SUNUCU:İyi geceler sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. A9 Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara, Kütahya Destan Tv ve HarunYahya.Tv sitemizden yayınlanmakta olan, Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri programımıza hoş geldiniz. Nasıl başlamak istersiniz Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet şimdi, Berkerim neler konuştunuz? Neler konuşalım?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Biz münafıklardan bahsettik ve Kuran’ın yeterliliğinden bahsettik, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:İyi yaptınız. Münafıklar, Allah diyor ki ayette; “Onlar sizi gözetleyip duruyorlar” diyor. Ahir zamanda da televizyondan gözlüyorlar. “Gözetliyorlar” diyor. Gözetleme ne? Bakmak. Müminler de bakıyor bize şu an, münafıklar da bakıyor, dindarlar da bakıyor, dinsizler de bakıyor, hepsi bakıyor inşaAllah.
Evet şimdi Şeyhimizi dinleyelim.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s)’ın insanlarla kendi evinden konuşacağını, tebliğ yapacağını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bildirmiş. İmam-ı Bakır (a.s) aktarıyor; “Kaimimiz Hz. Mehdi (a.s) kıyam edince, onlarla konuşmak istediğinde duyarlar ve kendi mekanında olduğu halde onu görürler” diyormuş Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:“Ciğer yiyenlerin oğullarının Şam mimberine oturduğunda” Mehdi (a.s)’ın zuhuru. Bakın; “Ciğer yiyenlerinin oğullarının Şam mimberine oturduğunda.” Şimdi Hafız Esad’ın oğulları, özellikle o öbür oğlan dehşet saçıyor, tam ciğer yiyen. Yani ciğerleri parçalayan. Azılı katil anlamına geliyor, ciğer yiyen. “Ciğer yiyenlerin oğullarının Şam mimberine oturduğunda” şu anda da öyle oldu. Şam’a hakimler, inşaAllah.
Allah diyor; “Nebilerden misak aldı ve dedi ki: “Ben sizin Rabbinizim, şu Muhammed benim resulüm, şu alim müminlerin emiri değil midir? “Evet” dediler. Böylece peygamber oldukları kendilerine belli oldu” diyor. Bir rivayet bu. “Onların içinde yer alan Ulu’l Azm peygamberlerden şu şekilde misak aldı; “Şüphesiz ben sizin Rabbinizim, Muhammed benim resulümdür, Hz. Ali müminlerin emiridir. Ondan sonra gelen vasiler de benim emirimin velileri, ilmimin bekçileridir. Mehdi (Accel Allahu ferecehu) aracılığıyla dinime yardım edecek ve onunla devletimi zahir kılacağım. Onunla düşmanlardan intikam alacağım. Onun aracılığıyla insanlar isteyerek veya istemeyerek bana kulluk sunacaklardır.” Bu rivayet nereden geliyor? Humran Ebu Cafer Muhammed Bakır (a.s)’dan rivayet ediliyor El-Usûl Mine'l-Kâfîisimli kitapta. Değişik bir rivayet olduğu için bunu da okudum.
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Sizin daha iyi bildiğiniz gibi Hocam, son dönemde CHP’de eksen kayması yaşandığı konusu sık sık gündeme geliyor. Dün de Oral Çalışlar bu iddiaları dile getiren bir yazı yazmış. CHP’nin Diyarbakır’daki saldırıdan sonraki açıklamalarını hatırlatmış. “Hem Grup Başkan Vekili Hamza Cebi’nin açıklaması, hem de Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının, darbe davalarının askerin elini kolunu bağladığı, bu nedenle morallerin bozuk olduğu” şeklindeydi daha önce. Ayrıca “grup başkan vekili de, Kürtlerin kimlik taleplerini reddeden açıklamalar da yaptığını” yazmış Oral Çalışlar. “Bunun CHP’nin İddia Edilen Ergenekon davasının arkasında durmayı ana siyasi misyon sayan klasik CHP söylemi olduğunu” belirtmiş. Oral Çalışlar; “Kürt sorununda çözüm için iki yol olduğunu” savunmuş; “Birincisi milliyetçilik ya da militarizm, ikincisi temel hakların kabulünü esas alan demokrasi, kültür paylaşımı, etkileşim, yenilenme, insan ve empati odaklı yol” demiş. “CHP’nin uzun yıllardır birinci çözüm yani askeri çözüm söylemini benimsediğini, ancak seçim dönemindeki açıklamaları ile değişmiş görünüm verdiğini” belirtmiş. “Ancak 13 kişinin şehit olduğu olaylardan sonraki açıklamalar ile tekrar CHP’nin özüne döndüğünü düşündüğünü” yazmış. “Bunun eksen kayması olup olmayacağını zaman içinde göreceğimizi” söylemiş. Ve Sayın Kılıçdaroğlu da açıklama yapmış, CHP’de eksen kayması konusunda; “Eksen kayması olmadığını, eğer bir eksen kayması varsa, bunun ancak halka daha yakın, toplumun hiçbir kesimini ötekileştirmeyen bir CHP olmaları şeklinde olabileceğini” söylemiş.
ADNAN OKTAR:Ya eksen kaymaları falan, onlar söz değil, yani onlarla alakası yok. CHP normalde delikanlı partidir. Atatürk’ün kurduğu bir partidir. Aydın bir partidir. Aklı başında bir partidir. İddia edilen Ergenekon Terör örgütüne de hiçbir şekilde destek vermez. Yani öyle bir yönü olmaz, inşaAllah. Vatanın, milletin menfaatlerini koruyan bir parti. Fakat tabii bizim gönlümünüz istediği, Marksist, Leninist düşünceye karşı, anti-komünist, anti-Darwinist propaganda yapılması gerektiğini Meclis’te açık açık savunmaları. Mesela bunu Sayın Kılıçdaroğlu söylese, milletin gönlüne taht kurar. Hiç konuşulmamış bir söz. Dese ki; “Devlet anti-komünist, anti-materyalist, anti-Darwinist eğitim versin Güneydoğu’da ve bütün Türkiye çapında, bu terörün komünist düşüncenin kökeninde, Marksist, Leninist propaganda vardır. Marksist, Leninist propagandaya, anti-Marksist, anti-Leninist, anti-Darwinist propagandayla cevap verilmesi gerekir, bu da devletin işidir, bunu devlet yapsın” dese çok büyük olay olur. Bu CHP için çok tarihi büyük bir şeref olur. Gerçek bu söylediğim de ayrıca, bilimsel bir gerçek, aksini de kimse iddia edemez, doğru söylüyorum. Yani aksini söyleyen bana yazsın göndersin, net. Ama ekseni mekseni falan kaydı maydı yok. Eksen lafları bunlar yeni çıkan sözler, bunlara gerek yok. Bizim partilerimiz genellikle delikanlı partidir. MHP de öyledir, Ak Parti’nin de ben dürüst olduğunu düşünüyorum. Ama Ak Parti’ye biraz sahip çıkılması lazım, çok üzerine gidilince, rahat hareket edemezler. Teşvik edilip, doğru istikamette giderlerken, onlara yardımcı olmak lazım. Fakat tabii yargıdaki bozukluk, bazı yerlerdeki bozukluk ve eksiklik çok hayati. Bunun acil düzeltilmesi için Anayasa mı değişecek, neyse gereği, bunun hepsinde Ak Parti’ye yardımcı olmak lazım. CHP benim gördüğüm, hürriyetçi bir parti, Avrupai bakış açısına sahip. Bu güzel. Bizim yolumuz sırf Ortadoğu değildir. Biz aynı zamanda, Avrupalıyız. Avrupa’nın medeniyeti, kültürü, mimari anlayışı, sanat anlayışı, sevecenliği güzel, demokrasi anlayışı güzel. Biz bunları bütünüyle bir alıp, daha da ilerisini, daha iyisini yapmamız gerekiyor. Onun için Avrupa Birliği’ne girme olayı güzel ama Türk İslam Birliği’nin lideri olarak, hiç geciktirmeden. Teklif yapsın Türkiye hepsi kabul eder. Eğer kabul etmezlerse, gelsin bana söylesinler. Yani bütün İslam alemi de kabul eder, Türklük alemi de kabul eder. Biz lideriz, ne diyorsunuz desinler. Demokrat bir lider, demokratik bir lider. Yani lider olup ta, böyle asıp, kesen, dağıtan, değil anarşiyi, terörü durduran, yardımlaşmaya teşvik eden sanayide, bilimde, sanatta, iktisatta her şeyde yardımlaşmaya teşvik eden bir tavır içinde olmaları kastediliyor. Yoksa bir büyüklük, bir saldırganlık, bir azamet anlamında değil. Bir askeri güç iddiasıyla değil. Dolayısıyla bizim milletimiz iyi, güzel, komşularımız da güzel, Yunanistan da güzel, Suriye de güzel, hepsi güzel. Dost mesela benim canım Yunanlı böyle şeker, tatlı mesela bak. Demek ki güzel olacak her şey. Birleşelim. Onlar Avrupa Birliği’ne girmişler, biz de girelim, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak. Türkiye’de müthiş bir demokrasi meydana getirir ama görülmemiş bir şey. Yani Avrupa böyle parmak ısırsın. Özgürlükleri alabildiğine genişletelim. Tam bir fikir özgürlüğü olsun. Demokrasi tam otursun. Laikliği tam Avrupa ayarında bir laiklik anlayışı, hatta daha da ilerisi, daha da güzelini oturtalım. Kuran ahlakı püfür, püfür hâkim olsun. Türkiye de Türk İslam Birliği’nin lideri olarak böyle anlı, şanlı Avrupa Birliği’nin de lider olsun. İnşaAllah. Çünkü o zaman Avrupa Birliği de herkese yardımcı olur. Mesela Yunanistan’da kriz var. Onu kaldırabilir, Türkiye, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak. Değil mi? Bizim parçamız Yunanistan. Tabii çok rahat olur. Gidiyorlar, oradan IMF’den para alıyorlar. Niye IMF’den para alsın? İslam alemi çok zengin. Şak, götürür parayı verir, ferahlatır. Komşu zengin olursa, biz de zengin oluruz. Biz zengin olursak, komşumuz da zengin olur. Biz fakir, onlar zengin öyle bir şey olmaz. Herkes zengin olduğunda, zenginliğin bir anlamı vardır, güzelliğin vardır. Değil mi? Muhabbetle, sevgiyle yaklaşalım, konuları çözelim. Yani ben, mesela CHP’lilere gıcık olan tipler vardır. Ben mesela onu çok yanlış buluyorum. Ben Kılıçdaroğlu’nu çok şahane buldum. Ne dedi? “Biz şehit olmaya hazırız” dedi. Çok delikanlıca bir ifade, yiğitçe yani biz bunun söylenmesini istedik. Bunun konuşulmasını istedik. Tak, konuştu, gayet güzel. Mesela dedik; partiler bir deklarasyon yayınlasın. Hemen ertesi gün deklarasyon yayınladılar. Helal olsun partilere. Nefis yani bu gelişmeler, bayağı güzel. Bizim milletimiz şekerdir, güzel insanlardır. Karmaşık partiler, bizim abuk sabuk partilerle işimiz olmaz. Ondan sonra bizim mesela, TKP vardır. O bile aklı başındadır, olgundur TKP. Saldırgan, olay çıkaran değil, fikirle hareket eder. Yani anarşi ve teröre karşıdır, kargaşaya karşıdır. Mesela onun ayrı bir çizgisi vardır. Dolayısıyla İslam’ın sıcaklığını, samimi güzelliğini, candanlığını yaşayalım. Birbirimizi sevelim. Dünya zaten kısa. Sevgiyle dünya güzeldir. Allah’ın istediği gibi bir kul olalım. Allah bereket verir, o zaman bolluk verir, iyilik, güzellik verir ve sevgi amaçlı dostluk ve kardeşlik amaçlı bir sıcaklığı yayalım. İslam zaten o zaman kendiliğinden yayılır ve hâkim olur. Yani İslam’ın zemini sevgiyidir. Sevgi zemininde çok rahat hâkim olur, İslam. İnşaAllah.
Buyur Şeyhim.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Marksist, Leninist fikir ve uygulamaları her zaman bilimsel olarak eleştiriyorsunuz. Lenin ve sonrasında, Stalin yönetimindeki komünist ve ateist rejimin hüküm sürdüğü Rusya’da insanlara yaşatılan, dehşet ortamı ve acıları anlatan birkaç resim göstermek istiyorum, izin verirseniz. O dönemlerde halkın uğradığı, büyük zulümlerle ilgili kısa bilgiler var içeriğinde.
ADNAN OKTAR:Evet, bakalım.
ALTUĞ BERKER:1921 ve 1922 yıllarında, Lenin’in oluşturduğu kasıtlı kıtlık sonucunda, Sovyet sınırları içinde tam 29 milyon insan, açlıkla pençeleşti. Bunların 5 milyonu da açlık nedeniyle yaşamını yitirdi. 1920’lerin başındaki kıtlık, Bolşeviklerin köylülerin mahsulüne zorla el koymasının bir sonucuydu. Yüz binlerce çocuk ve milyonlarca insan kıtlıktan öldü. Lenin ise yoldaşlarına, “kıtlığın çok yararlı olduğunu” söylüyor ve “ancak bu sayede insanların Tanrı’ya olan inancını yok edebiliriz” diyordu. Resimde de bir deri bir kemik kalmış çocuklar, açlıktan kıvranarak ölüyorlar. Onlarla ilgili bilgiler var. Stalin bir din adamı olarak yetiştirilmişti. Ama genç yaşlarında okuduğu bazı kitaplar, onu bir ateist ve komünist olmaya sürükledi. Bunların başında Darwin’in Türlerin Kökeni adlı kitabı geliyordu. Stalin’in Ukrayna’da oluşturduğu kıtlık sonucunda, 6 milyon insan öldü. Üstte gördüğünüz kıtlık sırasında, açlıktan kıvranan bir anne ve çocuğu. Altta ise kıtlık sonucunda ölmüş küçük çocuklar. Stalin’in ölüm kampları. Komünist parti politikasına karşı en ufak bir direniş gösterenler, “gulag” olarak adlandırılan çalışma kamplarına gönderildiler. Kamplarda tutsaklar ölesiye çalıştırılıyordu. Resimlerde, gulaglarda çekilmiş bazı görüntülerdir. Stalin döneminde infazlar bazen toplum önünde gerçekleştiriliyordu ve böylece halka korku mesajı veriliyordu. Bu resimdeki rejim muhalifleri, 1946 yılında Sovyet gizli servisi tarafından bu amaçla bir meydanda asılmışlardı.
ADNAN OKTAR:Cesur politikalar çok önemli. Yani samimi politikalar çok önemli. Samimi insanı herkes seviyor, destekliyor, en başta Allah korur. Allah’ın koruduğunu da, Allah âli eder. Cenab-ı Allah’ın koruduğunu bir zorluk çıkartmaz, kolaylık çıkartır, inşaAllah.
“Şeyh Adnan Oktar Allah sizin ve A9 üzerindeki nimetlerini artırsın, bu dünyada ve ahirette. Breat Walker.” Ben ne zaman şeyh oldum Berker Hocam? Hayırdır inşaAllah. Ama yurt dışında genellikle öyle diyorlar. Yani söylemene gerek yok, direkt şeyh. Hitap öyle. Yani hayır birbirlerine de öyle hitap ediyorlar. Yani bir mesela kitap yazdıysa birisi, dinden, İslam’dan bahsediyorsa, direkt şeyhle başlıyor konu. Benim bildiğim şeyhin bir silsilesi olur veyahut bağlantısı olur.
“Selamun Aleyküm canım Hocam. Talebenizin muvaffakiyetinin daim olması için dua buyurunuz, canım Hocam” diyor. Allah basiret, feraset, derin iman nasip etsin, inşaAllah.
Evet, Şeyhim seni dinliyorum.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Bugün Malezya The Star Gazetesi’nin televizyon haberi sayfasında, sizin kitabınızdan faydalanarak hazırlanan Kıyamet Günü belgeselinin yayın saati veriliyor ve içeriği tanıtılıyor, inşaAllah. Bu gazete Malezya’da İngilizce olarak 300 bin tirajlı olarak basılıyor. En yüksek Tiraja sahip. Belgesel Kuala Lumpur’dan yayın yapan Malezya hükümetinin sahibi olduğu Al-Hijrah Televizyonu’nda yayınlanıyor, inşaAllah.
Fındıkkıran kuşunu tanıtıyorum. Son baharda topladığı çam fıstıklarını 5 bin ayrı yere gömüyor fındıkkıran kuşu ve kış gelince yerlerini tek, tek bularak karnını doyuruyor. Batı Amerika’nın yüksek yerlerinde yaşayan bu kuş, karla kaplanmış olan kilometrelerce uzunluğundaki olan arazide, daha önce gömdüğü fıstıkların yerlerini, çeşitli işaret noktalarından hatırlayabiliyor. Çalışmalar, bu canlıların büyük kayalar gibi çeşitli işaret noktalarının yönlerini ve uzaklıklarını belirleyecek kadar zeki olduklarını ortaya koyuyor. 5 bin fıstığın yerini hatırlayıp çıkarıyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Ne şeker şey bu böyle. Bakış, tam klasik kuş bakışı, kafanın içi bomboş görünümünde ama insan aklından daha keskin bir akıl var. Çok şaşırtıcı. Kardeşim örümcek, mesela küçücük hayvan, insan aklından daha akıllı. Arı, ufacık hayvan, insan aklından daha akıllı bu çok şaşırtıcı, Allah’ın hikmeti. Yani beyin hacmiyle de alakası yok, beyin hacmi olarak çok ufacık onun beyni, şu kadar falan bir şey ama süper akıllı. Bu, Allah’ın bir gücünü göstermesi, Allah’ın haşmetini, sanatını göstermesi, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Kuran Bilime Yol Gösterir isimli kitabınızı tanıtıyorum Hocam inşaAllah. Allah Kuran’da insanları, göklerin yerin, dağların, yıldızların, bitkilerin, tohumların, hayvanların, gece ile gündüzün meydana gelişinin, insanın kendi doğumunun, yağmurun ve yaratılmış daha birçok varlığın üzerinde düşünmeye ve bu varlıkları incelemeye çağırmaktadır. Bunları inceleyen insan ise tüm varlıklarda Allah’ın yaratış sanatını görecek, böylece kendisine ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimizi tanıyabilecektir. Bazı cahillerin ve yobazların düşündüğü gibi din ve Kuran bilime karşı değil, bilimin öncüsüdür, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kardeşim ben hayret ediyorum, nasıl bir anlayıştır? Kuran’a baktığımda ben, hep güzellik, sevgi, akıl yani dürüst olmak, samimi olmak, ben bunu görüyorum. Yani sağlıklı, sıhhatli makul yaşamanın, düzgün yaşamanın bütün kurallarını, mükemmel anlattığını görüyorum Cenab-ı Allah’ın. Mesela ne diyor Cenab-ı Allah, şeytandan Allaha sığınırım. “De ki; duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi” (Furkan Suresi, 77). Ne güzel mesela dua etmek, bir şeyi Allah’tan istemek. Ve duayı da Allah, hep kabul ediyor, maşaAllah. Mesela bu çok büyük bir nimet, ibadet olarak kabul ediyor. Ve çoğu dua da, fiilen meydana gelir, mesela biz İttihad-ı İslam için, Türk İslam Birliği için dua ediyoruz, bakın görün İslam hakim olacak. Mesela Darwinizm’in yerle bir olması için dua ettim, Allah, Yaratılış Atlası’nı yarattı, yerle bir etti. Televizyon olsun Ya Rabbi dedim, Allah televizyon yarattı, Ya Rabbi çok kitabım olsun dedim, Allah çok kitap yarattı. Sözlerim etkili olsun dedim, sözlerim etkili oldu. Tabii, Allah mesela sağlık sıhhat veriyor elhamdülillah, yani 54-55 yaşında varımdır aşağı yukarı yani hiç kendimi öyle hissetmiyorum. Samimi olarak söylüyorum yani 20-25 gibi falan yani bana komik de geliyor, 55. Mesela 55 yaşını ben bilirim, dede gibi olurdu insanlar, benim çocukluğumda 55 yaşındaki insanlar. Yani ellerinden falan her şeyinden anlaşılırdı, damar yapısından, kemik yapısından. Ben hiç hissetmiyorum, yani öyle bir alamet de görmüyorum, o ruhu, o felsefeyi de bulamıyorum üstümde, hep yani 20-25’te kaldım ben kafaca, mantıkça, hep o şekilde gidiyorum. Hayır yapamam da ben yani dede üslubunu beceremem de, nasıl olur bilmiyorum Allah vermesin, inşaAllah.
Mesela diyor ki Cenab-ı Allah; şeytandan Allaha sığınırım. Yunus Suresi, 93: “Andolsun biz İsrailoğullarını hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik”, ne güzel, bir nimetten bahsediyor Allah onlara. O zaman Müslümanlar, güzel bir yerde, güzel bir şekilde yerleşiyorlar. Bereket veriyor Allah, bolluk veriyor, ferahlık, iyilik veriyor. Mesela diyor ki Cenab-ı Allah, şeytandan Allaha sığınırım. 101, “De ki; göklerde ve yerde ne var? Bir bakın.” Göklere ve yere bakın. Nasıl bakacaksın? Teleskopla bakacaksın, mikroskopla bakacaksın, elektromikroskopla bakacaksın, her şeyle bakacakmışsın. Allah “bakın” dediğinde, bir sınır yok her türlü imkanı kullanıp bakacaksın. “İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler, (deliller) ve uyarmalar bir yarar sağlamaz.” Ama demek ki baktığımızda, harika şeyler göreceğiz. Proteinin yapısını göreceğiz, hücrenin yapısını göreceğiz. Göğe baktığımızda, yıldızlarda ki ihtişamı göreceğiz. Gökyüzündeki sistemin matematik mükemmelliğini göreceğiz.
Şeyhim seni dinliyorum.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, İsrailoğulları’ndan bahsettiniz. Tevrat’ta Allah sevgisiyle ilgili birkaç bölüm okuyorum. Mesela Yasa’nın Tekrarı 6/5’te; “Allah’ınız Rabbi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.” Yine 13/3’te Yasa’nın Tekrarında, “Allah’ınız Rab, kendisini bütün yüreğinizle, bütün canınızla sevip sevmediğinizi anlamak için sizi sınamaktadır” diyor. Başka bir yerde; “Allah’ınız Rabbi sevin.” Böyle, oldukça fazla bölüm var Tevrat’ta Hocam.
ADNAN OKTAR:Bakın, “Bütün yüreğinizle sevin” ne kadar güzel bir ifade. “Bütün gücünüzle, bütün yüreğinizle.” Hakikaten öyledir yani Allah’ı insan sevdiğinde, herhangi bir sevgi gibi değil. Bütün imkanıyla, bütün gücüyle sevmesi lazım. Çok güzel.
ALTUĞ BERKER:Aynı zamanda Tevrat’ta Hz. Mehdi (a.s)’ın müjdelendiğini anlatmıştınız. Moşiyah ve Kral Mesih olarak Musevilerinde Hz. Mehdi (a.s)’ı beklediği. Tevrat’ta Hz. Mehdi (a.s)’ın özelliklerinden okuyorum Hocam: “Mehdi sadece sedirinden hükümdarlık edecek” diyor. Başka bir yerde Yeşaya 9:6’da; “O’nun adı harika öğütçü olacak.” diyor. “Unutulduğu, beklenmediği bir anda gelecek” diyor. Yine Yeşaya’da; “Bütün halk Mehdi’yi bütün güzelliğiyle görecek.” “O adil kurtarıcı ve alçak gönüllüdür” diyor Zekeriya 9:9’da. “Uluslara barışı duyuracak” diyor Zekeriya 9:10’da. “Bağırmayacak ve sesini yükseltmeyecek.” “Yeryüzünde ezilenler için, dürüstçe karar verecek.” “Yönetim, onun omuzlarında olacak” diyor. Bunlar hep Tevrat’tan Hz. Mehdi (a.s)’a dair, Hz. Mehdi (a.s)’ın özelliklerine dair bölümler ve daha oldukça özelliğini sayıyor Hocam, Tevrat Hz. Mehdi (a.s)’ın inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. “Yunanistan’daki Osmanlı torunundan Selamun Aleyküm.” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Adnan Hocam, ben sizlere Yunanistan’dan yazıyorum. Doğma büyüme buralıyım, Batı Trakya Türklerindenim. Hocam benim bir arzum var, ben her ay İstanbul’a geliyorum, eğer geldiğimde sizi görüp ellerinizden öpersem çok bahtiyar olacağım.” Estağfirullah, biz sizin ellerinizden öperiz. “Lütfen bizler için dua edin, Yunanistan’dan sevgiler saygılar Adnan Hocam. Mustafa Hasan.” MaşaAllah, Yunanlılar bizim canlarımız, aynı Anadolu insanları gibi. Yunanistan ile bizim çoktan birleşmemiz gerekiyordu, çoktan sınırların açılması gerekiyordu. Türk İslam Birliği içerisinde inşaAllah, Yunanistan da olacak. Bu birlik, mesela Avrupa Birliği’ne girdiler, orada bir bereket bulamadılar. Ama inşaAllah, hayır kalsınlar orada ama Türk İslam Birliği içine girdiklerinde, gör bakalım zenginliği, gör bakalım, bereketi bolluğu, ferahlığı. Çok muhteşem olur, inşaAllah.
Biraz şu Cübbeli’nin ahir zaman anlatımlarını dinleyelim.
VTR- Cübbeli, “İslam Ahlakının Hakim Olacağını” ve “Kendisinin de O Günlere Hazırlık Yaptığını Anlatıyor.
ADNAN OKTAR:Orada nerede boy diye geçiyor? “Cismi” diyor. Bakın kendisi söylüyor, buna rağmen “boy” değiştiriyor. Arapçada boy kelimesi ayrıdır, cisim ayrıdır. Cisim demek; bir şeyin bir bütünü demektir, cismi demek; bütünü. Bir insanın cismi deyince, sen ne anlarsın?
ALTUĞ BERKER:Bütün vücudu.
ADNAN OKTAR:Bütün vücudu anlarsın. Boyu anlaşılmıyor, boyu ayrı bir kelimedir. Bakın orada saptırıyor, bambaşka bir hale sokuyor. Ama yine de anlatıyor.
ALTUĞ BERKER:İsrailli boyu diye bir kriter olmadığını da söylemiştiniz.
ADNAN OKTAR:Tabii İsrail'de kısa boylu insanlar da var, uzun boylu insanlar da var, orta boylu insanlar da var. İsrailli boyu diye bir boy olur mu? İsrailli cismi olur. Ben-i İsrail görünümlüdür Hz. Mehdi (a.s), inşaAllah. Mehmet Şevket Eygi Hocamız yarınki yazısında, geniş çapta Hz. Mehdi (a.s)'dan bahsetmiş. "Geleceğin muhbiri sadık Resulullah (s.a.v.) tarafından haber verilmiş olan, Hz. Mehdi (a.s)'ın zuhuruna kadar yani aşikar oluşuna kadar, ortalık her geçen gün daha kötüleşecektir. Her gün bir felaket olacaktır” diyor. “Fitne fesat daha da genelleşecek ve yoğunlaşacaktır. Nihayet Hz. Mehdi (a.s) zuhur, Hz. İsa (a.s) nüzul edecektir. Hz. Mehdi (a.s) devrinde Kuran'a, sünnete uyulacaktır. İlahi emirler yerine getirilecek, yasaklardan kaçacaklardır yani helale-harama dikkat edeceklerdir” deniliyor. “Haksızlıklar, zulümler, sömürüler son bulacaktır.” Haksızlık kalmıyor, hiçbir şeyde adalette yargıda da olsun hiçbir yerde. Zulüm olmuyor, sömürü olmuyor. “Adaletli olan adil olan kanun ve nizamlara göre suç işlemeyen herkes, güven içinde olacaktır. Kokuşma sona erecektir. Rüşvet, haram yeme, hortumlama, gayrimeşru komisyonlar, riva, ahlak ve adalet dışı spekülasyonlar önlenecektir, fahşa azgınlığın her türlüsü ortadan kalkacaktır. Hz. İsa (a.s) nüzulündan sonra ehli Kitap, fevç fevç, akın akın toplu halde hidayet bulacaktır. Zayıf ve acizlerin hakları, güçlülerin ellerinden koparılıp alınacaktır.” Yani ‘güçlülerin zayıflar üzerindeki hakimiyeti kalkacak’ diyor. “Halk camilerde toplu namaz kılacaklar” diyor. “Bazı reformcular, sahte Atatürkçüler, ehli sünnet düşmanları Hz. Mehdi (a.s) çıkacak, Hz. İsa (a.s) inecek denince, mosmor oluyorlar” diyor. Bu arada Cübbeli'de mosmor oluyor tabii. “Ter ter tepiniyor ve ‘hayır çıkmayacak, inmeyecek’ diye diretiyorlar. Bir haber bize tevatür beyinesi ile muhbir-i sadıktan gelmişse (Resulullah (s.a.v.)'den) artık onun vukuundan şüphe edilemez.” ‘Kesin olacak’ diyor. Hz. Mehdi (a.s) zuhur edecek, Hz. İsa (a.s)'da nüzul edecektir” diyor. Helal olsun Mehmet Şevket Eygi Hocamız’a. Geçenlerde de yine böyle bir yazısı vardı değil mi Berker Hocam?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, sık yazıyor maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet bu aralar sıklaştırdı. Demek ki Hz. Mehdi (a.s) faaliyetlerini yoğunlaştırdı ortalardaki, mübarek böyle yapmazdı. Çünkü Hz. Mehdi (a.s)'dan çok nadir birkaç yılda bir bahsederdi. Şu an peş peşe peş peşe yazıyor. Demek ki bir zuhurat tespit etti, bir şey hissetti ki, Allah kalbine ilham etti, üslubunda değişiklik oldu, maşaAllah.
Evet Şeyhim, buyur.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. www.Kurandasabir.imanisiteler.com internet sitesi, sizin Hocam Kuran'da Sabır adlı kitabınızdan faydalanılarak hazırlanmış, maşaAllah. Bu sitede Kuran'dan çeşitli örnekler verilerek, sabrın güzel ahlakın temelini oluşturan en önemli konulardan biri olduğu ve insanı dünyada ve ahirette sayısız nimetin kapısını açtığı hatırlatılmaktadır. Ve bu yolla tüm akıl sahiplerini sözün en güzeline uymaya davet edilmektedir. Dahası her ne zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın, Allah'ın rızasını kazanmak için, bu ahlakından taviz vermeyen ve Rabbimiz için güzel bir sabırla sabredenler, dünyada ve ahirette alacakları güzel karşılıkla müjdelenmektedir, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Beril Hocam, sen bir şey söyle.
SUNUCU:İnşaAllah Hocam. Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. Bakara Suresi, 8: "İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik” derler; oysa inanmış değillerdir. 10: Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır."
ADNAN OKTAR:Bir daha söyle ayeti.
SUNUCU:İnşaAllah. Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım, “İnsanlardan öyleleri vardır ki: “Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik” derler; oysa inanmış değillerdir. 10: Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır."
ADNAN OKTAR:Evet maşaAllah. Ayeti gayet güzel anlatıyorsun, Cenab-ı Allah da mühim bir konuya dikkat çekmiş. Münafıklar çok oyuncu çok sahtekardırlar. Şeytani bir zekaya sahiptirler Müslümanlara oyun oynamada, şeytan ile tam ittifak halindedirler. İttihad-ı İslam'ı sureti kati istemezler, Türk İslam Birliği’ni, Kuran'ın yeterliliğini asla kabul etmezler, Hz. Mehdi (a.s)'dan bahsedilmesinden hiç hoşlanmazlar, geçiştirmeye çalışırlar, Hz. İsa (a.s)’ın inişinden de hiç hoşlanmazlar, geçiştirmeye çalışırlar. Cahilliğinden yapan kişileri tenzih ediyorum. Mesela münafıkların bir kısmı der ki; “Hz. Mehdi (a.s) şahs-ı manevi’dir.” Şahsı manevi olunca Hz. Mehdi (a.s), muhatap olmayacakları biri olmuş oluyor. Yani Hz. Mehdi (a.s), çıkmayacak demenin bir başka açıklaması oluyor bu. Hz. Mehdi (a.s) ruhtur dersen, yine Hz. Mehdi (a.s)'ın çıkması imkansız hale gelir. Yani Hz. Mehdi (a.s)’ı reddetmenin başka bir yoludur bu. Hz. Mehdi (a.s) gelip geçmiştir dersen, bu da Hz. Mehdi (a.s)’ı reddetmenin yoludur. Hz. Mehdi (a.s), yüzlerce yıl sonra gelecek dersen, bu da Hz. Mehdi (a.s)’ı reddetmenin bir yoludur. Münafıklar genellikle bu yöntemleri uygularlar. Bir kısım insanlarda, cahilliğinden dolayı bunu uygularlar. Bu yöntemleri uygularlar. Münafıklara benzemekten Allah'a sığınmak lazım.
"Eğer şeddeli (mim) dahi şeddeli lamlar gibi bir sayılsa, o vakit bin ikiyüz seksendört eder. O tarihe Avrupa kafirleri devlet-i İslamiye'nin nurunu söndürmeğe niyet ederek, on sene sonra Rusları tahrik edip Rus'un doksanüç muharebe-i meş'umesiyle (kötü savaşıyla) alem-i İslam'ın parlak nuruna muvakkat (geçici) bir bulut perde ettiler. Fakat bunda Resail-in-Nur şakirdleri yerine Mevlana Halid'in şakirdleri o bulut zulümatını dağıttıklarından bu ayet bu cihette onların başlarına remzen (işaretle) parmak basıyor. Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli lamlar ve (mim) ikişer sayılsa bundan bir asır sonra" Yani 1910 yılından bir asır sonra ne yapar? 2010-2011 yaklaşık olarak o tarihler. "... bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin şakirdleri olabilir." (Şualar, Birinci Şua, s. 85) “Her neyse” diyor Bediüzzaman, “her neyse” diyorsa, fevkaladelik vardır, “bu nurlu ayetin çok nurani nükteleri var” diyor. Baktık; ebcedi 2022 tarihini veriyor ayrıca. Dünya hakimiyeti tarihini veriyor. Evet Şeyhim dinliyorum.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Ben aniden uykuya dalan bir kediyi göstermek istiyorum, inşaAllah.
VTR- Sevimli Kedi.
ADNAN OKTAR:Bizim Çikolata’ya benziyor acayip şeker. Acayip tatlı, maşaAllah. Şeyhim dinliyorum.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Hz. Mehdi (a.s)'a karşı çıkanların kimler olacağından Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bahsediyor: “Onun açık düşmanları fukaha (fıkıh alimleri) olacak. Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak. Hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak” diyor, “Hz. Mehdi (a.s)’a o yüzden karşı geleceklerini” söylüyor. Aynı zamanda İmam-ı Rabbani Hazretleri de, bu kişilerin Mehdi Hazretleri için; “Bu kimse (Hz. Mehdi (a.s)) dinimizi kaldırmak ve şeriatımızı izale etmek (mahvetmek) istiyor” diye aktarıyor, İmam-ı Rabbani Hazretleri, inşaAllah.
Bir internet sitemizi tanıtıyorum, Hocam. Yine “komünizmle ilgili birçok internet sitesi hazırladığınızı ve devam ettiğini” söylemiştiniz. “www.komunizminbilimseltarifi.com.” Biraz önce Lenin’in ve Stalin’in ve diğer komünist liderlerin yaptığı zulümlerin resimlerini gördük, milyonlarca insanın kıtlıktan ölümüne sebep olanların. Bu siteniz; “www.komunizminbilimseltarifi.com” İnşaAllah, “13 şehidimize Allah’tan rahmetle” siteniz başlıyor ve diğer konularda, bu konudaki kitaplarınız, Komünizm Pusuda isimli eseriniz, Doğu Türkistan’la ilgili; Komünist Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmüyle ilgili eseriniz ve komünist liderlerin yaptığı zulümlerle ve fikri yapılarıyla ilgili anlatımlarınız. Marksist-Leninist terör örgütü olan PKK’ya karşı çözümün nasıl olacağını fikri anlamda, bilimsel anlatımlarla olacağını detaylı anlatımlarınız ve diğer komünizmle ilgili internet sitelerinizi anlatan detaylı bir internet sitesi, inşaAllah; “komunizminbilimseltarifi.com”
Sevimli canlılar gösteriyorum, iman hakikatleri olarak, inşaAllah.
VTR- Sevimli Canlılar.
ADNAN OKTAR:Bayağı güzelmiş, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Münafıklıkla ilgili şöyle söylemiştiniz Hocam; “Münafığın muhbirliği olmadan, alçaklığı olmadan, kahpeliği olmadan küfrün sistemi yürümez” dediniz. “Müslümanlara her türlü kötülüğü, Müslüman görünümünde münafıklar yapar. Bir münafığın gücü, bin kişi gücündedir, onun için onlara yapılacak azabın gücü de çok fazladır. Cehennemin en alçak yerine koyuyor Allah münafıkları” dediniz Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Hayırlı sohbetler” diyor, bir kardeşimiz. Brad Walker da, “İslam’ın uygulanması, birbirini sevmek ve affetmektir” diyor. Evet İslam’da, mühimdir o. Azerbaycan’dan da kardeşlerimiz yazmışlar, maşaAllah.
Yedinci mes’ele: Rivayette var ki, “Süfyan büyük bir alim olacak, ilmiyle delalete düşer. Ve çok alimler ona tabi olacaklar” Yani ‘birçok yobaz da ona tabi olacak’ diyor. Hafız Esad’ın kafasında, binlerce sarıklı var. Hem Darwinist, hem materyalist, hem solcu, hem komünist, hem Müslüman, hepsi karışık birarada. “Bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle” zekasıyla, münafık olduğu için “zekasıyla ve fenniyle” Darwinist-materyalist felsefeyi savunmasıyla “ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır.” Hafız Esad’da öyle oldu. “Ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar” Birçok sahtekar hoca da onun kafasında oldu, ona fetva verdiler.
SUNUCU:Bizi yarın 22:00’dan itibaren A9 Tv, Adıyaman Asu Tv, Mavi Karadeniz Radyo, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.Tv sitemizden takip edebilirsiniz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR:Şeytandan Allah’a sığınırım. Nur Suresi, 64: “Dikkatli olun;” diyor Allah. Şimdi bu muhkem hüküm, bütün Müslümanlar dikkati açık olacak, uyumayacaklar, bir kısmı uyuyor. “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır.” Uzayda ne varsa ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. “O, üzerinde bulunduğunuz şeyi elbette bilir. Ve O'na döndürülecekleri gün, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah, her şeyi bilendir.”
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. “Hz. Mehdi (a.s)’ın talebelerinin az sayıda, seçkin kişilerden oluşacağını” Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bildirmiş; “O’nun yanına gelenler kaçınılmaz olarak seçilecekler, ayrılacaklar ve elenecekler. Büyük çoğunluğu bu elemeden geçemeyecek” buyurmuş Peygamberimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Nur Suresi, 55. ayeti oku.
ALTUĞ BERKER:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.”
ADNAN OKTAR:“Kuran’da, Mehdiyet var mı?” diyorlar, işte buyrun dünya hakimiyetinden bahsediyor Allah, “ve bunu yapacağım” diyor, “dünya hakimi, yapacağım sizi” diyor. Başındaki kişiye de, Hz. Mehdi (a.s) deniyor. Birinci ayetin ebcedi; 2019, ikinci ayetin ebcedi; 2013, üçüncü ayetin ebcedi; 2050. Ne anlama geliyor bu? Hepsi ahir zamanla ilgili.
Şeytandan Allah’a sığınırım. Kehf Suresi, 65: “Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular” bu da, 2010 tarihini veriyor; hem Hz. Hızır (a.s)’a, hem Hz. Mehdi (a.s)’a bakan ayet, inşaAllah.
Yusuf Suresi 21: “Allah, emrinde galib olandır.” Ebcedi; 2011 tarihini veriyor. Yani anlayana, çok açık delil, inşaAllah.
Tamam, yarın görüşüyoruz inşaAllah.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...