SUNUCU:Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza, A9 Tv, Kaçkar Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve www.HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR:Biz de, Oktar Hocamız’a müracaat edelim.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Hz. Mehdi (a.s)’ın ilim ve hilmi herkesten daha çoktur. Hz. Mehdi, Peygamber'in adını taşımaktadır ve ahlakı da Muhammedî (s.a.v.) ahlaktır.” (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300) diye buyuruyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Resulullah (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s)’ı, o kadar çok övmüş ki, o kadar çok anlatmış ki, sahabeler, Hz. Mehdi (a.s)’ı dinlemekten müthiş zevk duyuyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) de, çok kapsamlı anlatarak, hem Müslümanlara müjde vermiş oluyor, hem de Hz. Mehdi (a.s) ile karşılaştıklarında, kalpleri açılsın, ferahlık duysunlar ve kalpleri mutmain olsun, kanaatleri tam olsun diye, muazzam detay vermiş.
Ya Allah, Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Sebe Suresi, 8 "Allah'a karşı yalan mı düzüp uyduruyor, yoksa kendisinde bir delilik mi var?" Bütün Peygamberlerde, Allah dostlarında, hep aynı iddia olmuş; delilik iddiası. “Hayır, ahirete inanmayanlar, azapta ve uzak bir sapıklık içindedirler.” Hem ‘azap var’ diyor, ‘hem de uzak bir sapıklık içindedirler’ diyor. “Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olanı görmüyorlar mı?” Yani ‘dikkatleri açık değil mi’ diyor Allah, bunu farkedemiyorlar mı? “Eğer Biz dilersek, onları yerin-dibine geçirir ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz.” Yani ‘deprem meydana getiririm’ diyor Allah, ‘yerin dibine geçiririm, ölümlerine sebep olurum’ diyor, “ya da gökten üzerlerine parçalar düşürürüz.” Mesela göktaşları, sürekli teğet geçiyor. Allah istese göktaşıyla, dünyayı delik deşik eder, paramparça eder. Çünkü gökyüzünde, milyonlarca göktaşı var ve milyonlarca göktaşı sürekli dünyaya teğet geçiyor, değmiyor. Bu kimseyi ilgilendirmiyor. Düşünün bir kum fırtınasına tutulmuş dünya ama bir tane bile kum değmiyor. Yahut düşünün, saçma tüfekle, saçma mermileri atılıyor, dünya tam hedefte, fakat hiçbiri değmiyor. Yahut düşünün bir kürek kum alıp atıyorsun, hiçbiri, karşıdaki o yuvarlak küreğe dokunmuyor. Gökte yağmur gibi taş var ve göktaşı yağıyor. Ama dünyaya sürekli teğet geçiyor. Göktaşları var, insanlar ne kadar rahatlar, diyorlar ki; “değmez”, alışmışlar, bilim adamları da alışmış. İşte şu kadar kilometre ötesinden geçiyor. Neden o kadar ötesinden geçsin? Direkt göbeğinden, vurur. Vurmuyor. Bakın Allah diyor ki; “gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç şüphesiz, bunda 'gönülden (Allah'a) yönelen' her kul için bir ayet vardır.” ‘Bunu yapmıyorum diyor Allah. Ama istesen yaparım’ diyor. Gökyüzündeki taşların oranını gösteren bir film vardı, onu yayınlayın, ayetin anlamı daha netleşsin.
VTR- Sonsuz Merhamet Sahibi Olan Allah, Bizleri Dünyaya Hızla Yaklaşan Dev Göktaşlarından Korumaktadır.
ADNAN OKTAR:Eğer insanlar dikkatlice dinliyorlarsa, fevkaladelik olduğunu anlarlar. Önümüdeki günlerde, yine bir göktaşı daha, dünyamıza paralel geçecek. Ben, çocukluğumdan beri duyarım, hep paralel, değmeden geçti, değmeden geçti; neden değmesin? Allah, özellikle değdirtmiyor ve sürekli mucize meydana geliyor.
OKTAR BABUNA:Göktaşlarıyla ilgili rakam vardı Hocam, okuyayım mı?
ADNAN OKTAR:Evet.
OKTAR BABUNA:Her yıl 10 bin ton ağırlığında, 50 bin meteor, dünya atmosferine giriyormuş Hocam. Ancak bunların sadece 500 kadarı, buharlaşmadan yere göktaşı olarak ulaşabiliyormuş.
ADNAN OKTAR:Bunlar, çok çok küçük parçalar. Boş arazilere küçük parçalar düşüyor. Yoksa o bile yani bir eve düşse, darmakeşan eder. Ama genellikle denizlere, boş alanlara düşüyor. Şehirlere gelmiyor, evet, o da ayrı bir mucizedir. Caddede gezerken, kafaya taş düştüğünü gördünüz mü? Olmaz, ayrı bir mucizedir.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Sebe Suresi, 14. ayet “Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi.” Hz. Musa (a.s)’ın asası, yılana dönüşüyor. Burada da küçük yılan gibi ufak kurt, asanın içinde“ağaç kurdundan başkası haber vermedi.” Haber verme özelliği var. Yani istihbarat yönü var. Mesela diyorlar ki; “falanca binada böcek bulundu”, bu da bir böcek.
OKTAR BABUNA:Hz. Mehdi (a.s) döneminde, sözde din alimleri ortaya çıkıp, ayet ve hadisleri esas almadan, kendi düşüncelerine göre, fetva verip, insanları saptıracaklarını bildiriyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Allah’ü Teala ilmi size ihsan buyurduktan sonra hafızanızdan zorla çekip almaz. Lakin alimleri ilimleri ile beraber cemiyet içerisinden alıp, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da kendi düşünce ve arzularına göre” yani hiçbir delile dayanmaksızın, “fetva verip, hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar” diyor, Buhari’den Hocam.
ADNAN OKTAR:Sevgili Hocam, iddia edilen Ergenekon terör örgütüne karşı tavrınız, güzel” diyor. Evet. Biraz Cübbeli’yi dinleyelim.
VTR-Cübbeli Hz. Mehdi (a.s)’dan Bahsedilmemesinin, Kıyametin Çok Yakınlaştığının Alameti Olduğunu Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Cübbeli, mükemmel anlatıyor, anlatmaya da devam edecek. Ama bu konuşmalarını, önümüzdeki günlerde şerh ederek dinleteceğim. Onları film olarak hazırlıyorum. Düz anlatıyor, ben hadislerle, ayetlerle takviye ederek, şerhli, detaylı hazırlatacağım, o şekilde dinlerseniz, daha etkili olacak inşaAllah.
Biraz münafıklardan bahsedin.
ERDEM ERTÜZÜN:Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, Hz. Mehdi (a.s)’ın kimin dost, kimin düşman olacağını hemen anlamasıyla ilgili hadisleri var inşaAllah. “Ebu Basir’den İmam Caferi Sadık Aleyhisselam ‘Suçlular çehrelerinden tanınacak’ Muhammed suresi 30. ayeti hakkında şöyle buyurdu: ‘Allah onları tanır, lakin bu ayet kaim (Hz. Mehdi (a.s)) hakkında nazil olmuştur. Hz. Mehdi (a.s), onları (munafıkları) çehrelerinden tanıyacak ve ashabıyla birlikte onları manen darmadağın edecek.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir başka hadisinde; “Hz. Mehdi (a.s.), her grubun gizli planlarından haberdar olacak. Ve planlarını kendilerine söyleyecek. Hz. Mehdi (a.s), bakmasıyla dost ve düşmanını tanıyacak” buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Münafıklar için, bayağı bir azap. Demek ki, Hz. Mehdi (a.s), aklıyla ilmiyle, münafıkları perişan edecek bir güce sahip. Münafıkların perişanlıkları maddi değil, manevi perişan edecek, inşaAllah. Oktar Hocam, seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Münafıklar, kendi düşük akıllarınca, müminleri de, Peygamberimiz (s.a.v.)’e isyana teşvik ediyorlar ama Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanına gittiklerinde de, Allah, Kuran’da Müslüman gibi davrandıklarını belirtiyor.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Mücadele Suresi, 8 “Gizli toplantıların fısıldaşmalarından’ (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri”Allah yasaklamış ama gizli toplantılar yapıyorlar, “günah, düşmanlık ve Peygamber’e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun?” diye buyuruyor Allah. “Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar.” Yani Allah, çok sahtekar olduklarını, Peygamber (s.a.v.)’in yanına gittiğinde, “Allah’ın selamladığı biçimde selamlıyorlar” diyor ama ayrıldıkları zaman, isyanı, özellikle Peygambere karşı isyanı Allah fısıldaştıklarını bildiriyor. Bunun tabii Hz. Mehdi (a.s) döneminde de, aynen bu şekilde yaşanacağını anlıyoruz, Hz. Mehdi (a.s)’ın yanındayken, ona karşı Allah’ın selamıyla selamlayacaklar ama ayrılıp, ondan sonra, Allah’ın yasakladığı halde, gizli toplantılar yapacaklar.
ADNAN OKTAR:Ama onlara bir yürek acısı olacak. İslam dünyaya hakim olduğunda, bütün insanlık, bütün dünya onları aşağılayacak, cinler, melekler, herkes lanet edecek, ahirette de lanet, üzerlerine olacak, o, onlar için çok büyük bir yürek acısı olacak ama çok çok şiddetli bir yürek acısı olacak. Çünkü Hz. Mehdi (a.s)’ın dünyanın lideri olacağını ummayacaklar yani karşılarına geleceklerini ummayacaklar, o yüzden olmadık haysiyetsizlik yapacaklar. Ama Hz. Mehdi (a.s)’ın gücünü gördüklerinde, yaptıkları oyunun, adiliğin daha çok farkına varacaklar.
ERDEM ERTÜZÜN:Hocam Tevbe Suresi’nin 107. ayetinde, Allah şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.”
ADNAN OKTAR:Bu ayeti şerh et, biraz açıkla.
ERDEM ERTÜZÜN:Allah’ın ayette bildirdiği gibi, münafıklar, müminlerin yanından ayrıldıktan sonra, sürekli müminlerle bir mücadelenin içine giriyorlar ve müminlerin arasını ayırmak istiyorlar. Müminlerin arasındaki kardeşlik bağlarına, akıllarınca zarar vermek istiyorlar ama başaramıyorlar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Müslümanlara zarar veremediğini gördükçe, daha kudurur, kudurdukça daha saldırganlaşır, daha saldırganlaşınca, yine netice alamayınca, daha kuduruyor, daha saldırganlaşıyor, sonra da helak oluyorlar; münafığın özelliğidir. Yani dünyada veya ahirette helak ediyor, Allah. Devamı var mı?
ERDEM ERTÜZÜN:Var Hocam, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Tevbe Suresi’nin 42. Ayeti “Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi. Ama zorluk onlara uzak geldi. Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte (savaşa) çıkardık" diye sana Allah adına yemin edecekler. Kendi nefislerini helaka sürüklüyorlar. Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor.” Burada da Hocam, münafıkların ne kadar menfaatçi bir karakterleri olduğunu bildiriyor Allah. Mücadele onlara, kolay gelmediği için, hemen cayıyorlar, hemen uzaklaşıyorlar, Peygamberimiz (s.a.v.)’i ayakta bırakıyorlar.
ADNAN OKTAR:Süre uzun geliyor, tehlikeli buluyorlar. Tutuklanma tehlikesi var, ölebilir, yaralanabilir, maddi imkanlarını kaybedebilir, keyfi kaçabilir, evlenme imkanı olmayabilir, tahsil imkanı olmayabilir, köşe dönme imkanı olmayabilir, o ağrına gidiyor. O zaman ne yapıyor? Müslümanları beğenmiyor görünümüne giriyor, takva adı altında, Müslümanlara saldırıyor, münafıkların özelliğidir.
OKTAR BABUNA:Siz işaret etmiştiniz Hocam, Allah ayetlerde de buyuruyor inşaAllah. Özellikle de Peygamber (s.a.v.)’i ve tabii ki ahir zamanda da, Hz. Mehdi (a.s)’ı hedef alıyorlar. Allah ayette de şöyle buyuruyor, şeytandan Allah’a sığınırım. Neml Suresi, 49 “Kendi aralarında Allah adına and içerek” bu and içmelerinin de bir özelliği, hep yalan yere yemin etmeleri, özellikle Allah’ı şahit göstermeleri, önemli bir özellikleri, “and içerek, dediler ki: "Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim." Peygamber (s.a.v.) döneminde de bu şekilde olmuştu, Hz. Mehdi (a.s) döneminde de, Hz. Mehdi (a.s)’a karşı, tuzak kuracaklarını ve yok etmek için, bir çaba içinde olacaklarını Allah bildiriyor
ADNAN OKTAR:Hapsettirmek olabilir, yaralamak olabilir, öldürmek olabilir, vargüçleriyle uğraşacaklar.
ERDEM ERTÜZÜN:Ahzab Suresi’nin, 11,12 ve 13. ayetinde Allah şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı. Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.”
ADNAN OKTAR:Evet, onların kafasında hep o vardır, yani “Mehdiyet boştur, İttihad-ı İslam boştur, bunlardan birşey çıkmaz, Türk İslam Birliği zaten olmaz, Mehdi diye birşey yoktur, Mehdi gelmez, gelmeyecektir, İsa Mesih zaten ölmüştür, gelmez” o kafadalar. Yani o devrin insanlarının kafası o. Tabii cahiliyetinden şu an yapanlar var, münafıklığından değil, cahiliyetinden yapanlar var ama münafıklığından yapanlar da var.
ERDEM ERTÜZÜN:Ahzab Suresi, “Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.”
ADNAN OKTAR:Bunlar köpek gibi bir kulübe ararlar. Mesela köpek nasıl bir kulübeye ihtiyacı varsa, bunlarda uyuz köpek gibi, saklanacak bir yer ararlar. Kuran’da bu, ısrarla dikkat çekilen bir husustur. Yani gizlenecekleri bir yer, rahat edecekleri bir yer, onları teklikeden koruyacakları bir yer. En rezil, en çirkef bir yer bile olsa girerler. Biraz da sen şerh et, anlat.
ERDEM ERTÜZÜN:Bu ayette de Hocam, sürekli yalan söylemeleri ve yine zorluktan kaçmalarını, Allah belirtiyor. “Evimiz açık” diyorlar, başka bir ayette “savaşmayı bilmiyoruz” diyorlar. Hocam siz daha önce söylemiştiniz; Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde, savaş olduğu için, o şekilde söylüyorlar, günümüzde de bu, fikri mücadele olacağı için, yine münafıklar fikri mücadeleden de kaçacaklar. Çeşitli mazeretler öne sürerek, menfaatlerini kaybetmemek için, yitirmemek için, fikri mücadele de onlara zor ve uzak gelecek, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tabii, çünkü orada çevresini kaybediyor, imkanlarını kaybediyor ama öyle bir Müslümanlık geliştiriyor ki, hem münafıklığını rahat yaşıyor, hem de kendi kendini kandıracak, etrafını kandıracak bir sistem geliştirmiş oluyor. “Ben namazlarımı kılıyorum” diyor “ama küfürle de içiçeyim” it kopuk takımının yalakası oluyor, böyle düşünüyor, bu şekilde konuşuyor. Ama dünyada, iç azabını yaşıyor. Allah diyor; “bir ateş yüreklere tırmanır” diyor. Allah, bunları delirtiyor, Allah, akıllarını alıyor. Hiçbir münafığın, akli dengesi yerinde değildir. İçi azapla kaplıdır. Yani içi huzurlu değildir. Sürekli bir korku vardır. Münafıklarda ölüm korkusu, çok galiptir. Hep ölmekten, hep çökmekten, hep yaşlanmaktan korkarlar, hep o ızdırap içindedirler. Çünkü onlar bilinçaltlarında, ölünce, Allah’ın onlardan intikam alacağını bilirler.
OKTAR BABUNA:Biraz önce Hocam, Hz. Mehdi (a.s) döneminde, dünya hakimiyeti olduğunda, söylemiştiniz. Onunla ilgili bir hadis vardı; “Hz. Mehdi (a.s)’ın hükümranlığı zamanında, zalimlerin ve müstekbirlerin hükümranlığı, münafıkların ve hainlerin siyasi nüfuzu nabud (yok) olacaktır (son bulacaktır)” (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 252). Diye buyuruyor Peygamberimiz (s.a.v.) maşaAllah. Müslümanlara karşı da, haset etmeleri çok önemli bir özellikleridir. Müslümanların iyi, mutlu, zengin, güçlü olmaları, onları müthiş rahatsız ediyor. Allah şöyle buyuruyor, şeytandan Allah’a sığınırım. Al-i İmran Suresi, 120 “Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse, buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, ‘yapmakta olduklarını kuşatandır.” Allah, Müslümanların bir başarısı karşısında, zenginleşmesi, neşelerinin, mutluluklarının artmalarının, münafıkları çok kızdıracağını, tasalandıracağını’ söylüyor. Ama Müslümanların başına yani zahiren herhangi birşey geldiğinde, bir dava açıldığında, bir iftira olduğunda veya Allah’tan gelen başka birşey “size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.), çok sağlıklıydı, onlara çok ağır geliyordu. Çok evlendi, birçok hanımla evlendi, çok ağırlarına gitti. Cenab-ı Allah, ona; “birçok hanımla evlenebileceğini” söyledi, münafıkların yüreklerine oturdu. Kadınlar, Peygamberimiz (s.a.v.)’e kendilerini hibe ediyorlardı, yüreklerine oturdu. Peygamberimiz (s.a.v.) her savaşı kazanıyordu, yüreklerine oturdu. Müslümanlar sürekli zenginleşti, yüreklerine oturdu. Peygamberimiz (s.a.v.)’e kimse birşey yapamadı, hep sağlıklı sıhhatliydi, ne oyunlar, ne iftiralar, o da yüreklerine oturdu. Ama zaman zaman Müslümanlara saldırı oluyordu, bazen Müslümanlar şehitler veriyordu, o zaman seviniyorlar. Halbuki, şehit oluyor, o da bir nimet ama ahmak, onu akledemiyor, Müslümanların zarar gördüklerini zannediyorlar.
ERDEM ERTÜZÜN:Ahzab Suresi’nin, 14 ve 15. ayetlerinde, Allah şöyle buyuruyor, şeytandan Allah’a sığınırım. “Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı. Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.” Allah’ın, münafıkların fitne çıkarmaya olan isteklerini belirtiyor ve münafık, müminlerin yanında kendisini gizlerken de sürekli müminlerin arasını ayırmak ister, fitne çıkarmak ister. Başka bir ayette Allah, münafıkların söylediklerini şöyle bildiriyor; “Bu ayet hanginizin imanını arttırdı” diyorlar.
ADNAN OKTAR: Kendi aralarında değil mi?
ERDEM ERTÜZÜN:Evet Hocam, kendi aralarında, inşaAllah. Peygamber (s.a.v.)’e ayet indiğinde, sürekli fitne çıkarmaya müsait ortam arıyorlar.
ADNAN OKTAR:Münafıklar, çok kahpe karakterli oluyorlar, çok fırsatçıdırlar, Müslümanlara karşı, herkesle iş birliği yaparlar. Her türlü adamla, her türlü ahlaksızla işbirliği yaparlar. Ama Müslümanlara karşı içinde, onulmaz bir kin olur ve nefret olur. Bir de kendini Müslüman göstermeye de devam eder münafık, yani ondan vazgeçemez. Yani onun belirleyici özelliğidir. Öteki türlü, sadece kafir olmuş olur. Ama “münafığın çok eşeddli ve çok aşağılık olduğunu söylüyor Bediüzzaman. Yani hiçbir mahluk, onun kadar aşağılık olmuyor.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Münafıkların özelliği, biraz önce siz söylediniz, hep menfaat ve çıkar. Ama Allah uğruna bir eziyet gördükleri zaman, bunu Allah’ın azabıymış gibi saydıklarını bildiriyor Allah ayette. Şeytandan Allah’a sığınırım. Ankebut Suresi “İnsanlardan öylesi vardır ki, "Allah'a iman ettik" der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah'ın azabıymış gibi sayar;” Yani Allah’a iman ettik diyorlar ama gerçekte iman etmemiş, tabii ki imtihan ortamında, Allah vadediyor zaten inşaAllah, Müslümanların başına gelen şeyler oluyor. Böyle bir durum olduğunda, bunu, Allah’ın azabıymış gibi sayıyor, buna dayanamıyor; “ama” diyor Allah, “Rabbinden 'bir yardım ve zafer' gelirse, andolsun: "Biz gerçekten sizlerle birlikteydik” demektedirler.”
ADNAN OKTAR:Evet, Müslümanlara diyorlar ki: “Biz sizinle beraberdik” diyorlar, ama sıkıştığında, küfre de diyor ki: “biz sizinle beraberdik” diyorlar. Yani her tarafa döner yönleri vardır, rüzgar gibi. Rüzgar gülü vardır ya böyle, her yöne döner. Nerede menfaat varsa, o tarafa dönerler. Bu münafılardan habersiz olan Müslümanlar da, bunlara inanır. Bunlar, çeşitli Müslüman gruplara giderler. Gider ona, takva görünür, gider ona takva görünür, oradan bir menfaat edinir, oradan çevre edinmeye çalışır, bu münafığın özelliğidir. Ama hayrettir, münafık hiçbir şekilde dinden vazgeçmez. İslamiyet’i, dini kullanmak için, önemli bir olay olarak veyahut konu olarak görür. Yani din olarak görmez.
Müzeyyen Hocam bize bir ayet oku.
MÜZEYYEN HANIM:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü'minler de. Tümü, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inandı. "O'nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sanadır" dediler.” (Bakara Suresi, 285)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, Müzeyyen Hocam’ın bilgisi, çok güzel, maşaAllah.
Oktar Hocam, buyrun.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Münafıklar, bir mücadele ve zorluk ortamı olduğunda, hemen münafıklıkları ortaya çıkıyor. Çok ayırıcı olduğunu bildiriyor Allah. “Oysa savaş üzerlerine yazıldığında” Hz. Mehdi (a.s) döneminde, fikri bir mücadele, Peygamberimiz (s.a.v.) dönemindeki mücadele ayrıydı, Hz. Mehdi (a.s) dönemindeki mücadele; fikri mücadele. “Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar.” Allah’tan daha çok, insanlardan korktuklarını söylüyor, Allah, “ve: "Rabbimiz, ne diye savaşı” yani bu fikri mücadeleyi “üzerimize yazdın, bizi yakın bir zamana ertelemeli değil miydin?" dediler.” Bunun çok önemli ayırıcı bir faktör olduğunu bildiriyor Allah, inşaAllah. Zorluk ortamında, hemen o taklit kabiliyetleri kayboluyor ve iman edenlerden ayrılıyorlar. İman edenler de, bir mücadele ortamında, “Allah ve Resulünün bu bize vadettiğidir” derler diyor ayette inşaAllah. Bu onların da, imanlarını arttırdığını bildiriyor” Allah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Münafık, Müslümanlara adrenalin etkisi yapar. Çok olumlu yani aklını arttırır, şevkini arttırır, dikkatini arttırır, mücadele gücünü arttırır, mücadele kalitesini arttırır. Onun için Allah, münafığı daima yaratır. Yani her halükarda, Müslümanların içerisinde münafık olur. Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili hadislerde de bunu görürsünüz değil mi? Hz. Ali (r.a)’dan gelen hadis nasıldı, buğdaylarla ilgili?
OKTAR BABUNA:Kurtların üşüştüğünü, ayrıldığını, sonra tekrar yine kurtların üşüştüğünü, yine ayrıldığını, en son bir kurtların üşüştüğünü ama ayrıldığında, tamamen imanlı olanların kaldığını bildiriyor” inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, Hz. Ali (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.)’den nakille, Hz. Mehdi (a.s) cemaatini, o şekilde açıklıyor.
Yine Cübbeli’den dinleyelim.
VTR-Cübbeli, İslam Ahlakının Hakimiyetinin Çok Yakın Olduğunu Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Evet, Cübbeli şahane anlatıyor. Burada anlatılanlara kendisi de şahit. Hangi hadisin neye baktığını, kime baktığını da çok iyi anlıyordur. Bakalım ahirette, dünyada nasıl anlatacak, hep birlikte göreceğiz.
Oktar, aklına gelen bir konu anlat bakalım.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Cennetten bahsedelim mi Hocam inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v.)’in de detaylı hadisleri var. Allah çok detaylı olarak anlatıyor. Şunu söylemiştiniz; “Dünyada herşey eksiklikle yaratılmış, inşaAllah. Ama cennette her şeyin en iyisi olacak. Yani bütün duyularına hitap edenin, en güzelini olacağını bildiriyor Allah. Bu görüntü olarak da böyle olacak, diğer bütün duyularımız açısından da böyle olacak. Hatta dünyada olmayan algılarımız da olabilecek, inşaAllah cennette. Cennette, tam bir kusursuzluk var. Cennetin ortamları, köşkleri, tahtlar, burada, dünyada olan bütün eksiklikler kalkııyor ve Allah, önemli bir eksikliğin daha kalktığını bildiriyor. “Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız”(Araf Suresi, 43) diyor cennette. Yani insanı sıkan bütün duygular, bütün hisler, cennette kaybolmuş olacak, inşaAllah. Mesela kin duygusu, aslında kin duyan kişiye öfke, kişiye zararı vardır, Allah bunu zaten; “öfkelendiğinde, öfkelerini yenenler” diye bildiriyor. Cennette bu da kalkıyor. Mesela üşümek yok, terlemek yok, yorulmak yok, acıkmak yok, hastalanmak yok, yaşlanmak yok. Fakat dünyadaki bu eksiklikleri bilen kişinin de, cennette aldığı zevkler de kat kat artıyor. Mesela Hocam siz şunu örnek vermiştiniz; “Tahtlara yaslanırlar” diyor, yaslanmanın ne olduğunu insan, dünyadan biliyor. Dünyayı yaşadığı için, yorulan bir insanın yaslanınca aldığı bir zevk var. Dinlendiği için, bir rahatlama hissi var. Bu bir eksiklik. Cennette yorulduğu için yaslanmıyor ama yaslandığı zaman, dünyadaki bu eksikliği bildiği için, cennette aldığı bu zevk de, kat kat artmış oluyor. Dolayısıyla dünyanın hikmetlerinden birisi de, cennette aldığı zevki arttırıyor olması. Yani dünyayı yaşamış olan, bu eksiklikleri görmüş olan bir kimsenin, yine aldığı zevk artıyor. Aynı zamanda, cennette karşılaştığımız kimseler, mesela “Peygamberlerle bir araya geldiğimiz zaman” demişti Hocamız, inşaAllah, “onların dünyada yaptıkları mücadele, gösterdikleri sabır, fedakarlık, arttırıyor. Bunun meleklerden bir üstünlük olarak. Çünkü melekler kötüyü bilmedikleri için, hep iyilik üzere yaratılmışlardır, inşaAllah. Dolayısıyla onlar için, fedakarlık, sabır gösterme gibi özellikler, insanda olduğu için, insanı bu bakımdan, üstün kılan özellikler. Dolayısıyla cennette olanlara karşı da olan sevgisini de kat kat arttırıyor. Yani her bakımdan cennetin bir güzelliği var, fakat bu güzelliği arttıran, mesela cehennem. Cennette yaşarken, cehennemi sık sık gören birisi, cennetten aldığı zevk kat kat artıyor” demişti Hocamız, inşaAllah. “Çünkü cehennemdeki o ortam, dünyadan tanıdığı inkarcıların, münafıkların cehennemdeki o cezalandırmaları, Allah’ın sonsuz adaletiyle cezalandırıldığını görmesi, yani cennetin taşını toprağını öper. Yani o kadar aldığı zevki arttırıyor ve Allah korkusu bu bakımdan, cennette de devam ediyor, inşaAllah. Ama dünyanın eksiklikleri de, aynı zamanda hem cennete geldiği zaman, dünyada gösterdiği fedakarlık, Allah yolundaki mücadele, Allah yolunda başına gelenler, her bakımdan, hem kendisine, hem etrafını sevmesine ve cennetten aldığı zevklerin artmasına sebep oluyor, inşaAllah. Cennetin anlamıyla ilgili bir bölüm okuyacağım, inşaAllah. Cennet kelimesinin anlamı: “Cennet kelimesi; örtmek, gizlemek" anlamındaki "cenn" kökünden türemiştir, "bitki ve ağaçları ile toprağı örten bahçe, yeşillikleri bol, sık dal ve yaprakları ile yeri gölgelendiren bağlık, bahçe" manasına gelir
Çoğulu da; cinân ve cennât'tır” cennet kelimesinin anlamı bu şekilde oluyor, inşaAllah. Örtmek, gizlemek anlamındaki; cenn kökünden türüyor. Tabii cennetin güzellikleri saymakla bitecek gibi değil. Allah “dünyada tadımlık olarak” yarattığını bildiriyor, “ona benzer yaratılmıştır” diyor, “fakat daha bilmediğiniz nice şeyler vardır” diyor. Yani şu an bilmediğimiz, dolayısıyla bilmediğimiz için, hayal bile edemediğimiz şekilde. Hadislerde de kısmen tarif ediliyor. Mesela görme algısı, insanın dünyada çok sınırlı oluyor. Diyelim ki, bakan birisi bir kat elbise görüyor ama hadisler doğrultusunda Hocamız açıklamıştı, bir kişiye baktığın zaman, kat kat elbiseyi aynı anda görebilecek. Mesela dünyada bir bedenimiz var ve algılarımız çok sınırlı yaratılmış, cennette, aynı bedenden çok sayıda olduğu için, insana ait çok sayıda beden, tamamen birbirlerinden farklı ortamlarda bulununca ve hepsinin aldığı zevki insan, tek bir ruh olarak algılayacak. Bu da şevki çok arttıran bir şey ama dünya hayatında, çok sınırlı bir akılla yaratıldığımız için, bunları henüz bilmiyoruz. Ama cennette bu çok fazla olarak, insanın alacağı zevkin ne kadar fazla olacağını gösteriyor. Fakat asıl Allah, hedeflenmesi gerekenin cennet değil, Allah’ın rızası ve hoşnutluğudur. “Allah’ın rızası ve hoşnutluğu her şeyin üzerindedir” diye buyuruyor. Dolayısıyla Müslüman, Kuran’a göre yaşadığı zaman inşaAllah, cenneti değil, Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu hedefliyor. Hepsinin üstünde de Allah, cennette, Allah’ın görünmesi var. O da ayetlerde bildiriliyor, inşaAllah. Kuran’da cennette, Allah’ın görüldüğü bildiriliyor. Müminlerin cennette Allah’ı görmelerini, Allah Kuran’da şu şekilde bildiriliyor. Şeytan’dan Allah’a sığınırım. Kıyamet Suresi, 22 “O gün yüzler ışıl ışıl parlar. Rablerine bakıp-durur.” Allah Kuran’da, cennette “Rablerine bakıp durur” diyor, yani Allah’ın mükemmel bir insan görüntüsüyle tecelli edeceği şeklinde ve onların (Müslümanların) bakıp duracağını söylüyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de hadis-i şeriflerinde, bu konuda şu şekilde bahsediyor: "Siz gerçekten tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi
Rabbinizi gözle (açıkça) göreceksiniz.Onu görmekte haksızlığa uğramıyacak
izdihâma düşmeyeceksiniz." (Buhârî
Mevâkıt 16
26).
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ki: “Horasan tarafından bayraklar çıktığını gördüğünüzde, kar üzerinde yürüyerek de olsa, o bayraklara katılınız, zira içlerindeAllah'ın halifesi Hz. Mehdi vardır.” İçlerinde. Horasan’dan Türkiye’ye kimler geldi? Türkler geldi. Yani Horosan’ı duyduğunda, Türk aklına gelecek. Nereden çıkacak diyor? “İçlerinde” diyor. “içlerinde Allah'ın halifesi Hz. Mehdi vardır.” Bazen bana soruyorlar, diyorlar ki: “Türk milletiyle ne alakası var?” İşte hadisler söylüyor. Nereye baksak, aynı şey. Peygamberimiz (s.a.v.), “Türklerin içinden çıkacağını” söylüyor. “İsa (a.s) semadan nüzul edecek ve onun emirliğini itiraf (açıklayacak) edecektir. İsa (a.s)'a ‘Bize namaz kıldır' denilecek”, “ancak O, ‘Emir sizin içinizdedir' karşılığını vererek, ‘Bu, Allah'ın ümmeti Muhammede bir ikramıdır' diyecektir” diyor. “Hz. Mehdi'ye, aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek (bağlanacaktır)” diyor. Az sayıları, çok az. Bazı kişiler diyorlar ki; “nasıl olur, hem Mehdi olacak, hem az sayıda bağlananlar nasıl olur?” diyorlar. Allah’ın kanunu bu işte, Allah böyle diyor. Peygamber (s.a.v.) söylüyor. “Hz. Mehdi'ye, aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek ve her zalim onun karşısında mağlup olacaktır.” Darwinist, materyalist gördüğünde, zir ü zeber oluyor. Hz. Mehdi (a.s) hepsini yerle bir edecek. “Sayıları Bedir savaşçıları adedince” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) başka bir hadiste. Ehl-i Bedir’in sayısı kaçtı?
OKTAR BABUNA:313 Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:313. “Her tarafta bir fitne olacak” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak.” Yani oradan oraya, oradan oraya. Mesela Suriye’den oraya, oradan başka bir yere, Libya’dan başka bir yere yayılacak, “ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: “Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi’dir” demesine kadar devam edecektir.” (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23) Peygamberimiz (s.a.v.), ‘Hz. Mehdi (a.s) zuhur edene kadar, bu durum devam edecektir’ diyor. Hep Peygamberimiz (s.a.v.)’in fermanı, anlattıkları. “Bir sarığın içinden bir münadi” yani sarık vücudunu sarmış bir münadi yani hitap eden, nida eden “bu Allah’ın halifesi olan Mehdi’dir, O’na uyunuz şeklinde, nida edecektir” diyor. Şeyh Nazım Hocamız’ın başında sarık var mı? Var. Göğsünden de sarmış, sırtını da sarmış. Sarığın içinde mi? Hz. Mehdi (a.s)’ı müjdeliyor mu? İşte o.
OKTAR BABUNA:Müjdeliyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın başında sarık var mı?
OKTAR BABUNA:Var Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Göğsüne de sarmış mı?
OKTAR BABUNA:Sarmış Hocam.
ADNAN OKTAR:Sırtından da sarkıyor, sarığın içinde mi?
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Peygamberimiz (s.a.v.); “sarığın içinden bir şahıs, bir zat Hz. Mehdi (a.s)’ı müjdeleyecek” diyor. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız, müjdeliyor mu?
OKTAR BABUNA:Müjdeliyor Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın videolarını da hazırlayın. Dinleyelim.
VTR-Şeyh Ahmet Yasin Hazretleri, Sayın Adnan Oktar’ın Hz. Mehdi (a.s)’ı Anlatmakla Vazifeli Olduğunu Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Şeyh Ahmet Yasin Hocamıza, bütün kardeşlerimiz dua etsin, çok mübarek bir insandır, çok iyi bir insan, Allah güzelliğini, sağlığını, sıhhatini arttırsın, Allah iyilik, bereket versin, sevinç versin, Hocamız’ı fitneden, zorluklardan korusun.
Peygamber Efendimiz (a.s.v.); “Doğu tarafından birtakım insanlar çıkıp, Hz. Mehdi'nin saltanatını hazırlayacaklardır” diyor. Beklenen Mehdi’nin Alametleri kitabında. Kim? Bediüzzaman ve talebeleri. Ne diyor? “Ben Hz. Mehdi (a.s)’ın pişdar bir neferi, öncü bir askeriyim” diyor. “Onlar baharda gelecek, ben kışta geldim” diyor. “Ona yer hazır eden bir dümdarıyım” diyor. Bu hadis de aynen çıkmış mı? Çıkmış.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Peygamberimiz (s.a.v.); “Horosan’dan bayraklar çıkacak” diyor. “Kudüs’e kadar gelecekler” diyor. Demek ki, Hz. Mehdi (a.s)’ın son yeri; Kudüs. Hadislerde Kudüs, en son nokta olarak belirtiliyor. Kim yardımcı oluyor? Horosanlılar-Türkler. Mesela ben desem ki; “Ankaralılar, Hz. Mehdi (a.s)’a yardımcı olacaklar” desem, ne anlarsın?
OKTAR BABUNA:Türkler Hocam.
ADNAN OKTAR:Türkler. Aynısı. O devirde Horosan memleketleriydi Türklerin, daha Anadolu’ya gelmemişlerdi. Peygamberimiz (s.a.v.), o zamanki memleketlerini söylüyor, Anadolu’ya daha gelmemişler. Türk kavminden çıkacağını söylüyor. Biliyorsunuz, atalarımız, Horasan’dan sonra Türkiye’ye Anadolu’ya geldiler, inşaAllah. O zamanki atalarımızı söyleyerek, Türklerin içinden çıkacağını söylüyor.
OKTAR BABUNA:Bir sitenizi tanıtıyorum, inşaAllah. www.AdnanOktar-Hikmetler.comsiteniz Hocam, maşaAllah. Bu sitede Hocam, sizin söylediğiniz ve gerçekleşen pek çok olay ve gelişmeler konu alınmış, inşaAllah. “Ne Demişti, Ne Oldu” dediğimiz, bu olaylardan birini söyleyelim. Örneğin Çay Tv 23 Temmuz 2008 tarihli röportajınızda; “Herkes samimi olarak inansın. Gerçekten Türkiye iyiye gidiyor ve gerçekten süper devlet olacağız. Türkiye hiç tarihte olmadığı derecede büyük bir devlet olacak, Türk İslam aleminin lideri olacak, inşaAllah” demiştiniz. Bir yıl sonra Merrill Lynch Bankası, gelişmekte olan 12 ülkeyi değerlendirdiği raporunda; “2010-2019 tarihleri arasında, en hızlı gelişecek ülkenin, Türkiye olacağını öngördü. Şu ana kadar ülkemizle ilgili bu yönde yapılan haber sayısı çok fazla, maşaAllah. Sitenin adını tekrar söylüyorum: www.AdnanOktar-Hikmetler.comsitesi Hocam, maşaAllah. Buraya girerlerse, detaylı bilgiyi alabilirler. Hocam, sitelerinizin sayısı da maşaAllah, 800’ü aştı, elhamdülillah.
ADNAN OKTAR:Okuduğum hadisler, İbn-i Haceri Mekki Hazretleri’nin, El Kavlu Muhtazar Fi Alametil Mehdi Muntazar isimli eseri, muteber ehl-i sünnet eserlerinden birisidir, çok önemlidir. Hz. Mehdi (a.s) konusunda, İmam-ı Rabbani de gönderme yapıyor. Yani İmam-ı Rabbani’nin de tavsiye ettiği, diğer alimlerin de tavsiye ettiği bir eser. “Muhtelif depremlerin olacağı bir dönemde gönderilecektir” diyor. Depremler yoğunlaştı mı?
OKTAR BABUNA:Tarihte hiç olmadığı gibi Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Depremlerle ilgili bizim filmlerimizi yayınlayalım. “Muhtelif depremlerin olacağı bir dönemde, Hz. Mehdi (a.s) gelecektir” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Yoğun olacağı. Evet seyredelim.
VTR-Depremlerin Artması Hz. Mehdi (a.s)’ın Çıkış Alametlerindendir.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ferman ediyor, diyor ki: “‘Hz. İsa Mesih, saçlarından sanki sular damlıyormuş gibi bir halde nüzul edecek,” saçı ıslak gibi, yeryüzüne inmiş ama saçı öyle yani ıslak gibi görünüyor. “Hz. Mehdi, ona ‘Ya İsa geç de bize namaz kıldır dediğinde, Hz. İsa ‘Kamet senin için getirilmiş' diyecek ve ‘benim evlatlarımdan Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır' buyurmuştur.” El Kavlul Muhtasar’da, hadis.
“Hz. Mehdi'nin rengi arabi, bedeni İsraili'dir.” Bakın, Hz. Mehdi'nin rengi arabi” yani bembeyaz da değil, güneş yanığı gibi bir ten rengi var, “bedeni İsraili'dir.” Ben-i İsraili’dir. “Cism-i İsraili’dir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), bedeni görünümü İsraili’dir. Ben-i İsraili’den bir insan gibi.
“Hz. Peygamber (sav), en başta İslam’ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam’ı ayakta tutacaktır” diyor.
“Zulüm ve fısk'la dolu olan dünya, o geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır.”
“Muhammed ümmetinin gönlü, zenginlikle dolacaktır.” Gönüller de zengin olacak.
“Malı, eşit bir şekilde insanlara dağıtacaktır.” Sosyal adalet. Bakın, eşit bir şekilde. Sosyalistler, komünistler bu düşünceleri nereden aldılar? Tevrat’tan ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinden. Yani sahte Mehdiyet olarak ortaya çıktılar. Komünist düşünce, sahte Mehdiyet’tir.
“Irak tarafından bir ordu, çölde kaybolacaktır” diyor. Irak ordusu, bir gecede çölde kayboldu mu?
OKTAR BABUNA:Kayboldu Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Allahü Teala, İslam’ı nasıl benimle (Resulullah Efendimiz) başlatmışsa, Hz. Mehdi ile sona erdirecektir” diyor.
“Kahtan ve benzeri kişilerin Hz. Mehdi (a.s)’a tabi olacaklar” diyor. Kahtani gibi. Mesela büyük alimler, Hz. Mehdi (a.s)’a tabi olacaklardır.
“Beytül Mukaddes’e (Kudüs’e) inecektir.” Kudüs’te, büyük bir toplulukla karşı karşıya gelecek, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s), onlarla konuşacak. ‘Hıristiyanların da olduğu bir toplantıda olacağını’ söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.). ‘Hıristiyanlar da olacak, Museviler de olacak, Müslümanlar da olacak’ diyor. ‘Büyük bir toplantı olacak’ diyor, ‘büyük bir topluluk olacak’ diyor, ‘o ortamda Hz. Mehdi (a.s)’ın bulunacağını’ söylüyor. İnşaAllah bunu da göreceğiz.
“Mehdi 21 veya 22 yıl kaldıktan sonra, gelecek olan kimselerin sonuncusu, salih bir kişi olacak” diyor Bu ayrı, bir yıl olarak ayrı belirtilmiş.
RDEM ERTÜZÜN:İnşaAllah Hocam. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde, Hz. Mehdi (a.s)’ın güçlü imanından ve heybetinden bahsediyor, inşaAllah. Ebu’l Carud der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a: “İmam (Hz. Mehdi (a.s)) ne ile tanınır?” diye arzedince şöyle buyurdu: “Hidayet ve heybeti ile ve Ali Muhammed’in, Onun (Hz. Mehdi (a.s)’ın) faziletlerinin ikrarı ile.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 284)
Bir diğer hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: Haris bin Muğayre-i Nasrı der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam’a, “İmam (Hz. Mehdi (a.s)) ne ile tanınır?” diye arzedince şöyle buyurdu: “Heybet ve vakar ile.” Başka ne ile tanınır? “Ayrıca helal ve haram ile, halkın ona olan ihtiyacı ile ve onun hiç kimseye muhtaç olmamasından tanınır.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283).
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. “Hz. Mehdi adil bir hakem olarak çıkacak.” Hakim. Bediüzzaman; “O, en büyük bir hakim” diyor. “Haçları kıracak.” Hıristiyanlıktan teslis inancını kaldırmak için uğraşacak, gayret edecek, “domuzu öldürecek”, domuzun haram olduğunu söyleyecek, “ve eşyayı, malı dağıtacak, fakat bolluktan dolayı kabul eden olmayacak.” O kadar bol ki, maşaAllah.
OKTAR BABUNA:Siz sık sık “Hz. Mehdi (a.s)’ın zıll ve gölgesinin bütün dünyayı sardığını” hatırlatıyorsunuz Hocam. MaşaAllah İskandinavya’daki Müslümanların sayısı, son 10 yılda, iki misli artmış. İsveç’te Müslümanların sayısı; yüzde 200 artarken, Norveç’te ise yüzde 160 oranında artış göstermiş. Danimarka’da ise, son 10 yılda Müslümanların sayısı, tam iki katına çıkmış, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Hadiste; “Beytül Mukaddes’in (Kudüs’ün) hazinelerini çıkaracak“ diyor. “Tabut-u Sekine’yi (kutsal sandığı) çıkaracak” diyor. “Ben-i İsrail sofrası ile levhaların madenlerini çıkaracak” diyor, “Hz. Adem'in cübbesini bulacak” diyor, “Hz. Süleyman'ın minberini ve asasını bulacak” diyor.
OKTAR BABUNA:Mavi balinadan bahsediyorum Hocam, inşaAllah. Mavi balina, dev bir canlı. Okyanusların en büyük canlısı. 200 ton ağırlığı olabiliyor. Yani yaklaşık 40 tane fil ağırlığına erişebiliyor. Boyu, 30 metre boyunda, bir uzay mekiği kadar. Mavi balinanın dili, iki buçuk tondan daha ağırdır. Yani bir fil ağırlığındadır. Kalbi ise, 600 kilo ağırlığında, yani bir Mini Cooper ağırlığında bir araba kadar, sadece kalbinin ağırlığı. Mavi balinanın kuyruğu, küçük bir uçağın kanatları kadarda geniştir. Günde 40 milyon tane karides tüketebiliyor. Darwin mavi balina için; “Ayı atası” diyordu, sonra kitaptan çıkardılar onu.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. İbn-i Hacer’in bu kitabına, İmam-ı Rabbani’nin dikkat çekmesi, çok manidar. “Hz. Mehdi (as.)’ın hakimiyeti 40 yıl”, inşaAllah.
Evet Oktar Hocam anlat, biraz seni dinleyelim.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Bilim adamları; “dünyada küresel ısınma başladığını, doğal felakete doğru gittiğini” iddia ettiği dönemde, siz; “küresel ısınma diye birşeyin olmadığını, bunun hadislerde ahir zamanda belirtilen alametlerden biri olduğunu” söylemiştiniz. “Kuyruklu yıldız çıkmadan önce, yağmurların kesileceği, ancak sonrasında da yağmurların bol bol yağmaya başlayacağını” söylemiştiniz. Nitekim tam da sizin dediğiniz gibi, birkaç yıllık kuraklığın ardından, yağmurlar birdenbire büyük bir hızla yağmaya başladı ve barajlar taşma derecesine geldi. Nitekim bugünkü haberlerde; “yağmurun Fırat havzasındaki, Keban, Karakaya, Atatürk, Birecik ve Karkamış barajlarını, ağzına kadar doldurduğu” bilgisi verilmiş. “Elektrik üretimine ağırlık vererek, su tahliyesine başlanırken, yağmurların da devamı halinde, baraj kapaklarının açılacağı” açıklanmış. “Ekonomik su potansiyeli de, 148 milyar kw saat ile rekor seviyeye çıkmış” Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Oktar Hocam, şu mektubu oku.
OKTAR BABUNA:“Sevgili Hocam. Bütün programlarınızı, büyük bir ilgiyle, her Müslüman kardeşimiz gibi, bizler de izliyoruz. Bu gece işlemekte olduğunuz, münafıklık konusu ve tadına doyulmaz yorumlarınız için sonsuz saygı ve selamlarımızı iletiyoruz. Ekranlarımızdan yansıyan heybetli, azametli suretinize ve çağdaş İslam kadınının, en güzel timsali olan, Kuran-ı Kerim okuyup, mealini yapan bacımız ve katkıları olan diğer kardeşlerimize saygı, sevgi ve teşekkürlerimizi sunuyoruz, Allah yolunuzu açık etsin. Osman Özbek, Melike Özbek, Tuğba Özbek ve ailesi” kardeşlerimiz, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Binlerce mail geliyor, elektronik olarak seçiyoruz, bize kimse gönül koymasın. Yani Hocamız bizden neden bahsetmiyor gibisinden. Bana da çok az bir kısım geliyor, ben söylüyorum, onların hepsini okumaya kalksak, zaten on gün okusak, bitmez, inşaAllah.
Bir ayet oku.
SUNUCU:Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. “Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.”(Bakara Suresi, 6)
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Muhakkak ki o (Mehdi), insanların karşılaştıkları şerler sebebiyle,Hz. Mehdi (as)'ın kendilerine en sevgilisi olmadıkça çıkmayacaktır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 27) “Acayip bir sevgi olacak“ diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Keza (N. b. Hammad), Ebu Hureyre’den tahric etti, ‘Dedi ki: Açıkça Allah Teala inkar edilmedikçe Mehdi’ye biat edilmez.’” ‘Hz. Mehdi (a.s) çıkmadan önce, açıkça Allah, inkar edilecek’ diyor. Dawkins ne yapıyor? Otobüslere inkarı yazıyorlar.
OKTAR BABUNA:Allah’ı, açıkça inkar ediyor Hocam. Bir kitabınızı tanıtıyorum Hocam, inşaAllah. ‘Darwinizm’in Kanlı İdeolojisi Faşizm.’ Faşizm dediğimiz, ırkçı, kanlı ideolojiden kurtulmanın yolu; Faşizmin fikri dayanaklarıyla ve onu geliştiren etkenlerle, yine fikri alanda, mücadeleden geçiyor. Faşizmin temeli ise; Darwinizm’dir. Darwinizm; “İnsan, gelişmiş bir hayvandır. Bazı ırklar, evrim sürecinde geri kalmıştır. Doğada da, kıyasıya bir mücadele vardır. Bu mücadelede, güçlü olan kazanır, zayıf olan elenir gibi iddialarıyla 20. yüzyılda, başta Faşizm olmak üzere birçok zararlı ideoloji vermiştir. Bu kitapta bu konu, çok detaylı bir şekilde inşaAllah Hocam, maşaAllah. Bu kitapta, Faşizm’in detayları, Darwinizm’in nasıl kökeninde olduğunu anlatıyorsunuz Hocam. İzleyicilerimiz de, kitabı; www.HarunYahya.orgsitesinden indirebilirler, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki: “Eğer siz, Mehdi’ye yetişirseniz, ona biat edin. Çünkü o, yerde de, gökte de Mehdi’dir” diyor. Melekler de, onu Mehdi olarak kabul ediyor, cinler de Mehdi olarak kabul ediyor, “yerde de insanlar için, Mehdi’dir” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.); “Hz. Mehdi (a.s)’ı adeta görür gibiyim” diyor, hadiste. Demek ki, görüntü olarak gösterilmiş, bakın; “Adeta onu görür gibiyim” diyor.
ERDEM ERTÜZÜN:Peygamberimiz (s.a.v.); “İleri yaşlarında da, genç yüzlü olacağını” bildiriyor Hocam. “Uzun ömürlü ve genç yüzlüdür. Onu gören 40 yaş civarında bir erkek diye düşünür ve bir işareti de, Allah’ın emri gelinceye kadar yaşlanmayacağıdır” diyor Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Evet, dinç olacak, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s)’ın, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e gösterilmesi çok güzel, maşaAllah. Bizzat gözüyle görüyor, maşaAllah. Hadiste, gözüyle gördüğünü de söylüyor. “O dağlar bile karşı gelse, onları ezecek ve kendisine o dağlarda yollar edinecektir.” “Son hedefi Beytül Makdis’tir (Kudüs)” diyor. Harris, Mansur denilen, birçok kişi, Hz. Mehdi (a.s)’a yardımcı oluyor. “Onların (Hz. Mehdi (a.s)’ın talebeleri) yürekleri, demir gibidir” diyor.
OKTAR BABUNA:Hz. Mehdi (a.s) talebeleriyle ilgili bir hadisi okuyorum Hocam. Dünyaya yönelik maddi ve manevi hırslarının olmayacağını bildiriyor. “Bu topluluk (Hz. Mehdi (a.s) cemaati), zor ve güç bir yola girerek, Peygamberlerin derecesine kavuşurlar. Allah, kendilerini doyurduktan sonra, açlığı, giydirdikten sonra, çıplaklığı, içirdikten sonra, susuzluğu tercih ederler. Allah’ın katındakilere ümitlerini bağlayıp, bunları terk ederler. Hesabından korku duyarak, helali dahi bırakırlar, dünyaya sadece bedenleriyle ilgi gösterirler. Onun herhangi bir şeyiyle, iştigal de etmezler. Onların, Rablerine olan itaatleri karşısında, melekler ve Peygamberler dahi hayrete düşer. Ne mutlu onlara, ne mutlu onlara. Allah’ın onlarla, benim aramı birleştirmesini ne kadar çok isterdim” diyor, maşaAllah Hocam. Siz açıklamıştınız Hocam; “Allah kendilerini doyurduktan sonra açlığı, giydirdikten sonra çıplaklığı” yani zenginken, her şeylerini verdikleri için, bu anlamda zenginken, fakir olacaklarını” söylemiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Hz. Ali (k.v) “Dünyanın her yerine teveccüh eder” diyor. ‘Dünyanın her tarafını’ görür’ diyor. Nasıl görür?
OKTAR BABUNA:Teknolojiyle Hocam, internetle, cep telefonlarıyla.
ADNAN OKTAR:İnşaAllah. “Her zalimi etkisiz hale getirir” diyor, ‘yok eder’ diyor. “Ehl-i İslam’ın kalbini, Allah onunla ihya eder.” ‘Müslümanlarda dünya çapında, müthiş bir kendine güven, müthiş bir canlanma, müthiş bir atak olacak’ diyor, inşaAllah. “Hz. Mehdi (a.s)’ın, Roma’yı ve İstanbul’u alacağını” söylüyor, maşaAllah.
OKTAR BABUNA:Bediüzzaman, İstanbul’a dikkat çekiyor Hocam. “Mekke’de bile olunsa, Türkiye’ye gelinmesinin gerektiğini” ifade ediyor, Said Nursi Hazretleri. Şöyle diyor: “Evvela, biz imanı kurtarmak ve Kuran’a hizmet için Mekke’de de olsam, buraya (İstanbul’a) gelmek lazımdı. Çünkü en ziyade, burada ihtiyaç var” diyor, Said Nursi Hazretleri.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. “Selamun Aleykum. Yarenimiz, canımız cananımız, canımız Hocamız” diyor. Bu gece, beyaz bir prens gibisiniz, maşaAllah” diyor. Üstelik hamiyet-i İslamiyesi kabarmış bir prens” diyor, maşaAllah. Böyle zamanlarda, daha heybetli, daha çetin görünüyorsunuz maşaAllah” diyor, maşaAllah.
OKTAR BABUNA:Sevimli kedileri gösteriyorum Hocam.
ADNAN OKTAR:Ne şeker şeyler bunlar, maşaAllah. Elini, bunların göbeğine koyup, sevmek lazım.
SUNUCU:Bizi yarın 22:00’dan itibaren, A9 Tv, Tv Kayseri, Samsun AKS, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo, www.HarunYahya.Tv’den takip edebilirsiniz.
ADNAN OKTAR:Şeytandan Allah’a sığınırım. Kehf Suresi, 108. Ayet “Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.” Cennette, Müslüman ayrılmak istemiyor, güzellik yurdu. 84, “Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona herşeyden bir yol (sebep) verdik.” Hz. Zülkarneyn (a.s)’a bakan ayet ama aynı zamanda, Hz. Mehdi (a.s)’a bakan bir ayet, ebcedi; tam Miladi 2017 tarihini veriyor. 2017’de kim bilir neler olacak, bakalım. Allah ömür versin inşaAllah, göreceğiz.
Makaleler
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Dergiler
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...