SUNUCU: İyi geceler sayın izleyicilerimiz ve dinleyicilerimiz. A9 Tv, Pop Radyo Ankara ve HarunYahya.Tv sitemizden yayınlanmakta olan, Adnan Oktar’la Gece Sohbetleri programımıza başlıyoruz. Buyrun Hocam nasıl başlamak istersiniz?
ADNAN OKTAR: Şeyhim buyur.
ALTUĞ BERKER: Hocam youtube’a 15 Temmuz’da Çin’in Uygur bölgesi olan Doğu Türkistan’da çekildiği söylenen bir video konulmuş. Videoda Çinli olduğu iddia edilen, aralarında genç ve yaşlı kadınların da olduğu bir grup insan, Uygur Türkleri’nden olduğu söylenen bir çocuğu tekmeleyip elini eziyor. Çocuğun korkudan ağlama krizine girmesini gülerek seyrediyorlar ve hiç kimse uygulanan şiddete engel olmuyor. Filmi uygun görürseniz göstereceğim.
ADNAN OKTAR: İddia edilen değil doğru. Çin’i biz uyarmıştık, bir ara sakinleşmişlerdi, yine yeniden zulme başlamışlar demek ki. Türk İslam Birliği olmadan bu zulüm durmaz. Böyle geçici tedbirlerle bu duracak gibi de görünmüyor. Türk İslam Birliği olduğunda, İttihad-ı İslam olduğunda kökünden hallolur, hiçbir şey kalmaz. İnşaAllah. Evet Şeyhim seni dinliyoruz.
ALTUĞ BERKER: Estağfirullah Hocam. Kıtlık, Afrika’da kuraklık son yılların en gelişmiş, en büyük kuraklık tehdidi son 60 yılın. Afrika’da Somali’de ölümler oluyor. Siz dediniz Hocam; İslam Birliği oluşmadığı müddetçe, dünyadaki sıkıntıların ve bozuk düzenin hiçbir şekilde son bulmayacağını söylüyorsunuz. Nitekim iç savaş yaşanan Somali’de de çocukların üçte biri açlıktan ölmeye başlamış. Birleşmiş Milletler bu ülkede resmi kıtlık ilan ederek, uluslararası yardım çağrısında bulunmuş. Çünkü nüfusun yarısı aç yaşıyormuş. Pakistan’da ise istenmeyen bebeklerin öldürülmesi bir alışkanlık haline gelmiş. Her yıl çöp boşaltma alanlarında henüz birkaç günlük olan 1200 bebek bulunuyormuş. Bu bebeklerin birçoğu da buradaki hayvanlara yem oluyormuş.
ADNAN OKTAR: İşte Kuran’da o bebek öldürenlere de Allah lanet ediyor. Halbuki herkesin rızkını Allah verir. Ama İttihad-ı İslam olmadığı için zulüm orada da kendini gösteriyor. Orada da orada da, nereye dönsek bir zulümle karşılaşıyoruz. Tek çözüm o, İttihad-ı İslam. Türk İslam Birliği. Onun dışında bu acı bütün şiddetiyle sürer ve durur. Bunu dua ile kalben, diliyle, eliyle desteklemek lazım. Kardeşlerimizin bunu yapması lazım. Yapmayan bütün bu acılara, bütün bu ızdıraplara ortak olmuş olur. Aksi düşünülemez. Çünkü kurtarma imkanı varken kurtarmıyorsa bir insan, yangın var bir kova su dökse bitecek, söndürmüyor bakıyor. Kovayı eline alıp koşması lazım. Yangını söndürmesi lazım, yoksa sorumlu olur. Kasten yapmış gibi sorumlu olur.
ALTUĞ BERKER: Bu açlık ve fakirliğin Ahir Zaman alameti, Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alameti olduğunu Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bildiriyor sizin daha önce anlattığınız gibi Hocam. “Fakirler çoğalacak” diyor hadis-i şerifinde “açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak, açlık ve hayat pahalılığı artacak fitneler çoğalacak” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR: Şimdi mesela ekonomik kriz geliyor yeniden bir dalga daha. Avrupa’yı yine kasıp kavuracak o, Amerika’yı da kasıp kavuracak, Türkiye’ye de tabii kısmen etkisi olacak. Ama Mehdiyet Türkiye’de olduğu için, onun bereketi var Türkiye’de. Yani bela üzerinden geçiyor Türkiye’nin. Dokunmuyor Allah koruyor Türkiye’yi. Ama Avrupa’yı yine şimdi bu ekonomik kriz kasıp kavuracak, önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Türk İslam Birliği’ne direndikçe insanlar, bu acı, bu elem devam edecektir. Kurtuluş hemen kapıda. Evet deseler konu bitecek, evet demedikleri için acı devam ediyor. Allah evet demelerini bekliyor. Evet bit dediğinde konu biter. Aksinde bu ızdırap. Silahlar, dünya çapında silah üretimi durdurulsa, dünya bunun yüz misli zengin olur. Afrika’da bolluk bereket zibil gibi akar, hiçbir yerde aç açık kalmaz. Sırf silah sanayi durdurulsa, silah üretimi durdurulsa, ona verilen para böyle fakir fukaraya dağıtılsa, onların imkanları için kullanılsa, kökünden biter, hiçbir şey kalmaz. Sırf buradan bile halloluyor konu. Yani zekat vermeye bile gerek kalmıyor konu bitiyor. Bir de zekat verildiğini düşün, sadaka verildiğini düşün, fitre verildiğini düşün, yardımlaşmayı düşün, bereketi bolluğu düşün. Ama sırf silah sanayinin durdurulması, onun yerine faydalı üretim yapılması, kıyası kabil olmayacak şekilde zenginlik meydana getirir. Dünyada tek bir tane aç açık adam kalmaz. Birde istisnasız herkes zengin olur. Yani fakirliği bırak, zengin olurlar. Her yer bağlık-bahçelik birbirinden güzel bir ortam meydana gelir. Ama diretiyorlar. Sanki savaş güzelmiş gibi, kavga güzelmiş gibi, kargaşa güzelmiş gibi. Boşyere ızdırap çekiyorlar. Dillerinin ucunda, “İttihad-ı İslam’ı kabul ediyorum, istiyorum” deseler bitecek iş. Mutluluk, sevinç, bereket, iyilik, güzellik, sanat, estetik her yeri sarar. Demokrasi, özgürlük, her şey. Ama vakt-i merhunu var işte, vakti gelmediği için Allah şu an nasip etmiyor, insanlar da istemiyorlar. O vakte doğru hızla ilerliyoruz. Yani 2020’ler neticelendiği tarihtir. Bunu hep beraber birlikte göreceğiz, zaten birlikte yaşıyoruz, birlikte de göreceğiz inşaAllah. Evet Berker Hocam.
ALTUĞ BERKER: Hocam bugün Habertürk televizyonunda “Zaman Yolcusu Hızır” adlı bir program yayınlandı bu akşam. Bu programda yapılan açıklamalarla ilgili bilgi vermek istiyorum. Hz. Hızır (a.s.)’ın gelecekte hayırlı ve olumlu bir netice elde etmek için insanların yadırgayacağı işler yapabildiği anlatıldı. Diğer insanlardan farklı olarak Hz. Hızır (a.s.)’ın uyduğu şeriatının farklı olduğu anlatıldı. Zülkarneyn’in dünyanın son döneminde hakim olacak kişiye verilen sembol bir isim olduğu...
ADNAN OKTAR: Yani Hz. Mehdi (a.s.). Bak ismini bile anamıyorlar görüyor musun, Habertürk? Hz. Mehdi (a.s.) diyemiyor ya. “Dünyanın son zamanında dünyaya hakim olacak kişi”... Adını anamıyor Habertürk. Yani Fatih Altaylı’da akıl almaz bir Hz. Mehdi (a.s.) korkusu var. Hz. Mehdi (a.s.) deme de, ne dersen de. Bak, Ahir Zaman’da dünyaya hakim olacak kişi. Ya Hz. Mehdi (a.s.) desene şuna, Muhammed Mehdi (a.s.) desene. Sen demeyince insanlar anlamıyor mu? Yine Muhammed Mehdi (a.s.), yine Muhammed Mehdi (a.s.).
ALTUĞ BERKER: Ayrıca Zülkarneyn ile ilgili ayetlerin Peygamberimiz (s.a.v.)’e Tevrat’ta son zamanda geleceği söylenen kişi, yani Hz. Mehdi (a.s.) hakkında sorulan sorular üzerine indirildiğine dair açıklamalar yapıldı. Balık çağından Kova çağına geçtiğimiz bu dönemde Hızır (a.s.)’ın dünyadaki olaylara müdahale ettiği yönünde işaretler olduğu konuşuldu. Bu konular izah edilirken, zamanın izafiliği ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in Mirac’ı anlatıldı. Ve Mirac’ta Peygamberimiz (s.a.v.)’in gelecekte kıyamete kadar yaşanacak olan tüm olayları görmüş olabileceği anlatıldı inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.)’e Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili bilgi sorulduğunda aniden vahiy gelmeye başlıyor, Zülkarneyn ile ilgili. Zülkarneyn, Hz. Mehdi (a.s.)’nin diğer ismidir. Yani hem madde olabilen, hem mana olabilen iki zamanlı anlamına da geliyor. Bakın dikkat edin televizyon kanallarında aslında herkesi anlatıyorlar; Hızır (a.s.)’ı anlatıyorlar, Yecüc Mecüc anlattılar, Dabbet-ül Arz’ı anlattılar, Hz. Mehdi (a.s.)’ye geldiğinde kavruluyorlar. Ya anlat bir şey yok korkma. “Yok” diyorlar “anlatamayız”. Niye ki diyorsun, “Adnan Oktar’a destek olmuş oluruz o zaman” diyorlar. İttihad-ı İslam’dan bahsedin; “o zaman yine ona destek olmuş oluruz” diyor. Deli misiniz siz? Türk İslam Birliği’nden bahsedemiyorsun, İttihad-ı İslam’dan bahsedemiyorsun, Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedemiyorsun, İsa (a.s.)’dan bahsedemiyorsun, niye dediğimde; “Adnan Oktar’a yardım etmiş oluruz, destek olmuş oluruz” diyor. Benim kadar başınıza taş düşmesin. Ne diyeyim yani. Siz deseniz de, demeseniz de zaten İslam’a hizmet edeceksiniz. Mecburlar. Şimdi Hızır (a.s.), bir kere Hızır (a.s.) Hz. Mehdi (a.s.)’siz olmaz. Hızır (a.s.)’ın görevi zaten İttihad-ı İslam’dır. Türk İslam Birliği ve İttihad-ı İslam’dır. Her devirde İttihad-ı İslam için gayret etmiştir Hızır (a.s.). Ahir Zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’ın has yardımcısıdır Hızır (a.s.). Hızır (a.s.)’dan bahsedip Hz. Mehdi (a.s.)’den bahsetmemek olur mu? Bahsedemiyor adam. İsa (a.s.)’dan da bahsedemiyor. Hz. İsa (a.s.)’nın ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin en büyük yardımcısıdır Allah’ın izniyle Hz. Hızır (a.s.) ve yüz seneden beri ortam hazırlıyor Hz. Hızır (a.s.) Hz. Mehdi (a.s.)’ye. Atatürk özel gönderilmiştir Hz. Mehdi (a.s.)’a ortam hazırlaması için ve Hızır (a.s.) ona yardım etmiştir, Atatürk’e. Atatürk Hz. Mehdi (a.s.)’a ortamı hazırlamıştır, hazır etmiştir herkes bilir bunu. Mektubunda da yazıyor Atatürk, açılmadı daha mektubu. 1988’de açılacaktı açılmadı. Hz. Mehdi (a.s.)’den de, Hz. İsa (a.s.)’dan da bahsediyor. İttihad-ı İslam olacağını, Türk İslam Birliği olacağını, hepsini anlatıyor Atatürk. Habertürk tabii yine iyi, Hızır (a.s.)’dan bahsediyor olması iyi. Hz. Mehdi (a.s.)’den de dolaylı olarak bahsediyor olması iyi. “Ahir Zamanda dünyaya hakim olacak kişi” biz de bilemedik, fark edemedik. Hz. Mehdi (a.s.) deseler yer yerinden oynayacak sanki. İstirham ediyoruz rahat rahat söylesinler. Bak, “Muhammed Mehdi (a.s.)” ağızlarını alıştırsınlar “Muhammed Mehdi (a.s.)”. Bir şey yok korkmasınlar ölmezler. Rahat olsunlar inşaAllah. “İsa Mesih (a.s.), İbn-i Meryem”. Bak, “İsa Mesih (a.s.). İbn-i Meryem, Meryem oğlu Mesih” söylesinler bir şey olmaz. Dilleri kopmaz. Bu nedir böyle, bu panik? Hayır Museviler’i de yıldırmışlar, onlar da Shiloh’dan Kral Mesih’den bahsedemiyorlar. Yani ağızlarına alamıyorlar çekiniyorlar. Bir şekilde yıldırmışlar. Ahir Zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’den bahsedilmeyecek işte, bunlar olacak Ahir Zaman alametleri. Cübbeli anlatıyor ya; “Günde beş vakit anlatıyordu Sahabeler Hz. Mehdi (a.s.)’dan, deccalden. Şimdi yasak. Bu Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alametidir” diyor. Anlatıyor. Sonra kendi ne yapıyor? Kendi de yasak koyuyor. “Biz de anlatmayalım arkadaşlar. Hz. Mehdi (a.s.)’dan, deccalden bahsetmeyelim hep birlikte” diyor. Hem “Ahir Zaman alameti” diyor, hem “Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış alameti” diyor, hem de “hep beraber anlatmayalım” diyor. “Aman sakın ağzınıza almayın, anlatmayacağız” diyor. Sen anlatmıyorsun ama, bak biz sana anlattırıyoruz işte. Getir şu Cübbeli’yi buraya anlatsın konuşsun. Bir de bedava konuşuyor. Flaş Tv’de yine bir karşılığı vardır da, burada bedava inşaAllah.
VTR (CÜBBELİ AHİR ZAMANI ANLATIYOR)
ADNAN OKTAR: Bakın şimdi Müslüman evlatlarına, çoluğa çocuğa nasıl işkence yapılıyor, binlercesinden bir tane örnek göstereceğiz. Türk İslam Birliği’ni istemeyenler, İttihad-ı İslam’ı istemeyenler artık kendi vicdanlarıyla başbaşa kalsınlar, bir düşünsünler.
VTR (DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜSLÜMAN KÜÇÜK ÇOCUĞA YAPILAN İŞKENCE)
ADNAN OKTAR: İşte düşünsünler Türk İslam Birliği olsa, İttihad-ı İslam olsa, böyle bir şeyin olmayacağını çocuk olsa bilir. Bak o çok güç şartlarda çekilmiş bir film. Orada gizli kamera falan, bunları bulundurmak veyahut telefonla film çekmek falan çok tehlikeli bir şey. Çin’de buna benzer olaylar her gün yüzlerce, binlerce oluyor. Gençleri döverek öldürüyorlar, yaşlıları döverek öldürüyorlar. Çocukları böyle eziyorlar, perişan ediyorlar. Türk İslam Birliği olduğunda, bütün bu belalar kökünden hallolur. Aksinde bu belalar devam eder. Herkes elini vicdanına koyacak, “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demeyecek. Bugün ona olan, yarın bize olur. Bir başkasının çoluğuna çocuğuna olur. Bu zulüm her yere yayılır. Allahsız kitapsız oldukları için, çocuğu hayvan gibi görüyorlar, hiçbir şekilde acımıyorlar. Elini ayağıyla eziyor, tekme atıyor, tokatlıyor, yumrukluyor. Çocuk, onlar için o, hiçbir şey. Görüyorsunuz. Evet Berkerim.
ALTUĞ BERKER: Hocam siz üç yıldır aile içi şiddet konusunda da buna karşı bir sistem geliştirilmesi ve kadınlara ve çocuklara destek verilmesi gerektiğini söylemiştiniz. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu kapsamda, kadına yönelik şiddetin en geniş biçimde araştırılması ve incelenmesi amacıyla Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirmiş. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, eşine şiddet uygulayan ve evden uzaklaştırma cezası alan erkeğin, elektronik kelepçeli teknik izleme sistemiyle takip edileceğini belirtti. Fatma Şahin, sistemin elektronik teknik izleme sistemi olarak isimlendirildiğini belirterek “kelepçe olur, farklı bir sistem olur ama, bilimsel manada mahkeme kararını uygulayan teknik bir izleme sistemi oluşturulacak” diye konuştu, Hocam inşaAllah. Sizin bu konuda daha evvel söylediğiniz sözlerden bahsedeceğim inşaAllah. 2010 yılında 13 Mart’ta canlı yayında şöyle söylemişsiniz, “Karakola haber veriyor, o karakol da yeteri kadar ilgilenmiyor. Mesela bak, orada da bizim devletimizin bu konuya çok titiz olması gerekiyor. Beni koruyun diyorsa bir insan, hemen acil koruma verilmesi lazım o anda bekletmeden. Yazışmalar, çizişmeler, ondan sonra araştırmalar, yazıp çizmek. Bir genç kız diyorsa korunur yani bu kadar basit, ciddi bir durum vardır” dediniz. “Bir kadın beni koruyun diyorsa korunması lazım, yani ne bekletiliyor. Hayır erkek olsa yine bir şeyler yapar, bir yolu yordamı var. Ama özellikle psikopat bir tip, gözü dönmüş mesela silah kullanacağı belli olan, mesela intihara meyilli ve daha önce bu adamın eylemleri de var. Adam öldürmeye teşebbüs etmiş adam. Bir kere böyle bir sabıkası olan bir adamda beklenilir mi? Adam öldürmeye tam teşebbüs, bitmiş yani bu tamam. Demek ki orijinal bir tip bu, cins yani psikopat, bunun bir şey yapacağı belli. Söyler söylemez. Böyle bir kanun çıkarılması lazım, karakoldan hemen bir memur verilmesi lazım” dediniz, Köşk’ün kadın cinayetlerine el koyduğuna dair ve elektronik kelepçeye dair basında haber çıktı. “Kocandır evine dön dönemi artık bitecek” “Kadına şiddete köşk el koydu” haberleri. Siz yine, daha önce söylemiştiniz Hocam, “Buna karşı aklı başında makul bir örf geliştirilmesi gerekiyor” dediniz. “Devletin direkt kurumlarına sığınması lazım, devletin bu konuda özel yerleri olması lazım” dediniz, 2009 yılında. Şimdi kadına şiddete karşı özel büro kuruluyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, bir kere böyle şeyler de, vatandaş desteği de çok önemlidir. Yani insanların birbirini koruyup kollaması, komşuluk münasebetleri çok önemli. Şimdi kadın, farz edelim o elektronik alet var, adam geldi kapıya. Zaten psikopat adam, o elektronik aleti o parçalara ayırır, yerdir kadına orada onu. Öyle bir konu olmaz. Polis geleyim deyince, polis çok uzakta oluyor. Polis ona yetişmez, adam 10 dakikada işini bitirir, 5 dakikada bitirir. Ağzını burnunu paramparça eder, çeker gider. Elektronik şey, bir kere onunla bitmez. Orada, insani yardım çok önemlidir. Yani, insanların birbirine yardım etmesi çok önemli. Birbirlerini koruyup kollamaları çok önemli. Sahipsiz görürse, itleşir tabii. Ama sahipli görürse, bütün komşular yardımcı olursa, halk yardımcı olursa, bir kadına ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Çünkü hepsini karşısına almış oluyor. Ama orada, bir tek muhatabı kadın. O zaman rahat oluyor. Yani, herkesin sahip çıkması önemlidir. Asıl çözüm bunun içinde, sırf polisle olmaz. Olur polisle de, vatandaş o adamı polise teslim eden konumunda olması lazım.
Radyo yayınına yakında başlayacağız. Ama radyodan çok A9’un üstünde durun. Bu çok kolay. Yani bir uydu ayarlamak, A9 çünkü görüntülü olarak var yani o kadar da kibar olmayacaklar. Her şeyi ayaklarına götürelim mantığında olmayacaklar. Biz bir fedakarlık yapıyorsak kardeşlerimiz de fedakarlık yapacaklar. Ne yapacaklar? Bir uydu alacaklar evlerine, A9’u çıkartacaklar, oradan rahat rahat seyredecekler. Yani, kolaylık sağlamak isteriz ama onlar da bizlere kolaylık sağlamak durumundalar inşaAllah. Evet Şeyhim seni dinliyorum.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam. Atatürk’ün Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i övdüğü sözlerinden birini okuyorum inşaAllah. Atatürk şöyle demiş; “Bütün dünyanın Müslümanlar’ı, Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.v.)’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli. İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilir.”
Fatih Altaylı’nın bir yazısını okuyorum. Bugünkü köşe yazısında “Türkiye’nin yurt dışındaki algısının çok olumlu yönde değiştiğini, bu durum böyle giderse Avrupa Birliği’nin kapımıza gelip Allah aşkına bize gelin diye yalvaracağını ve Türkiye büyüyüp güçlendikçe saygınlığının arttığını” söyleyerek “Başbakan Erdoğan’ın Kıbrıs’ta gösterdiği dik duruşa sonuna kadar destek verdiğini” yazmış. Ayrıca “PKK sorununda Öcalan’ın akil ve iyi adam gibi gösterildiğini, PKK öldürdükçe Öcalan’dan ‘üzgünüm’ açıklamasının geldiğini, PKK imha planları hazırladıkça Öcalan’ın ‘bir haftada terörü durdururum’ açıklamaları yaptığını ve bu işin sonunda, varılmaya çalışılan noktanın da Öcalan’ın en makul ve endüzgün insan sizsiniz PKK’yı da dağdan ancak siz indirirsiniz diyerek salıverilmesi olduğunu” söylemiş.
ADNAN OKTAR: Baksana üsluba. Kardeşim, PKK sorunu diye bir konu yok. Kürt sorunu diye de bir şey yoktur, Türkiye sorunu vardır, Türkiye’nin eksiklikleri vardır, yanlışlıkları vardır. Bu da Mehdiyet çağında hepsi gidecektir. Bu kadar. Türkiye’yi de böldürtmeyeceğiz, 30 kere söyledik. 100 kere daha söyleriz. Boş yere uğraşıyorlar, Fatih Altaylı ne düşünüyor bilmiyorum da, fakat, Apo’yla çözüm olmaz. Abdullah Öcalan’la çözüm olmaz. Deccalla çözüm olur mu? Hz. Mehdi (a.s.) ile çözüm olur. Deccalla çözüm aramayacaklar. Hz. Mehdi (a.s.) ile arayacaklar çözümü. İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Bu konuda Doğan Medya grubunda, ilk defa özerklik talebinin bölücülük olduğunu ifade eden ve buna karşı tavır alan net bir yazı çıktı.
ADNAN OKTAR: Hele şükür, hele şükür. Bak ayarlarında bir dengeleşme başlamış.
ALTUĞ BERKER: Doğan Heper yazısında; “Özerklik talebinin demokratik şartların arttırılması gibi öyle masum bir talep olmadığı ve özerklik talebinin sonu bölünmeye varan, hükümeti ve meclisi tanımayan, antidemokratik bir yapılanma olduğunu” söylemiş. “Kürt kardeşlerimizin özerklik talep eden bölücülere prim vermediğini, bölge halkının bu faaliyetlerden son derece rahatsız ve kardeşlikten yana olduğunu” belirterek “hükümetin birlikten yana olan bu Kürt vatandaşlarımızı daha iyi koruması gerektiğini” ifade etmiş.
ADNAN OKTAR: Evet bu olmuş, bu güzel. Ne yapalım? Biraz Ahir Zamanı anlatan filmimiz vardı, onu seyredelim.
VTR (AHİR ZAMAN)
ALTUĞ BERKER: Üç ciltlik “Kuran Mucizeleri” eserlerinizi tanıtıyorum inşaAllah. Bilim ilerlediği sürece Allah-u alem, bu ciltler daha da artacak Allah’ın izniyle. Kardeşlerimiz bu kitaplarda kitabımız Kuran-ı Kerim’de bulunan, bilimsel, tarihi ve sosyolojik pek çok bilgiyi öğrenebilirler. Yüce kitabımız Kuran’a olan imanımızı, Allah’ın kitabı olduğuna dair kanaatimizi artıran çok önemli eserler maşaAllah.
ADNAN OKTAR: “Kapitalizm bir tehlike değil mi?” diyor arkadaşımız. Doğru da, şu an Güneydoğu’da komünizm tehlikesi var. Hangi tehlike varsa biz ona yöneliriz, inşaAllah. Vahşi kapitalizm tabii ki bir beladır ama şu an göğüs göğüse mücadele yapıyoruz Güneydoğu’da komünistlerle.
Mardin’den bir hanım kardeşimiz gelmiş annesiyle birlikte. Eğer buralardaysa gelebilir. Azerbaycan’dan yazmışlar kardeşlerimiz.
Hz. Mehdi (a.s.)’ı istememizin nedeni İttihad-ı İslam. Aynısı; ha İttihad-ı İslam’ı istemişsin, ha Hz. Mehdi (a.s.)’ı. İttihad-ı İslam’ın kısaltılmış ismi Mehdiyet’tir. Mehdiyet’in genişletilmiş şekli de İttihad-ı İslam’dır. İttihad-ı İslam’ı isteyen zaten Hz. Mehdi (a.s.)’ı da ister. Hz. Mehdi (a.s.)’ı isteyen de İttihad-ı İslam’ı ister. Bunda ayırıcı bir yöne girmenin anlamı yok. İttihad-ı İslam’ı da Kuran’ın bütününde görüyoruz. Allah’ın emridir. Farzdır İttihad-ı İslam, en büyük farzdır.
ALTUĞ BERKER: Sizin bir sözünüzü hatırlatıyorum inşaAllah. “Din aslında karmakarışık değil, anlaşılması zor değil. Bizim iyi olarak bildiğimiz her şeyi Allah bizden istiyor. Konu bu. Kuran’da anlatılan budur. Dürüstlük, samimiyet, sıcaklık, candanlık, cömertlik, bunları Allah bize ibadet olarak Kuran’da bildirmiştir. Birbirimizi sevmemiz, barış içinde yaşamamız, kan dökülmemesi. Bu oldu mu dünya çok güzel” dediniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet. Zuhruf Suresi 61, “Şüphesiz o (İsa Mesih (a.s.)), kıyamet-saati için bir ilimdir (alamettir).” Çok açık değil mi? “Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın.” Ebcedi de 2026, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadisi şerifte Ahir Zaman topluluğu ile ilgili şöyle buyurmuş; “Allah’ım, yeryüzünü ilahi hüccetinle ayakta tutacak olan kimseden hali (boş) bırakma. Onların sayıları çok az, Allah katındaki değerleri ise çok yüksektir. Kalpleri en yüce yere bağlıdır. İşte onlar kulları ve beldeleri içinde Allah’ın halifeleridir. Onların yüzlerini görmeyi ne kadar çok isterdim” buyurmuş Peygamber Efendimiz (s.a.v.), inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.) talebeleriyle yüz yüze görüşmek istiyor Resulullah (s.a.v.) maşaAllah. Şimdiki adamlar da Hz. Mehdi (a.s.)’nin ismini dahi anmak istemiyorlar. Bak, iki zıt inanç. Resulullah (s.a.v.) talebelerini bile görmek istiyor. Hz. Mehdi (a.s.)’ye karşı müthiş bir sevgisi var, ama Ahir Zamanda unutturulmaya çalışılıyor Mehdiyet ve Hz. Mehdi (a.s.). Biz de unutturmamak için gayret ediyoruz ama, mükemmel bir gayret inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Hz. Mehdi (a.s.) döneminde sözde din alimleri ortaya çıkıp, ayet ve hadisleri esas almadan kendi düşüncelerine göre fetva verip insanları saptıracağına dair Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle söylemiş; “Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar. Onlar da ayet, hadis gözetmeden kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.”
ADNAN OKTAR: Yani Ahir Zamanın hocaları. Şeyh Ahmet Yasin Hocamızın son konuşmalarını dinleyelim.
VTR (ŞEYH AHMET YASİN)
ADNAN OKTAR: Şeyhimizin anlatımları önemli olduğu için defaatle seyrettiriyorum. Her seferinde de zaten bir ferahlık ve güzellik meydana getirir. Böyle sohbetleri tekrar tekrar dinlemekte fayda var. Her seferinde olayın başka bir derinliğine, daha bir detayına insanlar inmiş olur. Kavramaları daha güçlü olur.
ALTUĞ BERKER: Müslümanlar tarafından fethedilen Hıristiyan bir topluluğun patriği 3. İşuayeb’in Müslümanlar’ın şefkatli idaresi ile ilgili yazdığı satırlar şu şekilde Hocam; “Allah’ın idareyi kendilerine verdiği şu Araplar bizlere hiç zulmetmediler. Gerçekten onlar dinimize, din görevlilerimize, kilise ve manastırlarımıza hürmet gösterdiler.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Nasturi Kilisesi’nin başında bulunan Patrik İşuayeb ile yazışıyor ve çevresindeki din görevlileri ile Peygamberimiz (s.a.v.)’e hediyeler gönderiyor ve onlar Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den övgü dolu sözlerle bahsediyor. O dostluk, o zamanın müşrikleri tarafından hoşnutsuzlukla karşılanıyordu.
ADNAN OKTAR: Müşrikler o devirde de kudurdular, görüyor musun? O zaman da bir Hıristiyan düşmanlığı var onlarda. Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hıristiyanlar’la bağlantısından rahatsızlar. Müşrik kafası. Şu anın müşrikleri de yine aynı şekilde. Adı geçen şahısları tenzih ediyorum. Demek ki bir müşrik karakteri bu. Ehl-i Kitap’a şefkat gösterilir. Hıristiyan, Musevi insanlara şefkat gösterilir, zulmedilmez.
ALTUĞ BERKER: Bir internet sitesi tanıtıyorum; www.molekulmucizesi.imanisiteler.com.Bu sitede Allah’ın atomları ve atomlar arasındaki bağlantıları sebep kılarak yarattığı moleküller ve moleküllerdeki olağanüstü özellikler her okuyanın anlayabileceği bir anlatımla incelenmektedir. Gözle görülmeyen atomların tüm evrendeki nesnelerin tamamını nasıl oluşturduklarını öğrenen ve bunun üzerinde akıl ve vicdan ile düşünen her insan, Rabbimiz’in sonsuz kudretini, aklını ve benzersiz yaratışını görecek, O’nun karşısında ne kadar aciz olduğunu anlayarak Allah’ın gücü karşısında boyun eğecektir.
VTR (ATOMLA İLGİLİ FİLM)
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Peygamberimiz (s.a.v.) mümin için her şeyin hayır olduğunu ifade etmiş, buyurmuşlar. Müslim’de geçiyor bu hadis. Şöyle; “Müminin durumu gıpta ve hayranlığa değer çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır. Sevinecek olsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa sabreder, bu da onun için bir hayır olur” demiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.).
ADNAN OKTAR:Tabii, her şeyde bir hayır var. Yani bizim bildiğimiz, bilmediğimiz her şeye hikmet, hayır gözüyle bakmak lazım. Ve sürekli Allah’la dua ile bağlantıda olmak lazım. Sürekli h er işinde sağa döndün hayır, sola döndün hayır. Her yerde hayır vardır inşaAllah. Hayrı Allah’tan sürekli istemek lazım.
ALTUĞ BERKER: İman hakikati olarak sevimli canlılar gösteriyorum inşaAllah.
VTR (SEVİMLİ CANLILAR)
ADNAN OKTAR: Ne güzel hayvanlar maşaAllah, elhamdülillah. Beril Hocam ayet söyle.
BERİL HANIM: İnşaAllah. Furkan Suresi’nin 52. ayeti inşaAllah. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir mücadele ver” diyor inşaAllah ayette. Ebcedi de 1979 inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Ayet insanın beynini güzelleştirir. Ruhunu güzelleştirir. Ahiret için hayırdır. Beyin için de sağlık, sıhhattir, berekettir.
ALTUĞ BERKER: Fincana giren küçük bir kedi gösteriyorum Hocam.
VTR (FİNCANA GİREN KÜÇÜK KEDİ)
BERİL HANIM: Bizi yarın 22:00’den itibaren A9 TV, Kocaeli TV, Pop Radyo Ankara, www.HarunYahya.TV sitemizden takip edebilirsiniz.
Saff Suresi 13. ayet, inşaAllah. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.“Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele.” diyor inşaAllah ayette. “Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih.”Ayetin ebcedi de 1981 inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.)’ın faaliyete başladığı yılların tarihini veriyor, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Akşemsettin Hazretleri Hızır (a.s.)’ın İstanbul’un fethinde görevde bulunduğunu anlatmış. “Fethe karşı olan ulema Fatih Sultan Mehmet Han’a gelip onu muhasaradan vazgeçirmek istediler. Fatih Sultan Mehmet Han, vezirini Akşemsettin Hazretlerine göndererek ‘fetih nasip midir?’ diye sordurdu. Akşemsettin Hazretleri’nden olumlu cevap geldi. Fetihten sonra Akşemsettin Hazretlerine şöyle sormuşlar; ‘Gaybı nereden bildin de fetih saatini hükmettin?’ Akşemsettin Hazretleri şöyle cevap vermiş; ‘Kardeşim Hızır ile, ilmi ledün ile Konstantiniyye’nin fethini vaktiyle istihrac eylemiştik. Kale fetholunduğu gün Hızır’ı gördüm. Birçok veliler ile askerin önünde kaleye girdiler. Kale fetholunduktan sonra Hızır kardeşimi gördüm. Kale duvarı üzerine çıkmış, ayaklarını salmış oturuyordu.”
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Evet, vaktine kadar söyledi Akşemsettin Hazretleri. Şu gün, şu saat düşecek dedi İstanbul, tam dediği tarihte ve saatte düştü, maşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...