ALTUĞ BERKER:İyi akşamlar sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. Bu akşam A9 Tv, Tv Kayseri, Samsun Aks Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara, HarunYahya.Tv, Ankara Beypazarı Seyelan Tv, Nevşehir Kapadokya Tv, Otağ Tv Adana, Çorum Kanal 19, Art Amasya, Tokat Sefa Tv, Mardin Kanal 47, Uşak Egem Tv, Erzurum Süper Fm, Kırşehir Kent Fm, Mersin İstiklal Tv, Tokat Turhal Süper Tv ve Radyo, Adana Crt Tv ve Crt Fm, Nevşehir Keyif Fm’den canlı olarak yayınlanan Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza hoş geldiniz. Türkiye’nin en ünlü sanatçılarından, nadide sanatçılarımızdan Sayın Müslüm Gürses konuğumuz. Efendim hoş geldiniz ve Sayın Yunus Bülbül. Hoş geldiniz.
MÜSLÜM GÜRSES:Teşekkür ederim, sağ olun, Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR:Müslüm Baba’yı bütün Türkiye çok seviyor ama biz çok çok daha fazla seviyoruz, maşaAllah. Tevazusuyla, güzel ahlakıyla, sevecenliğiyle, insancıllığıyla, bütün Türkiye’de çok seviliyor. Ben geçenlerde bir sohbette dedim, “Böyle bir sanatçı bir daha gelmez.” dedim. Hakikaten aşkla okuyor, şevkle okuyor, yorumları muhteşem ve çok geniş bir repertuar, olağanüstü bir durum var, maşaAllah. Onun için değeri gittikçe daha çok biliniyor, gittikçe de daha çok takdir ediliyor, inşaAllah biz de o değerli Müslüm babamızı, inşaAllah daha da hak ettiği yere getirmek için gayret edeceğiz inşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES:Sağ olun, var olun. Yaptığın bir işi seveceksin, buna samimiyetini koyacaksın, kendinde olan Allah’ın vermiş olduğu cevherin yanına samimiyetini koyacaksın, efendime söyleyeyim, çalışkanlığını koyacaksın, titizliğini koyacaksın, güzel isabetli şarkılar seçeceksin, toplum değerlerine biraz daha dikkat edeceksin, efendime söyleyeyim, yani bunlarla böyle kendi anlayışını, felsefeni översen, zannediyorum herhalde bir zarar gelmez, karşı tarafa da pozitif bir enerji gönderirsin. Neticesinde sen de oradan pozitif bir enerji alırsın, güzellik yakalanmış olur. Mesele acizane bundan ibaret diyorum, beni küçük bir zekam var, bunları diyorum.
ADNAN OKTAR:Dehasınız siz deha, maşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES:Estağfirullah Hocam, Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR:Yani alenen dehasınız maşaAllah. Bir de mürşid karakterlisiniz maşaAllah. Gençler müthiş sever, insanlar çok sever. Hem de coşkun bir sevgi, normal bir sevgi değil. Ama çok çok coşkun bir sevgi. Allah veriyor size bu sevgiyi maşaAllah. Mütevazi olduğunuz için, insan sevgisiyle dolu olduğunuz için hak ediyorsunuz, Allah aşkıyla onu söylüyorsunuz, aşkla coşkuyla söylüyorsunuz, o yüzden çok seviliyorsunuz.
MÜSLÜM GÜRSES:Zaten Hocam, anladığım kadarıyla, sevgi olmazsa zaten hiçbir işten netice alamazsın, onun içindekiler görünüyorsa da sunidir, efendime söyleyeyim, lezzetsizdir, böyle diyorum.
YUNUS BÜLBÜL:Kurban olduğum Allah ses vermiş, fazlasıyla.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Bakın siz de çok değerli sanatçısınız ama baba güneş, maşaAllah. Yani doğrusu bu.
YUNUS BÜLBÜL:O güneş, biz de yanındayız.
MÜSLÜM GÜRSES:O benim gezegenim.
ADNAN OKTAR:Müslüm Baba’nın dostları çok olsun, seveni çok olsun.
MÜSLÜM GÜRSES:Latife yapıyor. Gerçekten Yunus da güzel bir yürek, bu işe yıllarını vermiş, kıymetli bir müzisyendir, ayrıca iyi bir dosttur. Ona istinaden 15-20 yıla dayanan, arkadaşlığımız var, dostluğumuz var.
ADNAN OKTAR:Müslüm Baba’yı da böyle sevmeniz çok hoşuma gitti. Böyle güzel sanatçı dostlar olması içimizi, kalbimizi açar. Siz de çok kalendersiniz, siz de çok mütevazisiniz. Baba herhangi bir insanı sevmez, sizi seviyorsa, güzel bir ahlak var demektir, bir mazlumluk var, bir insancıllık var, bir derinlik var, o yüzden çok seviyordur. Baba’nın kalbi, altın gibidir, maşaAllah. Titiz insan biliyorum. Dünya iyisi, o bizim canımız.
MÜSLÜM GÜRSES:Kötüleri de Allah ıslah eylesin.
ADNAN OKTAR:Allah hidayet versin. Müslüm Baba’yı öven, güzel bir filmimiz var. Önce onu bir seyredelim, sonra yine devam ederiz.
-VTR- Müslüm Gürses
ADNAN OKTAR:Haklıymışız.
MÜSLÜM GÜRSES:Harika... Bizim Amir Ateş Hocamız vardı. O da sizden iyi olmasın, kıymetli bir büyüğümüz, o da derinliği olan bir insan. Şimdi böyle bir şey vardı, bir ezan okuyalım, neticede Allah bize vermiş bu cevheri, insanlarla bu güzelliği, efendime söyleyeyim, Yaradan’ı zikredelim ezan anlayışında, herkes dinlesin, bu bir güzelliktir, bu insanlık için en üst seviyede bir hadise diyebiliriz yani. Varsa bir güzellik dedim, paylaşalım insanlarla, biz de o güzelliğe varalım, yaşadığımız topraklarda, bu ülkede bizi sevenlerde, bu lezzetten nasiplerini alsınlar. Sağ olsun Amir Hoca da, bize bu konuda yardımcı olmuştu. Neticesinde böyle ezan okumamız nasip oldu, şükür.
ADNAN OKTAR:Üstattır Amir Hoca, maşaAllah, hakikaten üstattır.
MÜSLÜM GÜRSES:Yani sapmayalım dedik. Şimdi yani ben bilirim, ben bilirim duygusu iyi bir şey değil. Adam ne demiş: “1000 biliyorsan, bir bilene danış”, değil mi Hocam? Öyle bir şey vardı yanılmıyorsam. Sağ olsun o da, bizi kırmadı, geldi ve böyle bir anlatım ortaya çıktı.
YUNUS BÜLBÜL:Şimdi benim de 37 tane kasetim var, şarkılarım var, bestelerim var. Babam öldü. Dünya dönüyor, yaşam devam ediyor. 1 Ağustos’tan itibaren çıkacak olan yeni kasetimi, ilahi olarak yapacağım. Arap gırtlağım var. İskenderunluyum. Baba da o yörenin seslerini sever, kendi gırtlağı da öyledir, maşaAllah, okur. Mesela yerdeki toprakları, gökteki yıldızları, bütün bu insanları Yaradan ne güzel diye bir ilahi yazdım, bittiği zaman gelirim ben size. Hüzzam, hicaz, sabah, rast hepsi, bütün makamlar iç içe, değişik bir şey yapacağım.
ADNAN OKTAR:Bize ne mutlu ki maşaAllah, dünyanın en güzel sanatçısını, Cenab-ı Allah bize nasip etti. Müslüm Baba’yı dünya çapında esas görüyorum. Varsa üstüne, mesela şu şahıs desinler, samimi olarak kabul edeceğim. Üstüne yok, maşaAllah. Allah ömrünü uzun etsin, Allah bizlere bağışlasın.
MÜSLÜM GÜRSES:Allah’ın verdiği sesi, insanlarla paylaşıyoruz, mesele bundan ibaret. Şükürler olsun Allah’a, hamd-ü senalar olsun, vermiş işte böyle bize, şükürler olsun. Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah. Müslüm Baba’nın güzel bir parçasını dinleyelim.
MÜSLÜM GÜRSES:Yalancı şarkısı.
Müslüm Gürses’ten, Yalancı şarkısı çalıyor.
MÜSLÜM GÜRSES:Saz semaisi çalmışlar, o da ona güzel olmuş, uymuş, yanılmıyorsam muhayyer kürdi makamındaydı. Ben şimdi size ne okuyayım dediğim zaman... İsterseniz kaside gibi bir şey okuyayım. Kaside okuyalım mı Hocam?
ADNAN OKTAR:Çok güzel olur, çok şahane olur, mükemmel olur.
-Müslüm Gürses kaside okuyor- (Ey Habib’im, Senden Başka Kime Yalvarayım.)
ADNAN OKTAR: Hay MaşaAllah, maşaAllah. İhya ettiniz, Allah razı olsun.
MÜSLÜM GÜRSES:İhya etmeye çalıştık. Sanırım fena değil.
ADNAN OKTAR: Süper, süper, süper. Biz sizi çok sevdiğimiz için her şeyiniz, her üslubunuz, konuşmanız, her şeyiniz çok güzel oluyor. Çünkü çok candan, içten, samimi, aşkla ve çok doğalsınız, çok tabisiziniz.
MÜSLÜM GÜRSES: Sağ olun, Allah razı olsun.
YUNUS BÜLBÜL: Peslere nasıl basıyor ama peslere? Hiçbir sanatçı yapamaz onu.
ADNAN OKTAR: O, apayrı bir şey o, maşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES: Hiç çalışmadık gerçi burada.
YUNUS BÜLBÜL: Çalışsa da kimse yapamaz onu.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah, maşaAllah.
YUNUS BÜLBÜL: Dört dörtlük aynı yerden, aynı yerde kalıyor.
ADNAN OKTAR: “Baba’nın” dedim, “bana CD’sinden getirin bir tane” dedim. Allah! Bir tane, iki tane, üç tane, dört tane değilmiş; ucu bucağı yok, ucu bucağı yok.
MÜSLÜM GÜRSES: Yeminle, Hocam korsanları da sayarsak artık.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, ucu bucağı yok.
MÜSLÜM GÜRSES: Korsanlar da peşimizi bırakmıyor, anamızı ağlatıyorlar, affedersiniz.
ADNAN OKTAR: Siz çok değerli insansınız, inşaAllah o konuda titiz davranırlar.
MÜSLÜM GÜRSES: Orijinali on kuruş kazanırken, korsanlar kazanıyor yüz kuruş. Biz satıyoruz, efendime söyleyeyim, yirmi tane, onlar satıyor iki yüz tane. Böyle arada bir uçurum var. İnşaAllah, buna da bir çare bulunur herhalde. Çok kötü, bu manada müzik sektörü hakikaten zor anlar yaşıyor. Bilmiyorum, işte artık buna hükümetin bir çare bulması gerek. Birlik, beraberlik içerisinde sanatı korumak gerek, gerçekten sanatı korumak gerek. Atatürk ne demiş? “Sanattan yoksun bir milletin, hayat damarlarından birisi kopmuş demektir” diyor. Düşünsenize, o yüce insan nasıl görmüş, değil mi Hocam? O zamanlarda görmüş yani sanatın sanatçının ne demek olduğunu, nasıl kıymetli bir şey olduğunu. İnşaAllah fark edilir bu rahatsızlık da, bu korsanları da imha ederler, efendime söyleyeyim, bir rahata kavuşuruz. Yoksa bildiğin gibi değil yani yaptığımız işten hiç, son derece muzdaribiz yani. Felaket, felaket.
ADNAN OKTAR: Şimdi evet, sanatçılık zor iş. Burada “tedbir alınsın” deniyor, alıyorlar ama bu hakikaten yeterli değil. Bir kere, sanatçılar için, devletin özel bir bölümü olması lazım, sırf sanat işine bakan ve sanatçıların konumuna bakan özel bir bölümü olması lazım. Bir de devlet tarafından ayrıca desteklenmesi lazım sanatçıların. Sanatçılık kolay değil, sanatçı o zaman yok olur. Devlet tarafından desteklenmesi lazım.
YUNUS BÜLBÜL: Ama Avrupa öyle değil. Müslüm Baba’nın dediği gibi, bir tedbir alması lazım devletimizin. Avrupa, vasıfsız bir, yani az icra eden…
MÜSLÜM GÜRSES: Avrupa’da da istismar ediliyor bu. Bu Avrupa’da da böyle ama Türkiye’deki kadar değil herhalde, değil mi?
YUNUS BÜLBÜL: Değil, tabii ki.
MÜSLÜM GÜRSES: Sen daha çok gidip geliyorsun, oraya vakıfsın. Yani işte, inşaAllah düzelir. Şimdi piyasayı da boş bırakmamak gerek. Yani şimdi albüm yapmazsan, efendime söyleyeyim, nasıl olacak, yani bu çark, bu teker nasıl dönecek? Dönmesi gerek. Müzik o zaman ölsün mü yani? Böyle şey olmaz. Biz de müthiş bir özveride bulunarak bu işin yürümesi adına, ne kadar sıkıntı da çeksek, diyoruz ki “götürelim, dayanalım”. Ama işte nereye kadar dayanacaksın? Bir yerde herhalde tıkanılacak yani, tıkanılacak. Acil önlem alınması gerek.
ADNAN OKTAR: Bu konuyu biz bir gündem yapalım. Bu hakikaten önemli. Çünkü sanatçılar, milletimizin çiçeği gibi, güzelliği.
MÜSLÜM GÜRSES: Kolay yetişmiyor ki Hocam, kolay yetişmiyor ki.
ADNAN OKTAR: Evet, çok önemli. Yani, “sen başının çaresine bak” demek çok büyük bir zulümdür, çok büyük bir zulüm yani sanatçıyı kendi haline bırakmak, “ne yapıyorsan yap”. Olmaz öyle şey. Bir kere alenen devlet desteği olması lazım, net bir kere, yani bu olayın dışında net devlet desteği olması lazım. Biz çünkü sanatçımızın çok olmasını ve kaliteli olmasını istiyoruz, iyi olmasını istiyoruz.
MÜSLÜM GÜRSES: Hocam ben mani olamam ki. Ben nasıl mani olayım ben şimdi? Ben gidip oradaki mafya olmuş adamlara, öbür tarafta bilmem ne olmuş, örgütlenmiş, bir şeyler olmuş, hep illegal o örgütlerle, ruhlarla ben nasıl gidip onunla şey yapayım? Tabii bunlarla baş edecek olan devletin kendisidir, değil mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Çok doğru söylüyorsunuz. Hayır, bu bir yönü olması lazım, yani her yönden desteklenmesi lazım. Biz bunu bir gündem yapalım.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Tabii, yani hem Başbakan’a da dilekçe olarak da bunu sunalım, ilgili bakanlara da dilekçe olarak sunalım, hem de takip edelim. Bu bir güzel hizmet olmuş olur, faydalı bir hizmet olmuş olur.
YUNUS BÜLBÜL: Çok güzel bir imza atmış olursunuz.
ADNAN OKTAR: Tabii. Sanatçılar bizim milletimizin neşesi, sevinci, iç güzelliğidir. Estetik yansımasıdır. Kendi haline bırakmak çok gaddarca bir hareket olur, çok acayip olur. Olmaz öyle şey.
YUNUS BÜLBÜL: Ama tedbirleri aldıkça da bir şey yapamıyor kimse. Zor zor, burada tedbir almak zor, bir şey yapamazlar.
ADNAN OKTAR: Yani olur aslında iyi bastırılırsa olur, inşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES: Her yerde hak, hukuk, adalet diye bir şey varsa, hak, hukuk, adalet diye bir şey varsa, her şey olur. Yani niye olmasın ki? Adaleti herkes sevecektir. Adalet olmayan yerde zaten yaşayamazsın ki. Adaletin muhakkak yeşermesi lazım, boy atması lazım, değil mi Hocam? Yani böyle şey mi olur? Yapanın yanına kar kalsın, bilmem ne olsun. Adam zahmet çekmeden, bassın, satsın, bilmem ne yapsın. Yesin Paris’lerde, bilmem nerelerde, öğle yemeği yesin, hanımlar, hamamlar… Böyle şey olmaz.
ADNAN OKTAR: Sanatçının hakkının sanatçıya verilmesi lazım. Başbakanımız munis bir insan. Bu konularda hassasiyeti olan bir insan.
MÜSLÜM GÜRSES: Başbakanımızdan memnunuz. Tayyip Bey, değerli bir insan da, işte şu sıralar dur bakalım, onun da etrafı biraz, yani pozisyon biraz şey. Türkiye hafif bir kaos gibi bir şeyler yaşıyor. İnşaAllah bunları atlattıktan sonra, bunlara da şey yapsın. Zannediyorum bunları da iyileştirecektir.
ADNAN OKTAR: Yatışacak, güzel olacak, her yer, her şey güzel olacak. Yani hükümet de başarılı olacak göreceksiniz. Ortalık da yatışacak. Türkiye şahlanışta, çırpınıyorlar. Bir kere at şahlandı yani.
MÜSLÜM GÜRSES: Eğri oturalım doğru konuşalım.
YUNUS BÜLBÜL: Bugün televizyonda bir Alman bayan çıktı. Yirmi senedir buradaymış, röportaj yapıyorlardı bir kanalda, öyle sevindim ki duygulandım, ağlayacağım. “Ben Türkiye’yi çok seviyorum.” dedi. “Türkiye çok güzel memleket. Bizim Almanya yaramaz. İnsanlar kimseye aç olduğu zaman kimse bakmaz. Burada hiç kimse aç değil. Biz köyde yaşıyoruz, dört tane benim çocuk var.” dedi.
MÜSLÜM GÜRSES: Şiş kebabı seviyoruz. Türkiye sevilmez mi ya?
YUNUS BÜLBÜL: “Ben buradan gitmem. Burada öleceğim ben.” diyor. “Bu bayrak, bu güzel camii sesini duyuyorum.” diyor. Kilisede de her şeyin bir güzelliği var ama öyle bir insanın, oradan gelmiş bir insanın böyle konuşması insana duygu veriyor.
ADNAN OKTAR: Ama baştan sona çok şiddetli güzel Türkiye. İstanbul’a baktıkça her seferinde hayret ediyorum, maşaAllah. Karadeniz ayrı güzel, Akdeniz ayrı güzel, Güneydoğu ayrı güzel, Trakya ayrı güzel, İzmir ayrı güzel, her yer, İç Anadolu ayrı güzel, Amasya, Turhal, Tokat, Çorum, bağları, bahçeleri, o bağ evleri.
YUNUS BÜLBÜL: Turhal’ın suları buz gibi böyle, Tokat’ta bir tepeye çıkmıştık böyle orada bir kuyu kebabı vermişlerdi bize, hatta ben üç tane birden yedim.
MÜSLÜM GÜRSES: Her şeyden önemlisi, Hocam yani bir dağı güzel gösteren ağaçlardır, yeşili, şusudur, busudur. Bir yeri de güzel gösteren insanlarıdır. İnsanlarımız çok güzel.
ADNAN OKTAR: Çok güzel, o insanla güzel oluyor, evet, maşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES: Batı’da git, düşsen kimse bir şey yapmaz yani. Ölsen bile, can çekişsen yahut “bu kimdir, neyin nesidir” diye böyle o inceliği göremezsin. O hassasiyeti göremezsin. Ama burada insan sevgisi var. Yani Yunus Emre’nin hep işte onun torunlarıyız, değil mi Hocam?
ADNAN OKTAR:MaşaAllah maşaAllah. Düşünüyorum hakikaten mesela Allah esirgesin, bir yabancı ülkenin elinde olmuş olsa buz gibi olurdu ortalık. Yani son derece soğuk, resmi, yani güzel, düzgün olabilir, ama o aşk, o derinlik, o güzellik, o Anadolu sıcaklığı olmazdı, Allah esirgesin.
MÜSLÜM GÜRSES:Tabii, para var ama şimdi her iş de para değil ki kardeşim. Para tamam, önemli bir kuvvet para para ama yani sizler daha iyi bilirsiniz. Sizin yanınızda bir şey değiliz.
ADNAN OKTAR:Estağfirullah.
MÜSLÜM GÜRSES:Yani para bir şeydir, her şey değildir ki. Para bir şeydir, her şey değildir. Bizde sevgi var, aşk var, değil mi? Yani insan sevgisi ama orda öyle bir şey yok. Adam gelmiş, aya çıksın. Çıksın ama hiç. O dayanışma, o kardeşlik, o yok işte. O olmayınca da lezzet, hiçbir şey yapamıyorsun, soğuk yani, değil mi Hocam?
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. O dedeler, tabii çok güzel mesela o yaşlı anneler, o köylü insanın o güzel şivesi, o yerde oturup mesela ayran içmeleri. Yani onlar, onun güzelliği orada. Onun mütevazi olmaları, onların o güzel sıcak, candan üslupları, arif olmaları. Alim olmak ayrı, arif olmak ayrı. Ariftir Anadolu insanı. Mesela çobanı beğenmiyorlar bazen. Halbuki çoban ariftir. Adam okumuştur da, çok özür dilerim, odun gibidir. Yani okumak kurtarmaz. Arif olmak önemlidir. Kalp ehli olmak. Müslüm Baba’yı da canımız gibi sevmemizin nedeni kalp ehli olmasıdır.
MÜSLÜM GÜRSES:Allah razı olsun Hocam.
ADNAN OKTAR:Allah aşkıyla kalbi nur gibi maşaAllah. O sevgiyi etrafa çok güzel yansıtıyor. Allah bizlere bağışlasın, Allah kalbine ferahlık versin, uzun ömür versin, bereket versin.
MÜSLÜM GÜRSES:Sağ olun Hocam. Sizlerle iftihar ediyoruz. Sizin gibi büyük insanlarla ne güzel topluma ışık oluyorsunuz.
ADNAN OKTAR:Allah razı olsun.
MÜSLÜM GÜRSES:Toplumun önündesiniz. Ne güzel. Yani böyle ilim sahibi insanlar her zaman baş tacı yapılması gerekir. Yani her zaman baş tacı yapılması gerek. Ne demiş ozan, bir Allah kelamı, değil mi? Bilenle bilmeyen bir olmaz.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah maşaAllah, Allah kelamıdır, doğru.
MÜSLÜM GÜRSES: Allah kelamı, değil mi?
ADNAN OKTAR:Evet, doğru.
YUNUS BÜLBÜL:Hocamın çok güzel kitapları var, biliyor musun? Bir baktım, bakarken...
MÜSLÜM GÜRSES:Emek vermiş işte.
YUNUS BÜLBÜL:... Müslüm Bey ile Yunus Bey’e birer karton, dediniz.
ADNAN OKTAR:Birer koli, evet.
YUNUS BÜLBÜL:Alacağız şimdi birer tane karton, ona göre.
MÜSLÜM GÜRSES:Demin onu söyledim; güzeli yakalamak kolay değil ki Hocam. Arkada konuşuyorduk, yani güzeli yakalamak kolay değil. Ne kadar kim bilir eziyetler çekmiştir, neler yapmıştır. Kolay değil ki derinlere inmek, bilmem ne yapmak. Öyle herkesin kârı değildir. Onun için saygı duymak gerekir. Saygı duymak gerekir.
ADNAN OKTAR:Allah razı olsun. Allah inşaAllah milletimizi, devletimizi payidar etsin, dünya hakimi etsin inşaAllah. İnşaAllah fitneyi, fücuru kaldırsın Allah. Bütün milletimize ferahlık, suhulet versin, başarılı kılsın ordumuzu, devletimizi son derece güçlü kılsın Cenab-ı Allah. Düşmanlarına Allah hidayet versin. Hidayet vermediklerini de helak etsin Allah. Müslüm Babamızı bizlere bağışlasın Allah. Sizleri de öyle. Sizleri çok seviyoruz. Yunus Bülbül çok değerli ve çok kıymetli bir kardeşimiz. Değerli bir sanatçımız. Hem sinema sanatçısı, hem ses sanatçısı. Müslüm Babamız da öyle. Allah güç kuvvet versin. Kalbinize ferahlık, inşirah versin. İyilik ve güzellikler hep sizlerle olsun. Allah başımızdan eksik etmesin Müslüm Babamızı, inşaAllah.
YUNUS BÜLBÜL:Sizinle nail olmak kolay değil. Onu herkes biliyor.
ADNAN OKTAR:Allah razı olsun.
MÜSLÜM GÜRSES:Sizden de razı olsun, sağ olun, var olun.
ADNAN OKTAR:İnşaAllah. Peki babamızı daha fazla yormayalım, Müslüm Babamızı. Bir ara verelim. İnşaAllah yine Allah nasip ederse, görüşürüz. İnşaAllah Allah uzun ömür versin hepimize, inşaAllah.
MÜSLÜM GÜRSES:Görüşürüz Hocam, görüşürüz Hocam.
ADNAN OKTAR:Çok iyi olur inşaAllah.
Kuran Tefsiri
Devamı ...Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet
Devamı ...