SUNUCU:İyi geceler sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. A9 Tv, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.Tv sitemizden yayınlanmakta olan ‘Adnan Oktar ile Gece Sohbetleri’ programımıza başlıyoruz inşaAllah. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR:Hocam buyrun.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Daha önce resimlerini göstermiştik Hocam, kısa bir filmle İran-Mehdi (a.s) konferansından bir görüntü göstermek istiyorum inşaAllah. Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Seyyid Hasan Firuzabadi, arkadaşlarımızın kendisine “Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Bu Yüzyılda Gelecek” kitabınızı hediye etmesi üzerine ayağa kalkıyor ve kitabı öpüyor, size teşekkür ve takdirlerini söylüyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Tümgeneral Hasan Firuzabadi, Ayetullah Ali Hamaney’e yakınlığıyla biliniyor. Konferansta yaptığı konuşmada; “günümüz dünyası adalet dağıtan bir kurtarıcıyı, Hz. Mehdi (a.s)’ı heyecanla bekliyor” diye bir konuşma yaptı ve bütün salon Hz. Mehdi (a.s)’ın en yakın zamanda zuhuru için dua etti, inşaAllah. Görüntülerini gösteriyorum inşaAllah.
VTR (İran-Mehdi (a.s) Konferansı)
ADNAN OKTAR:Dosta sevinç, düşmanlara kahır. Bayağı güzel maşaAllah. Müslümanların birliği, ittihadı açısından çok şahane bir vurgu, çok şahane bir anlatım. Bayağı güzel olmuş, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bu konferanstan resimler de vardı uygun görürseniz Hocam, inşaAllah. Konferansa katılan kişilerle ilgili bilgi vermek istiyorum. Seyyid Mesud Pürsaid Agai; konferansı düzenleyen ve Mehdi Enstitüsü Başkanı, geçen sene sizi ziyarete gelmişti, inşaAllah. Doktor Nadir Talepzade; İran sinemasının en tanınmış film yapımcısı. Özellikle Hz. İsa (a.s) ile ilgili yaptığı filmle çok iyi tanınıyor. Önce kendi merak edip, kitabı başkasından alıp inceliyor, onun üzerine arkadaşlarımız da ona hediye ediyorlar. Sizi çok iyi tanıyormuş Hocam ve sizin eserlerinizin İran’da geniş çapta tanıtılması için faaliyet yapmak istediğini bildirmiş. Profesör Hamid Molana; Amerika George Washington Üniversitesi’nde profesör, İranlı ama Amerika’da da yaşıyor. Ahmedinejad’ın danışmanlığını yapıyor, ona çok yakın bir isim kendisi. Muhammed Hasen Safer Harandi; önceki Kültür Bakanı, Sayın Ahmedinejad’ın kabinesine aldığı ilk isimlerden.
ADNAN OKTAR:Müslümanların birbirine sevmesi açısından, dost, arkadaş olmaları açısından çok güzel. Şii’ydi, Caferi’ydi diye Müslümanlara tavır alıyorlardı, bu ortadan kalkmış oluyor, inşaAllah. Nur gibi insanlar, tertemiz Müslümanlar, muttaki insanlar. Müslümanları böyle ayırmaya gerek yok. Bilakis sevgiyle yaklaşmak lazım, iki günlük dünya, imtihan oluyoruz, imtihanın sonucunda hepimiz ahirete gideceğiz, inşaAllah. İnşaAllah, hepimiz yaptığımız amellerin iyiliğine veyahut yanlışlığına göre Allah Katında değerlendirileceğiz, inşaAllah.
Buyur.
ALTUĞ BERKER:Hocam Tokat’ta sizin eserlerinizi dağıtmışlar gönüllü kardeşlerimiz, A9 Tv tanıtımı da yapmışlar.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, maşaAllah helal olsun gençlere, bayağı güzel. Geniş bir alanda yapmışlar, çok iyi olmuş. Tokat’a gitmiş gibi oldum. Bayağı güzel maşaAllah. Aferin bunlar koçyiğit, aslan maşaAllah. Her il, her ilçede, her köyde böyle çalışmalar yapmak çok çok faydalı olur, çok çok isabetli olur, hayır olur, bereket olur, iyilik olur. Dinsizlere ızdırap, müminlere de sevinç vesilesi inşaAllah, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Hocam siz Türk halkı için; “Doğuştan asker millettir, delikanlıdır. Herhangi bir durumda kimse canını, malını düşünmez, vatan, millet, din, iman, namus dediğinde bütün milletimiz bambaşka bir şekle girer. Halkın bölücülüğe sonuna kadar karşı olduğunu” söylemiştiniz. Nitekim 13 askerimizin şehit olmasının ardından, Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca insanımız yürüyüş yaptı. Onunla ilgili resimler var. İstanbul’da Bağdat Caddesi’nde, Taksim’de, Bolu, Burdur, Kayseri, Marmaris, Kırıkkale, Eskişehir, Konya gibi birçok şehirde vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla birlikte, “hepimiz askeriz, vatanı böldürtmeyiz, askere uzanan eller kırılsın, PKK şaşırma sabrımızı taşırma, her Türk asker doğar” gibi sloganlar atarak genç-yaşlı hep birlikte yürüdüler, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, o birlik beraberlik ruhu çok önemli.
ALTUĞ BERKER:Bugünkü gazete ve internet sitelerinde, Hıristiyan ve Musevilerden sonra, Müslümanlar arasında da evrime inanma konusunda ayrılıklar yaşanmaya başlandığıyla ilgili bir haber vardı. Amerika’daki bazı imamlar evrimi kabul ettiklerine dair ortak bir metne imza atmışlar. Metinde özetle, “biz imamlar olarak devlet okulları ve eğitim müdürlüklerinde ve kurumlarında evrim biliminin öğretilmesinde kararlı olunmasını ısrarla tavsiye ediyoruz” ifadeleri yer alıyormuş. Bu şekilde bir açıklama yapılmış Hocam.
ADNAN OKTAR:İmza atmasınlar da bir göreyim bakayım. Elleri mahkum. O imzayı zorla attırırlar. Bir Müslüman niye gidip ona imza atsın? Çok utanç vesilesi. Bir kere evrimin yıkıldığının imzasını atıyorlar, hiç görülmemiş bir şey oldu ahir zamanda. Müslüman imamlardan, hahamlardan ve rahiplerden geniş çapta imza topluyorlar “evrime inanıyoruz” diye. Herhalde fazla bastık. Hoplamışlar demek ki. Büyük geçmiş olsun, adamı işte böyle yaparlar. Darwinizm’in yerle bir olduğunun ve nasıl perişan hale geldiğinin, nasıl acınacak hallere geldiğinin delili işte. Evet Şeyhim, dinliyoruz.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Demin bahsettiğimiz o yürüyüşlerden görüntüleri gösteriyorum şu anda. Vatandaşlarımızın her ilde yaptığı bayraklı birlik görüntüleri, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, her partiden vatandaşımız bu konuda ittifak halinde mühim olan bu. MaşaAllah şahane.
ALTUĞ BERKER:Hocam siz dün, Lenin ve Stalin dönemindeki Rusya’da yaşanan vahşetin örneklerinden göstermiştiniz. Bugün de izin verirseniz, komünist diktatör Mao’nun, Çin’de oluşturduğu dehşet ve yıkıma dair biraz bilgi vermek istiyorum. Mao’nun büyük atılım politikası sonucunda, 1958-1961 yılları arasında, Çin’in genelinde yaşanan kıtlık tarihin en büyük ve en ölümcül kıtlığı olarak kabul edilir. Kıtlık sonucunda ölen insan sayısının 40 milyon kadar olduğu tahmin ediliyor. Mao’nun direktifleriyle 6 ile 10 milyon arasında kişinin doğrudan öldürüldüğü hesaplanmış. Yaklaşık 20 milyon karşı devrimci de, ömürlerinin önemli bir bölümünü cezaevlerinde geçirdi. Mao’nun kültür devrimi ilan etmesiyle birlikte, Kızıl Muhafızlar adı verilen gençler, ülkenin dört bir yanında terör estirmeye başladılar. Doğu Kızıldır marşını söyleyerek doğruca sokaklarda geziyor, komünizme aykırı buldukları herkesi tutuklayabiliyor veya her şeye saldırabiliyorlardı. Bu şekilde binlerce üst düzey bürokrat, üniversite hocası, bilim adamı ve aydın tutuklandı, korkunç işkencelerden sonra aşağılanarak idam edildiler. En normal ve meşru davranışlar bile komünizme aykırı bulunup cezalandırılabiliyordu. Kızıl Muhafızlar, devrimci enerjiyi azaltma diye adlandırılan, kedi-kuş beslemeyi, çiçek yetiştirmeyi, bahçeye çiçek ekmek, böylece karşı devrimcilik oluyormuş, bunları yasaklamayı uygun gördüler.
ADNAN OKTAR:Yani sevgiyi, şefkati yasaklamış oluyorlar.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam inşaAllah. Büyük kentlerde, özellikle Şangay’da devriyeler, uzun ya da briyantinli saçları sorgusuz sualsiz kırpıyor, dar pantolonları parçalıyor, yüksek ökçeleri söküyor, sivri uçlu ayakkabıları deliyor ve dükkanları uygun adlar almaya zorluyordu. Kızıl Muhafızlar yoldan geçenleri kendi seçtikleri Mao’nun deyişlerinden birini ezbere okutturmak için durduruyordu. İnsanların çoğu evlerinden dışarı çıkmayı göze alamıyordu.
ADNAN OKTAR:İşte komünist kafasının ne olduğu hakkında kısa bir bilgi vermiş oluyorsun, yüzlerce çirkin yönünden bir tanesi.
ALTUĞ BERKER: Hocam siz yıllardır PKK ile mücadelede tek çözümün karşı fikri çalışma olduğunu ve terörün ancak fikri zeminini yok ederek durdurulabileceğini anlatıyorsunuz. Nitekim Öcalan da; “PKK’lı teröristleri genç yaşta fikri propaganda yoluyla elde ettiklerini” açıklamıştı. Bu gerçeği ortaya koyan yeni bir akademik çalışma yapılmış. Bu araştırma; “PKK’lıların küçük yaştan itibaren fikren eğitilmeye başlandığını ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre PKK’ya katılım yaşı en fazla 15 ile 17 arasında. Bölücü başı Öcalan taş atan çocuklara 13 yaşından itibaren kendi fikirlerini empoze eden, propaganda yapmaya başladıklarını ve bu çocukların birkaç yıl içinde yapılan propagandanın etkisi altına girdiğini” yine daha önce söylemişti. Ayrıca araştırmada, “taş atan çocukların PKK’nın dağ kadrosu için havuz görevi gördüğü belirtilerek, taş atan çocuklar ile PKK’nın bağlantısı kesilirse, PKK’nın insan kaynağı da büyük oranda kesilmiş olur” açıklaması yapılmış. Ayrıca yine bu araştırmaya göre, “PKK’ya katılan kişilerin ortalama yaşama süresi 7.2 yıl, ortalama olarak öldükleri yaş da 26.3” olarak belirtilmiş.
ADNAN OKTAR:Evet komünizmde, komünist düşüncede insanın kıymeti yoktu.
ALTUĞ BERKER:Hocam siz, 1956 yılına Üstad Hazretleri’yle Risale-i Nur’da dikkat çekildiğini anlatıyordunuz. Al-i İmran Suresi’nde 81. ayet-i kerime’yi okuyorum, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Hani Allah peygamberlerden kesin bir söz almıştı. Andolsun size kitap ve hikmetten verip, sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.” Burada “beraberinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde” ebcedi; 1956’yı veriyor, inşaAllah, sizin daha evvel söylediğiniz gibi Hocam, inşaAllah. Risale-i Nur’da da 1956’ya işaret olarak, Üstad Hazretleri ebced yapıyor; zulümatın ve nifakın son bulma dönemi olarak, 1956’yı gösteriyor. 1956’da Risale-i Nurlar da özgür oluyor, mahkemede beraat ediyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:2120’ye kadar, inşaAllah. Göktaşlarıyla ilgili filmimizi gösterelim.
VTR (Göktaşlarıyla İlgili Film)
ADNAN OKTAR: Dawkins’in bu ifadesine ne diyorsun?
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam, siz daha iyi biliyorsunuz inşaAllah, kendi savunduğu fikrin dünyayı felakete götüreceğini izah etmiş. Darwinizm’i toplumlara uyarlayınca, güya iddia ettikleri o mücadeleyi insanlar arasına soktukça, insanların birbirini ezdikleri, kötü karakter sergiledikleri, insanların mutsuz olduğu, zulümlerin işlendiği bir dünyayı kendileri bizzat kendileri müşahede edip, bunu istemediklerini ifade ediyorlar, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Darwinizm dünyayı batırır” diyor, hem de Darwinizm’i savunuyor. İnsanlığı mahveder diyor, uzun uzun anlatıyor. “Hayatın bir anlamı kalmaz” diyor. O zaman niye Darwinizm’i savunuyorsun? Yanlış olduğunu bile bile üstelik.
Beril Hocam seni dinliyoruz.
BERİL HANIM: Estağfirullah Hocam. Allah münafıklar için söylüyor, inşaAllah: “Arada bocalayıp dururlar. Ne onlarla, ne bunlarla. Allah kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.” (Nisa Suresi, 143)
ADNAN OKTAR: Münafıklar ortacıdır, her tarafa döner, rüzgar gülü gibi.
ALTUĞ BERKER: Ünlü Celveti şeyhlerinden Bandırmalızade Mustafa Haşim Efendi Hazretleri, ‘Anka-yı Maşrık’ adlı eserinde, Rum Suresi’nin ilk üç ayetinin ve bazı surelerin başındaki huruf-u mukattanın, Peygamberimiz (s.a.v.)’e ve Hz. Mehdi (a.s)’a malum kılındığını şöyle ifade ediyor: “Rum Suresi’nin başından, galip geleceklere varıncaya kadarki ayetler yani Rum Suresi bir, iki, üçüncü ayetler, Sübhani sırlar ve Kurani harfler ve diğer Kuran surelerin başında olan huruf-u mukattalar malum vakte dek meydana gelecek kainat hadiselerinin zuhurunu ve ilahi hükümlerin esrarını ayan ve beyan ederler. Nübüvvet hanedanının seyitlerinin ve hatemi velayet sırrının varisinin malumlarıdır ki, işte bu ayeti kerimeye yakın bir iman ile iman edenler, zikrolunan Kuran manalarının sırlarını şüphesiz kabul ederler.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Muhyiddin Arabi Hz. Mehdi Resul (a.s) hakkında ne diyor, bir de onu oku.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah. Muhyiddin Arabi Hazretleri’nin Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili şiiri: “Esrarı ulumi ilahiden olan Mehdi hakkındaki esrarın pek azını hallettik. Ey imam çık artık İslam atıl kaldı. Onu başlangıç haline döndürmek sana farz kılındı. Zaman huruf üzerine döndüğünde Allah’ın adıyla Mehdi kalkacak, oruçtan sonra hatimde çıkacak. Ey bu haberi işitenler, onu görürseniz benden ona selam söyleyin” demiş Muhyiddin Arabi Hazretleri.
ADNAN OKTAR: Ve Aleyküm Selam. İletiriz inşaAllah, Hz. Mehdi (a.s)’ın talebeleri olarak ileteceğiz inşaAllah.
Beril Hocam, seni dinliyoruz.
BERİL HANIM:Estağfirullah Hocam. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik.” (Nisa Suresi, 80) buyuruyor Allah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri deccaliyetin Darwinist ve ateist olmasıyla ilgili birçok anlatım yapmış, onlardan bir tanesini aktarıyorum. “Tabiyyun, maddiyyun” yani tabiatçılık, maddecilik (materyalizm-Darwinizm) felsefesinden tevellüd eden (doğan) bir cereyan-ınemrudane, (isyankar bir akım) gittikçe ahir zamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla intişar ederek (yayılarak)” materyalizm-maddecilik yoluyla yayılarak, “kuvvet bulup, uluhiyeti (Allah’ın varlığını) inkar edecek bir dereceye gelir” diyor Bediüzzaman Hazretleri. Bu mealde çok fazla anlatımı var, inşaAllah, ahir zamanda da bu materyalist akımları, Hz. Mehdi (a.s)’ın tam susturacağını ifade ediyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Osmaniye’den, Ali Şahin koçyiğit ne yazmış?
ALTUĞ BERKER:“Selamun Aleyküm Muhammed Adnan Hocam.” Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Ellerinizden öpüyorum. Bugün tıraş olmak için gittiğim erkek kuaföründe oraya gelen arkadaşların izlemesi için A9 Tv kanalını ayarladım, inşaAllah, hayırlara vesile olur Hocam. A9 Tv kanalının tanıtımlarını yapmak istiyorum, bana broşür gönderir misiniz?” demiş.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, koçyiğit. Bakın küçük gibi görünen ama büyük bir hizmet. Mesela bir benzinlikte ayarlamak veyahut bir lokantada o televizyonun ayarını yapmak çok güzel bir şey, çok güzel bir şey ve çok faydalı olur ve birçok insanın sevabına vesile olur. Çünkü sevap alacak bir hareket olduğu için, kendisi de sevap alır, seyredenlere de sevap verdirtir, hayırlara vesile olur. Mesela bugünkü programlara baktım, çocukların konuşmaları nefis. Doktor Cihat’ın anlatımlarına baktım, diğer kardeşlerin anlatımlarına baktım, gayet güzel anlatıyorlar, hocam da öyle gayet güzel anlatıyor, detay detay detay, her program ayrı nefis. Yani ilmi, akılcı, doyurucu, Allah’ın sanatını mükemmel anlatan izahlar. Bunu teşvik etmek, bu imkanı geliştirmek, buna zemin hazırlamak çok hayati bir şey ve bayağı güzel bir hizmet, herkesten Allah razı olsun, maşaAllah, bayağı iyi.
ALTUĞ BERKER:Kuran ve sünnet ışığında, sizden öğrendiklerimizi anlatıyoruz Hocam inşaAllah, Allah razı olsun.
Murat Bardakçı’nın bugünkü yazısında; “Devletimizin 1920’lerden bu yana ihmal ettiğimiz, hatta bir çeşit reddi miras saydığımız devletleri ve halkları son birkaç yıldır hatırladığını ve buralara ağabeylik yapmaya başladığını” yazmış. “Buna Neo Osmanlılık” diyerek, “eleştirenlere cevaben, her imparatorluk geleneğinde, kendisine tabi devletlere yardım eli uzatma adeti bulunduğunu, üstelik Türkiye’nin ağabeylik yaptığı devletlerin, Avrupa İmparatorlukları gibi deniz aşırı yerlerdeki sömürgeler değil, eskiden Osmanlı sınırları içerisinde bulunan vilayetler olduğunu” söylemiş. “O devrin İstanbul’u veya Bursa’sı ile Trablus’u, Bağdat’ı, Şam’ı ya da Kahire’si arasında bir fark olmadığını, bu devletlere ağabeylik yapmanın son derece tabi bir imparatorluk geleneği olduğunu” vurgulamış.
ADNAN OKTAR:Allah Allah, maşaAllah bunlara bir şeyler oldu, geçenlerde Fatih Altaylı, şimdi bu sevimli tombul, yani maşaAllah. Çünkü tam aksini yazıyordu, “bunu nereden çıkarttınız” diyordu. Yani bu anlattığının, tam aksi bir üslubu ballandıra ballandıra anlatıyordu. Ama yayınlarımız, A9’daki anlatımlar, oradaki sohbetler, oradaki vurgular, en katı kalpleri bile demek ki düzeltiyor. Üslubu tamamen değişti, maşaAllah, elhamdülillah. Allah vesile etti, kardeşlerimizin, bizlerin konuşmalarını. Bakın o da döndü, maşaAllah, Türk İslam Birliği’ni savunan bir Osmanlı, bir Cumhuriyet evladı konumuna geldi gördüğüm kadarıyla, inşaAllah bu çizgisiyle devam eder. Geçenlerde de Fatih Altaylı’ya da hayret ettim, maşaAllah, hiç ummadık adamlar, değişmeye başladılar. Fatih Altaylı da şiddetle karşıydı, tam aksini savunuyordu, çok fazla yazısı var, gösterebilirim. Ama A9 Tv’nin etkisi mükemmel oluyor elhamdülillah, onun için teşvik edelim diyorum. Mesela onlar da canlı hayvanların böyle güzelliklerini, hayat şekillerini yayınlayan bir üslup içine girdiler. Mesela bakıyorum, sevgiden, şefkatten bahsediyorlar, stil değişti, yöntem değişti, iyiye gidiş var, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Bir kitabınızı tanıtmak istiyorum; ‘Kuran’da Dua.’ Hocam siz bir sohbetinizde; “Dua kaderin anahtarıdır” demiştiniz, inşaAllah. İnsanların oldukça büyük bir kısmı, duayı sadece darlık ve sıkıntı anında elde gelen tüm ihtimaller denendikten sonra Allah’ı hatırlamak şeklinde anlamaktadırlar. Oysa dua, her zaman yapılması gereken bir ibadet, inşaAllah. Bu kitabın amacı; Allah’ın kullarına ne kadar yakın olduğunu, onlardan nasıl bir dua istediğini anlatmak, inşaAllah.
Bununla ilgili bir ayet okuyorum, şeytandan Allah’a sığınırım. Bakara Suresi, 186; “Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.”
ADNAN OKTAR:Allah’a duada çok akıllı bir bağlantı gerekir. Yani dua, Allah ile bağlantıyı sağlayan mühim bir ibadettir. Duayı ezberden değil de, düşünerek, tefekkür ederek, samimi bir şekilde yapmak lazım. Tam bir teslimiyetle, için için, candan, hatta ayetteki ifadeyle ürpererek, aşkla, Allah korkusuyla, Allah sevgisiyle, candan bir sevinçle, Allah korkusu ruha hakimken, ümit var olarak, hüsn-ü zan ile, o haşyetle yaparsak çok çok güzel olur. Fevkalade önemli bir ibadettir.
ALTUĞ BERKER:Şöyle söylemiştiniz, Hocam: “Bediüzzaman diyor ki” dediniz, ‘Münafıklar, yılan gibi şeytani bir zekaya sahipler ve dessastırlar’ diyor Bediüzzaman” dediniz. “Onun için, karşı atağın çok akılcı ve Kurani olması gerekiyor” dediniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. İskoçya’dan bir kardeşimiz yazmış; “Sormak istediğim çok şey var ama bu akşam sadece sizi Allah için çok ama çok sevdiğimi ve şu an yaşayanlar içinde kendi çocuklarım da dahil, en çok sizi sevdiğimi yazmak istedim” diyor, maşaAllah, elhamdülillah. “Muhterem Hocam, beyaz giyerseniz başka yakışıyor, siyah giyseniz ayrı yakışıyor, sizi izlemeye doyamıyoruz, maşaAllah. Bu akşam yine her zamanki gibi, çok ama çok yakışıklısınız, maşaAllah” diyor. “Şeyh Nazım Hazretleri’nin dediği gibi, ‘siz de ayrı bir tecelli var’” diyor. Seven gözle bakarsa, öyle görür, maşaAllah. Nurla bakan, nur görür. Güzel bakan, güzel görür. Hayırla bakan, hayır görür, inşaAllah. Müminler böyledir.
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Çileğin gelişimiyle ilgili bir film göstermek istiyorum Hocam, inşaAllah.
VTR (Çileğin Gelişimi)
ALTUĞ BERKER: Hz. İsa (a.s)’ın öğütleri var şu şeklide; “Ne mutlu size haset edildiğiniz, sövüldüğünüz ve hakkınızda her çeşit çirkin ve yalan söz söylendiği zaman, o zaman neşeli ve sevinçli olun. Çünkü sevabınız gökte çoğalmıştır. Ey dünya kulları, zahid görünmek için başınızı tıraş ediyorsunuz, gömleklerinizi kısaltıyorsunuz ve başlarınızı aşağıya eğiyorsunuz. Ama kin ve hasedi kalbinizden çıkarmıyorsunuz. Hak olarak söylüyorum ki, bütün insanlar yıldızlara bakıyorlar, fakat yalnızca onların rotasını ve menzillerini tanıyan kimseler, onlar vasıtasıyla karanlık gecelerde kendi yollarını bulabilirler. Sizler de hikmet öğreniyorsunuz. Ama yalnızca onunla amel eden kimseler hidayete kavuşabilirler. Ey dünya kulları, yazıklar olsun size, buğdayın tadını almak, hoş ve hazımlı olması için onu, çerçöpten temizleyip dövüyorsunuz. İmanın da tadını almak ve size fayda vermesi için onu halis etmeniz gerekir” demiş, Hz. İsa (a.s) buyurmuş, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Beril Hocam buyrun.
SUNUCU: Estağfirullah Hocam. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed'dir. O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.” (Nisa Suresi, 1-4.)
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Ümmetin ömrünün 1500 yıl olacağını söyleyen alimleri sırasıyla okuyorum Hocam. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, büyük İslam alimi İmam Celaleddin Es-Süyuti, önde gelen büyük muhaddislerden Muhammed Abdul Rauf el Manevi Es-Şafi, Abdullah bin Kesir, El Berzenci Hazretleri, Ebu Cafer Muhammed İbn Cerir et- Taberi, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Hanbeli Mezhebinin kurucusu büyük imam İmam-ı Ahmed Bin Hanbel, on birinci yüzyılda yetişmiş büyük hadis alimi ed-Deylemi, Beyazıt-ı Bestami, hepsi ümmetin ömrünün 1500 yıl olacağını söylemişler.
ADNAN OKTAR: Cübbeli, “ben hepsinden daha iyi biliyorum” diyor, “bana göre öyle değil” diyor. Bütün dört mezhep imamından daha iyi biliyormuş, Bediüzzaman’dan, Elmalılı Hamdi’den, bütün müçtehidlerden daha iyi biliyormuş. “Ben hepsinden daha iyi biliyorum, bana sorun. Suyuti’den de iyi biliyorum” diyor, yani “Müslüman alim yok” diyor. Allah hidayet versin, Allah aklını, fikrini açsın. Şeyh Ahmed Yasin Hocamız’ın, son çektiğimiz videolarından seyredelim, inşaAllah.
VTR (Şeyh Ahmed Yasin Hazretleri, Muhammed Raşit Erol Hazretlerinin, “1980 yılında Hz. Mehdi (a.s) zuhur etti” dediğini anlatıyor.)
VTR (Şeyh Ahmed Yasin Hazretleri Diyor ki; “Vaktimizin Bediüzzaman’ı, Sayın Adnan Oktar’dır.)
VTR (Şeyh Ahmed Yasin Bursevi Hazretleri Mahmut Hoca Efendi’nin kendisini asrın müceddidi ilan etmediğini anlatıyor.)
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız, kalbi temiz olduğu için, inşaAllah vicdanı temiz olduğu için, samimi olduğu için, sevenleri, milyonları buldu, bakın herkes seviyor, herkes tanıyor, inşaAllah. Allah tanıtıyor velisini, çünkü enaniyet yapmıyor, kibir yapmıyor, Müslümanların hepsini seviyor, şefkatle bakıyor, merhametle bakıyor, muhabbetle bakıyor, akılcı bakıyor, halis bakıyor, hurafeye gitmiyor. Saygısı, hürmeti çok güzel. Allah’a teslimiyeti tam, Peygamberimize (s.a.v) teslimiyeti tam, velilere karşı sevgisi çok güzel. Onun içinde Allah onu da aziz yapıyor, büyütüyor, değerli hale getiriyor, bütün Müslümanlara sevdiriyor. Allah ömrünü uzun etsin hocamızın sağlık, sıhhat, bereket, bolluk versin, iyilik versin, hastalıklardan beri kılsın, bizlere bağışlasın, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hz. Mehdi (a.s)’ın kimin dost, kimin düşman olduğunu, hemen anlayacağına dair bir hadis-i şerif var, İmam-ı Cafer-i Sadık Aleyhisselam naklediyor ve bir ayeti kerimenin Hz. Mehdi (a.s)’a baktığını söylüyor. Şöyle, şeytandan Allah’a sığınırım; “Suçlular çehrelerinden tanınacak.” Muhammed Suresi 30. ayet; “Suçlular çehrelerinden tanınacak,” ayeti hakkında şöyle buyuruyor İmam-ı Cafer; “Allah onları tanır, lakin bu ayet kaim Hz. Mehdi (a.s) hakkında nazil olmuştur.”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hz. Mehdi (a.s), münafıkları çehrelerinden tanıyacak ve ashabı ile birlikte onları manen darmadağın edecek.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Bana yine sorular geliyor herhalde. “Hocam bunu üçüncü kere gönderiyorum’’ diyor. “Bahadır Paksoy, Almanya’dan” kardeşimiz yazıyor. Yani okuyalım da rahatla maşaAllah, çok şeker.
ALTUĞ BERKER: “Muhterem Hocam bu e-mail’i lütfen televizyonda okuyun ki, önce kendi nefsime ve başkalarına da ibret olsun. Bundan 7-8 ay önce size karşı ön yargıyla davranıp birkaç e-mail yollayıp incitici yazılar yazmıştım. Sonradan maalesef hata yaptığımı anladım ve bunun manevi bedelini ödedim ve hala da ödüyorum. Aile düzenim bozuldu, oysa çok mutlu ve huzurlu bir ailem vardı. Size yaptığım haksızlıktan dolayı buna duçar olduğumu biliyorum. Ne olur bana hakkınızı helal ediniz. Benim ve ailem için sizden dua ve himmet istirham ediyorum. Ben acizane Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’ne muhabbet duyan bir fakirim. Onunla yıllar önce Almanya’da karşılaştım. Sizin hakkınızda dediklerini duyunca kendimden utandım. Sizden helallik istiyorum, Rabbim de affeder, inşaAllah. Mevlam,hizmetlerinizin karşılığını iki dünyada da misliyle verir niyazıyla. Elimden geldiği kadar tüm tanıdıklarıma A9 Tv’yi ayarlıyorum, tavsiye ediyorum. Ayrıca kitaplarınızı aldırıyorum. Cümlenize saygı ve muhabbetlerimi bildirir, tekrar helallik ve dua bekliyorum. Almanya’dan bir kardeşiniz Bahadır Paksoy.”
ADNAN OKTAR: Hakikatten birkaç kere geldi bu bana, daha önce de geldi. Okumadım ama çok ısrarlı olunca artık.
“Selamun Aleyküm Hocam. İsmim Orhan, Hollanda’dan.” Şu Orhan’ı da bir oku bakalım sana zahmet. Aleyküm Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.
ALTUĞ BERKER:“Size bir sorum olacak. Bir kızı çok sevdim ama ailesi beni bir türlü kabullenmedi ve bir kez evlilik yaşadığım için, ben hiçbir zaman kızın ailesini ezmesini istemedim. Kız arkadaşım bana bir gün bana ‘Ben Allah’tan korkmam ama annemden korkarım’ dedi. Ben bu kelimeden sonra bu kızdan soğudum Hocam. Sizden yorum istiyorum Hocam, istirham ediyorum. Orhan, Hollanda’dan.”
ADNAN OKTAR: Orhan, şimdi ben sana ne diyeceğim biliyorsun. İman hakikatleri anlatacaksın. Allah korkusunu, Allah sevgisini anlatacaksın. Muhtemelen Darwinisttir. Darwinizmin geçersizliğini anlat, put inançlardan kurtar, Allah’a dua et. Akıllanır inşaAllah, yani üslubu değişir. Ne diyeyim?
Buyur Şeyhim.
ALTUĞ BERKER: Hocam, bir kuş ile ilgili bilgi vermek istiyorum resimleriyle birlikte. Hamerkop kuşu, Afrika’da yaşıyor bu kuş. Oldukça büyük ve dayanıklı yuvalar yapıyor. 45 kilodan fazla bir yuvanın ağırlığı, boyu da tabanından kubbeli çatısına kadar 1,5 metreyi geçiyor yüksekliği ve 8 bin parçadan oluşuyor yuva. Taşıyabileceği her şeyi kullanıyor; dal parçaları, çalılıklar, yapraklar, tüyler, kemik parçaları, hatta plastik bile olabiliyor bunların arasında. Yuvanın yeri olarak da genelde, ağacın çatallı dallarını tercih ediyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Leyleklerin böyle icraatları var da, bunun da varmış demek ki. Çok şeker bir şeymiş.
Beril Hocam yine bir ayet oku.
BERİL HANIM: Estağfirullah Hocam. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?” (Nisa Suresi, 144)
ADNAN OKTAR:Evet, tabii dine saldıran, İslam’a saldıran insanları Müslümanlar, dostlar edinmeyecekler. Tabii onlara karşı uyarma görevi yapacaklar, buğz edecekler, yaptığından dolayı kalben onlara karşı bir saygıları olmayacak, inşaAlah.
ALTUĞ BERKER: Hocam, Sahih-i Müslim’de geçen bir rivayet, 249’da: “Resul-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v.) bir kabristana gelip, “Ey mümin cemaatin diyarı! Size selam olsun, inşaAllah biz de size katılacağız. Kardeşlerimizi görmüş olsa idik ne kadar sevinirdim” buyurdu. Ashab-ı Kiram (Sahabeler); ‘’Ya Resulullah! Biz onlar değil miyiz?” dediklerinde, ‘’Siz benim ashabımsınız, ihvanımız ise henüz gelmemiş olanlardır” buyurdu. “Henüz gelmemiş olan ümmetinizi nasıl tanıyacaksınız ya Resulullah?” diye sorulduğunda ise şöyle cevap verdi; “Bir kimsenin alnı ak ve ayakları sekili bir atı olsa, tamamen siyah ve hiç alacası olmayan at sürüsü arasında kendi atını bilemez mi?” “Elbette bilir ya Resulullah” “Kardeşlerimiz de, yüzleri, el ve ayakları abdest nuru ile parlak olarak geleceklerdir. Ben de havuzun başında onları bekleyeceğim” demiş inşaAllah, Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, çok güzel. Evet Hocam, senin ilminden istifade etmek güzel.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. İman hakikati resimleri gösteriyorum, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Acayip şeker bir şey. Bunlar da çok tatlı maşaAllah. MaşaAllah, şahane rengi.
Evet, şimdi de biraz Cübbeli’den dinleyelim.
VTR (Cübbeli, “Hz. Mehdi (a.s)’ın Yanındaki Meleğin Görünmeyeceğini” Söylüyor.)
ADNAN OKTAR: Bakın, Hz. Mehdi (a.s)’ın gelmeyeceğini ispat için, kaç türlü yoldan geçiyor. Yaptığı demagojiyi gördünüz. Dakikalarca rüyasında gördüğü rakamın hesabını yapıyor. Onu ona çarpıyor, onu ondan çıkartıyor, onu ona ekliyor gene onu ekliyor, çıkartıyor, bir şeyler yapıyor, sonra da diyor ki “Bu yüzyılda Hz. Mehdi (a.s) gelmeyecek, bana malum oldu” diyor. “Bu hesaptan o çıktı” diyor. Yani rezaletin çapını insanlar görüyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerini bir kenara koyuyor, bütün alametleri bir kenara koyuyor, kendi gördüğü bir rüyayı nasıl yorumlayıp, ne hale getiriyor görüyorsunuz. Ne diyeyim ben bu adama? Daha önce de “Hz. Mehdi (a.s) çıktı zaten” diyor. “Şu an otuz yaşında” diyor. Demek işine gelmeyen bir durum olmuş.
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER: Bir internet sitemizi, yeni hazırlattığınız bir internet sitelerinden biri Hocam. www.komunizmvediyalektikfelsefe.comAteist, materyalist, komünist fikirlerin geçersizliğini bilimsel olarak ortaya koyan, kitaplarınızdan istifade ederek hazırlanmış internet sitelerinden sonuncusu, www.komunizmvediyalektikfelsefe.cominşaAllah.
ADNAN OKTAR: www.komunizmvediyalektikfelsefe.com
Beril Hocam, sen bir konuşma yap.
BERİL HANIM: İnşaAllah. Bizi yarın 22.00’dan itibaren A9 Tv, Sipas Vizyon Tv, Gaziantep Olay Tv, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.Tv sitemizden takip edebilirsiniz. Buyrun Hocam.
ADNAN OKTAR: Muhammed Ali Eryüksel kardeşimiz; “Biz broşür gönderebiliriz” diyor. Tamam biz onu konuşuruz, kardeşimizle de bağlantımızı yaparız. Gönderirsiniz, inşaAllah.
Beril Hocam, sen yine bir ayet söyle.
BERİL HANIM: İnşaAllah. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın.” (Nisa Suresi, 145)
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah.
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER: Süt içen yavru pandalar gösteriyorum Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Acayip şekerler, komedi filmi gibi, ne tatlı varlıklar bunlar, tam sevmelik. Acayip şekerler.
Fetih Suresi 28. ayet; “Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi.” Tam 2022 tarihini veriyor ebcedi. “Şahid olarak Allah yeter.” Bakın; “Ki O, elçilerini (Mehdilerini) hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.” Ebcedi tam; 2022. Dünyaya İslam hakim olduğunda, insanlar ayetin hikmetini daha iyi anlamış olacaklar, inşaAllah.
Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER:Estağfirullah Hocam. Bir başka internet sitemizi tanıtıyorum: www.darwindnayibilseydi.imanisiteler.com inşaAllah. Darwin’in yaşadığı dönemde hücre, içi su dolu baloncuk zannediliyordu. Tam bir cehalet ortamı vardı. Eğer Darwin hücreyi, hele DNA’yı bilseydi, evrim teorisini asla ortaya atamazdı. Bu sitede, DNA’nın muhteşem özelliklerinden bahsediliyor. Etrafımızdaki canlılara ait bilgiler, her canlının kendi hücrelerinden, her birinin içindeki DNA denilen bu bilgi bankasında saklı. Bir gülün, bir portakalın, bir serçenin, bir kaplanın ya da bir insanın tüm yapısal özellikleri, onları oluşturan hücrelerin çekirdeklerinde bulunur. Elimize şöyle bir baktığımızda, elimizi oluşturan milyonlarca hücrenin her birinde de, bu bilgi depoları mevcuttur, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Sebe Suresi 8; “Allah'a karşı yalan mı uyduruyor” diyorlar Peygamber’e, “yoksa kendisinde bir delilik mi var?” Bakın hem yalancılıkla itham ediyorlar, hem delilikle itham ediyorlar. “Hayır, ahirete inanmayanlar, azapta ve uzak bir sapıklık içindedirler” diyor Allah.
Yarın görüşüyoruz, inşaAllah.
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...