Cenab-ı Allah başka ayetlerinde; “onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da aşağılıktırlar.” diyor. Bir kısmında da domuz ve maymunlar gibi olduklarını söylüyor, domuz ve maymunlara benzetiyor Cenab-ı Allah, dolayısıyla makul, inşaAllah. Kuran’a uygun olması şartıyla makul, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Tevbe Suresi, 68’i okuyorum Hocam, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Allah, erkek münafıklara da, kadın münafıklara da ve (bütün) kâfirlere, içinde ebedi kalmak üzere Cehennem ateşini vadetti. Bu, onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir ve onlar için sürekli bir azab vardır.”
ADNAN OKTAR:Tabii, münafıklar lanetlenmiş bir topluluktur ve Allah Müslümanlara, onlara düşman olunmasını söylüyor. Kafirlere düşman olunmuyor. Kafir kurtarılmaya çalışılıyor ama münafık çok aşağılık bir mahluktur ve ibadettir onların aşağılanması inşaAllah. “Selamun aleyküm, şu anda programınızı izliyorum, yeni açtım.” diyor. “Oktar Hocam ne yapıyor?” diyor, Oktar Hocamız burada oturuyor. Sürekli senelerce Oktar’ı görecek halimiz yok. Berker Hocam zaman zaman çıkar, zaman zaman başka kardeşlerimiz çıkar. Değişmeyecek olan benim, inşaAllah. Allah’ın izniyle, onun dışında sürekli insanlar değişir, mekanlar değişir, olaylar değişir, normal o, onda bir şey yok.
ALTUĞ BERKER:Hocam biraz önce söylediğiniz konuyla ilgili ayeti okuyorum, Tevbe Suresi, 14 münafıklardan bahsediyor, şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın.”
ADNAN OKTAR:Bak, münafıkları aşağılamak ibadet demek ki, inşaAllah. Onun için orada kardeşlerimizin gönlü rahat olsun. Ahmet Kartal, Hollanda’dan yazmış. “Seyyid Muhammed Adnan Hocam” Hollanda’da ki okullardan bahsediyor. EvvelAllah onları ilimle, bilimle çok etkisiz hale getiririz, kitap gönderelim kardeşimize. Hodri meydan, biner biner gelsinler. Her tuttuğumuzu ezeriz Allah’ın izniyle. Delikanlıca karşımıza çıksınlar, mutlaka ezeriz, pestil gibi.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Fethullah Hocam çok iyi oldu, Allah razı olsun. Bütün millete, Avrupa’ya, dünyaya Türkçe öğretiyor. Millet bizi rahat rahat dinliyor o yönden çok iyi. Fethullah Hocamız’ın okullarında imani, Kuran’i bir eğitim yapılmıyor. Başarılı mühendisler, başarılı doktorlar çıkar ama böyle insancıl, makul, hani söz dinleyen, Türkçe bilen insanlar. İslam’a uygun makul insanlar yetiştiriyor, yazılıp çizilmeye uygun insanlar. Beyaz kağıt hazırlıyor, bizler de onlara yazıyoruz, İnşaAllah. Başka türlü de zor tabii, onlar şimdi İslami eğitim yapsa, kimse gitmez o okullara. Kuran’dan eğitim yapsa, gitmezler ama Türkce öğretiyorlar, güzel. Türkiye’yi sevdiriyorlar, güzel. Hiç olmamasındansa, böyle olması çok güzel ama Allah rızası için şu şaşar beşer Faruk Beşer’in yaptığı şu mühendislik faaliyetine bir son versinler. Bediüzzaman’dan ayrılmaması lazım Fethullah Hocam’ın talebeleri. Bediüzzaman’dan ayrılırsa, onların hiçbir anlamı kalmaz ben söyleyeyim, bambaşka olur. Böyle soğuk, buz gibi, renksiz garip bir şey olurlar. Aman, Allah rızası için böyle bir olayın içerisine girmesinler, iyilik yapıyorum derken çok büyük tahribat yaparlar, yapılır. Böyle entel dantel garip insanlar oluşur. Soğuk, böyle ülküsü, ideali olmayan, büyük hedefleri olmayan, günü kurtarmaya çalışan. İşte bizim ölümümüz Kıyamet’imizdir, efendim herkes kendi kendisinin Mehdi’sidir, ölümle Kıyamet biter. Arkasından da diyeceksin ki sen, Allah vermesin, işte evini güzelleştirirsen, evin senin Cennet’indir. İşte kötülük yaparsan vicdan azabı çekersin, bu da senin Cehennem’indir, Allah vermesin. Ondan sonra diyeceksin ki, Melekler de işte, güzel düşüncelerin hepsi Melek’tir. Kardeşim buna doğru gider, yapmayın, etmeyin. Böyle enaniyetli, böyle soğuk yüzlü insanlarla bu işler olmaz. Dava adamı olan Bediüzzaman, Resulullah (s.a.v) en başta, sahabeler. Ve sıcak bağlantı. Bak Beddiüzzaman fiilen, hayatla bir olan bir insan. Onun kahramanlığını ve yiğitliğini yaşayalım, onun delikanlılığını yaşayalım. Bak o da hapislere girdi, iftiralar atıldı, olayların içerisine girdi, şahane insandı, inşaAllah. Bak Sungur Ağabey çıktı, gürül gürül söyledi, yetmiş yıl var, diyor. Hiç Nur talebesi kardeşlerimizin bir kısmında bunu görüyormuyuz biz? Yetmiş yıl çok kısa bir süre. Mehdi (a.s)’nin çıkışı, İsa (a.s)’nın inişi, İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti bu yetmiş yıl içerisinde. Yetmiş yıldan sonra bozulma başlıyor. Nasıl bozulma biliyor musunuz? Yetmiş yıldan sonra İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik hiçbir din kalmıyor, yetmiş yıl sonra. Anlamazdan geliyorlar. Bak göktaşları dünyanın etrafını sardı. Nemesis dünyanın yanına yaklaştırıldı, dünyanın infazı için. Allah bunu anlamamız için her şeyi yapıyor. Bütün dünya sallanıyor. Dünya tarihinde görülmemiş şekilde depremler arttı. Dünyanın ilk yaratılışından beri böyle bir olay yok, muazzam arttı depremler. Ve küfür ve delalet, tuğyan her tarafı sardı. Cübbeli de açıkça sayıyor, anlatıyor fakat anlamamazlıktan geliyor. Deccalin çıktığının farkında Cübbeli, fakat Müslümanlar’ı uyuşturuyor, uyutuyor ve uyuşturuyor, bunun görevi bu. Müslümanları uyuşturma görevi aldı ve uyutma görevi aldı. Müslümanları pasifize etme, Müslümanların heyecanını şevkini kırma, İttihad-ı İslam’ı istememe, Türk-İslam Birliği’ni istememe yönünde Müslümanlara telkin yapıp, Müslümanlar’ın gücünü kırıyor, şevkini heyecanını şevkini kırıyor. Müslümanlar’ı hiç gereksiz İslam da seks, bilmem ne falan diye konuların içerisine sokuyor. Millet seksin helalını, haramını bilir. 1400 seneden beri insanlar bunu bilmeden mi yaşıyordu şu ana kadar?
“Selamün aleyküm” diyor Cesur Gün. Güzel bir isim ama müstear bir isim olduğu belli, fakat niye müstear isim koyuyorsunuz demem ben, çok makul, ona bir şey demiyorum. “Muhammed Adnan Hocam. Cübbeli Ahmet Hoca’yla ilgili sürekli neden video alıp, canlı yayında kayıtlarını anlatıyorsunuz, yayınlıyorsunuz?” diyor. Kardeşim Cübbeli’yi ben kendi talebem ettim. İttihad-ı İslam, Türk-İslam Birliği ve Mehdi (a.s)’nin çıkışı ve deccalin azgın saldırılarına karşı mücadelenin önemi konusunda, onu önemli bir görevle görevlendirdim. Şu an gürül gürül İttihad-ı İslam oluşuncaya kadar, Türk-İslam Birliği oluşuncaya kadar bana talebelik etmeye o mecbur. Ben onu zorla bu göreve getirdim. Ensesinden tuttum, bağırta bağırta İttihad-ı İslam’ı anlattıracağım ona. Mehdi (a.s)’yi de anlattıracağım, Türk-İslam Birliği’n de anlattıracağım, bütün doğruları ona anlattıracağım. Bak Melekler görünmez, aklın ihtiyarı kalkar, diyor. Öbür konuşmasında ne diyor? Melek görünecek, bize göstersin, diyor. Mehdiyet’i imkansız hale getirtmek için onu bazı varlıklar dürtüklüyor. Çünkü başının üzerinde Melek olduğunda aklın ihtiyarı kalkar zaten. İmtihana muhalif. Kendisi de ne diyor? Bu imtihana muhaliftir, imkansızdır böyle bir şey, diyor. Bunun amacı ne? Mehdi (a.s)’yi imkansız hale getirmek. Mehdiyet çürütmek ve pasifize etek için onun oynadığı bir hareket diyelim buna, hareketli tavırlar diyelim. Ben bunu deşifre etmezsem, bu adam bazı kişilerin, bazı tahmin etmediğimiz yerlerin desteğiyle çok ilerlere gidecekti. Ben bunun ayağını düğümledim ve felç ettim akılla, bilimle ve gerçeklerle. Bunu yoksa çok kapsamlı kullanacaklardı, çok kapsamlı kullanacaklardı, tahmin etmediğimiz yerler bunu destekliyor. Fatih Altaylı’ya kim üfürdü biliyor musunuz siz? Fatih Altaylı durduk yere gider de Cübbeli’ye destek olur mu kardeşim? Cesaret edemez, düşünemez dahi, aklının ucundan dahi geçmez. Özel olarak üfürüldü ona. O biliyor kimin üfürdüğünü, nerenin üfürdüğünü de biliyor. Ve üfürmeden sonra başka yerler de üfürmeye başladılar, fakat bu garibanı seçmeleri çok acayip. Kardeşim bunun bir üfürümlük işi var zaten. Bunun neyini üfürüyorsunuz siz? Ama fark etmez şaşar beşeri, Osman Ünlü’sü, hepsi bak sapır sapır dökülüyorlar. Ne kadar güzel Cübbeli’ye hizmet ettirmek. Gayet de güzel anlatıyor, hitabeti de güzel, çok anlaşılır anlatıyor. En iyi talebelerimden, gürül gürül ona anlattıracağım ve en istemediği şeyi, ona her gün bu görevi yerine getirteceğim. İttihad-ı İslam oluşancaya kadar Cübbeli İslam’a hizmet edecek. Bak onu göreve teşvik edenler var, o göreve teşvik ettiklerine bin pişman edeceğim onları. Hiç akıllarının ucundan geçer miydi? Bak Cübbeli’yi ne amaçla ortaya çıkardılar, ben ne amaçla Cübbeli’yi görevlendirdim. En istemediği şey oluyor adamların, en istemediği. Acayip keyifli bir konu. Bak anti-Mehdi (a.s) olarak çıkarttılar karşımıza, Mehdiyet’i çürütmek, Mehdiyet’i yok etmek için elinden geleni yapan adam konumuna ortaya çıkarttılar, çok güveniyorlardı. Çünkü hakikaten hadis bilgisi iyi, Kuran bilgisi de iyi, genel kültürü yok, biraz da düşüncesi zayıf. Beni o hiç hesaba katmadı. Karşı taraf da beni hiç hesaba katmadı, onu bu şekle getireceğimi tahmin etmediler. Şu an Mehdiyet’i en mükemmel anlatan kişi konumuna geldi. Bak Mehdi’liği en güçlü çürüten kişiyken, güya düşünülürken, İttihad-ı İslam’ı engelleyecek adam olarak ortaya sürülmüşken, Türk-İslam Birliği’ni durduracak kişi olarak öne sürülmüşken, tam zıttı adam haline getirdim. Ne güzel, ne güzel, iftihar etsin Cesur Kardeş. Ayrıca soru sormuş Cesur. “Size göre sakal bırakmak sünnet mi, farz mı?” diyor. Sünnettir, Peygamberimiz (s.a.v)’in sünnetidir. Ben sünnete uygun olarak sakalımı bıraktım. Lise yıllarında, liseyi bitirince bırakmıştım. Ondan beri, liseden beri kesmedim. Bir tek 1986’da Türk kavmindenim, İslam milletindenim sözümden dolayı tutuklanmıştım. Bayağı da uğraştım sakalımı kestirtmemek için ama yapacak bir şey yoktu. O zamanlar zaten malum ortam 1986’larda. Onun dışında sakalımı hiç kesmedim.
“Cübbeli’nin daha yakışlıklı bir resmini koyun” diyor. Tamam koyalım, gönderin, Allah Allah. Daha ne? Ne güzel işte düşünceye teşvik eden bir, kafasını işaret ediyor eliyle böyle. Düşünün aklınızı başınıza alın, gaflet içinde olmayın. İnsan ne der? O, onun sık sık yaptığı bir hareket, iki de bir elini böyle başına koyuyor, gösteriyor. İsabetli bir hareket o, ne var ondan rahatsız olacak, inşaAllah. Bütün konuşmalarında var, sık sık yaptığı bir hareket. Bir de elini kulağına doğru getiriyor, şöyle bir şey yapıyor meşhur hareketleri. Ama daha yakışıklı bir resmi varsa gönder koyalım, ben çekinmem öyle bir şeyden.
Ömer kardeş diyor ki; “Selamun aleyküm değerli Hocam. Ömer Çelakıl katıldığı bir televizyon programında 2014 ve 2021 de bazı şeylerin olacağını söylemişti. Bunların ne olduğunu şimdi açıklayamam, insanların tedirgin olabileceğini söylemişti. Bu olay Mehdi (a.s.) ile alakalı olabilir mi? 2014 ve 2021 den bahsedersiniz? Allah emanet olun. Ömer.” Ömer Çelakıl dünya iyisi, çok mübarek, muhterem, tertemiz bir insandır. Bazı kaba softalar, böyle cahil adamlar ona haset eden, onu kıskanan kişiler, onun zekasını, onun Kuran’dan çıkardığı güzel sırları ‘ben niye bulamadım’ gibisinden hasetle karşılayan kişiler, ona karşı böyle çirkin iddialarda bulunuyorlardı, çirkin iftiralarda bulunuyorlardı. O da efendiliğiyle, terbiyesiyle, saygısıyla onları elimine etti. Çok asil bir insan, hiç çıkarı yok, bir şeyi yok. Allah rızası için o çocuk öyle samimi programlar yapıyor. Programlardan gördüğüm kadarıyla çok efendi bir insan. 2014, 2021 net Mehdiyet’tir tabii ki.
Kardeşim şimdi bakın bu Füze Kalkanı Projesi var, Türkiye sıcak günler yaşıyor biliyorsunuz. Bu doğrudan İran’la ilgilidir. Bizi İran’la savaştırmak istiyorlar, Büyük Orta Doğu Projesi’nin gereği olarak. Büyük Orta Doğu Projesi’nin en önemli ayağı olarak Müslüman’ı, Müslüman’a kırdırmaktır. Alevi-Sünni çatışması, Şii-Sünni çatışması, Vehhabi-Şii çatışması, Vehhabi-Zeydi, Vehhabi bilmem başka mezhepler çatışması. İslam alemi haritasına baktığımızda, her mezhebin, her yerde olduğunu görürüz. Mesela Türkiye’de milyonlarca Alevi kardeşimiz var, en 20, 25 milyon Alevi vardır Türkiye’de, en az. Hz. Ali (r.a.) aşığı, Allah’ın aslanları olan tertemiz, mübarek, muhterem insanlar. Bektaşiler, hep karışıktır. İran da öyledir, yarı yarıya. Sünni de vardır, Şii de vardır, İran. Suudi Arabistan da çok fazla Sünni ve Şii vardır ve Vehhabi de vardır. Cübbeli ne diyor? Bizim beklediğimiz Mehdi (a.s.) Şiileri, Vehhabileri, Alevileri, Bektaşileri, bak Sünni olan Mehdi (a.s.) Alevileri, Bektaşileri, Şiileri, Zeydileri, kim varsa hepsini; pırasa var ya pazarlarda satılan, böyle deste ile satılır pırasa. “Pırasa gibi doğrayacak” diyor. İstif edecek üst üst, pratik, kolaylık olsun diye, hani keserken vakit kaybetmemek için. “Hepsini doğrayacak kan revan içinde bırakacak” diyor. Büyük Orta Doğu Projesi ne diyor? Aynısını söylüyor. Müslüman’ı, Müslüman’a kırdırma projesidir. Biz her mezhepten kardeşlerimizle iç içe yaşıyoruz, onlar bizim canımız. Hepsi “La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah” diyor. Müslüman’ın biz kılına dokundurtmayız, kılına. Ayrıca Lailahe İllallah diyen Hıristiyanlar da, Museviler de bizim Lailahe İllallah kardeşimizdir, onların da kılına, tüyüne dokundurtmayız, sıkıysa yapsınlar. İran’ın da kılına dokundurtmayız. Projenin amacı çok net ve açıktır, doğrudan İran hedeflenmektedir. Ve İran’dan kalkacak füzelerin vurulmasıyla alakası yoktur olayın. İran’dan kalkacak füzelerin; zaten o füzeler, o kalitede bir füze yok İran’ın elinde. Biraz hantal füzeler, gerek sürat açısından, gerek kalite açısından hantal füzeler. Bir de menzilleri kısa, çok kısa menzilli. Ancak işte Türkiye’ye gelecek kadar, diğer İslam ülkelerine gelecek kadar menzili var. Gerek İsrail’in, gerek Amerika’nın, onları havada yakalayacak sistemleri zaten var. İlk defa böyle bir olay ortaya çıkmıyor. Rusya’ya karşı Amerika zaten hazır şu an. Bak Rusya’nın füze sistemine karşı, Çin’in füze sistemine karşı hazır. Uzaydan kontrol ediyor Amerika, uzaydan. Amerikan’ın böyle bir şeye ihtiyacı yok. İran’ın gariban füzelerini yakalama, yakalayamama diye Amerika’nın böyle bir problemi yok. MazAllah neuzubillah, İran farz edelim öyle bir yeri bombalamaya kalksa, Tahran’a bir tane bomba atsa Amerika, konu biter. Felç eder İran’ı, anında bitirir. Olay bu değil, olay İslam ülkelerini birbirine çatışması projesi var. Büyük Orta Doğu demek, bütün Orta Doğu’nun Evanjeliklerin eline geçmesi projesidir. Orada onlar Musevi de istemiyorlar, Müslüman da istemiyorlar, Alevi de istemiyor, Sünni de istemiyorlar, kimseyi istemiyorlar. Birbirlerine kırdırıp, yok etme projesi vardır. “En rahat bunu yapabiliriz” diyorlar. “Biz kendi elimizi bu işin içine sokmayalım” diyorlar. “Bunu da cahil cühela Hocalara yaptıralım” diyorlar. Bir kısmı bilerek yapıyor, cahil cühela Cübbeli gibi cahil olanları da bilmeden, cahilliğinden Büyük Orta Doğu Projesinin bu Müslümanlar’ı yok etme projesine hizmet ediyor, haberi yok. Benim bir avuç Alevi aslanım var benim. Hz. Ali (a.s.)’nın aslanları onlar. Yiğit ve delikanlıdır Aleviler. Niye pırasa gibi keselim? Biz şeytanı pırasa gibi keseceğiz, şeytanı, iblis ordusunu. Aleviler bizim canımızdır, Bektaşiler de bizim canımızdır. Allah deyip dönüyorlar. “Lailahe İllallah Muhammeden Resullullah” diyorlar. Ben o koç yiğitlere sadece sevgi ve muhabbet göstertirim ve muhabbet gösteririm. Ve korur kollarım, kıllarına dokundurtmam, sıkıysa yapsınlar bakalım. İran’daki kardeşlerimin de kıllarına dokundurtmam. O İran’a bela okuduğu, İran mahvolsun dediği Cübbeli’nin CD’si var, hazırlayın onu gösterelim. Ama İran’ın yapacağı şu, hemen görünür Mehdi (a.s.)’yi kabul etmeleridir. Bakın görünmez Mehdi (a.s.) düşüncesinde İslam ülkelerini İran’la çatışma konusunda ikna edebilirler. Bakın Vehhabi kardeşlerimizi ikna edebilirler. Bir kısım Sünni Müslümanlar’ı ikna edebilirler. Çünkü bak diyecekler ki, bunların görünmez Mehdi (a.s.)’si size yönelik bir emir verdiğinde; çünkü Şii, Şii’nin dışında bir şey kabul etmiyorum derse görünmez Mehdi (a.s.) ve hepsini yok edin derse, ki orada da var o Cübbeli tarzında tipler. Onlarda da pırasacı takımı var. Hepsini doğrayın derse, ne diyeceğiz, ne yapacağız? Bu durdurulamaz bir güç haline gelir, çok büyük tehlikelidir. İran bu büyük fitneye karşı, şeytanın bu oyununa karşı hemen Resullulah (s.a.v.)’ın sahih hadislerine güvenerek, Kuran’ın mantığına da güvenerek, Kuran’ın aklına da güvenerek görünür Mehdi (a.s.)’yi kabul etmesi gerekir. Bak İran Mehdi (a.s.)’nin geldiğini kabul ediyor ama “görünmez Mehdi (a.s.) var” diyor. Bazen görünüyor, bazen görünmüyor, diyor. Kardeşim öyle şey olur mu? Büyük felaket meydana gelir bunda, çok tehlikeli bir şey. Biz ne diyeceğini ne bileceğiz? Işığın görüntüsü. Işık halinde belirdi diyor mesela, biz ne diyeceğiz? Ya şeytan ışık halinde belirirse ne yapacaksın? “Gidin Müslümanlar’ı paramparça edin derse, ne diyeceksin?” Görünür Mehdi (a.s.)’de ispat var, görünür Mehdi (a.s.)’de. Eşgalinden tanırız, üslubundan tanırız. Makul bir insandır görünür Mehdi (a.s.), onunla konuşabilirsin, onu ikna edebilirsin, sevgi insanıdır. Ama görünmez Mehdi (a.s.)’nin ne yapacağını biz bilemeyiz. Onun için bu füze kalkanı projesinin kökeninde, görünmez Mehdi (a.s.) ordularının ezilmesine yönelik bir çalışmadır bu. Bakın görünmez Mehdi (a.s.) tehlikesine karşı bir çalışmadır bu. Ve İran’ı haritadan silecek bir çalışmadır, çok tehlikeli olur. Onun için benim Şii kardeşlerim, Caferi kardeşlerim Allah rızası için bu oyunu parçalasınlar. Görünür Mehdi (a.s.) ile ilgi önümüzdeki günlerde ben detaylı Şii kaynaklarından da deliller vereceğim, Caferi kaynaklarından deliller vereceğim, bu gerçeği görsünler artık.
VTR- Cübbeli’nin İran ile ilgili konuşması.
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:Hocam Sabah Gazetesi’nde bir haber çıkmış 4 gün önce. “Kıyamet alametlerinden Mehdi (a.s.) için 2 alamet vardır” diyor, “81, 82 de Ramazan ayında güneş ve ay tutulmalarını söylemiş” Hocam. 18 Kasım Perşembe.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Kıyamet alametleri, Sabah’ta öyle mi?
ALTUĞ BERKER: Sabah’ta, evet Hocam. “Mehdi (a.s.) için 2 alamet, güneş ve ay tutulmaları, 81, 82” yazmışlar Hocam.
ADNAN OKTAR:Cübbeli bunun görürse hemen oradan kaldırtmak için gayret eder herhalde, inşaAllah.
“Sevgili Adnan Hocam, Berker Bey ve Oktay Bey’den” bizim Oktar mı oluyor bu? Oktay, o da güzel isim “şikayetçiyim. Siz programda olmadığınız zaman hiç şaka yaptıkları yok.” Ama bunların şakaları da kim bilir nasıl olur düşünemiyorum. “Tabii izleyici sizin yokluğunuzdan şikayet eder, fıtrat meselesi olabilir. Ciddiyet güzel, inşaAllah. Fakat sevimli şakalar da neşeyi arttırır, imanı tatlandırır, ne yalan söyleyeyim sizin gelmenizi bekliyorum programa. Biraz da kardeşlerime hainlik gibi hissediyorum ama siz olmayınca bir siyah gözlükleri eksik” diyor. Bir de siyah gözlük takın şöyle. “Canım kardeşlerim, saygı ve sevgi ile” Fatma Betül kardeşiniz. Bu Politbüro üyeleri gibi falan böyle buz gibi olmaz, olmaz, inşaAllah. Ama şaka da bazen riskli olabilir, en iyisi şakayı siz bana bırakın, şaka çok itinalı söylenmesi gerekir. Çünkü dalı budağı olur, oraya buraya dokunur, şaka hassas bir konudur. Şaka mutlaka koruyucu kollayıcı ve güzel hedefi olan yönü olması lazım. İnsanlar birbirlerine çok şaka yapar ama şakalar hep genellikle kırıcı oluyor benim gördüğüm. Ya üzer, ya tedirgin eder, ya rahatsız eder. Mesela şakaya şakayla karşılık veriyor, o da kavga üslubuna dönüşüyor, garip oluyor. Şaka çok iyi düşülünerek yapılması lazım, çok özen gerektiren bir durumdur şaka.
ALTUĞ BERKER:Mezhepler haritası yapmışlar Hocam.
ADNAN OKTAR:Bakayım. Evet bak çok güzel, bakayım. Bakın Hanbeli, Hanifi, Maliki, Şafi, İsmaili, Caferi, Zeyidi, ve diğer İbadi, İslam coğrafyası bak. Her türlü mezhep var, hepsi kardeştir, hepsi birdir, tek bütündür. İşte bu coğrafyadaki insanları birbirlerine düşürmek istiyorlar, biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bak Cübbeli bağıra bağıra söylüyor “Allah İran’ın karışıklığını daha da artırsın” diyor. Allah İran’a birlik beraberlik versin daha da güçlendirsin, Allah hepsine hidayet verin, Türk-İslam Birliği’nin, İttihad-ı İslam’ın aslanıdır onlar, hep birlikte, beraber küfre, deccaliyete karşı birlikte mücadele edelim desene. Allah küfrün, dalaletin, şeytanın oyunlarını bozsun desene. Müslüman ülkeye böyle yıkıcı, onların aleyhinde dua yapılır mı? Hayır yönünü istesene, güzellik yönünü istesene. Pırasa gibi niye doğrasın Müslüman başka mezhepten olan kardeşlerimizi? Zaten Mehdi (a.s.) zamanında bütün mezhepler kalkıyor. Hepsi onlar Mehdi (a.s.) canı çiğeridir, hepsi kardeşidir, niye doğrasın? Kardeşim mezhep kalktığına göre. Konu bitmiş zaten. Velev ayrı olsa bile niye doğrasın? Kardeşidir. Lailahe İllallah Muhammeden Resullullah diyen insanlar, inşaAllah.
Zehra kardeşin bir yazısı var, başka Güven kardeşin yazısı var. Güzel Zehra Allah ilmini arttırsın, çok dua et Allah’a. Allah’ı çok sev, imanını daha derinleştir. “Hocam sizin eserlerinizi okuduktan sonra şahane oldu ruhum, üslubum, bakış açım çok şahane oldu” diyor, maşaAllah. “Nasıl hizmet edebilirim İslam’a, Kuran’a?” diyor. İnternette olabildiğine hizmet imkanı var. Kitap bastırmak olsun, mesela şu bizim programımızı bile insanlara tavsiye etmek bir hizmettir. 35 milyon seyredeceğine, 350 milyonun seyretmesini hedef edelim, 35 milyon çok az. İslam alemi 1,5 milyar. En az 350 milyon kişiyi hedefleyelim. Uydusu yoksa, evine uydu sistemi taktırmak için teşvik etsinler kardeşlerimiz. Programları seyretmeleri için teşvik etsinler. Hatta evlerine çağırabilirler, bakın her akşam bizde toplanalım der. Onlara çay yapsın, pastalar yapsın, güzel bir ortam meydana getirsin, severek gelirler, beraber programı izlerler. Binbir türlü yolu var. Veyahut internetten izlemeleri için teşvik etsinler, çok fazla internet sitesinde yayınlanıyor, radyolardan yayınlanıyor, o radyolara teşvik etsinler, inşaAllah. Mesela bu çok büyük bir hizmet olur, çok önemli. Ne yapayım diyor, işte bu çok güzel bir hizmet.
“Selamun aleyküm.” Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berakatuhu. “Muhammed Adnan Hocam Allah gecenizi hayır etsin. Programlarınızı hiç aksatmadan izliyoruz. Benim bir sorum var. Ben Hollanda’da yaşıyorum. Son zamanlarda 2012 tarihi çok anlatılıyor, İslam da bir açıklaması var mıdır? Bu tarihte ne olacaktır? Birde Hz. Mehdi (a.s.)’nin gelmiş olması Mehdi (a.s.) ihtimali var mıdır? Güven Kara.” Benim kanaatim, bütün ülemanın kanaati, Şeyh Nazım Hocamız’ın, Şeyh Nazım Hocamız’ın vekillerinin, Mahmut Hocamız’ın, Mehmet Talu Hocamız’ın, Menzil’deki Mübarek Şeyh Efendiler’in, Ehl-i Sünnet üleması, evliyaların, alimlerin ortak ittifakla kanaati; deccaliyet geldiğine göre Mehdiyet de gelmiş, geldi. Bana göre de Mehdi (a.s.) net olarak gelmiştir. Bediüzzaman’a göre de net olarak Mehdi (a.s.)’nin devrindeyiz, inşaAllah. 2012’ye az kaldı. Biraz büyük olaylar olacak, onu söyleyeyim, inşaAllah. Normalden biraz daha büyük olaylar olacak, o zaman İttihad-ı İslam’a daha çok sevgi, Mehdiyet’e karşı sevgi daha çok artacak. Kurtuluşun Mehdiyet’te olduğunu bütün İslam alemi görecek. Muazzam fitneler sokacaklar Müslümanlar’ın içersine, Müslümanlar’ı birbirlerine düşürmeye çalışacaklar. İran’la Müslümanlar’ın savaşması için teşvik edecekler. Bir çok şeyler olacak, hiçbir oyuna gelmeyeceğiz.
“Selam güzel, temiz ve can pirimiz. Siz söylemiştiniz, bundan yaklaşık 2 yıl önce, bu kriz Hz. Musa (a.s.)’nın asasının yılana dönüp diğerlerinin hilelerini yuttuğu gibi, bu kriz de dünya çapında kapitalizmi adeta yutacak, inşaAllah. Pirim maşaAllah, dediğiniz her geçen gün daha da çok gün ışığına çıkıyor. Bugünkü gazetelerde Yunanistan’dan sonra İrlanda Hükümeti de çökmüş durumda ve Avrupa yine bir borç batağına batmış ülkelerin külfetini çekmekte. Artı İspanya ve Portekiz de aday olarak sırada, inşaAllah. Gerçektende durum çok vahim. Avrupa’da yine reformla adeta halkın sırtından bu açığı kapatmak istiyorlar. İnsanlar ve sistem artık çaresiz durumda. Can pirim Allah sizi vesile ediyor, maşaAllah. Ve insanlara da buna şahit oluyorlar. Gönlümüz sizinle aslan pirim, dostça kalın Alevi kardeşin Ahmet.” Bak ben bu canımı baş tacı etmezmiyim? Pırasa gibi doğramaya kalkan elleri ben kırarım, dibinden kırarım, böyle bir şey olmaz. İlimle, fenle, sevgiyle, akılla yok ederiz, kırarız. O kalkan eller, şeytanın kolları, şeytanın kollarını biz koparacağız. İlimle, imanla koparacağız, inşaAllah. Üslubun güzelliğine bak, muhabbete bak. Ne kadar güzel insanlar Aleviler, Bektaşiler, Caferiler. Sünniler, tertemiz Müslüman kardeşlerim. Ben de Sünni’yim, tertemizdir hepsi, inşaAllah.
“Selamün aleyküm.” Ve aleyna aleykümselam ve rahmetullahi ve bereketühü. “Sayın Muhammed Adnan Hocam. Programda güncel konulara dikkat çekip fikirlerinizle aydınlatıyorsunuz. Sizin düşüncelerinizi merak ettiğim bazı konular var. İnsan yaptığı hatalardan en kolay nasıl dönebilir?” Bir daha yapmayacağım, dersin. Bedenine, bir daha yapmayacaksın, dersin. Mesela Ahmet’se, “Ahmet bir daha yapmayacaksın” dersin, yapmaz beden, çok usludur, yapma dediğin zaman yapmaz. “Daha çalışkan olmamız için, tembelliğin ve üşengeçliğin tozlarını üzerimizden atmamız için ne önerirsiniz?” Şimdi bak, iki türlü niyet vardır. Bir canlı, hareketli bir ruh niyeti vardır, bir de akşam olsa da yatsak falan, işte uykum geldi, zor ayakta duruyorum, yorgunum, bitabım, bugün akşama kadar ayaktaydım ben, ayakta duracak halim yok, bunlar telkindir. Evde mesela spor bir kıyafet giysin. Ayağında rahat edeceği spor bir ayakkabı, rahat hareket edebileceği. Hareketli olsun. Oradan oraya, içinde bir neşe, iman neşesini sürekli tutsun. Ben bitkinim, yorgunum telkinini kaldırsın. Kilo da sorundur. Kilo veren bir daha kilo almamak için çok özenli olsun. Nasıl olsa yeniden kilo veririm olmaz. Kilo vermek çünkü riskli bir çalışmadır. Kilo verirken vücut zayıf düşer. Gribe, nezleye ve her türlü hastalığa açık hale geliyor, çok risklidir. Kilo veren bir daha asla kilo almayacak gibi tedbir alsın. Ne olur birkaç kilo almaktan demesin, başına iş çıkartır. “Nefse tam anlamıyla hakim olabilmemiz için kontrolümüzü nasıl elde tutabiliriz?” Nefis garibandır, yapma dediğini yapar, yap dediğini de yapar. Onu niye o kadar büyütüyorlar? Ne yaptırabilir ki nefis? Bizim çocuklar sigara içiyorlardı, herkes, çoğu içiyordu. Kız arkadaşlarım da içiyorlardı, delikanlılar da içiyorlardı. Bir gün dedim ki ben, “hiç kimse sigara içmesin, sigara çok zararlı” dedim. O gün herkes sigarayı bıraktı. Tiryaki adamlar, 10 yıllık, 5 yıllık falan böyle. Geceli gündüzlü günde bir paket, iki paket içenler, toptan bıraktılar. Bak, hepsi çakı gibi, maşaAllah. Mesela kız arkadaşlarım var 40 yaşında, samimi olarak söylüyorum 23 yaşında görünüyor. İsterseniz tanıştırayım, görüştüreyim. 23 yaşında, en fazla 24 dersiniz. 40 yaşında, asla anlaşılmıyor, acayip zindeler. Ciltleri, görünüşü falan süper sağlıklılar, maşaAllah. “Bugünün işini yarına ertelememe atasözünde olduğu gibi erteleyici olmamak için yapılması gerekeni zamanında yapmamız için neler önerirsiniz? Teşekkür ederim.” Doğan kardeşimiz, İstanbul’dan yazmış. Böyle insan heyecanlı olacak, yerinde duramayacak, çok iyidir beyni açar. Öbür türlü beyin uyuşur. Kardeşim mesela sabahları, bayram sabahı millet nasıl sevinçli oluyor? Uykusuz da olsa canlı oluyorlar veyahut mesela sinemaya gidecek oluyor, acayip hoşlarına gidiyor küçücük çocukların böyle. Veyahut bir oyuncak alınıyor, geliyor mesela bisikleti geliyor. Ayakta duramayacak şekilde bile yorgun olsa, sabaha kadar uyuyamıyor sevinçten. Demek ki niyet bu. Yahut Allah vermesin, bir sevdiğine bir şey oluyor falan, hastaneye, mastaneye kaldırılıyor. Adam çok yorgun olduğu halde gözleri fal taşı gibi oluyor, bayağı canlı sabaha kadar. Hareketli oluyor. Demek ki niyetle ilgili bir şey. Azmedeceğiz, kararlı olacağız, inşaAllah. Evet, Beker’im ne anlatalım?
ALTUĞ BERKER:Estağfurullah Hocam. Hocam 15 bin yıllık tabletler var, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Göster bakalım.
ALTUĞ BERKER:Naacal tabletleri bunlar.
ADNAN OKTAR:15 bin yıllık tablet.
ALTUĞ BERKER:Evet. Bu, Mu Uygarlığı’na ait Hocam. 15 bin yıl önce yazıldıkları ispat edilmiş tablet bunlar. Burada bir olan Allah inancı detaylı olarak anlatılıyor Hocam, inşaAllah. Hatta “sübhaneke” kelimesi aynen, yazıldığı gibi, okunduğu gibi geçiyor.
ADNAN OKTAR:Doğrudan “sübhaneke” olarak.
ALTUĞ BERKER:“Sübhaneke” aynı yazıldığı gibi geçiyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Din demek ki, hak din çok eski. Hz. İbrahim (a.s.)’de de değişmez, Hz. Adem (a.s.)’de de değişmez, Nuh (a.s.)’da da değişmez. Bakın belgesi işte size, 15 bin yıllık belge, “sübhaneke.” Demek ki Hz. İbrahim (a.s.) de “sübhaneke” diyordu, Hz. Adam (a.s.) de “sübhaneke” diyordu. Biz de Müslüman’ız, biz de “sübhaneke” diyoruz. “Sübhaneke allahümme ve bihamdik”. Allah’ı hamd ediyoruz inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Uzun ifadeler var Hocam. Bayağı güzel tesbihat yapılmış, maşaAllah. En son “O’nu, her şeyin Halikını kainat sübhanekeleriyle yüceltsin” diyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bir kardeşimiz, “Hocama bu maili mutlaka götürün” diyor. “Hocam sizi okullarda yabancılara nasıl tanıtmalıyız, nasıl anlatmalıyız?” En güzel, en iyi çalışma şu an Darwinizm’i, materyalizmi yıkmaktır. Put dururken, oturup başka konularla uğraşırsanız, namazın farzlarını, sünnetlerini anlatırsanız, adam boş boş dinler, olmaz. Önce put, putu kıracağız. Hz. Musa (a.s.) ne yaptı? Gelir gelmez putu kırdı. Hz. İbrahim (a.s.) ne yaptı? Putları kırdı. Peygamberimiz (s.a.v.) putları kırdır. Put kırmak çok önemlidir. Ahir zamanının putu Darwinizmdir, materyalizmdir, önce onu kıracağız.
Efendim, Cesur Gün. “Selamün aleyküm Muhammed Adnan Hocam” diyor. Öyle uyanık ki Cesur, öyle uyanık ki kereta, Cübbeli’nin takımından. Onu küçük bir çevresi var etrafında üç, beş kişilik, onlardan bir tanesi. Kafası sakala takılmış. Kardeşim sakaldan önce millet imansız. Bak, dünyanın %99’u imansız. İttihad-ı İslam önemliyken, İttahad-ı İslam’dan Hocanız tek kelime bahsetmiyor. Cesur sen de bahsetmiyorsun. Oturmuşsun sakaldan bahsediyorsun. Sakal sünnet, İttihad-ı İslam en büyük farz. Niye bundan bahsetmiyorsun kerata. Oturuyorsun, pilav sünneti, pilav yemek sünnet mi? İşte bağdaş kurup, oturup sünnet mi? Kardeşim bak, en büyük farz İttihad-ı İslam. Ne Hocanız bahsediyor, ne de sen bahsediyorsun. Ekip olarak toplanın, bir oturun, Cübbeli’yi de ortanıza alın. Biz ne yapıyoruz dersiniz. Farzlar önemli. “En önce Allah’ın en büyük farzı olan İttihad-ı İslam’ı gündeme getirelim” deyin. Bütün Müslümanlar’ın hali perişan olduğunu anlatıyor Hocanız. “İslam ülkeleri işgal altında, mahvedilmiştir. Birbirine sevgileri kalmamış, saygıları kalmamış, bölünmüşler, ezim ezim eziliyorlar” diyor. İşte bunun adı deccaliyettir, deccal çıkmış. Darwinizm, materyalizm dünyayı kaplamış. Buna karşı putları kıralım desene Cesur. Sen oturmuşsun, sakala kafanı takmışsın. Sakal sünnet tamam ama sünnetten çok daha önemli konu varken, sen sakalı esas hale getirsen, çok yanlış hareket edersin. Adam sakalsız olsun, gitsin tebliğ yapsın, dini yaysın, İslam’ı yaysın. İttihad-ı İslam için faaliyet yapsın. Bediüzzaman ne diyor? “Bu zamanda farzları yapan, kebahirden kaçan kurtulur” diyor. Farz olan ibadet varken ve en büyük farz varken sen bunu terk ediyorsun, sünnetle kendi kendini kandırıyorsun. Diyecek ki, “işte benim sakalım var.” “İttihad-ı İslam’ı tamam anlatmıyorum. Türk-İslam Birliği’ni anlatmıyorum, deccale karşı mücadele etmiyorum, Mehdi (a.s.)’yi müjdelemiyorum, Müslümanlar arasındaki fitneyi ortadan kaldırmıyorum. Müslümanlar’ın bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için gayret etmiyorum.” Ne yapıyorum? Ben sakal bıraktım, diyorsun. O sakallarını Cehennem’de yolarlar senin. Bütün sakallarını yolarlar. Böyle olmaz. Allah o sakallarını cayır cayır yakar Cehennem’de. Aklını başını al. Sakalla olmaz, imanla olacak, inşaAllah. Sakal sünnet, güzel ama İttihad- İslam farz. Sen bundan ısrarla kaçınıyorsun, ağzını dahi almıyorsun. Hocanız da ağzına almıyor ama bak ben zorla söyletiyorum. Allah benim elime verdi Hocanızı. Teslim oldu ve zorla söyletiyorum. Aklının ucundan geçer miydi böyle Mehdiyete hizmet edeceği? İttihad-ı İslam’a böyle hizmet edeceği aklının ucundan geçer miydi? Veya onu öne sürenlerin aklının ucundan geçer miydi? “Onlar bir oyun hazırladılar” diyor Allah. “Allah da bir oyun hazırladı. Allah’ın tuzağı daha çetindir” diyor Cenab-ı Allah. Allah’ın tuzağına düştünüz. Allah’ın kurduğu tuzağa düştünüz.
Efendim, “Selamün aleyküm.” Aleyküm selam. “Muhammed Adnan Hocam. Azerbaycan’da tüm tahsil sistemlerinde türbana resmi olarak yasak koyulmuştur, son haber. Bununla ilgili ne söyleyebilirsiniz?” Kardeşim ittihad-ı İslam olmadığında sakala da laf gelir, çarşafa da söz gelir, efendim başka şeylere de söz gelir. Madem samimi bir istek var, talep var. Mesela türban istiyor, özgürlük istiyor. Komüniste de özgürlük, Masona da özgürlük ancak İttihat-ı İslam’la olur. Bunun dışında herkes acı çekecektir. İslam ülkelerini de birbirleriyle çatıştırırlar, Müslüman’ı Müslüman’a bekçi de kılarlar. Mesela Afganistan’da Müslüman Müslüman’ı kırıyor. Irak’ta Müslüman Müslüman’ı kırıyor. O, onun camiisine bomba koyuyor, o, onun camiisine bomba koyuyor. Neden? Mehdi (a.s.) zuhur etmediği için. İttihat-ı İslam olmadığı için. İttihat-ı İslam olduğunda çarşafını da rahatça giyersin, sakalını da istediğin gibi yaparsın. Açık hanımlar da istediği gibi açık da gezer. Başı açık, başörtüsünü takmayan hanımlar. Efendim Mason da istediği gibi fikrini anlatır, kimse kimseye müdahale etmez, tam bir özgürlük ortamı olur. Asr-ı Saadet gibi olur. Kimse kimseye de zulmetmez.
Kamber kardeş, bakın bu çok hayati konu. Sen Şii’sin anladığım kadarıyla. Şiiler benim canım ciğerim, ben özellikle Şii kaynaklardan da alıyorum Mehdi (as.) ile ilgili, kaybolan bir Mehdi (a.s.) yok. Böyle bir Mehdi (a.s.) yok. Mehdi (a.s.) anneden babadan doğan bir Mehdi (a.s.)’dir, bütün Peygamberler gibi. Bütün Peygamberler anneden babadan doğmuştur. Bütün veliler anneden babadan doğmuştur. Hiç biri kaybolup ortaya çıkmamıştır. Ruh halindeyken birdenbire görünür hale gelmemişlerdir. Bakın Kuran’da olmayan bir şeyi söylüyorsunuz. Kuran’da hiçbir Peygamber sizin dediğiniz gibi yüzyıllarca kaybolmuş, ruh haliyle yaşayıp sonra bir gün maddeye dönüşen bir Peygamber yoktur. Ve hiçbir veli yoktur. Hiçbir Mehdi yoktur bu tarife uygun. Yapmayın, etmeyin, Allah rızası için bunu ortadan kaldıralım. Mehdi (a.s.) anneden babadan doğma ve Seyyiddir ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in neslindendir. Ne gerek hurafeye, ne gerek? Niye hurafeyle Mehdiyet’i imkansız hale getirmeye çalışıyorsunuz? Cübbeli bir yandan, öbürü bir yandan, bilmem ne bir yandan. Mesela Cübbeli bir kurnazlık yapıyor kendince diyor ki; başının üstünden bir bulut isteyeceğiz, diyor. Melek görmek istiyorum, diyor. Böyle bir Mehdi (a.s.) hiçbir zaman için çıkmaz ve garantiye almış oluyor. 570 yıl zaten geriye aldı, birde üzerine bunu da ileri ki nesiller için kendince garantiledi. İleriki nesil zaten, 570 yıl sonra dediği, yüzyıllar geçmiş olacak Kıyamet’in üzerinden. Öyle bir konu yok zaten, inşaAllah. Onun için Şii kardeşlerimiz Allah rızası için Mehdi (a.s.)’nin gerçeğini savunsunlar. Bir gün benim internet siteme girsinler, Bediüzzaman’ın anlattığı Mehdi (a.s.) doğrudur. Resulullah (s.a.v.)’ın anlattığı Mehdi (a.s.) doğrudur. Şii kaynaklarının da yüzde doksan dokuzu doğrudur ama bu kaybolan Mehdi (a.s.) inancı, yüzde birlik yanlış olan inanç, bunu düzeltecek Şii kardeşlerimiz. Allah üzerlerinden büyük bir belayı kaldıracak, öbür türlü bu çok büyük bir fitnedir, inşaAllah. Cübbeli birçok insanı sünnetlerle Mehdiyet’e karşı pasifize ediyor. Mesela siz diyor; sarık takın, sakal bırakın, cübbe giyinin. Tebliğ? Tebliğe gerek yok, diyor. Adam şimdi sarıklı olarak gidip tebliğ yapamıyor. Cübbeli olarak anında tanınıyor, hemen tavır alıyor insanlar, dolayısıyla tebliğ yapılamıyor. Halbuki tebliğ farz. İmani konuların, insanların iman etmesi için gayret etmek farz ve en büyük sorun şu an, adam Allah’a inanmıyor. Allah inancını onun kalbine nakşetmek çok önemli. Allah sevgisini nakşetmek çok önemli. Allah’a inanmayan adama sakal anlatıyor. Kardeşim sen ne konuşuyorsun? Adam Allah’a inanmıyor, Peygamber (s.a.v.)’e inanmıyor ve dünyanın % 99’u böyle. Deccal dünyayı kaplamış. Buna karşı Darwinizm’in, materyalizmin yok edilmesi, Allah’ın varlığının, birliğinin delillerinin anlatılması ve iman hakikatlerinin anlatılması, Kuran mucizelerinin anlatılması, Peygamberimiz (s.a.v.)’in Ahir zamanla ilgili mucizelerinin anlatılması ve bunun sonucunda meydana gelecek iman üzerine İslam’ı onun kalbine anlatmak, ilka etmek, Cenab-ı Allah’ın izniyle. İnşaAllah. Cenab-ı Allah’ın yaratmasıyla, inşaAllah. Niye İttihat-ı İslam’ı anlatmıyorsun, diyorsun. Ben cübbe giyiyorum diyor. Cübbe sünnet, peki İttihat-ı İslam? Farz. Sen niye İttihat-ı İslam anlatmıyorsun imanı konular niye anlatmıyor peki? Ben sakal bırakıyorum, diyor. Kardeşim sen sünnet yapıyorsan en büyük farzı terk ediyorsun. En büyük farzı öne alacaksın. Farzın yanında sünnetin kıymeti yoktur. Farz çok önemlidir. Bir milyon tane sünneti bir araya getirsen bir tane farz olmaz. Müslüman farzları yerine getirecek. Farzı eda ettikten sonra sünnet eda edilir. Farzları eda etmeden sünnet olmaz. Sünnet için farz terk edilmez. Adamlar sünnet için farzı terk ediyorlar. Farz için sünneti terk edersin ama sünnet için farz terk edilmez. Farzın ehemmiyeti kavramaları lazım, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hocam sevenlerinizden resim geldi, çocuklarının resmi, bayağı sevimli, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bakayım. Bu ne şeker şey böyle. Allah annesine babasına bağışlasın, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hülya Erdoğmuş kardeşimiz göndermiş Hocam. “Selamün aleyküm” diyor size.
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam.
ALTUĞ BERKER: “Bunlar Seyyid Muhammed Adnan Hocam’a, inşaAllah. Canım Hocam biliyorum bunlar eski resimler, inşaAllah yenisini de göndereceğim. Allah’a emanet olun.” diyor, inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah Mehdi (a.s.)’nin askerleri olurlar bu sevimliler de, inşaAllah. Zaten olmuş vaziyetteler, acayip şeker. Evet Berker’im ne anlatayım?
ADNAN OKTAR: Şii kardeşlerimize özel, bir gün konu anlatalım. Bu kaybolmuş Mehdi (a.s.) diye bir olay yok. Yüzyıllarca, bin küsür senenin üzerinde, bir insan mağaranın içinde beklemez, böyle bir şey olmaz. Allah rızası için samimi, gerçekten Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in belirttiği Mehdi (a.s.)’yi beklesinler, inşaAllah. Bakın Cübbeli de orada bambaşka bir stil uygulayıp Mehdiyet’i imkansız hale getiriyor, kardeşlerimiz de bu üslubuyla Mehdiyet’i imkansız hale getirirler. Ama Mehdiyet bunlarla duruyor mu? Durmaz. Mehdiyet gökteki bir yıldırım gibidir. Çaktı mı, yeri göğü inletir ve vurduğu yeri de devirir. İkinci bir yol yoktur. Deccaliyet’in üzerine gönderilmiş Allah’tan bir yıldırımdır, Mehdi (a.s.), inşaAllah. Vurdu mu, yıkar atar, inşaAllah. İlimle, bilgiyle, fenle, güzellikle, akılla, inşaAllah.
O zaman ben Kuran’dan okuyacağım. Evet Meryem Suresi. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Adn Cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir.” Gayptan görünmez olarak vadetmiştir. “Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir.” Allah her vadini yerine getiriyor. Mehdi (a.s.)’yi vadettiğinde yerine getiriyor. İsa Mesih (a.s.)’i vadettiğinde getiriyor, Kıyamet’i vadettiğinde getiriyor. Adn Cennetleri de Allah’ın vadidir, onu da göreceksiniz, diyor Cenab-ı Allah. “Onda ‘boş bir söz’ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.” Yiyecek, her türlü yiyecek var, inşaAllah. “O Cennet; Biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız.” Allah Müslümanlar’a vereceğim, diyor Cennet’i. “Biz (elçiler) ancak Rabbiniz emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur.” Cenab-ı Allah’ındır. “Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.”
ALTUĞ BERKER: Bir selam almamışız Hocam, Cesur Gün’ün selamını, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Cesur’a ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. Cesur yine de aklına yatmadığı bir konu varsa söylesin ama İttihat- İslam farz-ı ayn’dır, farzdır ve en büyük farzdır. Cesur’un bunlardan bahsetmesi lazım. İttihad-ı İslam’dan tek kelime söylemiyor, tek kelime. Türk-İslam Birliği’nden tek kelime söylemiyor. Deccaliyeti yerle bir edelim desene. Deccal zuhur etmiş, Mehdiyet’in etrafında kilitlenelim, Allah’ın emrini yerine getirelim desene. Sevgiyi, barışı, kardeşliği, ışığı, nuru, aydınlığı, kültürü, sanatı, bilimi, özgürlüğü dünyaya hakim edelim desene. Demiryorsun. Olmaz.
Bismillah, şeytandan Allah’a sığınıyorum. Taha Suresi, 123. “Artık size Benden bir yol gösterici gelecektir;” bir Mehdi (a.s.) “kim Benim hidayetime uyarsa” Mehdi (a.s.)’me uyarsa “artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz." Ebcedi 1982 yılını veriyor, inşaAllah. Tabii Allah hidayetini Mehdileri vesilesiyle yapıyor, Peygamberler indiriyor, inşaAllah. Hidayet Allah’tandır, doğrudan Allah’a aittir. Mehdi (a.s.)’yi vesile eder. "Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse” Allah’ı anmazsa, Kuran’a tabi olmazsa, Darwinizm’e, materyalizme inanırsa “artık onun için sıkıntılı bir geçim vardı.r” Ekonomik kriz vardır, diyor Cenab-ı Allah. “Ve Biz onu Kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz." Görmez olarak haşr edeceğiz. Madem gözü Allah’ın yaratmadığına inanıyor. Madem gözün tesadüfen meydana geldiğine inanıyor, Allah tesadüfen meydana gelmiş göz öyle olmaz böyle olur, diyor Cenab-ı Allah ve kör olarak haşrediyor Cenab-ı Allah, inşaAllah. Onu anlaması için, tabii ki hiçbir şey tesadüflerle olmaz, inşaAllah. "O da (şöyle) demiş olur: -Ben görmekte olan biriyken, beni niye kör olarak haşrettin Rabbim?" Sen demiyor muydun tesadüfen oldu diye. Tesadüfen olan göz öyle olur işte. Niye görsün tesadüfen gören göz? Niye irise tam ilgili yere görüntüyü düşürsün? Niye siniri alıp onun görme merkezine getirsin? Ters olan görüntü niye düze dönsün. Beyninde ters görse, o da işine gelmez. Normalde ters düşüyor beyine görüntü, gözde irise düşen görüntü ters. Onu, Allah düzeltiyor o görüntüyü, düz hale getiriyor. Gözde irise düşen görüntü bulanık, çok bulanık. Göz sıvısı bulanıktır. Koyun kesenler falan görürler koyun gözünü, inşaAllah. Bulanıktır göz sıvısı. Ama ne kadar net şu an ki görüntü. Televizyonda seyreden kardeşlerimiz beyinlerinin içindeki görüntüyü seyrediyorlar, inşaAllah. Ne yapıyoruz?
ALTUĞ BERKER:HarunYahya Tv’den devam ediyoruz.
SUNUCU: Bizi yarın 22:00’den itibaren harunyahya.tv, Mavi Karadeniz Radyo, Samsun AKS ve TV Kayseri’den takip edebilirsiniz.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Evrim Sözlüğü
Devamı ...Allah'ın İsimleri
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...