SUNUCU: Programımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR: Neler anlattınız?
ALTUĞ BERKER: NTV televizyonuna cevap verdik Hocam. Evrimciler bir araya toplanıp kendi kendilerine bir program yapmışlar. Oradaki iddialarının acizliklerini ve bilimsel geçersizliklerini, mantık yanlışlarını anlattık Hocam, vesilenizle inşaAllah. Fosil gösterdik, delil gösterdik yaratılışa.
ADNAN OKTAR: Ben akşam videoya almışlar, baktım. Mütekait amcalar, dedeler falan toplanmışlar. NTV çalıyor, onlar da ortada bir şey anlatıyorlar.
ALTUĞ BERKER: Bugün Samanyolu TV’de de belgeselde evrim bahsi geçmiş Hocam. Bugün 18.15’te yayınlanan belgeselde evrim geçen ifadeler vardı. Dinozorlarla kuşların ortak yönü olduğu söylendi, bu sırada Achaeopteryx’in gösteriliyordu. Daha sonra da yarı kuş yarı dinozor karikatür gösterildi. Genel anlatım kuşların dinozorlardan türediği şeklindeydi.
ADNAN OKTAR: Samanyolu’nda?
ALTUĞ BERKER: Samanyolu’nda Hocam. Her gün bu saatte belgesel yayınlıyorlar ama yayınlanan belgesellerin üslubu çok soğuk ve teknik. Belgesel boyunca bir kere dahi Allah’ın yaratma sanatını takdir eden bir cümle ve ifade de kullanılmıyor.
ADNAN OKTAR: İşte onlar da öyle olunca onlar da öyle oluyorlar falan. Tam kadro bir faaliyet var ama bizden döner. Yani evrim teorisi bir büyü sistemidir, klasik büyü sistemi. Kardeşim, bilimsel bir teori, bilimsel bir açıklamada herhangi bir delil olur. Bir tane delil getirin. Sıfır delil var, yok ortada delil. Ama demagoji oldu mu önü arkası yok. Teyzem anlattı da anlattı, bir tane de dede getirmişler mütekait bir dede, o da anlatıyor. Ortada ne fosil kullanıyorlar, ne proteinlerin yapısını açıklıyorlar, ne bir laboratuvar sonucunu açıklıyorlar. Sadece demagoji var. Kardeşim, getirsene stüdyoya fosilleri, madem böyle ara fosiller varmış. Fotoğraflarını getir hiç olmazsa. Göster, millet görsün. Proteinin molekül yapısını yayınla insanlar görsün. “Bu tesadüfen oluyor” de, bir görelim bakalım. Tesadüfen olmadığını biliyorsun. Bir kere protein tesadüfen meydana gelmiyorsa yaratılış kesindir. Konu kapanmıştır, tek noktada iş bitmiş oluyor. Kromozomların da yapısını biliyorlar, hepsini biliyorlar. Burada olay şu, propagandayı kim yaparsa o daha etkili oluyor gibi oluyor. Ama şimdi propaganda yapması için bunların elinde malzemeye ihtiyaç var. Bunların da elinde malzeme yok. Yani anlatacakları delil yok, bir şey yok. Dolayısıyla alan sonuna kadar bize açık şu an. Bu çalışmalara biz Allah’ın izniyle tek başına fazla fazla yeteriz ama bin kere fazlasıyla yeteriz. Bir kere Yaratılış Atlası’nın gitmediği Türkiye’de kasaba, köy kalmadı. Bu iş bitmiş. İstedikleri kadar çırpınsınlar, istedikleri kadar takla atsınlar, ne kadar mütekait dede varsa toplasınlar, evrimci mütekait dedeler hiçbir netice alamazlar. Kardeşim, bir kere proteinler safhasında iş bitmiş mi? Bitmiş. Bir tane de fosil gösterebiliyor mu adamlar? Gösteremiyor. Konu bitmiştir. Bana masanın üstüne küt diye fosili getirip koyacaklar. Yoksa konu biter.
Ama “evrim teorisi tehlike değildir” diyenler, bak, açıkça görüyorlar. Müslümanlar da evrim teorisini savunuyor, Müslüman’ım diyen adam da, bir çok alim, hoca dediğimiz gazetelerde köşe yazan şahıslar evrim teorisini savunuyorlar. Demek ki bir tehlikeymiş evrim teorisi. Demek ki dediğimiz doğruymuş. Biz öyle bir pres uyguluyoruz ki ciyak ciyak bağırıyorlar. Şu an o yaptıkları program evrim teorisine uygulanan presin meydana getirdiği çığlıktır. Bir türlü kurtulamıyorlar, onu oradan yamalıyorlar, kurtulamıyorlar; bunu buradan yamalıyorlar, kurtulamıyorlar. Her yerden patladı olay. Öyle bir basınç uyguluyoruz ki balistik çelik olsa dayanmaz. Her yerden sökülüyorlar, her yerden yırtıldılar. Basınca, prese devam edeceğiz. Tamamen pes edip sırt üstü düşünceye kadar.
Cem Ceminay bu akşamki programında canlı yayında bizlerle ilgili konulardan anlatmış. Ben kedi severken videomu yayınlamış, inşaAllah. Müslüm Gürses dinlediğimi söylüyormuş. Müslüm Gürses için son Osmanlı dedim, onu söylemiş. Cem Ceminay pozitif bir insan. Neşeli bir tip, dışa dönük. Ona da Yaratılış Atlası gönderelim, inşaAllah. Aslında makuldür konuşulsa Müslümanlıktan etkilenir, inşaAllah.
“Çok Değerli, Mübarek Muhammed Adnan Hocam. Ben Konya’dan Ahmet Sarıtek” Şeyh Ahmet Yasin Hocamız ne diyorsa doğrudur, kafanızı takmayın. Biz hüsn-ü zanla bakıyoruz Hocamız’a, hürmetle bakıyoruz. Bir şey diyorsa en azından bir yönden doğruluğu vardır, doğruluk payı vardır inşaAllah. O gözle değerlendirmeniz lazım, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hocam, geçtiğimiz hafta bir maçta tribüne tavşan fırlatmışlardı, canlı tavşan. Akhisar Belediye Spor- Tavşanlı Linyit Spor maçında bir taraftar kulaklarından tuttuğu tavşanı havada kendi etrafında çevirerek sahanın ortasına fırlatmıştı. Kafası üzerine düşen tavşan olay yerinde ölmüş ancak bu kişi sonradan elinde bir tavşanla fotoğraf çektirerek tavşanın sadece bacağının kırıldığını, hayatta olduğunu söylemiş. Olayın ardından hakkında şikayet verilen bu kişi hayvana eziyet etmesinden dolayı 360 TL spor ahlakına da aykırı davrandığı için 1145 TL yani toplam 1505 TL para cezası verilerek serbest bırakılmış.
ADNAN OKTAR: Böyle tipler bu kadarla kalmazlar. Bunların hayatı tahminimizin çok üstünde olur. Onun için bu kişilerin polisçe teknik takibe alınması lazım. Evinde mesela arama yapılması lazım, nedir ne değildir, bilgisayarına el konulup bakılması lazım, yazışmalarına, arkadaş çevresine bakılması lazım. Psikolojik sorunlu oluyor bu insanlar. Tahmin etmediğin şeyler de yapabilir. Onun için para cezası verip sokağa salmak, böyle olmaz. Bunun bir mahsuru yok. Teknik takip rahatsız edecek bir şey değil. Bilgisayarı incelensin, telefon takibi yapılsın. Mesela en az on beş günlük telefonları dinlenebilir. Ne olduğu ortaya çıksın böyle tiplerin. Mesela geçenlerde de köpeği, hayvanı sokakta sürükleyen iki kişi vardı. Sayın valimiz bulacağız demişti. Daha hala bir haber çıkmadı onlardan. Mesela bu adamların bulunması lazım. Adı soyadıyla bilinmesi lazım kim oldukları. Ona göre de halk tedbirli olması lazım. Şimdi bu adamla komşu olan adam tehdit altındadır, tehlikeli. Şakası olmaz ki bu işin. Hayvana onu yapan insana ne yapmaz? Bir de pervasızlık yani halkın içinde bunu alenen yapıyor, değil mi? Özelde kim bilir neler yapıyordur bu. O yüzden bu gibi kişilerin psikolojik durumlarının incelenmesi, mesela adli tıpa sevk edilebilir, psikolojik yönden tahlil edilebilir nedir bozukluğu. Eğer ruh hastasıyla tedbir alınması lazım, değil mi? Allah vermesin cinayete yatkın olabilir, başka olaylara girmiş olabilir, her şey olabilir. Araştırılması gerekir.
ALTUĞ BERKER: Birkaç resim daha vardı onunla ilgili Hocam. Onu da gösteriyorum müsaadenizle.
ADNAN OKTAR: Bu kişinin mutlaka teknik takibe alınması lazım. Polisin bu hakkı, yapabilir. Yani şüphe üstüne teknik takibe alabilir. Ve sorgulamasının yapılması lazım. Adli tıpa sevk edilmesi de çok makul. Bakılsın nedir ne değildir, bir şey yok. Vatandaşın can güvenliği açısından. Hadi oğlum git evine, o şekilde olmaz. Parayı ver, evine git olmaz.
Harun Cüneytoğlu bir soru sormuş. “Selam Hocam” Aleykum Selam ve Rahmetullahu ve Berakatuhu. Tıbbi konular, bu konuların hepsini, fetva konularını Mehmet Talu Hocamız, en güvenilir odur. Ben fetva verecek bir ilme sahip değilim. Daha öğrenciyim, talebeyim inşaAllah. Mehmet Talu Hocamız müceddittir, derin alimdir. Ona soracaksınız inşaAllah.
“Değerli Muhammed Adnan Hocam, Allah’ın Selamı ve Bereketi üzerinize olsun” ve Aleyna Aleykum Selam ve Rahmetullahu ve Berakatuhu “Hocam bir programda Hz. Musa (a.s.)’ın Kuran’da geçen bir ayette, kavminin kendisinin yokluğunda yaptıkları altından buzağıyı denize toz halinde fırlatmasının bir sır içerdiğini söylemiştiniz. Hocam, bu konuda bize biraz daha bilgi verebilir misiniz, inşaAllah? Daha önce cinlerin maddeyi hafiflettiğini ve içeriğiyle oynayabildiğini de söylemiştiniz. Acaba bu olayın o konuyla ilgisi olabilir mi inşaAllah? Siz daha iyi bilirsiniz.” Yalnız bak, annen senden biraz şikayetçi ismini vermiyorum. Annene babana karşı şefkatli ol, çok sevgi dolu ol. Annen bana istirham dolu bir yazı yazdı. Biraz onları üzüyormuşsun. Sen haklı bile olmuş olsan anneye babaya ‘öf’ bile denmez, değil mi? Dinde, imanda sana bir zülüm yapmıyorlarsa, dinine, imanını müdahale etmiyorlarsa, ibadetlerine müdahale etmiyorlarsa anneye babaya ‘öf’ bile denmez, haramdır. Dolayısıyla ben annenden ‘Allah razı olsun’ tarzında bir mesaj bekliyorum. Hocam, hakikaten tavrı düzeldi, bizlere karşı çok iyi diye bir mesaj, inşaAllah. Diyeceksin ki ”Hocam ben haklıyım” ama anneler haklı. Ben çünkü annenin ifadesini çok samimi buldum. Dinine, imanına, mukaddesatına bir saldırı olmadığına göre, değil mi? Çok şefkatli davran.
Tapınak Şövalyeleri bunun ilmini biliyorlar. O devirden kalma bir bilgi benim anladığım kadarıyla. Altını hakikaten beyaz toz haline getirebiliyorlar, normal savrulacak toz haline. Böyle bir bilgiye sahipler. Bana da getirdiler, gördüm. Altını beyaz toz haline getirdikleri tozu getirdiler, gördüm.
Azade “Selamun Aleykum Hocam” Aleykum Selam ve Rahmetullahu ve Berekatuhu. Bazı terör örgütleri hakkında benden teknik bilgi istiyor, bunların konumu nedir diye. Terör insan kanı döken, zulüm yapan, psikopatlık yapan her örgüt şeytanın emrindedir. İslam’da kardeşlik vardır, sevgi vardır, affedicilik vardır, muhabbet vardır, değil mi? Bilim vardır, sanat vardır, estetik vardır, neşe ve sevinç vardır. Dolayısıyla dehşet saçan, olay çıkartan, kan döken her örgüt şeytanın ekibidir.
Nurel kardeşimiz. “Sevgili Adnan Hocam, İngiltere’den kucak dolusu sevgiler. “ Bana selam veriyor. Aleykum Selam ve Rahmetullahu ve Berekatuhu. Selamını alalım, sevgilerini de sevgiyle alıyorum. Allah sana güzel, derin sevgi versin inşaAllah. “ Sizi çok seviyorum. Allah size güç, kudret versin. Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin bize.” Helal olsun, ama soru yok. Sevgisini ifade etmiş demek ki.
“Muhammed Adnan Hocam, Allah’ın Selamı üzerine olsun” diyor. Ve Aleyna Aleykum Selam Rahmetullahu ve Berakatuhu. “Benim sorum” diyor, falanca hoca “ hadis-i şeriflerde geçen yetmiş bin deccalın askerlerinden biri midir?” diyor. Ben ne bileyim, ama benziyor, inşaAllah.
“Hocam, bu sorumu Allah affetsin, ama biliyorum...” yani böyle alenen sormam doğru değil diyor. Zaten okumam o konuda rahat ol sen. Ebubekir Bektaş.
Zekeriya Okumuşoğlu Artvin’den. Kardeşimiz sanatçıymış. “ Bazı şarkılar hakikaten dine, İslam’a uygun değil o yüzden ben de o şarkıları söylemiyorum” diyor. İyi, doğru yapıyorsun, söyleme tabii.
“Sızıntı Dergisi genel yayın yönetmeni Arif Sarsılmaz hakkındaki görüşleriniz nedir?” Ben öyle birisini tanımıyorum. Sen duydun mu öyle birisini?
ALTUĞ BERKER: Yaratılışı savunan profesör galiba Hocam o.
ADNAN OKTAR: Öyle mi? Güzel maşaAllah. “ Selam ve muhabbetlerimle Furkan Burak.” Şimdi bunlar çok uzun sorular biz diğer konulara geçebiliriz.
Sohbetlerinde, konuşmalarında “inşaAllah, maşaAllah” ı komik bir konu gibi değerlendirirlerse yanlış yapmış olurlar. Yani bu konuda yanlış uygulamış olurlar. Çünkü ahir zamanda, deccalin devrinde “inşaAllah” ve “maşaAllah” ı çok kullananlar dünyaya hakim olacaktır. İnşaAllah Allah’ın izniyle demektir, maşaAllah da Allah ne güzel yarattı demektir. Dolayısıyla hem zikirdir hem de çok güzel sözler. Onlarda böyle espri unsuru olacak bir yön yok. Espri yapmak isteyen kendi ensesini açıp bakacak, orada gülebilir kendi ensesine. Ama inşaAllah’ın maşaAllah’ın espri yapılacak bir yönü yok. Çok müthiş bir hata olur bu, çok müthiş bir yanlışlık olur. Dolayısıyla gülünecek değil, buğz edilecek bir şey olur. Çok ayıp eder. Dini konular espri unsuru olmaz. Ama diğer konularda olabilir, yeteneğine, zekasına bağlı olarak ona göre espriler yapar. Ama zekası, aklı espri yapmaya yetmediğinde bir insan oturup dini konuları espri malzemesi yapmaya kalkarsa Allah felaket verir. Hastalıklar verir, belalar verir, içi kararır, bereketi gider. Tahmin etmediği yerden Allah bir belaya çarptırır. Canı yanar. Ahirette de cehennemin tam ortasına gider, oturur. Allah cinleri üstüne salar, ıstırap verir, acı verir. Aklını başına alacak öyle insanlar, inşaAllah. Ama onun dışında neşeli insanlar iyidir, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hocam, “Çin Uygur asıllı üç Türkiye vatandaşını kaçırdı” diye haber çıktı.
ADNAN OKTAR: Ne üçü, ne üç bini, ne üç yüz bini ne üç milyonu. 30 milyon kişiyi Çin katletti, şehit etti. Üç kişi ne? Günlük Çin’de alelade olaylardan. Bundan haber olarak yapılacak bir şey yok ki. Her gün paldır küldür yüz kişi, elli kişi, altmış kişi alıp götürüyorlar zaten. Kayboluyor adamlar. Çin’in normal, rutin uygulamalarından bir tanesi bu. Buna karşı Türk İslam Birliği gerekir başka yapacak bir şey yoktur.
İki gün önceki Singapur konferansına Hindistan’ın en önemli İslam alimlerinden muhterem Zakir Abdülkerim Naik Hazretleri katılmış. Kendisinin çok önemli bir vakfı, televizyonu varmış Hindistan’da. Orada bizim belgesellerden yayınlanıyormuş, maşaAllah. Müslüman dünyasında çok sevilen bir İslam alimi Zakir Abdülkerim Naif Efendi, maşaAllah. Hocamıza selam ediyoruz, ellerinden öpüyoruz. Allah şevkini, ilmini arttırsın, gayretini arttırsın. Allah cennette kardeş etsin, maşaAllah. MaşaAllah çok derin bir alim, bizlere karşı sevgisi de çok yoğun, muhterem bir ehl-i sünnet alimi. Oktar’ın keyfi yerinde, Cihat falan. Mübarek Abdülkerim Hoca’yı da aralarına almışlar, Zakir Abdülkerim Hocamız’ı da. Mütesettir hanımlar da var maşaAllah nur gibiler. Diğer kardeşlerimiz de nur gibiler. Hay maşaAllah, maşaAllah. Görüyor musun genç kızları, delikanlılar da öyle. Bembeyaz melek ordusu gibi maşallah, aferin. Oktar Hocam da ilminin karehasıyla, inşaAllah orada güzel anlatımlar yapıyor. Burada Hocamız’la sohbet halinde maşaAllah, Zakir Abdülkerim Hocamız’la sohbet ediyor.
Berker kardeşimiz Aydın merkezden yazmış “Bismillahirrahmanirrahim, Essalamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu” Aleykum Selam Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Adnan Hocam daha önceden yazdığım mailimi sanırım almadınız. Duanıza muhtacım.” diyor. Allah hidayet versin, ilmini arttırsın, sağlık sıhhat versin. Yine Hz. Mehdi (a.s.) hakkında sormuş kardeşim. Onu her zaman söylüyoruz gece gündüz anlatıyoruz Mehdiyet’i, yine anlatırız.
“Değerli Muhammed Adnan Hocam. Selamun Aleykum” ve Aleyna Aleykum Selam Rahmetullahu ve Berakatuhu “ Bugün de her zamanki gibi yakışıklısınız. Süpersiniz” diyor, süperi biraz uzatmış yalnız. “Hocam bugün Show TV’de Seda Sayın’ın programında Ömer Çelakıl vardı. Bugün o kadar güzel Yüce Rabbim’in yarattığı güzelliği anlattı. Darwinizm’le bugün o kadar alay etti ki Allah razı olsun Ömer kardeşimizden ve sizden tabiî ki.” Haydar, Ali Haydar yazmış maşaAllah. Ömer Çelakıl Darwinizm’i eleştirmiş, öyle mi? İyi, güzel, aferin. Ömer Çelakıl dürüst çocuktur, samimidir. Allah için hareket ediyor, hiçbir çıkarı yok. Hırsı yok, mazlum, terbiyeli, saygılı bir insandır. Bizim tombul gözlüklüyle Fatih Altaylı biliyorsun ona bir programında adeta kendini kaybetmiş gibi müdahalede bulunmuşlardı. Çirkin, yakışıksız bir üslup kullanmışlardı. Hala unutmam.
Darwinizm’in sürekli kafasına vurulması lazım. Bilimsel yönden. Bak, mesela bıraktın mı hemen oradan bittiler. Hemen kafasına vurduk. Vurdun mu çöker, vurdun mu çöker. Bilimsel olarak sürekli müdahale edilmesi lazım. Nefes aldırılmaması gerekiyor. Yoksa bak ummadığın yerden fırlıyor Darwinizm. Hemen tak vurulması lazım, anlatılması lazım. “Yoksa tevessü eder, gelişir” diyor Bediüzzaman. “Bir manevi taundur, veba hastalığıdır” diyor Bediüzzaman Said Nursi. İkna ve telkin kabiliyeti geliştikçe bu taun da tevessü eder gelişir. İkna ve telkin kabiliyeti nasıl oluyor? Televizyonlar, radyolardan. Ama biz bunu havada yakalarız, bunu da çökertiriz. Böyle bir şeye müsaade etmeyiz.
Sen bir şey mi anlatacaksın Berker Hocam.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam. Tokat’ta Veysel Kara ve İbrahim Koçak isimli kardeşlerimiz Türk İslam Birliği Derneği açmışlar. İbrahim kardeşimiz dükkanının bir bölümünü de kütüphaneye çevirmiş ve tüm eserlerinizi de buraya yerleştirmişler Hocam. Tokat’taki kardeşlerimiz de burada kitaplarınızı okuyorlar, alıyorlar sonra da sizin de anlattığınız gibi geri getiriyorlar Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Tokat’ın gençleri maşaAllah, Tokat’ın bütün gençlerine selam. Batmantaş’daki kardeşlerimize de selam. Benim küçüklüğüm hep orada geçmiştir, Batmantaş’ta. Batmantaş çok güzel bir yayla köyü, ama nefis bir köy, çok şahanedir. Tokat da son derece güzel bir ildir. İnsanları da çok güzeldir, çok sevecen, çok sıcak, candandır. Amasya, Tokat, Turhal falan, oralar çok şahane. Birbirlerine benziyor, bayağı güzeller, maşaAllah.
“Türkiye, dünya devi olacak, bizim de yolumuzu açacak.” Oku orayı.
ALTUĞ BERKER: Kırgızistan’ın yeni başbakanı Almazbek Atambayev, röportaj yapmış Hürriyet’ten Vahap Munyar. Şöyle demiş: “Kırgızistan, Türkler için ata vatanı olabilir ancak Türkiye bizim için anavatan konumunda. En zor zamanlarımızda Türkiye’nin kardeşliğine, desteğine ihtiyacımız var” demiş. Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi almamak için elinden geleni yaptığını bu nedenle en iyi çözümün bölgemizde bir birlik kurmak olduğunu belirtmiş. Vahap Munyar’ın “Türkçe konuşan ülkelerin birliğini mi kastediyorsunuz” sorusu üzerine, “hayır, başta Rusya olmak üzere bölgemizin tümünü kapsayan bir birlikten bahsediyorum” demiş. “Çok önemli bir ekonomik güç haline gelebiliriz. Birbirimizin kalkınmasına katkı yaparız. Türkiye bizim kardeşimiz, anavatanımız” diye cevap vermiş. Ayrıca Özbekistan’la aralarında olan gerginlik hakkında da “bence Türk Türk’e, Müslüman Müslüman’a kötülük yapmaz. İşin işinde başka güçler var. Birbirimize Türk ve Müslüman olduğumuzu hatırlatmamız gerekiyor. Biz, çevremize düşman değil, dost-kardeş istiyoruz” demiş Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bakın, canı gönülden bir Türk Birliği istiyor, görüyorsunuz kardeşimiz. Birlik istiyor kardeşimiz, yani turani bir birlik istiyor ve Türk İslam Birliği’nin temeli. Ama bir türlü olmuyor, çok candan bir istek. Böyle yüzlerce talep ve istek oldu, yüzlerce girişim oldu, yüzlerce toplantı yapıldı ama olmuyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ın dışında bu topluluğu oluşturacak bir güç olmadığını Allah gösteriyor. Mümkün değil; defalarca girişimde bulundular, defalarca emek verildi, defalarca kurumlar, kuruluşlar oluşturuldu. Yatırımlar yapıldı, milyarlarca lira para harcandı ama olmuyor. Ancak Hz. Mehdi (a.s.) ile olur, Hz. Mehdi (a.s.)’ın iki dudağının arasında. Hz. Mehdi (a.s.)’ın bir sözü ile biter. Bütün mesele Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhurudur, inşaAllah.
Mesela Kıyamet Alametleri sayfa 164-165, dün okurken dikkatimi çekti. “Ehli Beyt’ e buğz eden bir fert kalmayacak” diyor. Hakikaten Ehli Beyt düşmanlığı vardı. Ehli Beyt düşmanlığı yoğun faaliyetlerimizin sonucunda hakikaten ortadan kalktı. Bilakis, Ehli Beyt’e karşı muhabbet var, sevgi var. Birçok kişide vardı Ehli Beyt düşmanlığı.
“Başında bir sarık bulunacak, bu sarığın içinden bir adam çıkıp Hz. Mehdi (a.s.)’ı göstererek şöyle haykıracak: ‘İşte, Allah’ın halifesi Hz. Mehdi (a.s.), ona uyunuz.’” Mesela, ben bu hadisi önceden anlayamıyordum. Sonra, akşam düşündüm, bu sarığın içinden; bir insanın başında sarığı varsa o sarığın içinde olmuş olmuyor mu o insan? Palto giyen insan ne oluyor? Paltonun içinde olmuş oluyor insan, değil mi? Sarığı giyen insan ne oluyor? Sarığın içinde olmuş oluyor. Hadis ne diyor? “Bu sarığın içinden bir adam”. Demek ki sarıklı bir alim çıkacak, değerli bir alim çıkacak ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı göstererek şöyle haykıracak, uyaracak insanları: “İşte, Allah’ın halifesi Hz. Mehdi (a.s.), ona uyunuz.” Demek ki ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’ı müjdeleyen, başında sarık olan mübarek, büyük bir mürşit zuhur edecek ve Hz. Mehdi (a.s.)’a işaret edecek. Çok açık ifade bak; “Başında bir sarık bulunacak” bu sarığın içinde bulunan bir adam, yani bu Hz. Mehdi (a.s.)’ın başındaki bir sarık gibi de anlaşılıyor ama ikinci anlamı da çok çok daha net, daha oturuyor. Çünkü bak diyor ki; “Bu sarığın içinden bir adam yani sarık saran bir kişi çıkıp Hz. Mehdi (a.s.)’ı göstererek şöyle haykıracak: “İşte Allah’ın halifesi, ona uyunuz.”
Mesela, “O, kuru bir kamış ağacının, kuru bir yere dikecek. Anında yeşillenip yaprak verecek.” Demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’ın elinde kuru bir dal bulunacak, yani kuru bir asa. Çok açık burada “kuru bir kamış ağacı” dediği o. Yani kurumuş bir dal, kurumuş bir asa. “Yere dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek.” Yani onun vesilesi ile birçok insan hidayet bulacak, birçok insanın imanına vesile olacak. Yani manen kurumuş insanlar yeşillenip açacaklar, dinçleşecekler, hayat bulacaklar. İslam’a kavuşacaklar, Kuran’a kavuşacaklar anlamı şeklinde yorumlayabiliriz, inşaAllah. Öyle çıkıyor. Öbür hadis muhtemelen zamanla biraz değişikliğe uğramış olabilir. Çünkü sarığın içinden bir insan çıkmaz. Hz. Mehdi (a.s.)’ın başının sarığının içinden bir insan, sarığın içine bir insan sığmaz zaten. İçinden çıkıp da “bu Hz. Mehdi (a.s.)’dır” da demez. Ancak bir melek yapabilir bunu. Zaten bu aklın ihtiyarini kaldırır, bu olmaz. Sarığın içine de bir insan sığmayacağına göre o zaman bunların hiçbiri mantıklı olmuyor. Aklın ihtiyarini alan ve adetullaha münafi olmayan bir şey oluyor. Ama bu sarığın sardığı bir adam, bu sarığın içinde olan bir adam anlamında alırsak çok net oluyor. Yani sarık bir insanı sarıyorsa, o insan sarığın içinde olmuş oluyor, değil mi? “Bu sarığın içinden bir adam çıkıp Hz. Mehdi (a.s.)’ı gösterip şöyle haykıracak: ‘İşte Allah’ın halifesi Hz. Mehdi (a.s.), ona uyunuz.’” Demek ki sarıklı, muhterem bir mürşit çıkacak, değerli bir insan çıkacak, ısrarla insanların dikkatini Hz. Mehdi (a.s.)’ın üzerine çekecek, bu anlama geliyor inşaAllah. Tabii en doğrusunu Allah bilir.
“Dünya kurulduğu günden bu yana görülmemiş bir şekilde vaki olacak” diyor, ahir zaman olayları. Çünkü Fırat’ın suyu tarihte hiç kesilmedi. Kabe baskını tarihte hiç olmadı. İki uçlu kuyruklu yıldız ve normal kuyruklu yıldız peş peşe tarihte hiç görülmemiş. Aynı anda Kabe baskını, Afganistan’ın işgali, Irak’ın işgali, bu tip bir olayda hiç olmamış tarihte. Bu hadislerde dikkat çeken şey, bu olayların dünya kurulduğundan beri görülmemiş bir şekilde olması. Yani bu kadar olayın peş peşe olması da dünya tarihinde hiç görülmemiş. Bir kere olmuş yani. O yönden bu ayrıca bir harika olmuş oluyor. Ayrıca bir keramet ve bir mucizesi olmuş oluyor Cenab-ı Allah’ın.
Mesela, “Fırat Nehri yarılacak, altından bir dağdan altın dökülecek.” Fırat Nehri neyle yarıldı? Dozerlerle, kepçelerle. Çünkü yarma demek, emek verilmesi gerekiyor yarmak için, değil mi? Set-bent yapılması lazım. Yararsın, ayırırsın, set yaparsın, bent yaparsın. “Altından bir dağdan altın dökülecek.” Yani bu baraj, baktığımızda diyoruz ki; “bu neye yarar?” Diyorlar ki; “Çok fazla gelir getirir ” diyor. Trilyonlarca lira para getirir; elektrik getirir, ısınmayı sağlar ama muazzam bir gelir kaynağıdır. Paranın adı nedir? Altın. Ne diyor? “Bu dağdan altın dökülecek”. Yani akan su, oradan dökülen su nedir? Altın değerinde. Elektrik ne? Altın değerinde. Oradan elde edilen kazancın değeri nedir? Altın olarak çok değerli. O zamanın para birimi ne? Altın. O devrin para birimi altın, değil mi? Mesela, “şu kadar altın, şu kadar altın” deniliyor. O zamanlar lira yok, dolar da yok. Para birimi altın. “Altın dökülecek” diyor. Akan bir şeyden bahsediyor, inşaAllah.
Hangi Sureyi açmışsın? Oku bakalım, en üstte.
SUNUCU: Hac Suresi.
ADNAN OKTAR: Hac Suresi’nde Allah diyor ki; “Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının.” Yani, Allah adına hüküm veren kişiler olmasın. O, put olmuş olur o zaman. “Bana vahiy geldi, bana hurafe geldi” şeklinde uydurmaları bir insan bir kaynaktan alıyorsa onu putlaştırmış demektir. “yalan söz söylemekten de kaçının.” Yalan söylemek haram. Adam gözümüzün içine baka baka, cayır cayır yalan söylüyor. “Allah'ı birleyen (Hanif)ler olarak, O'na (hiçbir) ortak koşmaksızın. Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki o gökten düşmüş de onu bir kuş kapmış veya rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.” Yani, müthiş bir yalnızlık duyar Allah’a inanmayan. Bak, “rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.” Allah’a inanmayan insanlara dikkat edin, hep tektirler, yalnızdırlar. Sadece kendini sever. Dini yaşamayan insanlara bakın yahut imanı zayıf insanlara bakın hep yalnızdırlar. Sanki rüzgar onları bir yere atmış, orada yalnız yaşıyormuş gibi. Ayrıca bak Cenab-ı Allah diyor ki; “gökten düşmüş de onu bir kuş kapmış” korku ve gerilim içindedirler. Hayatı sürüklenme tarzında sanki gökten düşüyor gibi korku dolu. Bir de arkasından kuş kapmış, nereye gideceği belli olmayan gibi. “Adeta bir kabus yaşarlar” diyor Allah, “kabus gibidir hayatları ve yalnız yaşarlar” diyor.
Yunus kardeş, şimdi değil de yarımdaki programda anlatalım, inşaAllah. Şeyh Nazım Hocamız’ı öven bir yazı gelmiş, onu değerlendireceğiz, inşaAllah. Hüseyin Ayçiçek kardeşimizin yazısı var onu da değerlendiririz, inşaAllah.
Hangi sureyi açtın?
SUNUCU2: Lokman Suresi.
ADNAN OKTAR: Lokman Suresi, tamam. Şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla. “Elif, Lam, Mim. Bunlar hikmetli Kitab'ın ayetleridir; muhsin olanlara bir hidayet ve bir rahmettir.” Muhsin Yazıcıoğlu Ağabeyimiz’i de rahmetle anıyoruz, o büyük şehidimizi, inşaAllah. “Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler. Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete inanırlar.” Demek ki namazı kılacak Müslüman, zekatı verecek ve ahirete kesin bir bilgiyle inanacak, samimi kanaati ile inanacak. “İşte onlar, Rab'lerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.” Allah onlara hidayet vermiştir. Felah, kurtuluş, rahatlama bulanlar da onlardır. “İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün 'boş ve amaçsız olanını' satın alırlar.” Darwinistlerin, materyalistlerin yaptıkları da bu. Ne yapıyorlar? Bilgisizce, bilgiye dayalı mı? Yok, çünkü ne moleküler seviyede, ne paleontoloji ile ilgili, ne başka konularda adamların bilgisi yok, delilleri de yok. Ne diyor Allah? “bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak” Kuran’ın, İslam’ın yolundan saptırmak “ve onu bir eğlence konusu edinmek için” mesela çıkıyor adam, cıvıklık yapıyor, soytarılık yapıyor, şaklabanlık yaparak insanları güldürmeye kalkıyor. “eğlence konusu edinmek için sözün 'boş ve amaçsız olanını' satın alırlar.” ‘Hiçbir amacı olmayan, gayesi olmayan insanları oylamak isteyen, gereksiz, hikmetsiz sözler ederler ‘ diyor Allah. “Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir.” ‘Kuran okunduğunda enaniyet yaparlar’ diyor. Yani ‘bilmiş bir enaniyetle, kendilerinden emin bir üslupla sırt çevirirler’ diyor. “(Ancak) Gerçekten iman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için nimetlerle-donatılmış cennetler vardır. Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Berker Hocam, zat-ı aliniz de bir sayfa açsınlar, inşaAllah. Bismillah, hangi sure?
ALTUĞ BERKER: Meryem Suresi.
ADNAN OKTAR: Meryem Suresi, şeytandan Allah’a sığınıyorum. Bak, 33. ayet, 33 yaşında gelecek biliyorsunuz, 33 yaşında göğe alınmıştı. 33. ayet; “Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." 1987, 2007 ve 2057 tarihlerini veriyor ayetin ebcedi. “İşte Meryem oğlu İsa; hakkında kuşkuya düştükleri "Hak Söz". Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değil. O Yücedir. Bir işin olmasına karar verirse, ancak ona: "Ol" der, o da hemen olur.” diyor. Evrimle, devrimle olmuyor demek ki. “Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur. İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler.” Mezheplere, cemaatlere, başka yollara ayrıldılar. “Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkar edenlere.” diyor. İnkar edenler de kendi aralarında İslam’dan, Kuran’dan kopup bambaşka bir sisteme giriyorlar. “Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.” diyor, Cenab-ı Allah. “Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere Biz varis olacağız” diyor, Cenab-ı Allah, 1992 tarihini veriyor. Geçenlerde de bu ayet çıkmıştı.
Hangi sure?
SUNUCU: Enfal Suresi.
ADNAN OKTAR: Enfal, şeytandan Allah’a sığınırım. “Fitne kalmayıncaya” yani fitne, İslam dışı her şeydir. “Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla mücadele edin”. İşte Mehdiyet. Müslümanların geceli, gündüzlü gayret etmesi gerekiyor. “Fitne kalmayıncaya “ yani yeryüzünün hepsinde İslam ahlakı uygulanıncaya kadar, “ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar” din hayatın her safhasında yaşanıncaya kadar “onlarla mücadele edin. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir.”
SUNUCU: ‘Adnan Oktar’la Gece Sohbetleri’ programımıza 00.30’da Kaçkar TV, Mavi Karadeniz Radyo, Tokat Turhal Süper TV ve Radyo, Kütahya Destan TV ve www.HarunYahya.TV sitemizden devam edeceğiz.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...