ALTUĞ BERKER:İyi geceler sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza A9 Tv, Samsun Aks Tv, Sipas Vizyon Tv, Hatay HRT Akdeniz Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Nevşehir Kapadokya Tv, Pop Radyo Ankara, Mardin Kanal 47, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Kütahya Destan Tv ve www.HarunYahya.Tv sitemizden devam ediyoruz.
Dünyadaki silahlara harcanan parayla ilgili bilgi verebilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR: Evet.
ALTUĞ BERKER:Dünyada silahlanmaya harcanan para ne kadar, şimdi onu göreceğiz, inşaAllah. “2007’de dünyada silahlanmaya harcanan miktar; 1.339 trilyon dolar. 2007’de Birleşmiş Milletler’in insani hizmetler için ayrılan bütçesi ise sadece; 24.9 milyar dolar. 2007’de Birleşmiş Milletler’in bütçesi; dünyanın silahlanmaya ayırdığı paranın sadece yüzde 1.86’sı. 2007’de Pentagon’un bir günlük masrafı; Afrika’da sıtmayla yapılan mücadeleyi 5 yıl boyunca karşılayacak miktardaydı. Dünyanın silahlanmaya harcadığı para yaklaşık; 1.2 trilyon dolar. Bu tutar, tüm dünya milli gelirinin yüzde 2.5’i. Yani kişi başına 202 dolar anlamına geliyor ki, bir çocuğu kurtarmak için çocuk başına 35 dolar yeterli oluyor. Sadece California eyaletinde 2011 yılında Afganistan ve Irak savaşlarında harcanmak üzere silahlanma için toplanan 21,6 milyar dolar vergi ile 6.418,584 kişinin bir yıl boyunca sağlık harcamaları karşılanabilirdi. 280,546 ilköğretim okul öğretmeninin bir yıllık ücretleri ödenebilirdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun tespitine göre, dünyada silahlanma için her yıl ortalama; 1,1 trilyon dolar harcanıyor. Bu; bir günde 3 milyar dolar, bir saatte 130 milyon dolar, bir dakikada 2 milyon dolar, saniyede 35 bin dolar anlamına gelir. Yine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu raporlarına göre kalkınma için bir yılda, dünyada yapılan harcama sadece 78 milyar dolar ve silahlanma için yapılan harcamanın sadece yüzde 7’sini oluşturuyor. Dünya üzerinde 1,2 milyar kişi günde 1 dolardan daha az bir gelir ile geçinmek zorunda. Hindistan savunma için tüm gelirinin yüzde 13’ünü, Pakistan ise yüzde 31’ini harcarken, sağlık için yalnız yüzde 1 harcama yapmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin federal bütçenin yüzde 52’si savunma için harcanırken, yalnız yüzde 6,5’i eğitime ve yüzde 6,1’i sağlığa ayrılıyor. Dünyada yılda yaklaşık 1,1 trilyon silaha harcanırken; insanların en az yüzde 80’i günde 10 dolardan az para ile geçiniyor. UNICEF raporlarına göre, her gün 25 bin çocuk fakirlikten ölüyor. Gelişmekte olan ülkelerde, çocukların yüzde 28’i yeterince gelişememiş durumda. Dünyada silaha harcanan paranın yüzde 1’inden daha azı, her çocuğun okumasını sağlayacak miktarda. 1.1 milyar insan temiz sudan mahrum. 2.6 milyar insan hijyenik koşullarda yaşamıyor. Her yıl, 2.2 milyar çocuk aşı yapılmadığı için ölüyor. Silahlanmaya ülkelerin harcadığı paralar; Amerika 684 milyar dolar, Avrupa 424 milyar dolar, Asya 275 milyar dolar, Orta Doğu 94.1 milyar dolar, Orta ve Güney Amerika 59.2 milyar dolar, Afrika 27.7 milyar dolar” Hocam.
ADNAN OKTAR:Ne anlıyoruz biz buradan? Ne yapmak lazım?
ALTUĞ BERKER:“Dünyadaki silahları kaldırmak lazım” demiştiniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ne olur o zaman?
ALTUĞ BERKER: Büyük bir bolluk ve bereket Allah’ın izniyle, bütün dünyanın rahatlığı ama Hz. Mehdi (a.s) vesilesi ile olacağını söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Dünyadaki her ülke, kazancının tam yarısını silahlanmaya ayırıyor, boş işe ayırıyor. O yüzde 50’siyle fakir, fukara gençler bolluk, bereket içerisinde olur. Bu belayı işte Mehdiyet, Hz. Mehdi (a.s) ile Hz. İsa Mesih (a.s) birlikte kaldıracaklar, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hz. Mehdi (a.s) döneminde Süleyman Mescidi de, tüm yıkılmış mescitlerin de yeniden inşa edileceğine dair bilgi verebilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet, İsa Mesih (a.s) ile birlikte yapacaklar, inşaAllah, Süleyman Mescidi’ni.
ALTUĞ BERKER:Hz. Mehdi (a.s) döneminde başta Hz. Süleyman (a.s)’ın Mescidi olmak üzere, tüm mescitler onarılacak, yeniden inşa edilecek ve tüm samimi dindarların kutsal ibadethaneleri olacaktır. Bazı kişiler, Süleyman Mescidi’nin yeniden inşası sırasında, Kubbet-üs Sahra’nın ve Mescid-i Aksa’nın yıkılacağı söylentilerini yaymışlardır. Fakat bu son derece akılsızca bir iddiadır ve İslam’ın barış ve sevgi mesajına aykırıdır. Hz. Mehdi (a.s) döneminde yalnızca Süleyman Mescidi değil, tüm mescitler yeniden inşa edilecek ve mescitler Allah’ın izniyle kıyamete kadar duracaktır. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Şüphesiz mescitler yalnızca Allah’a aittir” ayetinde belirtildiği gibi mescitlerin tümü Allah’a aittir ve tümü Allah’ın izniyle dünya durdukça varlıklarını sürdüreceklerdir.
Hocam sizin bir açıklamanız vardır bu konuyla ilgili. Onu okuyorum, inşaAllah. “Bütün evliyaların, velilerin, Peygamberlerin mezarlarını, mescitlerini, namaz kıldıkları yerlerini, Allah’ın izniyle cennet gibi yapacağız. Bağlık, bahçelik olacak, inşaAllah. Ve çok kısa bir sürede Allah’ın izniyle yapacağız, Türk İslam Birliği oluştuğunda. O medeniyetin güzelliğini, o sevginin derinliğini, o delice coşkuyu, o delice sevinci bütün insanlar yaşayacak, inşaAllah ve bunun önünde hiçbir güç duramaz söyleyeyim. Olacak demiyorum bakın, oldu ve insanlar görecekler. Ben yüzde yüz emin olmadığım şeyi kimseye söylemem. Cenab-ı Allah hiçbir kere beni mahcup etmedi çünkü Resulullah’ın hadislerine dayanarak ben bunları söylüyorum. Her yer mamur olacaktır, inşaAllah.”
Mescitlerin yeniden inşası ile ilgili Kuran ayetleri var Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah'ın mescidlerini, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.”Tevbe Suresi 18. ayette. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Şirk koşanların, kendi inkârlarına bizzat kendileri şahidler iken, Allah'ın mescidlerini onarmalarına (hak ve yetkileri) yoktur. İşte bunlar, yaptıkları boşa gitmiş olanlardır. Ve bunlar ateşte süresiz kalacak olanlardır.” Tevbe Suresi, 17. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah'ın mescidlerinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve bunların yıkılmasına çalışandan daha zalim kim olabilir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada bir aşağılanma, ahirette büyük bir azab vardır.” Bakara Suresi, 114. ayet.
Hz. Mehdi (a.s) döneminde, tüm mescitlerin yeniden inşa edileceği ile ilgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in rivayetleri var Hocam. “Davut (a.s) oğlu Süleyman (a.s) Beyt-i Makdis’in yapımını tamamladığında Allah’tan üç şey istedi; hükm-ü İlahi’ye uygun düşecek şekilde hüküm verme yeteneği, kendisinden sonra kimseye nasip olmayacak bir mülk ve saltanat, yalnız namaz kılmak için Mescid-i Aksa’ya gelen herkesin annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak geri dönmesi. İlk ikisi kendisine verildi. Üçüncüsünün de verilmiş olmasını ümit ederim.”
“Hz. Osman (r.a) anlatıyor. Resulullah aleyhissalâtu vesselâmbuyurdular ki; ‘Kim Allah’ın rızasını talep ederek bir mescit inşa ederse, Allah ona cennette bir ev inşa eder.’” Buhari’de inşaAllah bu hadis.
“Amr İbnu Abese (r.a) anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: ‘Kim içerisinde Allah’ın adı zikredilsin diye bir mescid bina ederse, Allah da cennette bir ev bina eder.’”
“Hz.Cabir İbnu Adillah radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhisselatu vesselam buyurdular ki: ‘Kim Allah için bağırtlak kuşu yuvası kadar veya daha küçük bir mescit bina etse, Allah onun için cennette bir ev bina eder.’”
Başka bir hadis-i şerifte; “Mescit, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında kerpiçten yapılmıştı. Tavanı hurma dallarıyla örtülmüştü. Direklerini hurma kütükleri teşkil ediyordu. Hz. Ömer (r.a), enini, boyunu artırarak mescidi Resulullah devrindeki tarz üzere, kerpiç ve hurma dallarıyla yeniden inşa etti. Onu esaslı şekilde Hz. Osman (r.a), hem tezin, hem tefsin yönleriyle değiştirdi ve pek çok ilavelerde bulundu. Duvarlarını nakışlı taşlarla ve kireçle inşa etti. Direklerini de nakışlanmış taşlardan yaptı. Tavanını da pek kıymetli olan sac ağacından yaptı.” Buhari de geçiyor bu hadis-i şerif de, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Mescitler çok hoş yerler. İnsanın içi açılıyor mescide girdiğinde. Camiler, mescitler, kim olursa olsun, dinsizler bile gelip, bir mescide baksalar ferahlık duyuyorlar. Oradan çıkmak istemezler, çok hoşlarına gider. Bir ruhaniyeti vardır, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Hocam, Bediüzzaman Hazretleri’nin, daha evvel sizin bahsettiğiniz bir sözünü, İslam alemini şikak deccalin esaret altına almasıyla ilgili bir sözünü, son bölümünü, ilgili yerini okuyorum. “Ehadis-i şerife de gelmiş ki: ‘Ahir zamanda süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları, İslam’ın ve beşerin hırs ve şikakından istifade ederek, az bir kuvvetle nev’i beşeri herc ü merc eder ve koca Alem-i İslamı esaret altına alır.’”
ADNAN OKTAR: Evet, süfyan bütün İslam alemini birbirine kattı, Hafız Esad’ın kafası, Baascılık. Bakın, Suriye kaynıyor, yıkılmak üzere rejim. Bütün herkes Türkiye’ye kaçıyor, kurtuluşu burada buluyorlar, inşaAllah.
Rahmetli şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını anlatan bir film olması lazım. Onu rica edelim.
VTR- Muhsin Yazıcıoğlu.
ADNAN OKTAR:Allah gani gani rahmet etsin. Çok mübarek, çok muhterem ve bence Türkiye’deki en dürüst insan olabilir. Acayip dürüsttü, çok efendi bir insandı. İdeali, davası da çok çok güzel, maşaAllah. Türk İslam Birliği oluştuğunda, onun ruhu şenlenir, inşaAllah. Var gücümüzle buna gayret edeceğiz, inşaAllah. Çok az bir süre kaldı, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam vesilenizle, Müslüman Türk Milletinin böyle güzel liderlerinin çok güzel filmlerini izliyoruz, maşaAllah. Sayın Erbakan Hocamız’ın, merhum Türkeş’in, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Elhamdülillah. Hep büyük dava adamları, büyük dava adamlarını, Türk İslam Birliği’ni savunanları, sürekli gündem yapacağız, sürekli gündemde tutacağız. Ahde vefa esastır, sadakat esastır. Bu mübarek insanlar bütün ömürlerini Türk İslam Birliği için harcadılar, Türk İslam Birliği’ne vakfettiler. Biz de onları kıyamete kadar, gündemde tutacağız, inşaAllah. Allah’ın izniyle, inşaAllah. Allah ömür verdiği müddetçe, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in çocuklarıyla ilgili bilgi verebilir miyim?
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in 3’ü erkek; Hz. Kasım, Hz. Abdullah, Hz. İbrahim, 4’ü kız olmak üzere 7 çocuğu doğmuştur. Bunlar sırasıyla Hz. Kasım (r.a), Hz. Zeynep (r.a), Hz. Rukayye (r.a), Hz. Ümmü Gülsüm (r.a), Hz. Fatma (r.a), Hz. Abdullah (r.a), Hz. İbrahim (r.a) isimlerini taşımışlardı. Bu 7 çocuğun 6’sı Hz. Hatice annemizden, 7.si Hz. Maria annemizdendi.
Hz. Kasım (r.a) ile ilgili bilgi veriyorum, inşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ilk çocuğuydu Kasım. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’de, ashabı da onu “Ebu-l Kasım” adıyla çağırırlardı. Hz. Kasım (r.a), iki sene yaşamış, Mekke’de vefat etmiştir.
Hz. Zeynep (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.)’in en büyük kızıydı. Mekke’de doğmuş olan Hz. Zeynep (r.a), hicretin 8. senesi Medine’de vefat etti, 30 yaşındaydı. Namazını Peygamberimiz (s.a.v.) kıldırdı.
Hz. Rukayye (r.a), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ikinci kızıydı. Hz. Osman (r.a) ile evlendi. Habeşistan’a göç eden ilk kafileye Hz. Osman (r.a), Hz. Rukayye ile birlikte katılmışlardı. Hz. Osman (r.a), Habeşistan’dan Mekke’ye dönmüş ve oradan da Medine’ye hicret etmişti. Hz. Rukayye (r.a), Bedir Savaşı günlerinde hastalanmış, Bedir Zaferi’nin ulaştığı gün, vefat etmişti.
Hz. Ümmü Gülsüm (r.a), İslamiyet gelmeden önce doğdu. Bedir Savaşı’nın sonunda, Rukayye (r.a)’ın ölümünden bir yıl sonra, hicretin 3. yılı Hz. Osman (r.a) ile evlendi. Hicretin 9. senesi vefat etti. Cenaze namazını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kıldırdı. Hz. Osman (r.a) Resul-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v.)’in iki kızı Hz. Rukayye (r.a) ve Hz. Ümmü Gülsüm (r.a) ile evlendiği için, iki nur sahibi manasına gelen Zinnureyn sıfatını kazanmıştı.
Hz. Fatma (r.a), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in en küçük kızıydı. İlahi vahiy ilk geldiği zaman Mekke’de doğdu. Hicretin 2. senesi Medine’de Hz. Ali (r.a) ile evlendi. Hz. Fatma (r.a), hicretin 11. senesi, babasından 6 ay sonra vefat etti. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in soyunu yaşatan, Hz. Fatma (r.a) oldu. Hz. Fatma (r.a)’ın 5 çocuğu oldu. Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a), Hz. Muhsin (r.a), Hz. Ümmü Gülsüm (r.a), Hz. Zeynep (r.a) isimlerindeydi. Bunlardan Hz. Muhsin (r.a) küçükken vefat etmişti.
Hz. Abdullah (r.a), hicretten önce 11. senede Mekke’de doğdu. 3 ay yaşadıktan sonra vefat etti.
Hz.İbrahim (r.a), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in en küçük çocuğu ve en küçük oğluydu. İbrahim (r.a), Hz. Maria (r.a)’dan dünyaya gelmiş. Hz. Ayşe (r.a)’ın rivayetine göre 17 veya 18 aylıkken vefat etmişti, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in gözleri dolmuş, “sen de mi üzülüyorsun ya Resulullah” demişler. “Üzülmüyorum, heyecan duyuyorum” demiş, Peygamberimiz (s.a.v.). “Kalp heyecanlanır” demiş, maşaAllah. Allah rahmet etsin sevimli küçük İbrahim’e, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, sevimli küçük ayılarla ilgili bilgi verebilir miyim? Ve görüntüleri var biraz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bakayım o tatlılara, nasıl bir şeylermiş onlar. Tam ayı hareketleri, çok şeker. Temizleniyorlar karda, iyi oluyor.
ALTUĞ BERKER:Musevilikte Hz. Mehdi (a.s) inancından bahsedebilir miyim Hocam? İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:Mehdi ismi Musevilikte Moşiah; Kral Mesih, Şiloh; gönderilmiş olan, Allah’ın armağanı anlamına geliyor, bu isimlerde ifade ediliyor. Hz. Mehdi (a.s)’ın Musevi kaynaklara göre Kral Mesih’in geleceğine inanmak Tevrat’ta bildirilen Museviliğin temel inanç esaslarından birisidir. Musevilerin 12. yüzyıldan bu yana en büyük Tevrat alimlerinden biri olarak kabul ettikleri Haham Maimonides, Museviliğin 13 temel inanç esasından 12.sini Kral Mesih’in yani Hz. Mehdi (a.s)’ın geleceğine inanmak olarak açıklamıştır. Bu esaslara göre, Musevilerin Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili inançları şu sözlerle belirlenmiştir; “Mesih’in, (Hz. Mehdi (a.s)’ın) geleceğine gönülden inanıyorum. Gelişi gecikse bile, her gün onun gelişini bekliyorum.” Kral Mesih’in yani Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişine inkar etme durumunu ise, Musevilerin kutsal kaynaklarından Mişna’da ise şöyle açıklanmaktadır; “Mesih’in, Hz. Mehdi (a.s)’ın geleceğine inanmayan veya onun gelişini beklemeyen bir kişi, sadece bütün Peygamberlere karşı gelmekle kalmaz, Tevrat’ı ve Peygamberimiz Musa’yı da inkar etmiş olur.” Maimonides, Mişna Tora, Kralların Yasaları, 11:1’de geçiyor. Ayrıca Musevilerin her gün üç kere ettikleri Şhemoneh Esreiadlı duada, Kral Mesih yani Hz. Mehdi (a.s)’ın gelmesi ve onun vesilesi ile kurtuluş olması Cenab-ı Allah’tan istenir. Bu dua, Allah inancının gereği olan adaletin yeniden sağlanması, ahlaksızlığın, günahların ve kötülüğün son bulması, doğruların hakim olması için Hz. Mehdi (a.s)’ın gelmesi beklentisi ile yapılır, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, Şiloh, Hz. Mehdi (a.s) aynı. Musevilerin beklediği Hz. Mehdi (a.s) ile Müslümanların beklediği Hz. Mehdi (a.s) aynı.
ALTUĞ BERKER:Uhud Savaşı’nda 14 yerinden yaralanarak şehit olan sahabe Ziyad ile ilgili bilgi veriyorum Hocam, inşaAllah.
Uhud Savaşı’nda Müslümanlar düşman tarafından kuşatıldığı zaman, sahabelerden Ziyad ya da Umare bin Ziyad beş kişi ile birlikte ortaya atıldı ve düşmanlara karşı büyük bir kahramanlıkla savaşıp, hepsi de şehit oldu. En son şehit olan Umare bin Ziyad oldu. Vücudunun değişik yerlerinden 14 kılıç ve ok darbesiyle yaralı bir halde, bir grup Müslüman tarafından düşmanın arasından kurtarılıp, Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâma götürüldüğünde son nefeslerini veriyordu. Efendimiz (s.a.v.) “onu bana yaklaştırın” deyip ayaklarını ona yastık yaptı. Can verdiği zaman yanağı, mübarek Peygamberimiz (s.a.v.)’in ayaklarına yaslanmaktaydı, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Azerbaycan’dan ne kadar çok mektup geliyor böyle, maşaAllah. İrlanda’dan çok, İngiltere’den çok, İskoçya’dan çok maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bediüzzaman Hazretleri’nin, sadece Allah aşkını istemekle ilgili şiiri var Hocam, onu okuyorum, inşaAllah. “Faniyim, fani olanı istemem. Acizim, aciz olanı istemem. Ruhumu rahmana teslim eyledim, gayrı istemem. İsterim fakat bir yar-ı baki (hiç yok olmayacak bir sevgili) isterim. Zerreyim fakat bir şems-i sermed (ezeli güneş) isterim. Hiç-ender hiçim fakat bu mevcudatı umumen isterim” demiş Üstad, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Üstad’ın o şiirindeki ebcedler, sırlar daha ortaya çıkarılmadı. Zamanı gelince onları da açıklayacağız, onları da anlatacağız, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam, bir akyuvar hücresi göstereceğim, inşaAllah, uygun görürseniz.
ADNAN OKTAR:Tamam.
ALTUĞ BERKER:Şuurlu bir biçimde bakteriyi kovalıyor ve yok ediyor.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Delikanlıya da o yakışır, öyle olması lazım.
ALTUĞ BERKER: Bakın, bakterinin gittiği yöne şuurlu bir şekilde yönleniyor ve yok edene kadar da.
ADNAN OKTAR:Kaçabildiği yere kadar kaçsın.
ALTUĞ BERKER:Evet, bakın dönüyor tekrar.
ADNAN OKTAR:Bir kere takmış kafayı Allahualem onu infaz kararı almış. Gitti Allahualem o. Tamamdır ama hayret onu, görüyor gibi nasıl takip ediyor onu?
ALTUĞ BERKER:Hocam maşaAllah, şuurlu gibi davranıyor şuursuz hücre.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, bayağı akıllı. İnsan onu o kadar kovalayamaz. Çok titiz kovalıyor, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hz. Mehdi (a.s) devrinde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) teknolojiyi tarif etmiş Hocam. Hz. Mehdi (a.s) dönemindeki teknoloji ile ilgili bilgi verebilirim uygun görürseniz, inşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in haber verdiği, Hz. Mehdi (a.s) devrindeki teknolojiler. Hz. Mehdi (a.s) internet, televizyon ve radyo yoluyla dünyanın dört bir yanında tanınacaktır. Hadis-i şerif şöyle; “Şüphesiz ki kaim (Hz. Mehdi (a.s)) zamanında bir mümin doğuda olsa, bastıda olan kardeşi kendisini görür. Hakeza, batıda olsa, doğuda olan kardeşini görür.”
ADNAN OKTAR:1400 sene öncesinden bildiriliyor bu değil mi?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, maşaAllah.
“İmam (a.s) (Hz. Mehdi (a.s)) dünyanın doğu ve batısını (manen) fethedip, İslam ahlakını dünyanın dört bir yanına egemen kılacaktır. Allah Teala, insanlara öyle bir güç verecek ki, herkes olduğu yerde onun (Hz. Mehdi (a.s)’ın) sözlerini duyacak ve İmam (a.s) İslam’a hayat verecektir.” Demiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.). ‘Herkes olduğu yerde onun sesini duyacak’ demiş ve günümüz teknolojisinde internet, uydu, televizyon, Allah’ın izniyle Peygamberimiz (s.a.v.) haber vermiş, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ipod’lar, şunlar, bunlar tam avuç içi kadar değil mi?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Hz. Mehdi (a.s), avucunun içine bakacak, görecek” diyor. Bak burada ne diyor, hadiste? “Hz. Mehdi (a.s) için dünyanın yüksek yerleri alçak olacak ve dünyanın yüzeyi ise, avucunun içi konumunda bulunacaktır.” ‘Bütün dünyayı avucunun içinde görecek’ diyor. Telefonlar, Ipod değil mi? Hepsinde görünüyor. “Dünyanın yüksek yerleri alçak olacak” diyor. En yüksek tepeleri bile, her yeri görebiliyoruz şu an, değil mi? Bilgisayardan, internetten hepsini görmek mümkün. “Bütün sorunlar ve problemler ona boyun eğeceklerdir.” Hiçbir sorun ve problem kalmıyor Hz. Mehdi (a.s) devrinde. “Kendi nuru ile dünyayı aydınlatacaktır.” Bütün dünya onun vesilesi ile aydınlanıyor, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Ayakkabı topuğuna yerleştirilen ses alıcısını dahi tarif etmiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Kişiye kamçısının ucu, ayakkabısının bağıyla konuşmadıkça” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.), maşaAllah. Şu anda ayakkabı topuğuna ses alıcısı yerleştirdiler günümüzde, onu gösteriyorum.
ADNAN OKTAR:Bunu 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.) bildiriyor, böyle bir teknik kullanılacağını ve aynısıyla yapılıyor 1400 sene sonra.
ALTUĞ BERKER: Aynı şekilde telefon da yaptılar ayakkabı topuğuna konan. Tam Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tarif ettiği gibi, maşaAllah.
Günümüzde internet üzerinden uydu görüntüleriyle tüm dünya şehirleri detaylı olarak görüntülenebiliyor şu anda, inşaAllah. Hadis-i şerifte şöyle geçiyor; “İşler ehline (Hz. Mehdi (a.s)’a) emanet edildiğinde Yüce Allah onun için dünyanın en alçak bölümünü yükseltecek, en yüksek yerleri de alçaltacak. Öyle ki, tüm dünyayı avucunun içini gördüğü gibi görecek. İçinizden hanginizin avucunun içinde bir saç teli olsa onu göremez?” ‘Ama tüm dünyayı avucunun içi gibi görecek’ diyor. Hakikaten, şu anki teknolojiyle avucumuzun içinde internetle her şeyi görüyoruz, televizyonlar da orada gözüküyor.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. “Cebrail (a.s), Mikail (a.s) ve İsrafil (a.s) ve öteki melekler Hz. Mehdi (a.s) ile beraber olacaklar ve ona yardım edecekler.” İbrahim Kummi, cilt 2, sayfa 253’te.
ALTUĞ BERKER: Hz. Mehdi (a.s) döneminde, yönetici konumunda olan kişiler haberleşmeyi ve bilmedikleri konuları araştırıp öğrenmeyi ellerindeki avuç içi bilgisayarlar ve bilgisayarlı telefonlarla gerçekleştirecekler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuş. “Kaim (a.s) (Hz. Mehdi (a.s)) kıyam ettiğinde, her memlekete bir sefir gönderecek ve her bir sefire şöyle buyuracak. ‘Senin ahdin elindedir. Anlamadığın bir durumla karşılaşır ve hüküm vermekte zorlanırsan, eline bak ve elinde yazanı uygula’” demiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Şu anda gerçekten, maşaAllah, teknoloji söylediği gibi Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bilgisayarla istediği gibi insanlar bilgi gönderebiliyorlar, talimat gönderebiliyorlar.
ALTUĞ BERKER:Hz. Mehdi (a.s), canlı internet, televizyon ve radyo ve telefon bağlantılarıyla insanlarla konuşur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş. “Onlar yeryüzünün doğu veya batısında, mihrap veya yataklarında olduğu halde, İmam Hz. Mehdi (a.s)’ın sesini işitirler. Bu bir tek ses onların hepsinin kulağına gider ve hepsi ona doğru hareket ederler. Çok geçmeden, göz açıp kapayıncaya kadar hepsi huzuruna varırlar.”
ADNAN OKTAR:Hava ulaşımına da dikkat çekiliyor. Süratle, bir yerden bir yere çok kısa sürede ulaşacaklarını da söylüyor. Hem muhavere, hem ulaşım, “Olağanüstü süratlenecek” diyor, Peygamberimiz (s.a.v.)
ALTUĞ BERKER:Telekonferans sistemi ve cep telefonunda televizyon sistemleriyle, inşaAllah, avuç içi kadar hepsi görünüyor.
Hz. Mehdi (a.s)’ın tebliği, birçok şehirdeki insanlar tarafından eş zamanlı olarak dinlenebilecektir. Hz. İmam Cafer-i Sadık şöyle buyurduğunu duydum diyor; “Kaim’i (Hz. Mehdi (a.s)’ı) görür gibiyim. Her memlekette onlar onun kendileri ile birlikte memleketlerinde olduğunu görecek, o Resulullah (s.a.v.)’in bayrağını açacak.” “Teknolojide devrim” diyor haberde. Bu şekilde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleri tam çıkmış durumda, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s) döneminde olduğumuz ve o teknolojiyle sabit, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bu mucizelerin birçoğundan da insanların haberi yok daha ama haberleri olmaya başladı, daha da olacak, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Piyano çalan bir köpek gösterebilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR:Hoppala! Böyle olaylar oluyor muymuş? Bakalım. Sanatçı olmuş bu. Nefis bir gösteri, bayağı güzel. Çok romantik bir beste yapmış, güzel. Nota kitabına yazacaklar o notaları, nota olarak kaydedecekler, inşaAllah.
Şeyhim ne ilimler var sende maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Sizden öğrendiğimiz bilgileri anlatıyoruz, Kuran ve sünnet ışığında, inşaAllah. İman hakikati resimleri göstermek istiyorum Hocam. Kedi ile geyik, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bu şeker bu, bayağı tatlı. Çiçeklerle iyi uyum sağlamış. Komedi filmi gibi bu herifler, acayip tatlı oluyorlar. Ne şeker şey bu. Kızıl panda değil mi o?
ALTUĞ BERKER:Allahualem Hocam.
ADNAN OKTAR:Acayip şeker, yavru herhalde. Acayip süslü, maşaAllah.
Şu piramit olayı benim çok dikkatimi çekti. Bugün bir daha yayınlayalım. O çok büyük olay. Özellikle komünist arkadaşlar, evrimini savunanlar, kabataş, yontmataşçılar iyi seyretsinler, itirazları varsa bana yazsınlar. İtiraz edecek halleri kalırsa tabii.
VTR-Mısır Piramitlerinde Saklı Sırlar.
ADNAN OKTAR:Harikulade bir video, çok önemli ama tabii çok dikkatli incelenmesi gerekiyor. Bunu genişleteceğiz. Delillerini daha çoğaltacağız, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bugün El-Cezire televizyonunda ve internet sitesinde Suriye ile ilgili bir haber vardı Hocam. Suriye’den bahsettiniz biraz önce. İnternet sitesindeki haberi gösteriyorum: “Suriye’deki gösteriler sırasında tutuklanan 15 yaşında bir çocuğa öldürülene kadar işkence yapıldığının ortaya çıkması üzerine, büyük bir protesto gösterisi düzenlenmiş. Tamel Elsahri isimli bu çocuğun morgdaki görüntüleri işkenceyi tüm açıklığıyla gözler önüne sermiş. Tamer’in 13 yaşındaki arkadaşı Hamza Elhatip de aynı şekilde öldürülmüş.” Suriye’den görüntüler vardı Hocam.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, Suriye polisi, askerler çok gaddarlar. Ben filmlerini gördüm, acayip acımasızlar. Çok kaba, halktan nefret edilecek şekilde yetiştirilmiş. Dinsizler, çoğu dinsiz ve Allahsız, Kitapsız adamlar. Sosyalist, Arap sosyalisti, Baasçılar. Darwinist, materyalistler. Son derece kaba, küt, insanlara tepeden bakan, tam iddia edilen Ergenekon terör örgütünün kafası. Ukala, züppe, halka tepeden bakan, onları sevmeyen, beğenmeyen, şüpheci ve ezerek onları adam etmeyi amaçlayan ahmak bir kafaya sahipler. Onun sonucunda bu oluyor. Zulüm abad olmaz. Süleyman Demirel’in sözüdür bu. 12 Eylül döneminde ona bir soru sormuşlardı. “Zulüm abad olmaz” dedi, inşaAllah. Öyle diyelim.
ALTUĞ BERKER:Görüntüleri göstereyim mi Hocam Suriye’den?
ADNAN OKTAR:Evet. Özetle, dünya Hz. Mehdi (a.s) gelsin diye yalvarıyor adeta. Bütün her yer, Hz. Mehdi (a.s) ihtiyacı içerisinde, İsrail de Hz. Mehdi (a.s) ihtiyacı içerisinde. Sürekli bana yana yakıla İsrail’den, oradaki tanıdıklarımız yazıyorlar. “Ne yapacağız? Ortalık felaket, berbat, savaşa doğru gidiyoruz, kavgaya doğru gidiyoruz. Bunun çözümü ne olacak?” diye sürekli soruyorlar. Çözüm; Mesih, Hz. Mehdi (a.s)’dır. Kral Mesih, Şiloh’tur. Bir Musevi derse ki, “yok benim için önemi yok” derse, o zaman Tevrat’taki o açıklamayı hak etmiş olurlar. Tevrat’ta Allah helak edeceğini söylüyor, mahvedeceğini söylüyor. Yani ya Mesih’e uyacaklar, ya helak. İkisinden birisi, başka türlü çözüm yok. Müslümanlar da ya Hz. Mehdi (a.s)’a uyacaklar, ya kargaşa ve fitne. Başka bir şey yoktur. Peygamberimiz (s.a.v.)’in gösterdiği yolu beğenmiyorsa bir adam, sonucunu kabul etmiş demektir.
ALTUĞ BERKER:Esad kuvvetlerinin zulmünden korkup, Suriye’den de 2500 kişi, Türk sınırından girmiş Hocam.
ADNAN OKTAR: Türkiye’ye değil mi? On binlerce insan gelir daha.
“Selamun Aleykum.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Mesajlarınızın her biri öyle güzel, öyle kıymetli ki canım Hocam, ellerinizden muhabbetle öpmek şart oluyor” diyor.
“Ahde vefasına hayran kaldığımız canım Hocam, bize Allah’ın verdiği bir nimetsiniz, inşaAllah” diyor, bir Hanım kardeşimiz, çok sevdiğimiz bir kardeşimiz, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:CNN Türk’te, dün akşam yapılan canlı yayında, Başbakan Erdoğan’a, “Öcalan’ın salıverilmesi ya da hapsinin ev hapsine çevrilmesi” konusu sorulmuş. Sayın Başbakan çok kesin bir şekilde, “böyle bir konunun söz konusu bile olmayacağını, Öcalan’ın cezasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olduğunu, AK Parti iktidar olduğu sürece ev hapsine çevirmek gibi bir durumun asla gerçekleşmeyeceğini” belirterek, “ben vatanıma, milletime ihanet edemem” şeklinde cevap vermiş. Ayrıca özerklik meselesi hakkında da, “eski inkar politikalarının bittiğini, Kürt vatandaşlarımızın asimilasyonunun asla mümkün olmayacağını” belirterek, “bizi ayıramazlar, böyle bir şey olmaz” şeklinde cevap vermiş.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım Ahzab Suresi, 56 “Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de O'na salat edin ve tam bir teslimiyetle O'na selam verin.” 1956’ya işaret var. Ebcedi; 1986’yı veriyor, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bir köpek ve bebeğin filmleri var Hocam.
ADNAN OKTAR:Acayip şeker. Çocukken korkuyu bilmiyorlar, acayip muhabbetle bakıyorlar, maşaAllah.
Şeyhimizi çok konuşturmamızın nedeni, çok özlü ve çok önemli bilgiler aktarıyor. Genel bilgiler vermek istemiyorum ben. Bunlar hayati bilgiler olduğu için, öncelikle bunların bir anlatılması lazım.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. Sizin ilminizi, sizin kitaplarınızı tanıtıyorum Hocam.
ADNAN OKTAR:Ve Kuran’dan, hadisten anlatıyorsun.
ALTUĞ BERKER:Evet, inşaAllah.
Evrim Aldatmacası kitabınız. Bu kitabınızı siz yıllarca ücretsiz olarak her yere dağıtmıştınız, okullarda, kahvehanelerde, sokaklarda, maşaAllah. Evrim teorisinin tüm iddialarını tek tek bilimsel olarak açıklayan, çökerten çok önemli bir eseriniz. İlk kitaplarınızdan biri, inşaAllah. Bu kitabı okuyan bir kişi bir daha asla evrim teorisine inanmaz, çünkü çok net delillerle anlatıyorsunuz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hakikaten bundan en az 400 bin, 500 bin adet dağıtılmıştır, en az. Köy köy, kasaba kasaba, çok detaylı, kapsamlı hem konferanslar oldu, hem bu kitaplardan dağıtıldı, inşaAllah.
Daha ziyade filmler falan çok güzel, etkileyici, çünkü burada delillendirme var. Ama diğer olaylar zaten geliştiği için çok fazla anlatmıyorum. Mesela, Suriye’nin olaylarını, insanlar görüyor ve görecekler. Televizyonlardan zaten seyrediyorlar. Ben aynı haberleri bir de burada aktartmak istemiyorum. Ama Mehdiyet hemen göz açıp kapatıncaya kadar bitecek bir şey değildir, en az 10 yıl sürecek bir çalışma. Bazı insanlar çok aceleciler “hemen olup bitsin” diyorlar. Hemen olup bitmez ama son aşamasındayız. 30 yıllık bir bölümü geçmişiz. Son 10 yıllık bölümüne geçtik. 40 yıldır. Deccaliyetin ömrü de 40 yıldır. Yani Mehdiyet’in mücadele devri demektir. Bediüzzaman söylüyor, açıklıyor. Onun ifadelerinden de anlıyoruz 40 yıl olduğunu. “Yarım asır sonra tamam” diyor, inşaAllah. “1971’den sonra yarım asır” diyor.
ALTUĞ BERKER: Bir iman hakikati anlatabilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER: Nautilus canlısı, mükemmel bir altın oranı var gördüğümüz gibi. Denizaltılarda bulunan dalış tankları suyla dolunca, gemi sudan daha ağır hale geliyor ve dibe dalıyor. Eğer tanktaki su basınçla ve ya havayla boşaltılırsa denizaltı tekrar su yüzüne çıkıyor. Nautilus adlı deniz hayvanı aynı yöntemi kullanıyor. 19 cm çapında, salyangoz kabuğu biçiminde, spiral bir organı var vücudunda. Birbiriyle bağlantılı 28 tane dalış hücresi var. Nautilus suyu boşaltmak için, gerekli basınçlı hava için, biyokimyasal yolla özel bir gaz üretir ve bu gazı kan dolaşımı ile hücrelere aktararak hücrelerden suyun çıkmasını sağlar. Bu şekilde, nautilus avlanırken ya da düşmanlarından kaçarken, yükselmek ya da dibe batmak için gerekli miktarda suyu dışarı pompalayabilmektedir. Bir denizaltı sadece 400 metre dibe batabilirken, nautilus için 4 bin metre derinliğe dalmak, son derece kolay bir iştir, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Ahzab Suresi, 36 “Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur.” Peygamber ne diyorsa, o. “Kim Allah'a ve Resulü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.” Kuran’a tam ittiba, Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetine tam ittiba, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. 47, “Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.”Ebcedi; 2005 tarihini veriyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” Demek ki bu pislikler, münafıklar insanlara eziyet edecekler, Müslümanlar da aldırmayacaklar çünkü etkisi yok, önemi yok inşaAllah.
Şimdi o gürbüz kediyi bir görelim.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şu yanaklara bak sen şu yanaklara. Bu, öğlen istirahatinde oturuyor. Çok şekermiş bu, maşaAllah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Taha Suresi 123, “Artık size Benden bir yol gösterici gelecektir” Ebcedi; 1982. “Kim Benim hidayetime uyarsa’ kim Mehdime uyarsa,“artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz."
ALTUĞ BERKER:Bizi yarın 22:00’dan itibaren A9 Tv, Kocaeli Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara veHarunYahya.Tvsitemizden takip edebilirsiniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Taha Suresi, 112- “Kim de bir mü'min olarak, salih olan amellerde bulunursa, artık o, ne zulümden korksun, ne hakkının eksik tutulmasından” Yani ‘son derece gönlü rahat olsun’ diyor Allah. ‘Ona zulüm de olmaz, hakkı da elinden alınmaz’ diyor, inşaAllah. Ama ‘samimi olacak’ diyor, o kadar. Samimi olacak. Allah ayette de “samimi olan kullarım kurtulur” diyor, biliyorsun.
Casiye Suresi, 32, "Gerçekten Allah'ın va'di haktır,”ebcedi; 2031 tarihini veriyor. Allah neyi vaat ediyor? İttihad-ı İslam’ı, Türk İslam Birliği’ni.
Şeytandan Allah’a sığınırım. 32 “Kıyamet-saatinde hiçbir kuşku yoktur’ denildiği zaman, siz: ‘Kıyamet-saati de neymiş, biz bilmiyoruz; biz yalnızca bir zan (ve tahmin)da bulunup zannediyoruz; biz, kesin bir bilgiyle inanmakta olanlar değiliz’ demiştiniz”diyor Allah ayette.
Sen de bir şeyler söyle, bitirelim.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s) döneminde, dünya üzerinde huzur, rahatlık ve güven hakim olacağını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bildirmiş, inşaAllah. “Zulümlerden sonra dindar halkların hiçbir sığınağı kalmayacaktır” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkacak, dünya şenlenecek, İlahi nimetler yeryüzüne inecek ve birkaç yıl boyunca bu dönemde yaşayanlar‘ keşke ölenler hayatta olup da bu yaşananları görselerdi’ diyecekler” buyurmuşlar Peygamber Efendimiz (s.a.v.), inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Dünyanın her tarafında şiddetli acı olup da, insanların daha hala Mehdiyet’i fark edememeleri, kurtuluşu aramamaları inanılmaz bir olay, çok şaşırtıcı. “Allah bu acıyı niye veriyor, bunun kurtuluşu nedir?” diye aramaları lazım, aramıyorlar. Ama öyle bir raddeye gelecek ki, hamiyeti İslamiye feveran edecek, mecburen arayacaklar. Bu, önümüzdeki yıllarda olacak, 2012’den itibaren başlayacak. “Demiştiniz” dersiniz, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...