SUNUCU: İyi akşamlar sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. Bu akşam A9 TV, Kocaeli TV, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara, HarunYahya.TV, Ankara Beypazarı Seyelan TV, Nevşehir Kapadokya TV, Otağ TV Adana, Çorum Kanal 19, ART Amasya, Mardin Kanal 47, Erzurum Süper FM, Kırşehir Kent FM, Mersin İstiklal TV, Tokat Turhal Süper TV ve Radyo, Uşak Egem TV’den canlı olarak yayınlanan Adnan Oktar’la Gece Sohbetleri programımıza hoşgeldiniz. Nasıl başlamak istersiniz Hocam?
ADNAN OKTAR: Oktar Hocam sen ilim deryasısın, anlat bakalım.
OKTAR BABUNA: Estağfirullah Hocam, sizin vesilenizle, inşaAllah.Konferanslarımız tam hızıyla devam ediyor Hocam, inşaAllah. Hollanda’da konferanslarımız oldu, şimdi Danimarka ve İsveç’te olacak, inşaAllah. Hollanda’daki kardeşlerimiz oradaki konferansta dağıtılmak üzere ‘Sizin Gelin Birlik Olun’ broşürünüzü üç dilde bastırmışlar Hocam; İngilizce, Hollandaca ve Türkçe olarak, inşaAllah. Ayrıca Arapça tanıtım broşürü de basmışlar. Hepsinde kitaplarınızın, sitelerinizin ve A9’un tanıtımı var. Burada Hollandaca olanı görüyoruz, Türkçe olanı, İngilizce olanı ve Arapça da broşürünüzün tanıtımını yapmışlar, maşaAllah. Bütün ülkeler ayakta Hocam, maşaAllah. Her yerde isminiz dalga dalga, Darwinizm de yerle bir oluyor. Elhamdülillah, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Türkiye’nin konumu önemli, ama Türkiye’nin başında iddia edilen Ergenekon terör örgütü belası var ve dolayısıyla PKK belası var. Buna karşı milletçe yek vücut olacağız, o çok önemli. Birlik, beraberlik olduğunda konu biter. Kimse ne dışarıdan müdahale edebilir, ne içeriden müdahale edebilir. MHP gençliği, Saadet gençliği, Büyük Birlik Partisi gençliği, Halk Partisi gençliği, Ak Parti gençliği kol kola, inşaAllah. Vatan mevzu bahisse, diğer konular ne olur? Teferruat olur, inşaAllah. O yüzden kimse heveslenmesin, vatanı böldürtmeyiz, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Gazetelerde de söylediğiniz konuyla ilgili haberler çıkıyor Hocam. Ahmet Taşgetiren Hocamız bugünkü yazısında, Ahmet Altan’ın özerklik konusundaki bakış açısını eleştirmiş. Ahmet Altan üç alternatif olduğunu yazmış. Bir, özerkliğe itiraz edilir, bu durumda iç savaş çıkar. İki, özerklik eyalet tarzında bir yapılanmaya evet denir, bu şekilde uzlaşma olur. Üç, Kürdistan’sız yönetin, ama biz finanse etmeyiz denir, ayrılma gerçekleşir, demiş. Taşgetiren de, Ahmet Altan’a göre barışçıl tek çıkış yolunun federatif bir yapıyı kabul etmek olduğunu yazmış. Ayrıca Kürdistan gibi bir yer olmadığı halde, Kürdistan denilmesinden rahatsızlık duyduğunu yazmış. Kürdistan kapsamına nelerin girdiğini Ahmet Altan’dan açıklamasını istemiş, Ahmet Taşgetiren.
ADNAN OKTAR: Doğudaki vatandaşlarımız anti-komünisttir, nefret ederler komünizmden, ama tehdit altında oldukları için adamlara boyun eğiyorlar. Bu aldatıcı, buna inanmasınlar. Orada PKK’lı en fazla; gerçek ideolog olarak, birkaç bin kişi çıkar ideolog olarak. Onun dışında halk komünizmden anlamaz, Stalinizmi bilmez, ayaklanmadan hiç hoşlanmaz, kandan hoşlanmaz. Dolayısıyla bir tabanları yok, bir güçleri yok, oyun oynuyorlar. Halkı onlardan yana zannediyorlar, öyle bir şey yok. Halk korkudan dolayı onlardanmış gibi gösteriyor kendini. Mesela bazı gecekondu semtlerinde mafya hakimiyeti olur, herkes oradaki mafyaya teslim olur, hiçbir şey demez. Bu mafyayı koruduklarından mı? Yok, tehlikesi olmasın diye, konu bu. PKK’ya halk pirim vermez, Güneydoğu’da halkımız nefret eder. Mecburiyetten kabul ediliyormuş gibi görünüyor bir kısmı.
OKTAR BABUNA: Bu Adil Serdar Saçan’la ilgili bir haber vardı Hocam, inşaAllah. Televizyon haberi, müsaade ederseniz onu göstermek istiyorum Hocam.
-VTR- ( Adil Sercan Saçan’ın 8 yıl Hapis Cezası )
ADNAN OKTAR: İlk defa bir mahkemem normal gidiyor; benim açımdan. Hep kaybediyorum hangi mahkemem olursa, Allah’ın hikmetidir. İlk defa, şaşırdım yani hakikaten böyle. Benim mahkemem değil, gerçi arkadaşlarım yargılandı. Ben şikayetçi olmadım, bana da işkence yaptılar ben şikayetçi olmadım. Elektrikle işkence yaptılar. Arkadaşlarımıza da yapıldı, ama onlarınkinde bak sekiz yıla kadar hapis cezası isteniyor Adil Serdar Saçan’dan, inşaAllah. Adalete güveniyoruz, tabii yargıya güveniyoruz. Fakat şaşırdım yani ilk defa, yani sizin bir dava kazanıyor gibi olmanız şaşırttı. Bana kim dava açsa kazanıyor, Allah’ın hikmeti. Ben kime dava açsam kaybediyorum, maşaAllah. Vardır bir hayır.
OKTAR BABUNA: Sizin fikri davanızda ne kadar haklı olduğunuzu da gösteriyor, alametler oluyor Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet şimdi mahkemede, bize açılan çete davasında tek delil işte bu işkenceyle alınan polis ifadeleri. Şimdi ne diyor savcı? “İşkenceyle alındı” diyor. Polis ifadesi ne oluyor? Gidiyor. Dosyada ne kalıyor? Buhar, hiçbir şey yok, geriye bir şey kalmıyor, ama takdir tabii yüce mahkemenin. Ben avukatların söylediğini söylüyorum, hukukçuların söylediğini söylüyorum, inşaAllah. Ama takdir yüce mahkemenindir tabii, bir şey demiyoruz, ama ana delil buydu, mahkemenin ana delili buydu. Ana delil; işkenceyle alındığını söylüyor bak savcı. İşkenceyle alınan delil geçerli olmuyor. İşkenceyle adama herşeyi söyletirsin. Güneydoğu’da da halka PKK’lı olduklarını söyletiyorlar işkenceyle. Silahı doğrultuyorlar, “nereyi destekliyorsun” diyor, “PKK’yı destekliyorum” diyor adam. Geçerli olur mu? Olmaz.
OKTAR BABUNA: Söylemiştiniz Hocam; “arkadaşlarımın sakat kalmaması için, o ortamda ne istiyorlarsa söyleyin, onlara ben tavsiye ettim” demiştiniz.
ADNAN OKTAR: Evet, kız arkadaşlarım falan ne yapalım dediler, ne diyorlarsa yapın dedim. Mesela bana sordular, ben çeteyim dedim. Hepsini ben organize ettim dedim. Ne yapayım? Çünkü adam durduk yere elektrik veriyor, keyfine, eğlenmek için elektrik veriyor. Ayak baş parmağıma elektrik bağladılar. O pozitif ucu sağ ayağıma bağladılar, elektriği verince yaktı tırnak yuvasını. Şimdi bunları söylesek iş çıkacak, bizde söylemedik, yani iş detaylanacak, dallanıp budaklanacak, inşaAllah. Ama adalet yürüyor, inşaAllah. Tabii her iki mahkemede de saygılıyız yargıya, inşaAllah. Doğru olan kararın çıkacağına inancımız var, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Hocam Sabah Gazetesi’nden Emre Aköz, Kürt ulusalcılarının Kemalistleri taklit ettiğini yazmış bugünkü yazısında. Örnek olarak, ‘Leyla Zana’nın gün gelecek Abdullah Öcalan kendi halkının arasında öğretmen olacak’ ifadesiyle Türkiye sınırları içinde ikinci bir baş öğretmen olması hayalini yazmış. Bu bakış içerisindeki insanları Türk solcularının nasıl olup da desteklediğini anlayamadığını, federasyoncu Kürtler başarılı olursa solcuların hangi bölgede yaşamayı tercih edeceğini merak ettiğini yazmış.
ADNAN OKTAR: Solcular, komünizm olsun da ne olursa olsun onun için. Adam canını da veriyor, maksat vatan bölünsün, komünistlik gelsin, dertleri bu. 12 Eylül öncesinde de aynı kafadaydılar, şimdi de aynı kafa var. CHP gençliği komünizme karşıdır, bölünmeye karşıdır. AK Parti gençliği karşıdır, MHP karşıdır, Büyük Birlik karşıdır, Saadet karşıdır. Böyle bir gücü dünyada yenecek kimse yok. Yirmi milyonluk zinde ordu demek bu. PKK tehditle yapsa, şunu yapsa, en fazla elli bin kişi karşımıza çıkarabilir. En fazla korkutarak falan elli bin kişi falan. Yirmi milyona kafa tutmaya kalkarsa ne olur? Kaybederler.
OKTAR BABUNA: Malatya’da 28 Mayıs Cumartesi günü saat 18.00’de Belediye konferans salonunda ‘Ahir zaman’ konferansı gerçekleşecek Hocam, inşaAllah. Tüm Malatyalı kardeşlerimizi konferansa davet ediyoruz, inşaAllah. Hatta şöyle bir tanıtım da yapmışlar Hocam. MaşaAllah, “Ahir Zaman Konferansları” diye, inşaAllah. Kıyametin yaklaştığını yazmışlar. 28 Mayıs Cumartesi saat 18.00 Belediye konferans salonunda.
ADNAN OKTAR: Malatya delikanlı doludur, bütün Türkiye gibi, maşaAllah, elhamdülillah. Şimdi Cübbeli Hazretleri’nin ahir zamanla ilgili sohbetlerini dinleyelim. Çünkü çok önemli ahir zaman, sahabeler hep dinlermiş, bizde dinleyelim.
-VTR- ( Cübbeli, Deccalin Çıktığını Anlatıyor )
ADNAN OKTAR: Amasya ART TV şu an yayındaymış, bunu da belirtiyor. Biliyorsunuz Anadolu’nun birçok yerel kanalında aynı anda yayınlanıyor. Yüzün üstünde internet sitesinde yayınlanıyor. Uydudan birçok yerde yayınlanıyor. A9’dan da yayınlanıyor biliyorsunuz. Yaklaşık kırk milyonun üstünde vatandaşımıza hitap ediyoruz, maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Bulgaristan’da bazı karışıklıklar olmuş Hocam, inşaAllah. Geçtiğimiz günlerde Bulgaristan’ın ırkçı Ataka Partisi’ne; hücum anlamına geliyormuş Hocam anlamını, mensup bir grup Cuma namazı kılan Müslümanlar’a saldırmış. Bu parti mensuplarının sık sık Türkler’e yönelik böyle eylemleri oluyor. Camii cemaatlerine saldırıyorlar, üzerlerine yumurta atıyorlar, ezan protestoları düzenliyorlar. Geçen haftalarda Cuma namazı sırasında Banyabaşı Camii’si önünde bir araç üzerine yerleştirdikleri hoparlörden yüksek sesle Hıristiyan ilahileri çalmışlardı namazı engellemek için. Bulgaristan’da da bir buçuk milyon üzerinde Müslüman 1128 camii ve 302 mescid bulunuyor. Bunun yanı sıra Osmanlı döneminden kalmış 12 camiiye el konulmuş durumda ve bu camiilerde ibadet edilemiyor. Konuyla ilgili kanunlara rağmen bu camiiler Müslümanlar’a geri verilmiyor. Bugün bazı Bulgar şehirlerinde ezana izin verilmiyor, sadece öğlen ve ikindi vakitlerinde ezan okunabiliyor. Ataka lideri Volen Siderov ülkedeki Türkler’in, çingenelerin sürülmesini istiyor. Bulgaristan Ataka Partisi lideri Volen Siderov da bu kişi Hocam. Türklere yine kin kustu diye haber vardı zaten. Bunlarda o an çıkan olaylardan bazılarının resimleri.
ADNAN OKTAR: Ataka, ataktan geliyor demek ki, Türkçe kelime atak. Bulgarlar Türktür biliyorsun, Türk asıllıdır. Böyle birşey olmaz, Türk-İslam Birliği’nde Bulgaristan bu birlik içerisinde olacak. Bulgarlar bizim canımız. Her yerde it çakal çıkar, bunlar it çakal takımı. İt çakal olmayan memleket var mı? Her yerde var. Üç beş tane çakal çıktı diye Bulgarlar suçlanamaz, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Bununla ilgili filmimiz vardı.
ADNAN OKTAR: Bakalım.
-VTR- ( Bulgaristandaki Müslümanlara Yapılan Eylemle İlgili )
ADNAN OKTAR: Camiide Mehter Marşını hazır tutsunlar, karşıt olarak. O zaman onlar dağılır, inşaAllah. Ceddin Deden ile karşılık versinler, inşaAllah. Olur bu tip olaylar, dünyanın her yerinde oluyor. Kaale alınacak bir şey değil. Bulgar hükümeti gereğini yapar, mektup yazalım, uyaralım inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Sedat Laçiner, televizyon programına konuk ettiği Dış İşleri Bakanımız Sayın Ahmed Davutoğlu’na Orta Doğu’da yaşananlarla ilgili sorular sormuş. Sorularından birisi Arap baharı Türk dış politikasının başarısızlığı anlamına mı geliyor şeklindeymiş. Davutoğlu bu soruya Arap baharının, Türk baharına anlamına geldiğini, bugün Orta Doğu’da yaşananların normale dönüş olduğunu söylemiş. Davutoğlu, Türkiye doğru yerde duruyor. İlk defa bir dış aktör Türkiye hem halkın kalbini, hem de devletlerin güvenini kazandı. Bu hem Arap baharıdır, hem Türk baharıdır. Bizi örnek alıyorlar, bundan korkmayalım, ilkeli ve sorumlu olalım yeter, diye de cevap vermiş Hocam.
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman ne diyor? “Hz. Mehdi (a.s) cennet-asa bir baharda gelecek, biz kışta geldik” diyor. Bak Dışişleri Bakanımız da “baharda geldik” diyor, maşaAllah. Mehdiyet’le ilgilidir olay. Dışişleri Bakanı’nın da anlattığı yine Mehdiyet’tir. Farkındadır, değildir, önemli değil, ama iyi bir insan Dışişleri Bakanımız.
OKTAR BABUNA: Engin Ardıç da bugünkü yazısında Hocam, özerklik konusunda yaptığı konuşmadan yola çıkarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok yanlış konuştuğunu, bunun sebebinin ise seçimi kazanamayacağını bilmesinin rahatlığı içinde olması olduğunu, ülke yönetiminden hiçbir sorumluluk üstlenmeyeceğinden emin olmanın rahatlatıcı garantisi içinde olduğunu yazmış.
ADNAN OKTAR: Tabii, biz CHP’nin iddia edilen Ergenekon terör örgütüne karşı olmasını istiyoruz, Darwinizm’e karşı olmasını istiyoruz, bölücülüğe karşı hergün açık konuşmasını istiyoruz, Leninizm’e karşı olmasını istiyoruz. Böyle olursa kazanır, Türk-İslam Birliği’ni savunursa kazanır. Öbür türlü mağlum.
OKTAR BABUNA: Söyledikleriniz bir bir gerçekleşiyor Hocam, inşaAllah.
Arı kanatlarıyla ilgili bir filmimiz vardı Hocam, gösterelim mi inşaAllah?
ADNAN OKTAR: Bakalım.
-VTR- ( Arı Kanatları )
OKTAR BABUNA: Siz böceklerdeki uçuşun çok büyük mucize olduğunu, bu kanat hareketleri de hakikaten onu mucizevi bir şekilde uçuruyor Hocam, inşaAllah. Gerçi küçük bir kanadı kastetmiştiniz o örneğinizde, ama bu kanada bakarak bilim adamları, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, saniyelerde yüzlerce defa hareket ettirdikleri bu kanatlarda yeni aerodinamik kanunlar keşfetmişler. Oluşan girdaplar var. Ön tarafta oluşan girdap havalandırıcı girdapmış. Arkasındaki, böyle sürat motorlarının arkasındaki düz alan gibi bir alan oluşturduğu için, kanatlarını geriye çekerek; sineklerdeki uçuş tekniğiyle, orada yüzde kırk enerji tasarrufu sağladıklarını ve böyle uçabildiklerini yeni anladılar ve yeni aerodinamik kanunlar öğrendiler Hocam bu uçuştan bilim adamları.
ADNAN OKTAR: Sineklerden fizik dersi alıyorlar.
OKTAR BABUNA: Bir tane robot yapmışlar. En küçük yapabildikleri robot on beş santimetre büyüklüğünde. En son teknolojiyle yaptıkları robot beş saniyede bir yapabiliyor bu hareketi ve uçamıyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Allah’ın gücünü her yerde görüyorlar, maşaAllah. Şimdi Bediüzzaman’ın talebelerini dinleyelim.
-VTR- (Bediüzzaman Said Nursi’nin Has Talebelerinden Seyid Salih Özcan, Hz. Mehdi (a.s)’ın İstanbul’dan Çıkacağını Anlatıyor)
-VTR (Bediüzzaman Hazretlerinin Yakın Talebesi Abdullah Yeğin Ağabey İslam’ın Dünya Hakimiyetini Anlatıyor)
VTR: Bediüzzaman’ın talebelerinin konuşmalarından bölümler.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, inşaAllah. Murat Gürcan, Amerika. MaşaAllah kardeşimize, güzel. Elhamdülillah. Oktar Hocam buyur.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Rasalie-i Haber internet stesinde, Ramazan Balcı İttihad-ı İslam için çalışmanın önemini anlatmış Hocam yazısında. İttihad-ı İslam’ın bizden samimi sarsılmaz bir kardeşlik istediğini, bu dönemde siyasetçilerin bunu açıktan ifade etmesinin mümkün olmadığını, ancak sivil toplum kuruluşlarının bunu hayata geçirmesinin, özellikle de Nur Talebeleri’nin bu teşebbüslere öncü olması gerektiğini yazmış Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Nihayet bir güzellik başladı. Yıllardan beri söylüyoruz. Son haftalarda son aylarda güzel bir gelişme var. Seni dinliyorum Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:“Bavulunda leopar, panter, ayı ve maynun çıktı” diye bir haber var Hocam. Tayland Polisi Dubai’ye bavulunda, leopar, panter ve ayı yavruları kaçırmaya çalışan bir kişiyi gözaltına almış Hocam. Bu haberler ilgili resimlerimiz de vardı.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Evet seni dinliyoruz Oktar Hocam.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Bugün 11 Eylül soruşturması bilimsel üyesi ve Müslüman-Hıristiyan Musevi işbirliği kurucusu üyesi olan Amerikalı Prof. Dr. Cavin Barnet; Türkiye’nin İslami uyanışın merkezi olacağına inandığını belirterek, “Türkiye’nin bu konuma sahip olmasını da, Said Nursi’nin barışçıl yollarla mücadele metodu sağlayacaktır” demiş. Fas’ta bir kitapçının Risale-i Nur, Türkiye’de İslam’ı yeniden uyandıran kitaptır diyerek, kendisine tavsiye edilmesiyle tanıştığını, çok etkilendiğini Risaleler’de anlatılan sisteme tüm dünyanın ihtiyacı olduğunu, İslam ülkelerinin de kendi işlerinde birliğe büyük ihtiyaç duyduğunu, ancak Müslümanlar arasında birliği ancak Üstad’ın metoduyla sağlayabileceğini söylemiş, Cavin Barnet.
ADNAN OKTAR:Üstad’ın metodu Mehdiyet. Mehdi (a.s) çıkacak diyor Bediüzzaman, metod bu. Hz. İsa (a.s) inecek, Hz. Mehdi (a.s) çıkacak, diyor. Şu an Hz. İsa (a.s) hayatta, Hz. Mehdi (a.s) da hayattadır, inşaAllah. Oktar güzel müjdeler anlatıyorsun anlat bakalım.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah Hocam, aslında bununla ilgili, Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili ifade de vardı Hocam, inşaAllah. “İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s.)'ın adil hükümetinde, bütün ilahi kitaplar insanların önüne orijinal biçimleriyle, hiçbir bozulma olmaksızın sunulacaktır. İmam Mehdi (a.s.) Tevrat ehline Tevrat ile, İncil ehline İncil ile, Zebur ehline Zebur ile, Kur'an ehline Kur'an ile hükmedecektir. Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 351” hadiste Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Ehl-i Kitab’a bakış açımızı sık sık soruyor kardeşlerimiz, ilgili internet sitesine girip oraya baksınlar, sürekli buradan anlatmayalım. Evet.
OKTAR BABUNA:“İsa Mesih’in gelişi çok büyük bir ikram. Çok büyük bir olay. Allah Mehdi (a.s)’ı onore etmek için yapıyor” demiştiniz. “Aynı zamanda güzellik olarak yapıyor, Hz.Mehdi (a.s)’ın makamını göstermek için. Bütün dünyanın sevdiği bir ulul azm Peygamber’i ona veziri yapıyor. Mehdi (a.s)’ın makamını buradan anlayınız.” demiştiniz Hocam, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Ne yapalım? Biraz ara verelim, sonra yine devam edelim.
SUNUCU:Kısa bir aradan sonra programımıza devam edeceğiz.
SUNUCU:Programımıza devam ediyoruz. Buyurun Hocam.
ADNAN OKTAR:Şeyh Oktar Hocam, buyurun.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Milli Gazete’de çıkan bir haber vardı bugün, inşaAllah onu göstermek istiyorum. “Bizim yerimiz İslam Birliği’dir” demiş Hocam anasayfada, manşetten vermişler.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, elhamdülillah, güzel, gidişat güzel. Daha önce pek fazla duymuyorduk, ama şu an İttihad-ı İslam’ı sürekli duyuyoruz. Birlik beraberliğin önemini duyuyoruz. Şimdi değil de, seçimlerden sonra MHP’li gençler, Büyük Birlik Parti’li gençler, Saadet Parti’li gençler, AK Parti’li gençler, CHP’li gençler kol kola vatan bölünmez mitingleri yapalım her yerde, bir titretelim ortalığı. Bu avanaklar bir gücümüzü görsünler, bu çakallar, bu kriptolar. Kaçacak delik ararlar, değil mi? Delikanlılar, genç kızlar hepsi gelsin. Yirmi milyon zinde gençliğin hazır olduğunu görsünler. Bir titretelim bu it kopuğu, yani vatanı dar edeceğimizi anlasınlar, inşaAllah. Şimdi değil ama bu seçim döneminde olmaz, seçim döneminden sonra. MHP’li gençler çok şahanedir. AK Partili gençler şahane. Saadetli Gençliği şahane. Kol kola böyle, inşaAllah. Edirne’de, Ardahan’da, Ankara, İstanbul’da her yerde bir inletelim ortalığı. Ankara’da en az 3 milyon, değil mi? Büyük illerde en az 3 milyon, şehir toplantıları yapalım. Diyarbakır’da yapalım ayrıca, Mardin’de de yapalım vatan bölünmez mitingleri. Bakın, Kürt kardeşlerimiz nasıl sevinerek geliyorlar. Bütün mesele o gücü, o kararlılığı görmelerinde. Korkutulmuşlar, PKK’nın gücü orada yüzbinde bir bile değildir, ama çakal adamlar, tehlikeli adamlar, korkuyor halk. Kepenk kapatın diyor adamlar, kepenk kapatmayanı vuruyorlar. Korkuyor onlar da. Ama bütün milletin Güneydoğu’ya sahip çıktığını görürlerse rahatlarlar, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Bu söylediğinizle ilgili böyle bir haber vardı Hocam bugünkü gazetelerde. “PKK’dan Erdoğan’ın mitingine gittin cezası” diye bir haber vardı Hocam.
ADNAN OKTAR:Bak, işte bunu birlik beraberlik ortadan kaldırır. Sakın sakın. Ülkücü gençlik mükemmeldir. Büyük Birlik Partisi Alperenler mükemmeldir. Saadetin gençliği mükemmeldir. AK Partili gençler pırıl pırıl gençler. CHP Gençliği çok aydın, bayağı kalitelidir, vatanperverdirler. Kol kola yeri göğü inletelim, inşaAllah. Ceddin Deden’le başlayalım, ondan sonra İzmir Marşı’yla devam ederiz, inşaAllah. Osman Paşamız da gelsin, o gönül koyuyor bizden niye bahsetmiyor, diyor. Tabiiki Osman Paşamız’ın gençliği de, onu seven gençlik de şahane. Evet dinliyorum.
OKTAR BABUNA:Sabah Gazetesi yazarı Süleyman Yaşar bugünkü yazısında, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinin ağır petrol yatakları açısından çok zengin olduğunu, bu yönüyle tüm dünyada cazip bir ülke olduğunu ve petrolün çıkarılmasının diğer bölgelere oranla çok daha kolay olduğunu belirtmiş. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde de, ahir zamanda Hz Mehdi (a.s) döneminde yeryüzünde her yönden bolluk ve zenginlik yaşanacağı, dünyanın ve dünyada yer altı kaynaklarının da verimli şekilde ortaya çıkarılıp kullanılacağına dair işaretler var. Onun zamanında Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor. “Onun zamanında yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.” MaşaAllah. Bu arada Yemen’de de bazı olaylar vardı Hocam, inşaAllah. “Yemen’deki çatışmalar şiddetleniyor” diye haber var. Çatışmalar hükümet ile ülkenin en büyük aşireti Haşid’e bağlı milisler arasında devam ediyor. Halk şehirden kaçıyormuş. Başkent Sana’yı, Hudeyde, Taiz ve Ambran gibi büyük kentlere bağlayan yollara giriş çıkışlar kapatılırken hava alanında da uzun kuyrukların oluşturulduğu bildiriliyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Başta Hz. Mehdi (a.s) olsa olur mu bunlar? Müslümanlar’ı birbirine kırıp geçiriyor. Türkiye’de tam aksini yapacağız, birlik ve beraberliği göstereceğiz. Hep yiğittir bu saydığım gençler, maşaAllah. Sakın sakın sakın vatanın birliği konusunda, bütünlüğü konusunda müthiş bir ittifak ve kararlığımız olsun titretelim, titretelim. Böyle ağzı sulanan bazı ülkeler var, uyuz; hani Türkiye’nin bölünmesini bekliyorlar, onlara büyük bir tokat indirelim, değil mi? Bir ucu efendim Tandoğan’da olsun, bir ucu Kızılay’da olsun, Ankara’da, inşaAllah, değil mi? Yeri göğü inletelim. İstanbul’da da öyle, Taksim, Çağlayan Türk bayraklarıyla yıkalım ortalığı, inşaAllah. PKK’nın itleri kaçacak delik ararlar, inşaAllah. Kararlılığımızı görsünler.
OKTAR BABUNA:Hocam, Amerika’da hortumlar devam ediyor ve onunla ilgili yeni görüntüler vardı. Siz hep dikkat çekiyorsunuz ahir zaman alameti olarak doğal afetlerdeki artışa. Bayağı yerle bir olan şehirler, bölgeler olmuş.
ADNAN OKTAR:Demek ki Amerika’nın da bir gücü yokmuş. Bak Amerikan bayrağını Allah ne hale getiriyor. İnsanlar gözlerinde Amerika’yı ilah gibi görüyorlar, işte Amerika bu. Allah için Amerika toz bile değil, Rusya toz bile değil, ama ben Amerikalılar’ı severim, millet olarak severim. Neşelidir, sempatiktirler, sevecendirler, barış severdirler, güzel insanlardır. Adaleten yanadırlar, o yönleriyle severim. Amerika’nın zengin olmasını isteriz, güçlü olmasını isteriz, müreffeh olmasını isteriz, devletleri âli olsun isteriz, ama zulüm yaptırmayız, inşaAllah. Amerika’da Hz. Hızır (a.s.) kol geziyor, Hz. Hızır (a.s.) kol geziyor. Pentagonun içinde, dışında her tarafında kol geziyor. Sonra anlatacağım onları, bir çok şey anlatacağız. Evet.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah Hocam bu, Evanjeliklerin fikirleri vardı, Müslümanlar’ı haşa deccal gibi gören. Siz yaptığınız konuşmalarla; hatta siz onların en önde gelenleri ile mülakat yapmıştınız ve Türkiye’ye davet etmiştiniz, size gelmişlerdi. İkna ettiniz, internet sitesinde hatta büyük değişiklikler olmuştu. O şekilde vesile oldunuz Hocam, o fikirlerin durdurulmasına.
ADNAN OKTAR:İslam alemini ye’cüc ve me’cüc olarak kabul edip toptan yok etmeyi düşünüyorlardı, konuşa konuşa vazgeçirttik, yani İncil’de belirtilen deccaliyet bunlar, deccal bunlar diyorlardı. İslamın, sevgiyi ve barışı savunduğunu gösterdik-anlattık içleri rahatladı. Daha da rahatlayacak. Şimdi İstanbul’da 2012’de, 1200 kişilik Birleşmiş Milletler’in de katkısıyla büyük bir toplantı yapacağız. Allah nasip ederse. 313 Müslüman, 313 Hıristiyan, 313’te Musevi, diğerleri de öbürlerinden, inşaAllah. Büyük olaylar olacak.
OKTAR BABUNA:İnşallah Hocam.
ADNAN OKTAR:Güzel olaylar, hoş olaylar. Bir de milletimizin delikanlılığını göstermemiz çok önemli. Bizim milletimiz böyle uyuyan arslan gibidir. Uyanıp şöyle bir gerinip kükredi mi, yer gök sallanır, inşaAllah. Bir kükremekte fayda var inşaAllah. Ama şimdi değil seçimlerden sonra inşaAllah. Bu çakallar nelerine güveniyor ben anlamıyorum bunları. Bir kaşık adamlar, darmakeşan olacak tipler. Böyle ta banyoda yıkandıkları yere kadar kovalar-yakalarız, sakın densizlik yapmasınlar. Bak nezaketli konuşuyorum, ondan sonra, bu terbiyesizliği bıraksınlar, bu tehdidi falan bıraksınlar, o korkak yazarlar da o korkaklığı bıraksınlar. Ben onların adına utanıyorum, koskoca herifler, kıllı-kılçıklı herifler, utanıyor insan onların korkaklığından. Koskoca herif olmuşlar, 40 yaşına girmiş falan, tir tir titriyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Dağ taş delikanlı dolu, ne korkuyorsun kerata. Korkuyorsan biz seni koruruz, korkma.
ADNAN OKTAR:Türk milletinin bir özelliği vardır, tamamı askerdir, bunu bütün dünya bilir, bize mahsustur. Mesela Irak öyle değildir. Öyle Amerika bir girdi, hop adamlar yatağın altına kaçtı. Boydan boya delikanlıdır, kadını erkeği, öyle Allah’ın hikmeti. Denemek istiyorlarsa; çok denediler, yine denemek istiyorlarsa, yine denesinler, hemen cevaplarını alırlar. Yine de nezaketiyle yani, elimizi de çok hafif tutarız. Sakın terbiyesizlik yapmasınlar, akıllı olsunlar. O korkaklar bana gelsinler, ben onlara anlatayım. Bunlar panik atak krizlerine girmişler.
OKTAR BABUNA:Şu an dinliyorlardır Hocam Allahualem sizi.
ADNAN OKTAR:Acayip korkaklar, kabus görüyorlar, yani teknik açıdan da değerlendirmiyorlar, bakamıyorlar olaya. Bugün sıfır, hiç yok desen, en az 20 milyon Türkiye asker çıkartır, en az 20 milyon, yani genç zinde nesli var. Türkiye’de bir sorun kardeşim kim bölünmek istiyor? Hiç kimse istemiyor. CHP’den bana bir tane adam gösterin Türkiye’nin bölünmesini isteyen, Ak Parti’den bana bir tane adam gösterin, MHP’den bir tane adam gösterin, Büyük Birlik’ten bir tane adam gösterin, Saadet’ten bir tane adam gösterin, bir kişi gösterin bana. Gösteremezsiniz, hiç kimse kabul etmez bölünmeyi. Bilakis, biz büyük Türkiye’nin peşindeyiz, Türk-İslam Birliğinin peşindeyiz. İnşaAllah Türkiye büyüyecek Turan olacak, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:EvelAllah, inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Düşmanlar viran olacaklar, inşaAllah, inşaAllah. Yani, kafaları, fikirleri viran olacak tabii, biz insanlara, çoluğa çocuğa zarar getirtmeyiz, inşaAllah. Oktar Bey buyurunuz.
OKTAR BABUNA:Estağfirulah Hocam. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); deccali gerçek bir mürşit sanıp, yanına yanaşan Müslümanlar olacağını söylüyor, Hocam ahir zamanda. Şöyle buyuruyor Peygamberimiz (s.a.v.); “Deccal çıktığı zaman herkes onu sahici bir mürşit sanıp peşine takılacak. Sonra Kufe’ye gelince aynı şekilde çalışmalarını sürdürecek.” Bir diğer hadiste de; “Her kim deccalin çıktığını işitirse ondan uzaklaşsın” uzaklaşın diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Allah’a yemin olsun ki; kişi kendini mümin zannederek onun yanına gider ve deccalin şüphelendirmesiyle onu takip eder.” İnsanları yanıltacağını söylüyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:O Apo da işte ahir zamanın deccallerindendir. “Bir adada” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “bir adada zincirli olarak durur”, adam bak adada duruyor işte deccal. “Gözleri pörtlek” diyor bakın, değil mi? Bir de, Apo’nun salıverilmesi diye bir konu yok. Müebbet hapis cezası almıştır-yatacak. Ama biz kimseye zulmedilsin istemeyiz, hiç kimseye zulmedilsin istemeyiz, yani, diğer mahkumlar ne ise, eşit şartlarda yatacak. Cinayet işliyor, müebbet hapis cezası yatacak. Eline sağlık denmez, bunu unutsunlar. Türkiye’yi de böldürtmeyiz, bunları kafalarından silsinler. Bilakis, bayağı büyüyeceğiz, ama biraz daha tabii devlete desteği artırmak lazım. Hükümete de olumlu yönlerinde desteklemek lazım, olumsuz yönlerini söylesinler eleştirelim. Olumsuz gördükleri yerleri eleştirsinler bu güzel, ama olumlu olan yönlerini de desteklemek gerekir. Olumlu yönünde ters hareket edersen olmaz. Birde PKK’ya karşı kontrgerillayla mücadele edilmez, insani bir yöntem değil, bu bir akıl değil. İlmi mücadele esastır, kitap, televizyon, CD, radyo, anti-komünist çalışma, anti-Leninist çalışma. Şimdi ben Güneydoğu’ya yönelik bir çalışma için, Kürtçe de yayın yapacak bir sistem kurduracağım; Güneydoğu’ya özellikle. Anti-komünist, anti-PKK çalışma yapacağız, anti-Leninist. Kürtçe de tercüme edilecek aynı anda, inşaAllah, çünkü az da olsa etkisi büyük olur. Çapı küçük, ama etkisi büyük olur, inşaAllah. Ama şu Şeş TV’yi bize vermiş olsalar pestilini çıkarırım, yıkarız ortalığı evelAllah.
OKTAR BABUNA:Bir ay sürmez Hocam inşallah, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hallaç pamuğu gibi atarım. Apo göbeğini kaşıyarak, Leninizm’i anlatıyor. Sen ne bilisin ki Leninizm’i, bilmem neyi falan. İşte böyle entel dantel üsluplar kullanıyor, Rusya’daki ayaklanmanın analizlerini yapıyor kendince. Apo zır cahildir, onun takımı da zır cahildir. Bunlar anti-Darwinist bilgilere sahip değiller, Darwinizm’in geçersiz olduğunu bilmiyorlar, materyalizmin çöktüğünü bilmiyorlar. Tek yanlı eğitim almışlar. İşte o var ya renkli kitaplar falan belirli, onları okumuşlar gençliklerinde. Kafalarında onların klasik komünist ağzı vardır, klasik onu kullanıyor, işte Fransız devrimi falan. Fransız devrimini masonlar yaptı, ne alaka ona sahip çıkıyorsun, değil mi? Bir de zaten heriflerde din yok. Şu an Fransa kurtulmaya başladı.
OKTAR BABUNA:MaşaAllah vesilenizle Hocam.
ADNAN OKTAR:Onun için, bunun atıp tuttuklarına da cevap vereceğim, Apo’nun konuşmalarına, bütün konuşmalarına cevap vereceğim. Uçuyor herif, giden de onun bayağı bir şey bildiğini zannediyor, bir şey bildiği yok, zır cahil yani, ispat edeceğim. Darwinizm’in D’sini bilmez, isterseniz gidin konuşun. Kurmayları denilen o ekip de öyle, adamları da öyle, onlar da hiçbir şey bilmez. Cemil Kayık mı Kıyık mı bir şey var, bir adam var, hiç zır cahiller. Bunlara Darwinizm’in, materyalizmin geçersizliğini çok kapsamlı anlatacağız, Leninizm’in çöktüğünü anlatacağız ve birlik ve beraberliğin asıl mutluluk getireceğini göstereceğiz. İslamiyet’in güzelliğini anlatacağız, akılla, fikirle, bilgiyle, sanatla. Doğruyu bunlara aktaracağız, anlatacağız. Çünkü dağda bunlar kitap da okumuyorlar. Sadece Leninist kitaplar, Leninizm ile ilgili kitaplar okuyorlar, tek yanlı. Karşı düşünce bunlara hiç verilmiyor. Mesela proteinin tesadüfen meydana gelmeyeceğini bilmez bunlar. Fosillerden de haberleri yok ve ısrarla tecrit ediyorlar zaten, kimseyle konuşturmuyorlar. Eğittiğimizde kafalarındaki o yanlışlar gidecek, inşaAllah. Oktar Hocam buyur.
OKTAR BABUNA:Estağfirulah Hocam. Hekimoğlu İsmail Hocamız’la ilgili, Ömer Okçu Hocamızla ilgili Hocam inşaAllah, bazı sözleri vardı. Hekimoğlu İsmail Ömer Okçu Hocamız, bu yüzyılın Mehdiyet çağı olduğunu anlatıyor Hocam, maşaAllah; “İslam’a hizmet edenler çeşitli manevi rütbede kimselerdir; fakat Mehdilik makamı bunların en yücesidir. Hz. Mehdi (a.s.), cevapsız kalan sorulara müdellel (kesin delillerle) cevaplar verir. Hz. Mehdi (a.s.) da bulunduğu asra bir baş tabip gibi çıkar, hastalığı teşhis eder.” Diyor, maşaAllah Hocam, kesin delillerle cevap verir diyor. “1980 yıllarında ise, kitleleri peşinden sürükleyen liderlerin kalmadığını, adeta güneşlerin batıp yıldızların kaldığını gördük. Çünkü 1980’de Hicri 15. asra girilmişti. Asrın başında idik. Bu asrın mühim şahısları çocuk veya gençlik çağında. Öyle ise iki bin yılı önemlidir.” diye buyuruyor, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:80’lerde gençlik çağında.
OKTAR BABUNA:Gençlik çağında.
ADNAN OKTAR:80, 90, 2000, 2010, 2011. Bayağı olgunlaşmış demek ki Hz. Mehdi (a.s.). Hocam öyle demek istiyor. Mesela Apo deccaldir, onun karşıtı Mehdi hareketi vardır. Apo’nun fikriyatını, o deccalin fikriyatını fikirle yok edeceğiz, düşünceyle yok edeceğiz. Kontrgerilla yöntemleri, bu tip komünist hareketleri geliştirir, yani onunla geliştirdiler zaten, kontrgerilla hareketiyle geliştirdiler; işte biz iyilik yapıyoruz bilmem ne. Zulüm yapıyorsun, nerenin iyiliğini yapması. Gittiniz gariban Kürt gençleri ezdiniz, genç kızları kardeşlerimizi aldınız götürdünüz, toprak altlarında falan izbe yerlerde domuz bağıyla şehit ettiniz. Köpek herifler, taş kafalı herifler. Taş kafalı zihniyetin sonucu bu oldu. Kemik kafalı, taş kafalı, bari kenara çekilinde batırdığınızı temizleyelim yani. Sevgi yok, merhamet yok, şefkat yok, dostluk yok, kardeşlik yok, suratlar odun gibi. Taş kafalı, kemik kafalı herifler, çıkarcı, aşağılık böyle, küfreder, saldırır, döver-söver öldürür, başka bir şey bilmez. Onun için, bu serserilerin artık ortadan kenara çekilmesi gerekiyor bu çakalların. Kürt kardeşlerimize sevgi, şefkat, merhamet, akıl, sanat ve bilimle yaklaşacağız, inşaAllah. O dehşet devri bitti. Ahmaklar, her şeyi odunla halletmeye kalkıyorlar, ondan sonra da hayvan herifler köpek gibi kaçtılar, batırdıklarını da anladılar köpek gibi, “şimdi biz ne yapacağız” diyorlar. Kuran’ı sevdireceğiz, güzel ahlakı sevdireceğiz, sevgiyi sevdireceğiz, sevmeyi sevilmeyi sevdireceğiz, aşkı sevdireceğiz, tutkuyu sevdireceğiz ve kucaklayacağız, inşaAllah. Daha hala kabadayılıkla halletmeye kalkanlar var, daha hala kontrgerilla yöntemlerini savunanlar var. Zaten sizin amacınız bölmek değil miydi? İşte bölmeye doğru götürüyorsunuz kendi kafanızca. Ama Mehdiyet size müsaade etmeyecek artık, inşaAllah. Bizde Hz. Mehdi (a.s.)’ın öncüsü, Hz. Mehdi (a.s.)’ın talebesi olduğumuz için var gücümüzle gayret edeceğiz. Kardeşim, adamlar hep eşek kafalı. Ben bilirim çocukluğumda da, lise yıllarımda da bilirim, hep böyle eşek kafalıdır bunlar. Abus bir surat, böyle ölmüş eşek gibi suratları. Sevginin S’sini bilmez, millete tepeden bakar, kimseyi adam yerine koymaz, insan yerine koymaz, enaniyet kibirden kafaları tavanda. İşte ezerek halledeceğiz, yıkarak halledeceğiz. Eşek herifler şimdi neredesiniz? Yatağın altına kaçtınız korkudan, eli ayağı boşalmış şekilde “ne yaptık biz” diyor. Batırdın, ne yaptın yani? Kuran ahlakıyla hareket etmediğin için Allah belanı verdi, Kuran’a göre hareket etmediğin için Allah seni rezil rüsvay etti ve mağlup oldun. Kenara çekil şimdi taş kafa, kurtaralım inşaAllah, değil mi? Evet, Oktar Bey buyurun.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s.)’ın, izleneceğini ve gözetleneceğini bildiriyor Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde Hocam, baskı altına alınmak istenecektir, diyor. Ebu Said El Hudri’nin rivayetinde Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; “Deccal çıkınca ona karşı müminlerden bir adama (Hz. Mehdi (a.s.)’a) yönelir. Derken o mümin kimseye bir çok silahlılar” deccalin silahlı adamları “deccalin merkezlerde gözetleme yapan silahlılara karşı çıkarlar.” Deccalin merkezlerde gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar, diyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ın baskı altına alınmak isteneceğini, gözetleneceğini söylüyor Hocam. Silahlı adamların da takip edeceğini söylüyor, baskı altına almak için.
ADNAN OKTAR:İşte iddia edilen Ergenekon terör örgütüne bakıyor. Demek ki Hz. Mehdi (a.s.)’ı izleyecekler, telefonla dinlemeye çalışacaklar, evini gözleyecekler, yürüyüşünü izleyecekler, ihbar edecekler, oyun oynayacaklar, hapsettirmeye çalışacaklar, çakallık yapacaklar. Zaten başka da bir şey bilmez bu çakallar, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Oral Çalışlar’ın bir yazısında; Kılıçdaroğlu’nun “yerel yönetimlerin özerklik şartını aynen kabul edeceğiz” açıklamasını destekleyen, buna tepki gösterdiği içinde AK Parti’yi eleştiren bir yazı yazmış Oral Çalışlar. “CHP’nin çözüme katılma iradesi ve Türkiye’nin sivilleşmesine katkıda bulunma çabası, dikkate alınması gereken yeni bir duruma işaret ediyor” demiş yazısında ve AK Parti’nin de devletçi bir hava içeren bir dili benimsemesinin çözüm imkanını zorlaştırdığını yazmış.
ADNAN OKTAR:Kardeşim şimdi, Türkiye’nin, Allah vermesin, bölünmesi demek nedir biliyor musun? Türk milleti yok oldu demektir. Dini, imanı, namusu hepsi gitti demektir, Allah esirgesin. Yani canhıraş, canhıraş, mesela çocuğunun, kendi çocuğunun gözünün önünde kesilmesi ne ise, vatan bölünmesi de işte odur. Aman ha, aman ha, kimse bunu ağzına almayacak. Başka şey söyleyin, demokrasi deyin, sonuna kadar olsun, laiklik deyin, sonuna kadar olsun, zenginlik deyin, sonuna kadar olsun, ne istiyorsanız tamam. Ama bölünmenin B’sini duymayacağız. Bak gök kubbeyi tepelerine geçiririz. Biz uysalız, seveceniz, sevgi doluyuz, ama bak en az 20 milyon zinde asker çıkar karşılarına. Devlet lider olur, devletin liderliğinde yeri göğü birbirine katarız. Akıllı olacaklar, inşaAllah. Bak söylüyorum, böyle banyo yaptığı yere kadar kaçsın-buluruz. Yerin altına kaçsa; hani yapar-kaçar, öyle bir şey olmaz. Bacaklarından sürükleyerek de çıkartırız, sakın dangalaklık yapmasınlar. O korkaklara da mesajım; bunu bıraksınlar. Çocuk gibi koskoca herifler, kıllı-kılçıklı herifler korkuyor ya çocuk gibi. İnanılır gibi değil. Bunlar ne biçim delikanlıdır. Bunlara bir delikanlı dersi vermek lazım. Birde canları ne kadar tatlı? En fazla şehit olursun, daha ne olur bunun üstüne? Bir altı gaziliktir yani, ne var? Ne güzel, daha ne istiyorsun yani. Şamata yapmasınlar. Her zaman devletimize karşı, milletimize karşı tehdit olmuştur. Olmadığı dönem var mı kardeşim? Türk tarihine bakın. Hepsinde nal toplattık adamlara, hepsinde. Akıllı olacaklar, inşaAllah. Ama bu şart, bir titretelim Türkiye’yi de bir akılları başlarına gelsin. MHP, sırf MHP ve Saadet gençliği bile bitirir işi yani söyleyeyim, ama kol kola olmaları çok önemlidir. Büyük Birlik Partisi Alperenler, AK Parti gençliği, CHP gençliği, bakın 20 milyon zinde genç hazır, kız erkek. Tozunu dumanına katarız. En baba adamı getirsinler, yine tozunu dumanına katarız. Hani onlar dışarıya güveniyorlar avanaklar, kendileri 50 bin kişi falan çıkarlarsa, dışarıdan da 100 bin gelir. 200 bin çıkarın, 300 bin, 500 bin getirin, tozunu toprağını birbirine katarız. Böyle bir şey olmaz, bunu aklınızdan atacaksınız. Birde kimse enayi değil, öyle millet canını yolda bulmadı, oturup belasını aramaz kimse. Kimse itlik yapmaya kalkmayacak, bölünme olayı bitti, bunu unutacaklar. Özgür olmak istiyoruz diyor, alabildiğine ol kardeşim, ama bütün Türkiye olsun, neden sırf sen oluyorsun. Birde Kürtler benim canım kardeşlerim, oradaki anneler benim, oradaki kız kardeşler benim, oradaki delikanlı koç yiğitler hepsi bizim kardeşlerimiz. Ben onların tüyüne dokundurtmam. Sen, bir Kürt kardeşime sen; komünist olacaksın, Leninist, dinsiz olacaksın diyorsun sen, ne istiyorsun sen? Sen delirdin mi sen? Din olmadı mı bir Kürt için hayatın bir anlamı yoktur. Muhabbet, sevgi yoksa, şefkat, dostluk yoksa, misafirperverlik yoksa, sıra geceleri yoksa, arkadaşlık, kardeşlik yoksa hayatın anlamı kalmaz. Sen orada yıldırmışsın kendi kafanca ve iddia edilen Ergenekon terör örgütünün de marifeti var tabi burada, kontrgerilla hareketine girdiler kendi kafalarınca. Kontrgerilla hareketinin amacı neydi? Kürt kardeşlerimizi iyice ezip, canından bezdirip, bölünmeyi istetmek. Sırf amacı budur kontrgerillanın. Defalarca uyardık milleti, çocuklar gazete ilanları verdiler. “Aman” dediler, “derin devlete dikkat, derin devlete dikkat”. Senelerce, 5 seneden, 6 seneden beri uyarırız. Evet, Oktar Hocam seni dinliyoruz.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Allah, zalimleri rezil-rüsvay ediyor demiştiniz, “Hz. Mehdi (a.s.) düşmanlarını rezil ediyor, Allah küçük düşürüyor. Hz. Hızır (a.s.) kol geziyor, Hz. Hızır (a.s.)’la baş edemezler. Hz. Mehdi (a.s.) düşmanlarına kök söktürüyor, Hz. İsa Mesih (a.s.)’da düşmanlarını perişan ediyor, rezil edip aşağılıyor, baş edemezler” dediniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Güneydoğu’da annelerime bir bakın, namaz kılmayan çok nadir insan vardır. Dedeler, amcalar müthiş dindardırlar. Sen ne alaka? Sen Stalinist, komünistsin sen. Komünizmde aile, din, namus bunların hiçbiri kabul edilmez, değil mi? Gittiniz musallat oldunuz. Şimdi bizim buradan yapabileceğimiz pek bir şey olmuyor, ama fikri çalışma için hükümetin bize yol açmasını istiyoruz. Bu Şeş TV’de halayla, davulla, darbukayla bir şey olmaz, değil mi? Orada bir kere bizim konuları anlatabilmemiz lazım. Zır-zır cahiller PKK’lılar, acayip cahiller. İki lafı bir araya getiremiyorlar, isterseniz konuşturun da bakın. “Ağabey ben komünistim” diyor. Sen komünistin K’sini bilmezsin, yolda yürüyemiyorsun, nereden bileceksin? Leninizm, komünizm, Darwinizm, materyalizm ilmi araştırma gerektiren konular ve bunların hepsinin ilmi cevabı verilmiş ve çürütülmüş konular. Proteini bir PKK’lıya sorun bakalım, hangisi protein molekülünü bilir? Sağ eli, sol eli proteini hangisi bilir? Bilmez, bir proteinin oluşması için gerekli şartları bilmez. Bir proteinin oluşabilmesi için başka proteine ihtiyaç olduğunu da bilmez. Hücreye ihtiyaç olduğunu da bilmez, bilmez oğlu bilmez. Sorsan entel-dantel takılıyorlar kendi kafalarınca böyle, gözlük-mözlük falan. Bizim bazı kriptolar da onlara ağzı açık böyle ayran delisi gibi inanıyorlar, “bak bak neler konuşuyor” falan diyorlar. Atıyor-tutuyor zır cahil adamlar. Ta 1930’ların bilgileri var adamlarda, 1900’lerin bilgileri var. O devrin kitaplarını okuyor adamlar. Onunla ortalarda uçuşuyor herifler. Bunların fikren yerle bir edilmesi en hayati konudur, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Bütün dünyaya Hocam siz anlattınız zaten. Mesela BBC bir program yapmıştı, sizin söylediklerinizi aynen almış; “Harun Yahya, komünizmin, faşizmin, hepsinin temelinde neden Darwinizm’in olduğunu, şu şu delillerle anlatıyor” diyor. Hiçbir şeyin aksini söylemeyip, olduğu gibi kabul etmiş, program yapıp yayınladılar BBC’de. Fransız basınında, Avrupa Parlamentosu’nda o hanım kaldırıyor Yaratılış Atlasını, “Harun Yahya bütün komünizmin, faşizmin hepsinin temelinde Darwinizm var diyor” diyor, hiç hayır da demiyor. Fransız basını da bunu yazdı, her yerde yazdı. Dünya öğrendi sizden komünizmi.
ADNAN OKTAR:Göster.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Göster, bizim Avrupa’yı nasıl titrettiğimizi görsünler.
OKTAR BABUNA:EvelAllah inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Obüs mermisi gibi gösteriyor o hanımefendi Yaratılış Atlasını. Onunla bir tanışmak lazım. Evet.
OKTAR BABUNA:Mesela “bu kitabı yayınlamış olan Türk İslami Yaratılışçı Harun Yahya’da var. Bu 7 ciltlik bir eser, 2 cildi yakın zamanda basıldı. Bu kitap Avrupa’nın tüm okullarına ve üniversite kurumlarına dağıtıldı. Fransızca ve İngilizce olarak 2 dilde basıldı, o zamandan beri çok daha arttı dilleri. Harun Yahya 700 sayfada resimlerle evrim teorisinin hatalı olduğunu ve hatta 1. ciltte Darwin’in terörün kaynağı olduğunu, 20. yüzyılda diktatörlükler tarafından gerçekleştirilen tüm vahşetin sorumlusunun Darwin olduğunu yazıyor. Burada şuna dikkat etmek gerekiyor; bu tarz teorilerin bilim diye okullarda okutulması kabul edilemez, buna hayır demek gerekiyor. Ben devlet olarak, Avrupa Konseyi Parlamento Meclisi olarak inanca müdahale etmekten bahsetmiyorum. Ama bilim ve inanç arasında bir ayrım yapılmadığı takdirde bunun getireceği zararlara dikkat çekmek istiyorum. Bazı kimseler bizi düşünce özgürlüğüne aykırı davranmakla, bunu engellemekle suçladılar. Elbette ki düşünce özgürlüğü var olmalıdır. Biz yaratılışçılığın öğretilmesini yasaklamıyoruz, yalnız yaratılışçılığı da dünyanın yaratılışıyla karıştırmamak gerekiyor, bunlar farklı konular. Ama yaratılışçılığın bilim olarak sunulmasına izin vermemek gerekiyor, biz bunu belirtmek istedik.”
ADNAN OKTAR:Şimdi hanımefendi demagoji yapıyor, maalesef demagoji yapıyor. “Biz yaratılışın anlatılmasına karşı değiliz” diyor, nasıl karşı değilsin, nasıl karşı değilsin? Okullarda okutulmasını yasaklıyorsun ve Darwinizm’in okullarda okutulmasını mecbur hale getiriyorsun. Devlet zoruyla okutturuyorsun ve imtihanda, “Darwinizme inanmıyorum” diyen adamı sınıfta bırakıyorsun sen. Bu nedir bu, bu rezillik değil mi? Rezalet bu. Birde oturmuş bana demokrasi şu, bilmem ne falan diye. Dürüst değil, samimi değil üslubu. Şimdi bir kere bak diyor ki; “biz fikir özgürlüğüne karşı değiliz, dinin anlatılmasına da karşı değiliz.” Sen bilimin anlatılmasına karşısın sen. Sen bilimin anlatılmasına karşısın sen. Nerenin dini? Dini zaten kabul etmiyorsun sen. Kabul etmediğin bir şeyi nasıl savunacaksın sen? Sen bilimin gerçeklerini duyurmuyorsun. Proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceğini siz bilmiyor musunuz? Biliyorsunuz. Okullarda bunu söyleyebilmek mümkün mü? Yasak. Bir profesör çıkıp; “proteinler tesadüfen meydana gelemez” diyebiliyor mu? Yasak. Niye hanımefendi doğru söylemiyorsun? Bayan olunca tabii nezaketli bir üslup kullanıyorum yani, başkası olsa düz giderdim ona da. Bayanlara karşı daha şefkatliyim yani, inşaAllah. Bak, oradaki olay bütün dünyadaki politikanın bir yansımasıdır. O kendi kafasından alıp hanımefendi orada, toplu kararla onu okuttular, anlattırdılar orada, çünkü PKK’nın belini kıran ne? Yaratılış inancı. Avrupa’daki komünist hareketlerin belini kıran ne? Yaratılış inancı. Bak diyor ki; “100 yıllık kültürümüzü bir gecede yıktı” diyor. Daha ne diyeceksin babam; mükemmel açıklamışsın sen zaten. “Gökten felaket yağıyor” diyor, “Fransız tarihinin en büyük felaketi, gelmiş-geçmiş en büyük felaketi” diyor. Hay atana rahmet, ne güzel anlatıyorsun, maşaAllah, değil mi? Bu hanımefendi ve bunun kafasındakiler, dünyayı bu diktatörlükle sarmışlar. Bilimi yasakladılar, paleontolojiyi; şu fosili biz gösterebilir miyiz üniversitelerde? Bu fosil değişmemiştir diyebiliyor musun üniversitelerde? Yasak. 350 milyon fosilin anlatılması mümkün mü üniversitelerde? Yasak. Üniversitelerde ne serbest? Çizim, böyle ju tipler resim çiziyorlar onları gösteriyorlar. Bir protein molekülünü bir üniversitede bir üniversite Hocası gösterip; “ya çocuklar bunun teknik olarak olması mümkün değil” diyebiliyor mu? Bana bir tane Hoca gösterin üniversitede duran.
OKTAR BABUNA:İşten atıyorlar hemen.
ADNAN OKTAR:Anında. İsrail’de bir adam vardı Bakan, aynı zamanda profesör adam, proteinler tesadüfen olamaz diye...
OKTAR BABUNA:Gabriel Avital.
ADNAN OKTAR:Var mı resmi?Adamı hemen görevinden aldılar. Ne dedi biliyor musun? “Proteinler tesadüfen meydana gelemez, evrim mümkün değildir” dedi adam. Adamı anında görevinden aldılar. Bu faşistlik değil mi? Bu gaddarlık değil mi? Bu bilim düşmanlığı değil mi? Evet Oktar Bey.
OKTAR BABUNA:Estağfirullah Hocam. Evet, inşaAllah Hocam. “Müslümanlar’ın elini, ağzını, gözlerini bağlamışlar, sonra dikmişler küfrün karşısına, Kuran’ın nefis anlatımını, Resulullah (s.a.v.)’ın anlatımını bir kenara bırakmışlar, hurafeye dalmışlar. Birde Müslümanlar’ın gücünü kıracak şekilde sevgiyi, barışı kötü göstermişler. Bilimi, sanatı ellerinden almışlar, teknolojiye karşı hale getirmişler, böylece Müslümanlar’ı güçsüz hale getirmişler, bizde bunu düzeltiyoruz” dediniz. Nasıl düzelttiğinizi de anlattınız Hocam, inşaAllah, maşaAllah, evelAllah.
ADNAN OKTAR:Avrupa Birliği’nin istediği de bu tarz, çünkü bunlarda bilim yok, sanat yok, hurafe bol. Bölücülük çok rahat gelişir böyle bir düşünce içerisinde. Yani müthiş bir stratejileri var. Bizde buna engel oluyoruz, olduk ve olacağız, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Hocam, Avrupa Parlamentosu’nun yayınladığı atlasla ilgili, bir bildirge vardı. 57. maddesinde bir şeyler diyor. Şöyle diyorlar, “Kendisi (Herve LeGuyader) bu kitabı” yani bu hanım “Genellikle Anglo Sakson menşeili olan bundan önceki yaratılışçı inisiyatiflerinden çok daha tehlikeli" olarak görmektedir ve yazar tarafından kullanılan metodun "Bilinçlendirilmemiş bir halk üzerinde oldukça etkinolabileceğine inanmaktadır.” 57. madde. Madde 5 vardı, Hocam. “Doğa, evrim, kökenlerimiz ve evrendeki yerimize dair sabırla oluşturduğumuz bilgilerin özüne saldırıda bulunan ve dini dogmalar empoze eden düşünme şekillerinde bir artışa şahit oluyoruz” demişler, Avrupa Konseyi bildirgesinde. 9’da da, “ Bu şekilde Yaratılışçılar zihinlere şüphe ve çelişki tohumları etmektedirler” diyor, Hocam.
ADNAN OKTAR: Bunlar önce mastika yaparak, Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almak istiyorlardı. Biz: “Amca, biz bir şey anlatacağız, evrim teorisi diye bir şey yok, haberiniz var, değil mi?” dedik. “Amaney” dediler, “Sizi, Avrupa Birliğine almayalım, Türkiye’yi” dediler.
Kaçsan, nereye kaçacaksın? Bak, havadan indirme yaptık, havadan indirme. Fransa, Danimarka, Norveç, İsveç.
Her birini, gece harekatlarıyla vurduk, elhamdülillah. Hallaç pamuğu gibi attık. Ve yapacakları hiçbir şey olmadı, derdest yakaladılar böyle. Kıskıvrak yakaladık. Hepsinin istihbarat örgütlerine, polis teşkilatına, parlamentolarına, sanatçılarına, medyaya, devletin mühim kilit kurumlarına, sporculara tek tek gece harekatıyla neticelendirdik.
OKTAR BABUNA: Yüzbinlercesi gitti Hocam. Gitmediği yer kalmadı; Avrupa’da, Amerika’da. “Üç gün sessizlik oldu, Fransa’da anlayamadılar ne olduğunu” dediniz.
ADNAN OKTAR: Önce, çıtları çıkmadı, “biz yanlış mı yaptık acaba, kitaplar yanlış adrese falan mı gitti” dedik. Üçüncü gün, müthiş bir ciyaklama başladı. Her yerden feryat sesleri gelemeye başladı. Tam on ikiden vurduğumuzu anladık. Bak, hanımefendi nasıl hoplamış, mübarek? Ve ondan sonra garibanlaştılar dikkat edersen, zavallılaştılar, Türkiye’de sağ akıl almaz şekilde gelişti. Sol, o da sağ oldu, Türkiye’de sol kalmadı. Sırf sağ var şu an Türkiye’de. Yani sol var diyen göstersin bana.
OKTAR BABUNA: Avrupa’da Hocam, geçtiğimiz yıl içerisinde haber vardı. Avrupa’da hep sol, siz daha iyi bilirsiniz, sol ve Marksist partiler hakimdi. Toplantı yapıyorlar Hocam, 400 tane toplantı yapmışlar, sol Avrupa’da niye bitti diye.
ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah, sol niye bitti? Gelin İstanbul’a, ben size anlatayım. Ben size detayla anlatacağım. Niye bitti? Kafanıza tuğla gibi düştü Yaratılış Atlası da onun için. Bunu anlamayacak ne var? 100 yıldan beri komünizmin kitabını yazıyordunuz. At oynatıyordunuz boş alanda. Yandan kafalarına koyunca kitabı, sırtlarının üstüne düştüler yere. Diyor ki, “Nereden geldi bu?” havada yıldızlar çakıyor şimdi kafalarında. Bak yenge anlatıyor orada, “Yaratılış Atlas’ından kaynaklanıyor” diyor, daha ne desin. Yaratılış Atlas’ı, Avrupa’da da solu bitirdi. Yani komünist düşünce, deccali düşünce yerle bir oldu. Ve komünist Çin’e de gönderdik Yaratılış Atlası. Onlarda hopladılar, bir şekilde yolunu bulup gönderdik.
OKTAR BABUNA: Sizin Yaratılış Atlas’ı gittikten sonra, Tony Blair her gün Kuran okuduğunu söylüyor. Soruyorlar, “Müslüman mı oldun?” diye “ Bu soruya şimdi cevap vermeyeyim” diye cevap verdi, baldızı Müslüman oldu. Hugo Chavez, en sonunda Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) gelecek diye açıklama yapmıştı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, anlayan anlar artık, ne diyelim?
OKTAR BABUNA: Allah razı olsun Hocam. Peygamber Efendimiz, şöyle buyuruyor bir hadisinde, Hz. Mehdi (as.)’ın nasıl insanların akıllarının artmasına, olgunlaşıp temizlenmesine vesile olacağını anlatıyor. Hadiste şöyle buyuruyor, “O dönemde halk kitlesinin akli gücü temerküz(toplanıp yoğunlaşacak) bulacak. Hz. Mehdi (a.s.), Allah’ın teyidiyle insanların aklını tekamüle vardıracak (İlahi terbiye ile kemale vardıracak) ve herkeste bir aydınlık meydana getirecektir.” Delillerle, Kuran’la inşaAllah, aydınlanmasına vesile olacak.
ADNAN OKTAR: Evet. Demek ki deccalin, büyüsünü bozacak Hz. Mehdi (a.s.). Gerçekleri ortaya koyacak, inşaAllah. Bizler de Hz. Mehdi (a.s.)’ın hizmetçileri olarak, talebeleri olarak gayret ediyoruz.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. Barnabas İncil’inde, Hz. İsa (a.s.)’ın münafıklardan bahsettiği bir bölüm var, okuyabilir miyim onu, inşaAllah?
“Bakın size söylüyorum, münafıklar, halk kendilerini görsün ve veli sansın diye şehrin her yanında ibadet üstüne ibadet ederler. Fakat kalpleri kötülük doludur. Bu nedenle içlerinde olan dillerinde değildir.” İçlerindeki ve akıllarındaki farklı, konuştukları. “İbadetinizi Allah’ın kabul etmesini istiyorsanız, kalpten yapmanız gerekir. Size söylüyorum ki, pek az kişi gerçekten ibadet eder ve bu nedenle şeytan onların üzerinde güç sahibidir. İnsanlar kendisini görsün diye iyi bir şey yapan kişi münafıktır. Gösteriş yaparak ibadet eden, münafıktır. Öyle ki yaptığı iş insanların göremediği kalbe işlemez, orada ancak her kötü düşünce ve her türlü kirli şehvet kalır. Şimdi bildiniz mi münafığın kim olduğunu? Diliyle Allah’a kulluk ederken, kalbiyle insanlara kulluk eden kişi münafıktır; sahtekar, içi başka, dışı başka. Ölünce ise bütün kazandıklarını yitirecek, size daha söylüyorum ki münafığın inancı yoktur. Öyle ki, eğer Allah’ın her şeyi gördüğüne ve kötülüğü korkunç bir hükümle cezalandıracağına inanmış olsa, inanmadığı için kötülüklerle doldurduğu kalbini arıtır. Bakın, size diyorum ki münafık, dıştan beyaz görünen; fakat içten çürük, küf, solucanlarla dolu bir mezardır” diyor, maşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet, çok güzel anlatmış anlatan,maşaAllah. Ama biz tabii Kuran’ın anlatımlarını esas alıyoruz. Bu açıklama, Kuran’a yardımcı olan izahlardır. Süremiz bitti mi, evet, ne yapıyoruz o zaman?
SUNUCU: 00:30’dan itibaren Adnan Oktar İle Gece Sohbetleri Programımızı A9 Tv, Sipas Vizyon Tv, Kaçkar Tv, Mavikaradeniz Radyo, Nevşehir Kapadokya Tv, Pop Radyo Ankara, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve HarunYahya.tv sitemizden edeceğiz. Bizi yarın 22:00’den itibaren de A9 Tv, Kocaeli Tv, Aba Tv, Mavikaradeniz Radyo, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.tv den takip edebilirsiniz.
Evrimcilerin İtirafları - Video
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...