SUNUCU: Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri Programına, Tv Kayseri, Mavi Karadeniz Radyo, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan ve Harun Yahya. Tv internet sitemizden devam ediyoruz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR: Berker Hocamız’da ilim derya, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Sayın Başbakan’ın bugün bir beyanatı vardı; “Şerde değil hayırda yarışalım” diyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, çok güzel. “Hayırlarda yarışın” diye Kuran ayeti var. MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Suriye ile birleşmekten bahsetmişti bir izleyicimiz, onunla da ilgili olarak aynı beyanatın içinde; Hatay ve Suriye de ortak yapılacak barajın temelini attı sayın Başbakan. Önemli de bir konuşma yaptı. Şöyle dedi; “Bizler bu bölgenin tüm halkları, bin yıl önce bu kalelerde omuz omuza çarpıştık. Bu kalelerin savunmasını, bu toprakların savunmasını hep birlikte yaptık. Türkler, Araplar bölgedeki tüm etnik unsurlar, hep birlikte aynı cephede savaştık. Aynı cephede şehit gazi olduk. Sadece Haçlı Seferleri’nde değil, ondan sonraki bin yıl boyunca bu topraklarda hep birlikte olduk. Birbirimize kardeş olduk. İşte biz dedik ki; kardeşler arasında sorun olmaz, varsa ortadan kaldırılır. Kardeşler arasında küslük olmaz, kardeşler arasında mayınlı arazi olmaz.”
ADNAN OKTAR: Bayağı güzel konuşmuş. Tam İttihad-ı İslam’ı, Türk İslam Birliği’ni vurgulayan insancıl, aklı başında bir konuşma. Yalnız Başbakan’a, Kıbrıs’ta kendini bilmez adamlar bazı sözler etti. Başbakan da onları ciddiye aldı, cevap verdi. Kaale alınacak adamlar değil onlar. Kimi iddia Ergenekon Örgütü üyesi, kimi marksist, kimi başka bir iddia edilen Ergenekon dışında, garip, karanlık teşekküllerin adamları. Onları kaale almak, ciddiye almak ve Kıbrıs’la ilgili böyle açıklamalar yaparken onları adam yerine konması çok yanlış olur. Artık bir kere cevap verdi ama artık, bence hiç kaale almasa daha iyi olur, inşaAllah. Çünkü Kıbrıs halkı bizi ilgilendirir. Kıbrıs’ın içindeki illegal unsurları biz esas almayız, kaale de almayız, inşaAllah.
Berker Hocam, neler anlatayım?
ALTUĞ BERKER: Hocam nasıl uygun görürseniz inşaAllah. Obama her gün dua ediyormuş Hocam, onunla ilgili bir haber vardı.
ADNAN OKTAR: Ne diye dua ettiğini söylüyor mu?
ALTUĞ BERKER: Her gün tekrar ettiği dualar varmış Hocam. “Mücadele edenler için dua ediyorum, mücadelelerinde onlara daha çok yardım edebilmek için Allah’ın bana kolaylıklar vermesini niyaz ediyorum.”
ADNAN OKTAR: “Mücadele edenler.” Ama nasıl mücadele?
ALTUĞ BERKER: “Allah’ın yolunda giderken ona daha yakın gelebilmenin yolumu açmasına ve bunu hayattaki en önemli ve öncelikli ödevim kılmasına dua ediyorum” diyormuş Hocam. Mesela sabah uyandığımda yataktan kalkmadan önce bekliyor, Allah’a yöneliyor, ülkem ve halkım için en doğrusunu yapmak adına bana güç vermesini diliyorum. Ve akşam yattığımda uyumadan önce bekliyor, Allah’a yöneliyor ve günahlarımı affetmesi, ailemi ve Amerikan halkını esirgemesi için dua ediyor ve beni iradesinin icrasına aracı etmesini diliyorum.”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, çok güzel. Yalnız o biraz açıklasa iyi olur “mücadele edenler için dua ediyorum” diyor ya, onu biraz açıklığa kavuştursun daha güzel olur, inşaAllah. Çünkü önemli şeyler söyleyecek olabilir inşaAllah.
Maide Suresi’nde diyor ki Cenab-ı Allah; Şeytan’dan Allah’a sığınırım, 54: “Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisi'nin onları sevdiği, onların da Kendisi'ni sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihat eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.” Bu ayet için Bediüzzaman; “Türk milletidir burada kastedilen” diyor. “Şeytan’dan Allah’a sığınırım; ” Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisi'nin onları sevdiği, onların da Kendisi'ni sevdiği müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihat eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir.” Bunun Türk milletine işaret ettiğini Risale-i Nur’da anlatıyor, Bediüzzaman. Onu okuyabiliriz, inşaAllah. “Kim Allah'ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.” Yani “Allah hizbidir” diyor. Şeddesiz 2007, şeddeli 2055 tarihini veriyor. İkisi de dünya hakimiyeti, inşaAllah. 2007 dünya hakimiyetinin yoğunlaştığı, 2055 tam netleştiği ve bittiği tarih, inşaAllah. Şimdi biraz hoca efendilerden dinleyelim, inşaAllah. İlk olarak kimi dinleyelim Berker?
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. Fethullah Hocamız’la birlikte Kırkıncı Hocamızı göstermiştiniz.
ADNAN OKTAR: Evet Fethullah Hocamız, çok hayati olduğu için, onu bir daha dinleyelim ve Kırkıncı Hoca’yı da dinleyelim. Çünkü Kırkıncı Hoca, Fethullah Hocamız’ın Hocası zaten.
VTR: FETHULLAH GÜLEN HOCA EFENDİ HZ. MEHDİ (A.S)’I ANLATIYOR.
VTR: KIRKINCI HOCA İSLAM DÜNYAYA HAKİM OLACAK. BAŞINDA BİR LİDER OLACAK, ŞAHSI MANEVİ DEĞİL.
ADNAN OKTAR: Cübbeli’nin biraz alnını kaşıyalım. Şimdi Cübbeli’nin, Mehdi (a.s)’ı anlatan konuşmaları var şimdi söylemiyor. Şu an asla konuşmak istemeyeceği konuşmaları, onları bir konuşturalım.
VTR: CÜBBELİ; HZ. MEHDİ’DEN BAHSEDİLMEMESİNİN, KIYAMETİN ÇOK YAKLAŞTIĞININ ALAMETİ OLDUĞUNU ANLATIYOR.
ADNAN OKTAR:Cübbeli’nin en istemediği şey Mehdi (a.s)’dan bahsetmek, biz de sürekli ona Mehdi (a.s)’dan bahsettireceğiz. Böylece Allah, onun ayağına dolandırdı, yaptığı kendince taktikleri. Aklının ucundan geçmiyordu Mehdiyet’in böyle atağa geçeceği ve bu anlattıklarının da kaybolacağını zannediyordu. Bak Allah, onu ona sürekli hatırlattırıyor, inşaAllah. Kendince unutturacaktı bak “unutturan alimlerden” bahsediyor; Ahir Zaman’da hiç minberlerde duyuyor musunuz?” diyor. Sen söylüyor musun? Flash TV’ye çıkıyorsun, oturuyorsun cimadan bahsediyorsun, hurafelerden bahsediyorsun ama Mehdi (a.s)’dan bahsetmiyorsun, deccalden bahsetmiyorsun. Şikayet ediyor; “Ahir Zaman alametidir bu, sahabeler günde beş vakit bahsederlerdi ama şu an bahsetmiyorlar” diyor. Bunun bizzat kendisi içinde şu an, bahsetmeyenlerin başını çekiyor. Başka olanlardan da devam edelim.
VTR: CÜBBELİ; HZ. MEHDİ (A.S)’IN TENİNİN BUĞDAY RENKTE, BOYUNUN İSE İSRAİLİ OLACAĞINI SÖYLÜYOR.
ADNAN OKTAR: Nasıl içine dert oluyordur ama Cübbeli’nin, Flash TV’de şunları anlatabileceğini düşünebiliyor musunuz siz? Bak kendi konuşmaları, kendi kabusu oldu. Asla anlatmak istemeyeceği bir konu, asla. Hatta “bizle bir de Mehdiciler” diyor. Yani Mehdi (a.s)’ı savunanları karşıt görüş olarak alıyor, kendisini de Mehdiyet’i erteleyen bir güruh olarak, kendi kafasına göre ayrı bir ekip olarak alıyor. Mehdi (a.s)’a karşı olarak bir ekip olarak gösteriyor kendini, bir de “Mehdiciler” diyor. Mehdiciler de karşı taraf oluyormuş. Bak sen halis Mehdici’sin. Allah sana dedirttirmiş ve oluyorsun, seni zorla Mehdici yapıyorum, zorla Mehdi (a.s)’ı savunan haline geliyorsun. Diğer Mehdi (a.s.) ile ilgili sözleri vardı onları da yayınlayın.
VTR: CÜBBELİ; HZ. MEHDİ (A.S)’IN ZUHURUNUN VE İSLAM AHLAKININ DÜNYA HAKİMİYETİNİN ÇOK YAKLAŞTIĞINI SÖYLÜYOR.
VTR: CÜBBELİ; HZ. MEHDİ (A.S)’IN BİRKAÇ SENEYE KADAR ZUHUR EDECEĞİNE İNANMAYANLARA DİKKAT ÇEKİYOR.
VTR: CÜBBELİ; CEMAATİNİ, HZ. MEHDİ (A.S) GELDİĞİNDE DECCALE UYUP, “YOK BU O DEĞİL” DİYENLERDEN OLMAKTAN SAKINDIRIYOR.
ADNAN OKTAR: Allah, nasıl tuzaklarını başlarına çeviriyor görüyor musunuz? Cübbeli’nin aklının ucundan geçmezdi anlattıklarının, Mehdiyet’i bizzat kendisinin savunması ve Allah’ın onu buna mecbur etmesi. En karşı şeye, Allah onu mecbur etti ve Allah, onu bu yönde istihdam ediyor ve kullanıyor. Şu an en şiddetli karşı olduğu olay bu; Mehdiyet. Tek kelime ağzına almadığı gibi ima dahi etmiyor. Geçenlerde çok çok ısrar ettim, İttihad-ı İslam’ı bir programda söyledi. “Söyleyeceğim, söyleyeceğim” dedi. Sen konuştun değil mi telefonla? “İttihad-ı İslam’ı söyle” dedin, “Tamam söyleyeceğim, tamam söyleyeceğim” dedi. Geçenlerde bir kere bir programda söyledi. Onun dışında hiç ağzına dahi almıyor. Bak Allah onu mecbur ediyor. Şu an en az 35 milyon kişi bizi izliyor ve 2 milyon kişi de internetten izliyor. Geceli gündüzlü Mehdi (a.s)’ın, ilanını anlatıyor ve Mehdi (a.s)’a yardım ediyor istemediği halde. MaşaAllah.
Şimdi de Şeyh Ahmet Yasin Hocamızı dinleyelim, Mehdi (a.s) ile ilgili olarak.
VTR: ŞEYH AHMED YASİN HAZRETLERİ KIYAMET ALAMETLERİNİ VE HZ. MEHDİ (A.S)’IN İSTANBUL’DAN ÇIKACAĞINI ANLATIYOR.
ADNAN OKTAR:Şeyh Ahmet Yasin Hocamız. İşte dürüst şeyh görmek istiyorlarsa buyurun, alabildiğine dürüst ve son derece de candan. Son derece aktif, son derece halis, muhlis bir insan inşaAllah. Öyle lafı ağzında bambaşka şekillere sokmuyor. Dilini eğip bükmüyor. Dürüstçe Allah’tan korkarak, samimi candan anlatıyor.
“Kaya Nurcan, Fransa. Fırat Şan. Selamun Aleyküm Adnan Hocam. Sizin bağımlınız olduk. Ailecek çok seviyoruz Hocam. Benim bir sorum olacak. Sizce dinen örtünmek farz mıdır? Allah’ın kesin emri midir? Kadınlara örtünmek, ben başı açık bir bayanım, sizin cevabınıza göre başımı örtmeyi düşünüyorum. Allah rızası için cevaplayın. Benim için çok önemli. Bu arada Fransa’ya ne zaman geleceksiniz. Benim bir sorum daha var. Ömer Çelakıl diye bir arkadaşımız var, Seda Sayan’ın programında, Kuran’ın şifrelerini çözen kişiymiş. Hocam ben sizi bu zamanın alimi olarak görüyorum.” diyor. Çok soru sormuşsun Yecüc Mecüc de var. Aman Allah’ım, sabaha kadar anlatmamız lazım. Baştan başlayalım. Kuran’da Nur Suresi’nde, Ahzab Suresi’nde açıp bakarsan Kuran’da cevabını görürsün. Defalarca açıkladım. Bu tartışılan bir konu değildir. Ehl-i Sünnet’te nettir. Yani başörtüsü konusu öyle karmaşık anlaşılmayacak bir yönü yok. “Fransa’ya ne zaman geleceksiniz?” Hz. İsa (a.s) gelsin, Mehdi (a.s) ile gelir inşaAllah, biz de arkalarından, onlara yardımcı olarak geliriz inşaAllah. Mesela diyor ki; “Ömer Çelakıl diye bir adam var.” Bu doğru değil Allah rızası için çok candan çalışan bir kardeşimiz, niye “bir adam”? Ömer Çelakıl diye bir kardeşimiz var dersin, güzel bir üslup kullanılır. İşini gücünü bırakıyor çocuk, doktor o. Değil mi var gücüyle, Seda Sayan’ın programına çıkıyor, İslam’dan, Kuran’dan bahsediyor, insanların hakikaten imanını artırıyor ve anlattığı şeyler de doğru. Yani büyük bir bölümü doğru. Yanlış, eksik olduysa zaten onlara açık bir insan, eleştiriye açık bir insan. Onun için kardeşlerimize hitap ederken sevgi dolu bir üslup daha güzel olur. Yecüc ve Mecüc, Kuran’da geçiyor. Anarşi ve terörün içine giren herkes, Yecüc ve Mecüc ekibindedir. Kan döken, saldırgan herkes Yecüc ve Mecüc’dür.
“Selamun Aleyküm” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Arslan, seyyid, Muhammed Adnan Oktar Hocam. Bu gece de yine çok yakışıklı, çok nurlu, kalbimize ferahlık veren Rabbimiz’in sizde olan tecellisi elhamdülillah ekrandasınız. Size karşı duyduğum muhabbeti kelimelerle anlatmam mümkün değil. Birkaç hafta önce bir soru sormuştum. Cevabınızı vermemenizi anlıyorum, hatta “buraya gel anlatırım” dediniz. Sadece şunu söyler misiniz? Ki bildiğim yaptığım araştırmaya göre böyle bir şey olmamış. Sadece olayın ağabeylerin bize anlattığı gibi olup olmadığını söyler misiniz? Duanızı istirham ediyorum. Allah rızası için sizi seven kardeşiniz. Hakan.” Şimdi Hakan niye bu konuya bu kadar kafanı taktın sen? Direkt çözümün üstünde dur sen. Mehdi (a.s), Hz. İsa Mesih (a.s) ve İttihad-ı İslam. Sen bunların üstünde durmuyorsun. Diğer konuların üstünde duruyorsun. Onlar gereksiz, onlardan bir şey çıkmaz. Mesela biz hastalığı tespit etmişiz, ilacın üzerinde dur sen. İlacı gündeme getir, tedaviyi gündeme getir inşaAllah.
“Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocamız.” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Seni çok seviyoruz ve daima izliyoruz. Kamil iman sahibi olmamız, Mehdi (a.s), Hz. İsa (a.s)’ı görmemiz için duanızı istiyoruz. Ellerinizden hürmetle öpüyoruz. Azerbaycan’dan Ekseyyale.” Azerbaycan arslan dolu, acayip sevimliler maşaAllah. Sevgileri de çok güzel maşaAllah.
“Selamun Aleyküm.” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “İstanbul’dan Mehmet Gümüş. Muhammed Adnan Hocam, sizleri iki gündür takip etmeye çalışıyorum. Allah yardımcınız olsun inşaAllah. Dün merak edip Mehdi (a.s)’ın ne zaman geleceğini, Şeyhim Halid Yaşar Hocam’a sordum. “Dua edelim, Mehdi (a.s)’a asker olalım, umuyorum bizler Mehdi (a.s)’ı görürüz” dedi. Mehdi (a.s) şahs-ı manevi midir diye sordum. “Hayır, olur mu öyle şey, bizzat gelecek dünyayı huzura kavuşturacak.” dedi. İstanbul’dan Mehmet Gümüş. Bak ne güzel maşaAllah. Halid Yaşar Efendi, “Mehdi (a.s)’a asker olmak için dua edelim” diyor, güzel bu, biz de dua ediyoruz. “Umuyorum biz de Mehdi (a.s)’ı görürüz” dedi diyor. Tabii ki. “Mehdi şahs-ı manevi midir diye sordum.” “Hayır olur mu öyle şey, bizzat gelecek, dünyayı huzura kavuşturacak dedi.” İşte bak dürüst insan. Sahtekarlık yapanlara bir bakın, bir de dürüstçe, açıkça samimi konuşan bir insana bakın.
“Bahattin Varol. Hocam, daha önce de bir mail gönderdim” diyor. “Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocam” diyor. Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Hocam, Hz. Mehdi (a.s) hakkında, Kütüb-i Sitte’de ve diğer hadis kitaplarında çok fazla hadis-i şerif var ve kaynak var” diyor. “Hz. İsa (a.s) hakkında da hem Buhari-i Şerif’te, Müslim’de ve diğer sahih hadis kaynaklarında hadisler var” diyor. “Kuran ayetlerinde de açıkça Hz. İsa (a.s) hakkında detaylı bilgiler var” diyor. Evet. “Ama, Hz. İsa (a.s)’ın yerini söylemiyorsunuz, neden söylemiyorsunuz” diyor. İşte söyledim, gerekçesini söyledik. Ama Hz. İsa (a.s)’ın çıkış yerleri olarak var hadislerde. “Kudüs’te çıkacağı” söyleniyor. Bediüzzaman “İstanbul’da çıkacağını” söylüyor. Ki onun da kaynakları var. “İstanbul’da olabileceğini” söylüyor. “Beziüzzaman Said Nursi Hazretleri, Müslüman Türk Milleti’nin manevi şahsiyetine olan inancını eserlerinde birçok kez vurgulamıştır. Bediüzzaman diyor ki, Said Nursi sayfa 233, Bilinmeyen Taraflarıyla Said Nursi isimli eser, “Allah-ü Zü’l Celal Hazretleri Kuran-ı Kerim’de, şeytandan Allah’a sığınırım, Maide Suresi 54, “Öyle bir kavim göndereceğim ki, onlar Allah’ı, Allah da Onları sever” buyurmuştur. “ Bak, “Öyle bir kavim göndereceğim ki Onlar Allah’ı, Allah da onları sever” buyurmuştur. “Ben de bu beyan-ı İlahi karşısında düşündüm. Bu kavmin bin yıldan beri Alem-i İslam’ın bayraktarlığını yapan Türk Milleti olduğunu anladım” diyor Bediüzzaman. MaşaAllah. Deminki okuduğum ayet. Maide Suresi 54. Söylemiştim ya Bediüzzaman’ın bu yönde sözü var diye. Ayeti bir daha okuyorum. Şeytandan Allah’a sığınıyorum, Maide Suresi 54, “Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah onların yerine kendisinin onları sevdiği, onların da kendisine sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise güçlü ve onurlu,” dik başlı, “Allah yolunca cehd çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk gönderir.” Türk Milleti. Mehdi (a.s)’ın da Türk Milleti’nin içinden çıkacağına Kuran’ın bir işareti. Hazır olan başka filmimiz varsa onu yayınlayalım.
VTR: CÜBBELİ
ADNAN OKTAR:Bak konuşmasını görüyor musun? Türk-İslam Birliği’ni, İttihad-ı İslam’ın önemini açık açık anlatıyor. Mehdi (a.s)’ın önemini anlatıyor. “Ama” diyor, “zamanımızda ne hikmetse hocalar hiç bahsetmiyorlar” diyor. “Halbuki buraya bile Mehdi (a.s) konusunu anlatmak için toplandık” diyor. “Konu bu” diyor. Hazret ne oldu? Şu an ne oldu? Dilin mi koptu? Şu an niye konuşmuyorsun? Flash Tv’ye çıkıyorsun, şen şakrak her konudan bahsediyorsun. Ama Mehdi (a.s) kelimesini tek kelime ağzına almıyorsun. Bak Allah, nasıl ayağına dolandırıyor, görüyor musun? Hiç ummadığı şahıslar karşısına çıkıp işte böyle senin dediklerini, Mehdi (a.s) çıkıncaya kadar söyletecek ve Mehdi (a.s)’a mecburen asker etti Allah seni. En istemediği şey oldu. Hayatta en istemediği şey oldu. Bu konuşmasını bir daha yayınlayın.
VTR: CÜBBELİ
ADNAN OKTAR:Bak uyandık, asıl senin uyanmaya ihtiyacın var. Çünkü “İslam dünyaya hakim olacak” diyorsun, sonra ne dedin? “570 yıl erteliyorum” dedin. Hani İslam dünyaya hakim olacaktı? Hani bu cemaat Mehdi (a.s) içindi? Hani müstesna bir cemaatti? Değil mi? Cemaatin yine müstesna ama sen müstesna değilsin. Yine senin cemaatin Mehdi (a.s)’ı bekliyor. Yine İttihad-ı İslam’ı istiyor. Ama sen istemiyorsun. Diğer konuşmasını da yayınlayın.
VTR: CÜBBELİ 2
ADNAN OKTAR:Buradaki konuşmasında da bak Mehdi (a.s) hakkında çok hayati açıklamalarda bulunuyor. Şu anki üslubuyla buradaki üslubu arasında muazzam farklar var. Bu konuşmasını bir daha yayınlayalım.
VTR: CÜBBELİ 2
ADNAN OKTAR:Bak diyor ki, “40 yaşına geliyor, Mehdi (a.s) kendini bilmiyor. Ama ben Mehdi (a.s)’ı biliyorum, gelip gelmediğini biliyorum. Nereden biliyorsun sen? Mehdi (a.s) kendini bilmiyorsa 40 yaşına kadar, sen nerden biliyorsun o zaman gelmediğini? Demek ki daha üstün bir ilmin var senin o iddiada bulunduğuna göre. Mehdi (a.s)’dan daha bilgilisin. “Alimlerden, hocalardan öyle derin bir bilgisi de olmayacak Mehdi (a.s)’ın” diyor bak bu çok önemli. “Öyle fevkalade bir bilgisi olmayacak” diyor. Hakikaten ümmidir Mehdi (a.s). Yani medrese eğitimi almayacak. Onunla ilgili de bir konuşması var onun. Onu da yayınlayın. Medreseden, hocadan, şundan, bundan bir eğitim almayacak. “Tarikata da mensup değildir” diyor. Onu da açıkla.
VTR: CÜBBELİ
ADNAN OKTAR:“Mehdi (a.s)’ın, özel medrese eğitimi almayacağını, ehli tarik olmayacağını, olağanüstü bilgisi olmayacağını” kendisi söylüyor bak açıkça. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız da; “Arapça pek bilmez” diyor. Peygamberimiz (s.a.v) söylüyor çünkü “Arapça pek bilmez” diye. Şimdi Berker’le konuştum da, bunun bu konuşmalarının tamamını döküm haline bana getirin. Cübbeli, Mehdi (a.s)’ı nasıl anlatıyor diye ben bir kitap hazırlayayım. Ama sadece kendi sözlerinden ilave yok. Kendi açıklamaları yani sırf onun kendi açıklamalarından, mükemmel bir kitap olacaktır. Bakayım kendi yazdığı kitapla, bu kitap arasındaki farkı görebilecek mi? Onun bir Mehdi (a.s) ile ilgili yazdığı bir kitap var. Bir de kendi sözlerinden yine Mehdi (a.s) ile ilgili ben bir kitap hazırlayacağım. Tek kelime ilave etmeyeceğim. Olduğu gibi, soru, cevap, soru, cevap. Cübbeli cevaplıyor diye, inşaAllah. Mehdi (a.s) konusunda Cübbeli cevaplıyor. Ve çeşit çeşit o kitabı çıkaracağım, inşaAllah. Bak, Allah ayağına nasıl dolandırıyor Cübbeli görüyor musun? Sen var gücüyle Mehdi (a.s)’a karşı mücadele veriyorsun ve Allah seni de var gücüyle yaptığın bu mücadeleye karşılık ayağına dolandırdı. Mehdi (a.s)’ın askeri yapıyor ve Mehdi (a.s)’ı en iyi anlatan adam konumuna geleceksin. En istemediğin şeyi Allah sana yaptıracak. Hayatta en istemediğin şeyi. Allah’ın tuzağına düştün bak. Sen bir tuzak hazırladın ama Allah’ın tuzağı daha çetin. Allah’ın tuzağı ayağına dolandı. Bir de yakışıklı bir resmini koyarız. Var ünlü bir resmi de kapağında. Artık yakışıklı mı, yakışıksız mı bakanlar karar verir.
İsa Aktaş, Hüseyin kardeşimiz birçok kardeşimiz yazmış. Bakın yaklaşık, sırf bu akşam, üç binin üzerinde mail var, benim hepsine birden cevap veremeyeceğim belli. Aralarından rastgele seçiyoruz. O yüzden kardeşlerimiz bize karşı biraz toleranslı olmaları lazım. Bazen küsenler oluyor, o zaman çok mantıksız oluyor o, mantıklı bir hareket olmaz.
“Selamun Aleyküm,” Aleyküm Selam Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Seyyid Muhammed Adnan Hocam, değerli Hocam, sizin hayatınızı defalarca okudum inşaAllah. Sayın canımın içi, bir tanecik Hocam, Allah aşkına nasıl dayandınız bu size yapılan zulümlere?” EvelAllah, yüz mislini yapsalar yine vız gelir yani. Biz delikanlıyız, inşaAllah. Elhamdülillah. “İddia edilen Ergenekon Örgütü size saldırır, ateisti, komünisti size saldırır. İslam alemi paramparça her yerde yokluk, sefalet. Tüm bunları kendinize vazife edinmişsiniz. Ne diyelim Hocam, Allah gücünüzü arttırsın Hocam inşaAllah. Allah hem bu dünyada, hem ahrette sizi başımızdan eksik etmesin. Allah’a emanet olun canım Hocam.” Hüseyin Akan. Allah sizleri de bizim başından eksik etmesin, söke söke, eze eze İttihad-ı İslam’ı yapacağız. Bakın on yıl sonra yine karşı karşıya geleceğiz. Yine ağabeyiniz böyle karşınızda yakışıklı bir şekilde göreceksiniz inşaAllah. Dediklerimin kelimesi kelimesine olduğunu göreceksiniz, inşaAllah.
“Ben Avusturya’dan Rumeysa, benim burada Hıristiyan olan, ağır hasta olan bir kardeşimiz var. La İlahe İllaAllah kardeşimiz, sizden lütfen onun için dua istiyorum. Allah, onun Müslüman kardeşimiz olmasını nasip etsin, sağlık ve hidayet versin inşaAllah.” Güzeller güzeli Rumeysa, sen zaten duayı çok güzel etmişsin. Ben de duana amin diyorum, Allah duanı kabul etsin. O kardeşimizin kalbini İslam’a Kuran’a açsın, Allah onun Muhammedi olmasını nasip etsin, hastalığına da şifa versin inşaAllah. Bütün mümin kardeşlerimizin hastalıklarına şifa versin Allah inşaAllah.
“Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocam. Kuran-ı Kerim’den başka, boş zamanlarımızda tavsiye ettiğiniz kitaplar var mı okumamız için” diyor. Şimdi Adem oldu mu? Kuran-ı Kerim’den başka, benim kitaplarımı okuyacaksın, Risale-i Nur Külliyatı’nı okuyacaksın, İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını oku. Çok güzeldir İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ı.
Nedim kardeşimiz; “Es Selamun Aleyküm mübarek Muhammed Adnan Hocam” diyor. Sizler de mübareksiniz, inşaAllah. “Ellerinizden öper, yüce Mevla’dan feyz ve heybetinizin artmasını niyaz ederim. Hocam eşim ve ben sizi çok seviyoruz. Eşim sizi rüyasında görmüş, yanınızda Şeyh Nazım Hazretleri de varmış. Eşimi ikaz etmişsiniz ‘çocuğuna hiç maşaAllah demiyorsun, maşaAllah de’ diye rüyasında ikaz etmişsiniz. Allah sizden ebediyen razı olsun, maşaAllah. Çok heybetli ve Hz. Yusuf (a.s) gibi güzelsiniz Hocam. Ben kendim, Menzil’e bağlıyım.” Hay maşaAllah, çok güzel. Orası da ayrı bir gül bahçesidir. “Risale-i Nur okuyorum.” Oh maşaAllah, nur üstüne nur. “Size muhabbetim çok fazla, Allah dostları başka oluyor vesselam.” Nedim diyor. Nedim, Allah senin hidayetini attırsın, sevgini arttırsın. Bak ne güzel, Şeyh Nazım Hocamızı seviyorsun, Menzil’i seviyorsun, Risale-i Nur’u seviyorsun, bizleri seviyorsun bak işte Müslüman böyle olur. Kalbi coşkulu olur. Kalbi geniş olur. Adam hasta, sadece kendi cemaati, kendi şeyhi, kendi arkadaşları. Kimseyi sevmiyor, üstelik nefret ediyor, nefret etmekle yetinmiyor. Onları dinsizlikle itham ediyor, mürtetlikle itham ediyor. Veyahut sapkınlıkla itham ediyor. Bu hastalık, bu olmaz. Böyle olacak Müslüman, aferin, maşaAllah. Elhamdülillah.
Zehra Hanım yazmış, Zehra Taştan; “Selamun Aleyküm Hocam” Aleyküm Selam. “Size sorum, evlilik kaderde var mıdır? Dualarınızı bekliyorum.” Kaderde olmayan hiçbir şey yoktur. Senin bu yazdığın yazı bile kaderinde. Nasıl, hangi bilgisayarda yazacağın, ne yapacağın hepsi Allah katında bellidir, inşaAllah.
Berkerim seni dinliyoruz.
ALTUĞ BERKER:Hocam, bir gönüllü kardeşimiz bir internet sitesi hazırlamış, www.adnanoktardiyorki.commaşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Bakayım.
ALTUĞ BERKER:Sizin röportajlarınızı, konuşmalarınızı. Diğer internet sitelerinize de link vermiş. Konuşmalarınızı bölüm bölüm almış.
ADNAN OKTAR:Aferin, çok güzel.
ALTUĞ BERKER:Sizin kitaplarınızı tanıtmış, Ahir Zaman ile ilgili ve Yaratılış Atlası inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bana soruyorlar ‘Hocam, nasıl hizmet edelim’ diye. İşte bak ne güzel hizmet. Gayet de ucuza mal olan, gayet de güzel netice alınan bir hizmet. Çok güzel, maşaAllah.
“Hocam, Ayasofya Camisi’nde, bir daha ezan ve mevlid seslerini ne zaman duyacağız? Selam ve dua ile Süleyman, İstanbul’dan.” Mehdi (a.s.) zamanında inşaAllah.
Şimdi hocalarımızdan dinleyelim biraz. Berker, sen biraz tavsiyede bulun kim, hangi hocamızı dinleyelim?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, Mehmet Talu Hocamızı mı dinleyelim Hocam?
ADNAN OKTAR:Çok sevdiğimiz çok büyük bir alim, çok hayati onun konuşmaları, dinleyelim.
VTR: MEHMET TALU HOCA EFENDİ
ADNAN OKTAR:Allah razı olsun Hocamızdan. Çok güzel oldu bu konuşması. Çünkü çok mübarek bir cemaat, çok mübarek bir topluluk, o mübarek topluluğa tarihi bir şerefi nasip etti hocamız. Allah vesile etti. “Mehdi (a.s.) fiilen hayatta şu an” dedi. Aksi durumunda, Mehdi (a.s.) zuhuru durumunda, garip bir durum olacaktı ama bu tarihi açıklaması olduğu için cemaatin üzerine adete bir nur serpilmiş oldu, bir ferahlık oldu. İnşaAllah. Zaten Hocamız bir şey diyorsa, bir bildiği vardır ki der. Aynı şekilde, mübarek Mahmut Efendi Hazretleri de, Hocamızın anlattıklarını “inşaAllah” diye tensip anlamında, kabul anlamında bir ifadede bulunmuş, güzel bir ifadede bulunmuş, inşaAllah o da, mübarek Hocamızın manevi derinliğini bizlere gösteren mühim bir delildir. Tasavvuf ehli öyledir, hafif bir işaretle, gerekli bilgiyi vermiş olur. Bu konuda çok kapsamlı bir açıklama yapmasına gerek kalmaz. Hafif bir açıklama yeterli olur, inşaAllah.
Tevbe Suresi, Şeytan’dan Allah’a sığınırım. 87: “(Mücadeleden) Geri kalanlarla birlikte olmayı seçtiler.” Yani İslam’ı yayma, İttihad-ı İslam’ı bırakıyorlar, vazgeçiyorlar. Beş yüz yetmiş sene, bin sene, beş bin sene geriye atıyorlar. “Onların kalbleri mühürlenmiştir. Bundan dolayı kavrayıp anlamazlar” diyor, Allah. “Ama Resul ve onunla birlikte olan mü'minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler” Allah yolunda cehd ettiler. Malını mülkünü, gençliğini, hayatını Allah yoluna hibe ediyor. “İşte bütün hayırlar onlarındır” diyor, Allah. Nereye dönseler hayır. Önü de hayır, sağı da hayır, solu da hayır. Her yeri hayır. “Kurtuluşa erenler onlardır.” Kurtuluş nedir? Her yönden kurtuluş maddi, manevi. “Allah onlar için, süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı.” Süresiz kalmak, çünkü biz dünyada beraber oluyoruz ama bir süre sonra, kısa süre sonra mesela benim güzelim kısa süre sonra vefat edecek, mesela ben de vefat edeceğim, Beril de, o da vefat edecek. Sadece kemikler kalacak. Ama ahirette Allah canlandırdığında, yeniden can verdiğinde, artık son diye bir konu yok. Yani normal hayatımıza geçmiş oluyoruz. Çünkü zaten sonlu olmak acayip olan bir şeydir, Allah’ın katında sonlu olan bir şey yok. Sonu olmaz, sürekli devam eder. Onun için Allah, bizleri de o sonsuzluğun içerisine almış oluyor. Onu bize göstermiş oluyor. “Ama Resul ve onunla birlikte olan mü'minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır. Allah onlar için, süresiz kalacakları” yani süre yok. “altından ırmaklar akan cennetler hazırladı.” Suya karşı içimizde müthiş bir sevgi olduğu için, Allah içgüdü olarak yaratmıştır, suyu severiz. İnşaAllah Ebru’yu da cennette göreceğiz inşaAllah. Güzel, hanım kız olarak göreceğiz, Beril’i de göreceğiz inşaAllah. Bütün mümin kardeşlerimizi de göreceğiz. Hocamızı da göreceğiz.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Mehmet Talu Hocamızı da göreceğiz. Şeyh Nazım Hocamızı da göreceğiz. Resulullah (s.a.v)’in sofrasına oturacağız hep birlikte. İnşaAllah. “Bedevilerden özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler.” Bedevi yani biraz az okumuş, cahil, biraz medeniyetten nasibini almamış kimseler için söylenir. “Özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler.Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı.” Yalan söylüyorlar, mesela diyor ki; İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını bildiği halde “500 sene var daha, 400 sene var” diyor. Ne demek? “Oturun” diyor. Bak Cübbeli de aynı şeyi söylüyor. “Bir iki yıla kadar şimdi Mehdi (a.s) çıkacak dersek olmaz” diyor. “Ev almışsınız, çoluğa çocuğa karışmışsınız. Ben size bir kolaylık yapayım, bir 570 sene ilave edelim. Rahat edin” diyor. MazAllah bu ayetin hükmüne girerler. “Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı. Onlardan inkar edenlere pek acı bir azap isabet edecektir. “Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp hayra çağıranlar' oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur.” Yani imkanın yoksa tamam, Allah onu kabul ediyor. Nasıl olursa? “Allah’a ve elçisine,” Ahir Zaman’da düşünürsek; Allah’a ve Mehdi (a.s)’a içte bağlı kalıp, hayra çağıranlar oldukları sürece.” Bak içten bağlı oluyor, hayra çağıran oluyor. İçten bağlı yani canı gönülden sevmek, aşkla, tutkuyla samimi sevmek ve hayra çağırıyor. Sürekli iyilik, güzellik için uğraşıyor. “Oldukları sürece güçsüz-zayıflara,” adam hasta, yatalak zaten bir şey yapamaz o. Güçsüz-zayıf, ancak onu yapabilir. Sevgisini sunabilir, sadakatini ve konuşabiliyorsa hayra çağıracak kadar gücü olur. “Hastalara,” adam hasta adam, ne yapabilir? Ancak yatalak oluyor. “Ve infak etmek için bir şey bulamayanlara,” parası yok, imkanı yok, hiçbir şeyi yok. “Bir sorumluluk, günah yoktur.” Onlar para vermezse, imkanını kullanmazsa sorumluluk olmaz” diyor, Allah. “İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Yani “samimi, dürüst insanlar aleyhinde zaten bir şey olmaz” diyor, Allah. “Gönlünüz rahat olsun” diyor. “Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” İyi olduğunda insan, daima Allah’ın koruması altındadır. İyi olduktan sonra “ben ne yapacağım? Ne edeceğim?” Bu yersiz. Allah gücü yetmeyen bir şeyi insandan istemiyor. “Yol, ancak o kimseler aleyhinedir ki, zengin oldukları halde mücadeleye çıkmamak için senden izin isterler.” İmkanları var, her türlü gücü var, bilgisi var. Ama mücadeleye çıkmamak için izin istiyor. Ne yapıyor? 570 yıl geriye atıyor. Bin yıl geriye atıyor. “Ve bunlar geride kalanlarla birlikte olmayı seçerler.” Adam ne diyor bak? “Evleri yeni yaptırdınız” diyor. Evde oturmanın peşinde. Ayette ne diyor? “Bunlar geride kalanlarla birlikte olmayı seçerler.” Geride kalanlarla birlikte ne yapacak? Evde oturacak. “Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. Bundan dolayı onlar, bilmezler” diyor. Cübbeli bu ayetin hükmüne girmekten Allah’a sığınacak. “Onlara geri döndüğünüzde size özür belirttiler.” Birde yalancılar da sahtekarlıkta yapıyorlar buradaki şahıslar. Münafık tiyniyetliler. Özrü oyun yani kendince zeka oyunu yapıyor. “De ki: "Özür belirtmeyiniz, size kesin olarak inanmıyoruz.” “Sahtekarsınız, yalancı olduğun belli” diyor Cenab-ı Allah. “Böyle olduğunu söyleyin” diyor. “ Allah bize, durumunuzu haber vermiştir. Yaptıklarınızı Allah görecektir, O'nun elçisi de.” “Peygamber (s.a.v)’de görüyor sizin yaptığınızı” diyor, “ne yaptığınızı görecektir ayrıca” diyor. “Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilene döndürüleceksiniz.” Her şeyi bilen geçmişi geleceği, gizli ve açık her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, yaptıklarınızı size haber verecektir” diyor. “Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler.” Bir şey demeyin, bizim hakkımızda bir tavrınız olmasın” diyorlar. “Artık siz onlara sırt çevirin. Muhatap olmayın” diyor Allah. “Onlar gerçekten pistirler.” Pis olduklarını Allah gösteriyor. “Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir. “Kendilerinden hoşnut olmanız için size yemin ederler. “ Demek ki Allah’ı anarak, kendilerini Müslüman gibi göstererek hareket edecekler. “Siz onlardan hoşnut olsanız bile şüphesiz Allah, fasıklar topluluğundan hoşnut olmaz” diyor Cenab-ı Allah. Cübbeli ve onun kafasında olanlar, bu ayetin hükmüne girmekten Allah’a sığınsınlar. Akıllarını başlarına alacaklar, inşaAllah.
Araf suresi, 68: "Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum.” Yani “size Kuran’ı tebliğ ediyorum.” Ebcedi 2029 tarihini veriyor. Sırf bu ayet bak, "Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum.” 2029.
ALTUĞ BERKER: Ebubekir Sifil Hocamız; “Bediüzzaman ve Risale-i Nur 24” isimli yazısında, gelen soruları cevaplandırıyor Hocam bu konuda. Risale-i Nur’u sormuşlar okuma konusunda. “Ben müstağni kalamam Risale-i Nur’dan” diyor, “başkalarının da ondan istifade etmesini isterim. Bediüzzaman bir kesimin değil, bütün ümmetin alimidir” diyor, inşaAllah. Bir soru da “sizin eserlerinizde ve Risale-i Nur karşılaştırmasını” sormuşlar Hocam. Örneğin, Harun Yahya’nın eserleriyle kıyaslandığında” diyor Risale-i Nur soruda. “Nasıl bir sonuç çıkartabiliriz?” “Harun Yahya’nın eserleri daha bilimsel, anlaşılır. Ve Risalelerin bir nevi Türkçeleşmiş hali gibi midir?” diye sormuşlar. “Her ikisini de tavsiye ederim” diyor özet olarak.
ADNAN OKTAR: Evet dürüst bir insan demek ki, samimi davranıyor. Ben de olsam Risale-i Nur’u tavsiye ederim. Çünkü çok önemli Risale-i Nur’un ayrı bir derinliği vardır. İçinde gizli sırlar vardır. Hayatidir tabii ki. Ama anlaşılırlık açısından, hakikaten benim kitaplarım çok etkileyici, yani bu açık. Yani bu gizlenecek bir şey değil. Risale-i Nur Külliyatı’nın dili ağırdır. Hakikaten herkes okuyamaz. Ama okuyabilen de, muazzam istifade eder, çok güzel istifade de eder inşaAllah.
VTR: (Bediüzzaman Hazretleri’nin has talebeleri Hz. Mehdi (a.s)’ın Ahir Zaman’da geleceğini anlatıyor.)
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bunları böyle anlata anlata, bunlar bilinçaltına insanlarda sürekli oturuyor. 30 yıldır, 40 yıldır, 50 yıldır yapılan anti-Mehdi çalışma, bizim bu yoğun karşı atağımızda çözüldü. Belinin ortasından kırdık ve aştık. Ve gittikçe şimdi bir genişlik ve açılım meydana geliyor, devam edeceğiz, inşaAllah.
“Es Selamu Aleyküm Muhammed Adnan Hocam, Allah nurunuzu artırsın. Allah sizlere güç kuvvet versin Hocam. Ben size dört yaşındaki çocuğumu sizi izlerken sizin hakkınızda çok güzel şeyler söylüyormuş. Bu arada ismim Ali Aydın.” Çocuğa soruyormuş Cübbeli çıktığında bu kim? diye, bir şey söylüyormuş. Şimdi ben onu söylemeyeceğim. Ben çıktığımda da çok güzel bir şey söylüyormuş. Hüsnü zannını söylüyormuş. “Ben sizin yanlış kelime kullandığınızda anında düzelttiğinizi tespit ettim. Daha önce hiç kimsede böyle bir şey görmemiştim. Sanki uyarılıyormuşsunuz gibi, Allah sizden razı olsun. Namazlarımı dosdoğru kılabilmem için bana dua edin. Sizi seviyorum. Allah’a emanet olun” diyor Muhammed.
Azat yazıyor Azerbaycan’dan, “Allah hidayet verdiğinde yürekte ferahlık olur. Ben kendimde hissettim. Allah sevgisi, Allah’ı sevmek o kadar güzeldir ki, bir sözle ifade etmek olmuyor. İnsanın içinde güzellik var. Hayatta da her şeyi sevmeye başlıyorsun. İnsanları anlıyorsun. Onları sevmek istiyorsun.” diyor. “Onları doğru yola getirmek istiyorsun, inşaAllah. Allah sevgimi Allah benden almasın, inşaAllah. Sevgilerle Azat.” diyor. Bu Azeri Türkçesi çok hoş, bayağı tatlı bir dil.
“Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocam.” Aleyküm Selam. “Öncelikle Hocam sizleri çok seviyoruz.” Ben de sizleri çok seviyorum. Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu diye selam vermediğim herkese de selam ediyorum. Allah’ın selamı hepsinin üzerine olsun. “Sohbetleriniz çok kaliteli Hocam. Bir sorum olacak. Mehdi (a.s)’ın önderliği, İslam alemine ilmi noktadan mı olacak Hocam? Ünal Özdemir, Denizli.” Tabii, Mehdiyet’te ilim çok önemlidir. Ayet var. Şeytandan Allah’a sığınırım, “Ya Rabbi ilmimi artır” diye. İlim, bilim, sanat, özgürlük çok önemli Mehdiyet devrinde inşaAllah.
Hacı Paşa, Kayseri’den yazmış. “Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocam. Programlarınızı çok detaylı, güzel buluyorum” diyor. “Milletimiz çok beğeniyor. Sizin gayretlerinizin devamını Allah’tan niyaz ediyorum” diyor kısaca özetle. Allah razı olsun. Dua edersin sen de bizlere, inşaAllah. “Hocam geçen gün yazdığım mailin cevabını şu an videolar eşliğinde almış bulunuyorum. Cenab-ı Hakk razı olsun. Fethullah Hoca’nın ifadelerinin tersini iddia edenler bence programı kesin izlesinler. İfadelerinde şüphem yok, inşaAllah. Hani sözüm onlara, kraldan kralcı oluyorlar ya, bunlar da onlardır diye düşünüyorum. “Doğru ya Mehdiyet varsa bize ne hacet” diyorlar. Ama hala dimağları almıyor. Ben onlara şaşıyorum. Onlara dua buyurun. Rabbim sizin, arkadaşlarınızın yar ve yardımcısı olsun, inşaAllah. Okursanız sevinirim. Ellerinizden öperim.” diyor. Mehmet. Ne demek istiyor? Fethullah Hocam’la ilgili yaptığım açıklamayı kastediyor herhalde. Fethullah Hoca zorda kaldığı için, kapalı konuşabilir, örtebilir. Ama bildiği, anladığı halde, Mehdiyet’i açıkça bildiği halde, İsa (a.s)’ın inişini açıkça bildiği halde, İttihad-ı İslam’ı bildiği halde, anlamazlıktan gelip de bunu sosyolojik, morfolojik bir yapıyla, böyle ipsiz, sapsız açıklamalarda bulunursa, bu çok samimiyetsiz ve vicdana uygun bir hareket olmaz. Çünkü “İttihad-ı İslam olacak mı?” diyorsun. “Olacak” diyor. O zaman İttihad-ı İslam olursa, Müslümanlar’ın başında birisi olacak demektir. İttihad, adı üstünde birlik. Birlik olunca Müslümanlar’ın başında bir insan olmaz mı? O şahsın adı ne? Mehdi (a.s). Sen niye inkar ediyorsun o zaman? O şahsa biz şahs-ı manevi mi diyeceğiz? O bir şahıs olacak işte, değil mi? Tabii ki İslam aleminin bir şahs-ı manevisi olur, o ayrı. Ama başta bir şahıs olacak. Hocalarımıza, Nur talebesi ağabeylerimize sordun sen. Diğer kardeşlerimiz de soruyor. “Hocam” diyorlar, “Müslümanlar’ın başında birisi bulunacak mı?” “Tabii ki” diyor. Kimdir? “Mehdi (a.s)’dır” diyor, “Mehdi (a.s)” diyor. Vesselam ama cevap yok, isim de yok. Ben halbuki çok açıklamalarda bulundum, değil mi bu konularda? Karşı sorular sordum. Ona cevap vermemişsin, olmaz.
“Selamun Aleyküm.” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Mehdi (a.s) medrese okumuş olmayacak, Arapça pek bilmeyecek, tarikat şeyhine bağlı olmayacak ama şunu merak ediyorum, Mehdi (a.s) kırk yaşında çıkarsa, şu an kaç yaşındadır? Tuğrul.” Ne bileyim ben Tuğrul. Bak, Risale-i Nur’dan, hadislerden bak, ortalama oradan çıkarabilirsin.
“Yalvarırım ulaştırın bu mailimi” diyor. “Bismillahirrahmanirrahim. Es Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. Selam Allah yolunda hizmet eden Adnan Hocam’a” diyor. Aleyküm Selam. Evet, aman aman aman, maşaAllah, maşaAllah. Çok sevimli. Tamam, gel. Gel, ne zaman geliyorsan gel. Berker Ataşen, Aydın Merkez’den. Acayip sevgisini, muhabbetini anlatmış. İltifatlar ediyor. Gel, görüşelim. “Hocam, kalbiniz çok güzel ve sevgi dolu. Biz de sizin gibi kedileri ve bütün hayvanları çok seviyoruz. Tüm hayvan severler olarak sizi takip edip, aydınlanıyoruz. Allah bütün canlıları eşit yaratmıştır. Hayvanlara işkence edenler Allah katında cezalarını bulurlar umarız. Sevgi dolu geceler.” diyor. Hayvanlar çok tatlı varlıklar tabii. Onlara zulmedenler, akıl hastası, psikopat cinsten adamlar.
Biraz Kuran’dan ayet okuyalım. Şeytandan Allah’a sığınırım. 55. ayet, Nur Suresi: “Allah, içinizden iman edenlere” müminlerin içinde iman edenlere “ve salih amellerde bulunanlara” samimi olan, candan olan, “bulunanlara va'detmiştir.” Bu müminlere vaad ediyor Allah. Allah vadinden dönmez. “Hiç şüphesiz” diyor Allah. “Hiç şüphe etmeyin” diyor Allah. “Olardan öncekileri” mesela bizim zamanımızdan daha önce kimler var? Hz. Süleyman (a.s) var, Hz. Zülkarneyn (a.s) var. “Öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa” hem güç sahibi, hem iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde” dünyada, “güç ve iktidar sahibi' kılacak.” “Bütün dünyayı emrine vereceğim” diyor Allah. “İktidar da sizde olacak, güç de sizde olacak” diyor. “Kendileri için seçip beğendiği dinlerini” yani İslam dinini, “kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak.” “Bütün dünyada hakim hale getireceğim” diyor Allah, “yerleşik kılacağım İslam dinini.” “Ve sağlamlaştıracağım” diyor. Yerinden oynamasın diye, hareket etmesin diye. O kadar sağlam hale getireceğim. “Ve onları korkularından sonra” işte anarşi, terör, savaşlar, kargaşa “korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler.” Şirk koşmazlar. “Ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar” diyor Allah. Şirk koşmazlar. “Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır” diyor. Bak, “kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır” diyor. Bana arkadaşlar soruyorlar, diyorlar ki; “Hocam” diyorlar, “nerede bu Kuran’da Mehdiyetle ilgili ayet?” Bu 55. ayet neyi anlatıyor? Bak, Allah modeli de veriyor. Kuran’a gönderme yapıyor Cenab-ı Allah. “Daha öncekileri nasıl dünyaya hakim ettiysem” diyor, “güç ve iktidar sahibi kıldıysam” diyor. İki tane var açıklama Allah’ın. Allah’ın açıklaması. Bir Zülkarneyn (a.s), biri de Süleyman (a.s). İkisini de Allah anlatıyor işte. “Aynı olduğu gibi, sizi de hakim kılacağım” diyor. “Sadece Bana şirk koşmayın ve samimi olun” diyor. Demek ki, şirk koşmayan, samimi olan çok az bir Müslüman topluluğu olsa, Allah dünyaya İslam ahlakını dünyaya hakim edecek. Çok az. Yani 313 kişi olsa yine yetiyor, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Bak, “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir.” Bu ayetin ebcedi; 2019. Bakın, 2019. Şimdi ayeti parça parça inceliyoruz, 2019. “Onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak” 2013. Demek 2013 bayağı bir belirgin olunacak tarih. “Ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar.” Bu ayetin ebcedi de; 2050’yi veriyor. Tam dünya hakimiyeti. Bana bir daha Mehdi (as.) ile ilgili soru soran kardeşlerimize istirham ediyorum açsınlar, baksınlar. Nur Suresi 55. ayet. Mehdiyet’i en kapsamlı açık olarak anlatan ayettir, inşaAllah. Araf Suresi. Şeytandan Allah’a sığınırım. 196. ayet: “Hiç şüphesiz” diyor Allah, “benim velim” beni koruyan, “kitabı indiren Allah'tır.” Kuran’ı indiren Allah’tır. “Ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor.” Mehdi (a.s)’ı kim koruyacakmış? Allah. Mehdi (a.s)’ın talebelerini kim koruyor? Allah. Çünkü salih insanlar olacaklar. Salih oldukları için Allah koruyacak. “Onlara bir ayet getirmediğin zaman” diyor Allah. Müşrikler var o devirde. "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana" derler.” Yani “sen uydurma bir ayet getirsene” diyorlar. Var ya şimdi bana “ayet geliyor” diyen adamlar. Bak, “derleyip-toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım.” Yani “Kuran’ın dışında bir şeye ben uyamam” diyor Peygamberimiz (s.a.v). “Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir." “Ben, iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim." Ebcedi tam 2026 tarihini veriyor. Kardeşim bir tane rastlantı olur, iki tane olur, üç tane olur. 150 tane rastlantı olur mu? Dünya hakimiyetini, hakimiyeti anlatan ayetlerin hepsi Mehdiyet’in hakimiyetini anlatıyor ebcedlerin tamamı, istisnasız. Bakın, diyor ki ayette, şeytandan Allah’a sığınırım, “Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim." Mehdi (a.s) ne yapacak? İnsanları uyaracak ve müjde verecek, başka da bir özelliği yok. Ebcedi kaç? 2026. Tabii Peygamberimiz (s.a.v)’e bakıyor ayet ama baktığımızda, Ahir Zaman’a yönelik baktığımızda, Mehdi (a.s.)’a baktığı çok açık oluyor. “Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun.” Camilerde biri vaaz ediyor orada, birisi orada Kuran okuyor, birisi orada konuşuyor. Olmaz. Kuran okunuyorsa susup dinleyecekler veyahut iç odalarda okusunlar, bir yerde okusunlar. Kuran okunurken konuşma olmaz. Birçok insanı günaha sokmuş oluyorlar. Bakın ne diyor Cenab-ı Allah: “Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun.” Konuşmaya devam etmeyin, haramdır konuşmak. “Umulur ki esirgenmiş olursunuz.” Bir de yollarda, bir kardeşimiz söyledi de, “Hocam” dedi “bu konuyu da söyler misiniz?” dedi. Araba kullananlar telefon kullanıyorlar. Zaten yorgun, uykusuz oluyorlar, bir de telefon kullanıyorlar. Alıyor eline telefonu böyle, uyuyor. Onunla hararetli bir şekilde, diğer elini de direksiyonu bırakıyor. Hala konuşmaya devam ediyor. Araba da böyle dalgalanarak devam ediyor. Bu çok tehlikeli bir şey. Arabadayken diyecek, cevap vermeyecek daha Türkçesi. Acil bir şey varsa, çok çok acilse o ayrı. Yanında birisi olsun veyahut çek arabayı bir benzinliğe bir yere çek, orada cevabını ver. Ama mesela E5’te gidiyor. Son sürat gidiyor, oturuyor telefonda konuşuyor. Son derece tehlikeli olur.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah, Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Berkerim ne anlatayım?
ALTUĞ BERKER: Hocam dört dakikamız kalmış; nasıl arzu ederseniz.
ADNAN OKTAR: Bir ayet daha okuyayım o zaman. Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınıyoruz. Ahzab Suresi, 45. ayet: “Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” Gönderdik kelimesi, ebcedi; 1417 tarihini veriyor. Ayet, ebcedi; 2034 tarihini veriyor. “Ve kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik).” O da ebcedi; 2034 tarihini veriyor.
ALTUĞ BERKER: Hocam ben özür dilerim, bu sefer kendimi tutamadım. Ayetle sure numarasını toplayınca 79 ediyor, o da Hicri 1400’e işaret ediyor, Mehdi (a.s.)’ın çıkış tarihi inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. “Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.” Bu ayetin ebcedi; 2005 tarihini veriyor. Bakın, “Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır. Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma” demek ki münafıklar, her Mehdi’ye karşı mücadele vermişlerdir, atağa geçmişler, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de mücadele verirken, “İslam ahlakının dünyaya hakim olmayacağını” söylüyordu münafıklar, “İslam’ın yayılmayacağını, Kuran’ın etkisinin olmayacağını, Kuran’ın gerçek olmadığını, Peygamber (s.a.v.)’in gerçek olmadığını” söylüyorlardı. Ama Allah bölgeye İslam ahlakını, Kuran’ı hakim etti o devirde. “Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” Allah seni korur. Demek ki, münafıklar ve kafirler mutlaka eziyet edecekler. Peygamberimiz (s.a.v.)’e de eziyet etmişler, diğer Peygamberlere de eziyet etmişler. “O'dur ki, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için size rahmet etmekte; melekleri de (size dua etmektedir). O, mü'minleri çok esirgeyicidir” diyor, Allah. Karanlıklardan nura çıkarmak, zulümatlardan nur, bu ayetler de yine aynı şekilde, Ahir Zaman’a bakıyor. Ebcedi de Ahir Zaman’ı veriyor, inşaAllah.
SUNUCU:Bizi yarın 22:00’dan itibaren, Asu Tv, Mavi Karadeniz Radyo ve HarunYahya.Tv adresimizden takip edebilirsiniz.
ADNAN OKTAR: Evet bir ayet daha söyleyeyim, Bismillah; Cenab-ı Allah Fussilet Suresi’nde, 4. Ayet: “Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.” Bakın “Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.” Onun da ebcedi; 2057 tarihini veriyor. İnşaAllah. 11. ayette; “Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin." İkisi de: "İsteyerek (İtaat ederek) geldik" dediler.” “Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi;” on bir, on bir Eylül olaylarına da bakıyor. Çünkü o zaman da yoğun bir duman ve toz bulutu kaplamıştı. O zaman bir ayet daha okuyayım. 6. Ayet: “De ki: "Ben ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim. Bana yalnızca, sizin ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolunur. Öyleyse O'na yönelin ve O'ndan mağfiret dileyin. Vay haline o müşriklerin" diyor Allah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...