SUNUCU:Adnan Oktar'la Gece Sohbetleri programımıza A9 TV, Samsun Aks, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal TV, Tokat Turhal Süper TV ve Radyo, Kütahya Destan TV ve www.HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz.
ALTUĞ BERKER:Mehmet Şevket Eygi Hocamız Türkiye'nin inanç özgürlüğündeki eksikliklerine dikkat çekerek; laiklik, ırkçılık, Türkçülük, Kürtçülük, İslamcılık yerine gerçek İslam dininin getirdiği demokrasi ve inanç özgürlüğünün yerleşmesi gerektiğini söylemiş. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyarak, diğer etnik kimlikteki vatandaşlarımıza tam özgürlük, toplumsal barış, eğitimde, kılık-kıyafette, yaşam tarzında özgürlük gibi kavramların ancak bu şekilde elde edilebileceğini ifade ederek, devletin ve ülkenin idaresinde, faziletin, ahlakın ve bilgeliğin hakim olması gerektiğini vurgulamış. Türkiye'nin yepyeni, herkesin beğeneceği, iyi, doğru, güzel, adil, sanatın da içinde yer aldığı, din sömürüsünün yapılmadığı bir siyasi, kültürel, sosyal sisteme sahip olması gerektiğini Türkiye'nin belirtmiş.
ADNAN OKTAR:Evet, demokratik, laik, sevgi dolu, sanatın ve bilimin esas olduğu, İttihad-ı İslam düşüncesinin bütün dünyaya yayıldığı bir güzellik ortamından bahsediyor Hocamız. Ben öyle anlıyorum, inşaAllah da öyle olacak.
ALTUĞ BERKER:Anadolu Gençlik Dergisi'nin Hocam, Mardin şubesinde Kutlu Doğum Haftası nedeniyle bir gece düzenlenmiş. Derneğin Genel Başkanı İlyas Tonguç, toplantıda yaptığı konuşmada, İslam dünyasının imamesi dağılmış bir tespih gibi perişan durumda olduğunu, yeniden bu büyük milletin öncülüğünü beklediğini, milletimizin bu coğrafyaya adaletle hükmettiği günleri beklediğini, Türklerin yeryüzünde kan, gözyaşının olmadığı bir dünya kuracağını ve bu gerçekleri Mardin'den haykırmak mecburiyetinde olduklarını belirtmiş.
ADNAN OKTAR:Mehdiyet’i ne kadar güzel özetlemiş Hocam, maşaAllah. Ahir zamanı ne kadar güzel özetlemiş. İttihad-ı İslam'ın güzelliğini çok güzel anlatmış. Ağızına sağlık, maşaAllah.
“Selamun Aleykum Muhammed Adnan Hocam. Hocam ben yirmi yaşında üniversiteli bir gencim. Hocam ben Haydar Baş tarikatına mensuptum." "Ali Haydar Baş Hocamız’ın tarikatına mensuptum" diyor. "Sonunda ayrıldım. Bize hep Hz. Mehdi (a.s.)'ın Haydar Hoca olduğu, Hoca’nın ruhunun alem-i İslam'ı tenevvür edeceği söylenirdi." İnşaAllah. "Bir de hep Fethullah Gülen, Said Nursi ve sizin hakkınızda çok yakışık almayan sözler edilirdi" diyor. "Sizin ve Fethullah Gülen'in, Said Nursi'nin din karşıtı olduğunuz söylenirdi" diyor. "Hatta Bahai olduğunuz söylenirdi. Beni de Bediüzzaman'ın kitaplarını okuduğum için dışladılar ve ayrıldım. Hocam bu Haydar Baş ve tarikatı hakkında ne düşündüğünüzü öğrenmek isterim" diyor. Ali Haydar Baş Hoca, tabii o da kendi düşüncesine göre İslam'a hizmet ettiği kanaatinde. Yani dinsiz bir insanla kıyaslarsak, iyi işte. Dinsiz olacağına, dindar olmuş. Satanist olacağına Müslüman olmuş. Kuran'ı, İslam'ı savunuyor. O arada tabii kendi birlik ve bütünlüğünü koruması için yanlış bir düşünce olarak, başka cemaatlere, başka düşüncelere olumsuz gözle bakması gerekiyor diye düşünüyordur. O stil bir tek orada değil,Haydar Baş Hoca’nın cemaati değil; başka cemaatlerde de oluyor o. Yani mesela Cübbeli’de de biz bunu görüyoruz. Başka bir çok yerde bunu görüyoruz. Bu arkadaşlar, bu mantıkla, "en iyi biziz, en doğru biziz, bizim dışımızdakiler yanlış yoldalar" gibi bir stil uyguluyorlar. Böylece büyüyeceklerini, güçleneceklerini düşünüyorlar. İlkel bir mantık olmakla beraber yani bir mantıktır, fakat yanlış bir mantık. Hakikaten stil olarak genellikle böyledirler. Mesela siyasette de bu böyle yapılır bazı çevrede.Öbür partiler eleştirilir, "en iyisi biziz" derler, "dolayısıyla bize gelin" derler, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Siz daha iyi bilirsiniz Hocam, inşaAllah.Onu yaparken, Doğu Perinçek ve ulusalcı grupları da televizyonlarında konuk edip veyahut karşılıklı, aynı paralel fikrî teatilerde bulunuyorlardı.
ADNAN OKTAR:Evet, Doğu Perinçek'e karşı bir muhabbeti var o çevrenin. Onu severler, desteklerler.Güvenirler, saygı duyarlar, hürmet ederler. Bediüzzaman'dan çok çok kıyaslanamayacak şekilde severler Doğu Perinçek'i. Daha üstün tutarlar. Bu cemaate devlet içindeki bir kurumda yaşayan üç beş tane dinsiz el atmış durumda, devletin bir kurumunda üç beş tane dinsiz, imansız, Allah’sız, Kitap’sız, komünist kafalı adam el atmış durumda. Arkadaşlarımızın da haberi yok bundan. Onları olumsuz yönde yönlendirmeye çalışıyorlar. Haydar Baş Hoca tabii ki baş olmak isteyen bir insan. Açıkça da söylüyor zaten. "Allah size ‘Baş’ınızı nasip etsin" diyor. Haydar Baş, baş. Evet, Hz. Mehdi (a.s.) zannediyorlar, doğru. Ama küfre kıyasladığımızda; Müslümanlar, İslam'ı savunuyorlar, Kuran'ı savunuyorlar, kıbleye dönüyorlar. Her halükarda Müslüman kardeşimiz olan insanlar. Hatalılar, yanlış hareketleri var. Bir katı görüşe sahipler. Yani kendilerinin dışındaki insanları pek doğru yolda görmüyorlar. Birçoğunu da kaale de almıyorlar. Ama bu onların küçülmesine, daralmasına sebep olur. Zarar verir. Yani yanlış bir şey olur. Ama mesela sen sormasan, ben cevap dahi vermem, yani arkadaş sormasa. Çünkü benim hedefim Darwinistler ve materyalistlerdir. Müslümanlar’ı ben daima, hatalı da olsalar uğraşılacak bir hedef olarak görmem fikren.Önce benim için Darwinist, materyalist, komünist, satanist, ateist siyonist, ateist masonlar; bunlardır benim hedeflerim. Ama tabii şefkatle baksalar Müslümanlara, sevgiyle yaklaşsalar çok güzel olur. Özellikle iddia edilen Ergenekon terör örgütü mensuplarına karşı ve bu melanet örgütüne karşı net tavır alsalar çok çok güzel olur. Yani bu çok hayati. Haydar Baş Hocamız’dan biz bunu istiyoruz. İddia edilen Ergenekon terör örgütü dünyanın en aşağılık, en zalim, en psikopat, en çakal yapılanmasıdır. Türk devletini, Türk milletini paramparça etmeyi hedeflemektedir. Zalim bir örgütlenmedir. Acımasız bir örgütlenmedir. Katil bir örgütlenmedir. Haydar Baş Hocamız’ın bu kahpe örgüte karşı net tavır almasını ve bu üslubunu duymayı istiyoruz, bu arada da Bediüzzaman'a sevgiyle yaklaşmasını. Büyük bir müceddittir Bediüzzaman. Doğu Perinçek de Marksist, Leninist, Maocu görüşü savunan bir insandır. Allah'a, dine inanmaz. Onu desteklemesi, savunması, sevmesi; buna karşılık Bediüzzaman'a karşı tavır alması, Fethullah Hoca’ya karşı tavır alması… Bizlere karşı da tavır alıyormuş. Olabilir. Yani çünkü bizim bazı görüşlerimizle, onların bazı görüşleri çatışıyor. Biz iddia edilen Ergenekon terör örgütüne karşı net tavır alıyoruz, alçak ve kahpe bir örgüt olduğunu iddia ediyoruz. Fakat Ali Haydar Baş Hocamız, benim bu ifademe katılmıyor. Aynı bu ifadeyi tekrarlayamaz, tekrarlamıyor. Bir şekilde söyleyemiyor bunu. Ama ben söylüyorum, evet. Ali Haydar Baş, her halükarda da Müslüman’dır. Allah hidayet versin. Dua edin. İyi olsunlar, inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, biraz yine Cübbeli'den dinleyelim. Güzel anlatıyor Cübbeli.
VTR: Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışının, İslam ahlakının hakimiyetinin ve kıyametin kopmasının çok yakın olduğunu anlatıyor.
VTR: Cübbeli’nin ifadelerindeki çelişkiler
ADNA OKTAR: İşte Müslümanları pasifizme sürüklüyor. “Ölürseniz şehit olursunuz” diyor, “küfür hakim olsun” diyor, “sizi öldürsünler, siz şehit olursunuz” diyor. Halbuki İslam’ı, Kuran’ı akılcı şekilde yaymak gerekiyor, sevgiyle. İttihad-ı İslam’ın oluşması Kuran’ın emri, farz. Birçok ayette açık açık anlatılmış, inşallah.
“İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin dediğine” diyor, “Cübbeli pişman etti” diyor, “İmam-ı Rabbani’nin” diyor, “ruhaniyetini” diyor. İmam-ı Rabbani’ye düşkün olduğundan değil; onu putlaştırıp Mehdiyet’e karşı kendince kullanmaya çalışıyordu ama ona da müsaade etmedik.
“Selamun Aleykum Adnan Hocam. Almanya’dan yazıyorum.” Hz. Mehdi (a.s.)’ın alametlerini soruyor. Çok anlattık. Bizim internet sitemize girin, oradan bakın, inşaAllah.
“Dua saati” diye bir şey olmaz. Her an Müslüman dua eder. Kalben de dua eder, zahiren de dua eder, inşaAllah. Dua için vakit, sabahtan akşama kadar her vakittir. Mesela bak Cübbeli de Hz. Mehdi (a.s.) için dua ediyor, o da bir duadır. Ama şu an istemiyor tabii ama biz can-ı gönülden istiyoruz, inşaAllah İslam ahlakının dünyaya hakim olması için.
“Hocam sizi saygıyla izliyorum. Ukrayna’dan selamlar. Çok önemli bir video daha buldum. İlk üç dakikada konuşmasına dikkat ediniz. Fethullah Gülen Hocaefendi bu videoda üstü kapalı, gelecek O şahıstan, Hz. Mehdi (a.s.)’ dan bahsediyor” diyor. “Saygılarımla” diyor, “Bilgisayar Mühendisi” diyor. Bir kardeşimiz yazmış. Doğru, Fethullah Hocamız’ın ben ilk yıllarında, ’79-‘80’lerde ben dinlerdim. O küçük kasetler vardı o zamanlar, ufak. O zamanlar CD’ler yoktu daha, küçük kasetler şeklinde satılırdı. Orada Fethullah Hocamız çok detaylı anlatırdı. Büyük kaset olarak da satılırdı, küçük kasetler olarak da satılırdı. Hz. Mehdi (a.s.)’ın sakalından, yüzünden, Hakim’in Müstedrek’inde bahsettiğinde; Hz. Mehdi (a.s.) geldiğinde onun talebelerinin seçkin ailelerin çocuklarından olacağını ve Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı insanların çok reaksiyon göstereceğini, çok büyük olaylar olacağını ama onların yılmayacağını anlatırdı. Özellikle de Sızıntı dergisinde adım adım Mehdiyet anlatılmıştır. Bir gün Sızıntı dergisinden anlatalım. Bana birinci cildini getirin Sızıntı Dergisi’nin, oradan anlatıyım, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hasan Karakaya yazısında, Bedri Baykam’ın, hanım asistanını bırakarak taksiye binip gitmesini eleştirmiş. Şöyle demiş; “dünkü gazetelere baktım, ‘halkın ilgisizliği’ni öne çıkarıp, ‘İnsanlık Ölmüş’ diye başlık atmışlar! Eğer “insanlık ölmüş” ise, bunu ilk önce Bedri Baykam’a söylemeliler, değil mi? Öyle ya; kendisi ‘taksi’ye atlayıp hızla uzaklaşırken, asistanı Tuğba Kurtulmuş’u o halde bıraktı!” diyor, Hasan Karakaya.
ADNAN OKTAR:Evet, asistanını da bırakıyor ve tavrı da çok ters. Yardımcısı adama eliyle böyle vuruyor. Adam ona yardımcı olmaya çalışıyor. Bir de ne dediği belli değil; “hastane”, “ölüyorum”, “hastane”. Yayınlasana o filmi. Gerçi tamam da ama her şey olabilir. Müslüman olan bir insan tevekkülü olur, soğukkanlı olur, yani makul. Mesela oradaki bir taksi çevirirsin; “gidelim hastaneye” dersin, “rica ediyorum.” Olur biter.
VTR: Bedri Baykam’ın bıçaklandıktan sonraki görüntüleri
ADNAN OKTAR:Bak kendi canı ne kadar tatlı. Adnan Menderes’in asılması konusunda da göğsünü gere gere onu savunuyor; “çok iyi yaptılar” diyor, “27 Mayısçılar” diyor, “süper yaptılar” diyor. Adnan Menderes kuzu gibi gitti. Gayet nezaketli, ayet okuyarak, tevekkülle o celladın eline kendini teslim etti. Gayet de hürmetkârdı. Mahkemeye karşı hürmetkârdı, insanlara karşı hürmetkârdı, gardiyanlara karşı hürmetkârdı. Bak kendisinin ölüm karşısında gösterdiği tepkiye bak; asılmasından memnun olduğunu söylediği, hak ettiğini söylediği Adnan Menderes’in konumuna bak. 27 Mayısçılara alkış tutuyor, “çok iyi yaptılar” diyor. Polatkan’ı, Zorlu’yu, Adnan Menderes’i asmalarını çok isabetli bir hareket olarak görüyor. Bunu da her yerde anlatıyor. Ama bak kendi canı pek tatlı. Yani görülmemiş bir tavır. Her yerde trafik kazaları oluyor, insanlar da yaralanıyorlar; gayet nezaketli insanlar. Bir de bu solun akıldanesi, soldaki bazı kişilerin akıldanesi, akıl vereni. Bunun aklına göre hareket ediyorlar. Her yere gidip akıl saçıyor. Kişiliği bu işte, karakteri bu, aklı da bu, ruh hali de bu. Buradaki perişanlığı Allah herkese gösteriyor. Her şeyin bir nezaketi vardır. Olabilir, insan yaralanabilir, bilmem ne olabilir. Hiçbir şekilde nezaket elden bırakılmaz. Öleceksen zaten kaderindedir, ölürsün. Vakarlı olur Müslüman. Böyle yeri göğü birbirine katarak; adam yardım etmek istiyor, adamı eliyle itiyor.Bağırıp çağıracağına git orada taksiye bin. Ana cadde üzerindesin, bir taksi çevir; “beyefendi hastaneye gitmek istiyorum, beni hemen acilen hastaneye götürün” dersin, olur biter. Ve orda çocuk da yatıyor, o kızcağız, o mübarek de öyle kuzu gibi sesiz sedasız yatıyor. Can kurtaran bekliyor. Desene; “orda kız arkadaşım vardı, o da yaralandı. Hemen onu da götürelim.” Bir kaç kişiye tembihle. Alsınlar hemen taksiye koysunlar. O çocuğu bırakıp çekip gidiyorsun. Yani tabii bunlar ibretlik olaylar. Allah bir hikmetle yaratıyor. Ve olayı da hemen Müslümanların üzerine yıkmaya kalkıyorlar. Elin delisini, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün yönlendirdiği bir adamı, oturuyorlar, dinle, imanla, İslam’la, bağdaştırır bir tavır içerisine sokmaya kalkıyorlar. Böyle bir kendilerince de kurnazlıkları, oyunları. Bu oyunlar bitti artık. Bu bayat oyunları yüzlerce kere yaptınız; kimse bunu yutmuyor işte. Daha ne devam ediyorsunuz? Hiçbir anlamı yok bu hareketlerin.
ALTUĞ BERKER:Kenan Işık, tiyatro sanatçısı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kutlu Doğum Haftası nedeniyle kendisine yönelttiği sorulara güzel cevaplar vermiş ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i övmüş. Şöyle diyor; “Rahman ve Rahim, Allah’ın sıfatlarındandır. Yani merhametli olmak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in de sıfatlarındandır merhametli olmak. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatımızda bir rol model olmalıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) örnek bir şahsiyettir benim için” demiş.
ADNAN OKTAR: Bakayım, Kenan Işık bayağı yaşlanmış. O mu o? Güzel, maşaAllah, iyi, güzel konuşmuş. Ama zamanında bir hayli çekingendi bu, acayip çekingendi. Hem yani abartılı şekilde çekingendi. Darwinizm’in, materyalizmin geçersizliğini anlatma konusunda ödü kopuyordu böyle. Gıkını çıkaramıyordu. Bayağı çekingendi. Sonra sakal bırakmış, açılmış. Bizim kitapları bol okuyor demek ki. Ufku genişlemiş, iyi olmuş, maşaAllah. İyi, Allah hidayet nasip etsin, hidayetini artırsın, aklını fikrini arttırsın, sağlık sıhhat versin, cesaret versin. Eski ürkekliği gitmiş. Eskiden çok şiddetli ürkekti. “Darwinizm” dendiğinde hopluyordu adeta böyle. Aksini söylemekten şiddetle kaçınıyordu.
ALTUĞ BERKER: Amerika’nın Güney Carolina eyaletinde, bazı cezaevlerinde İncil dışındaki din kitaplarının okunması tamamen yasaklanmış.
ADNAN OKTAR: Amerika’nın Güney Carolina eyaletinde, İncil dışında tüm kitaplar yasaklanmış. Onlara bizim kitaplarımızı gönderelim, anlatalım. İslam’ın sevgi dini olduğunu, barış ve kardeşlik dini olduğunu anlatalım. Zehirlemişlerdir, yanlış yönlendirmişlerdir, onlar da öyle düşünmüştür. Oranın valisine yazı hazırlayın, gönderin. Bir şekilde bağlantıya geçelim. Bizim kitaplarımızdan da gönderin. İşte, yobazlar başımızı böyle derde sokuyorlar. Yobazların marifeti, oradaki yobaz takımının marifeti. Halbuki; İslam’ı, Kuran’ı Bediüzzaman’ın anlattığı gibi, bizlerin anlattığı gibi anlatsalar, bilakis cezaevlerinde müthiş bir fütuhat ve güzellik oluyordu. Birçok yerde güzellik oluyordu. Amerika’da da güzellik oluyordu. Çok iyi olurdu ama adamlar işte başka çizgideler. Amerika’daki hapishanelerde bizim kitaplarımız çok yaygın. Devlet tarafından özellikle tavsiye ediliyor. Oradaki vali ile de görüşüp, bu konuyu da hatırlatıp, orada bizim kitaplarımızın yaygın olarak okunmasını isteyelim, talep edelim, inşaAllah. Gerekirse adamlarla gidip bizzat da konuşabiliriz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Muhammed Adnan Hocam, sizce hangi ülke topluca İslam’ı seçecek? Hani okumuştunuz Risale-i Nur’da; ‘Şimal’de bir ülke umumiyetle İslam’la tanışacak’ der. Sizin kitaplarınız yetmiş üç dile çevrilmiş, çok sevindim. Her akşam sizi izliyorum. Güney Amerika’daki ülkelerin Brezilya hariç hepsi İspanyolca konuşur. İspanyolca, İngilizce, Çince, Rusça en çok konuşulan diller Hocam. Sizi çok seviyorum. Web siteleriniz var. Ne güzel!” Evet bu dillerin hepsinde, yabancı dilde var bizim. “Yabancı dillerde yayın yapmanız çok güzel” diyor. “Ellerinizden öperim” diyor, Isparta’dan İrfan. “Allah sizi çok yaşatsın, korusun, amin.” İrfan Yılmaz. Lakabı Sarı İrfan’mış. Çok şahane ama Sarı İrfan, işte Jilet Niyazi, bilmem ne falan; o tip hoş değil. Takva İrfan diyelim, Takva İrfan. İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Bir internet sitenizi tanıtmak istiyorum: www.Hzİbrahim.Com Sizin Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. Lut (a.s.) kitabınızdan faydalanılarak hazırlanmış bu site inşaAllah. Sitenin hazırlanış amacı; Allah’ın, Mümtehine Suresi’nde ayet-i Kerime -şeytandan Allah’a sığınırım-; “İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır”ayetiyle övdüğü Hz. İbrahim (a.s.) Peygamber’i ve onunla aynı dönemde yaşamış olan Hz. Lut (a.s.) Peygamber’i tanımak ve onların tüm üstün özelliklerinden örnek almak, inşaAllah. Hz. İbrahim (a.s.) Peygamber’in nasıl tebliğ yaptığı, tebliğindeki hikmetler, Kabe’yi inşa etmesi, güzel ahlakı anlatılıyor inşaAllah. Tekrar ediyorum:Hzibrahim.Com
ADNAN OKTAR:Evet. Nasılsın Beril Hocam?
SUNUCU:Çok iyiyim, Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: İlminiz, irfanınız her geçen gün daha artıyor, maşaAllah.
SUNUCU:Elhamdülillah.
ADNAN OKTAR: Ama Şeyhim maşaAllah, gündüz de sohbet ediyor.
ALTUĞ BERKER: Vesilenizle Hocam. Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Delikanlılar, kimler vardı bugün? Kimlerle sohbet ettiniz kardeşlerden?
ALTUĞ BERKER: Bugün Yahya, Ender, Önder ve Onur vardı.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Çok âlim çocuklar, çok bilgililer, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Vesilenizle Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bizim gençler yamanlar, maşaAllah. Hepsi de çok yakışıklı. Boy, pos, tip; her şey mükemmel, elhamdülillah. Akılları, fikirleri, kişilikleri, şahsiyetleri, dindarlıkları çok mükemmel. Aferin bizim çocuklara. MaşaAllah. Güzel hizmet ediyorlar, güzel, faydalı, elhamdülillah.
SUNUCU:MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Fatır Suresi. “Ey insanlar” Cenab-ı Allah 5’inci ayetinde “ey insanlar, hiç şüphesiz” diyor Allah, “Allah’ın va’di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın.” Zaten dünyada bir şey yok. Müslüman dünya hayatı ile aldanmayacak. “Ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak)” sarıkla, cübbeyle, şalvarla “aldatmasın.” Ebcedi; şeddesiz 1997, şeddeli 2015. Bak; “ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır.” İslam dünyaya hakim olacak. İttihad-ı İslam olacak inşaAllah.
“Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu,”yobazları, satanistleri, it-kopuk takımını “ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya çağırır.” Birçok küçük deccallar var. Ne yapıyor şeytan? “Ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya onları çağırır” diyor Allah.
ALTUĞ BERKER: Hocam Haham’ın oğlu Rafael’in resimleri var, uygun görürseniz.
ADNAN OKTAR: Bakayım. Tam minik köfte! Ben bunu, yerim ben bunu! Bu elime geçse benim! Bak çeteye bak çeteye! Onun üstüne çıkmaya çalışıyor. Çok şeker; ağız, burun. Sürekli de ya bir şeyler yiyor, ya bir yere tırmanmaya çalışıyor, yani rahat durduğu yok. MaşaAllah, çok şeker. Evet, bu mesela mazlum, tertemiz sübyan; şimdi bunu lanetlenmiş falan görmek çok büyük bir zulümdür, ahlaksızlık ve vicdansızlıktır. Kime ne zoru var bunun, ne yapmış? Allah, “çocuklar İslam fıtratı üstüne doğar” diyor. Sabi bu, sübyan yani, günahsız, kuzu gibi bir şey. Ne istiyorsunuz yani? Bu cehalete inşaAllah, Allah’ın izniyle son verdik ve devam edeceğiz inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Baykuş yavruları var Hocam. Film gösteriyorum, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bak bunlar da ayrı bir çete. Dörtlü çete. Bakışa bak bakışa! Anneleri bırakmış bunları. Bak biri gözlerini sürekli açıp kapayarak, hani “ne oluyor?”, “ne istiyorsunuz?” der gibi bakıyorlar. “Konu nedir, anlayabilir miyiz?” gibisinden. Ama göz açıp kapatmaları çok komik böyle sürekli.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Nur Suresi, 55’inci ayet. MaşaAllah. “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va’detmiştir.” 2019 tarihini veriyor. “Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa” şeytandan Allah’a sığınırım “onları da” dünyada“yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak” 2013 tarihini veriyor “ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar.” Ayetin bu kısmı da 2050 veriyor, ebcedi.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah. Estağfirullah Hocam. İspanya’da İslami görüşlü bir ulusal parti kurulmuş ilk defa. Önceden yerel partiler varmış ama ulusal parti yokmuş. Partinin adı, İspanya Birlik ve Yeniden Doğuş Partisi. Liderin adı, Mustafa Bakkach. 2011 belediye seçimlerine katılacakmış bu parti, inşaAllah. 45 milyonluk İspanya’da bir milyon Müslüman var. Bu vesileyle biraz İspanya’da İslam’ın tarihiyle ilgili resimler gösterebilirim, bilgi verebilirim Hocam, inşaAllah. Burası Kordoba Camii; Müslümanların güzel medeniyetinin örneklerinden, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: İşte yobazlık hakim olmaya başlayınca her yer elimizden gitti o zamanlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetine tam tabi olduklarında, sahabe ahlakı gösterdiklerinde İspanya’ya kadar İslam yayılmıştı. Sonra yobaz kafa gelişmeye başlayınca teker teker ellerinden gitti.
ALTUĞ BERKER:Bu da El Hamra Sarayı.
ADNAN OKTAR: Yeniden oraları ihya edeceğiz inşaAllah. Eksik kalan yerleri yeniden tamamlayacağız, inşaAllah.
“Canım Hocam ne bahtiyarız ki Allah bizi sizin etrafınızda topladı. Ne mülayim, ne mantıklı, ne kadar olgun, kendisini sevmeyeni seven, baş olmak isteyene hoş, herkesi kucaklayan, maşaAllah çelik gibi sinirleri olan, çok özel, çok şahane, çok muhteşem, başımızın tacı Hocamız’sınız. Size iltifat etmeye başlayınca duramıyoruz” diyor.
SUNUCU:MaşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Bu liste sabaha kadar uzar gider canım Hocam” diyor. Hanım kardeşimiz sevgisini böyle ifade etmiş, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Dün bahsettiğiniz, rüya gören bir köpek vardı Hocam.
ADNAN OKTAR:Bir bakayım o köfteye, acayip şeker o.
VTR: Rüya gören köpek
ADNAN OKTAR: Zümer Suresi, 22. “Allah, kimin göğsünü İslam’a açmışsa artık o” şeytandan Allah’a sığınırım “o Rabbinden bir nur üzerinedir, (öyle) değil mi?” 1990 şeddesiz, şeddeli 2022. Bak; “Allah, kimin göğsünü İslam’a açmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir, (öyle) değil mi?” Şeddesiz 1990, şeddeli 2022. “Fakat Allah’ın zikrinden (yana) kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.” Yani; “küfür içinde olanlar apaçık bir sapıklık içindedirler” diyor Allah. “Andolsun, Biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.” Yani; “çok fazla örnek verdik, düşünsünler, kavrasınlar, hayata uygulasınlar diye.” Ama tabii yobaz takımı Kuran’ı yetersiz görür, eksik görür, hurafelerle bambaşka bir din meydana getirmeye kalkarlar.
ALTUĞ BERKER:Fosil göstermek istiyorum Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Tamam.
ALTUĞ BERKER:150 milyon yıllık Mersin balığı. 150 milyon yıldır aynı, hiçbir değişiklik yok. Günümüzde de yaşıyor. Değişmemiş, demek ki evrim olmamış. Yaratılışın bir delili inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Mersin çok güzel bir ilimiz, mersinliler çok güzel insanlar. Bütün Türkiye gibi, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:50 milyon yıllık kavak yaprağı. Bakın ince damarlarına kadar çok belirgin fosilde. Aynısıyla günümüzde de var. Hiçbir değişiklik yok. 50 milyon yıllık.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam Bediüzzaman Hazretleri’nin yakın talebelerinde Rahmetli Tahiri Mutlu Ağabey’in görüntüleri var ama ses, eski bir görüntü olduğu için –‘77’de vefat etmiş- inşaAllah.
VTR: Bediüzzaman Said Nursi’nin 1977’de vefat eden talebesi Tahiri Mutlu’nun görüntüleri.
ADNAN OKTAR:Film çok koyu ama hatırası açısından yeterli inşaAllah.
Mehmet Kahraman. Mehmet, öyle bir yazmışsın ki ben şimdi nasıl anlatayım bunu? Cübbeli’ye yönelik çok acayip laflar etmiş. Yani şimdi, “bunu bir düzelteyim” dedim, “bu yazıyı.” Düzeltilecek gibi de değil. En iyisi yayınlamayalım. Cahide çok güzel yazılar yazmış, maşaAllah. “Selamun Aleykum Hocam” diyor. “Ellerinizden öpüyorum. Ben Amerika, New Jersey’den Trabzonlu Mustafa. Sizinle inşaAllah görüşürüz. Dua etmenizi rica ediyorum.” Vikvik’i çok sevmiş, onu tekrar görmek istiyormuş. Ama köfte gibi aşağıya doğru bakıyor. Normalde ciyak ciyak bağırıyor ama orada gayet sakinleşip bir etrafa, bana akıllı akıllı bakıyor, gözlerimin içine bakıyor böyle dikkatlice. Vikvik’le evet, bir daha görüşmemiz gerekiyor. Güzel bir şiir yazmış kardeşimiz. Hoş, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinden okuyorum, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.)’ın halk arasında bulunmasına rağmen tanınmayacağını buyurmuş Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Şöyle, İmam-ı Sadık (a.s.) naklediyor; “bu ümmet nasıl, Allah-u Teala’nın Yusuf hakkında davrandığı gibi kendi hücceti Hz. Mehdi (a.s.) hakkında da davranmasını ve bu konuda ona zuhur etme izni verinceye dek tanınmayacak bir şekilde onların pazarlarında dolaşmasını ve sergileri üzerine ayak basmasını inkâr edebilir!”
ADNAN OKTAR: Şerh et.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah. Hz. Mehdi (a.s.), halk arasında, özellikle pazarlarda dolaşacak ama halk onu, izin verilene kadar tanımayacaktır.
ADNAN OKTAR: “O devirde” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “bin çarşılı büyük pazarlar olacak” diyor, “bin dükkânlı, büyük.” Baktık; İstinye öyle, diğer büyük çarşılar öyle. Hakikaten tam Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisine uygun olarak zuhur etti.
“Selamun Aleykum canım Hocam.” Aleykum Selam. “Hocam, sen bir arslansın” diyor, maşaAllah. “Ben, annem ve ağabeyim sizi çok seviyoruz. Her zaman sizi izliyoruz. Ağabeyim askerdir. Her zaman sizi izleyemiyor. Ağabeyimin sizlere selamı var.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Ağabeyimin ismi Mircelal. Duanıza muhtacız. Azerbaycan’dan Leyla Manafova.” Azerbaycan’dan ne kadar çok bu sevimliler böyle, ne kadar çoklar. Elhamdülillah, Allah sayılarını daha da arttırsın.
“Hocam, sizleri saygıyla izliyorum. Ukrayna’dan selamlar. Çok önemli bir video daha buldum” diyor, maşaAllah, bir kardeşimiz.
“Selamun Aleykum Hocam, ben İstanbul Şirinevler’den Emre. Yaklaşık bir haftadan beri kulağıma ezan sesi geliyor. Bir manası var mı? Şimdiden teşekkür ederim.” Cübbeli hakkında bir şeyler yazmış. Onlar, hikâye onlar, anlattıkları. Öyle şey olmaz. Ömrü Allah bilir. Cübbeli hakkında bildiğim kadarıyla Mahmut Osmanoğlu, Mahmut Hocamız, ‘Furkan’ isimli bir kitap yazıyormuş. Kitabı bitince de terk-i dünya edecekmiş. Allah uzun ömür versin. Ne alaka? Kitabın bitmesiyle insanın ömrünün bağlantısı olur mu? Mahmut Hocamız, inşaAllah uzun yıllar yaşayacak, Allah’ın izniyle, inşaAllah. Allah’tan umut ediyoruz. “Kulağıma ezan sesi geliyor.” Yani eğer kesintisiz duyuyorsan, öyle bir şeyse yani tabii hayır yönü de var ama bir rahatsızlık da olabilir. Normalde doktora gitmen lazım. Güzel bir şey ama bir rahatsızlığa bağlıysa onun tedavi olması lazım. Güzel, bir insanın ezan sesi duyması ama yani ne yoğunlukta, nasıl duyuyorsun, ne şekilde oluyor; o biraz şey, inşaAllah. Ama inşaAllah bir rahatsızlığın yoktur, inşaAllah kerametindir. Yani o zaman güzel, inşaAllah.
“Esselamu Aleykum değerli Hocam” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Allah sizlerden razı olsun. Her şey sizinle daha güzel oluyor. Ama hayatın akışı ve irademizin zayıf oluşu imanımızın da zayıflamasına sebep oluyor. Yayınlarınız çok güzel. İmkân oldukça izlemeye çalışıyorum ve herkese tavsiye ediyorum. Yaklaşık yirmi sekiz yıldan beri mübarek Hz. Mehdi (a.s.)’ı aramakla geçirdim. O mübarek insanı görmeden inşaAllah bu dünyadan göçmem. Sizden öğrenmek istediğim; zaman geldiğinde A9 Kanalı’nda mübarek Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.)’ı görecek miyiz.” Bizim kanalda inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkacağını düşünüyor. İnşaAllah gelir kanalımıza, buraya da gelir, diğer kanallara da gelir. O zaman bütün kanallarda yayın yapar Hz. Mehdi (a.s.). Bir kere Aydın Doğan böyle el pençe divan durur. Bütün kanallarını sonuna kadar açar, inşaAllah. “Allah’a emanet olun. Allah yardımcınız olsun. İnşaAllah, sorumu yanıtlarken sizi seyretme imkânı bulurum” diyor. İnşaAllah. “İradem zayıf.” Niye iraden zayıf olsun? Çelik gibi iraden var. Öyle telkin yapmayın kendinize. İmanın zayıflamaz benim kitaplarımı okursan. Harun Yahya eserlerini oku, inşaAllah. Allah’a tevekkül et. Bizim programlarımızı izle. İman son derece kolaydır. Samimi olursan zaten Allah hemen iman nasip eder. Samimi olmak çok önemlidir. Samimi olan herkese Allah iman nasip eder, inşaAllah. Allah hidayet verdi mi tamamdır, inşaAllah. Dürüstçe baktığımızda, samimi baktığımızda Allah’ın varlığını hemen görüyoruz zaten, inşaAllah. Anlaşılmayacak gibi değil, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili dinler tarihçilerinin, bilim adamlarının bazı tespitleri var. Karşılaştırmalı dinler tarihçisi -yabancı- Gresman ve Gunken. Bu bilim adamlarının ifadelerine göre beklenen Kral Mesih, yani Hz. Mehdi (a.s.) savaşçı değil; barış temsilcisidir. Altınçağ’ın hükümdarı olacağına inandıkları Kral Mesih’in, Yahudilere, Hz. Davud (a.s.) zamanındaki gibi itibarlarını geri kazandıracağını, yeniden güçlü bir Altınçağ’ın yaşanacağını, bu gücün Kral Mesih’e ancak Allah tarafından verileceğini ve Kral Mesih’in tüm dünyanın kurtarıcısı olacağını düşünmektedirler.
ADNAN OKTAR: Evet Müslümanların, Hıristiyanlar’ın ve Museviler’in hepsinin kurtarıcısıdır Kral Mesih Hz. Mehdi (a.s.). Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde bu açıkça belirtiliyor. Birçok insan da şirkten, bataklıktan kurtulmuş olacak. Dünyada put inanç kalmayacak. Herkes “la ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” diyecek, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:İnşaAllah. Biraz Şeyh Ahmed Yasin Hocamız’dan, biraz diğer Nur talebesi ağabeylerimizden sohbet dinleyelim.
VTR: Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı çıkacak yetmiş bin sarıklı kişiyi anlatıyor
VTR: Bediüzzaman Hazretleri’nin yakın talebesi Abdullah Yeğin Ağabey, İslam’ın dünya hâkimiyetini anlatıyor
VTR: Çantacı Necmi Ağabey; “Hz. İsa (a.s.) gelecek” diyor.
VTR: Çantacı Necmi Ağabey; “Hz. Mehdi (a.s.) gelecek” diyor.
VTR: Çantacı Necmi Ağabey; “Adnan Oktar’ın üslubu Risale-i Nur ile aynı” diyor.
VTR: Bediüzzaman Hazretleri, Büyük Mehdi (a.s.)’ın üç vazifesinin, Üstad’ın yaşadığı dönemde yapılamayacağını ancak Ahir Zaman’da, hayatın geniş dairesinde yapılabileceğini Risalelerde anlatmıştır.
VTR: Bediüzzaman Hazretleri’nin yakın talebelerinden Abdülkadir Badıllı Ağabey, İttihad-ı İslam’ı ve Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceğini anlatıyor.
ADNAN OKTAR: Yemin ediyor bak Allah adına. Yani çünkü hadislerde çok açık. Bütün Nur talebesi ağabeylerimiz, büyüklerimiz, hepsi Hz. Mehdi (a.s.)’ın hayatta olduğunu söylüyor. İslam’ın dünyaya hakim olacağını söylüyor ve “yetmiş yıllık bir süre kaldı” diyor.Yetmiş yıllık süreyi de Sungur Ağabey çok mükemmel o günkü toplantıda… Ne dedi? “Ne söyleyeyim kardeş” dedi, öyle mi?
ALTUĞ BERKER:Söz ona verildi. “Ben şimdi ne anlatayım kardeş?” dedi. Allah onu ilham etti.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Sungur Ağabeyimiz dünya tatlısı maşaAllah. Acayip sevimliliği de artmış. Geçen gittiğimde bayağı iyiydi, daha neşesi yerindeydi, iyiydi. Oğlu, ne kadar Fethullah Hoca’ya benziyor sesi.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Acayip hitabeti, çok güzel. Yani aynı onun üslubu, onun ses tonu var. O da İlahiyat mezunuymuş. Bayağı kültürlü, çok güler yüzlü ve çok efendi bir insan, güzel ahlaklı. Yemeğimize de gelmişti. Çok muhterem maşaAllah. Allah güzel hizmetlerde bulunmasını nasip etsin inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Resminizi gösterebilirim.
ADNAN OKTAR:Bakayım. MaşaAllah. O son ziyaretimde değil mi, Sungur Ağabeyi?
ALTUĞ BERKER: Evet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Çok aşırı sevimli. Yine “çok yakın” dedi, “kıyamet” dedi. “Son zamandayız” dedi, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.)’ı; nasıl ben tam anlamadım, sen oradaydın değil mi? Yanında mıydın?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:O konuşmayı çok yavaş sesle konuştu. Sen nasıl duydun? Bir daha söyle bakayım.
ALTUĞ BERKER:Tam bir kısmını anlayabildim. Yani bahsetti Hz. Mehdi (a.s.)’dan ama…
ADNAN OKTAR:Hayır. “Hz. Mehdi (a.s.)’ı sen görürsün” diye kime söylemişti, ağabeylerden birisine?
ALTUĞ BERKER:Abdullah Yeğin Ağabey.
ADNAN OKTAR:Abdullah Yeğin Ağabey’e. Nasıldı?
ALTUĞ BERKER:Yani yaşı büyük Abdullah Yeğin Ağabey’in. Ona galiba demiş ama biraz kısık da sesli konuştu.
ADNAN OKTAR:Yok, flu oldu o canım. Ona bir daha bir soralım. Bir daha net konuşturalım, ondan sonra şey yapabiliriz inşaAllah.
“Naim Kaâh'dan tahric etti, buyurdu ki: Ben Hz. Mehdi (a.s.)'ı peygamberlerin suhufunda şöyle bulurum.” Bak, Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor. “Peygamberlerin suhufunda (kitabında): ‘Hz. Mehdi (a.s.)'ın amelinde ne zulüm ne de ayıp yoktur.’” Tevrat, İncil’de, Zebur’da ve peygamberlerin suhufunda var Hz. Mehdi (a.s.).
“Hz. Mehdi (a.s.) bendendir” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Burnu hafif tümsekli ve açık alınlıdır. Zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak ve yedi yıl dünya hakimi olacaktır” diyor Hz. İsa (a.s.) ile beraber. Kimi rivayetlerde de “dokuz yıl” olarak geçiyor. Bazı yerlerde “on dokuz yıl” var.
“Resulullah (s.a.v.) ferman etti: ‘Yemin ederim ki Allah’a’” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), yemin ediyor Allah’a. “Benim soyumdan bir kişi gönderecektir Allah.” Onun dişlerinden bahsediyor, “alnı geniştir. Yeryüzünü adaletle dolduracak ve malı bol bir şekilde dağıtacaktır.” Hz. Mehdi (a.s.)’ın dişlerinin temizliğinden, parlaklığından bahsediyor Peygamberimiz (s.a.v).
Peygamberimiz (s.a.v.) yine ferman ediyor. “Hz. Mehdi (a.s.) sanki Ben-i İsrail’den bir reculdür. Tavrı onlara benzer, yani heybetli ve acar.”
Yine Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki: “Hz. Mehdi (a.s.), gerges kuşunun kanadı ile titremesi gibi, Allah’tan çok korkan bir kimsedir.”
Yine Peygamberimiz (s.a.v.) ferman ediyor, diyor ki; “Hz. Mehdi (a.s.), insanlar arasında otuz dokuz yıl bekler.” Kırk yıl, yani dünya hâkimiyeti, İslam’ın hâkimiyeti kırk yıl kadar oluyor, daha çok vakitte onla beraber olsak, ondan istifade etsek’ derler” diyor, “o mutlu günleri yaşamak için.”
“Hz. Mehdi (a.s.), bizim Ehl-i Beyt’ten bir gençtir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “benim soyumdandır.” “İhtiyarlarımız ona yetişmeyecek, gençleriniz ise onu ümit edeceklerdir.” Hakikaten de şu an yaşlılar; “biz herhalde göremeyiz” diyorlar ama gençler; “inşaAllah göreceğiz” diyorlar. “Allah dilediğini yapacaktır.” “Hz. Mehdi (a.s.) Benim evlâdımdan bir reculdür.” Bir temsilci, recul. “Rengi Arabi, cismi İsraili cisimdir.”
“Selamun Aleykum Sayın Hocam” Aleykum Selam. “Ben İstanbul’dan İsa. Allah sizden razı olsun Hocam. Benim dört aylık bir oğlum var Sayın Hocam. Uyurken çok sıçrıyor ve korkuyor. Hocam, bunun için bir yardımınız dokunur mu? Selamun Aleykum. Allah’a emanet olun Hocam.” Dört aylık çocuk korku bilmez. Korku sonradan öğrenilir. Çocuklar korkuyu bilmezler. Bu korku değildir. Sıçraması başka, sinirseldir. Onu doktora sorun ama yani o tarz bir olay olmaz. Korkuyu çok ileri yaşlarda, daha yaşı biraz ilerleyince öğrenir.
“Selamun Aleykum Adnan Hocam. Kınayıcının kınamasını yenemiyorum” diyor. Yani etkileniyormuş. Hiç takmayacaksın. Ne etkileneceksin. “Cihat yapmam için bütün çevremi bırakmam gerekiyor gibi geliyor.” Niçin öyle olsun? Ben bütün ahbaplarımla, herkesle görüşüyorum. “Çevremde cihat yapma gayretinde olanlar da yok. Ben göremiyorum. Bir yol gösterir misiniz?” Ben varım işte. Alimler var, Nur talebeleri var, Süleymanlı kardeşlerimiz var, Nakşiler var, Kadıriler var. Yer gök oynuyor Gürcan, aç gözünü. Nur talebeleri evelAllah yeri göğü inletiyor. A9 bütün dünyayı sallıyor, elhamdülillah. Hz. Mehdi (a.s.) hayatta, talebeleri hayatta inşaAllah.
“Esselamu Aleykum Hocam. Ben sizi izleyen on bir yaşında bir çocuğum. Sizi çok seviyorum. İki tane kardeşim var. Birinin adı Hasancan, ötekinin adı Hüseyincan. Benim adım da Keremşah. Hasancan otuz dört aylık, Hüseyincan on aylık. Hasancan da sizi çok seviyor. Hep sizin programlarınızı seyrediyoruz Hocam. Biz Bursa Yunuseli’de, Şeyh Ahmet Yasin Efendi’nin dergahına yakın oturuyoruz. Akşamları oraya gidip zikir çekiyoruz Hocam. Biz ailecek sizi çok seviyoruz. Allah’a emanet olun.” Ne şeker şey bu! MaşaAllah. Aferin, aferin benim canıma. Ne güzel, Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın o cennet gibi güzel dergahında Allah’ı anıyorsunuz. Orası da bir mescit. Allah’a hamdolsun, çok güzel.
“Selamun Aleykum Hocam. Kusura bakmayın, yine de bir şey daha soracaktım. Bir Müslüman din alimi ‘camiden ve cemaatten’ nasıl ‘sıkıldım’ diyebilir?” Cübbeli diyor ya; “sıkıldık” diyor, “camiden, cemaatten.” Oradan sıkılmadığı yere gitmiş, Malta adasına. “Müslümanların uyanması acilen gerekir. Kimin doğru, kimin yanlış olduğunu görsünler. Allah’a emanet olun. Takipteyiz” diyor Ömer Özer.
Mutlu, Menderes’in ölümü, tabii o da şüphelidir. O da iddia edilen Ergenekon terör örgütünün bir oyunu olabilir. Onun da yeniden geriye dönük incelenmesi gerekir.
Bünyamin Ferani; “Selamun Aleykum Harun Yahya Hocam” diyor. “TV’yi beğenerek izlemekteyiz. Teşekkür ederiz. Allah razı olsun” diyor. Hanım arkadaşlarımızın da güzel olduğunu söylüyor. “Güzeller” diyor, elhamdülillah. “Hikmeti nedir?” diyor. İşte Allah’ın tecellisi, ne güzel! Buradaki çiçek ne? Allah’ın tecellisi bir güzellik. İnsan güzelliği ondan daha üstündür, çiçekten daha üstündür. Mesela bak Beril bir çiçekten daha güzel, kıyaslanmaz. Allah’ın güzel bir tecellisi. İmanlı, mübarek bir varlık. Ben de yakışıklıyım yani, inşaAllah. Berker Hocam, Asilim de yakışıklı. Benim güzelim de çok güzel, inşaAllah.
SUNUCU:İnşaAllah. Bizi yarın 22.00’den itibaren A9 TV, Kocaeli TV, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo ve www.HarunYahya.Tv sitemizden takip edebilirsiniz.
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...