SUNUCU: Programımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR: Asıl sorun samimi olunmakta. Müslümanlar samimi olurlarsa, sorun kalmıyor, iyi niyetle bakmak lazım. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine samimiyetle baktığımızda, mesela ay ve güneş tutulması dediğinde, tutulmuş mu, tutulmamış mı bakarız. Baktığımızda tutulmamışsa, tutulmadı deriz, ama tutulduysa, ispatlı, belgeliyse tutuldu deriz. İspatlı, belgeli olarak tutulmuş güneş; 15 gün arayla ay ve güneş tutulmaları olmuş. Kuyruklu yıldızların çıkıp çıkmadığını samimi olarak baktığımızda görüyoruz, çıkmış. Kuyruklu yıldızlarla ilgili detaylar da aynısıyla çıkmış. Bakın detaylar çok şaşırtıcı, Müslümanların bununla coşmaları lazım, Peygamberimiz (s.a.v.)’e sevgilerini kat kat arttıran büyük bir olay bu. Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki, “İki uçlu kuyruklu yıldız çıkmadan önce yağmurlar kesilecek.” Bütün Türkiye’de yer yerinden oynadı, yağmurlar kesildi, bütün dünyada yer yerinden oynadı, değil mi? O devrin gazete haberlerini aslında toplayıp-getirelim. Sonra da “yağmurlarda muazzam bir artış olacak; kuyruklu yıldızın çıkışından sonra” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bu da oldu. Aynı dönemde ekonomik kriz olacağını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.); tabii ekonomik kriz olarak demiyor da, kıtlık diyor. “Çarşı pazarların çökmesi, insanların alışveriş yapamamaları, alışveriş yapamamaktan yakınmaları, bu olacak” diyor, bu da oldu. Şimdi samimi, dürüst insan bunlara baktığında, bunun olduğunu görür, ama demagoji yapmaya kalkan kapatıyor, kapatabiliyor. Bediüzzaman ile ilgili de; Bediüzzaman çok net olarak söylüyor “benden yüz yıl sonra Hz. Mehdi (a.s.) gelecek” diyor, açık söylüyor, çok açık. “Risale-i Nur’u hazır bir program olarak alacak ve tatbik edecek” diyor. “Hz. İsa (a.s.) gökten inecek, Hristiyan aleminin başına geçecek, onların Müslüman olmasını sağlayacak” diyor, çok net söylüyor. Sonradan bir kısım güruh çıktılar; onu bir şekle sokmak için, kendi zeka anlayışlarına göre, kendi akıl anlayışlarına göre, garip yorumlarla güya bir şekil verdiler. Kardeşim şimdi anlattıklarına kendileri inansa, hakikaten ben o kadar şaşırmayacağım. Kendileri kendi anlattıklarına hiçbir şekilde inanmıyorlar. Hz. İsa (a.s.)’ın indiğine, mesela İhsan Atasoy Ağabeyimiz inanmıyordur. Çünkü Hz. İsa (a.s.) geldiğinde zaten İslam dünyaya hakim oluyor ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın o dönemdeki vazifelerinden biri de, Hz. İsa (a.s.) ile birlikte namaz kılmasıdır.
Ne güzel oluyor Avrupalılar, yabancılar, maşaAllah. Allah hepsinde ayrı bir güzellik yaratıyor, hepsi ayrı bir tatlılıkta, şekerlikteler. Mesela adamlar Litvanya’ya düşman, Rusya’ya düşman, Almanya’ya düşman, İsrail’e düşman, halbuki hepsi güzel insanlar, tertemiz insanlar, İslam’ı bilmiyor olabilir. Bildiği halde kendi çoluğu çocuğu bile dinsiz oluyor, kendi kızı, kendi oğlu kimbilir ne hallerde yaşıyorlar. Oturuyor, onları gözü görmüyor da, din daha ulaşmamış, İslam daha ulaşmamış, ehl-i fetret sayılabilecek insanlara nefretle ve kinle yaklaşıyorlar, bu çok yanlış, çok anormal bir hareket. Dürüst Müslüman, samimi Müslüman o kadar çok olmaz. Onun için samimi ve dürüst olan, iyi niyetli olan, candan, halis Müslümanlar ısrarla hakkı anlatsınlar. Mesela bakın ben samimi olarak anlatmak istiyorum, Allah televizyon kanalı da veriyor, internet siteleri veriyor, radyolar veriyor. İnterneti yarattı Allah ahir zamanda; Hz. Mehdi (a.s.)’a hizmet etsin diye yarattı, vesile etti Allah. Talebeleri de ondan istifade ediyor, bizde Hz. Mehdi (a.s.) talebesi olarak istifade ediyoruz, çok büyük bir kolaylık. Mesela ben radyoların böyle emrimizde olacağını, televizyon kanalı olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Televizyon kanalı kurmak benim için bir ütopyaydı, olacak iş gibi görünmüyordu, çok zor görünüyordu.
ALTUĞ BERKER: 1980’den sonra özellikle çok arttı Hocam. Ne cep telefonu vardı, ne başka bir şey, internet, hiçbir şey yoktu, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Teknoloji adeta patlama tarzında gelişti; iPodlar, şunlar bunlar, iFon, bilmem ne falan feşmekan. Muhteşem ve güzel gelişmeler oluyor. Orada İslam alemi bir anda karıştı, harika olaylar oluyor. Cübbeli zuhur etti, astronot; nam-ı diğer astronot. Astronot panik halde Hz. Mehdi (a.s.) gelmedi demeye başladı. Aydın Doğan medyası panik halde Hz. Mehdi (a.s.) gelmedi demeye başladı. Fatih Altaylı panik halde Hz. Mehdi (a.s.) gelmedi ve gelmeyecek demeye başladı ve el ele bir zincir oluşturdular. Bir kısım şahs-ı maneviciler, Mehdiyet’i boğdular adeta şahs-ı manevi iddiası içerisinde. Kardeşim şahs-ı maneviyi tamam, kabul edelim. Peki şahs-ı manevinin başına birisi geçmeyecek mi? Geçecek şahsın adı Mehdi’dir işte, karmaşık ne var? İttihad-ı İslam olmayacak mı? Olacak. İttihad-ı İslam oldu dediğimizde; biz diyeceğiz ki, şu an İttihad-ı İslam kuruldu. Oradan bir çocuk çıkar der ki; “Ağabey bu İttihad-ı İslam kurulduysa bunun bir başı var mı, bu topluluğun bir başı var mı?” diyecek, değil mi? Biz mesela Türkiye Devleti diyoruz, adam geldiğinde sormaz mı, bu devletin bir başı var mı, yok mu, değil mi? Başı var, Cumhurbaşkanı var işte. Hahamların hahambaşı oluyor, Katoliklerin papası oluyor, masonların meşriki azamı oluyor. Müslümanların nasıl başı olmuyor, nasıl bir manevi lideri olmuyor? İşte o manevi liderin adı Hz. Mehdi (a.s.)’dır. Hepsinin, Şii’sinin, Alevi’sinin, Sünni’sinin, hepsinin manevi lideridir, çok açık, bunu anlamazdan gelmeye gerek yok. Ama bugünler önemli olduğu için; her konuşmamız banda alınıyor, bunlar saklanıyor. Mesela 5 yıl, 10 yıl sonra bu konuşmaları dinleyecek kardeşlerimiz, orada çok şaşıracaklar, çok zevkli olur. Dediklerimin bire bir aynısıyla çıkması çok çok güzel olur.
Dürüst olmak, samimi olmak bayağı güzel ve zevkli iken, bu adamların zoruna ne oluyor? Hz. Mehdi (a.s.) çıkmazsa, sana ne, sen ne derdine düşüyorsun? Çıkmazsa, Allah çıkartmaz, değil mi? Sen yap, sen derdine düşme. Ama bir hayır vardır tabii, bunlar da belki böyle hakikaten çıktı deseler, bir kısım kişiler telaşa kapılabilirler. Allah’ta onlara öyle söyletiyor demek ki, bir hayır var, hayırsız hiçbir şey olmaz. Cübbeli’nin çıkmasında da bir hayır var. Tabii şimdi herkes Hz. Mehdi (a.s.) çıktı derse, Hz. Mehdi (a.s.) nerede diyecekler, bayağı bir olay çıkar. Hayır var, ama böyle bir ortamda, böyle sıcak bir ortamda sevgiyi, barışı, kardeşliği yayacak kardeşlerimiz, Mehdilik bu. Güzellik, rahatlık, iyilik, cennetin bazı yönlerini adeta cennet gibi dünyada yaşamak, budur, Mehdiyet budur. Dünyada da insanlar mesela üniversitede okuyor, niye okuyor? Rahat yaşamak için okuyorlar. Birçok kişi tabii vatan, millet diyorlar gerçi ama işin kökeninde, birçoğunda rahat yaşamak vardır. Birçoğu da tabii Allah rızası için okur, vatan, millet yararına okur, hayır için okur. Ama bizim Türkiye’miz, maşaAllah genellikle dindar, onun için hep Allah’ın rızasını isteyerek hareket eder insanlar. Biraz vaktin takibini iyi yapması lazım kardeşlerimizin. Bakın 2012’yi önceden haber verdim; Allah’ın dilemesiyle, inşaAllah, hayret edilecek olaylar 2012’de. 2014, çok çok değişik olacak, bir yere, bir kağıda yazsınlar 2014’ü. 2017’yi bir yere, bir kağıda yazsınlar. Beraber olacağız evelAllah, daha heyecanlı, daha şevkli olarak hep karşılarında olacağım, inşaAllah. Eze eze, söke söke böyle, çaka çaka, Türk-İslam Birliği’ni yapacağız, oluşturacağız, Allah’ın izniyle, inşaAllah. Türkiye büyüyecek, çok büyük olacak, inşaAllah. Dünyanın merkezi olacak Türkiye. Haritada da bakıyorum, Türkiye dünyanın ortasında değil mi? Tam köprü, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hocam, doğal afetlerin artması, büyük şehirlerin yok olması Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alametidir. 2011’in başlamasıyla birlikte ardı ardına çok büyük doğal afetler yaşandı. “Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur.” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadisinde. “Zelzeleler, belalar, büyük olaylar yaklaşmış demektir… Kıyamet ellerinle başın arasından daha yakındır…” diyor, bunları gördüğümüz zaman.
ADNAN OKTAR: Cübbeli, şimdi senin bu anlattığının farkına varmış, 8 yıl Hz. Mehdi (a.s.) çıktı demiş adam zaten, 8 yıl. 8 yıl ne demektir? Ve Mahmut Hocamız da 8 yıl geceli gündüzlü bunu tasdik etmiş, bu haberi tasdik etmiş. Demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’ın alametlerinin tamamının çıktığına 8 yıl inanmışlar, demek ki çok iyi biliyor. Şimdi Arifan’da yazıyor, ama kendi yazdığına kendi inanmıyor. Sen 8 sene Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıktığını net söylemişsin ve şu an 30 yaşında diyorsun, yaş veriyorsun artık. Deccalin çıktığına bir kere inanmışsın, süfyanın çıktığına inanmışsın, Hz. Mehdi (a.s.) alametlerinin çıktığına inanmışsın, hepsine inanmışsın ki, koskoca cemaatin de inanmış ve Hz. Mehdi (a.s.) çıktı deyince bunu saygıyla karşılayıp, inşaAllah görürüz demişler. O yüzden sen coşkuyla dua ediyordun Hz. Mehdi (a.s.) için, Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhuru için, değil mi?
VTR: Cübbeli; hutbelerde Deccal’in anlatılmamasının Kıyamet’in yaklaştığının alameti olduğunu anlatıyor.
VTR: Cübbeli; Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedilmemesinin, Kıyamet’in çok yaklaştığının alameti olduğunu anlatıyor.
ADNAN OKTAR: İşte bakın Cübbeli’nin yapmadığını biz yapıyoruz. Diyor ki, yapmıyorlar, anlatmıyorlar. Sen anlatmıyorsun işte, biz de anlatıyoruz. Var gücünle tavır aldın Mehdiyet’e, İttihad-ı İslam’a karşı tavır aldın ve hiçbir şekilde İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyor, İtthad-ı İslam’ın oluşmasını da istemiyor. Çünkü istediğinde, Mehdiyet’i de istemiş olacak. Şu an kabusu haline geldi Mehdiyet.
“Selamun Aleykum Sayın Adnan Oktar Hocam. Ben Bulgaristan’dan Beyhan.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Sabahları da program yapmanız çok iyi oldu. Hocam bir sorum var, Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde ben Hz. Mehdi (a.s.)’ım diye kendini tanıtmayacak, değil mi? Biz onun çıktığını nasıl anlayacağız? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) İstanbul’dan zuhur edeceğini hadislerden haber vermiş. Bu demek oluyor ki, Hz. Mehdi (a.s.) ilk önce Türkiye’de hüküm edecek, belli olacak. Türkiye’den sonra nerede anlaşılacak, acaba Orta Doğu’da mı anlaşılacak? Hocam çok merak ediyorum, biliyorsanız açıklayabilir misiniz? Saygılarımla, hoş çakalın.” Fethullah Hoca’ya soruyorlar; o zamanlar hatırlıyorum, ben çok titiz takip ederdim, 79-80-81-82’lerde Fethullah Hoca’nın konuşmalarını, ona soruyorlar, “Hz. Mehdi (a.s.) nasıl belli olacak?” diyorlar. “Allah Mehdi’sini tanıtır, kendisi tanıtır.” diyor. “Olaylarla, mevcelenmelerle” diyor kendi o özel üslubuyla, “Hz. Mehdi (a.s.) gittikçe kendini hissettirmeye başlar” diyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ı dış olaylar insanlara anlatacak, Hz. Mehdi (a.s.) kendi anlatmayacak. Allah insanlara anlatacak, görecek insanlar da, anlayacaklar, inşaAllah.
“Seyyid Muhammed Adnan Hocam, İslamiyet’i ne kadar güzel tanıtıyorsunuz, maşaAllah. Ama sizleri ve bayan kardeşlerimizi çok kıskanıyorlar Hocam. Allah sizlerle beraber olsun, inşaAllah. Melih Sivaslı.” “Hocam şahanesiniz, maşaAllah.” diyor, Gülşah Hanım. “Ömer Çelakıl, Kuran mucizelerini yorumlayan şahıs, ben birkaç kez tevafuk olarak dinledim. Açıklamaları doğru mu, ne düşünüyorsunuz?” Ömer Çelakıl kardeşimiz genellikle dürüst, samimi insandır, bir çıkarı yok, Allah rızası için anlatıyor. Doktor o bildiğim kadarıyla, değil mi?
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Dürüst olduğu, konuşmalarından, üslubundan çok açık anlaşılıyor. Ama tabii temkinli olması lazım çünkü konuştuğu kanallar ilginç kanallar. Belirli bir dereceye kadar bazı şeyleri anlatabilir, yani çok detaylı anlatamaz. Ama dürüst olduğu, bir insanın zaten üslubundan, yüzünden, ses tonundan çok açık anlaşılır. Onun dürüst olduğunu anlamamak için, çok özür dilerim eşek olmak lazım, çok açık anlaşılıyor, değil mi? Dürüst insanı her insan anlar, samimi insanı her insan anlar. O da klasik samimi, dürüst insanlardan birisi, hemen anlaşılıyor.
“Selamun Aleykum aslan Adnan Hocam. Cebinde akrep varmış gibi davrananlar olmasa, düşünüyorum da, inşaAllah şehirlerde ışıklı reklam panolarında müthiş tebliğ yapılırdı. Metrolarda, caddelerde şahane çalışmalar yapılırdı, renk renk ilanlar olurdu. Her şeyde hayır olduğu gibi, bu kadar olmasında da hayır vardır. ‘Biz daha başlamadık, 2012’den sonra katlanarak artacak faaliyetlerimiz, inşaAllah.’ demiştiniz. Ayrıca Berker Şeyhimiz ile de program şahane, ancak Oktar Babuna Hocamız olduğunda da çok güzel oluyor, duraksama olmuyor, tam dengede oluyor. Siz daha iyi bilirsiniz elbette Hocam. Fikirlerinizi istirham ediyorsunuz şefkatle, bizler de naçizane söylüyoruz, inşaAllah.” Hasan kardeşimiz Kahramanmaraş’tan yazmış. Doğru tabii cebinde akrep olanlar, Hocam’ın cebinde akrep yok, o akrebi Hocam kovaladı, onun akrebi yok da, hakikaten cebinde akrebi olan binlerce insan var. Allah için isteseler, muazzam hizmetler verebilirler. Mesela, kitap alıp dağıtabilirler, Kuran alıp dağıtabilirler, konferanslar verebilirler. O kadar kolay ki, çok çok kolay; sen yapamıyorsan bile, hazır kitaplar, eserler var, onları alıp-dağıtabilirsin. İlan panoları yapabilirsin, televizyonlarda ilanlar verilebilir, muazzam hizmetler yapılabilir. Habire biriktirmenin peşindeler, sonucunda da tabii yeterli bir çalışma, istediğimiz anlamda pek olmuyor. Ama olmamasında da hayır var çünkü birden olursa ahir zaman olmaz. Ahir zaman olması için birden olmama gerekiyor, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Mali’de Türk Koleji öğrencileri, “Ceddin deden neslin baban” söylüyorlar inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bakayım, Mali’de.
VTR: Mali’de Türk Koleji öğrencileri, “Ceddin deden neslin baban” söylüyorlar.
ADNAN OKTAR: Çok şekerler, acayip sevimliler. Fethullah Hocam’ın okullarında değil mi?
ALTUĞ BERKER: Allahualem.
ADNAN OKTAR: Fethullah Hocamız’ın hizmetleri bu tarzda işte, ne güzel bakın çocuklara Ceddin Deden’i öğretmiş, onlar da gayet güzel söylüyorlar. Fethullah Hocam iyi insan, güzel insan, onu incitmeyin, kalbini de kırmayın. Zaten başında bin bir türlü gaile var, çok zor ortamda yaşıyor, değil mi? İşte CIA bir yandan, FBI bir yandan, şunu bir yandan, bunu bir yandan, bin bir türlü adam, kurum, kuruluş uğraşıyorlar. Baskı altında, tehdit altında, zorluklar altında yaşıyor ve buna rağmen böyle çok güzel hizmetler veriyorlar. Hayır, hikmet gözüyle bakalım, sevgi gözüyle bakalım, hayra yoralım, şerre yormayalım, kırıcı konuşmaktan da kaçınalım. Çünkü bakın, Fethullah Hocam hakkında söz söyleyecek kişi en az onun kadar hizmet ederse, tamam. O hizmet böyle yapılmaz, böyle yapılır derse, bu olur. Siz beceremiyorsunuz bu işi, bakın ben daha güzelini yapıyorum derse, o olur. Ama ben de yapamıyorum, sana da yaptırmıyorum derse, bu olmaz, şimdi bu yakışık almaz, değil mi? Bizim olayda da öyle, kardeşim Darwinizm’e, materyalizme karşı sen mücadele verebiliyor musun? Veremiyorum. Bizim mücadelemize ne diyorsun? Onu da engellemeye çalışacağım, diyor, olmadı, yanlış. Sen yap, bu kitapları bas, dağıt, bende senin kapının bekçisi olayım, kapıcın olayım. Hem yapmıyorsun, hem faaliyet yapanı engellemeye çalışıyorsun, bu olmadı, bu çok samimiyetsizlik, dürüst bir hareket olmaz.
ALTUĞ BERKER: CanliTv.Cominternet sitesinden arama yerine A9 yazarlarsa Hocam, bizim canlı yayınımızı bütün gün seyredebilirler. Şu anda da kanalların arasında da 26. A9 TV. Bütün gün canlı yayını oradan izleyebilirler, inşaAllah. CanliTv.Com
ADNAN OKTAR: “Çok önemli, acil, hayati, durumu kritik hasta. Merhaba Hocam.” Merhaba. “Ben Ali, babam Mehmet Bektaş, şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisinde yatmaktadır, hayati durumu çok kritiktir. Adnan Hocam’a ulaşarak babamın sağlığına kavuşması için bir hayır duasını almak istiyorum.” Allah şifa versin, telefonla görüşmeye gerek var mı? Görüşürüz de gerçi… Allah sağlık sıhhat versin, Allah sıkıntısını alsın üzerinden, ferahlığa eriştirsin.
“Selamun Aleykum” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu “Sevgi ve şefkat pınarı, hazanla geçen ömrümün, ilk baharı” ne güzel, ifade. “Efendimiz (s.a.v.)’in torunu” diyelim, evet. “Allah’ın tecellisi, Seyyid Muhammed Adnan Hocam, A9 kanalımızın yayına başlaması, Allahualem astronotun şekerini yükseltti, Hocam. ‘Bana destek olun da tv kanalını, bir an önce açalım. Yoksa, meydan boş kalır’ diyor, astronot efendi. Mehdiyet ne kadar güçlenirse, deccaliyet hemen karşı bir atakla cevap veriyor. Cübbeli de farkında olmadan, cahillikle deccalin etkisine kapı açmış oluyor; bilgisizliğinden, bilmeden sanki” diyor, evet. “O, nurlu ellerinizden hasretle öpüyorum” diyor, Üsküdar’dan Recep kardeşimiz.
“Şu an, üç kişi seyrediyoruz, Hocam” diyor, evet. Kardeşimiz, bir site kurmuşlar. “Bu, şu an Hocamız’ı canlı olarak izleme linki koyduk. Burada bizimle birlikte izleyebilirler. 10 kişinin sitesinde bedava yayınlıyoruz” diyor, evet. “Chat sayfaları sayesinde, kardeşlerimiz burada iletişime geçebilirler. Mümkünse bizim sitemiz de alt yazıda geçmesi mümkün mü? İnşaAllah” diyor. Yalnız şimdi bu isim biraz acayip. İsmi değiştirelim. Ne diyelim? İslamaHizmetEdenler.Com olabilir, mesela o şekilde olabilir, değil mi?
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah, Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet, o isim biraz kafa karıştırabilir.
Kayseri’den Mustafa Aslantaş, Meryem Satıhan Arınmış kardeşimiz, bunlar, “hepimiz seyrediyoruz, Hocam” diyorlar. Fatih Altuntaş, Rotterdam Hollanda’dan yazmış, “Hocam, seyrediyoruz” diyor. “Allah sizden ve talebelerinizden kat kat razı olsun.” Evet. “Esselamun Aleykum Hocam” ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Bugün yine, karizmatiksiniz” diyor. Demek ki var bir şey. “Ben Kahramanmaraş’tan Ömer Faruk Günay, Hocam, sizinle tanışmak istiyorum. Ağabeyim ile ben sizin öğrenciniz olmak istiyoruz, maşaAllah. Allah hepimize Hz. Mehdi (a.s.) dönemini görmeyi nasip etsin. Annem, babam, akrabalarımız, hepimiz sizi çok seviyoruz. Allah sizi başımızdan eksik etmesin, dualarınızı bekliyoruz. Hayırlı yayınlar, benim canım Hocam. Sizi çok seviyoruz. Ömer Faruk Güney.” Evet, bu bizim A9’un akrabalarınıza, kardeşlerinize, tanıdıklarınıza tanıtılması çok önemli, hatta benim yakınlarımdan falan baktım, bilmiyorlar açmayı. Çocukları gönderdim, onlar açtı gösterdi. Çok güzel, çok hoşlarına gitti. Birçok insan bilmiyor, televizyon tamircisi çağırıp açtırtsınlar, bu A9’u izlemeyi göstersinler. Uydusu olmayanlara, mutlaka uydu aldırın, uydu anten taktırın. Daha önce de söylemiştim, yine söylüyorum, yine söyleyeceğiz de.
“Celal Şengör, İslam’la ilgili makale yazmış, acaba dine mi dönüyor? İnşaAllah, belki sizin eserlerinizden etkilenmiştir” diyor. Doğru mu, bu? Celal Şengör, öyle bir şey yazmış mı?
ALTUĞ BERKER: Öğreneyim Hocam, inşaAllah.
İsrail’in 9 sene önce yaptığı bir katliam vardı Hocam, Hayfa’da Cenin Kampında. 1300 savunmasız kadın ve çocuk şehit edilmişti burada. Bombardıman yapmıştı İsrail oraya, tanklarla, helikopterle kuşatılmıştı; 3 Nisan 2002’de yapmıştı. 14.000 kişi yaşıyordu, daha sonra buldozerlerle evleri de yıktı. 1300 kişi de şehit olmuştu.
ADNAN OKTAR: Halbuki İsrail ısrarla şefkatle karşılık verse, çok olumlu olurdu etkisi, çok güzel olurdu etkisi; gereksiz şiddet kullandılar. Gerçi artık dindarlar bu şiddete karşı tavır alıyorlar, gereken baskıyı hükümete yöneltiyorlar, ama daha önce yaptıkları hiç hoş olmadı, çok kötü oldu.
“Seyyid Muhammed Adnan Hocam, maşaAllah stüdyonuz ne kadar güzel. Bana Osmanlı’yı hatırlatıyor. Sizler de çok güzelsiniz, maşaAllah.” diyor, kardeşimiz, Allah razı olsun. “Seyyid Muhammed Adnan Hocam, bizler sizi canlı olarak görmek istiyoruz. Stüdyonuza izleyici olarak katılmamız, mümkün mü acaba?” diyor, Deniz Hanım. Tabii çok hoşumuza gider, memnun oluruz, şeref verirsiniz. “Seyyid Muhammed Adnan Hocam, kanalınızı yeni keşfettim, sürekli izlemeye çalışıyorum. Hocam, A9 TV ilanlarında, sürekli sizin ‘Yaratılış Atlası’ kitabınızın ilanını izliyorum. Gözüm düşüyor ama alacak maddi gücüm yok. Bana bu kitabı hediye edebilir misiniz? Allah yardımcınız olsun.” Şimdi Fatih sen bunu söyleyince, biz aksini söyleyemeyiz zaten. Tabii ki, Fatih kardeşimize kitap gidiyor, inşaAllah. Perihan Hanım yazmış, Perihan Şentürk. Evet, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Filistin toprakları Hocam, İsrail’in 1946’dan beri işgal ettiği topraklar. Önce yeşille gözüken Filistin toprakları, en solda. Gittikçe zamanla İsrail işgal ede ede, Filistin’in topraklarını bitirmiş; en sağda gözüktüğü kadarıyla, inşaAllah. Orada sıkıştırdılar, Filistinlileri.
ADNAN OKTAR: Hiç gereği olmayan bir şeydi bu. İnşaAllah Mehdiyet devrinde bu sıkıştırmalar, büzüştürmeler, eziştirmeler bunlar hepsi kalkacak, inşaAllah. Bütün o sınırların hepsini yıkacağız, Allah’ın izniyle. Müthiş bir ferahlık ve rahatlık olacak, tamamen gereksiz. O kontrol noktaları, bilmem neler, beton mevziler falan, hepsini kaldıracağız, Allah’ın izniyle.
Meryem Suresi, 66. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım. “İnsan demektedir ki: ‘Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?’” İnsanların büyük bir bölümünde, özellikle ahir zamanda da bu inanç zayıflığı çok yaygın. Ta dünyanın en başından beri hep bu konuda insanlarda ve cinlerde; cinlerde de bu dert vardır. Cinlerin de bir çoğu yeniden yaratılışa inanamıyorlar. Duvardan geçiyor adam, bak duvardan geçiyor, Amerika’dan Türkiye’ye bir saniyenin içerisinde geliyor, ama buna rağmen ruhun varlığına inanamıyor. Ben öldükten sonra dirileceğime inanamıyorum, diyor. Kendi ruh zaten, ruh halinde duvardan geçiyor, yerin dibinden geçiyor, yerin merkezine girip çıkıyor adam, buna rağmen nasıl olacak bu yeniden dirilme ben anlayamıyorum, inanamıyorum, diyor cinler. Birçoğu öyle imansızdır. “İnsan önceden hiçbir şey değilken, gerçekten Bizim onu yaratmış olduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?” diyor Allah. Daha önce hiç yoktunuz, birden yarattım, diyor. Ahirette de aynı şekilde olacak, diyor Allah işte. Birden yaratacağım sizi, diyor. “Andolsun Rabbine, onları da şeytanları da mutlaka haşredeceğiz,” onları da dirilteceğim, diyor Allah. “...sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız”. Cehennem arazisinin kenarına getiriliyorlar, hepsi diz çöküp oturtuluyorlar. Müslümanlar ayaktalar, onların yanlarında bir sürücüleri var. Sağlarında bir ışık ve önlerinde de bir ışık var; nur tarzında. Ehl-i küfür cehennem arazisinin kenarına getiriliyor, çevresinde dizüstü çöktürülüyorlar, hazır bulunuyorlar, hazır olarak bekliyorlar; dizüstü çökmüş olarak. “Sonra, her bir guruptan Rahman (olan Allah)’a karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanı ayıracağız”. İşte Marks, Lenin, Darwin, Abdullah Öcalan gibi böyle gözü dönmüş, insanlara zulmetmiş, kan akıtmış azılı zalimler. “...en şiddetli olanlarını ayıracağız. Sonra Biz ona (cehenneme) girmeye en uygun olanı daha iyi biliriz.” Hepsini Biz biliyoruz, diyor Allah. Ama Müslümanlar da orada, kafirler de dizüstü çökmüş olarak bekliyorlar arazide. “Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur.” Cehennem arazisine herkes girecek, diyor Allah, yani hepiniz cehennemi yakından göreceksiniz, diyor Allah. “Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır”. Bunun ikinci bir yolu yok, mutlaka ben bunu uygulayacağım, diyor Allah. “Sonra, takva sahiplerini kurtarırız...” Takva sahipleri cehennem arazisinden alınıyorlar, siz gelin deniliyor, onları geri çekiyor Allah. “...ve zulmedenleri dizüstü çökmüş olarak bırakırız.” Siz oturun-bekleyin, siz gelin diyorlar Müslümanlara. Müslümanlar alınıp cennete götürülüyorlar o araziden. Onlar dizüstü olarak bekliyorlar. Ondan sonra da yerde sürüklenerek cehenneme götürülüyorlar, sürüklenme şeklinde. “Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkarcılar, iman edenlere derler ki: ‘İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?’”. Yani dinsizler Müslümanlarla alay ediyorlar, biz daha üstünüz, diyorlar. “Onlardan önce nice insan-nesillerini yıkıma uğrattık, onlar mal (giyim kuşam, eşya) bakımından da, gösteriş bakımından da daha güzeldiler”. Çok gösterişli binaları vardı, çok gösterişli giyiniyorlardı, tipleri şahaneydi, diyor Allah. İmkanları mükemmeldi, ama hepsini yıkıma uğrattım, diyor Allah. “De ki: ‘Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır;’” İmkan tanır, mesela firavunlara deccallere, İstanbul’da çıkacak o münafık hocaya, o azılı münafığa, o küçük deccale Allah süre tanıyor, imkan tanıyor. Mesela topala süre tanıyor, isterse Allah canını alır, ikisinin de canını alır, almıyor Allah, uzatıyor, imkan veriyor. Bakın, “...ona süre tanıdıkça tanır;” Deccale de öyle, süre tanınıyor. “Kendilerine va’ad edileni- ya azabı, ya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık, kimin yeri( makam mevki) daha kötü, kimin askeri- gücü daha zayıfmış öğreneceklerdir”. Bakın diyor ki Allah: “Ona süre tanıdıkça tanır. Kendilerine va’ad edileni”. Ne va’ad ediliyor? Hz. Mehdi (a.s.), ne va’ad ediliyor? Hz. İsa Mesih (a.s.). “...ve kıyamet saatini gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir. Allah, hidayet bulanlara hidayeti artırır.” Yani Mehdilik özelliği olanlarda, Mehdi olanlara Allah hidayet verip, daha da artırıyor o güçlerini, inşaAllah. “Sürekli olan salih davranışlar,” yani Allah’ın hidayet ettiği kişi, Mehdi; hidayet kökeninden gelen bir söz. Allah’ın hususi hidayete erdirdiği kişi, hidayete vesile olan anlamına geliyor. “Sürekli salih davranışlar,” bakın yine açıklıyorum ayeti, “Allah, hidayet bulanlara hidayeti artırır.” Bütün Müslümanlar hidayet bulduğunda, onlar bir nevi Mehdi olurlar ve Allah onların hidayetini artırır. “Sürekli olan salih davranışlar, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır.” Mesela namaz kılıyor, sürekli olacak. Güzel ahlak gösteriyor, sürekli olacak. Sabırlı, sürekli olacak. Şefkatli, sürekli olacak. Ben gençliğimde kılıyordum namazlarımı, şefkatliydim, şimdi değiştim, diyor. Olmaz. Allah ne diyor bak? “Sürekli olan salih davranışlar,” yani samimi davranışlar, “Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır”. Doğru olan budur diyor Allah, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Deccal nerde diye diyenler, Müslümanlara yapılan zulümleri göz ardı etmemeli, “Fildişi Sahili’nde yaşanan iç savaş nedeniyle Müslümanlar şehit ediliyor, camiiler bombalanıyor.” 800 ölü bir kasabada, Fildişi Sahili’nde katliam. Abidjan’da 10 tane cami ateşe verilmiş. 70 binin üzerinde insan, komşu ülke Liberya’ya sığındığı bildiriliyor.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Allah ahir zamanı hayırla, güzellikle yaratıyor. Tabii bu kardeşlerimizin çektiği çileler de, onların İslam’a, Kuran’a iyice sarılmalarına vesile olacak, inşaAllah. 800 ölü, hepsi şehit olmuşlar.
Mustafa Nuhoğlu: “Bir sıkıntımı söylemek isterim Hocam” diyor. “Selamun Aleykum.” Aleykum Selam. “Muhammed Adnan Hocam” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu. “Gündüz yaptığınız programlar çok hoş, ancak okulda olduğumuz için sizi izleyemiyoruz. Sınavdan çıkıp sizi izlemeye geldim, ama bu her zaman mümkün değil. Ayrıca işe giden arkadaşların da sizi izlemesi çok zor. Gece Altuğ Hocamız’ın muhabbetleri çok güzel olsa da, sizin yerinizi tutamıyor. Sizi izleyebileceğimiz bir saat ayarlayabilmeniz mümkün mü? En iyisini siz bilirsiniz, inşaAllah. Tüm saygı ve sevgilerimle ellerinizden öperim. Mustafa Nuhoğlu.” Biz de sizin ellerinizden öpüyoruz. Allah sevginizi artırsın.
Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’a bazı dangalaklar ipsiz sapsız sorular soruyorlar, Şeyh Ahmet Yasin Hocam da o kadar muhteşem cevap veriyor ki, tam böyle beline beline oturtuyor. Şahane insan, acayip delikanlı, çok dürüst, çok yiğit, çok keskin zekalı, çok keskin akıllı ve bayağı kararlı, tam dava adamı. O mübarek Seyyidimiz’e buradan selam ediyoruz. Allah yolunu açık etsin. Talebelerine de Allah hidayet versin, Hocamız’ın değerini bilsinler, inşaAllah. Çok mübarek bir insan. Bu arada da Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Hocamız’ın da mübarek ellerinden öpüyorum. Allah ona sağlık, sıhhat, güzellik versin. Çünkü Seyyidimiz Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri, o güzel gül ağacının bir gülü. Bizim gül ağacına da derin sevgimiz var, ama gül ağacındaki o güle de sevgimiz var, inşaAllah. Dolayısıyla tabii asıl sevgimiz, asıl muhabbetimiz gül ağacına oluyor, inşaAllah, inşaAllah.
“Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir.”2016 veriyor ebcedi Berker’im.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah Hocam, hepsinin tam ahir zamana gelmesi çok acayip.
ADNAN OKTAR: Bak “Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir.” 2016. Maide Suresi 32’yi açıp baksınlar. “Ey iman edenler” diyor Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, 35. ayette. “Allah'tan korkup-sakının.” Ben Allah’ı seviyorum ama korkmuyorum, diyor. Güzel ahlaklı olamazsın, akıllı olamazsın Allah’tan korkmadan. Mutlaka Allah’tan korkmak gerekir. “…(sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın.” Mürşidler, alimler, özellikle Hz. Mehdi (a.s) bir vesiledir. Bak “O’na (yaklaştıracak) vesile arayın.” Sebep arayın. Hz. Mehdi (a.s) ne yapacaktır? İnsanların imanına vesile olacaktır. Mühim bir sebeptir ahir zamanda, vesiledir. “Arayın” diyor Allah. Ararsa, buluyor demek ki. “O'nun yolunda cihad edin-gayret edin-,” Allah yolunda mücadele edin,“umulur ki kurtuluşa erersiniz.”
ALTUĞ BERKER:İman hakikati resmi gösterebilir miyim?
ADNAN OKTAR:Evet. Bunlar ne şekerler, ikisi de uslu uslu dinliyorlar. Bu köfte ne yapmış? Uyuyacak yer de bulamamış, gitmiş orada uyuyor. Yerim ben onun burnunu. Bu kuzu olayı çok şahane bir şey. Ne tatlı varlıklar. Kulakların şekerliğine bak sen. O tombik de, o da gürbüz bayağı. Atı da tam aradığı gibi. Kedi de şeker. Bak olay çıkarmaya çalıştığını nereden anlıyoruz? Kulakların şeklinden. Gözündeki hınzırlığı görüyor musun? Sincap tam aradığı olay onun. Bu minik ayı kardeşler de birbirleriyle güreşip, günlük idmanlarını yapıyorlar bildiğim kadarıyla. Kuzu efendi de poz vermiş. Çiçekler ne güzel şeyler. Onlarda bir körpelik, tatlılık oluyor. Hep gıcır gıcır böyle pırıl pırıl bir tatlılık. O çok büyük bir güzellik. Şu süse baksana maşaAllah. Vay köfte. Ufacık canıyla oturmuş parmağın üstüne. Bunlar ne şeker şeyler. Bunlar pati pati yürümeleri, maşaAllah.
Samimiyetsiz adamları Müslüman kardeşlerimiz iyi farketsinler. Ben farkedememelerinin bir kısmına şaşıyorum. Adam alenen sahtekar, samimiyetsiz, gözümün içine baka baka yalan söylüyor; adamlar onu dinliyorlar. Buradaki mantığı ben kavrayamıyorum. Alenen sahtekarlık yapıyor, net sahtekarlık; anlayamıyorlar. Dürüst insanı, samimi insanı, samimi anlatım yapan bir insanı, insan çok rahat farkeder. Onun için dürüst olan, samimi olan insanlar birbirlerini çok iyi koruyup kollasınlar, birbirlerini desteklesinler. Samimi insanlar dünyada azdır ve çok değerlidir. Samimi insanların birbirini sevmesi, koruyup kollaması konumunda Allah onlara yardım eder, yollarını açar. Yani bir avuç dahi olsalar dünyaya hakim olurlar. Samimiyet çok hayati bir konudur.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Rum Suresi 58’de Cenab-ı Allah diyor ki; “Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik.”Ne güzel bak. Adamlar, yok, Kuran’da bilgi yok, diyor. Allah “var” diyor işte. “Her örneği de gösterdim” diyor Allah, inşaAllah.Şeytandan Allah’a sığınırım. “Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkârcılar, mutlaka: 'Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz' derler.” Geleneğimizi, bizim kendi geleneksel din anlayışımızı bozanlardan başkası değilsiniz, derler. Ahir zamanda İstanbul’da çıkacak yobaz ne diyecek, Hz. Mehdi (a.s)’a biliyor musunuz? Sen muptilsin, diyecekler. Bizim geleneksel din anlayışımızı, geleneksel inancımızı, zanna dayalı inancımızı, hurafeye dayalı inancımızı yıktın, yıkmaya çalışıyorsun ve sen mürtedsin, diyecekler. Bunu kim söylüyor? Peygamber Efendimiz (s.a.v) söylüyor. Böyle diyecek, diyor İstanbul’daki yobaz. “İşte Allah, bilmeyenlerin kalblerini böyle mühürler” diyor Allah. Demek ki ahir zaman yobazının kalbi de böyle mühürlenmiş olacak. “Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır;” Hz. Mehdi (a.s) zuhur edecek, Hz. İsa Mesih (a.s) inecek, İttihad-ı İslam olacak, Türk İslam Birliği olacak. “...kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe sürüklemesinler.” Seni davandan vazgeçirmesinler, mücadelenden, azminden sakın seni vazgeçirmesinler. Çünkü inanmıyorlar diyor Allah, “kesin bilgiyle inanamıyorlar” diyor Allah, “...inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırmasınlar,” tedirgin etmesinler, şüpheye, kuşkuya kaptırmasınlar, senin şevkini, heyecanını kırmasınlar, sen devam et, diyor Allah. Ebcedi 2077, tam dünya hakimiyetinin tarihi, kutuplara kadar artık. Yeni Gine Bissau, Çin, hepsi. “Allah’ın va’di haktır” diyor Allah. Allah Hz. Mehdi (a.s)’ı vaad etmiş, tamam. Hz. İsa (a.s)’ı vaad etmiş, tamam. Bak adamlar kıvrım kıvrım kıvranıyorlar yerlerde, şekilden şekle giriyorlar.
“Ben Avusturya’dan sizi yıllardır beri büyük bir şevkle izliyorum, takip ediyorum. Fırsat bulduğum her yerde Mehdiyet için elimden geleni yapıyorum. Sizden hem bu minvalde, hem de hidayette, sıhhat ve afiyet için dua bekliyorum. Karanlık gecemize doğan güneş oldunuz, Allah sizden ve arkadaşlarınızdan razı olsun. Sizi takip ettikçe ve zuhuratları gün be gün gördükçe,” Bakın, “sizi takip ettikçe ve zuhuratları” Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerde belirtiği olayları “gün be gün gördükçe daha çok heyecanlanıyorum.” İşte Müslüman’ın yapacağı bu. Söylenenler aynısıyla zuhur ediyor. “MaşaAllah, sizleri inşaAllah ne astronot, ne kozmonot Allah yolundan ayırabilir, benim canım Hocam. Allah’a emanet olun” diyor. Astronot, evet tam klasik astronot. Aslında şimdi onun bir astronot görünümü var elimde benim resim olarak, hakikaten atronot şeklini almış, ama ben yayınlamayacağım onu, kendisi yayınlasın.
“Selamun Aleykum Adnan Hocam, ben Isparta’dan Ali. Yirmi dört yaşındayım, sizi her sabah severek izliyorum, içimizi aydınlatıyorsunuz. Hocam Allah razı olsun, hizmetleriniz çok canlı ve ruhlu. A9 TV çıktı, diğer kanalları bıraktım” diyor. “Milat A9’dan önce ve A9’dan sonra. Evet milat başladı, size talebe olmak istiyoruz, Allah’a emanet olun Kadir kardeşiniz.” “Sedat Zorlu, Ali Bulaç’ın mealini gönderebilir misiniz istirham etsem?” diyor. Ankara da, Ankara’da Hacı Bayram Camii’nin orada çoktur, orada sırayla vardır. “Kitapçılarda bulamadım” diyor. Bulur Hacı Bayram Camii’nin orada. Bilmiyorum, oraları değiştirmedilerse boydan boya kitapçıydı bizim zamanımızda. Hepsine giderdim ben teker teker kitapçıların, hem sohbet ederdim, hem kitap bakardım, çok zevkli oluyordu, o zamanlar bayağı hoş oluyordu. İslami kitaplar benim çok hoşuma giderdi, bir ondan, bir ondan alırdım. Param yetişmezse de ayakta okurdum öyle; alacak gibi gösterip.
“Selamun Aleykum arslanlar arslanı Seyyid Mumammed Adnan Hocam. Hocam ben sizi sabah, akşam TV’de görmek istiyorum. Hocam size karşı bir bağımlılık oluştu bende, bir hikmet var Hocam. Ben bu yolda sizinle beraber olmak istiyorum, sizin hizmetinizde hizmetkar olmak istiyorum Hocam.” Cübbeli’ye hiç kimse Cübbeli demiyor artık, bana hep astronot diye geliyor yazılar. Doğru yapıyorlar. 5 yıl sonra da astronot, 3 yıl sonra da astronot. Allah, hayırlı uzun ömür versin inşaAllah Cübbeli’ye de görsün, Hz. Mehdi (a.s) görsün, Hz. İsa Mesih (a.s)’i de görsün. Kim bilir neler neler? Muhterem beyefendi falan, artık el ayak ovuşturarak, düşünemiyorum orada. Cahillik ettik, bilmem ne falan. Artık kim bilir neler diyecek, dur bakalım göreceğiz.
Şimdi çocuklar, o Com sitesini yapan çocuklar, tabii ki iyi niyetle yaptınız da, yanlış anlaşılır, öyle demeyin. İslamaHizmetEdenler.Com olarak hazırlayın, bunun gibi uygun bir isim kullanın. Veyahut MehdiyeteHizmetEdenler.Com olabilir, öyle olabilir. “Esselamun Aleykum Muhammed Adnan Hocam.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Benim en çok merak ettiğim konulardan biri de Yecüc-Mecüc denilen iki bozguncu kavim. Bunlar Hz. İsa (a.s) tarafından yok edilecekler. Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s) 2014’te çıkacağına göre, bunlar ne zaman huruc edeceklerdir, nerede ve nasıl? Bu konularda bilgilendirmenizi rica ediyoruz.” Aydın Sevgi kardeşimiz. Benim kanaatim, Allahualem Yecüc ve Mecüc, I. Dünya Harbi’nde, 2. Dünya Harbi’ndeki zuhurdur. Çok büyük bir katliam, 300 milyonun üzerinde insan katlettiler. Dünya tarihinde görülmüş bir katliam değil bu. Dünya tarihinin en büyük katliamı olduğuna göre, Yecüc ve Mecüc zuhuru da o olmuş oluyor. Çünkü yeni çıkacak Yecüc-Mecüc ondan daha fazla katliam yapması lazım. Mesela 300 ise onların bir milyar insan katletmesi gerekir en az, ki Yecüc-Mecüc olsunlar. Dolayısıyla 300 milyon insanı katleden, binlerce şehri, kasabayı yerle bir eden, milyonlarca, yüz milyonlarca insanı sakat bırakan, çocukları öksüz bırakan, açlık ve sefalete sürükleyen, dünyayı mahvedip fitnenin içine sürükleyen olay I. Dünya Harbi ve 2. Dünya Harbi’dir. Dolayısıyla Yecüc ve Mecüc, I. Dünya Harbi ve 2. Dünya Harbi olduğu kanaatindeyim, yani daha büyük bir olay yok şu an. Mesela Darwinizm ve materyalizm gibi dinsizlik fitnesi dünya tarihinde hiç olmamış, yani dünyanın tamamını teslim alan, yüzde 99’unu dinsiz yapan bir cereyan yok başka. Bundan sonra deccal gelse, dünyanın yüzde 99’unu nasıl dinsiz yapsın? Aynısı olmuş olacak. Bir kere olmuş, bir kere daha olmuş oluyor. İlk oluş esastır. İlk oluş, işte deccaliyettir. Yüzde 99’u olmuş. Bakın Muhammed Raşid Erol Hazretleri ne diyor? “Yüzde 99’unu dinsiz yaptı, geriye kalanı da zor durumda” diyor. “Binde birlik kısım da çok zor durumdalar. İslamiyet’i tam olarak yaşayamıyorlar, bir kısmı.” diyor. İşte bu deccaliyettir. Binde dokuz yüz doksan dokuz oranında insanlar dinsiz olduysa, bu deccaliyetin adıdır. Decaliyet başka bir şey yapmayacak zaten. İnsanları dinsiz yapması önemlidir deccalin. Yecüc-Mecüc’ün özelliği de insanları katletmesi, dünyayı fitneye düşürmesidir. Bunu da yapmışlar işte I. Dünya Harbi’nde, 2. Dünya Harbi’nde.
Ben söylüyorum, mümkün mertebe akrabalarınızın, tanıdıklarınızın evlerine uydu yayın almaları için teşvik edin, tavsiye edin, kanalları açtırın. Olmuyorsa, evinize davet edin, seyrettirin. Mesela akrabalarını, eniştelerini topla; bazen aynı apartmanda oturuyorlar, bütün akrabalarını çağır, çay yap otursunlar, kanalı seyretsinler, çok yüksek sayıya ulaşalım, inşaAllah. Ben bayağı samimiyim, dürüst anlatıyorum. Bir hatam olursa bana söylesinler, hemen düzelteyim. Kuran ile, hadis ile bana söylerlerse, düzeltirim. Ben lafı eğip bükmem, bayağı candanım. Hadislerde baktım, Hz. Mehdi (a.s) çıkmış. Bediüzzaman’ın ifadelerine baktım, Hz. Mehdi (a.s) çıkmış. Muhammed Raşit Erol Hazretlerine bakıyoruz, “çıktı” diyor. Şeyh Mahmud Efendiye bakıyoruz, sekiz yıl “Hz. Mehdi (a.s) çıktı” diyor. Cübbeli’ye bakıyoruz, sekiz yıl “Hz. Mehdi (a.s) çıktı” diyor, hatta yaşını da veriyor. Şu an şu yaşta, diyor. Şeyh Nazım Hocamız’a soruyoruz, o da “Hz. Mehdi (a.s) çıktı” diyor. Bediüzzaman tarih vermiş, “hicri 1400’de göreve başlayacak” diyor. Hadislere bakıyoruz, tam mutabık. “Dünyanın ömrü 7000 yıl” diyor. Yani 7000 yıllık takvim veriyor Peygamber Efendimiz (s.a.v). “Bunun 5600 yılı geçmiştir” diyor. 7000’den 5600’ü çıkardığımızda 1400 ile 1500 yıl kalıyor. Biz kaçtayız? 1432. Hz. Mehdi (a.s) çıkmış, başka vakit yok. 1432 ile 1500 arasında bitiyor, 70 yıllık bir vakit var. Zaten bu hadisleri Cübbeli kabul etmiyor, işine gelmeyen hadisleri kabul etmiyor. Halbuki bunlar sahih hadisler. Mesela ihvanı sormuyorlar, demiyorlar ki, bu hadisi niye kabul etmiyorsun? İmam-ı Hanbel bunu sahih hadis olarak yayınlamış. “5600 sene geçti” diyor İmam-ı Hanbel. “7000’den 5600’ü geçti” diyor İmam-ı Hanbel. 1400 ile 1500, işte başka vakit yok. Cübbeli, buna cevap vermesi lazım. Bunu çok gündemde tutalım. Hemen hemen her gün söyleyelim bunu, mecbur kalır söyler. İmam-ı Hanbel’in bu hadisini duymak istemiyor. Kendince uyanıklık yapıyor. Sen on seneye yakın Hz. Mehdi (a.s) geldi demişsin, niye şimdi kıvranıyorsun? On yıl bu, on yıl. Yaş bildirerek söylemişsin. Bütün alametler çıktı demişsin, deccal çıktı, süfyan çıktı, Hz. Mehdi (a.s)’ın bütün alametleri çıktı, Hz. Mehdi (a.s)’da şu an sağ, hayatta demişsin. Mahmud Hoca da on yıl desteklemiş bu sözünü, doğru demiş. Mehmet Talu Hocamız’ın sözünü de desteklemiş, Medine’deki alimlerin sözünü de desteklemiş. Ali Haydar Efendi de zaten Hz. Mehdi (a.s)’ın 1400’de çıkacağını söylemiş ve halifelik vermemiş zaten, hilafet vermemiş. Yazılı bir hilafet yok şu an, vermiyor, vermemiş. Hz. Mehdi (a.s) çıkacak diye vermemiş. Nereye kıvranıyorsun? Sen kıvrandıkça Mehdiyet daha da genişliyor astronot efendi.
ALTUĞ BERKER: Libya’dan 180 bin kişi göç etmiş Hocam. Tunus’a sadece 180 bin kişi. Fakat ibadetlerinde çok hassaslarmış. Bu zor şartlarda bile mutlaka namazlarını kılıyorlarmış. Çoğunluğu da kadınlar, çocuklar ve yaşlılar.
ADNAN OKTAR: Kaddafi delisi başından sözümüzü tutsaydı olacaktı, ama deli, deliye söz geçiremiyorsun ki. Adam deli olunca, artık mazereti var.
Bizim gençler de çok güzel anlatıyorlar, iman hakikatlerini anlatıyorlar. İman hakikatleri çok hayatidir. Anlattıkları Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, Müslümanların hep bilmesi gereken konular. Gayet de güzel sohbet modunda anlatıyorlar. Kardeşlerimiz, işte Hocamız yok biz dinlemeyelim, demesinler. O genel kültür, bilgi olarak iman hakikatleri çok hayatidir. O bilgiyle deccaliyete karşı sevgiyle, şefkatle etkili olacaklar. O bilgi olmadan olmaz. O Müslüman’ın nurani silahıdır. Nur silahlarıdır onlar, sevgi silahıdır. O bilgiye gerek yok diyemezler. Bir de sohbet ortamında anlatıldığı için çok iyi akıllarında kalır. Çok iyi takip etsinler. Hocamız yoksa bana müsaade, olmaz. Olur mu öyle şey? Orada çok faydalı, güzel açıklamalar anlatılıyor. Bak Allah diyor ki Ankebut Suresi 43’de; “İşte bu örnekler;”yani sizin anlattığını örnekler, Kuran’daki geçen örnekler tabii. “Biz bunları insanlara vermekteyiz.” Açıklamaktayız. “Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez” diyor Allah. Yani müthiş genel kültür ve bilgiye sahip olun. Eğer araştırmaz, incelemezseniz “akıl erdiremezsiniz” diyor Allah. Onun için kardeşlerimiz dinleyecekler. Bak, şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır.” Yani bir delil vardır. Araştırın, inceleyin, diyor Allah. Cübbeli ne diyor? Sakın, incelemeye gerek yok, diyor. Bilime de karşı, bilim istemiyor adam. Allah bilimi farz kılıyor, adam bilimi istemiyor.
-VTR- (Cübbeli, Evrenin Yoktan Yaratıldığını Anlatan Big Bang Teorisinin Gereksiz Olduğunu Anlatıyor)
-VTR- ( Cübbeli, “Her Yüz Senenin Başında Birçok Müceddid Gelebilir, Ama Hz. Mehdi (a.s) Başkadır” diyor)
-VTR- (Cübbeli Zorluklara Karşı Dayanıksız Olduğunu Anlatıyor)
-VTR- (Cübbeli Cemaatine; “En Bozuğunuz Benim” diyor)
ADNAN OKTAR: Evet, Müslümanları böyle pasifize edip, Müslümanların kendine güvenini sarsan, Hz. Mehdi (a.s) gelmeyecek, Hz. İsa (a.s) gelmeyecek, biz zayıfız, biz şöyle eziğiz, biz şöyle güçsüzüz, bizi ezerler, bizi öldürürler, biz de işte böyle güçsüz, aciz olarak devam ederiz, gibi bir mantık vermeye çalışıyor. Tabii bu yanlış, bunun aksini sürekli anlatacağız.
SUNUCU:Adnan Oktar’la Gece Sohbetleri programımızı akşam 22.00’de Samsun AKS TV, TV Kayseri, www.HarunYahya.TV ve A9 TV’den takip edebilirsiniz.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...