SUNUCU: Yayınımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
ALTUĞ BERKER:Bir hadis-i şerifte Hz. Mehdi (a.s)’ın Türk Milleti’ni derin ilmi ve bilgisiyle aydınlatacağını söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.v). Şöyle: “Bir ulus, bir nalbaltın bir okun ucunu bilemesi gibi bilenecektir. Gözleri vahiyle aydınlanmış, kulakları tefsirle doymuş ve bilgelik kadehleri gece gündüz onlara sunulmuş olacaktır.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Özetle, bizim çağımız güzel bir dönem. Her sene olaylar daha yoğunlaşarak, daha netleşerek gelişmeye başladı. Ben de zaten sürekli takip ediyorum olayları, milletimiz de takip ediyor. Hep birlikte aynen dediğim gibi Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerinde ne varsa olayların çıktığını görüyoruz ve göreceğiz de, inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınıyorum. Yunus Suresi, 61; “Senin içinde olduğun herhangi bir durum,”oturuyor, kalkıyor olabilir; yan duruyor olabilir, “onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey,” şu an olduğu gibi, “ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki,”çay içmek, konuşmak, ne olursa olsun; durum değerlendirmesi, Facebook’a girmesi, arkadaşlarıyla ders çalışması, imtihana girmesi, lokantada yemek yemesi, eğlenmesi, dans etmesi, ne varsa, “herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım.”“Ben o anda sizi takip ediyorum her yönden” diyor Allah. “Konuşmalarınızı da dinliyorum, sizi de görüyorum” diyor Allah. “Yerde ve gökte zerre ağırlığınca,” zerre; atom, “ağırlığınca, hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz.” “Hepsinden haberdarım” diyor Allah. Çünkü Kendi yaratıyor. “Bunun daha küçüğü de,” atomdan küçük; kuark var, fotonlar var, “Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.” “Kuarka varıncaya kadar Benim bilgimde ve kader kitabında yazılıdır hepsi” diyor Allah. “Tamamını biliyorum” diyor Allah. 62. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım; “Haberiniz olsun;”“size bildiriyorum” diyor Allah. “Allah'ın velileri,”yani Allah’ın koruduğu, iyi insanlar, “onlar için korku yoktur,” dünyada da korku yok, ahirette de korku yok; bir tek Allah’tan korkuyorlar, “mahzun da olmayacaklardır.” “Üzüntü, azap, sıkıntı çekmeyecekler” diyor Allah. 1993 tarihini veriyor ebcedi. “Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.” İman ediyor ve helale-harama dikkat ediyor. İslam’a, Kuran’a uygun hareket ediyor. “Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.”Dünya hayatında müjde nedir? İslam’ın dünyaya hakimiyeti, Hz. İsa Mesih (a.s)’ın gelişi, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışı. “Hz. Mehdi (a.s) ile müjdelenin” diyor Cenab-ı Allah, değil mi? Tamam,“Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.” Peygamberimiz (s.a.v)’in hadisi ama Peygamberimiz (s.a.v)’e vahiyle geliyor o bilgi zaten. “Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur.” “Hz. Mehdi (a.s) çıkacak” dedi mi, çıkar; “Hz. İsa (a.s) inecek” dedi mi, iner; “dünya hakimi olacak” dedi mi, olur. “Değişiklik yoktur” diyor. Nur Suresi’nin 55. ayetinde de zaten açıkça dünya hakimiyetinin olacağını söylüyor Allah. “İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.”Demek ki Müslümanların gerçek kurtuluşu ne? İttihad-ı İslam. Arkasından da “mutluluk” diyor. Her yere sevgi, barış hakim oldu mu, mutluluk niye olmasın? Oluyor işte, mutlu oluyoruz. Allah’ın rızasını kazanmaya çalıştığımızda mutlu oluyoruz. “Onların sözleri seni üzmesin.” Dangalağı olur, iti olur, kopuğu olur, çakalı olur; abuk sabuk konuşur, muhalif sözler eder, iftira eder, hakaret eder, oyun oynar, zırvalar. Üzüldün mü ne yapmış olursun? Harama girmiş olursun. Allah ne diyor? “Onların sözleri seni üzmesin.” Tavsiye değil, muhkem hüküm. Üzmesin ne demek? Namaz kılın, şarap içmeyin, bunlar gibi muhkem hüküm. “Onların sözleri seni üzmesin.” Üzüntü haram. “Ben üzüle üzüle perişan oldum, sabahlara kadar kafamı duvarlara vurdum” diyor, harama girersin. Üzüntü kadere savaştır. Haşa, Allah’a karşı mücadeledir. Niye üzülüyorsun? Hepsinde hayır var. “Şüphesiz 'izzet ve gücün' tümü Allah'ındır.” “İzzet-i nefsime dokundu” diyor; Allah’tır sadece, bütün izzet Allah’a aittir. Ve güç, “ben çok güçlüyüm” diyor; sen değilsin güçlü olan, Allah’tır. Allah verir gücü. “Gücün tümü Allah’ındır. O, işitendir, bilendir.” Bu konuşmamızı da şu an duyuyor Allah. Bilendir; bizleri konuşturan da Allah, “hepsini de Ben bilirim” diyor Allah. “Haberiniz olsun”diyor Allah. Bak, bir daha söylüyor, “Haberiniz olsun;”“şüphesiz” diyor Allah. O çok önemlidir. “Şüphesiz,” hiç şüphe etmeyin, “göklerde kim var,” Kim var? Hz. İsa Mesih (a.s) var idi, geldi o da zaten, inşaAllah. Ve melekler var, cinler var. “yerde kim var,” yerde olan da Hz. Mehdi (a.s) ve talebeleri, Müslümanlar ve bütün insanlar; “tümü Allah’ındır.” Ne Hz. Mehdi (a.s)’ın gücü var, ne Hz. İsa (a.s)’ın gücü var; tüm güç Allah’ın. “Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar” diyor Allah. “Hiçbirine uymazlar” diyor. “Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'” Hurafelerle, yobazlık yapıp, üçkağıtçılık yapıp, sahtekarlık yapıyorlar” diyor Allah. Zan ne demek? Kuran ayeti olmayan uydurma hüküm. Tahminen konuşuyor adam, zan ve tahminle konuşuyor. Bak, ne diyor Allah; “Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'” Yobazların genel özelliği, ana özelliğidir yalancı olmak. Uydurur, kudurmuş gibi yalan söyler, gece gündüz. “O, dinlenmeniz için geceyi,” demek ki gece yatmak iyi. Hakikaten de güzel oluyor gece ama gece biz sürekli faaliyet halindeyiz. Gece çok az uyurum ben, çok nadirdir. Geceler sabaha kadar benimdir, inşaAllah. Gündüz de öyle. Mesela bazen 24 saat uyumadığım oluyor ama evelAllah, inşaAllah. “Gündüzü de aydınlatıcı (mubsir) olarak sizin için yaratmıştır.” Ama gece dinlenmek iyidir, yani onu yapmak lazım. Biz zaruri olduğu için gece uyumuyoruz, mecburi olduğumuz için. Çünkü vakit yok, çok dar vakit. “Şüphesiz işiten bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.”
“Hocam, sizi hafta içi akşamları daha fazla ekranda görmek istiyoruz. Sizin güzel konuşmalarınızla daha çok fikir alışverişinde bulunuyoruz. Hocam, Alevilik ile ilgili programlarınızda fikir beyan eder misiniz? Aleviler her toplum tarafından dışlanan bir topluluk olarak görülüyor, neden sizce? Hayırlı yayınlar.” Çok affedersiniz, özür diliyorum, dangalaklığından, başka ne olabilir? Aleviler nur gibi insanlar. Sevgi insanlarıdır, delikanlıdır Aleviler; yiğittir, koç yiğittirler. Gayet namusuna, haysiyetine, şerefine düşkün; dindar, Allah aşıklarıdır. Toplanırlar, sazla Allah aşkını, muhabbeti divanlar şeklinde sözlerle ifade ederler. Benim iki eniştem de Aleviydi, nur gibi insanlardı. Ahmet Kılıç eniştem, evlendirme memuruydu, Allah rahmet etsin; beş vakit namazını kılardı, nur gibi mümindi. Alevi, Bektaşi’ydi. Alevilere düşmanlık yapanlar dangalaklık yapıyorlar, başka bir şey yok. Başka bir açıklama ne olabilir? Münasebetsizlik yapıyorlar, ayıp yapıyorlar, vicdansızlık yapıyorlar, fitne çıkarıyorlar.
Gülnihal, kıskanmış sizi, acayip kıskanmış. Sevimli Gülnihal gel programa katıl sen de. İttihad-ı İslam en büyük farzdır Gülnihal, doğru. Kuran’ın tamamı demektir İttihad-ı İslam. Kuran’ın tamamında emredilen bir hükümdür. Namazdan, oruçtan daha önde bir ibadettir, doğru. “Namaz ve orucun farz olmadığını söylediniz.” Bismillah, kendine gel Gülnihal; ne oldu sana, soğukta mı kaldın, sıcakta mı kaldın? Ne yapıyorsun? Namazın farz olduğu açık hükümdür. Binlerce yıldan beri bütün hak dinlerde farzdır zaten. Bana, buna cevap verdiriyor. Gülnihal’in yaptığına bak. Güzel Gülnihal nereden çıkartıyorsun? Oruç, namaz Kuran’ın hükmüdür, açıktır. Nereden çıkarttı bunu? Ben böyle bir şey demedim. Gülnihal kıskançlıktan sana bir şey olmuş, başka bir açıklaması yok, tek açıklaması bu. Acayip kıskanmış sizi, güzelliğinizi kıskanmış, size gösterdiğim sevgiyi kıskanmış. Seni de çok seviyorum ama senin şimdi burada konuşmaların çok acayip. Namaz, oruç, zekat; İslam’ın şartları bunlar zaten; farzdır, bunu herkes bilir. Gülnihal sen bana yeniden bir yaz da, Allah aşkına kendini bir toparla. Allah’a sığın, ayet var; hasetten Allah’a sığın. Güzelliğinizi çekememiş, ben bunu görüyorum, başka açıklaması yok. Size sevgimi çekememiş. Ben seni de seviyorum ama ne bileyim, gel görüşelim. Namaz, müminin gözünün nurudur. Ama namaz kılıyor, İttihad-ı İslam’ı istemiyor; senin o namazını alır Allah, yüzüne çarpar. İttihad-ı İslam’ı istemiyorsa, oruç tutuyorsa; Allah alır başına çarpar onu. Allah diyor ki; “bütün yapıp ettikleri boşa çıkmıştır” diyor. bütün yapıp ettikleri boşa çıkar. İttihad-ı İslam’ı istemiyor adam, ne kalıyor o zaman geriye, değil mi? Yapmayın, etmeyin. Güzel Gülnihal, sen de Allah aşkına kendini bir toparla. Kıskançlık krizine girmiş Allahualem.
“Seyyid Muhammed Adnan Hocam, Selamun Aleykum.” Ve Aleyna Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Hz. Süleyman (a.s)’ın saati, Hz. Musa (a.s)’ın asası, Hz. Nuh (a.s)’un gemisi, Hz. Yusuf (a.s)’ın güzelliği, Hz. Hamza (r.a)’ın cesareti, Hz. Ömer (r.a)’ın adaleti, Hz. Ali (r.a)’ın bilgisi ve de sonuncusu 124 bin Peygamberin duası sizinle olsun, benim güzel Hocam” diyor. MaşaAllah, ne güzel dua. “Sizi seven Murat Ali kardeşiniz. Allah’a emanet olun Hocam. Sizi ve talebelerinizi çok seviyorum” diyor, maşaAllah, Murat Koç.
İttihad-ı İslam’ı savunacaksın Gülnihal, aksi olmaz. Bak, açıkça söylüyorum, Allah diyor; “onların namazları bir gösteriştir” diyor. Bir kısım yobazlar -Cübbeli’yi tenzih ediyorum- İttihad-ı İslam’a net tavır almış durumdalar. Allah suratlarına çarpacak bunların kıldıkları namazları. Orucu yüzlerine çarpacak Allah. Zannettikleri gibi olmaz. Uyarıyorum, akıllarını başlarına alsınlar.
“Adnan Bey, Şeyh Hocamız’ın 100 veya 110 yaşına kadar yaşayacağını söylediniz.” Çağlar, etme gözünü seveyim. Size ne oldu bugün, uykusuz mu kaldınız, nedir bu? Dua ediyorum; “inşaAllah Allah ömrünü uzun etsin” diyorum. Peygamberler 110-120 yaşına kadar yaşıyorlar, “Şeyhimizin de Allah ömrünü uzun etsin” dedim, dua ettim. Allah’ım Ya Rabbim, ne diyeyim? Çağlar uçuyor. Ne diyeyim ben Çağlar’a? Çağlar, Allah hidayetini artırsın, Allah zihnini açsın, inşaAllah.
“Değerli Hocam, internetten izlerken sesiniz hem yankı yapıyor,” güzel, “hem de birkaç saniye arayla geriden geliyor.” Ne geldi biliyor musun? Hz. Davud (a.s)’un da güzel sesi var, “o sesi dağlarda yankılanıyordu” diyor. Şimdi o aklıma geldi, yankı deyince, inşaAllah. Bizde de bir tecellisi oluyor demek ki, inşaAllah.
Dua etmemi istiyorsun, tamam. Allah bütün Müslümanlara, bütün kardeşlerimize sağlık, selamet versin. İsmin, Celal Hüseyinov. Celal, Allah sana hidayet etsin, kardeşlerimizi de, iç ferahlığı versin, inşaAllah.
Bir daha söylüyorum, İttihad-ı İslam, bütün ibadetlerin üzerindedir. En büyük farzdır. Sırf Gülnihal için değil, birçok insan bunu bilmiyor. Onlar zannediyor ki; sırf namazla, oruçla; evlenir, çoluk çocuğa karışır, yer içer, yan gelir yatar, öyle bir şey yok. Allah esirgesin, Allah çok büyük felaket verebilir. Müslümanların birbirini sevmesi, birleşmesi; İttihad-ı İslam Kuran’ın net hükmüdür. İkinci bir yol olmaz, inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey insanlar, Rabbiniz’den size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa,” yani “kalbinize şifa” diyor Allah, “ve müminler için bir hidayet ve bir rahmet geldi.” Bu ayet Kuran’a bakıyor ama ikinci işari manası da Hz. Mehdi (a.s)’a bakıyor ve Hz. İsa Mesih (a.s)’a bakıyor, inşaAllah. 55. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım; “Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah’ındır.” Yani Hz. İsa Mesih (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s) da dahil. “Haberiniz olsun; şüphesiz Allah’ın va’di haktır;” İslam dünyaya hakim olacak, “ancak onların çoğu bilmezler” diyor Allah, Cübbeli dahil olmak üzere. 2025 tarihini veriyor ebcedi. “O, diriltir ve o öldürür. Ve O’na döndürüleceksiniz.” Kimse kimseyi öldüremez, ölüm olduğunda onu Allah yaratır. “Ve O’na döndürüleceksiniz.” Her ölen hemen Allah’a döner, inşaAllah. Hiçbir konuşmamız, hiçbir görüntü, hiçbir ses kaybolmaz. Mesela bakın şu (tık tık sesi), sonsuza kadar kaybolmaz bu. Allah’ın Katı’nda daha ben annemden doğmadan bu ses vardı, kaderdeydi. Bu kalem de kaderdeydi, daha ben annemden doğmadan vardı bu kalem; daha dedem, babam yokken vardı. Kader böyledir. Buradaki görüntü, bu toplantı, sohbetteki bu birlikteliğimiz sonsuza kadar kaybolmaz, sonsuza kadar durur Allah Kat’ında. Bu orijinal şekliyle, konuşma şekliyle durur; hiçbir şekilde mümkün değildir kaybolması. Haşa, Allah’ın kaybolması gerekir, kaybolması için. Allah asla kaybolmayacağı için, görüntü ve sesler de asla kaybolmaz. Teknik olarak da bu böyledir, yani teknik yönden de böyledir, kaybolmaz. Ama bir kısmını Allah hatırlattırmaz. Mesela hoşlanmadığımız bir şey olduğunda hatırlattırmaz. Ama bunları hatırlayacağız, bunları göreceğiz bu sohbetleri. Nihan Hocamı, diğer mübarek insanları, diğer kardeşlerimizi, hepsini göreceğiz.
Kuran’ı yakmış; memleketin, dünyanın dangalağı tükenir mi? Kuran’ı ayağının altına alıp çiğneyen de oluyor, Allah esirgesin; haşa, yakan da oluyor. Bu dangalakların adını sürekli gündemde tutup, bunları kaale almaya gerek yok. Densizliğinden. Kuran’ı ayağının altına alan yahut yakan, İncil’e de karşıdır, Tevrat’a da karşıdır, Allah’a da karşıdır. Bunlar ateist takımından adamlar. Güya din adına yapıyor. Değil. Oranın da kozmonotları falan var, o tarafların da değişik tipleri var.
Şeytandan Allah’a sığınırım, Ra’d Suresi, 22; “Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu)” yani rızasını isteyerek, “sabrederler.” Bir kere, mümin sabırlı olacak. “Namazı dosdoğru kılarlar.” Gülnihal duyuyorsun, değil mi? Bak, Allah’ın açık hükmü; “namazı dosdoğru kılarlar.” Dosdoğru namaz nasıl kılınır? Sırf abdestle, sırf istikbal-i kıble, onlar değil. İttihad-ı İslam’ı istemeyen adamın namazı da namaz olmaz. “Orucu kabul etmiyorum” derse bir adam, namaz kılsa namazı geçerli olur mu? Olmaz. İttihad-ı İslam’ı istemeyen bir adamın da namazı kabul olmaz. Namazın şartlarındandır bu. “Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler.”Dağıtırlar, yani cömerttirler. Fakire, fukaraya, ihtiyacı olana, hepsine Allah rızası için dağıtıyorlar. “Ve kötülüğü iyilikle savarlar.” Yani ters bir söze ters bir sözle cevap vermiyor, güzel cevap veriyor. Kanla değil, sevgiyle karşılık veriyor. “İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir.” Bu yurdun sonucu nedir, dünya yurdunun? Bir dünyada var, bir ahirette var. Dünyadaki sonucu; dünya hakimiyetidir, İttihad-ı İslam’dır, Türk İslam Birliği’dir. Ahirette de cennettir karşılığı, inşaAllah. “Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarından, eşlerinden ve soylarından,” “babaları, eşleri,” “zürriyeti” diyor Allah, zevcetin; eşleri ve zürriyetleri. “'Salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle derler:) ‘Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel.’” Cennete girdikleri için. Demek ki kimler oluyormuş cennette? Babaları, salih iseler, eşleri (hanımları) ve soylarından kim varsa beraberler, inşaAllah. Ayet niçin evlenildiğinin de bir delili işte. Eşiyle insan ne güzel sonsuza kadar beraber olması, dünyada ne kadar olabilir ki? Çok kısa sürüyor ama cennette sonsuza kadar, ne güzel. Yapışık gibi beraber gezecekler, inşaAllah; her yerde birlikte, inşaAllah. Tabii, çok güzel.
ALTUĞ BERKER:Şöyle söylemiştiniz Hocam; “Bazıları İslam Birliği'ni sürekli ertelemek istiyor. Halbuki İslam Birliği olsa herkes çok rahat eder. Ama Hz. Mehdi (a.s)’ın önderliğinde İslam Birliği olması lazım. Dünyayı Allah yönlendiriyor. Yobazlık bir daha dirilmeyecek şekilde tarihe gömülecektir. Mehdiyet anti-yobaz harekettir. Bütün dünya gençliği son derece rahat bir hayata kavuşacak. Boşuna dert ediyorlar oysa ki; sanatı, hayatı, barışı, sevgiyi, özgürlüğü en güzel, en kolay yaşadıkları sistem olacaktır” inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, inşaAllah. “Allah’ın izniyle sohbetlerinizi gece gündüz dinliyorum babamla. Geçen sene Müslümanlığa o kadar sağlam sarıldım ki Allah için ibadetimi, davamı sürdürüyorum. Birçok kitabınızı okudum. Severek okuduklarımı da İslam’ın zenginliğini öğrenmeleri için komşularıma verdim. Kısacası yaşadıklarım İslam’a getirdi beni. Allah yolunda olan Müslümanlıktır. Türk İslam Birliği’ne, Allah yolumuzu açık etsin. Çorum’dan Özkan Şahin.”
“Programlarınızı ilgiyle takip ediyorum. Her gün Allah’ı anıp, Kuran okumanız ve İslam ahlakının yayılması için böyle bir çaba içinde olmanız çok güzel. Allah tüm çabalarınızdan razı olsun. Bizleri de bu mücadelede pay sahibi yapsın, inşaAllah.” Serap Hanım yazmış. Allah, Serap Hanım’dan ve bütün kardeşlerimizden razı olsun, onları sevsin, onlara hidayet nasip etsin, inşaAllah.
“Seyyid Muhammed Adnan Hocam. Fransa’daki akrabalarım sürekli sizlerden bahsediyor. Söylediklerine göre, Fransız komşuları bile sizin kitaplarınızla tanışmış. Akrabalarım buna vesile olmuş, onlar da çok memnun kalmışlar. Allah sizden razı olsun Hocam. Mustafa Şahin.” O doğru. Özellikle Amerika’da, Fransa’da, şurada, burada olan kardeşlerimiz bizi izletsinler. Çünkü yobazlık İslam’a karşı çok yıkıcı. Komünistlerin falan dine hiç bir şey yaptıkları yok, söyleyeyim. Masonların da dinle uğraştığı yok, öyle bir konu yok. Yobazların vuruş gücü akıl almaz derecede güçlü. Bütün sorun orada. Ben de anti-yobaz olduğum için bu programların izlenmesini kardeşlerim çok iyi teşvik etsinler. Sorun oradan, kökünden hallolur. İslam çoktan hakim olurdu, yobazlık muazzam direniyor İslam’ın hakimiyetine karşı. Cübbeli şimdi alınmasın bu tip sözlerimize. Bizim de biraz rahat konuşmamız lazım. Her sözümü de “bana söylüyor” derse olmaz. Genel söylüyoruz. O cahil, bazı yönlerde eksik. Bir de çocukluğundan öyle yetişmiş, kendi kafasına göre hareket ediyor. Tahribatın farkında değil. Buna söylemiyorlar yaptığı tahribatı, anlatmıyorlar. Adamlar kıs kıs gülüyor bu tahribat yaparken; bu, coşuyor. Her hurafe anlatışında binlerce insanın imanının kaybolmasına sebep oluyor. Muazzam tahribat yapıyor, haberi bile yok. Çok güzel anlattığı kanaatinde; “ben çok mükemmel anlatırım, siz bana getirin. Adamlar vesvese yapar siz anlatırsanız, ben onların imanlarını çok güçlü hale getiririm” diyor. Mesela, “ben deccali, eşeğini öyle güzel anlatırım ki” diyor, anlattım ya geçen günler, genetik çalışma yapmışlar adamlar; “yapıyorlar” diyor, “20 metre kafası olan eşek yapacaklar” diyor, 300 metrelik eşek. Deccalin de nasıl olup da 20 kilometre olduğunu söylemiyor genetik olarak. Herhalde onu da 1400 sene önce genetikçiler yapmış veyahut birkaç bin yıl önce. Adama baksana sen, binlerce yıldır 20 kilometre boyuyla Atlas Okyanusu’nda balık yiyerek yaşıyormuş adam. “Bizim de haberimiz yok, Amerika’nın da haberi yok” diyor. Cübbeli, “ben biliyorum ama” diyor. 1,5-2 kilometre genişliğinde çorba dağları varmış yanında, et dağları, orada da adam oturup bekliyormuş eşeğiyle beraber. Eşek de otluyormuş orada, o da orada balık yiyerek bekliyormuş Cübbeli Hazretleri’ni. O da geğirerek, meyve suyunu falan içip onunla bastonuyla mücadele edecek, bekliyoruz. Maytaplarını yakacak. Bir de maytap meraklısı oldu. Astronotluğun üzerine bir de maytapçılık da var. Yaptığı tahribatın farkında, adamlara diyor ki; “genetikçiler yapacaklar” diyor, güya kendince açıklama yapıyor. Genetikçiler sana 300 metrelik eşek nasıl imal etsin, olacak iş mi şu? Peki deccal nasıl imal oluyor o zaman, 20 kilometrelik deccal? Hadi 300 metrelik eşeği anlattın, genetikçilerle falan hallettin. 20 kilometrelik deccalden bahsediyorsun sen, o ne olacak? Bir de, “çorba dağları var, adamın yanında geziyor” diyorsun. Halbuki müteşabih; çözmeyi, anlatmayı bilmediği için, Bediüzzaman da söylüyor; “böyle tipler İslam’a müthiş zarar verecekler” diyor “bilerek veya bilmeyerek zarar verecekler” diyor Risale-i Nur Külliyatı’nda. Aynısı oluyor şu an. Akıl almaz tahribat yapıyor. Bu dediklerim de sadece bir tanesi. “Hz. Mehdi (a.s) bir bağıracak, bir tekbir getirecek, bütün binalar 10 şiddetinde deprem olmuş gibi çökecek” diyor, yerle bir olacakmış. Hem Hz. Mehdi (a.s) çok müşfik ve mülayim olacağından bahsediyor hem de “yerle bir edecek binaları” diyor. “Adriyatik Denizi kuruyacak” diyor “Hz Mehdi (a.s)’ın talebeleri beraber yemek yiyecekler, hiç birinin haberi olmayacak” diyor. Akdeniz ülkelerindeki adamların hiç birinin haberi olmayacakmış. Deniz de cam gibi donacakmış. Hayret! Bu adama inanmaları inanılır gibi değil. Ya inanıyor gibi görünüyorlar veyahut bilemiyorum harika bir durum var. Ne diyorsun?
ALTUĞ BERKER:Yeni bir şey daha diyordu geçenlerde.
ADNAN OKTAR:Ne diyor?
ALTUĞ BERKER:Siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah; “çarşılar yakınlaşmış” hadisini okudu o programda. “Hadi buyurun, anlayın” gibi bir şey söyledi.
ADNAN OKTAR.Yok, yok; onu bizim açıkladığımız gibi açıkladı. Yavaş yavaş, hafif çözülmeye başladı. “İnternetle çarşılar yaklaştı” diyor. İlk kabul ettiği konu bu, bizim açıkladığımız bir konu bu. Bizim açıklamamızdan sonra bunu açıkladı, bunu kabul etmiş. Yavaş yavaş, çok küçük, milimlik bir gelişme var ama dur bakalım, hayırlısı. Astronot olduktan sonra böyle bir değişime de uğramış olabilir, bilmiyorum. “Bir kısım enaniyeti kavi, imanı zayıf ulema da tamamen reddi cihetine gitmişlerdir” diyor. “Halbuki bu dünya imtihan meydanıdır. Akla kapı açılır, fakat ihtiyarı elinden alınmaz” diyor. “O yüzden müteşabih hadisler ancak tahakkukundan sonra ilimde rasih olanlar tarafından,” yani rusuh sahibi, ilim sahibi kişiler tarafından, “açılır, hakikatleri ortaya konur” diyor. “Allahualem ve bilsevap denilerek o gerçekler ortaya konur” diyor, açıklıyor.
Cübbeli’ye niye öyle ağır konuşuyorsun, çocuğa? Biz eleştiriyoruz ama faydalı yönleri de var. Öyle olmaz. A9 tabii çok mükemmel, akşama kadar iman hakikatleri anlatılıyor. Reklam falan, hiçbir şey yok, dikkat ederseniz. Sadece imani konular anlatılıyor.
“Yakışıklı Hocam, maşaAllah neşeniz renk getiriyor evlerimize. Artık gece sohbetleri mail adresi yerine huzur sohbetleri yapalım, inşaAllah. Bu kanallardan gülüşünüz, muhabbetiniz eksik olmasın, inşaAllah. Konya’dan Kadir Agah Yalçın.” MaşaAllah.
Hz. Mehdi (a.s) konusunda hep Cübbeli’nin ekibinden bir eleştiri geliyor ama çok ilkel, çok eksik, akılcı olmayan, çok mantıksız, kalitesiz bir üslupla konuşuyorlar. Bunun küçük bir ekibi var anladığım kadarıyla. Benimle böyle akıllı, mantıklı konuşurlarsa ben onlara güzel güzel cevap veririm, ama uçuyorlar adeta, görüyorsunuz anlattıklarımı. Bunu bırakacaklar. Makul ve mantıklı konuşsunlar, o zaman tamamdır. Ama bak, ağabeyleri de yavaş yavaş düzelmeye başladı. Söylediğimiz hadisi kabul etti, açıklamamızı kabul etti. Dur bakalım, hayırlısı. Çünkü ‘pazarlar yaklaştı’yı kim bilir nasıl açıklayacaktı. “Pazarlar yürüyüp evin içine girecek” falan da diyebilirdi.
ALTUĞ BERKER:Sütunlara öyle diyor.
ADNAN OKTAR:Evet, sütunlara öyle diyor. Bu iyi bir şey, dur bakalım hayırlısı.
Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
Devamı ...