SUNUCU:Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza, Aksu Tv, Gaziantep Olay Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve www.HarunYahya.Tv internet sitemizden devam ediyoruz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR:Ben yokken neler anlattınız?
ALUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Münafık alametlerinden bahsettik inşaAllah, Kuran’ın yeterliliğinden, iman hakikatleri, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametleri ve zuhur alametleri inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametlerine, Cübbeli ne diyor? “32 sene geçti, olmaz” diyor. “Her müceddid, 100 yıl başında çıkar” diyor Flash Tv’de, “hep böyledir” diyor. Peki tamam kabul, doğru söylüyorsun, peki sen neden 32 sene sonra, Mahmud Hoca’mı müceddid ilan ettin? Hicri 1400’ü, 32 sene geçtikten sonra müceddid ilan ettin. Hocamız’ın da ayrıca öyle bir talebi yok, beni müceddid ilan edin, ben müceddidim demiyor. O, kendinden çıkarttı onları inşaAllah. Neyse seni dinliyoruz.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, Libya’dan son durum; Fransa uçakları bombardımana başladı, biraz önce de Amerika da başladı Allahualem.
ADNAN OKTAR:Adam diyor ki; “sözümüzü dinlemiyorlar.” Geç dedim değil mi? Artık “çok geç” dedim. Halbuki Türkiye’nin müdahalesini kabul etmiş olsaydı, bir tümen Türk askeri gitseydi, konu biterdi. Çok enaniyetli, o yapının içerisinde hortlak gibi, orada ahkam kesti, şimdi onu yakalarlar, asarlar da onu Allahualem. Kendini çok akıllı zannediyor, akıl gitmiş, laf söz dinlemiyor.
ALTUĞ BERKER:Siz daha önce, Saddam’a da demiştiniz, o da dinlemedi, akıbeti malum.
ADNAN OKTAR:Ortadoğu Gazetesi’nde, iki tam sayfa, iki gün yazım çıktı, uyardım . Vakit Gazetesi’nde de birkaç gün öncesinden uyarmıştım, yazı göndermiştim, Allah razı olsun onlar da tam sayfa kapaktan haber yaptılar, Milli Gazete’de de yazım çıktı, dinlemedi adam. Ukalalık yaptı, bilmişlik yaptı, dik konuştu, “gelsinler, gelirlerse görecekler var” dedi, sonra da gitti, yerin altına saklandı.
ALTUĞ BERKER:İlk defa siz teklif etmiştiniz, sonra da Amerika, Fransa, hepsi o teklifi yinelediler, evet böyle yapsın diye.
ADNAN OKTAR:Evet Amerika’nın aklına da gelmedi, Pentagon sonra dedi ki: “Biz, bundan sonra dindar basını daha yakından takip edeceğiz” dedi. Yani bu fikir onların çok hoşuna gitti ama adama laf dinletemedik.
ALTUĞ BERKER:“Başka ülkeye gitsin, ailesini de alsın” diye çok teklif yapmıştınız Hocam.
ADNAN OKTAR:Şimdi Mehmet Talu Hocamız’ı dinletelim. Mehmet Talu Hocamız çıktığında, Cübbeli sürekli sakallarını kaşıyor Flash Tv’de gördün mü? Sakallarını tutuyor, bırakıyor, eli yüzünde. Bayağ ızdırap çekiyor.
VTR-Mehmet Talu Hoca Efendi Hazretleri, Ahir Zamanda Olduğumuzu Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Cübbeli, klasik şark kurnazı. Normalde Mahmud Hocamız’ı müceddid ilan edeceğinden değil, o biliyor yani sadece bu cemaate ait bir müceddidlik ilanı olduğunu biliyor. Dünya çapında ilan edip, aklı sıra diyecek ki; “Hz. Mehdi (a.s) nasıl çıksın? Müceddid var, dünyanın en büyük müceddidi var. Dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s)’a da ihtiyaç yok. Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkması mümkün değil, bir kere müceddid çıktı“ diyecekti kendi kafasınca. Bir kere Allah onu orada tuzağa düşürdü, birçok yönden tuzağa düşmüş oldu, bir kere 32 yıl lafını geri almak durumunda kaldı. Haberi bile yok bakın, 32 yıl sonra müceddidlik ilan etti. Hani yüzyıl başında çıkıyordu? Hani olmazdı? En önemli delili bu onun. “İmam-ı Rabbani dedi” diyor, “benim en önemli delilim bu” diyor. “Müceddidler yüzyıl başında çıkarlar” diyor. Ama sen 32 yıl sonra Mahmud Hocamız’ı müceddid ilan ettin. Ayrıca o mübareğin de öyle bir talebi de yok. Yani “ben ne müceddidim” diyor, “ne de öyle bir iddiam var” diyor. Bu Cübbeli’nin iddiası. Gitti orada Müslüman alimleri, Hocaları ayarladı, onları yedirdi, içirdi, konuştu, 100-150 kişi yahut 200 kişi, dünyanın her tarafında bulunur o. Onlarda nezaketen, Allah rızası için, “evet, biz hocamızı alim biliyoruz” dediler. Ben de biliyorum, ben de müceddid kabul ediyorum. Benim kabul etmemle olur mu? Nur talebelerine bir sorun bakayım, kabul ediyorlar mı, etmezler. Süleymanlı kardeşlerimize sorun bakalım, kabul etmezler. Afganistan’a sorun bakalım, kabul ediyorlar mı? Fas’a sorun, Tunus’a sorun, Cezayir’e sorun... Kabul etmezler. Herkes kendi alimini müceddid kabul ediyor. Benim müceddid kabul etmem, başkasının kabul etmesi bunu değiştirmez. Ama Hz. Mehdi (a.s)’da, bütün dünya kabul etmek durumunda, bütün dünya kabul ediyor. Bir kere 32 yıl iddiasını, Mahmud Hocamız’ı 32 yıl sonra müceddid ilan ederek, bunun yanlış olduğunu kendi ispat etmiş oldu, netleştirmiş oldu. İkincisi de Mehdiyet’i kendince bloke edecekti. Mehmet Talu Hocamız gibi büyük bir alim çıktı, “Hz. Mehdi (a.s) gelmiştir” dedi. Muhammed Raşid Erol Hazretleri ne dedi? “Hz. Mehdi (a.s) geldi” dedi. Muhammed Raşid Erol Hazretleri bunu 1982 yılında söyledi. Bizzat yanında şahit olan, kendi oğlu, Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri ve birçok kişinin yanında bunu açıkça söylüyor. 1980’de Hz. Mehdi (a.s)’ı gördüğü için mi söylüyor, keşfen, Allah velilere ilham eder, keşifle. Ama kesifi neyle destekliyor? Hadisle destekliyor. Çünkü bakıyor, 7000 yıllık ömür, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ki; “7000 yıllık bir takvim vardır” diyor, “bunun 5600 yılı geçmiştir” diyor. Şimdi bir şeyh efendi, bir mürşid, 7000’den 5600’ü çıkartamaz mı? Çıkarıyor. Çıkarttığında, 1400 ile 1500 kalıyor, başka bir tarih yok. Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışı için başka bir tarih yok, başka bir zaman yok. Cübbeli, Mehmet Talu Hocamız için; “nereden çıkarttı” diyor. Konuşmayı da bilmiyor. Kendince okkalı konuştuğunu, böyle nükteden konuştuğunu zannediyor, konuşması kendine has klasik. Bir kere insanları nasıl kolayca özden çıkaracağını ve insan sevgisi kabinde olmadığını, dine bakış açısını da böylece çok açık göstermiş oluyor. Takvasıyla bu kadar ünlü bir insanı bir kalemde, bak bu kadar titiz bir insanı, ne konuma koymaya kalktın. Cübbeli’nin gözden çıkartmayacağı adam yok ve bu zihniyetinde gözden çıkartmayacağı adam yoktur. Bakın Cübbeli, bir zihniyetin temsilcisidir. Bu zihniyet, işte böyle insanlar meydana getiriyor. Yani bu kadar insanlara zıt, insan sevgisinden mahrum, Allah korkusu zayıf veyahut hiç olmayan veyahut çok çok az olan insanlar meydana getiriyorlar ve üslupta bu şekilde olmuş oluyor. Mehmet Talu Hocamız, tertemiz, mazlum, kendi halinde bir insan. Malı mülkü de yok, kendi halinde yaşıyor. Özetle 1400’ü, Mehmet Talu Hocamız ve diğer alimler çıkartırken, mutlaka bir kaynağa dayandırıyorlar. Bir kere çıkan alametlere dayandırıyorlar, bir. Ahir zamanda olduğumuzu görüyorlar. Ne diyor; “dünyada insanların binde 999’u dalalete düştü” diyor. Bir tek Türkiye kurtuldu elhamdülillah, maşaAllah. İkincisi, bu hadistir; “dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğu ile ilgili hadis ki, 8 tane hadis var. İmam-ı Hanbel ne diyor; “Peygamberimiz (s.a.v.) hadisinde; ‘5600 yıl geçti’ dedi” diyor. Biz, İmam-ı Hanbel’e mi inanalım, Cübbeli’ye mi inanalım? 7000’den 5600’ü çıkarttığımızda, 1400 ile 1500 kalır. Başka bir zaman da yok. Hadis olarak sırf bu yeterlidir. Dolayısıyla bunu keşifle tahakkuk ediyorsa, çok sağlam delil olmuş olur. Muhammed Raşid Erol Hazretleri’ni seven milyonlarca insan var. Bakın Cübbeli, dişi yetmediği için, Muhammed Raşid Erol Hazretleri’ne bir şey diyemiyor. Halbuki aynısını Muhammed Raşid Erol Hazretleri de söylüyor; “Hz. Mehdi (a.s) çıktı” diyor. Ona da söylesene değil mi? Haşa ona da, “astronot musun” de, nasıl keşif yapıyorsun” de. Mehmet Talu Hocam’a, Cübbeli; “astronot musun, nasıl kesif yapıyorsun” diyor. Keşif tasavvufta vardır. Allah velilerin kalplerine ilham eder. Nasıl Muhammed Raşid Erol Hazretleri’ne ilham ediyorsa, Mehmet Talu Hocamız’a da ilham eder ama hadisi takviye ederek. Nasıl Bediüzzaman’a ilham ediyorsa ve nasıl ilhamları doğru çıkıyorsa, çünkü ilhamları doğru çıkıyor, ne dediyse doğru çıktı. Yanlış çıkan bil ilhamı var mı? Yok. Dolayısıyla Cübbeli ne dediğinin farkında değil.
ALTUĞ BERKER:Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Çanakkale şehitlerimizin anıldığı, Kocaseyit için okutulan mevlide katılmış Hocam. Onunla ilgili bir haber vardı, resim vardı.
ADNAN OKTAR:Mir Bahtiyar, Azerbaycan’dan yazmış, Zeliha Hanım yazmış. “Selam benim yakışıklı Hocam, nasılsınız” diyor. MaşaAllah. “Sizi çok seviyorum Elhamdülillah. 9 gün sonra üniversite sınavım var, bana çok dua edin inşaAllah, Allah rızası için sınavı kazanmak istiyorum. Sizin gibi ben de felsefe okumak istiyorum, Darwinistlere, materyalistlere inat inşaAllah. Sizi çok seviyorum yakışıklı Hocam. Biran önce Türk İslam Birliği kurulsun inşaAllah. Saygı ve sevgilerimle” diyor Zeliha Hanım. MaşaAllah sevgisinden, sevgiyi ifade eden çok güzel bir üslup geliştirmiş.
ALTUĞ BERKER:Hocam, Ali Bulaç bugün, Japonya’da ve dünyanın diğer yerlerinde diğer meydana gelen büyük felaketlerden yola çıkarak, “tüm bu tabiat olaylarının Allah’ın iradesi ve emriyle gerçekleştiği” hakkında bir yazı yazmış. Aynı zamanda yazısında; ‘kainatın emrim yoluyla, kendi kendine meydana geldiğini’ iddia edenlere cevaben, şu ifadeleri kullanmış: “Tabiat kendi kendine varolmadı, bu iddiayı öne süren bilim adamları, yıllarca binbir emek ve gelişmiş aletlerle deney yaptıkları laboratuarların, kendi kendilerine oluşup, deney sonuçlarının ortaya çıktığını düşünmüyorlar. Ama bu son derece karmaşık, canlı tabiatın kendi kendine varolduğunu söyleyebiliyorlar. Varlık alemi, ilim, irade, kudret sahibi bir Varlığın yaratmasıdır. Yasalarını ve işleyiş düzenini O koymuştur” demiş yazısında inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ali Bulaç Hocamız ne demek istiyor? Ne anladın?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Evrimcilerin yanılgılarını söylemiş ve doğada Allah’ın varlığının kudretini, gücünü görüyoruz demiş inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, güzel. Ali Bulaç Hocamız, Kuran-ı Kerim’de bazı kelimeleri değiştirmesini, düzeltmesini istirham etmiştik. Yeni baskısı ne zaman çıkacak, onu öğrenin, yeni baskıdan önce onu bir daha hatırlatın, kelimeleri Hocamız düzeltsin, söylemiştik “tamam” demişti değil mi?
Ne yapalım? Hangi hocamızı dinleyelim?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, siz nasıl uygun görürseniz. Fethullah Gülen Hocamız’ı dinleyelim inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Fethullah Gülen Hocamız’ı dinleyelim.
VTR-Fethullah Gülen Hoca Efendi, Hz. Mehdi (a.s)’ı Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:“Can parem Muhammed Adnan Hocam” diyor, bir hanım kardeşimiz. Hz. Hızır (a.s)’ı canlı yayında, Hz. İsa (a.s) ile birlikte görebilecek miyiz?” Hz. İsa (a.s)’ı göreceğiz ama Hz. Hızır (a.s)’ı göremeyeceğiz. Yani Hz. Hızır (a.s)’ı görmek şöyle olur; insanlar arasında bir an görülebilir, bir an konuşabilir ama öyle bir şeye girmez. Çünkü onun vazifesi itibarı ile bu olmaz. Ama Hz. İsa (a.s), zahir olmakla mükelleftir, zahirdir yani açıkça görülmek durumundadır. Mürşid olduğu için, müceddid olduğu için, açık aleni görülecektir. Hz. Mehdi (a.s) da öyle, ama tabii ki Hz. Mehdi (a.s)’a sen Hz. Mehdi (a.s)’sın demeyeceğiz, vefatına kadar demeyiz, vefatından sonra da demeyiz, çok benziyordu diyeceğiz, çok andırıyordu diyeceğiz, sanki oydu diyeceğiz, odur denmez inşaAllah. Hz. Hızır (a.s) hakkında daha detaylı bilgi istiyorsun. Bu ne sevgi böyle maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Mehmet Şevket Eygi Hocamız, “bundan 1400 yıl önce Peygamber Efendimiz tarafından (s.a.v.) verilen, ahir zamanla ilgili haberlere küçük bir azınlık dışında kimsenin inanmadığını ve nihayet bu haberlerin gerçekleştiği günlerin geldiğini, felaketlerin ve afetlerin ardı ardına sükun etmeye başladığını” söylemiş. “Ahir zamanın alametlerinin belirdiği bu nedenle herkesin imanını kurtarması gerektiğini, bu devirde insanlara yapılan en büyük iyiliğin ise; insanların imanlı olmasına çalışmak olduğunu” söylemiş Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bediüzzaman’ın sözlerinin aynısı. Mehmet Şevket Eygi Hocam, Bediüzzaman Hazretleri’ni çok sever. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’yle bizzat da karşılaşmış bir insan. Ama mübarek coştu. Sürekli Hz. Mehdi (a.s)’dan bahsediyor, sürekli ahir zamandan, sürekli İttihad-ı İslam’dan bahsediyor, bayağı güzel inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Hekimoğlu İsmail Hocamız Zaman Gazetesi’nde; Allah’a itaate ve Allah’a bağlanmanın önemine değinen bir yazı yazmış. “Allah’a köle olmayan insanların birçok şeyin kölesi olduğu” üzerinde durmuş. Örneğin “içkiyi bırakamayan, içkinin kölesidir, manevi değerlerini kaybedenler, anarşinin kölesidir, inançsız bir kalp ise materyalizmin kölesidir” demiş. “Dolayısıyla bu anlamda, insanların gerçek özgürlüklerine sahip olmadığını” vurgulayarak, “en büyük özgürlük Allah’a köle olmaktır ve Allah’a itaat etmektir” demiş.
ADNAN OKTAR:Evet, güzel söylemiş. A9 Kanalı ne zaman yayına başlıyor?
ALTUĞ BERKER:20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan gece inşaAllah.
ADNAN OKTAR:20-21 Mart’a bağlayan gece, o da manidar. Tekrarlayan ikiler, kader böyle demek ki maşaAllah. Gündüz yemek yerken, sokakta gezerken, bir sahilde otururken canlı yayın yapacağız, sohbet edip, konuşacağız inşaAllah, Allah nasip ederse inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Yurtdışında görevli oldukları sırada şehit edilen Dışişleri Bakanlığı mensupları için, Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki Dışişleri şehitliğinde bir anma töreni düzenlenmiş. Sayın Davutoğlu’nun konuşmasının ardından Kuran okunarak, dua edilmiş. Amerika Büyükelçisi Rikardione de, ellerini açarak okunan dualara eşlik etmiş.
ADNAN OKTAR:Güzel maşaAllah. İnşaAllah, Hz. İsa (a.s)’ın talebesi olur.
ALTUĞ BERKER:Şarkıcı sanatçı Kayahan, Kanal D’de Beyazıt Öztürk’ün televizyon programına konuk olmuş. Programda kendisine sorulan bir soru üzerine; “tüm bitkilerin de insanlar üzerinde yaşadığını ve Cenab-ı Allah’ın tüm varlıkları kendi başına düşünebilir, hissedebilir yarattığını düşünüyorum” diyerek, bu nedenle bütün ağaçları ve çiçekleri çok sevdiğini hatta ağaçların yanlarına giderek sevgi gösterdiğini, onları öptüğünü ve onların da bu sevgiden anladığını düşündüğünü” anlatmış. “Bu nedenle sevgi olmadan, hiçbir şey olmayacağını, sevgisiz yaşayanların kimsesiz olduğunu ve Allah’ın kimseyi sevgisiz bırakmamasını dilediğini” söylemiş.
ADNAN OKTAR:Kayahan’a helal olsun, helal olsun, helal olsun, maşaAllah çok güzel konuşmuş, Allah aşkıyla konuşmuş. Bu sözler Cübbeli’den hiç duyacağımız sözler mi? Veyahut o mantıktaki insanlardan duyacağımız bir söz mü? Kayahan’ın ruhu sevgiyle dolu, çok güzel maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Çiçek bahçelerinin resimlerini gösterebilir miyim Hocam? Lavanta bahçeleri
ADNAN OKTAR:Kardeşim bu ne güzellik böyle maşaAllah. Acı acı kokuyordur maşaAllah, ne kadar güzel. Renkleri de, kendileri de çok şeker, bir de gıcır gıcır tertemiz oluyorlar. Yeni banyo yapmış gibi, hepsi pırıl pırıl. Normalde sokakta yaşıyor bunlar, çok kirli olmaları lazım, acayip temizler maşaAllah.
Hocalarımdan Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ı dinleyelim inşaAllah.
VTR- Muhammed Raşid Erol Hazretleri’nin Yıllarca Yanında Hizmette Bulunmuş Olan; Şeyh Ahmet Yasin Bursevi Hazretleri de, Gavs Ve Seyda Hazretleri’nden Kendi Kulağıyla İşittiği Şu Sözleri Aktarmaktadır.
ADNAN OKTAR: Muhammed Raşid Erol Hazretleri, manevi tasarrufu çok çok güçlü olan bir insandı, çok muhterem bir insandı. O devirde çok şok etkisi yapmıştı. Yani milyonlarca insan oraya Menzil’e gidiyordu, hala da etkisi bütün şiddetiyle devam ediyor. Şeyh Ahmet Yasin Hocam tarih “1980” dedi, ilk başta 1975 demiştim ama dedi, sonra tarihi düzeltti, “1980” dedi. 1980 yani Hz. Mehdi (a.s)’ın çıktığı tarihte, Muhammed Raşid Erol Hazretleri; “Hz. Mehdi (a.s) şu an hayatta ve vazife başında” demiş. Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri; “ben duydum, oğlu da duydu” diyor, “hepimizin yanında bunu söyledi” diyor. Zaten kitapta da söylüyor; Hz. Mehdi (a.s)’ın şu an hayatta olduğunu söylüyor. Yani Muhammed Raşid Erol Hazretleri’nin kendi ifadelerinde de var. Şimdi Cübbeli’ye biz bunu sorsak, Muhammed Raşid Erol Hazretleri nereden anlamış desek, “keşfen anlamış” diyecektir. Demek ki keşif geçerliymiş. Niye tek kelime söyleyemiyorsun? Mehmet Talu Hocamız’ın parası yok. Yani o, kandırıp milletten para toplamayı bilmez. Yapmaz da, tenezzül de etmez. Yani o asil bir insan, soylu bir insan. Kitaplarıyla hizmet veriyor, anlatıyor, çok değerli eserler hazırlamış ve Milli Gazete’de de yıllardan beri köşe yazarlığı yapar. Milli Gazete’de çok güzel yazıları çıkar, hala da devam ediyor. Bakın Cübbeli, o insana Flash Tv’de demediğini bırakmıyor. Bir de Flash Tv de ayarlanmış. Biz diyoruz ki eğer Flash Tv samimiyse, çıkartsın Mehmet Talu Hocamız’ı, cevabını canlı yayında verdirsin değil mi? Gıyabında sen istediğin gibi konuşursun. O samimi bir hareket olmaz. Eğer Flash Tv samimiyse, dürüstse, Mehmet Talu Hocamız’ı programa çıkartsın. Cübbeli, bakın bakalım ne oluyor, ne hale geliyor. İlim neymiş, bilgi neymiş bir görelim. Yani bunu herkes bilir. Cübbeli’nin cehli de ortaya çıkmış olur. Mehmet Talu Hocamız’ın ilmini de görmüş olursunuz. Ama yanaşmıyorlar, yanaşmazlar da, çünkü Cübbeli’nin ne hale geleceğini bilirler, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili, “gece ibadet yapacak, ders yapacak” buyurmuşlar. “Hz. Mehdi (a.s), gece ibadetle meşgul olup, gündüzleri gizli olacak” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “O (Hz. Mehdi (a.s)),yatsı vaktinde çıkar, yatsı namazını kılınca yüksek sesle insanlara hitap eder, ders yapar” diyor inşaAllah. Başka bir hadisinde de; “Kaimimiz, kıyam edince, onlarla konuşmak istediğinde duyarlar ve kendi mekanında olduğu halde, onu görürler. Hz. Mehdi (a.s) kıyam edince, onlarla konuşmak istediğinde duyarlar ve kendi mekanında olduğu halde, onu görürler” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Şimdi bakın Cübbeli’ye güzel bir cevap: Buhara Dergisi. Buhara Dergisi, Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın manevi tasarrufuyla, manevi desteğiyle, onu sevenler tarafından çıkarılan, çok değerli, çok güzel, çok kaliteli bir dergi. Bakın bu dergide ne yazıyor: “Hz. Mehdi (a.s), bu yüzyılda gelecektir” yazıyor. Evet Cübbeli morarmıştır herhalde. Flash Tv Mehmet Talu Hocamız’ın, Berker ile yaptığı röportajı gösteriyor, Cübbeli de sürekli sakalını sıkıyor bir şeyler yapıyor. Buhara Dergisi çok güzel, bakın konular: “Kuran, sünnet ve İncil’e göre, Hz. Meryem ve Hz. İsa (a.s), Hz. Mehdi (a.s) bu yüzyılda gelecektir.” Cübbeli alsın, okusun bu dergiyi. Dünyası o kadar dar olmasın. Hocamızın Buhara Dergisi’nde, çok güzel, mükemmel anlatılmış, bol bol delilleriyle. Delil hüccet istiyorsun, al sana hüccet işte. Bakın ikinci sayfası çok güzel, bayağı güzel, çok şahane bir dergi maşaAllah, insanın içi açılıyor. Herkese tavsiye ederim, çok çok güzel, çok şeker bir dergi bayağı güzel maşaAllah. Buhara Dergisi’ni kardeşlerimizin edinmesinde fayda var bence, çok çok iyi olur.
ALTUĞ BERKER:Son dakika haber olarak Hocam; Kaddafi, bütün halkı silahlandırıp, “Haçlılara karşı koyacağım” demiş.
ADNAN OKTAR:Biraz da Atatürkümüzün dindarlığını anlatalım da, Atatürk’e zıt olanların alınlarını şak diye bir çatlatalım inşaAllah.
VTR-Atatürk Samimi Bir Müslüman’dı.
ADNAN OKTAR:Bu Okan Bayülgen’den çektiğimiz nedir, bu sevimliden. Acayip çılgın. Benim konuşmamın taklidini yapmış. Yanında da birkaç kız var, onlar da evet Hocam, tabii Hocam diyerek saygılı bir şekilde, fena olmamış ama daha iyi taklit edenler vardı, fakat güzel. Okan Bayülgen bayağı zeki, çok zeki ama din konusunda bilgisi yok. Bilgisi olsa bence o, dinde çok derinlik kazanabilecek bir insan. Darwinist, materyalist eğitildikleri için, biraz yüzeysel kalmış olabilir, böyle akılcı, güzelce anlatılsa, bence dinde çok iyi derinlik kazanır, çok dindar olabilir.
SUNUCU 2:Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Nur Suresi, 55. Ayet “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.”
ADNAN OKTAR:56. ayeti de Ebru Hocam okusun.
SUNUCU 3: “Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin. Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz.”
ADNAN OKTAR:57. ayeti de sen oku.
SUNUCU 1:“İnkara sapanların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.”
ADNAN OKTAR:Kuran okumak berekettir, kalpte ferahlık meydana getirir. Allah, o vesileyle insanlara hem sevap yazar, hem rızasına uymuş olur, hem de üstünde bir kötülük varsa, onu üzerinden alır, bir rahatsızlık varsa, onu üzerinden alır. Hayırdır yani Kuran okunan eve bereket gelir, güzellik gelir inşaAllah.
Okan Bayülgen hangi okuldan mezun biliyor musun?
ALTUĞ BERKER:Galatasaray Lisesi.
ADNAN OKTAR:Galatasaray Lisesi. Ama tam cin yani acayip uyanık bir şey. Hazır cevaplığı çok zeki olduğunu gösteriyor. Çok seri cümle kuruyor, çok seri konuşuyor, fakat din hakkında bilgisi çok sınırlı benim kanaatim. Herhalde Cübbeli tarzı bilgiler aktarılmıştır en fazla, dinin derinliğini tam göremediği için, dini tam kavrayamamış olabilir. Tam anlamış olsa, o çok şahane Müslümanlığı savunan bir insan haline gelebilir.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Sinek kuşu, dünyada geri geri uçabilen tek kuş inşaAllah. Saniyede 80 defaya kadar kanat çırpabilir. Sinek kuşu dinlenirken aniden kanatlarını açma hızı, tüm kanatlı canlılara göre daha hızlı maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ama acayip süslüler bunlar, çok şeker şeyler maşaAllah. Bir de küçücük, ufacık insanın avucunda kaybolur. Gagası da sopa gibi.
İnsanlara sevgiyle bakmak lazım, şefkatle bakmak lazım. Hristiyan olsun, Musevi olsun, dinsiz olsun, kim olursa olsun herkese karşı insancıl bir yaklaşım gerekir. Çünkü hepsi potansiyel Müslümandır. Sertlik doğru değil.
ALTUĞ BERKER:Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir kısım sözde din aliminin ahir zamanda, Hz. Mehdi (a.s)’a karşı düşmanca tavırlarının olacağını, hadislerde şu şekilde haber vermiştir: “Ümmetimden başları sarıklı 70.000 kişi deccale taabi olacaktır” diyor. Buhari’de geçen başka bir hadiste: “Ahir zamanda türemeler çıkacak, beyinleri çalışmayacak, konuşurken çok güzel konuşacaklar, Kuran okuyacaklar fakat imanları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek” diyor Hocam inşaAllah.
Güve resimleri göstereceğim Hocam müsaadenizle. Çok renkli güzel görünümleri var.
ADNAN OKTAR:Güvenin kıyafetleri şahane. Allah onlara doğal kıyafetler giydiriyor, hepsi çok süslü. Renkler şahane, simetri de şahane. Darwinistlerin hiçbir zaman açıklayamadığı bir gerçek bu. Bu nasıl oldu diyoruz, “tesadüfen, mutasyon sonucu oldu” diyorlar. Milimi milimine nasıl oldu diyoruz, “öyle bir mutasyonmuş ki, aynı anda bir de orada yaptı” diyor. Şu nasıl oldu diyoruz, “mutasyonla oldu” diyor, peki bu nasıl oldu, tamamen eşit diyoruz “o da mutasyonla oldu” diyor. Bir anda kör mutasyonlar sürekli yapıyormuş. Bakalım ahirette nasıl açıklayacaklar.
ALTUĞ BERKER:Hocam, ben birkaç resim daha göstereceğim.
ADNAN OKTAR:Bakın görüyor musunuz, kalemle çizilmiş gibi, burada ne varsa, aynısı orada da var. Bunların hepsini mutasyonla açıklamaya kalkıyorlar. Ahirette açıklayamayacaklar. En ince detaylarına kadar renkler, desenler birbirlerinin aynısı oluyor maşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Rad Suresi, 32 “Andolsun,” diyor Allah, yemin ediyor, “senden önceki elçilerle de alay edildi, bunun üzerine Ben de o inkara sapanlara bir süre tanıdım,” yani “belirli bir vakit verdim” diyor Allah. “Sonra onları (kıskıvrak) yakalayıverdim. İşte nasıldı sonuçlandırma?” diyor Allah, soruyor. Yani müthiş bir sonuçlandırma oluyor diyor Allah. “İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara.” Bakın önce Allah’a iman ediyor, samimi tavırlarda bulunuyor. Bütün hayatı samimi oluyor, her şeyi samimi oluyor, “ne mutlu onlara” diyor Allah. “Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).” Yani cenneti kastediyor Cenab-ı Allah. Bakın 36. ayet geçenlerde de okumuştum; “Kendilerine kitap verdiklerimiz,” yani Museviler ve Hristiyanlar, “sana indirilen dolayısıyla sevinirler.” Yani onlar, Kuran’ın inmesinden dolayı mutluluk duyarlar diyor Cenab-ı Allah. “Takva sahiplerine vadedilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir” diyor Allah, sürekli uyarıyor.
ALTUĞ BERKER:Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s) için; “Dalalet ve sapkınlık kalelerini yıkacak, insanların tek Allah’a iman etmelerine vesile olacağını” anlatıyor, şu şekilde; “Dünyayı fitne ve düşmanlık sardığında, her yer zulüm, fesat ve yağma ile dolduğunda, dalalet ve inhiraf doğru yoldan saptıranların kalelerini yıkmak, karanlık ve taş kalplileri Tevhid, Allah’ın birliği ve tekliğine, insaniyet ve adalet nuruyla aydınlatmak için, Allah büyük ıslahatçısını yani Hz. Mehdi (a.s)’ı gönderecektir” diyor inşaAllah, Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Evet, yüzlerce, binlerce hadis var, onları seçip, hemen hemen her akşam hadis dersi, hadis sohbeti olsa iyi olur inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Tevbe Suresi, 100 “Öne geçen Muhacirler”, hicret etmişler, muhacir; hicret eden anlamına geliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanındaki Müslümanlar, diğer Müslüman kardeşlerinin yanına gidiyorlar. “ve Ensar ile” yani ağırlayanlar, Ensar’ın yanına gidiyorlar Muhacirler, “ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar”; yani oradaki Müslümanlar, sahabelere güzellikle uyanlar.“Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır.” Yani Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. “ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” Cennette su, su sesi, suyla iç içe olmak insanlarda bir nimet olduğu için, sevinç meydana getiriyor. Ama insan, imanından dolayı mutlu oluyor. Sudan dolayı mutlu olmaz, sırf sudan dolayı mutlu olunmaz, imandan dolayı mutlu olunur inşaAllah.
VTR-Japonya’da Yaşanan 8.9 Büyüklüğündeki Deprem, Hz. Mehdi (a.s)’ın Çıkış Alametlerindendir.
ADNAN OKTAR:“Hocam merhaba” diyor, Okan Bayülgen programında, sizi taklit ederek, inşaAllah, maşaAllah ve kedi canını gibi replikler söylüyor, bilginize” diyor. Şimdi inşaAllah’ı, maşaAllah’ı Allah’ın orada söyletmesi, büyük bir nimet, güzellik. İnsanları Allah inşaAllah’ı, maşaAllah’ı, onların kanalıyla öğretmiş oluyor. Çünkü insanlar merak eder, “inşaAllah ne demek, maşaAllah ne demek.” İnşaAllah; ‘Allah’ın izniyle’ demek, maşaAllah; ‘Allah ne kadar güzel yaratmış’ demek. Nerede geçiyor? Kehf Suresi’nde geçiyor. Kehf Suresi’nde ne anlatılıyor? İslam’ın dünya hakimiyeti anlatılıyor. İnşaAllah’ı, maşaAllah’ı en çok söyleyenler, dünya hakimi olacaktır. Dolayısıyla Türkiye de inşaAllah, maşaAllah en çok söylenen yerdir. İnsanlarımız sürekli inşaAllah’ı, maşaAllah’ı söylerler. Onun içinde bir sır var inşaAllah, maşaAllah, o sır tahakkuk ediyor şu an inşaAllah. Şimdi Okan Bayülgen demek ki programlarımızı itina ile seyrediyor çok güzel, demek ki bilgileniyor. Demek ki kalbinde bir sevgi oluşmaya başlamış, bu da çok iyi. Sevgiyi öğreniyorlar, şefkati öğrenmiş oluyorlar. Mesela genç kızları çıkartıp, onlarla alay etmek, küçük düşürmek, mahcup etmek değil, burada onlara iltifat etme oluyor, gönül almak, onlara karşı sevgi oluyor, onlara karşı hayranlık, onlara karşı muhabbet, Allah’ın verdiği büyük bir nimet olarak değerlendiriliyor. Bir de genç kızları çıkartıp, onlara laf cambazlığı yapıp, küçük düşüren, onları mahcup eden, insanları güldüren tipler var değil mi? Bu da çok acayip bir hareket olur. Genç kızlar Allah’ın tecellileridir, kadınlar Allah’ın tecellileridir, nezih varlıklardır, güzel varlıklardır, biz onlara hakkıyla sahip çıkacağız inşaAllah. Okan Bayülgen de samimi bir insan, fakat bilgisi eksik, inşaAllah İslam’ı, Kuran’ı öğrendikçe, onun da üslubu çok daha mükemmel olacaktır, daha iyi olacaktır, daha hoş olacaktır ama genellikle programlarında, boş konular yoğun oluyor yani işin doğrusu bu, bayağı boş oluyor. Halbuki öğretici olması lazım, bir ideali olması lazım. Mesela Okan Bayülgen’den biz isteriz ki, PKK’ya karşı tavır koysun, devletin birliğini, beraberliğini istesin, büyük Türkiye’yi istesin, Türk İslam Birliği’ni istesin, Türkiye’nin kalkınmış, müreffeh bir ülke olmasını istesin yani bir ideali olsun, büyük bir ideali olsun ve programında da bu ideali, sürekli gündemde olsun. İdeali vardır muhakkak ama bu imkanı iyi kullanmıyor, genellikle boş sözlerle, boş konuşmalarla geçiriyor. Tabii kendince şaka yapıyor, espriler yapıyor ama hayat çok kısa, hayatı en güzel şekilde değerlendirmek lazım. Orada, o kanaldan milyonlarca insana hitap etme imkanı oluyor. Orada çok eğitici, öğretici, güzel şeyleri işleyebilir. Mesela güzel, yüksek bir ideali, yüksek bir davayı yine neşeli bir ortamda, yine hoşsohbet bir programda, yine dinlenen bir üslup içerisinde, çok rahat aktarabilir. Ama ne hikmetse, hiç yanaşmıyor, o yönüyle tabii eleştiriyoruz inşaAllah. Ama iyi niyetine inanıyorum.
ALTUĞ BERKER:Hocam, oynayan bir kedi görüntüsü gösteriyorum.
ADNAN OKTAR:Bu ne şeker şey bu böyle, ne tatlı şey bu böyle. Allah bunları ne kadar tatlı yaratıyor. Tam sevmek için. Sevildiğini bilmesi de çok acayip. Mesela insanın elini ağzıyla yakalıyor fakat ısırmıyor. Patileriyle tutarken de çok özenli tutuyor. İstese tırnaklarını geçirir ama yapmıyor.
Şeytandan Allah’a sığınırım, Furkan Suresi, 33. ayet“Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki,” yani herhangi bir konuşma, herhangi bir iddia, herhangi bir üslup, “Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.” En mükemmel şekilde sana cevap verdiriyorum diyor Cenab-ı Allah. Tam böyle ciğerlerine oturtacak tarzda, tam onların kafasını aydınlatacak tarzda, mükemmel açıklatıyorum, mükemmel anlattırıyorum diyor Cenab-ı Allah. Bu ayet Peygamberimiz (s.a.v.)’e bakıyor ama bir yönüyle de Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Altın oran ile ilgili bilgi vermek istiyorum Hocam. İnsan bedeni dahil olmak üzere, Allah’ın yarattığı pek çok canlı ve cansızı belli bir ölçüyle yarattığını ayette bildiriyor Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım, Talak Suresi, 3. ayet- “Rabbimiz her şey için bir ölçü kılmıştır.” Altın oran da buna doğadaki en büyük delildir. Her şeyde, kainatta, DNA’ya kadar, galaksilerin spirallerine kadar 1.618’lik altın oran mevcut inşaAllah. Örneğin çam kozalağında, kozalağın altındaki ve üstündeki sabit noktalar arasında bir spiral vardır. Bu spiralin eğrilik açısı altın oran’dır inşaAllah. Deniz kabukları, nautiluslarda, salyangoz kabuklarında yine bu altın oran oluşuyor inşaAllah. Bu kenarlarının oranı altın orana eşit olan dikdörtgene, altın dikdörtgen deniyor. Yani uzun kenarı 1.618, kısa kenarı 1 olan, bu dikdörtgenin içerisine sığabilecek en büyük kareyi çizelim ve ardından bu karenin iki karşıt köşesi arasında bir çeyrek çember çizelim. Kare çizildikten sonra yanda geriye kalan dikdörtgen, yine bir altın dikdörtgen. Bu kenardaki dikdörtgenin içine aynı şekilde bir kare ve bu karenin içine de çeyrek çember çizip, bunu ana dikdörtgenin içinde kalan tüm dikdörtgenler için yapalım, bunu yaptığımızda karşımıza bir spiral çıkıyor. Bu da altın spiral inşaAllah. Doğadaki birçok canlı ve cansız varlığın biçimini ve yapıtaşını bu oluşturuyor. Altın dikdörtgenden çıkan, altın spiraller, nautilus da mesela salyangozlarda, gül de, çiçeklerde, diğer bitkilerde, deniz kabuklarında da altın oran var inşaAllah, DNA sarmalında da aynı şekilde altın oran var. Buradaki ölçümde, 34 ve 21 birbirine oranı, uzunlukları yuvarlakların, kar kristallerinde de altın oran var inşaAllah. Buradaki kenarların birbirlerine oranları, burada da hem müthiş bir simetri ve altın oran hakim maşaAllah. Her kar tanesinin kristali farklı. Bitkilerde de bu altın oran spirali var.
ADNAN OKTAR:Çiçeklerde var, insan yüzünde var, insan bedeninde var, olmayan bir yer yok.
ALTUĞ BERKER:Denizdeki dalgalarda oluşan spirallerinde, kainattaki galaksilerin spirallerinde, inşaAllah hepsinde altın oran var.
ADNAN OKTAR:Allah, Kuran’da ayette; “her şeyi bir ölçü ile yarattık” diyor. O matematik oran, matematik düzgünlük, geometrik düzgünlük her yerde kendini gösteriyor.
ALTUĞ BERKER:Hatta Hocam siz daha iyi biliyorsunuz inşaAllah, Mekke şehri dünyanın tam altın oran noktasında. Doğu uzaklığıyla, batı uzaklığının birbirine oranı tam 1.618. Aynı zamanda Güney Kutbu’nun, Kuzey Kutbu’na birbiriyle oranıyla da tam 1.618, Mekke tam altın oranda.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Son olarak, seyyid Salih Özcan Hocamız’ı yine bir dinletelim de, şahs-ı manevicileri ihmal etmiş olmayalım.
VTR- Seyyid Salih Özcan Hocamız.
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman yerini, Bediüzzaman söylüyor. Bediüzzaman nereden öğreniyor? Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den öğreniyor. Nerede çıkacak diyor, “İstanbul’da çıkacak” diyor. Cübbeli’yi o konuda da bir daralma sardı inşaAllah. Cübbeli’nin şeyh olma günü kaç Nisan’daydı?
ALTUĞ BERKER:Allahualem Hocam bildiğim kadarıyla, 2 Nisan’da Umre’ye gidecekler.
ADNAN OKTAR:Şeyh olmayı umuyor. Mahmud Hocamız’dan el alıp öyle mi?
ALTUĞ BERKER:Artık nasıl bir şekil yapacaksa.
ADNAN OKTAR:O şimdi bu kadar verdiği emeğin neticesini alacağını düşünüyordur. Dünya tarihinde ilk defa böyle ilginç özellikleri olan, ilginç bir şeyh olmuş olacak.
SUNUCU:Bizi yarın 22:00’dan itibaren Çay Tv, Kanal Avrupa, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, www.HarunYahya.Tvinternet sitemizden takip edebilirsiniz.
ADNAN OKTAR:Evet, Kuran’dan bir ayet daha okuyayım. Şeytandan Allah’a sığınırım. Ankebut Suresi, 31 “Bizim elçilerimiz İbrahim'e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: "Gerçek şu ki, biz bu ülkenin halkını yıkıma uğratacağız. Çünkü onun halkı zalim oldular.”Cenab-ı Allah, bazı ülkeleri cezalandırması gerektiğinde, önden bir haber geliyor.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Evrimcilerin Sahtekarlıkları
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Canlılar Dünyası
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...