SUNUCU:Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza A9 TV, Kahramanmaraş Aksu Tv, Gaziantep Olay Tv, Sipas Vizyon Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve www.HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR:Gülcan Hanım ne diyor? “Canımın cananı, gözümün nuru, dünyalar güzeli Hocam. Dün geceki programda Sayın Arif Arslan ile olan sohbetinizi izledim. Bana göre harika bir sohbetti, maşaAllah. Ama sizin içtenliğiniz, samimiyetiniz, tevazunuzun güzelliği bambaşka, inşaAllah.” Güzel şeyler anlatmış özetle, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, Van'da halka seslenen Başbakan Erdoğan, Kürt kardeşlerimize yönelik; “Kardeşler arasında hesaplaşma olmaz, kardeşler arasında helalleşme olur” diyerek, “dedesinin Sarıkamış'ta vatanı savunurken şehit olduğunu, Kürt kardeşlerimizle birlikte aynı şehitlikte yattığını” söylemiş. “Biz dostluğun, akrabalığın ötesine geçtik. Biz birbirimizin özbeöz kardeşiyiz. Bu vatan hepimizin vatanı, bu bayrak hepimizin bayrağı, aynı kıbleye dönüyoruz, camilerimizden aynı ezan okunuyor. Besmelemiz bir, Fatiha’mız bir, Yasin’imiz bir, ellerimizi semaya açıp dua ederken biliyoruz ki, Allah konuştuğumuz dillere değil, yüreklerimize bakıyor. Öyleyse neden birbirimizin rengine, etnik kökenine hor bakalım? Kardeşliğimiz bu kadar kadimken, neden fitneye fesada prim verelim” ifadeleriyle, Kürt kardeşlerimize birlik çağrısında bulunmuş.
ADNAN OKTAR:Bayağı güzel konuşmuş, helal olsun, maşaAllah. Başbakanımızı, samimi olan kardeşlerimiz, samimi olan insanlar, bence manen desteklemeli. Yalnız bırakmak akla, vicdana uygun olmaz. Çünkü hakikaten yiğitçe, iddia edilen Ergenekon terör örgütüne karşı tavır alıyor, birlik beraberlik için çalışıyor, samimi gayret ediyor. Yani onu üzmeye çalışmak, onu meşgul etmek değil de, bilakis yardımcı olmak, bilakis onare etmek, teşvik etmek güzel olur. Ne de olsa, o da bir insandır. Sürekli üstüne baskı yapan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız doğru yapmıyorlar, yanlış yapıyorlar, vicdanlı bir tavır olmaz bu. Çünkü kolay değil Başbakanlık, öyle zannettiğiniz gibi eğlenceli falan değil. Bir hayli yorucudur, çok streslidir, güçtür. Böyle zor bir görevde, yardımcı olmak gerekir. Bu insanlar için, vicdan borcudur. Her zaman söylüyorum, benim Ak Parti'den hiç bir çıkarım yok. Bilakis bizim birçok kaybımız oluyor, birçok zorluklar içerisinde; kimseye bir şey söylemiyoruz, birçok mahkemelerimiz var, sürekli aleyhimize neticeler çıkıyor. Ben hiç öyle şeylere önem vermem ama hak hakikat yönünde giden bir insana da, manevi desteği bir vicdan borcu olarak görürüm. Diğer kardeşlerimize de; ben siyasal açıdan demiyorum, politik açıdan demiyorum, kim hakkı savunursa desteklemek lazım kim olursa olsun, şu parti bu parti fark etmez. Defalarca söyledim, Ak Partili de değilim ayrıca bütün sağı desteklerim ben, tamamını desteklerim.
ALTUĞ BERKER:Başbakan aynı zamanda, dün Van'da Yiğit Bulut'la bir program yapmış. “Parti zihniyeti olarak Kürt kardeşlerimizi asla dışlamadıklarını” belirterek, “Ak Parti içinde 60 Kürt kardeşimizin olduğu” sözünü tekrarlamış, hatta yeni bir bilgi olarak, “kabinenin içinde bakanlık yapan Kürt kardeşlerimizin de olduğunu, bu kardeşlerimizle bugüne kadar aralarında asla bir sıkıntı ve dert olmadığını, aksine birbirlerine karşı son derece rahat olduklarını” söylemiş. Ayrıca “etnik ve bölgesel milliyetçiliğe karşı olduklarını, dinsel milliyetçiliği de yanlış bulduklarını ve 74 milyon vatandaşımızın tamamını kucakladıklarını” HaberTürk Sansürsüz programında atlatmış.
ADNAN OKTAR:Evet, Yiğit Bulut delikanlı, samimi bir gazeteci, samimi bir kardeşimiz, vatansever, pozitif bir insan, her şeye olumlu, hayır gözüyle bakan bir insan, fitneci değil fitneye karşı.
ALTUĞ BERKER:Sayın Profesör Doktor Mustafa Kamalak Hocamız, Saadet Partisi mitinglerine son hız devam ediyor. İslam Birliği'nin kurulmasının aciliyeti hakkında konuşmalar yapıyor, maşaAllah. Son olarak da, Bitlis ve Muş'ta yaptığı konuşmada da, “İslam Birliği'ni kuracaklarını” belirterek, “İslam Birliği kurulmuş olduğu takdirde, dünya üzerinde hiçbir katliamın yaşanmayacağını” belirtmiş. Ayrıca Kürt kardeşlerimize seslenerek; “Hepimizin annesi Hz. Havva, babası Hz. Adem (a.s.)'dır. Üstünlük ancak takvadadır, Arabın Aceme, Acemin Araba, Türkün Kürde, Kürdün Türk’e üstünlüğü yoktur. Can kardeşlerim, hepimiz bir bütünüz” demiş. “İslam coğrafyasındaki zulümlerden, tüm Müslümanların sorumlu olduğunu” hatırlatarak, ‘kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de adl-i İlahi sorar Ömer'den’ diyordu bizim Emir-ül Müminimiz. Ne oldu ondan ayrıldı mı yolumuz? Hayır, tüm İslam ülkelerindeki zulümden biz sorumluyuz” sözleriyle konuşmasına devam etmiş.
ADNAN OKTAR:Evet, Mustafa Kamalak Hocamız, çok iyi bir insandır, üslubu da çok güzel. Türk İslam Birliği'ni, İttihad-ı İslam'ı istiyor olması, çok güzel. Allah yolunu açık etsin, inşaAllah.
“Selamun Aleykum, yakışıklı canım Hocam. Hz. İsa (a.s), ölüyü diriltecek Allah'ın izniyle. Siz de bizim ruhlarımızı diriltiyorsunuz inşaAllah, yakışıklı canım Hocam. Bülbül-ü nalanınızım” ne güzel bir cümle. “Sevgi, muhabbet pınarınızdan testimi doldurmaya geldim” diyor, bir hanım kardeşimiz, maşaAllah çok güzel bir üslup.
“Nevşehir Kapadokya Tv'den Samet ben. Biz de programınızı canlı olarak yayınlıyoruz ve yayınlamaya devam edeceğiz. Kanal isimleri geçtiğinde, söylemenizi rica ediyoruz, iyi yayınlar” diyor. İftiharla, Nevşehir Kapadokya Tv'den de şu an yayınlanıyoruz, inşaAllah. Nevşehirlilere selam, Kapadokya Tv’ye selam.
ALTUĞ BERKER:Hocam şu anda, her saniye bedenimizde ve kainatta gerçekleşen olaylarla ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum. Gözümüzde yaklaşık 100 milyar işlem yapıldı şu saniyenin içinde. Vücudumuzda 8 milyon hücre öldü, ölen hücrelerin yerine 8 milyon yeni hücre yaratıldı, vücudumuzda 2,5 milyondan fazla alyuvar hücresi üretildi.
ADNAN OKTAR:Bu kadar kısa sürede, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam. Her hücre ortalama, 2 bin protein oluşturdu, kalbimiz 83 santimetreküp kan pompaladı, anne karnındaki bir ceninde 5 bin tane sinir hücresi üretildi, aydan yola çıkan ışık gözümüze ulaştı, güneşten gelen her bir foton 300 bin kilometre yol katletti, yağmurlarla yeryüzüne 16 milyon ton su indi, yeryüzünde 100 şimşek çaktı, dünya uzayda dev kütlesiyle 30 kilometre yol aldı, güneş 564 milyon ton hidrojeni, 560 milyon ton helyuma çevirdi.
ADNAN OKTAR:Şahane, bayağı güzel, bunu ara ara böyle oku, bayağı güzel.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. “İslam alemini mahveden, sanatı, bilimi, estetiği, sevgiyi, coşkuyu, samimiyeti yok eden bir sistem ve Müslümanları mahvediyorlar görüyorsunuz, yobazlıkla” dediniz Hocam. “Çünkü Müslümanların ana güçlerini ellerinden aldılar, müziği ellerinden aldılar, bilimi, resmi, sanatı ellerinden aldılar ve Müslümanları köle haline getirip ezdirdiler” dediniz inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Size olan bakış açım, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri'nin, sizin hakkınızda söylediği ufak bir demeçle değişti ve çok olumlu oldu” diyor. “Bu arada ben İnci Sözlük yazarıyım, hoşgörünüzden ötürü teşekkür ediyorum, Ahmet Selim.” İnci Sözlük ekibine de selam söylüyoruz, çünkü hepsi çok neşeli tipler. Ama tabii istirham ediyorum, dine, mukaddesata yönelik çirkin sözler yapmasın kardeşlerimiz. Ben onları çok seviyorum, şakaları da çok hoşuma gidiyor, esprileri de hoşuma gidiyor ama sakın ola ki, dine, imana, mukaddesata yönelik çirkin sözler söylemesinler. Çünkü o, herkeste burukluk meydana getirir, dinsizi de kızdırır o, dindarı da kızdırır. Yapmayın yani çok ayıp, yakışıksız bir şey ama espriler, şakalar bunlar güzel.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Bir kitabınızı tanıtmak istiyorum; "Sivrisinek Mucizesi.” MaşaAllah bu kitabınızın konusu olan sivrisinek, birçok yönden insanları hayrete düşürecek davranışlar sergileyen canlılardan yalnızca birisi. Yazın bizi rahatsız eden en sık karşılaştığımız, en değersiz gördüğümüz canlı ama siz bu canlı için kitap yazmışsınız. Neden sivrisinek denildiğinde; "Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır. Şeytandan Allah'a sığınırım. “Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.” Bakara suresi 26. Ayet. Bu gerçekten haberdar olan insana düşen; Allah'ın yarattığı deliller üzerinde samimi olarak düşünmek ve gereği gibi Allah'tan korkmaktır." Bu kitabınız buna vesile oluyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ama hakikaten çok acayip bir şey sivrisinek, hayatının her safhası çok ilginç. Bir gün sadece onu anlatalım, nefes kesecek bir hayvan, çok acayip.
Bana çok uzun yazılar yazıyorsunuz. Halbuki özet yazsanız, oradan anlarız. Sayfalarca olanlar var, öyle olmaz. Özetin özeti, iki satır bir şey yazın, gerekirse ben onu detaylı incelerim.
ALTUĞ BERKER:Şöyle söylemiştiniz Hocam: “Başörtülü hanımları görüyorlar, “niye homurdanıyorsun” diyorsun, ‘çarşaf giymemiş de ondan’ diyorlar. Başörtüsü de kurtarmıyor. Başı açık hanımlara karşı inanılmaz bir nefret var içlerinde. Ben de onları canım gibi seviyorum, bütün gücümle onları koruyup kollayacağım, onları dinsizlerin, ateistlerin ellerine bırakmayacağım” dediniz inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Diyarbakır'dan Yusuf. Yusuf'un şu mektubunu oku Berker.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. “Allah'ına kurban olduğum Seyyid Muhammed Adnan Hocam. Allah'ın Selamı sizlerin ve İslam Birliği'ni isteyenlerin üzerine olsun.”
ADNAN OKTAR:Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.
ALTUĞ BERKER:“Sevgili Hocam, sizlerin vesilesiyle inşaAllah, eşimle beraber yaptıklarımızı yazmak istedik. Öncelikle enaniyetten Allah'a sığınırız. Sevgili Hocam, bazı yakınlarımıza, imkanlarımız elverdiği ölçüde, dijital uydu alıp, ellerimizle A9'u ayarlıyoruz. Hocam, bazı uydularda sinyal yok diyor, sebeplerinden biri de kabloların eskimesiymiş. Çünkü kabloları yenileyince eve bereket geliyor, A9'umuz netleşiyor. Ayrıca A9'u tavsiye ettiklerimizin dışında, birinci dereceden akrabalarımızın evlerinde, A9'u ellerimizle ayarlıyoruz inşaAllah. Davasına kurban olduğumuz muhterem Hocam, ayrıca evimizde bir alim daha var. A9'la yekvücut olan alimimiz yani kitaplığımız inşaAllah. Dualarınıza muhtaç bu gönüller, ellerinizden hürmetle öper. Diyarbakır'dan Yusuf.”
ADNAN OKTAR:Ben mesela bir kasaba, bir köy düşünüyorum. Mesela bir insanın evinin kütüphanesinde, Yaratılış Atlası var, benim kitaplarım var. Orada yirmi tane de komünist var veya ateist var, “biz dinsiziz” diyorlar haşa. Adam dese ki: “Benim evime gelin sizinle tartışacak birisi var”, konu biter. Adam kitabın on sayfasına bakmış olsa, dümdüz olur. Benim bilgim yok, benim kültürüm yetersiz demek, bahane olmaz. Bir kitaplığı olan insan ezer geçer, son derece etkili olur. “Gel tartış” diyeceksin, bu kadar basit. Eve götüreceksin, kitaplığın karşısına adamı dikeceksin, o kadar. Veyahut otursun, ne yapıyorsa yapsın, o kadar. Yahut dükkanında olabilir, başka yerde olabilir, süper olur. Çünkü silindir gibi ezilecektir, ikinci bir yol yok, yani tek yönlü, net netice.
ALTUĞ BERKER:Hocam, “Kürt kardeşlerimiz” dediniz, “bizim canımız, bizim parçamız, kalbimiz onlar. PKK diyor ki, ‘kalbini elinden alacağım’, kalbimizi kimseye vermeyiz. Kürt kardeşlerimiz dünya tatlısıdır, tertemiz insanlar, hürmetkar, mazlum, mütevazi. Bazı aklı zayıf insanlar, Güneydoğulu kardeşlerimize iş vermiyorlar, çok büyük vicdansızlık ve çok büyük ayıptır ve terbiyesizliktir. Özellikle onlara iş versinler. Çok mübarek bir insan topluluğudur, kardeşlerimizdir, Bediüzzaman'ın evlatlarıdır” dediniz inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, hakikaten çok mübarek, nezih insanlardır, elhamdülillah. Allah onları, mukaddesatı sevecek şekilde yaratmış. Ateizmi, dinsizliği, komünistliği de sevmeyecek, ondan tiksinecek şekilde yaratmış. Onun için boş yere hiç zorlanıp durmasınlar, Güneydoğu'daki kardeşlerimiz komünist olmazlar. Bizim milletimiz, komünistliğe karşı her zaman tavır almıştır, bunu bilecekler, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Ayet okuyorum, Bakara suresi 21, şeytandan Allah'a sığınırım. “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edinin ki sakınasınız.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Hz. Mehdi (a.s), basiret sahibi olacakmış. Yusuf Suresi 108, şeytandan Allah'a sığınırım. “Bir basiret üzere Allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar da.” (Yusuf Suresi, 108). Ayetin işari anlamı, bu konuya bakıyor. İlahi kitabı anlaması, İlahi kelamın manasını bilmesi gibi güzel özellikleri var inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Şöyle söylemiştiniz Hocam: “Müslüman, dünyanın en akıllı, en kaliteli, en seçkin, en derin düşünen, sanatı ve bilimi en güzel şekilde uygulayan insandır. Müslümanları en can alıcı yerden vurmuşlar. Resim yasak, gülmek yasak, konuşmak yasak, evin içine kapatacaksın, konuşmayacaksın, sükut edeceksin. Öl de bari, konu kapansın. Yani konu buraya doğru gidiyor. Müslümanları mahvettiniz, tahribatı tamir etmeye çalışıyoruz” dediniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tabii, Müslümanların mağlup olacağı, her türlü sistemi kurmuşlar. Kurnazca; şeytan muazzam bir sistem kurmuş, Müslümanların bütün elini, kolunu başlamışlar, ayaklarını da başlamışlar, ağzını da kapatmışlar, sonra küfrü karşısına dikmişler, hadi bakalım bununla mücadele et diyorlar. Sanatı elinden almışsın, bilimi elinden almışsın, geriye ne bıraktın? Silahları kırdın sen, geriye hurafeleri bırakıyorsun. Kuran’dan da insanları uzaklaştırmışlar, Kuran’ın nefis anlatımını bir kenara bırakmışlar, Resulullah (s.a.v.)’in sünnetini bir kenara bırakmışlar, hurafeye dalmışlar, bir de Müslümanların gücünü kıracak şekilde; sevgiyi, barışı, kardeşliği adeta düşman gibi göstermişler, sanatın güzelliklerini, gücünü ortadan kaldırmışlar, bilimin imkanlarını ortadan kaldırmışlar, teknolojiye tavır almışlar ve küfre karşı, Müslümanları mağlup konuma getirmişler. Biz de bunu ortadan kaldırdık ve kaldırıyoruz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. “Big Bang ne ki” diyor Cübbeli.
ADNAN OKTAR:O videoyu gösterin, adamın bilime bakış açısına bakın da, insanlar bir hizaya gelsinler.
VTR-Cübbeli, Evrenin Yoktan Yaratıldığını Anlatan Big Bang Teorisinin Gereksiz Olduğunu Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:“Evrim konusunda ne düşünüyorsunuz?” diyorlar, Cübbeli de; “Evrim ne ki?” diyor. Yani ne dersen, “ne ki o” diyor. Hurafe dediğinde, adamın küpü dolu, binlerce hurafe biliyor, anlat anlat, geceli gündüzlü onları anlatıyor. Halbuki Kuran’dan ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sahih, doğru olan hadislerinden anlatması lazım, hurafelerden değil.
ALTUĞ BERKER:Hz. Mehdi (a.s)’ın, dünyada hiç kimsede olmayan ilme sahip olacağını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlar: “Dedi ki: Ey Emirülmüminin! Bu Hz. Mehdi kimdendir? Buyurdu ki: Benî Haşim’dendir, Arapların yüce dağının zirvesinden. O, öyle bir denizdir ki, o mana denizinde insanlar, ilmen ve ahlaken sonsuz gelişebilir. Kendisine sığınanlar için amandır.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 251)
ADNAN OKTAR:Biz de biraz hadis okuyalım, inşaAllah. Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, “Beklenen Mehdi’nin Alametleri” isimli eserde şöyle diyor: “Hz. Mehdi işlerinde çok disiplinli, cömert ve fakirlere karşı çok merhametli olacaktır” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s..52)
“Hz. Mehdi (a.s), Tabutu Sekine’yi Antakya mağarasından çıkaracaktır” diyor. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 54)
ALTUĞ BERKER:Bediüzzaman’ın ümitsizliği, kansere benzetmesiyle ilgili sözleri var Hocam, onu okuyorum, inşaAllah. “Yeis (ümitsizlik) en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâmın kalbine girmiş. İşte o yeistir ki (ümitsizlik) bizi öldürmüş gibi, garpta (batıda) bir-iki milyonluk küçük bir devlet,şarkta (doğuda) yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke hükmüne getirmiş. Yeis, ümmetlerin, milletlerin "seretan" (kanser) denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemalâta mâni ve hakikatine muhaliftir; korkak, aşağı ve âcizlerin şe'nidir, bahaneleridir” diyor Üstad Hazretleri, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Böyle bunu sık sık okuyalım da, o tipler daha akılcı olsunlar. Özetle akılcı olmak, Kuran’ın sıcak üslubunu etrafa yaymak, insanların mutluluğu için gayret etmek, sevinçli güzel bir hayat, hedefimiz, inşaAllah. İttihad-ı İslam, Türk İslam Birliği. “Hz. Mevlana; “Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz” diyor, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, şöyle söylemiştiniz: “Allah korkusu olduğunda insan, akıllı olur. Aklın kaynağı; Allah korkusudur. Akıllı insan dediğimizde, ilk aklımıza gelen, Allah’tan korkan insan demektir. Allah’tan korkmayanın aklı, zayıf olur. Çok zeki olur ama aklı zayıf olur” dediniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Çünkü akıllı insan, kendine de zarar vermez, etrafına da zarar vermez. Ama zeki insan, kendine de zarar verebilir, etrafına da zarar verebilir. Akıllı insan; hep isabetli, makul ve tutarlı tavır gösterir, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Ben, uyutulan bir aslan yavrusu gösterebilirim Hocam.
ADNAN OKTAR:Bakayım. Ne şeker şey öyle. MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hişam bin Salim der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: "Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuruna kadar halkın her sınıfı halka hüküm sürecek. Öyle ki artık hiç kimse “eğer biz hükümet etseydik, adaleti uygulardık” diyemeyecek. Daha sonra Kaim aleyhisselam (Hz. Mehdi (a.s)), hakk ve adalet ile kıyam edecek." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 322)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, Hocam biraz şerh et.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Kendisinden önce, her türlü ideolojinin, halktan her kesimin hükümet olacağını, ülkeyi, dünyayı idare edeceğini, ancak Hz. Mehdi (a.s) çıktığında, adalet ve hak uygulanacağını, denenmemiş başka hiç kimse kalmayacağını, onların da insanlığa mutluluk, huzur ve barış getirmediğini göreceklerini; siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Olaylar Türkiye’de ve dünyada çok hızlı gelişiyor, çok harika olaylar göreceğiz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:2010 yılında size sormuştular Hocam, 2011 olayları ile ilgili filmimizin başında var, 2010’da size soruyu yöneltiyorlar; “İslam dünyasının feveran edeceğini, tetiklenip, daha görmediğimiz harika olayların 2011’de olacağını” söylediniz. Hakikaten 2011’de, İslam dünyası peşi sıra hareketlendi.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Cübbeli, yine bize ahir zamanı ve Mehdiyet’i, talebem olarak anlatsın.
VTR-Cübbeli, Birkaç Yıl Öncesine kadar Hz. Mehdi (a.s)’ın Her An Çıkabileceğini Şöyle Söylüyordu.
ADNAN OKTAR:Cübbeli, mükemmel anlatıyor. En karşı olduğu konuda, Allah, onu böyle Hz. Mehdi (a.s) çıkıncaya kadar, hizmetçi kılacak. Allah, en karşı olduğu konuyu, ona geceli gündüzlü anlattırmaya devam ettiriyor, elhamdülillah, maşaAllah. Fatih Altaylı böyle olacağını bilse, bunun yanına, bir santim bile yanaşmazdı. Adam ne bilsin? Bunun geceli gündüzlü, Hz. Mehdi (a.s)’ı müjdeleyeceğini nereden bilsin? Bunu zannediyor ki, Hz. Mehdi (a.s)’a karşı bir güç, Mehdiyet’i engelleyecek bir güç olarak düşünüyorlardı, bakın Mehdiyet’i mükemmel anlatan bir güce dönüştü ve talebem oldu. Gece gündüz emrimde, ne diyorsam, gel buraya diyorum, geliyor, anlat diyorum Allah’ın izniyle, anlatıyor. Düğmeye bastığımda, karşımızda, inşaAllah.
Zenciler ne şeker, tatlı varlıklar, bayağı güzel oluyorlar. Keşke Türkiye’de her yerde olsa, zenciler de olsa, Japonlar da olsa. Japon çocukları görüyorum, köfte gibi, acayip tatlılar. Burunları fındık gibi, gözleri de çekik çekik. Zenci çocukları ufaklıklar, inanılmaz sevimliler, gözler kocaman, dişleri bembeyaz, ciltleri acayip güzel oluyor, kuzu gibi kıvırcık saçları, maşaAllah, Allah cennette de öyle onların çeşitli güzelliklerini göstersin, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Biraz önce, Hz. Mevlana’dan bahsetmiştiniz Hocam. Mevlana Beyit 2/815. Sayfada, Hz. Mehdi (a.s) için şöyle sözü var: “İşte diri ve faal imam, o velidir, ister Ömer soyundan olsun, ister Ali soyundan! Ey yol arayan, Mehdi de odur, Hadi de o. Hem gizlidir hem senin karşında oturmakta. O, nura benzer; akıl onun Cebrail’idir. Ondan aşağı olan veli de onun kandilidir” demiş.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Alevi kardeşlerimiz, Bektaşiler, Caferiler, Şiiler, Sünniler, hepsi yüzyıllardan beri, Hz. Mehdi (a.s)’ı beklerler, sohbetlerinde hep, Hz. Mehdi (a.s) sevgisi anlatılmıştır. Sahabeler arasında muazzam bir Hz. Mehdi (a.s) sevgisi vardı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s)’ı müthiş seviyor. “Ben” diyor, “Ali, Hamza, Mehdi, Hasan, Hüseyin cennet ehlinin seyyidleriyiz” diyor, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s), İslam dinindeki, bidatları temizleyecek, insanları, Kuran’a ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Sünnet-i Seniyyesini yönlendireceğine dair, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş: “İnsanlar, Kuran’ı kendi nefislerine göre yorumladıkları zaman, Hz. Mehdi (a.s), onların düşüncelerini Kuran’a doğru yönlendirip, onu Kuran’ın gerçeklerinin hizmetine sunacak” diyor, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Allah vermesin, yani öyle bir hal meydana getirmişlerdi ki, Türkiye’yi yirmi ikiye bölmek istiyorlardı, Güneydoğu’da PKK’yı kudurttular, milletimizi mahvedeceklerdi, Allah’ın planından haberleri yoktu. Halbuki Allah’ın planı; Türkiye’nin, İslam aleminin lideri olması, Türk İslam aleminin lideri olmasıydı. Onlar, emek emek Avrupalılar uğraştılar, işte Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda, Almanya, onlarca yıldan beri, Türkiye’yi bölmek için uğraşıyorlar, hazırlık yapıyorlardı, tam böyle sofraya oturup, bölecek derken, Mehdiyet çatır çatır dişlerini kırdı ve Türkiye’ye hiçbir şey yapamayacaklarını anladılar, Türkiye’nin özel inayet altında olduğunu anladılar, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam şöyle söylemiştiniz: “Birliğin bir başı olur, birliğin başından bahsedilmezse, nasıl olacağından bahsetmezse bir insan, bu samimi anlatım olmaz. Birliğin başını, birliğin nasıl olacağını, Peygamberimiz (s.a.v.) açıklamış. Adamlar ‘yok’ diyor, ‘biz, Peygamberin (s.a.v.) açıkladığı birlik modelini, anlattığı stile, tarihi gelişmelerde anlattığı yönteme, hiçbir şeye biz inanmıyoruz’ diyor. ‘Ben kendi kafama göre, şahs-ı maneviyle birleştirir, bir sistem yaparım’ diyor” dediniz.
ADNAN OKTAR:“Ey Hz. Şuayp (a.s) gibi” diyor, “küçük bir arkadaş grubuna sahip olan, canım Hocam” diyor. Eşiğinizde yatan biçareyim. Varlık iddiasından sıyrılmak için, yokluk kapınıza geldim. Ham idim, pişeyim, yanayım, hizmetçiniz olayım” diyor. Estağfirullah, biz sizin hizmetçiniziz. Ama bu kardeşimizin sevgisi çok güzel, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Şöyle söylemiştiniz: “Ne olursa olsun, ne yapılırsa yapılsın, İslam’ın güzel ahlakı, o ferah zemini dünyaya yayılıyor. İslam, bütün dünyayı, sıcak kucaklayışıyla kucaklayacak, inşaAllah. İnsanın ruhunda, fıtratında vardır, bir ferahlık, suhulet, bir nezaket, temizlik, bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah.”
ADNAN OKTAR:Tabii şu an İslam hakim olmuş olsa, insanların beyninde ne bir kasılma olur, ne ruhlarında kasılma olur. Çünkü her yerde bir bayram, her yerde bir neşe hakim olacaktır. Bir kere ayaklarını saran prangalar yok, inşaAllah. Yani sokağa çıkıyor, trene biniyor, git gidebildiğin kadar, Lübnan’a mı gidiyorsun, Mısır’a mı gidiyorsun, bütün dünya, onun evi olmuş oluyor. Yani bir insanın küçük bir odası olması ayrıdır, mesela 3-4 metrekare bir odası vardır, bir de uçsuz bucaksız bir evi olması ayrıdır. Mesela bir odaya gidiyor, ayrı bir manzarayla karşılaşıyor, bir odaya gidiyor, ayrı bir güzellikle karşılaşıyor. Müslümanların uçsuz bucaksız evi olacaktır. Afrika’da evi, Asya’da evi, Japonya’da evi, Amerika’da evi, her yer. Herkes Müslüman olacaktır, Müslüman evi, her Müslüman’ın evidir. Allah diyor ki: “Selam vererek girin” diyor. Allah misafiriyiz, Selamun Aleykum diyerek girecekler, o kadar. Canı isterse Senegal’e gider, canı ister Kongo’ya gider, canı ister Tokyo’ya gider, her yer bütün dünya Müslümanların evi olacak. Tehlike yok, psikopat yok, saldırgan adamlar yok, it kopuk yok, savaş yok, terör yok, anarşi yok, silah da yok, kavga da yok, yani normal olan budur. “Olur mu ki” diyor. Asıl senin yaptığın anormal değil mi? Atom bombası yapıyorsun, Napalm bombası yapıyorsun, adamları nasıl yakacağını ayarlıyorsun, iki saat uçağın altına onu yerleştiriyorsun, hangi noktada, adamı nerede vuracağını ayarlıyorsun, asıl acayip olan budur. Benim dediğim, evinde oturuyorsun, ne güzel neşeyle, güzel meyvelerini soy, ye, neşene bak. Ne güzel, Allah’a ibadet et. Allah’tan bahset, Bediüzzaman’dan bahset, geçmiş büyüklerden bahset, gez, Allah’ın manzaralarını gör, güzelliklerini gör, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Hocam bugün, Fransa’daki konferanslarımızdan gündüz yapılan konferans; Lille şehrinde olan, Avicenne Enstitüsü’nde yapılmıştı. Onların fotoğrafları geldi Hocam, inşaAllah. Salonda yüzlerce kişi varmış, maşaAllah. Fransızlar da varmış, çok ilgiyle takip etmişler, hatta bir Fransız bayan gelmiş, “sizin kitaplarınızı okuduktan sonra Müslüman olduğunu” söylemiş.
ADNAN OKTAR:Elhamdülillah, maşaAllah bakın çaka çaka salon dolu. Monşerler hopluyor, zıplıyor ama gidişat çok güzel, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, elektrik süpürgesi sesinde uyuyan bir çocuk filmi var.
ADNAN OKTAR:Acayip şeker, maşaAllah. Çocuğa eziyet ediyorlar, ne alakası var? Çocuklara böyle şakalar yapmasınlar, Allah aşkına.
ALTUĞ BERKER:Hadis-i Şerif’te Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş: “Hz. Mehdi (a.s)’ı, Cebrail ve Mikail kendi aralarına alacaklardır.
ADNAN OKTAR:Cebrail (a.s) ve Mikail (a.s) hay maşaAllah, elhamdülillah, Allah’ın sevgisine bakın, maşaAllah. Hz. Mehdi (a.s)’a olan, Cenab-ı Allah’ın sevgisinin bir ifadesi, Cebrail (a.s) ve Mikail (a.s), biri sağında, biri solunda. Ve Hz. İsa (a.s) gibi, Ulu’l Azim bir Peygamber de, ona vezirlik yapıyor. Allah, onu 2000 yıl sonra, vezir olarak gönderiyor. Ve Allah, Hz. Mehdi (a.s)’ı dünyanın imamı yapıyor. Peygamberimiz (s.a.v.); Hz. Mehdi (a.s) “bütün Peygamberlerin özeti” olduğunu söylüyor, “bütün Peygamberlere benzer” diyor. Dünyanın sonunu Hatem-i Veli ile bitiriyor, Hatem çekiyor, Cenab-ı Allah.
ALTUĞ BERKER:“Ve 9300 melek, Hz. Mehdi (a.s)’a yardım için, inecek” diyor.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, ona karşı oyun oynayanları, ona karşı zulmedenleri, Hz. Hızır (a.s), tek tek ziyaret ediyor. Hz. Hızır (a.s), hepsini tek tek etkisiz hale getirir. Birini dükkanında bulur, birini bürosunda bulur, birini evinde bulur, birini havada bulur, birini karada bulur ama hepsini etkisiz hale getirir. Bu sırları, insanlar çok sonra öğrenecekler, inşaAllah, zamanı gelince öğrenecekler. Hadiste; “Melekler, muhaliflerini tek tek hepsini vurur” diyor Cenab-ı Allah. Peygamberimiz (s.a.v.)’e vahiyle bildiriliyor.
ALTUĞ BERKER:Söylediğiniz hadiste şöyle diyor Hocam; “Allah, onu (Hz. Mehdi (a.s)’ı) 3 bin melekle destekleyecektir. O melekler, Hz. Mehdi (a.s)’a muhalefet edenin, yüzüne ve arkasına vuracaktır” diyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani anlamı; ‘katledecektir’ diyor. Yani ‘Hz. Mehdi (a.s) muhaliflerini, tek tek katledecektir’ diyor Cenab-ı Allah. Hz. Mehdi (a.s), kan akıtmaz. Ama Hz. Hızır (a.s), kan akıtır, melekler kan akıtır, Hz. Mehdi (a.s), akıtmaz. Hz. Mehdi (a.s); anti kandır, Peygamberimiz (s.a.v.); “Mehdiyyül dem” diyor, kan durdurur.
ALTUĞ BERKER:Başka bir hadiste; “Ve köşe bucakta benim oğluma (Hz. Mehdi (as)'a) yardım edecek dağınık olan Türk bayrakları zuhur edecek.” (Gaybeti numani, s. 323)
ADNAN OKTAR:Hay MaşaAllah, bakın net, “Türk” diye geçiyor. Adamlar diyor ki; “Nereden çıkarttın?” diyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor; “İstanbul’da çıkacak” diyor. İstanbul nerede? Türkiye’de. Bunda şaşılacak ne var?
ALTUĞ BERKER:Başka bir hadis-i şerifte; İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Hz. Mehdi (a.s), her kavmin işlerinin içyüzünden (sakladıkları şeyden) haber verir ve dostunu düşmanından ferasetle tanır.” Sırat’ul-Mustakim, c. 2, s. 254.
ADNAN OKTAR:Evet, yüzüne baktığında tanıyacak Allah’ın izniyle. Kim yamuk, kim düzgün, kim iyi, kim kötü, bakışlarından bilecek, Allah’ın izniyle, Allah’ın dilemesiyle, Allah’ın ilham etmesiyle.
ALTUĞ BERKER:Bediüzzaman Hazretleri, sizin de daha önce anlattığınız gibi, bu devirde, maddi kılıçların kanına girdiğini, galibiyetin ikna ile olduğunu, şu şekilde ifade ediyor: “Biz de, fen ve san'at silâhıyla i'lâ-yı Kelimetullahın (Allah’ın kelamını yaymanın) en müdhiş düşmanı olan cehil (cehalet) ve fakr (fakir) ve ihtilaf-ı efkâra (fikir ayrılıklarıyla) cihad edeceğiz” diyor. “Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garranın (nuırlu şeriatın, İslam’ın) berahin-i katıasının (şüphesiz delillerinin) elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak (galip gelmek) ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar (zorlama, baskı) ile değildir. Biz muhabbet (sevgi) fedaileriyiz, husumete (düşmanlığa) vaktimiz yoktur” demiş.
ADNAN OKTAR:Evet, ilimle, fenle, ikna ederek, konuşarak. Yani kanla, sopayla, değnekle değil. Dinde zorlama yok, inşaAllah.
“Canım Muhammed Adnan Hocam. Ahmet Yasin Hocamız bir konuşmasında, şöyle diyordu: ‘Hz. Mehdi (a.s)’ı, şimdiki ilmiyle de değerlendiriyorlar’ diyor. Bu cümle sanki Hz. Mehdi (a.s) herkesin tanıdığı biri ama Hz. Mehdi (a.s) olduğunu bilmediğimiz birisini işaret ediyor sanki” diyor. Evet, “Hz. Mehdi (a.s) hem çok alenidir” diyor. Mevlana ne diyor? “O zat hem gizlidir, hem de meydandadır,karşında oturmaktadır” diyor.
“Her sözünüz, bizim için bir tefekkür vesilesi Hocam, maşaAllah” diyor. Allah razı olsun, kardeşlerimizin sevgileri, muhabbetleri çok güzel.
ALTUĞ BERKER:Hadis okuyorum, inşaAllah. "Hz. Mehdi (a.s) kıyam ettiğinde, Hz. Davud'un hükmettiği gibi -halkın arasında bir şahit istemeksizin- hükmedecektir."Kâfî, c. 1, s. 509, H. 13.
ADNAN OKTAR:Yani demek ki, Allah, ona bir basiret ve feraset veriyor. Çünkü bazen olur, adamlar şahit de getirirler, delil de getirirler ama oyundur. Cezaevine bazı insanlar giriyor; sahte şahit ayarlıyorlar, adam gözüyle görmüş gibi anlatıyor. Delil de koyuyorlar, şahıs zaten delil. Ama Hz. Mehdi (a.s), gözünden anlıyor, bakarak, Allah’ın izniyle. Diyor ki: “Bu adam dediğiniz gibi değil, bu masum, yalan söylüyorsunuz” diyor. “Bir müçtehit, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve o zat da, ehl-i beyt-i Nebeviden olacaktır” diyor Bediüzzaman Hazretleri.
Ya Allah, Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. Müminun Suresi, 29 “Ve de ki:” Cenab-ı Allah, Hz. Nuh (a.s)’a yönelik olarak, "Rabbim, beni kutlu bir konakta indir” kutsal bir konak. Hz. Nuh (a.s), gemiden nerede indi? Türkiye’de. Ne diyor Allah? “Kutlu bir konakta indir” Hz. Mehdi (a.s) nerede çıkıyor? Türkiye’de, inşaAllah. “Sen konuklayanların en hayırlısısın."
ALTUĞ BERKER:Hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Hz. Mehdi (a.s)’ın yardımcıları, asil ve eğitimli olacaklar” diyor.
ADNAN OKTAR:Evet, kaliteli gençler olacaklar, Ashab-ı Kehf gibi, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor: “Hz. Mehdi (a.s)’ın tebliğ yöntemi, insanların kalplerinin derinliklerine işleyen ve Allah’a en samimi kalple yönelten türden olacak” buyurmuş.
ADNAN OKTAR:Hz. Mehdi (a.s), insanları, Allah’a en samimi kalple yöneltecek, en samimi imanla yaklaşmalarını sağlayacak, inşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Müminun Suresi, 40 “(Allah) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçekten pişman olacaklar” diyor Cenab-ı Allah. 40. ayet, deccaliyet 40 yıl sürüyor. Hz. Mehdi (a.s)’ın, deccal karşısındaki mücadelesi 40 yıl. “Az bir süre bekle” diyor Allah, “onlar gerçekten pişman olacaklar” diyor.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Hadis-i şerifte; “Hz. Mehdi (a.s) zamanında, insanlar, yerin yedi katına da, göğün yedi katına da ulaşmış olacaklar” buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah, bak sondaj yapıyorlar değil mi? Yerin en derinine kadar giriyorlar, uzaya, aya çıkıyorlar ve aynısı, Hz. Mehdi (a.s) devrinin özelliği. En derinine kadar, toprağın altına inebiliyorlar. Yedi kattan kasıt; göğün ve yerin derinliklerine girilecek, o anlamdadır, inşaAllah.
SUNUCU:Bizi yarın 22:00’dan itibaren, A9 Tv, Kocaeli Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, www.HarunYahya.Tv’den takip edebilirsiniz.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...