ALTUĞ BERKER: İyi geceler sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza A9 Tv, Kaçkar Tv, Sipas Vizyon Tv, Hatay HRT Akdeniz Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Nevşehir Kapadokya Tv, Pop Radyo Ankara, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve www.HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz.
Yurtdışından bir haberle başlayayım uygun görürseniz Hocam? İsrail’de Hertz Gazetesi, en tanınmış ünlü günlük gazetelerinden, 3 Haziran’daki haberinde, Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri düzeltip, İsrail-Filistin barış görüşmelerine yeniden ve önemli bir barış konferansına ev sahipliği yapmasını isteyeceğini bildiren bir haber yapmış. Şöyle diyor haberde: “Amerika hükümeti İsrail-Filistin zirvesine Ankara’da ev sahipliği yapması için, Türkiye’ye teklifte bulunmayı düşünüyor. Amerika’nın resmi olarak, Türkiye’nin İsrail ile bağlarını onarması halinde önemli bir barış konferansına ev sahipliği yapmasını talep etmek üzere olduğu haber verildi. Teklif edilen barış zirvesi, geçmişte gerçekleştirilen önemli görüşmelere benzer olacak” deniyor.
ADNAN OKTAR: O dedikleri konferans işte, 2012’de yapılsın dediğim konferans. Bakın, Amerika teklifimi gayet güzel karşıladı, hemen ses geldi Amerika’dan. 2012’de Türkiye’de, Türkiye’nin öncülüğünde, büyük bir konferans düşünüyorlar, vesile olduk maşaAllah. Barış konferansı, geçen toplantıda söylemiştim, “2012’de Türkiye’de toplantı yapılsın” dedim. Söyledim mi?
ALTUĞ BERKER: Söylediniz Hocam.
ADNAN OKTAR: İşte tamam, bu da cevabı.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah. Hatta 300 kişilik grup diye tarif ettiniz, detaylar verdiniz.
ADNAN OKTAR: “Tabii tabii 313 Müslüman, 313 Musevi, 313’te Hıristiyan ve diğer görüşlerden kişiler” dedim, o, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Sayın Başbakan’ın Bingöl mitinginde, terörist başı Öcalan’ın sapkın din anlayışı ile ilgili şöyle bir açıklama yapmış Başbakan; “Rabbimin affına sığınarak sizlere bunu aktarıyorum. Öcalan ne diyor? Haşa ‘yukarıda Tanrı olsaydı, beni yine yanlış yola sevk edecekti. Allah’ta haşa Kürtler için değildir, Kürtleri şaşırtıyor. Kürtlerin Allah’ı da haşa, onları yanlış yola sevk ediyor. Bunun için ben, kendi kendimin Tanrısıyım.’ Kim söylüyor bunları? İmralı söylüyor. Medyaya sesleniyorum, lütfen bunları yayınlayın. Öcalan, haşa kendisini Tanrı olarak görüyor. Bitmedi, başka ne diyor? Haşa ‘Tanrı ile savaş verdim bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra, yarı tanrı oldum.’ Kim diyor? İmralı diyor. ifadelerini kullanmış, Bingöl mitinginde.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, gece gündüz söylüyoruz, komünist adam, Stalinist. Komünist tabii ki Allah’a, dine inanmaz. Darwinizme ve materyalizme inanır. Ama Başbakan’ın bunu gündeme getirmesi çok iyi oldu. Bizim yıllardan beri söylediğimiz bir konu, resmi olarak ilk defa dillendirilmiş oldu, önemli. Basın da bundan pek haberdar değil. Stalinist, komünist, Marksist düşünceye sahip bir tek Apo değil, o takımın tamamı öyle; PKK. Üst yönetimi tamamen o kafada ama alt yönetimi, alttakiler daha değişikler tabii.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam. Bir başka haberde; BDP’li Şanlıurfa İl Başkanı’nın, “bundan sonra şehirde Kürtçe ezan okutacağını” söylemesinin ardından, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez bir açıklama yaparak; “Ezanın Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in ilk mescidi inşa ettiği günden bugüne kadar bütün zamanlarda, bütün coğrafyalarda Müslümanların tümünün ortak inancının sembolü ve simgesi olduğunu, Ezan-ı Muhammedi’nin her kelimesinin ve cümlesinin Şeari-i İslamiye’den olduğunu yani dünya var oldukça, Müslüman olma bilincimizi ve Müslüman kalma şuurumuzu diri tutacak ve kaybolmayacak bir sembol olduğunu” söylemiş. “Bu nedenle farklı dilde bir ezanı kabul etmenin mümkün olmayacağını” belirtmiş.
ADNAN OKTAR: Fransızca ezan olmaz, İtalyanca ezan olmaz. Fransızca ezan okunsa, biz anlamayız ne olduğunu. Fransa’ya gitsek, hoparlörden bir ses geliyor, ne bilelim biz onun ezan olduğunu? Tek ortak bir ezan olması lazım ki, biz onu duyduğumuzda “burada camii var, ezan okunuyor” diyelim, değil mi? İtalyanca ezan okunursa biz nasıl anlayacağız? Arapça olması lazım ezanınki, ortak lisanı herkes anlasın, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.Nitekim Mehmet Tezkan isimli yazarın da, bu söylediğinizi duyması gerekiyor. Çünkü o da aynı şekilde şöyle söylemiş: “Ha Türkçe okunmuş, ha Kürtçe, ha Almanca, bir şey fark etmez” diyor. “Bu yobazlık neden?” diye sormuş.
ADNAN OKTAR: Kim bu?
ALTUĞ BERKER: Mehmet Tezkan, Milliyet’te yazıyor.
ADNAN OKTAR: Resmini göster bakayım. Tanıyor musun sen bunu?
ALTUĞ BERKER: Birkaç yazısını burada gündeme getirmiştik, fazla tanımıyorum, bu kadar tanıyorum.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi Afrika dilinde ezan okunsa adam, anlamayız. Kiswahili dilinde okunsa anlamayız, olmaz. Arapça dilinde olursa anlaşılır, tek bir ses olması lazım, tek bir anlayış. Hıristiyanlarda çan vardır, çan sesini duyduğunda adamlar gider, dünyanın neresine giderse gitsin, çan sesi. Ama çan sesi değil de mesela başka bir ses olsa gitmez adam. O, çan sesine göre kendini eğitmiş. Musevilerde boru çalınır, o ona göredir davet sesi olarak. Müslümanlarda da ezandır, ortak sestir, o şekilde anlaşılır. Bu üslup dar düşüncenin üslubu, kısır düşüncedir.
ALTUĞ BERKER: Fatih Altaylı’nın bir yazısı vardı Hocam, onu göstereyim. Uzun zamandır AK Parti’nin, Güneydoğu’daki etkisinin azaldığını ve onun yerine AK Parti karşıtlığının aldığını, ifade eden yazılar yazıyor. Yazısında da; “MHP Diyarbakır mitinginin sakin ve olaysız geçmesinin nedenini, bölgede AK Parti’ye olan karşıtlığa bağlamış. Bölge halkının AK Parti’ye kızgın olduğunu, MHP’yi ise samimi buldukları için bir şey demediğini” söylemiş. Ayrıca kendini eleştiren e-mailleri bu ara çok fazla ön plana çıkartıyor. Bu sefer de “Güldüren okurlar” başlıklı bir yazısı var yine, gelen e-mailleri yayınlamış. “Bir kişi” diyor, “Altaylı’nın yazılarını okuduğunu ancak kayda değer hiçbir şey bulmadığını, abuk sabuk şeyler yazdığını, saçma sapan yorumlar yaptığını ve böyle bir gazete köşesini işgal etmemesi gerektiğini” söylemiş. Fatih Altaylı da bu tip e-maillere cevaben: “Madem saçma sapan yazıyorum, siz de okumayın. Zorla okuyun diyen mi var? Kimse okumazsa zaten bu köşeyi de bende bırakmazlar” diye yazmış.
ADNAN OKTAR:O köşeye zaten seni getirenler, zaten senin huyunu suyunu bildikleri için getiriyorlar. Kafanı da biliyorlar, böyle konuşacağını bildikleri için getiriyorlar. Bir kere AK Parti’nin yaklaşık yüzde 50 civarında bir oy alacağını herkes biliyor. Güneydoğu’da da en güçlü parti; AK Parti’dir, herkes bunu yine biliyor. Neyi anlatmak istiyor bu? MHP’yi de beğendiğinden de değil ayrıca. Altaylı, Türk İslam Birliği’ne şiddetle karşıdır. Hiçbir şekilde MHP düşüncesini kabul etmez. Bambaşka hesapları var, kendi kafasınca kurnazlık yapıyor. Allah hidayet versin, ne diyeyim?
ALTUĞ BERKER: Hocam, Şili’de Cumartesi günü patlayan yanardağdan püsküren gaz ve kül bulutu 10 kilometre yüksekliğinde, 5 kilometre genişliğinde bir alana yayılmış. Yanardağ nedeniyle 3500 kişi, bölgeden tahliye edilmiş. Patlamadan sonra bölgede, 230 sarsıntı tespit edilmiş. Yanardağ püskürmesi sonucu oluşan kül bulutu içinde, yıldırımlar oluşmuş. Bunlarla ilgili resimler vardı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Acayip güzel tablo gibi olmuş, bayağı güzel görüntüler. Ama tabii toz duman insanları çok rahatsız ediyor.
ALTUĞ BERKER: “Duman zuhurunun, ahir zaman alameti olarak bu dördüncü” demiştiniz.
ADNAN OKTAR: “Bu duman zuhur ettiğinde, Allah’a yakaracaklar” diyor. “Bunun durması için yalvaracaklar ama düzelmeyecekler” diyor Allah, “düzelmiyorlar” diyor ayette, Kuran ayetinde.
ALTUĞ BERKER: Bir de görüntü vardı Hocam, uygun görürseniz?
ADNAN OKTAR: Nedir o görüntü?
ALTUĞ BERKER: Bir duman ve içinde yıldırımlar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bunların sıklaşması garip. Şimdi anlamıyorum diyenler, öyle bir hale gelecek ki, anlıyoruz diyecekler. Özellikle 2012’ler de bu daha yoğunlaşacak. 2012’den sonra bir bereket, bolluk, güzellik dönemi başlıyor. Daha güzel olacak her şey, bunu göreceksiniz. Ama bu tarz olaylar, daha çok artacak inşaAllah, Allah’ın dilemesiyle.
Bediüzzaman’ın talebelerinin, Allah’ın izniyle hemen hemen tamamı Hz. Mehdi (a.s)’ı görecekler. Bugün Ağabeylerin bir ortak açıklaması vardı.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam. Yayında okuduk inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ne diyorlar?
ALTUĞ BERKER: Yaşayan yakın talebeleri Bediüzzaman Hazretleri’nin öz olarak, “AK Parti’ye oy verilmesi gerektiğini” söylüyorlar. Prensipler gereği, Üstadımız’ın belirlediği prensipler gereği demokratlık ruhundan kaynaklanan.
ADNAN OKTAR: Yani bir siyasi çıkarları olduğundan değil, değil mi? Maddi çıkarları olduğundan değil, İslam’ın, Kuran’ın çıkarları o yönde olduğu için, o yönde düşünüyorlar. Çünkü başka bir çözüm, şu an görünmüyor. Ya oyları verdiğinde bölünecek, istikrarsızlık çıkacak, ya oylar bölünmeyecek, istikrar çıkacak. İddia edilen Ergenekon terör örgütü bitinceye kadar, zannediyorum bu dönemde bitirecekler. Bittikten sonra tamam. Hangi parti gelirse gelsin, hepsine gönlümüz açık, hepsi birbirinden güzel. CHP de güzel, MHP de güzel, BBP de güzel, Saadet de güzel. Allah kimi takdir ettiyse, o olur, kaderde ne varsa o olacaktır, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Mehmet Ali Bulut’un bir yazısı vardı www.Haber7.com’da. “Mahmud Ahmedinejat Mehdi mi?” başlıklı bir yazı yazmış, sizden de bahsediyor Hocam. “O da” diyor, “Ahmedinejat Mehdilikten sürekli bahsettiği için”, inşaAllah…
ADNAN OKTAR: Ondan mı şüpheleniyor, Hz. Mehdi (a.s) olabilir diye.
ALTUĞ BERKER: Sizden bahsedip; ”Bizim Adnan Oktar Hocamız gibi, Mehdilik meselesine takmış” diyorlar. Gerekçe ne gösterildi bilemiyorum ama yakında büyük ihtimalle, Ahmedinejat için, “Cumhurbaşkanlığı görevini de bırakabilir deniliyor”. “Bıraktırılabilir yani. Zira İran’ın şu günlerde biraz kafası karışık. Kafa karışıklığının sebebi ise, Ahmedinejat’ın sanrıları. O da bizim Adnan Oktar Hocamız gibi Mehdilik meselesine takmış diyorlar.”
ADNAN OKTAR: Millet beğenecek diye, böyle üslup kullanmaya ne gerek var? Takmış, çakmış, uçmuş, kaçmış, Müslüman’ın kullanacağı bir üslup mu? Mehmet Ali Bulut Hoca’ya yakışmadı bu. Peygamberimiz (s.a.v.)’in kullandığı üslup böyle mi? “Hz. Mehdi (a.s) ile müjdelenin” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bu kafayı takma mıdır, ne alakası var? Böyle sulu bir üsluba gerek yok, çok güzel bir müjde bu, güzel anlatsın, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam, inşaAllah. Rusya’dan bir haber vardı Hocam. Onu şu an okuyacağım, onu göstereyim önce bir: Kavkazcenter adlı internet sitesinde, Rusya’da, Harun Yahya’nın Kuran Mucizeleri kitabının sansürlendiğine dair bir haber yayınlanmış. “Hanti Mansiysk bölgesi savcılığı tarafından birçok dini eser ekstremist olmakla suçlanıp yasaklanmış.” Bunlar arasında Kuran Mucizesi adlı bir DVD de var. Ama bu DVD’nin kimin eseri olduğu belirtilmemiş, sadece “Kuran Mucizeleri” olarak adı geçiyor. Yasaklananlar listesinde Harun Yahya olarak isim belirtilmemiş. İslamnews.ru internet sitesinde bu konuyu tekzip eden, yasaklanan bu eserin, Adnan Oktar’a ait olmadığını belirten bir yazı da yayınlandı aynı zamanda. Sizin Kuran Mucizesi eseriniz tamamen, bilimsel kanıtlara dayalı bir eser inşaAllah bu eseriniz. Bu kitap birçok ülkede farklı dillere çevrildi ve tüm dünyada okunuyor inşaAllah. Sizin tüm çalışmalarınız eğitici ve bilimsel nitelikte. Ayrıca tüm dünyada olduğu gibi, Rusya’nın barışına ve birliğine katkıda bulunuyor. Tekzip yazısında da bu hususlar belirtiliyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, Rusya’da kitaplarım tabiri caizse cayır cayır satılıyor, her yerde var. Kazakistan’da var, Türk illerinin hepsinde var, Azerbaycan’da var, hatta İran’da. İran’da Sünni kitap olaraktek satışı serbest olan kitaplar; benim kitaplarım.
ALTUĞ BERKER: Hocam, söylediklerinizin gerçekleştiği 1300’ü aştı, maşaAllah. Yine bir haber vardı, sağlıkla ilgili sizin çok beyanlarınız oluyor yıllardır ve iyileştirme konusunda. Bakın, “Hastane borcuna af. Borcunu ödeyemeyene Sağlık Bakanlığı’ndan müjde” diyor. “250 TL’ye kadar olan hastane borcuna af” öyle bir af çıkartılıyor. Siz 2 yıl önce, Çay TV’de: “Hastadan para alınmaz, en kaliteli, en güzel hastaneye gidecek, birinci sınıf hastaneye gidecek kanser hastası; orada aslanlar gibi tedavi olarak, hürmet görecek, sevgi görecek, hatta onun güzel geniş salonlarında oturtacaklar. Hastadan para alınmaz; bunu biz milli bir terbiye olarak bunu alacağız. Bu asla kabul edilecek bir şey değildir” demiştiniz. Tam olmasa da adımlarını atıyorlar Allahualem Hocam inşaAllah, söyledikleriniz gerçekleşiyor.
ADNAN OKTAR: Doğrusu odur, hastaneye gelen adam zaten mağdur geliyor, hastaya şefkat gösterilir, sevgi gösterilir, zor durumdaysa da yardım edilir, hiçbir şekilde para alınmaz.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam. Sahte gözleri olan, sevimli tırtıllar var Hocam.
ADNAN OKTAR: Bakayım. Hayret bayağı güzel.
ALTUĞ BERKER: Kuyruk tarafında göz şeklinde, daha büyük, tırtıla yaklaşan diğer büyük hayvanları korkutabilecek tarzda, maşaAllah. Allah, o beyaz ışık halesi olacak şekilde tam simetrik sahte gözler yaratmış maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Aslında asıl amaç, süs. Çünkü yiyecek olan onun gözünden çekinmez inşaAllah.
O filmleri seyredelim.
VTR- Ahıskalı Ali Haydar Efendi.
VTR- Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi.
ADNAN OKTAR: Evet, çok güzel olmuş maşaAllah, Mahmut Hocamız’ı güzel anlatıyor. Büyüklerimizi güzel anlatan filmler hazırlamaya devam edeceğiz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hocam, Hindistan’da Malayalam dilinde belgesel ve kitaplarınız çok yerde dağıtılıyor. Halka çok yaygın olarak ulaşıyor, inşaAllah. Bu kitap ve belgesellerden birkaç tanesinin kapağını ekrana yansıtıyorum, inşaAllah. Ayrıca ülkedeki önde gelen Bakan, Milletvekili, Müslüman alimler gibi çeşitli kişilere de, kitaplarınızı Hindistan’da sizi seven, size bağlı gönüllü kardeşlerimiz hediye ederek ulaştırıyorlar, inşaAllah. Bu kişiler, mesela eski Bakan örneğin; Mahayan Haji. Yoğun şekilde gerçekleştirilen bu dağıtımlara ait resimler bunlar, yine eski bir Bakan Hindistan’daki. Eski Çalışma Bakanları “Yaratılış Atlası”nızı incelerken. Bir alim Halil Bukari isimli, Rahmetullah Kasimi Müslüman alim, eski politikacılar, bürokratlar, parti üyeleri sizin kitaplarınızdan istifade ediyorlar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Evet,.
ALTUĞ BERKER: Tropik meyve resimleri gösteriyorum Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Nedir bu, elma mı, armut mu, nedir?
ALTUĞ BERKER: Hocam, isimlerini bilmiyorum. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Allah Allah, görünüşleri çok şahane. Ne güzel şeyler bunlar böyle, maşaAllah. Görünüşleri de bayağı hoş, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllahHocam. Dergilerimizin bu ayki sayılarını tanıtmak istiyorum. İlmi Mercek Dergisi’nde kapak konusunda; “Hz. Mehdi (a.s) devrinde, Yüce Allah bilim ve teknolojide müthiş bir gelişme yarattı” başlıklı. İlmi Mercek Dergisi’nin Haziran sayısı, ayrıca dergi ile birlikte, hediye kitapta var “Bitkilerdeki Yaratılış Mucizesi.” İlmi Araştırma Dergisi de kapakta “Mehdiyet, dünyanın dönmesi gibi yüce Allah’ın emrettiği bir kanundur” başlıklı ana yazısı. Hediye kitap da İlmi Araştırma’da; “İman Hakikatlerinin Önemi” isimli kitap, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Dünkü piramitlerle ilgili film güzeldi, onu bir daha izleyelim. O önemli.
VTR- Mısır Piramitlerinde Saklı Sırlar.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Evet, elektrik konusu çok hayati.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Bayağı açık delillerle anlatıyorlar. İlmi, bilimsel, itiraz edilecek gibi de değil, çok net.
ALTUĞ BERKER:Siz kitabınızda çok çeşitli delillerle, Kabataş Devri Yalanı kitabınızda anlatıyorsunuz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Yıllar önce teşhisi koymuştuk.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. “Irak savaşı bilançosu tahmini: 1 milyon 200 yüz bin ölü” haberin başlığında, Haber 7 bu haberi yapmış. İngiliz gazetesi, Observer’in haberine dayanarak.
ADNAN OKTAR:Bu resmi rakam. Gayri resmi; en az üç milyondur.
ALTUĞ BERKER:Kadınlar ve çocuklar da var bu sayının içinde Hocam. Resim var, eğer uygun görürseniz.
ADNAN OKTAR:Bakalım. Birbirinden acı olaylar. Bu acıların dinmesi ancak Mehdiyet’le, inşaAllah. Baksana ufak, küçücük çocuklar. İttihad-ı İslam’ın önemini görüyoruz, her şekilde.
ALTUĞ BERKER:Bir internet sitenizi tanıtmak istiyorum, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s), deccal, masonluk. İnternette yazılışı www.mehdi-deccal-masonluk.com. Siz, “deccalin; Darwin olduğunu ve evrim teorisi ile getirdiği zulüm sisteminin ise; deccaliyet olduğunu” defalarca anlattınız. Bu sitede, deccaliyetin ateist masonluğa dayandığı, Hz. Mehdi (a.s)’ın bu sistemi yerle bir edeceği anlatılıyor, inşaAllah. Evrim Teorisi’ni, bugünkü haliyle ortaya atan ve bu aldatmacaların kitlelere yayılmasına ön ayak olan Charles Darwin’in dedesi Erasmus Darwin, İskoçya’da Canongate Kilwinning Locasına bağlı, ünlü bir masondur. Charles Darwin de dedesiyle aynı locadandır, 27. dereceden masondur. Charles Darwin’in kardeşleri de aynı şekilde masondur. Masonluk ile ilgili merak edilen her şey, bu siteden okunabilir. Tüm eserler ücretsiz olarak indirebilir, inşaAllah. Sitenin adını tekrar ediyorum, www.mehdi-deccal-masonluk.com, inşaAllah.
Sizin söylediğiniz, 1300’ü aşan, gerçekleşen olaylardan birinin de haberi vardı bugün. “Karaman’da leyleklere yuvasız kalmasın projesi” inşaAllah. Bu, dün tarihli bir haber. Siz, 2010’da, 1 sene önce söylemişiniz, “Kuşlara evler ve restoranlar yapılacak” diye inşaAllah. “Osmanlı sanatıyla yapılmış, çok güzel kuş evleri olacağından, olması gerektiğinden” bahsetmiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bunlar hep, Mehdiyet devrinde olacak işler ama şu anda da biraz alametlerini göreceğiz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Sevimli canlılar gösteriyorum Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Acayip şeker. Yavrusu da, kendisi de çok güzel, maşaAllah. Tip acayip mazlum, maşaAllah. Bu nedir böyle? İri bir köpek cinsi var, Kafkas türü. Bir hayli iri oluyorlar, maşaAllah.
Cübbeli’den biraz dinleyelim.
VTR-Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s)’ın Hiç Kan Akıtmayacağını Anlatıyor.
VTR-Cübbeli; “Her 100 Senenin Başında Birçok Müceddid Gelebilir Ama Hz. Mehdi (a.s) Başkadır” Diyor.
VTR-Cübbeli, İçinde Yaşadığımız Ahir Zamanda Konuşulacak En Önemli Konulardan Birinin Hz. Mehdi (a.s) Konusu Olduğunu Anlatıyor.
VTR-Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s)’ın, Her An Çıkabileceğini, Ancak Bidatlara Alışanların Hz. Mehdi (a.s) Zuhur Ettiğinde, İnkar Edeceklerini Anlatıyor.
VTR-Cübbeli, Deccalin Çıktığını Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Nur talebesi Ağabeylerin, Sungur Ağabey’in, Abdullah Yeğin Ağabey’in, ortak ilettiği bir mektup vardı. O mektubu ben okumadım, onu merak ediyorum. Onun ne olduğunu bir duyayım.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam, Risale Haber’de de yayınlandı bu. www.risalehaber.comsitesinde. Şöyle başlıyorlar: “Aziz milletimize ve kamuoyuna saygı ile duyurulur:Muhterem Nur talebeleri, Aziz ve muhterem kardeşlerimiz, mübarek üç aylarınızı tebrik eder, bu manevi mevsimlerin milletimize Alem-i İslam’a ve beşeriyete hayırlar getirmesini niyaz ederiz. Muazzez ve Mualla Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri’nin işaret ve beşaret verdiği, maddi ve manevi müjdelere tek tek şahid olduğumuz bu bahar mevsiminde ülkemizi, bölgemizi belki de dünyayı yakından ilgilendiren bir genel seçimin arifesindeyiz.Bazı kardeşlerimizden hangi partiye oy verileceği konusunda sualler sorulmaktadır. Üstadımızın yakın talebelerinden merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey’in muhtelif mektuplarından alınmış, şu ifadeler oy verilecek parti hususunda yolumuza ışık tutmaktadır. ‘Biz ahrar yani hürriyetçiyiz. Hürriyetçi bir partiden başa kim geçerse geçsin o partiyi destekleriz. Mühim olan o partinin tüzüğüdür.İsim ve şahıslar değişebilir ama ölçüler değişmez. Biz ölçülerimize uyanları destekleriz, kişileri ve isimleri değil. Sahneden düşenleri sahneye çıkarmak bizim işimiz değil, ölçülerimize uyan, bu ölçülerle millet ekseriyetinin desteğini kazanan kim olursa olsun, biz onu reylerimizle destekleriz. Mesleğimizde milletin ekseriyetinin hüsnü teveccühünü kaybetmiş mazi olanlarla, istikbale yürünmez, onlarla kaybedecek zamanımız yoktur. Bizim dışımızda gelişen ve değişen şartlarda meydana gelen durumda ileriye bakarız, dava ve dairemizi kullandırtmayız. Ahde vefamızı, hayırlı hizmetlerini yad ederek gösteririz. Bu bir hakperestliktir. Düşene vurmayız şakşakçısı da olmayız. Mualla ve muazzez Üstadımız: ‘Demokratlar ittihad-ı İslam’a inkılap edecektir’ demiştir. İsim ve unvan olarak değil. Demokrat düşünce ve mana olarak ittihad-ı İslam’a, İslam ülkeleri ile münasebetlerin inkişafına inkılap edecektir.’ Merhum Zübeyir Ağabey’in ifade ettikleri beyanlarını biz de, ruhu canımızla destekliyoruz. Üstadımız’ın beyan buyurduğu İttihad-ı İslam’a yol açan ve tahakkukuna çalışan şer örgütlerin hücum ettikleri mevcut iktidardaki sağ partinin muvaffakıyetlerini Cenab-ı Hak’tan diliyoruz. Bu manalar çerçevesinde yapılan müzakere, mütalaa ve değerlendirmelerden sonra hasıl olan müşterek kanaatimiz, aşağıda maddeler halinde arz edilmiştir.
1. Kurulduğu günden beri dine ve dindarlara karşı icraatlarıyla ve yasakçı zihniyetiyle bilinen her türlü manevi inkişafa engel olmaya çalışan, Üstadın ifadesiyle “İttihatçıların bozuk kısmını temsil eden bir siyasi parti bugün de, iktidar alternatifi olarak karşımızda durmaktadır.”
2. Ak Parti, dine ve dindarlara hürmetkârdır. Müspet ve güzel hizmetlere ev sahipliği yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Üstadımız’ın işaret buyurduğu Ahrar (özgürlükçü) ve demokrat mana bu partide tecelli etmektedir.
3. Şimdiki durumda bu kitle partisi; Ak Parti görünmektedir. Bu sebeple onun “Kuran, vatan ve İslamiyet” namına iktidarda muhafaza edilmesi elzemdir.
12 Haziran’da yapılacak bu genel seçimin milletimize, Alem-i İslam’a ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini, İttihad-ı İslam’a vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. İmza: Bediüzzaman Said Nursi’nin talebeleri, Kur'an-ı Azimüşşan ve Risale-i Nur hizmetkarları; Mustafa Sungur, Abdullah Yeğin, Salih Özcan, Abdülkadir Badıllı, Mehmet Fırıncı.”
ADNAN OKTAR:Allah Allah, bütün Ağabeyler yani ileri gelenlerin tamamı. O zaman Nur Talebeleri’nin tamamı AK Parti’yi destekliyor, öyle mi?
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah, Ağabeyler inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bugün mü yayınlanmış bu?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Duydum, haberim yoktu. Şimdi sen anlatınca anladım, maşaAllah. Vardır bir bildikleri, inşaAllah. Başka ne var anlatacağın?
ALTUĞ BERKER:İman hakikati, vücudumuzda herhangi bir tehlike anında, vücudumuzda gerçekleşen kısa bir iman hakikati anlatabilirim Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, dinliyorum.
ALTUĞ BERKER: Vücudumuzdaki sistem muhteşemdir. Herhangi bir tehlike durumunda, vücudun en temel organları beyin ve kalp korunur ve sürekli kan ile beslenirken, vücuttaki acil olmayan tüm işlemler durdurulur. Böylelikle, normalde diğer organlar için kullanılan kan ve enerji, o sırada kalp, beyin ve kaslar için kullanılıyor. Sistem şu şekilde işliyor; sinir hücreleri hemen sinyal sistemini uyarır ve büyük bir hızla böbreküstü bezlerini hareketlendirir. Mesajı alan böbreküstü bezleri, adrenalin hormonu salgılar. Adrenalin hormonu kana karışır ve bütün vücudu alarma geçirir. Bu alarm durumu ile sindirim organlarının hareketi durdurulur. Böylelikle, sindirime katılmayan oldukça fazla miktardaki kan, kasları beslemek üzere kullanılır. Yine vücut içinde sindirim gibi aciliyeti olmayan işlemler durdurulur. Kan aynı şekilde bu bölgelerden kaslara nakledilir. Fakat bu sırada iki temel organ olan beyin ve kalbe kan akışı, muntazam hatta artarak devam eder. Kalbin ritmi hızlanır, kan basıncı artar, akciğerlerin bronşları genişler, oksijen girişi artar, kan oksijen ile daha fazla beslenir, kana vücuttan daha fazla şeker aktarılır ve kandaki şeker miktarı artar. Böylelikle, kaslara daha fazla enerji sağlanır. Göz bebekleri genişler ve gözlerin ışık uyarılarına karşı duyarlılığı artar. Bütün bunlar birleştiğinde, tehlike anında kişi daha hızlı hareket edebilir, tehlikelere karşı daha tetikte olabilir, inşaAllah, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bugün Oktar anlatıyordu, çok güzel anlatıyordu. Çok hayati bu konular, detay detay üstünde duralım.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Vesilenizle, bunları sizin eserlerinizden öğreniyoruz, sizden öğreniyoruz, inşaAllah.
VTR- Fethullah Gülen Hoca Efendi, Birçok Konuşmasında Hz. Mehdi (a.s)’ın Bir Şahıs Olarak Zuhur Edeceğini Açık Ve Net Bir Şekilde İfade Etmektedir.
ADNAN OKTAR:Anlamadım yok. Ahirette farkına varamadım diyemez kimse. O kadar kapsamlı, o kadar detaylı anlatıyoruz ki, o kadar çok delillendiriyoruz ki, bahane hiçbir yerde kullanılacak gibi değil.
ALTUĞ BERKER:Fethullah Hocamız’ın arkadaşları, her yıl Uluslararası düzeyde Türkçe olimpiyatları düzenliyorlar, malumunuz. Geleneksel hale gelen bu yarışmanın 9.suna dünyanın 130 ülkesinden farklı kültür ve dile sahip, binlerce genç katılacakmış. Bu yarışmayla ilgili iki tane de güzel reklam filmi çekmişler. Biri Afrikalı, biri Uzak Doğulu iki gencin, reklam filmlerini çekmişler, onları televizyonlarda da gösteriyorlar.
ADNAN OKTAR:İttihad-ı İslam’ın ayak sesleri, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Güzel çocuk resimleri gösterebilir miyim Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bakayım. Acayip şeker hakikaten, maşaAllah. Bu da süper güzel, maşaAllah. Uzak Doğulular çok şeker oluyorlar. Bayağı sevimli maşaAllah.
Bismillah. 171, 172, 173, şeytandan Allah’a sığınıyorum.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam. Nisa Suresi, şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Onu (‘OL’ kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; ‘üçtür’ demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek İlah'tır. O, çocuk sahibi olmaktan Yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle çekimser kalmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır. Ama iman edenler ve salih amellerde bulunanlar, onlara ecirlerini eksiksiz ödeyecek ve onlara Kendi fazlından ekleyecektir de. Çekimser davrananlar ve büyüklenenler, onları acıklı bir azaplaazaplandıracaktır ve kendileri için Allah'tan başka bir (vekil) koruyucu dost ve yardımcı bulamayacaklardır.”
ADNAN OKTAR:Bu ayette dikkatini çeken ne?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Daha evvel açıklamıştınız, “Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle kaçınmazlar. Kim O'na ibadet etmeye 'karşı çekimser' davranırsa ve büyüklenme gösterirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.” “Şu an da Hz. İsa (a.s)’ın, meleklerle birlikte ibadet ettiği yani gökte yaşadığını” söylemiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ölen bir insan ibadet eder mi?
ALTUĞ BERKER:Etmez Hocam, evet.
ADNAN OKTAR:Değil mi? Ölmeyen için ibadet geçerlidir. Melekler de sağlar, Hz. İsa (a.s) da sağ, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bizi yarın 22:00’dan itibaren A9 Tv, Kahramanmaraş Aksu Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara, www.HarunYahya.Tv sitemizden takip edebilirsiniz.
ADNAN OKTAR:Fussilet Suresi, 10 ve 11.
ALTUĞ BERKER:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Orada (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: ‘İsteyerek veya istemeyerek gelin.’ İkisi de: ‘İsteyerek (İtaat ederek) geldik’ dediler.”
ADNAN OKTAR:“Duman halinde olan göğe”; tozlu dumanlı fitne, 11. ayet, ebcedi de aynı tarihi veriyor.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:“Selamun Aleykum” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. MaşaAllah, hep sevgi dolu ifadeler, kardeşlerimizden.
Berker Hocam, son bir şeyler söyle.
ALTUĞ BERKER:Ben, sizin bir sözünüzü hatırlatayım, inşaAllah. “Deccali, teşhis eden; Mehdiyet’tir. Mehdi vasfı olan insanlar, deccali teşhis eder. Deccali bulur, silahları bulur ve karşıt sistemi de bulur. Mücadele edecekleri (manevi) silahları gösterir, zaaflarını, nasıl yenileceğini gösterir ve deccali cayır cayır yener. Hz. Mehdi (a.s), deccalin vasfını, kişiliğini her yönüyle tanıtacak, hadislerden bunu anlıyoruz” demiştiniz Hocam, inşaAllah.
Bir kedi göstereyim Hocam, inşaAllah. Yemek istiyor kedi.
ADNAN OKTAR:Bakalım. Ah severim ben onu, çok şahane isteme şekli. Ah severim ben senin güzel canını.
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...